Dallas'taki yeni Dallas Cowboys stadyumundaki U2 konserine giden Parker ve Ginobili golf ve spor tarihinin en başarılı isimlerinden Tiger Woods ile karşılaşmışlar. Bu anı ölümsüzleştirmişler.



Dallas'taki yeni Dallas Cowboys stadyumundaki U2 konserine giden Parker ve Ginobili golf ve spor tarihinin en başarılı isimlerinden Tiger Woods ile karşılaşmışlar. Bu anı ölümsüzleştirmişler.



Kevin Durant birkaç gün önce ESPN'de yayınlanan bir makalede kendisine yönelik yapılan eleştirileri Twitter'ından yaptığı açıklamayla kınamıştı. ESPN'deki yazıda Durant'ın +/- istatistiklerinin kötülüğüne dikkat çekiliyordu. Durant geçen sene oyundayken Thunder rakiplerine karşı -8.4 sayı geri düşerken, Durant'ın kenarda olduğu bölümlerde rakibiyle tamamen eşit skor üretti. Yani yıldız oyuncunun +/-'si -8.4'e denk geliyordu. Bu da doğal olarak iyiye işaret değil. Durant bu makaleyi iyice dert etmiş olacak ki Twitter'dan verdiği cevap kendisini kesmemiş. 10/16 saha içi, 5/5 üçlük isabeti ile bulduğu 30 sayı ve çektiği 11 ribaund ile takımına Suns maçını kazandırmış. Yani ikinci cevabı da parkerlerde vermiş. Genç adamın, bu tarzda bir yazıyı kendisini motive etmek için kullanmasını takdir ettim.
Öyle kolay kolay bir NBA oyuncusuna kazma veya yeteneksiz demem. Ama Pistons'ın yeni koçu Kuester'in, ilk 5'te başlatmayı düşündüğü uzunlara bakınca basketboldan soğudum: Kwame Brown ve Ben Wallace. Birkaç aydır, hızlı basketbol ve bol sayı prensibini Pistons'a uygulatacağını söyleyen Kuester'den tam bir U dönüşü gelmiş. Pistons'da bu sezonun başlangıcında yukarıda yazdığım iki yetenek abidesi pota altında oynayacak gibi duruyor. İki tane kazandığı parayı tamamen defansta yaptığı işlerle hakeden hatta doğrusunu söylemek gerekirse, haketmeyen oyuncuyu yanyana oynatmak hangi akla, mantığa sığar? Bulls'un Wallace ile olan tecrübesinden hiç mi ders çıkarmamış Kuester?
Evet belki delicesine seviyorum basketbolu ve NBA'i ama nereye kadar? Arada sırada böyle post'lara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Salı günleri en favori günlerimden biri. Sabah işe gelmeden 4 tane birbirinden güzel ve komik diziyi download sırasına koyup, eve varıldığında gülme maratonuna başlamak, stres atmak, gülmek... Şiddetle tavsiye etmekteyim bu maratonu herkese. 


Dün gece hakkında bir hatırlatma girdiğim Cavaliers - Olympiakos maçını 111-94'lük skorla Cavs kazanmış. Shaq ve LeBron 12'şer sayı üretmişler. Ufak Shaq Schortsanitis, gerçek Shaq ile mücadele etmenin zorluğuna tanık olmuş. "Ben kendimi güçlü zannederdim ama asıl güçlü olan O'ymuş." şeklinde açıklama yapmış. Eee tabii 2006 Dünya Şampiyonası'nda pivot pozisyonunda LeBron'a karşı oynamak gibi basit değil Shaq'a karşı oynamak. Çılgın devimiz bu yaz James'in bodyguard'lığına yapmaya and içmişti, mesaiye hazırlık maçlarından başladı. Ayrıca videoda Shaq'ın maç içinde bir kameramanın ve taraftarların üzerine uçtuğu pozisyonu da bulabilirsiniz. Kameramanın surat ifadesi herşeyi anlatıyor.
Bu gece saat 2'de Cavaliers ile Olympiakos karşılaşıyorlarmış, yanlışlık olmasın; yani ayın 12'sini 13'üne bağlayan gece. Gerçek Shaq ile Avrupalı ufak(?) Shaq'ın mücadelesini izlemek ilginç bir tecrübe olacaktır. Seyretmek isteyenler yorumlara tıklasın.
DeJuan Blair'dan bahsediyorum. Sabaha karşı oynanan ve Duncan ile Ginobili'nin dinlendirildiği maçta, sorumluluğu üstüne alarak tam 28 sayı bulmuş ve maçın kazanılmasını sağlamış. Ancak yaklaşık 1 hafta kadar önce 22 dakikada bulduğu 16 sayının yanında 19 ribaund çekerek NBA'de büyük ses getiren Blair, bu maçta 26 dakika almasına rağmen yalnızca 4 ribaundda kalmış. Bu düşük rakam elbette Popovich'in hoşuna gitmemiştir ama tabii ki beklentileri karşılayamadığı falan benim abartım. Sadece bu adama dikkat çekmek istedim. Gerçi daha önce de ufak bir yazı yazmıştım kendisiyle ilgili ama sezon öncesindeki performansıyla bunu birkez daha haketti bence.
Rasheed Wallace, Garnett'in yazın ona söylediği "Celticsli olursan, gelmiş geçmiş en iyi takımlardan biri haline gelebiliriz" sözünden gazı almış: Efsane Bulls takımının 95-96 sezonunda yaptığı 72-10'luk rekoru, bu sezon kırabileceklerini söylemiş. Eski Bulls'un birkaç tane Hall of Fame oyuncusu olduğunu ama Celtics'in de bu konuda geri kalır yanı olmadığını belirtmiş. "Gerek elimizdeki yeteneklerle gerek takım halinde yaptığımız defansla, buna ulaşabiliriz." demiş Rasheed. Doc Rivers da gelmiş geçmiş en iyilerden biri olmak yerine, NBA hatta spor tarihindeki en iyi defans yapan takımı yaratmak peşindeymiş.
NBA tarafından 30 takımın birden genel menajerine sorulan sorulara değinmiştim. Devamını da getireceğim. Sıraya Türkiye açısından en dikkat çekici soruyu koydum, şöyle ki: "Sınırlı yeteneğinden maksimum verimi kim sağlıyor?".
Hidayet konusunda ise yumuşak olamayacağım maalesef. Bana soracak olsanız, Hidayet'in bu listede adının geçmesi - hele Hayes ile aynı sayıda oy alması - saçmalıktan başka birşey değildir. Şöyle bir düşünüyorum da, NBA'deki en yetenekli kısa forvetler arasında Hidayet'in adını ilk sıralarda sayarım. Bir oyuncu düşünün ki, 2.08 boyunda, pick & roll'u kusursuza yakın oynayabiliyor, oyun kurma yeteneği var, bileği son derece düzgün. Ayrıca bunlara ek olarak Hidayet'in geçen sene Finaller'e çıkan takımı yöneten isim olduğunu hatırlatayım. Böyle bir oyuncuya nasıl "Sınırlı yeteneklerini sonuna kadar kullanıyor" diyebilirsiniz? Aslında çok az düşününce bir komplo teorisi aklıma geldi.
Son not olarak: Steve Nash ve Tim Duncan'a bu ankette oy veren genel menajerleri şu dakika istifaya çağırıyorum. Şaka mısınız nesiniz?
Bilgisayarımdaki resimleri karıştırırken buldum bunu. Olayı bilmeyenlere anlatayım: 2007 playoff'ları sırasında Fisher, kızı Tatum'da göz kanseri olduğunu öğrenince Jazz'dan izin istemiş ve kızını apar topar New York'a götürmüştü. Bu sırada bir maç kaçıran Fisher, kızının ameliyatından birkaç saat sonraki uçağı yakalayıp Utah'a geri dönmüş ve Warriors'la oynanan 2. maçın üçüncü çeyreğinde, taraftarın müthiş desteğiyle salona girmişti. Ardından 2-3 tane kritik pozisyonda katkısı olan Fisher maçın uzatmaya gitmesinde ve ardından da kazanılmasında büyük rol oynamıştı.
Not: Bazı sitelerde Jazz taraftarının başlıktaki gibi "Kanser, Kanser, Kanser" şeklinde tezahüratta bulunduğu yazılmıştı ancak ciddi haber sitelerinde bu rapor edilmediği için dedikodu olma ihtimali ağır basıyor.
Tim Duncan'a Olympiakos maçı sonrasında sol dizine taktığı dizliği sormuşlar. O da, en rahat ettiği dizliği bulmak için yaz boyunca 4-5 tane farklı model denedikten sonra, şu anda giydiğinde karar kıldığını, hazırlık maçlarında kullandığı bu dizliği sezon boyunca da takacağını söylemiş. Ancak benim dikkatimi çeken şey, muhabirin "Bu sadece bir önlem mi?" sorusuna, Duncan'ın yaklaşık 4-5 saniye düşündükten sonra "Öyle sayılır." yanıt vermesi oldu. Bütün yaz dinlenmesine rağmen eğer dizi hala %100'e yakın değilse Spurs için hiç de iyi bir haber değil. Celtics-Garnett de yaklaşık olarak aynı endişeyi yaşıyorlar. Onunla ilgili haberi de şurada vermiştim.
Şurada nasıl ağırlık kaldırırken sakatlandığını anlatmaya çalışmıştım. İlk gelen raporlar kolunu kırdığına dairdi, ardından sorunun bileğinde olduğu şeklinde yazılar yazıldı. Şimdi anlıyoruz ki, iki taraf da nasibini almış... Kolu kırılırken, bileğindeki bağlara da zarar gelmiş. Kısacası durum o kadar vahimmiş ki 4 ay parkelerden uzak kalacakmış. Nocioni'ye gün doğdu. Daha yeni, koç Westphal kısa forvette daha komple bir oyuncu olan Garcia'yı başlatmayı düşündüğünü, Nocioni'nin iyi bir oyuncu olduğunu ama bench'ten geleceğini belirtmişti.
"Yok artık LeBron/Shaq" seslerini duyar gibiyim. Sonuçta 2001-2003 arasını domine eden bir Lakers takımında oynadı Shaq. Ben de ilk bakışta "Yuh" dedim. Ama üzerinde biraz düşününce Shaq'a hak vermeye başladım. Çoğunluğun, bu açıklama karşısında yanılgıya düştünüğüne inanıyorum. Ve şu anda Shaq'a katıldığımı söylemeliyim. Açıklamama izin verin.
Şimdi ise günümüz Cavs'ine bakalım: Mo Williams, West, Parker, Moon, LeBron, Varejao ve Ilgauskas. Bu oyuncuların neredeyse hepsinin kalitesi belli bir seviyenin üstünde ve ayrıca kadronun ne kadar esnek ve derin olduğuna dikkatinizi çekerim. Tabii ki rakipleri Celtics ve özellikle de Lakers'ın kadroları yıldızlarla doluyken, Cavs şampiyonluk adayları sıralamasında gerilerde kalıyor. Eminim şu raddede bir çoğunuz hala eski Lakers'ın daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz.
Final serisinde Indiana Fever'ı 3-2 yenerek şampiyon olmuş Phoenix Mercury. MVP, bayan basketbolunun bana göre en yetenekli ismi Taurasi seçilmiş. 2 sene önce kazandıklarında Pondexter almıştı ödülü.
"Nasıl olur? Yuh!" demeyin. Garcia başarmış. Olayın arkasında büyük şanssızlık ve cenabetlik varmış. En başta, resimler temsili onu söyleyeyim. Ama Garcia'nın yaşadığı olayı açıklayıcı nitelikte olduklarına inanıyorum.. Garcia resimdeki kişi gibi - onun pozisyonunda olup olmadığını bilemiyorum - fizik tedavi/jimnastik topunun üzerinde ağırlık çalışıyormuş. Topun patlaması sonucunda bileği kırılmış. Koyduğum resimlerdeki pozisyona yakın bir şekilde çalıştığını düşünüyorum Garcia'nın. Bu şekilde topun patlaması durumunda hazırlıksız yakalanıp, elinde ağırlık varken, bileğini şiddetli bir şekilde yere çarpmış olabilir.
NBA'in genel menajerler arasında yaptığı anketlerden şurada bahsetmiştim. MVP ve üstüne takım kurulacak oyuncu oylamasında açık ara farkla 1. olmuş LeBron. Ayrıca rakip takımların en çok önlem alması gereken oyuncu olarak da rakiplerini geride bırakmış. Öncelikle, 2 soruda GM'ler ile fikir birliği içinde olduğumu söylemeliyim: Şu anda bir takım kuracak olsam ilk olarak LeBron'u alırım tartışmasız. Tabii biraz post hareketleri öğrenmiş bir Howard gördüğüm anda fikrim değişebilir o ayrı konu. Ayrıca, bana göre rakip takımların savunma prensiplerini/sistemlerini baştan yaratmalarına sebep olan James'in, en çok önlem alınması gereken oyuncu olduğuna dair hiçbir şüphe yok.