BIY AD

4 Kasım 2009 Çarşamba

3 Kasım Gecesi Programı

Bilgi: Programın tarihini artık Amerika'daki güne göre vermeye karar verdim ileride karışıklık olmasın diye.

4 Kasım Çarşamba 02:00 / Washington Wizards - Cleveland Cavaliers
4 Kasım Çarşamba 02:00 / Denver Nuggets - Indiana Pacers
4 Kasım Çarşamba 02:00 / Boston Celtics - Philadelphia 76'ers
4 Kasım Çarşamba 02:30 / Orlando Magic - Detroit Pistons
4 Kasım Çarşamba 02:30 (NBA TV) / Phoenix Suns - Miami Heat
4 Kasım Çarşamba 03:00 / Milwaukee Bucks - Chicago Bulls
4 Kasım Çarşamba 03:00 / Los Angeles Lakers - Oklahoma City Thunder
4 Kasım Çarşamba 03:30 / Utah Jazz - Dallas Mavericks
4 Kasım Çarşamba 05:00 / Atlanta Hawks - Portland Trail Blazers

Son yıllarda Cavs ile playoff'larda pek çok kere karşı karşıya gelen ve bunların hepsinde rakibine boyun eğen Wizards, deplasmanda 'ezeli rakibiyle' oynayacak. Arenas 2 yıl aradan sonra dönüp hırsını sahaya yansıtacaktır. Ancak geçmişte bu hırsın ona 5/22 falan gibi saha içi isabetlerine mal olduğunu da görmüştük. Örneğin Blazers'a karşı 50 sayı atacağını açıkladıktan sonra 10 civarı sayıyı ancak bulmuştu diye hatırlıyorum. Butler'ın da döneceği yazılıyor, mücadele dozu çok yüksek bir maç olacak gibi duruyor. NBA TV'deki maçın oldukça zevkli geçeceğini düşünüyorum, skor olarak maç erken kopsa bile Nash ve Wade gibi 2 tane çok özel oyuncuyu yüksek tempo içinde izleyebileceğiz. Ancak bahis yapacaklara bir hatırlatma yapayım, Barbosa büyük ihtimalle oynamayacakmış. Lakers - Thunder maçının pek izlenilecek bir tarafı yok, ayrıca Kobe'nin bu gece oynamama ihtimali varmış. Bu durumda maçı sadece Durant'ı görmek isteyenler takip edecektir. Gerçi bu sakatlık, maçın dengeli geçmesine de sebep olabilir. Jazz - Mavericks maçı ise benim izlemeyi isteyeceğim maçların başında geliyor ancak Jazz uzunlarının dün Rockets'a verdiği hücum ribauntlarını düşününce, Mavs'in evinde galip gelmesini bekliyorum.

3 Kasım 2009 Salı

2 Kasım'dan Notlar

Günün en 'hayvan' performansını seçemedim, nitekim 2 tane var. Biri Gerald Wallace'tan gelmiş: 24 sayı 20 ribaunt 4 top çalma 1 blok ile. Diğeri ise sayı odaklı olarak Kevin Martin'in eseri: 14/27 isabetle 48 sayı, 7/10 üçlük, 5 ribaunt, 4 asist, 4 top çalma, 1 blok... Maşallah diyorum, ikisi de takımlarına maçı kazandırdılar.

Gecenin en şaşırtıcı sonucu elbette Knicks'in, Hornets'ı yenmesi olduk. Evet, Hornets beklenilen basketboldan çok uzakta ama karşılarında da Knicks vardı, üstelik parkedeki en üst düzey oyuncu - Chris Paul - da Hornets'da olmasına ve kendisi harika bir maç çıkarmasına rağmen - 12/18 isabetle 32 sayı ve 13 asist - mağlubiyete engel olamadı. Bakalım profesyonelliği ve sempatikliği ile tanınan Paul ne zaman çıkıp birilerinin kalbini kıracak açıklamalarda bulunacak?

Sonucunu tek merak ettiğim maçta Rockets beni yanıltarak Jazz önünde rahat bir galibiyet aldı. Mehmet Okur harika bir şut performansı göstermesine rağmen ribauntlarda takımına yeterince yardımcı olamadığı için Rockets çok büyük avantaj elde etti. Ama asıl olarak izlediğim 20 dakika içerisinde Ariza'yı gözlemle fırsatım oldu. Kendisinden asla görmeye alışık olmadığım fade away'ler ve şutlar görsem de son 2 maçına göre çok daha fazla zorlandı ve bildiğimiz Ariza gibi oynadı ve hücumda zorlandı. O nedenle pek tatmin olduğumu söylemem. Bu nedenle Rockets'ın başka bir maçını yakında izlemeyi düşünüyorum. Umarım bir dahaki sefere Ariza'yı süperstar haline bürünmüş şekilde görebilirim.

Gecenin son maçında da Clippers zor da olsa Timberwolves'u yenmeyi başardı. Kaman'ın çabalarıyla sonunda galibiyeti almışlar ancak ben Baron Davis'in formsuzluğuna takmış durumdayım. Griffin'in dönmesi ve Davis'in form tutmasıyla korkulacak bir takım olacaklarını düşünüyorum. Nedense ben bir takımı beğendiğim zaman böyle delicesine güveniyorum. Umarım beni yanıltmazlar. Thornton gibi 'düz' yani sadece skor üreten ve 3 ile 4 numara arasında kalan bir oyuncunun ilk 5 başlayıp 35 civarı dakikalar almasını her zaman eleştirmişimdir. Kenardan gelip atletikliği ve skor üretimiyle katkı vermesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Bu trendin son bulması Clippers'dan daha da umutlanmamı sağlıyor.

Atışma

Paul - Sen tamamen Garnett-Allen-Pierce'ın sırtından geçiniyorsun yoksa hiçbir şey oynadığın yok.
Rondo - Sen de 24 saniyenin tamamında topla oynamasan o istatistikleri bok yaparsın.
Hakem - Düüüt. Kesin sesinizi, ikinize de teknik faul.

Edit: Diyaloğu ben yazmadım, ikili arasında böyle bir atışma olduğu doğrudur ama maç içinde bu kelimelerle olup olmadığını bilemeyiz. Buyrun resmini de vereyim:

Bosh Çalışıyor

Bosh ve Bargnani'nin ayak çabukluğuna değinmişken aklıma bu video geldi. Bosh ufak bir kızla defanstaki ayak çabukluğu üzerinde çalışıyor.


Link

Ginobili: Yaptığım Doğru Değildi

Yarasa olayı hakkında güncel bilgi vermek istedim. Çoğunuzun bildiği gibi aslında pek akıllıca bir hareket değildi. Çünkü yarasalar ekosistemde önemli bir yer tutmalarının yanında, kuduz virüsü taşıyorlar. Zaten o yüzden aşı olman gerekti (1 iğneden fazla oldum). Yarasaların %0.5 - %3'ü kuduz hastalığını taşıyor ama hayvanı bulup test edemiyorsanız, risk almanın anlamı yok. Kuduz sizi öldürebilir. Yarasayı verdiğim yer gösterici de yarasayı dışarı çıkardığında, hayvan uçtuğu için (yalan söylemiyorum) kuduz taşıyıp taşımadığını bilemezdim. İşimi garantiye aldım. Lütfen kimse bunu evinde veya başka bir yerde denemesin, yarasalar, kokarcalar, rakunlar ve farelerle kontak kurmaktan kaçının.

Okuduğunuz için teşekkürler,

Manu Ginobili


Ben de hayvana öle vurduğu için üzgün olduğunu söyleyeceğini zannetmiştim. İyice taş kalpli çıktı Arjantinli yıldız. Umarım doğru söylüyordur hayvanın uçtuğu konusunda.

Bu Adam Yılın Koçu

Gerçi konunun üzerinden 3-4 gün geçti ama dikkat çekici bir açıklama olarak görüyorum: Raptors maçında Bargnani ve Bosh gibi belki de NBA'in en hızlı 2 uzununa karşı, Ilgauskas ve Shaq'ı aynı anda sahaya süren Mike Brown'a soruyorlar: "Niye böyle birşey denediniz?" diye. Cevap: "Çünkü bir önceki gece Celtics'e karşı işe yaramıştı."

Tabii zaten Garnett/Perkins/Rasheed üçlüsünün ayak çabuklukları ile Bosh/Bargnani'ninki aynı. Ne diyelim, Allah kolaylık versin LeBron ve Cavs taraftarlarına.

3 Kasım Sabahı Maç Programı

3 Kasım Salı sabah 02:00 (NBA TV) / New Jersey Nets - Charlotte Bobcats
3 Kasım Salı sabah 02:30 / New Orleans Hornets - New York Knicks
3 Kasım Salı sabah 04:00 / Houston Rockets - Utah Jazz
3 Kasım Salı sabah 05:00 (NBA TV) / Memphis Grizzlies - Sacramento Kings
3 Kasım Salı sabah 05:30 / Minnesota Timberwolves - Los Angeles Clippers

NBA TV'de ilk yayınlanacak maç, Devin Harris yokken, sadece Brook Lopez'in doğru basketbolunu görmek ve Gerald Wallace'ın spektaküler hareketlerinden birisine canlı yayında rastlamak için izlenilebilir. Ama kesinlikle benim tercihim olmayacaktır. Hornets ile Knicks'in mücadelesinde Chris Paul'ün şu ana kadar gösterdiği kötü formundan sonra, patlamasına şahit olabiliriz. Sırf onun için ve tabii ki Knicks'in bol skorlu, sıfır defans prensipli oyunu için izlenebilir. Hornets'dan doğal olarak bir galibiyet bekliyorum. Rockets - Jazz maçının zevkli olacağını ön görüyorum. Özellikle Mehmet'in oynaması durumunda - ki %99 ilk 5 çıkacağı söyleniyor - Jazz kolay bir galibiyet alabilir. Clippers'ın yine yenilerek 0-5 ile sezona başlaması durumunda, Clippers lanetini resmileştirmek için notere başvuracağım. Maç çekişmeli gitse bile artık Baron Davis'in çıkıp galibiyeti koparması gerekiyor. Ondan beklenilen bu.

2 Kasım 2009 Pazartesi

1 Kasım - Bir Daha Göremeyebilirsiniz

Daha yeni 31 Ekim'e dünya kariyer günü demiştim. 1 Kasım'da da bazı oyuncular, belki de kariyerleri boyunca bir daha kolay kolay göremeyecekleri istatistiklere imza atmışlar. Bu istatistikler, Redick hariç rekor barındırmasa da, bana oldukça ilginç geldiler:

Zach Randolph: 7 asist
Aslında kariyer rekoru 8. Ama biz ve çoğu NBA sever kendisini topu aldıktan sonra ya şut atan ya da top kaybı yapan bir oyuncu olarak tanıyoruz. Yani nam-ı diğer: Kara delik. Kariyeri boyunca maç başına 1.5 asistten fazla yapmayan bir adam 7 asist yaparsa, olay standart sapmanın çok üstünde demektir. Kıyamet yakındır. Iverson'ın da yakında döneceği göz önüne alınırsa, Randolph eline geçen her topu kullanmaya çalışacaktır.
Box Score

Redick: 27 sayı
Magic'te Carter, Pietrus, Lewis 3'lüsü yokken, tam 44 dakika almış ve ceza atışlarını yüksek bir yüzdeyle değerlendirmiş. Bir daha bu kadar dakikayı kim bilir ne zaman bulacak. Bulsa da şutlardaki isabeti aynı oranda olabilecek mi? Zaten ayaklarının yavaşlığı ve fiziğinin yetersizliği nedeniyle herhangi bir takımın ilk 5'ine yerleşmesi çok zor olan bir isim. Her ne kadar mükemmel bir şutör olsa da yakın bir sürede bu performansını tekrarlayacağını sanmıyorum.
Box Score

Dwight Howard: 14/16 serbest atış isabeti
Evet bu yaz serbest atışlarını delicesine çalışmış olabilir Howard. Ama %88 isabeti, NBA'in en iyi serbes atış kullanan oyuncuları bile birçok maçta yakalayamıyor. Bir daha 15 ve üzeri serbest atış attığında böyle bir yüzde yakalaması Howard'ın çok uzak bir ihtimal gibi duruyor. Aslında biraz da ters manyel yapıyorum. Çok sevinirim Howard'ın böylesine kendini geliştirmesi halinde. Tabii yine de imkansıza yakın bir zorlukta olduğunu kabul etmek lazım.
Box Score

Ryan Gomes: 15 ribaunt
Kariyer rekoru 17 olabilir ama o maç 2 uzatmaya gitmişti. Şu anda ise Love ve Jefferson'lı bir takımda normalde kısa forvet oynuyor. Dün Love'ın yokluğunda uzun forvet mevkisine bol bol kayıp, hızlı tempodaki Suns'a karşı bu kadar ribaunt toplamış. Belki Love dönene kadar buna yakın bir istatistik daha gösterebilir bize ama Love formasına kavuştuktan sonra zor, hem de çok zor.
Box Score

Kevin Durant: 3/21 saha içi isabeti
Hep iyileri mi vereceğim? Buyrun size kötü bir örnek. 3/21 ya. Beni koysanız Blazers'a karşı sahaya, 4/21 atarım herhalde =P. Şaka bir yana, şutör guard oynadığı ilk sezonunda bile bu kadar kötü bir istatistik yakalamamıştır herhalde Durant. Kariyerinin sonuna kadar da bir kez daha böyle rezil bir maç çıkarır mı? Hiç ama hiç sanmıyorum.
Box Score

Acımasız Hawks ve Zavallı Teague

NBA takımlarında çaylaklara yüklenilen bütün takıma donut almak gibi işler ve genelde bunların unutulması durumunda yapılan arabasını popcorn'la doldurmak gibi şakalar, uzun zamandır süren geleneklerdir. Ancak Hawks takımının çaylak Teague'e yaptığı hareket çok acımasızca olmuş.

Bilmeyenler için; Amerika'da 2 gün önce Halloween yani Cadılar Bayramı kutlandı. Hawks takımındaki ağabeyler de, çaylak oyun kurucu Jeff Teague'e uğur böceği kostümü giydirmişler, yetmiyormuş gibi bunu fotoğraflayıp ölümsüzleştirmişler. Yazık gerçekten =) Bundan sonra Teague'in yeni lakabı 'Ladybug' yani uğur böceği olursa, kariyeri boyunca küfreder vallahi takım arkadaşlarına.

Ron Artest: Harika oynuyorum

%30 şut yüzdesi, %36 serbest atış ve 8 sayı ortalaması tutturmuş olsa da, antrenman sonrası açıklamasında "İyi şut attığımı ve harika oynadığımı düşünüyorum, benim düşüncem bu." demiş. Üstelik bu sözleri cumartesi günü sarfetmiş, oynadığı 3. maçta her istatistiğini - az da olsa - arttırmıştı.

Hastasıyım bu adamın bu tarz davranışlarına. İlgi odağı olmaya bayılıyor ve bu konuda müthiş başarılı. Lakers'ın Mavs ve Clippers ile yaptığı 2 maçı izlemiş biri olarak, Artest'in parkede sanki Lakers'ın bir oyuncusu gibi olmadığını bile söyleyebilirim. O kadar büyük bir uyumsuzluk var. Lakers'daki Artest-Ariza değişikliği - en azından şu ana kadar - yerinde bir hamleymiş gibi durmuyor. Phil Jackson da zaten onun şu anki oyunundan memnun olmadıklarını ve kendisinin de memnun olmaması gerektiğini söylerken, "Üçgen hücumunda etkili olabileceği rolü Artest'in bulması lazım" demiş.

Wade'den Havada Karada Slalom


Link

Dün gece Bulls'a karşı...

Çiçeği Burnunda Zengin: Rondo

Rondo'nun kontratını uzatmak konusunda Celtics'in kararı kesin gibiydi ama Rondo'yu kaybetmeyi göze almak istememişler. Genç oyuncu için 5 seneliğine 55 milyon doları feda etmişler. Daha önce sözü geçen senelik 13 milyon dolara göre iyi olsa da, yine de biraz bol keseden verilmiş bir kontrat bence. Çünkü Rondo'nun özellikle hücumda yaptığı işlerin büyük çoğunluğu Garnett-Allen-Pierce üçlüsü sayesinde gerçekleşiyor. Ancak orta mesafe şutu kötü, dış şutu sıfır ve skor üretme potansiyeli de düşük olduğundan dolayı, Rondo esasında hücumda güvenilir bir el değil. 2-3 adım geriden savunulduğu zaman attığı 'tuğlalar'la biliniyor. Evet hızını kullanarak adamını geçip boş takım arkadaşını bulabiliyor, arada sırada saha görüşüyle insanları şaşırtıyor ve takımdaki top dağıtımını doğru şekilde yapıyor. Ama bunlar onu ligin en iyi oyun kurucularından biri yapmak için yeterli olmuyor. İşin defans yönünde de Rondo esasında, rakip oyun kurucuyu kilitleyen, mükemmel bir savunmacı olabilecek yeteneklere sahip. Fakat kendisi daha çok pas kanallarına konsantre olduğu için rakiplerinin çembere kadar penetre etmesine birçok pozisyonda engel olamıyor.

Kısacası bence daha ucuza - mesela senelik 9 milyon dolar - imza atması gereken bir isimdi Rondo. Rondo'nun Celtics'te geçireceği 6 yılın en az 3'ünde, 4 süper yıldızın sağlıklı ve dominant kalmaları için taraftarlar dua ediyor olsa gerek. Gerçi olmayacak duaya amin denmez... Pierce-Garnett-Allen-Rasheed bıraktıklarında, Rondo eğer hala şut özürlü olursa, Celtics ona verdiği kontrat yüzünden pişman olacaktır bence.

İnsan İnsana Yapmaz - 3



Dwight Howard'ın bloğuna benzer 2. pozisyonun kahramanını For Justice ve calvin bildiler, tebrikler =)

31 Ekim Dünya Kariyer Günü

Bir gecede (31 Ekim) 6 kişi birden mi kariyer rekoru kırar yahu. Üstelik bunların 4'ünü NBA TV'den canlı izledik. Aslında birçoğunun kariyerleri henüz daha yolun başında ama yine de yazmaya değer buldum, ayrıca konunun üstünden biraz zaman geçtiği için özür dilerim:

Edit: bu yazıya aslında Jennings'i katmayacaktım ancak onu da yazınca, "6 adam oldu tamam" deyip yayınlamışım. Bu konuya değinmemin başlıca sebebi olan Ariza'yı unutmuşum:

11/17 saha içi, 5/8 üçlük ile tam 33 sayı bıraktı Blazers potasına Ariza. Devamlı onun Lakers'daki yıldızlar sayesinde bulduğu pozisyonlara şahit olduğumuz için ve kendi yaratmaya çalıştığı pozisyonlarda genelde başarısız olduğu için, ben onun Rockets'ta ortalama 14 sayının üzerine çıkacağını kesinlikle tahmin etmiyordum. Ancak gidişat hiç öyle değil. 3 maç sonunda %50 şut isabeti, %52 oranla 3.7 üçlük ve 23.3 sayı ortalamalarıyla oynuyor atletik kısa forvet. Kariyerindeki rakamlar ise şöyle: 8.9 sayı ve %31 üçlük yüzdesi. Rockets ile ilgili "Yao ve T-Mac olmayınca izleyesim gelmiyor" yazmıştım daha önce. Şu anda ilk fırsatta Rockets izleyeceğim ve bunun tek nedeni Ariza. Sonuçta sezon boyunca bu kadar yüksek yüzdeyle, bu kadar sayı atmayacaktır. Bu oyununu bir ihtimal de olsa sürdürürse çok büyük sürpriz olur ve seneler boyunca hatırlanır. Birkaç Rockets maçı izlemek için heyecanlanlanıyorum. Ariza, en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünün şimdiden 1 numaralı adayı olmuştur herhalde.
Box Score

Hatırlarsanız maç programında, 76'ers - Knicks maçını Gallinari için izleyeceğimi yazmıştım. Çünkü geri kalan 2 maçta bu adamın şut istatistikleri iyice ilgimi çekmişti. TV karşısına geçtiğim maçta, kariyer sayı rekorunu 30, isabetli üçlük rekorunu ise 8 ile kırması benim için güzel bir sürpriz oldu. Gerçekten inanılmaz yumuşak bir bileği var. Şutları girdikçe ve ilk 5'e yerleşince güveni iyice tavan yapmış. Sanki her şutu "kesin girdi" düşüncesiyle atıyor. Aslında D'Antoni'nin sisteminde bu sene çok işler yapar gibi. Kariyeri açısından 4 numarada oynamak için ribaunt sezgisi ve yer tutması zayıf, 3 numaraları tutmak için ise ayakları biraz yavaş kalıyor. Bu açıdan sıkıntı yaşayabilir. Ancak şu anda Knicks'te oynadığı için bunların hiçbiri problem değil.
Box Score

Sakat geçirdiği sezonun ardından, 2 yıl önceki Kaman'ı tekrardan görüyoruz. Doğru pozisyon alması, post hareketleri, sahayı katetmesi ve tabii ki skor üretimi ile Kaman geri döndü diyebiliriz. Ama işin ilginci, Kaman, Mavericsk'e karşı sadece 27 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Bana şu maçtan önce sorsanız kariyer rekoru için 33-34 derdim herhalde. Demek 2 sezon önce öylesine iyi bir imaj bırakmış.
Box Score

Bench'ten oyuna dahil olmak yaradı Harrington'a, 42 sayı üretti 76'ers karşısında. Üstelik bunların çok büyük çoğunluğunu alışık olmadığımız üzere çabukluğunu kullanıp çembere giderek üretti. Nitekim Philly'nin uzunları onun ayak çabukluğuna bir türlü yetişemiyordu. Takımının 18 sayı geriden gelip maçı uzatmaya götürmesindeki 1 numaralı unsurdu. Hatta uzun forvet, 6 faulle kenara geldikten sonra, takımı son 3.5 dakika içinde sıfır sayı üreterek 14 sayı fark yedi. İlginçtir, aynı Kaman gibi onun da kariyer rekorunun 45 civarında olduğunu düşünürdüm bu maçın öncesinde. Hawks yıllarından beri ortalama 17 civarı bir sayı ortalaması tutturmuş bir oyuncunun elbet bir maçta 45'in yakınına geldiğini tahmin ederdim.
Box Score

Maalesef Chris Douglas-Roberts'ı hala oturup doğru düzgün izleyebilmiş değilim. Geçtiğimiz sene 2-3 Nets maçından da aklımda pek birşey kalmamış. Genç adam Wizards'a karşı 25 sayı atarak kariyerinin en yüksek rakamına ulaştı. Draft edildiğinden beri yetenekleri hakkında olumlu görüşler yazılıp çiziliyor. Baz döneminde ve hazırlık maçlarında sağlam performanslar göstererek Lawrence Frank'in güvenini kazanıp Nets'in ilk 5'ine yerleşti. Üstelik Frank çoğumuzun bildiği üzere genç oyunculara kolay kolay dakika vermeyen bir koç. İkinci yılında, Frank'ten bu dakikaları alması çok iyiye işaret. Umarım buna benzer maçlar çıkarmaya devam eder, Nets'i izlemek için yeni bir nedenimiz olur.
Box Score

Daha yeni Blatche'in yeteneklerine değinmiştim. 15/18 isabetle 30 sayı üretmiş genç oyuncu. Lige direk liseden girdiği için henüz 23 yaşında. Çok yönlü, üçlük atmak hariç hemen hemen herşeyi yapabilecek bir uzun kendisi. Ah bir de istikrarlı olabilse, bu tür performanslara sık sık tanık olacağız. Tabii gerçekçi olmak lazım, bir daha kariyeri boyunca 15/18 atamayabilir. Nasıl bir istatistikse...
Box Score

25 sayı attı hızlı guard ve takımını Pistons önünde galibiyete taşıdı. Sezonun ilerleyen maçlarında 30'u geçeceğinin sinyallerini verdi. Jennings'in bugüne kadar toplam, sadece 2 NBA maçına çıktığını hatırlatayım. Yani kariyer rekoru pek anlamı yok ama yine de başarılı bir performans 20 yaşındaki çaylaktan.
Box Score

5 senelik kariyerinde - aslında gerçek anlamda 2 diyebiliriz - bu skorer guard 20'li sayıları birçok defa geçmişti. Bu sezon Andre Miller'ın ayrılması ile dakikalarının ve haliyle katkısının/istatistiklerinin artacağı aşikardı. Henüz sezonun 3. maçında 27 sayı bularak kendi rekorunu kırdı. Aslına bakarsanız 35 sayı barajını geçmesini de bekliyorum. Oyun kurucu pozisyonunda oynamasına rağmen top dağıtma görevini Iguodala ile paylaştığı için Williams daha çok skor üretmeye kanalize olabilecek. Dış şutlarında geçmişe göre isabet oranını arttırabilirse birçoklarını şaşırtacaktır.
Box Score

1 Kasım 2009 Pazar

Carmelo Bakkala


Link

3 gün önceki Nuggets - Blazers maçı. Daha önce koyacaktım ama üstüste çok video olsun istemedim. Gerçi Carmelo 41 sayı atarak maçı kazandırmıştı ama bu Roy'un temel basketbol bilgisini gösteren bu pozisyonu çok beğendim. Basketbol okullarında neden hücum oyuncusunun yanında koşulmaması, kayılması gerektiği öğretiliyor, bir kez daha anlıyoruz.

1-2 Kasım Maç Programı

1 Kasım Pazar akşam 20:00 (NTV Spor) / Orlando Magic - Toronto Raptors
2 Kasım Pazartesi sabah 01:00 / Chicago Bulls - Miami Heat
2 Kasım Pazartesi sabah 01:00 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Boston Celtics
2 Kasım Pazartesi sabah 02:00 / Portland Trail Blazers - Oklahoma City Thunder
2 Kasım Pazartesi sabah 03:00 / Memphis Grizzlies - Denver Nuggets
2 Kasım Pazartesi sabah 03:00 / Minnesota Timberwolves - Phoenix Suns
2 Kasım Pazartesi sabah 04:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Los Angeles Lakers

Elbette şampiyonluk adayı Magic ile temsilcimiz Hidayet'in takımı Raptors arasındaki maç ilgi çekici. Ancak Magic'in, deplasmanda da olsa rahat bir galibiyet almasını bekliyorum ben. Bu arada geçtiğimiz maç bileğini burkan Carter'ın oynamama ihtimali varmış. Hem maçı onun için izleyeceklere hem de bahis yapacaklara duyuralım. Yine de Raptors'la olan geçmişi yüzünden, onlara karşı her zaman büyük bir hırsla sahaya çıkan Carter'ın, forma giymesi daha yüksek ihtimal gibi geliyor bana. Ama Murat Kosova'nın deyimiyle "insani saatte" olan bu karşılaşmayı dışarı olacağım için izleyemeyeceğim.

Bulls ile Heat arasında çekişmeli geçecek bir maç bekliyorum. NBA TV'den ilk yayınlacak Hornets - Celtics maçında fark olabilir. Hornets'ın 2 maçını izledim gerçekten çok kötü oynuyorlar. Celtics ise tam tersi formunun belki de zirvesinde. Son olarak da hala Gasol'den yoksun oynayan Lakers'ın Hawks'a karşı pek problem yaşamasını beklemiyorum.

İnsan İnsana Yapmaz - 2


Link

Asıl olay videonun 11. saniyesinde gelen blok. Howard'ın videosunu koyarken son 4-5 yıl içinde ona benzer "havada topu tutarak" koyulan blokları sormuştum. Benim aklıma gelen ilki oydu. Gerald Wallace'ı Dan Dirik bildi. Tebrik ediyorum buradan. İkincisini bulmak için yarına kadar vaktiniz var arkadaşlar.

Bu arada daha eskiden bu tarz blok koyan K-Mart, Garnett hatta Ellis gibi isimlerin de videolarını paylaşacağım.

Knicks Nasıl Bir Takım?

Resimdeki 3'lüden Renaldo Balkman ve Mardy Collins ayrıldı ama Knicks'te görüntü değişmedi. Aslında elbette aynı 'rezil' durumda değiller ama durun anlatayım.

Maçı izleyenler bilecektir. Knicks maçın bitmesine 7.5 dakika kala 17 farklı mağluptu. Bu dakikadan sonra başta Harrington olmak üzere, Hughes ve Gallinari'nin muhteşem performansları ile farkı kapadılar. Özellikle Gallinari attığı üçlüklerle fazlasıyla göz dolduru. Knicks takımı son dakikada Gallinari'nin üçlüğü ve Duhon'un kendi yarattığı turnike ile maçı uzatmaya götürdü. Normalde bir maç uzadığı zaman, geriden gelen takım avantajlı olur, çünkü diğer taraf oyuncular maçın kazanılmış olduğunu varsayıp bambaşka şeyler düşünmeye başlamıştırlar. Maça yeniden konsantre olmakta zorlanırlar. Peki ya Madison Square Garden'da ne oldu?

İlk 1.5 dakika içinde 3 sayılık avantaj yakalamışken Harrington 6 faulle kenara geldi. Geri kalan sürede bir basket hatta serbest atış imkanı bile bulamayan Knicks, 17-0'lık bir seri yiyerek sahadan 14 sayı farkla 141-127 mağlup ayrıldı... Uzatmada böyle bir fark yiyerek, başarısızlıkta yeni bir çığır açtı Knicks. Bana 1000 kere 14 sayı farkla biten, içinde Knicks barındırmayan bir maç gösterseniz, 1000'inde de maçın uzatmaya gitmediğine dair iddiaya girerim herhalde. Ama işte söz konusu takım Knicks olunca, dünya tersine dönebiliyor.

Diğer maçlar ve performanslar hakkında yorum daha sonra gelecek.

Manu 'Batman' Ginobili


Link


Link

Kings - Spurs maçında salona ufak bir yarasa girmiş ve oyunun durmasına neden olmuş. Yarasa uzaklaşınca oyun devam etmiş. Ancak memeli hayvanımız bir süre sonra tekrardan oyun alanına girmeye karar vermiş. Bu karar hayatının hatası olmuş. Ginobili, etrafında uçan yarasaya sağlam bir sille atmış. Ardından yere düşen hayvanı çıplak eliyle alıp bir görevliye teslim etmiş. Sonrasında da eline sıkılan 1 gram dezenfektanla ellerini ovalayıp maça devam etmiş. İlk videoda görebileceğiniz gibi filelerle ve havlularla tutmaya çalışıp başarısız olmuşlar. Manu ise en ilkel yöntem olan el göz koordinasyonu ile işi halletmiş. Gerçi bu da biraz sert bir darbeye neden olmuş.

Yarasanın hayatta kalıp kalmadığı konusunda değişik raporlar var. Muhtemelen hayvanı Ginobili'den teslim alan kişiden başka kimse bilmiyordur. Öldüyse yazık olmuş - ki o darbeyle ölmüş olması muhtemel...

Videodan ilginç bir detay: Parkede hiç kimseden korkmayan, kendisinden büyük her pivotun üzerine gitmekten kaçınmayan Dejuan Blair'ın birkaç metre ötesindeki ufacık yarasadan korkup kaçması son derece ironikti. Tebessüm ettirdi.

1 Kasım Sabahı Maç Programı

1 Kasım Pazar sabah 01:00 / New Jersey Nets - Washington Wizards
1 Kasım Pazar sabah 01:30 / Charlotte Bobcats - Cleveland Cavaliers
1 Kasım Pazar sabah 01:30 (NBA TV) / Philadelphia 76'ers - New York Knicks
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Portland Trail Blazers - Houston Rockets
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Detroit Pistons - Milwaukee Bucks
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Sacramento Kings - San Antonio Spurs
1 Kasım Pazar sabah 04:30 (NBA TV) / Dallas Mavericks - Los Angeles Clippers

Knicks'ten Gallinari'yi ve Mavericks takımını bu sezon ilk defa izlemek için iyi bir fırsat yağmurlu bir Cumartesi gecesi. Ah şu Clippers'da Griffin de olacaktı işte o zaman çok güzel bir maç izlerdik. Gerçi şimdi de çekişmeli bir maç olabilir, umarım da olur. Sırf şu maç için uykusuz kalmayı düşünüyorum. Geri kalan maçlar pek de ilgimi çekmiyor açıkçası. Normalde Blazers ile Rockets arasındaki mücadele kaçmaz derdim ama ne Yao, ne T-Mac yokken bu sezon kaç Rockets maçı izlerim bilmiyorum, karşılarında Blazers olsa bile izleyesim yok. Gerçi bir neden var izlenmesi için: Ariza'nın tamamlayıcı rolünden çıkıp, liderlik vasfını alması. Ben Rockets'da hayalkırıklığı olacağını tahmin ediyordum ama beni şaşırttı 2. maçında. Warriors gibi benim bile çıkıp 10 sayı atabileceğim (yuh!) bir takıma karşı oynuyordu ama olsun. Aynı performansı devam edecek mi merakla bekliyorum.

Neyse sonuçta bugün NBA TV'nin programı bugün tam bana göre. Günün son maçını herkese öneriyorum.