BIY AD

28 Kasım 2009 Cumartesi

28 Kasım Programı - Ersan NBA TV'de

29 Kasım Pazar 02:00 / Charlotte Bobcats - Washington Wizards
29 Kasım Pazar 02:30 (NTV) / Dallas Mavericks - Cleveland Cavaliers
29 Kasım Pazar 04:00 / Portland Trail Blazers - Utah Jazz
29 Kasım Pazar 04:00 (NBA TV) / Orlando Magic - Milwaukee Bucks
29 Kasım Pazar 05:30 / Los Angeles Lakers - Golden State Warriors

- Shaq'ın dönmesine rağmen, dün Bobcats'e yenilerek herkesi şaşırtan Cavaliers bu gece Mavericks'i evinde konuk ediyor. Marion'ın LeBron'u ne kadar iyi savunacağını merak ediyorum. Zaten Nowitzki ve LeBron'u içeren bir maç her şekilde izlenir. Hele ertesi gün tatil iken... Gooden'ın, Shaq'ın arkasında durmasını beklemek biraz hayalcilik olur. Cavs'in kazanmasını bekliyorum.

- Ersan ve Bucks'ı yine çok zor bir maç bekliyor. Ersan'ın Bonner'a karşı olduğu gibi Lewis'i de üçlükte birkaç kere bomboş unutmamasını diliyorum. Gerçi Lewis şu sıralar %15 ile falan üçlük atıyor ama olsun. Onun dışında, Gadzuric'in Howard'a karşı yaşayacağı zor anları izlemek zevkli olabilir.

- Bobcats ile Wizards arasında çok çekişmeli bir maç geçmesini bekliyorum. İki tarafın da kazanabileceği bir maç. Diaw'ın formsuzluğunun bileğinin hala tam olarak iyileşmemiş olduğundan kaynaklandığı açıklandı. Gerald Wallace'ın uzun forvete daha sık çekilmesi anlamına geliyor bu. Bu şekilde hem G-Wall hem Bobcats daha iyi oynuyorlar.

27 Kasım - Günün En İyileri


Link

Blatche'in Haslem'i bakkala göndermesini en azından 2. sıraya koyardım herhalde. Nash'in bacak arasından verdiği pas da ayrı güzel. Ayrıca Pierce'ın pozisyonunda ufak çaplı bir hücum faul var bana göre. Sol dirseğini açarak Bosh'a engel oluyor sanki. Ancak orada hakemler faul çalsa The Garden sahaya inerdi herhalde Türkiye'de olduğu gibi =)

27 Kasım 2009 Cuma

27 Kasım Programı

28 Kasım Cumartesi 02:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Philadelphia 76'ers
28 Kasım Cumartesi 02:30 / Toronto Raptors - Boston Celtics
28 Kasım Cumartesi 03:30 / San Antonio Spurs - Houston Rockets
28 Kasım Cumartesi 04:30 / Milwaukee Bucks - Oklahoma City Thunder
28 Kasım Cumartesi 05:00 / New Jersey Nets - Sacramento Kings

Gecenin en önemli maçlarını yazdım sadece.

- Toronto'nun çok yüksek yüzdeyle şut atması ihtimalini bir kenara bırakırsak, Celtics'in rahat bir maç çıkaracağını düşünüyorum. Hidayet umarım Magic'te yaptığı gibi maçı kazandırır Raptors'a ama dediğim gibi bunun ihtimali az.

- Nets, NBA'in en kötü başlangıç rekorunu yani 0-17'yi egalet etmemek için bu maçı kazanmak zorunda. Bir sonraki maç da zaten Lakers ile deplasmanda olacak, oradan umutları olduğunu zannetmiyorum. Bu maçı kazanacak güçleri var nitekim Kings'in de kadrosu pek sağlam değil. Tabii iki tarafın oynadıkları oyuna ve form düzeyine baktığımızda Kings'in ağır bastığını söylemeliyiz.

- Bucks ile Thunder karşı karşıya... Ersan'ın karşısında da Green gibi ayakları çabuk bir uzun forvet var. Üstelik Green'in atletik yetenekler olarak Ersan'dan üstün. Güç olarak ise birbirlerine yakınlar. Kısacası bence çok güzel bir test olacak Ersan için, kendi sınıfındaki bir uzun forvete karşı ne yapacağı açısından.

Bayramda bu kadarcık yeter herhalde. İyi seyirler.

Louis Williams'dan Poz

2 maç önce, Wizards'a karşı oynarken Antawn Jamison ile çarpışan Williams'ın çenesindeki kırık ameliyatla düzeltildi. Bu nedenle 2 ay yok.

Ginobili ve Scola'dan Bayram Tebriği

İki eski arkadaş Kurban Bayramı'nda buluşmuşlar ve bir güzel yemek yemişler. Türkiye'ye de böyle selamlarını göndermişler. İşin dalgasıydayım tabii, fotoğraf dün yani Şükran Günü'nden (bir bakış açısına göre Hindi bayramı). Onların da bizim de bayramımız kutlu olsun.

İyi bayramlar.

26 Kasım 2009 Perşembe

10337

Jason Kidd dün gece 10337 asiste ulaştı ve Mark Jackson'ı geride bırakarak, NBA'de bütün zamanlarda en çok asist yapan 2. oyuncu oldu. Birinci kim mi? Tabii ki Stockton. Kidd yakında onu da geçecek. Tek yapması gereken şey bu sezon dahil, kontratının bitimine kadar 3 sezon boyunca 23.7 asist ortalaması tutturmak. Veya bu kontrattan sonra yeniden 3 yıllık bir sözleşmeye imza atıp, 6 sezon boyunca 11.5 ortalaması yakalamak. Sadece Stockton'ın elde ettiği başarıyı, 2000'li yılların en iyi oyun kurucusuyla kıyaslayarak göstermek istedim. Kidd'in bir Amerika futbolu quarter-back'i edasıyla yaptığı asisti vererek sonlandırayım yazıyı:


Link

Thunder Müzik Piyasasına Giriyor



25 Kasım'dan Notlar

Maalesef pek vaktim yok. O yüzden baya kısa olacak. Geç yazmamın sebebi, Heat-Magic'i izlememdi. O maçla başlayalım. Magic'i sezonun başında ne kadar beğendiğimi, burayı okuyanlar hatırlayacaktır.

Ama son zamanlarda süren ve dünkü maçı izleyerek benim de farkettiğim bir olay var. Dwight Howard'a top inmiyor... Hidayet'in ayrılmasından sonra, milli oyuncumuzun eksiğinin en çok takımda top paylaşımında hissedileceğini yazmıştım zamanında. Buna rağmen maçta Howard'a içeride toplam 15 kere top değince gözlerime inanamadım. Hadi içerideyken devamlı dış savunmacıların da gözü Howard'da, hep ikili sıkıştırmaya gelmeye hazırlar. Ondan az iniyor top diyelim - ki bu bile saçmalık hadi neyse. Howard her hücumda utanmasa perdeleme yapıyor ve ardından potaya doğru devriliyor ama bu pozisyonlara da genellikle pas alamıyor. Bana göre Magic'in en büyük sıkıntısı bu. Son 5 maçın 4'ünde Howard'ın kullandığı şut sayısı 5-4-7-5. Bu arada maçın seyir zevki oldukça yüksekmiş. Heat son 2 hücumda, 2 hücum ribaundu alarak maçı kazanmış. Tabii teknik faullerde 2'de 0 atan Jason Williams'ı da kutlamak gerek. İşin ironik tarafını bir tarafa bırakırsam, maçta Jason Williams - yukarıdaki Dwight Howard sorunu dışında - harika oynadı. Boş şutları, transition şutlarını çok iyi değerlendirirken şutör arkadaşlarına da bol bol asist yaptı. Nelson'ın yokluğunda, J-Will'den iyisi şamda kayısı.

Monta Ellis - Son 2 maçta 48'er dakika oynayıp, 35.5 sayı, 8 asist ve 5 top çalma ortalaması tutturan Ellis, Spurs'e karşı da 44 dakika oynayarak 42 sayı üretti. Nazar değmesin inşallah. Biyonik adam.

Brook Lopez - Oden'a karşı 32 sayı 14 ribaund ile oynamış. Çok beğendiğim bir pivot ve umarım ileride daha da iyi olacak.

Gerald Wallace - Geçen sezonu %48 saha içi isabetiyle kapayan forvet, bu sezon ancak 3. kere %50'yi yakalayabildi (10/20) bu şekilde 32 sayı üretti ve 13 ribaund çekti. Bu sezon pek oynamadığı uzun forvet pozisyonunda bolca dakika almış.

Tyson Chandler - Chris Bosh, formsuz Bobcats uzunları Diaw ve Chandler'a karşı iyi oynar diye yazmıştım. Chandler bana inat bu sezonun en iyi maçını çıkarmış. Sakatlıktan dönüşünde sadece 22 dakika almasına rağmen, 9 ribaund 6 blok ile oynamış.

Hidayet - 2/7 isabetle 5 sayı ve sadece o kadar? Ve 2 asist? Sakatlığının nüksettiğine dair bir rapor yok ortalıkta.

Ersan - West çok formsuz demiştim umarım nazar değdirmem demiştim. Özür dilerim Ersan'dan. West 29 sayı 10 ribaund ve 5 asist ile oynarken Ersan'ı da faul problemine sokmuş.

Benden bu kadar maalesef, yazı uzun bile oldu. Benim yazmadıklarım ve ilginizi çekenler varsa paylaşın.

Hangisi Hangisi?

E.T. ile Sam Cassell. Fazlasıyla klasiktir ama böyle bir seri başlayacaksa, bu ikiliyle başlamalıydı. O kadar benziyorlar ki Cassell'i alıp filme koyduklarında bile yadırgamıyorsunuz.

Toronto'da "Türkiye" Sesleri

2 gün önce Air Canada Centre'daki Pacers - Raptors maçının özel bir yanı vardı. "Türk gecesi" düzenleniyordu. O gece biraraya gelen yaklaşık 1000 Türk hep birlikte salona gidip Hidayet'i desteklediler. Ben de elimde şu yukarıda kullandığım fotoğraf olmasına rağmen unuttum maç programında dile getirmeyi. Aferin bana. Neyse konu o değil. Orada bulunan ve blog'u takip edenlerden biri olan Ömer, fotoğraf, link ve videoları göndermiş mail ile. Bunları paylaşmadan olmazdı. Salon boşaldıktan sonra içeride kalan Hidayet, onu desteklemeye gelenlere 5-10 dakika civarında süren ufak bir konuşma yapmış ve çok teşekkür etmiş.

Bir sonraki organizasyonun yapılacağı maç 24 Mart'taki Jazz - Raptors maçıymış. Duble Türk gecesi yani. Hastalık sakatlık olmaz inşallah ve iki oyuncumuz da o güzel gecenin tadını çıkarırlar parkede. Aslında bence 4 ay uzun bir süre, arada 1-2 maçta daha yapılsa güzel olur.


Link


Link

Ayrıca şurada Hidayet'le yapılan kısa bir röportaj ve Turkish Night haberi var. Haberi yapan da bir Türk: Nil Köksal.

Iverson Emekliye Ayrıldı ! - Ayrılık Mektubu

Sonuç şaşırtıcı değil, herhalde NBA'i takip edenlerin %90'ı bunun olacağını düşünüyordu. Iverson taraftarlarına bir mektupla seslenerek bırakmış basketbolu, en azından şimdilik ama ben temelli olduğuna inanıyorum. Geçen sezon Pistons'a uyum sağlamaya çalışsaydı belki de çok başarılı olacakken şimdi basketbolu bırakan bir büyük oyuncuyla karşı karşıyayız...

Ayrılık mektubu şöyle:

"NBA'i bırakıyorum. Her zaman basketbolu bıraktığım zaman, takımıma yeterince katkı veremediğim için bırakacağımı düşünmüştüm. Ama şu anki durum öyle değil. Hala en yüksek seviyede mücadele edebileceğimi biliyorum.

Emekli olmam, eşim ve çocuklarımla daha çok zaman geçirmeme imkan sağlayacak. Parkelerde başardıklarımla kıyasladığımda, bu çok daha büyük bir ödül.

Reebok'a, kariyerim boyunca yanımda olan ve beni seven taraftarlara, Jordan, Magic, Barkley, Isiah, Bird gibi bana bu vizyonu veren oyunculara, basketbol oynamam için beni teşvik eden anneme ve arkadaşlarıma, lisedeki koçum Michael Bailey'e, Georgetown'daki koçum John Thompson'a, Larry Brown ve diğer bütün koçlarıma, takım arkadaşlarıma, yöneticilere, takım sahiplerine. Herkese çok teşekkürler !

Memphis'e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Hiç evde maça çıkmadım ama yine de takım sahibi Heisley'nin ve şehrin bana verdiği destek için çok müteşekkirim. Grizzlies'in çok başaırlı olmasını diliyorum.

Son olarak Philadelphia şehri: Sixers formasıyla muhteşem anılarım var. Philadelphia taraftarlarına da teşekkürler. Sesiniz, benim kulaklarımda her zaman yankılanacak.

Hepinizi tanrı korusun

Allen Iverson"

25 Kasım Programı

26 Kasım Perşembe 02:00 / Los Angeles Clippers - Indiana Pacers
26 Kasım Perşembe 02:00 / Toronto Raptos - Charlotte Bobcats
26 Kasım Perşembe 02:30 / Miami Heat - Orlando Magic
26 Kasım Perşembe 02:30 / Philadelphia 76'ers - Boston Celtics
26 Kasım Perşembe 03:00 / Cleveland Cavaliers - Detroit Pistons
26 Kasım Perşembe 03:00 / Milwaukee Bucks - New Orleans Hornets
26 Kasım Perşembe 03:30 / Golden State Warriors - San Antonio Spurs
26 Kasım Perşembe 03:30 (NBA TV) / Dallas Mavericks - Houston Rockets
26 Kasım Perşembe 04:00 / Memphis Grizzlies - Phoenix Suns
26 Kasım Perşembe 05:00 / New York Knicks - Sacramento Kings
26 Kasım Perşembe 05:00 / New Jersey Nets - Portland Trail Blazers

- Ersan'dan başlayayım. İki tane kadrosu zayıf gözüken ancak iyi oynayan ve kazanan takım karşı karşıya. Ersan'ın karşısında tam dişine göre bir rakip var. Kendisi Ersan'dan ayak çabukluğu olarak geride iken, Ersan'ı içeride domine edecek kadar geniş ve güçlü değil. Ayrıca West'in inanılmaz formsuz olduğunu da hatırlatayım. Ben şimdi böyle yazdım diye inşallah Ersan'a karşı patlama yapmaz. Neyse kısacası ben Ersan'dan aynı performansını sürdürmesini hatta daha iyisini bekliyorum.

- Pacers'da Granger dizini burktuğu için oynamayacakmış. Clippers'da ise Gordon'un dönme ihtimali varmış. Bu durumda - sempati beslediğimi bildiğiniz - Clippers'ın kazanacağını düşünüyorum. Hibbert'ın kaç dakika alacağını çok merak ediyorm. O'Brien acaba 1 maçlık mı kenarda oturttu yoksa bir güven sorunu mu var? Umarım Hibbert yine 25 üstü dakika görev alır. Keşke Paul oynasaydı da, Jennings ile kapışmalarını izleyebilseydik...

- Wade, Howard ve Carter'ın karşısına çıkıyor. Wade'i ne kadar sevsem de, beğensem de, kendisi ne kadar dirense de bugün Orlando rahat bir galibiyet alacaktır bence evinde. Wade daha bugün "Yanında oynamak isteyeceğim oyuncu olarak herkes LeBron'u gösteriyor ama ben Dwight Howard'ı seçerdim" diye açıklama yapmıştı Wade bugün. Bu açıdan da ilginç bir maç olacak.

- 6 kişilik ekstra yorgun Warriors, Spurs'ü - Ginobili'siz de olsa - deplasmanda yenerse gerçekten 2012 filminin bu gece gerçeğe dönüştüğünü görebiliriz. Spurs uzunlarıyla Warriors'ı rahat devirecek diye düşünüyorum haliyle.

- Benim için Kings'i izlemenin 1 numaralı nedeni olan Tyreke Evans bu gece büyük ihtimalle oynamayacakmış.

- Hedo'lu Raptors, Bobcats'e konuk oluyor. Bosh'tan bugün, dünün acısını çıkarmasını bekliyorum. Nitekim Bobcats'in şu anda en zayıf halkası uzunları. Nazr Mohammed'in formunu unuttuğumu düşünmeyin ama sonuçta Nazr Mohammed'den bahsediyoruz.

- Yine içime abuk bir sonuç doğdu. Bugün Nets, Blazers'ı yenecek gibi geliyor bana. Basketbol mantığına, taktiğine, stratejisine, güç dengesine dayanan hiçbir şey yok tabii ki.

Bu Çocuk Dallas'ta da Zıplayacak Mı ?

Lakers'ın aşırı zıplayan, çılgın atletik guard'ı Shannon Brown Dallas'taki All-Star haftasonunda smaç yarışmasına katılabilirmiş. Los Angeles'taki fısıltılar, dedikodular bu yöndeymiş. Sonuna kadar hakediyor. Kendisi de konuyla ilgili "Ben pek takmıyorum. Şu anda amacım Lakers ile maçları kazanmak. Ama katılırsam çok özel bir yarışma olacak." diye sinyal vermiş. Bu sezon yaptığı en deli smacı henüz paylaşmamıştım, böyle bir haberi bekliyordum blog'a koymak için. Buyrun:


Link

25 Kasım 2009 Çarşamba

Nets 0-14'ü Unuttu

Çünkü dün 14 değil 1114 galibiyet değerinde bir karar çıktı mahkemede. Brooklyn'de yapmak istedikleri yeni salonun arazisi için birçok anlaşmazlık vardı. O arazide evi ve işyeri olanların açtıkları davada, devletin araziye şehrin/bölgenin iyiliği ve geleceği için el koyabileceği kararı çıktı. Yani kısacası devlet bu arsayı alıp Nets'e verecek yeni salonlarını yapabilsinler diye. Daha başka davalar da varmış konuyla ilgili ancak en önemli ve kritik olanı atlatmış Nets.

Bu sene sonuna kadar başlanması durumunda, 2012-2013 sezonuna yetişmesi bekleniyormuş. Bu gazla bugün Blazers'ı da yenerler mi acaba?

24 Kasım Notları / Günün 'Savaşçıları'

- Dün geceki Golden State - Dallas maçını izledim. Efendim, Warriors takımı isminin hakkını vererek delicesine savaştı dün gece. Monta, Morrow ve Radmanovic maçın her saniyesinde parkedeydiler. Evet 48 dakika. Buna rağmen maçın sonunda yakaladıkları seri ile Mavericks'i yendiler. Benzer bir galibiyeti geçen sezon Jazz'a karşı almışlardı. Onları da 7 oyuncuyla yenmişlerdi. Ancak içeride en azından Biedrins gibi bir güç vardı o zaman. Şimdi ise Miki Moore 31 dakika alırken Mavs gibi bir takımı yendiler. Gerçi Texas takımının da Marion ve Howard gibi önemli eksikleri olduğunu hatırlatalım. Yıllardır Nowitzki'ye acırım içeriden sayı üreten bir uzunla oynayamadığı için. 2007 playoff'larında da Warriors'a bu nedenle yenilmişlerdi, dünkü maçta da boyalı alandan hiç sayı atamadılar. Dün Dallas'ın ne kadar şut odaklı bir takım olduğunu gördük yeniden. Maçın son 6-7 dakikasında dış şutları girmeyince yanlızca 2 saha içi isabeti üretebildiler. Aynı zamanda transition savunmasında adamlarını bulamayarak ve pick&roll savunmasıda birbirleriyle anlaşamayarak çok kolay sayılar yediler. Halen Dampier'ın ve boyalı alanda bir tehdidin olmayışı çok kötü etkiliyor Dallas savunmasını.

Bu arada box score'a bakanlar Morrow'a yuh çekeceklerdir 6/8 üçlüğü ve 27 sayısıyla ancak maçı kazandıran iki adam kesinlikle Monta Ellis ve Stephen Curry idi. Maçın kopacağı noktalarda sorumluluk alarak, potaya penetre ettiler (Curry aynı zamanda şutlarıyla etkiliydi). Monta'nın aynı zamanda, maçın başında fark 10'un üstüne çıkacakken tek başına 4 hücum üstüste kullanması çok önemliydi. Yoksa maç ilk çeyrekten kopacaktı belki de... Bu arada kazandıkları için sorun yok ama Monta Ellis'in tek başına takımın geri kalanından daha çok top kaybı yaptığını (11-10) söylemeden geçmeyelim.

İzlemesi çok keyifli bir maçtı...

Edit: Yuhunuz bana, Don Nelson'ın zatürre olduğu için takımın başında olmadığını söylemeyi unutmuşum. Aslına bakarsanız belki de Warriors takımı "Bakın Don Nelson yokken ne de güzel oynuyoruz" mesajı vermek istemişlerdir...

Box Score

- Granger'ın 36 sayısına rağmen, Raptors beklediğim gibi kazanmış. Sene başından beri ilk 5 çıkmakla kalmayıp, çok iyi süreler alan ve bu süreleri de genellike iyi kullanan Hibbert'ın yedek kalacağını söylemiştim maçtan önce. Zaten Bosh-Bargnani ikilisinden birini tutması pek mümkün değil ama yine de sadece 13 dakikada almasına şaşırdım açıkçası. Hedo bu sene en çok asist yaptığı (7) maçlardan biri olmuş. Onun ve Calderon'un sayesinde kazandıklarını düşünüyorum. Bosh ise Pacers'ın ayakları çabuk uzunlarına karşı çok zorlanmış ve 5/19 isabetle oynamış.
Box Score

- Butler'ın bileğindeki ağrılar nedeniyle oynamadığı, Elton Brand'in maçın ikinci yarısında sakatlanıp çıktığı maçta Wizards zor da olsa kazanmayı başarmış. Son hücumda 76'erslı Louis Williams'ın uzak mesafeli ikiliği girmemiş... Daha dün takım sahibi Abe Pollin'i kaybeden takım çok anlamlı ve değerli bir galibiyet almış böylece. Koç Flip Saunders maçtan sonra çok güzel br açıklama yapmış: "Louis Williams'ın şutunu en çok Mr. P (Pollin) bozdu herhalde." Çok hoş bir şekilde anmış Pollin'i.

Wizards'da Jamison 8'i hücum olmak üzere 14 ribaund almış ve 32 sayıyla oynamış. Javale McGee ise son çaylak senesinde gösterdiği defanstaki potansiyelini istatistik kağıdına dökmüş, 14 dakikada tam 6 blok dile kolay... Herhalde kariyer rekoru olduğunu söylememe gerek yok? Bu adam gerçekten blok için doğmuş. Ayrıca atletikliği ile hücumdaki sınırlı yeteneklerinin üstünü örtebilir. Üstüne eğilinirse ve o da kendisini geliştirebilirse ileride hakkında çok konuşacağız.
Box Score

Ray Allen Eskide Yaşıyor

Ray Allen 6 ay önceye dönmüş ve "Rashard Lewis'in ilk testi ne zaman yapıldı? Eğer bizle oynadıkları sıradaysa, bizim doğu finaline çıkmamız gerekiyordu." şeklinde bir açıklamada bulunmuş. Hadi Lewis'siz Magic'i eledi Celtics ok peki ya Cavs'e karşı ne yapacaklardı? Bence 4-1 Cavs lehine biterdi. Garnett'siz pota altını LeBron dağıtırdı gibi geliyor... Ayrıca ne gerek var bu tür şeylere? Siz eksiktiniz, onlar ise daha iyi ve güçlü bir kadroya sahiplerdi ve kazandılar. Bu kadar basit. Adam da 10 maç cezasını çekmiş, hala deşmenin ne alamı var?

GS - FB Rezaleti ESPN'e Bile Çıkmış

Biraz geç haber aldım, Atakan adlı bir arkadaş sağolsun mail atmış. Buyrun efendim, Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde çıkan olaylar Amerika'nın dünyaca ünlü spor kanalı/ağı ESPN'e bile konu olmuş.

Kısaca neler yazılmış özetleyeyim:

- Parkede Ömer Aşık, Preldzic, Kinsey, Greer, Darius Washington ve Giricek gibi NBA'in tanıdığı isimlerin olduğu
- Basketbolun futbol holiganlığından etklendiği
- Daha geçen sezon Efes-Fenerbahçe Ülker finalinde aynı şeylerin yaşandığı
- Stern'le dalga geçilse de NBA'de bu güvenlik olayını ne kadar önemsediği

Sonra Fatih Uzuner adlı bir okuyucuya sormuşlar konuyla ilgili düşüncelerini, bütün blog/spor yazarlarının kağıda döktüğü şeyleri söylemiş o da.


Link

Bu Nasıl Şutör?

Kings'in kısa forveti Omri Casspi'den bahsediyorum. Yani esasında şutlarıyla NBA'in ilgisini çekmiş bir isim değil ama şutuna güvenen ve oldukça yüzdeli dış şut atan bir isim Casspi. Zaten attığım başlıkla dış şutlarını sorgulamıyorum. Daha ilginç bir konuya değineceğim.

Casspi şu kısa NBA tecrübesinde çok ilginç istatistiklere imza attı. Elimizdeki istatistik çok ufak olsa da, Casspi üçlüklerde %43 ile oynarken, serbest atışlarda %46'yı ancak tutturmuş durumda. Üstelik son 2 maçı çıkardığımızda durum %43-%28 üçlüğün lehineydi. Her zaman ilgincime gitmiştir %40 civarı üçlük atıp, serbest atışlarda zorlanan oyuncular.

Bakalım ilerleyen maçlarda Casspi'nin istatistikleri daha ilginç bir hale gelecek mi? Yoksa bunun sadece ilk maçlardaki heyecandan dolayı olduğunu mu kanıtlayacak?

Kariyer Rekoru Kırdığına Pişman Olmak

Dün maç notlarını yazmadığım için arada kaynadı. 2 gün önce Greg Oden cüssesiyle, Chicago Bulls uzunlarına karşı fazla geldi ve kendini aşarak 24 sayı ile kariyer rekorunu kırdı. Ancak Noah ve Rose, Oden'ı pişman ettiler parkeye çıktığına. Noah'ınkine benzer tarzda smaçları daha sık görüyoruz ama Rose'unki gerçekten hayranlık uyandırıcı. Rose bu smacın üzerine hala "Bileğim eski gücünde değil." demesin lütfen. Artık çıkışa geçmesini ve 50 sayı 21 asistlik performanslar sergilemesini diliyorum.


Link


Link

Pozisyon Pozisyon Ersan Spurs'e Karşı


Link


Link

Yine R7bertpires editledi maçı sağolsun. Bonner'ı kaç kere - konstrasyon eksikliğinden - kaçırdığına dikkat edin Ersan'ın lütfen. Ama onun dışında hücumda yine bildiğimiz gibi oynamış. Aynen devem İlyasova...