BIY AD

22 Aralık 2009 Salı

Seviyorum Böylelerini

Yapılan açıklamaya göre Bulls'un kısa forveti Luol Deng yaklaşık 1 haftadır maçlara kırık olan sol baş parmağını sararak çıkıyormuş. Bu dönemdeki 4 maçta 23 sayı 9 ribaund ortalamalarını tutturdu Deng. Olayın etkileyici tarafı sadece bu değil, kırık parmak haberinin 1 hafta sonra ortaya çıkması.

Bazı oyuncular vardır "Ah buram, vah buram, bakın canım yanıyor ama oynuyorum." havası yaratırlar esasında önemli bir sakatlıkları olmasa da veya en ufak sakatlıkta hemen oynamayı bırakırlar, maçlara çıkmazlar. Ama öte yanda bahsettiğim tarzda, sert oyuncular da vardır. Ciddi bir sakatlıkları olsa da bunun üstesinden gelerek oynarlar hatta Deng gibi dışarıdakilerin bilmesine bile izin vermezler. Buna örnek olarak Iverson'ın 2001 Doğu Konferansı Finalleri'nde ağzındaki yarayı kimseye farkettirmeyerek maç boyunca kendi kanını yutmasını gösterebiliriz. Veya her maç birçok defa sert faule maruz kalan Wade'in her pozisyonda hiçbir şey olmamışçasına ayağa kalkıp maça devam etmesini. Şu an aktif olanlardan diğer 2 aklıma gelen örnek ise Kobe ile Stephen Jackson. Hiç olmadı kariyeri boyunca sadece 22 maç kaçıran Stockton var kimsenin itiraz edemeyeceği... Tam tersi örnek olarak ise herhalde akla gelen 1 numaralı örnek Vince Carter'dır herhalde. Birçok pozisyonda sanki bir yerleri yarılmışçasına tepkiler verir, kenara gelir orasına burasına buz koyar.

Bu sert olarak saydıklarım, her ne olursa olsun eğer oynayabilecek durumdalarsa parkeye çıkıp takımlarını yalnız bırakmazlar(dı). Elbette unuttuklarım, aklıma gelmeyenler de vardır ama seviyorum bu tip oyuncuları. Hatta hastasıyım böylelerinin. Aynen devam edin...

Hayat Maximum'da

En Çabuk Oyun Dışı Kalan Adam

Knicks'in 47 üçlük denemesini yazmıştım. Bu da diğer es geçtiğim konu: 19 Aralık Cumartesi günü Lakers'ın Nets ile yaptığı maçta, Andrew Bynum parkede sadece 10 dakika 47 saniye kalmayı başarabildi. Çünkü bu sürede 6 faul alarak oyun dışı kaldı. Bynum'ın belalıları, ona ayrı ayrı 3'er faul aldıran Devin Harris ve Brook Lopez olmuşlardı. Bir dahaki maçta Nets karşısında ne yapacağını merakla bekliyorum genç pivotun.

Bu konuda Bynum bir rekor kırmış bile olabilir. Nitekim faul problemi aşikar olan oyunculardan Oden'ın bugüne kadar NBA'de oynadığı maçlarına baktım, 18 dakikanın aşağısına rastlamadım. Daha düşüğü var mıdır bilmiyorum. Ama eminim Bynum NBA tarihinde en az sürede 6 faul almayı başaran oyuncu olmamışsa bile ilk 5'e girmiştir kesinlikle. Zaten fotoğrafta Bynum'ın imzasını alan taraftarın da sadece bu nedenle t-shirt'ü imzalattığına dair haberler geldi kulağıma... Var mı daha çabuk 6 faul alan bir oyuncu bilen veya bulabilecek olan?

Bu arada bir sitede okuduğuma göre NCAA'de Niagara Üniversitesi'nden Mick Pontalti Vermont Üniversitesi karşısında 3 dakika içerisinde 5 faul alarak oyun dışında kalmış. Hem de Niagara 30 sayı farkla öndeyken. Bundan daha hızlısı olamaz, olmamalı.

21 Aralık'tan Notlar

Ersan:
1/9 isabetle oynamış maalesef. Herhalde bulduğu boş atışlar hiç girmedi bugün, olabilir. Ama Skiles da çok kötü oynadığı için onun dakikalarını kesmiş. Maçı izleyen bir arkadaşıma göre Ersan neredeyse hiç içeri girmemiş ve tamamen şut odaklı oynamış. Bugüne kadar hep boyalı alana katlarını ve dış şutlarını harmanlayarak oynamıştı ve başarılı olmuştu. Umarım şutuna faza düşkün hale gelmez.

Noel hediyesini reddetmek:
Bucks maçı Pacers'a hediye etmek için elinden geleni ardına koymamış. Son 1 dakika içinde kullandıkları 6 faulü birden kaçırmışlar. Kolay iş değil. Tebrik etmek lazım. Öbür tarafta da Pacers bu süre içerisinde 3 sayı gerideyken 3 tane üçlük kaçırarak "Yok teşekkürler bu galbiyeti istemiyorum" demiş.

Günün hayvan performansı:
Bogut 19 şutundan 14'ünü isabetli kullanıp 31 sayı üretip, 18 ribaund çekmiş. Üzerine de yetinmeyip 3'er blok ve asist yapmış. Hibbert'ı görünce karşısında coşmuş.

Aslında Dwight Howard'dan 21 sayı, 9 ribaund, 5 bloğa alışığız ama Jazz uzunlarına karşı hiç de fena değil.

Takımı baltalayanlar:
Dunleavy sezonun en kötü şut performanslarından birine imza atmış. Kendisinin değil bütün NBA'in: 2/17. Takımı maçı kaybettiyse, 1 numaralı sorumlu Dunleavy. Resimdeki Warriors'da sarhoş geçirdiği günlerini yad etmiş herhalde.

Günün X-faktörü:
Kings bench'i, ilk 5 oyuncularından daha çok sayı üretmiş. Udrih ile Udoka sırayla 16 ve 17 sayı üreterek başı çekmişler. Jason Thompson'ın da katkılarıyla maçın dönmesinde bu 3'lü çok etkili olmuşlar. Tabii Sergio'nun arkadaşlarına hazırladığı pozisyonları (7 asist) da unutmayalım.

Kenardan gelerek 2/2 üçlük, toplamda 7/9 isabet bularak 20 sayı üreten Redick maçın yön değiştirmesini sağlamış.

Boşa kürek çekenler:
Kaman sütten aldığı gücü hala kaybetmiş değil. Spurs'e karşı 23 sayı 15 ribaund ile oynarken 18 şutunun 10'unda başarılı olmuş. Ama Spurs kazanmasını bilmiş. Spurs'ün 7 top kaybında kalması şaşırtıcı açıkçası.


Suns'ı bitirmek:
Ligin en iyi üçlük savunan takımlarından Cavaliers, Suns'ı 4/19 isabette tutarak bitirmiş. Shaq tahmin ettiğim gibi 20 dakikayı geçmemiş. Mike Brown çok doğru bir tercih yapmış.

58 - 19

Ne olabilir bu? Kings'in 35 sayı gerideyken son 20 dakikada yakaladığı seri. Ne tarafından bakarsanız bakın abes. 20 dakikada 19 sayıy izin vermek de komedi, bu sürede 58 sayı bulmak da. Bulls 20 dakikada sadece 5 tane saha içi isabeti bulmuş. 35 sayıdan maç vermenin nedeni rahatlamak, maçı boşlamak olsa da, momentum tamamen değiştiğinde bunu değiştirmek imkansıza yakın olsa da, etkileyici bir performans Kings'den. NBA tarihinin 2. en büyük geri dönüşü. Birinci sırada Jazz'ın, Nuggets'a karşı 36 sayıdan geri gelişi var.

Tyreke Evans'ın maçtaki istatistikleri belki çok dikkat çekmiyor (23 sayı, 3 asist) ama Bulls'un Udrih'e yaptığı taktik faulü çıkarırsak takımının son 9 sayısını atıp maçı getirmiş.

Günün notlarından ayrı değinmem şarttı böyle bir geri dönüşe... Artık eve dönünce son 20 dakikayı izlemek farz oldu.

Korkunç Bıyık


Amerika'nın yıllardır süren, ünlüleri içeren çocuklara sütü sevdirme kampanyasına Billups da katılmış... Ama şu fotoğrafa bakıp da süt içesi gelen çocuk var mıdır şüpheliyim, hele Billups öyle kaşlarını çatmışken.

21 Aralık Programı

22 Aralık Salı 02:00 / Milwaukee Bucks - Indiana Pacers
22 Aralık Salı 02:00 / Utah Jazz - Orlando Magic
22 Aralık Salı 03:00 (NBA TV) / Sacramento Kings - Chicago Bulls
22 Aralık Salı 03:30 / Los Angeles Clippers - San Antonio Spurs
22 Aralık Salı 04:00 / Cleveland Cavaliers - Phoenix Suns

NBA TV'deki maç genel olarak çok ilgi çekici olmayabilir ama 2. yılındaki en iyi oyun kurucu ile çaylakların en iyi oyun kurucusu karşılaşıyor, bu açıdan güzel bir mücadele. İki oyuncu da defansı delip boyalı alana girişleriyle ön plana çıkıyorlar.

Ersan'ın karşısında esasında neredeyse onunla 1'e 1 aynı oyun tarzını sergileyen Murphy var. Ersan'ın hız ve çabukluk avantajı varken, Murphy daha cüsseli ama bunu içeriden skor üretmek için pek kullandığını söylemek doğru olmaz. Yani Ersan'ın seveceği bir eşleşme.

Cavaliers çok istikrarsız olsa da bu gece Phoenix'i evinde deviren ilk takım olacaklarına inanıyorum. Ama o tempoda Shaq'e 20-22 dakikanın üzerinde vermek delilik olacaktır. Moon sağlıklı bir şekilde oynarsa Cavs'in şansını arttırır diye düşünüyorum.

Edit: Maviye boyadım yayınlanan maçı her zaman yaptığım gibi.

21 Aralık 2009 Pazartesi

Günün En İyileri - 20 Aralık (Kaçırmayın)

Of of of of... 3 tane harika, muhteşem ve hatta inanılmaz hareket varmış bugün. Diğerlerini sallayın. Sadece 7, 4 ve 1. sıradaki hareketleri izleyin yeter. Ama önce, benim dikkatimi çeken Stephen Jackson'ın dün gecenin gerçek 1 numaralı hareketi olması gereken basketi:


Link

Nasıl? Bal faktörü bazen çok eğlenceli olabiliyor =)

Dikkat, şimdi sıra yıl boyunca izleyeceğiniz binlerce sayıdan daha güzel olduklarını garanti ettiğim 3 harekette. Hatırlatayım 7, 4 ve 1 numaradalar:


Link

7) Andre Miller, daha yeni Türkiye'yi ziyaret eden Hakeem'in dreamshake'ini uyguluyor. Harika. Ama Rondo ve House'un pozisyonlarının yanında zayıf kalıyor diyebilirim.
4) Rondo'nun pası sol elle, koşarken, hızı ve zamanlaması kusursuz. Uzun süredir böyle etkileyici bir pas görmemiştim ve izlerken "Ooooouuuv" dedim gerçekten.
1) Ama House... Topu çalıyor, top dışarı çıkacakken, topun arkasından uçup bel arkasından inanılmaz bir pas atıyor. Ayrıca Tony Allen'ın smaç + faul ile bitirmesi pozisyonun kreması oluyor. Sadece "Ooooouuuv" demekle kalmadım, üzerine ağzım bir süre açık kaldı şu pozisyon sonrasında. Biraz da House'tan bunları beklemediğim için olsa gerek ama yine de muhteşemdi.

Süt Çocuğu

10-15 gün kadar önce Chris Kaman'ın form düşüklüğüyle ilgili bazı istatistikler verip, Kaman'ın bunu D vitamini eksikliğine bağladığını ve süt içmeye başladığını yazmıştım. Bu duruma çok da inanasım gelmemişti. Ama gerçekmiş. Bahane gibi gördüğüm için kendisinden özür diliyorum buradan.

Kaman'ın formsuz/D vitaminsiz olduğu dönemdeki rakamları: %39 saha içi isabeti ile 14.8 sayı, 7.9 ribaund ve 1.1 blok

Delicesine süt içip D vitamini depolamaya başladıktan sonraki 5 maça bakalım bir de: %55 saha içi isabeti ile 22 sayı, 10 ribaund ve 1.4 blok.

Hiçbir maçta da %50 şut yüzdesinin, 19 sayının ve 9 ribaundun altına düşmedi.

Şaka değil gerçek. Kaman bildiğimiz inek sütü içerek sezon başındaki formunu yakaladı. Bu akşam deplasmanda San Antonio'ya karşı oynamadan bu seriyi yazmak istedim, çünkü bozulabilir.

Kısacası süt için, süt içirin.

Kızım Sana Söylüyorum, Gelinim Sen Anla

Bu hafta gerçekleşen ama değinmeyi unuttuğum/es geçtiğim 2 önemli olaydan birine değineceğim. Aslına bakarsanız zaten ayrı bir yazıyı hakediyor bence. Geçtiğimiz Perşembe günü Bulls'a karşı, New York Knicks tam 47 tane üçlük deneyerek bu alanda NBA tarihinin 2. sırasına yerleşti. Birinci sırada 49 ile Dallas Mavericks var. O maçta George McCloud da 20 tane ile bireysel rekoru egale etmiş ama sonra Damon Stoudamire 21 tane üçlük deneyerek bir maçta "Açılın zirve benim" demiş. 21 üçlük... Ben 21 üçlük atsam ertesi gün kolumu kıpırdatamam herhalde.

Knicks'den bahsediyorduk konudan saptık. Knicks tabii ki maçı kaybetti hem de 17 sayı öndeyken. Neymiş? bu kadar üçlük sevdası zararlıymış. Başlığı düzelterek yazayım: Knicks sana söylüyorum, Magic sen anla...

20 Aralık'tan Notlar

Takımı baltalayanlar:
Peja üçlüklerde 1/7 ile oynamış. Takım halinde de 3/21 ile atmışlar. Sadece 11 top kaybı yapıp 18 hücum ribaundu almalarına rağmen şut yüzdeleri (37/95) maçı kaybetmelerine neden olmuş.

Chris Paul'ü buraya koymak istemezdim ama 3/13 ile oynayıp yanına 5 de top kaybı yapınca ve 7 maç sonra ilk defa 10 asistin altında kalınca (7) başka seçeneğim kalmadı. Sadece 8-9 tane Hornets hücumu izleyebildim maçtan, bunların 3 veya 4'ünde Paul'ü gerçekten harika savunduğuna şahit oldum Raptors'ın. Oldukça şaşırtıcıydı. Keşke dün maçı izleseymişim dedim.

OJ Mayo 5/19 isabet ve sıfır asist... Aşağıda değineceğim Randolph'a dua etsin.

Boşa kürek çekenler:
İkinci yarıda netten skora bakarken Denver'ın Carmelo ile yavaş yavaş geri döndüğünü gördüm ve maçı açtım. Üçüncü çeyreğin birkaç dakikasını ve son çeyreğin de büyük bölümünü izledim. Carmelo gerçekten inanılmaz oynadı ve Denver'ın maça ortak olmasını sağladı. 2-3 tane orta mesafe şutunun dışında devamlı çembere penetre eden, kendisine ve arkadaşlarına pozisyonlar hazırlayan bir Anthony izledim. Harikaydı ama Memphis de bir müddet sonra ona devamlı 2'li sıkıştırma getirerek topu elinden çıkarmaya zorladı. 1 dakika kala 5. top kaybını yaparak maçı Memphis'e teslim etti. 13/26 isabetle 41 sayı, 6 ribaund, 5 asist...

Raymond Felton'ın 11/22 isabetle bulduğu 27 sayı yaptığı 7 asist ve aldığı 9 ribaund boşa gitti adeta. Bobcats'teki ortalama dakikası 0.1 falan olan Acie Law'un, maçta hiç oynamamışken girip son atışı kullanmasına ne diyeyim ki ben? Gallinari cezayı blok koyarak kesince, G-Wall'suz ve sakatlanıp çıkan Jackson'sız Bobcats'de Felton'ın çabaları heba oldu.

Wade 13/31 isabetle 28 sayı bulmuş ve 10 asist yapmış ama maçı izleyen bir arkadaşımın dediğine göre hiç çembere gitmemiş neredeyse. Tamamen şuta dayalı bir oyun sergilemiş. Maçtan önce sırt ağrılarının olduğunu ama yine de forma giyeceğini söylemiştim herhalde çembere bu nedenle gitmedi, işin kolayına kaçtı diye düşünüyorum.

Günün hayvan performansları:
Zach Randolph... 32 sayı ve 24 ribaund. Zaten 24 ribaund hem Randolph'un kariyer rekoru hem de NBA'de bu sezon bir oyuncu tarafından ulaşılan en yüksek rakam. İnanılmaz oynadı. Maçı resmen koparan üçlüğün yanısıra, son çeyrekte takım sıkıştıkça sorumluluğu üzerine aldı ve işin ilginci başarılı da oldu. 13/21 isabetle oynadı maç boyunca ve sadece 2 top kaybı yapması da anormal bir durumdu. Son çeyrekte aldığı hücum ribaundlarıyla Denver'ı bitirdi, saymadım ama 5 tane almıştır herhalde. Karl'ın Martin yerine Birdman'e daha çok dakika vermesi gerekiyordu. K-Mart, Randolph karşısında adeta ezildi.

Ron Artest'i buraya yazmamın sebebi sadece 9 asisti ve 6 top çalmasına dikkat çekmek. Eskiden 8-9 top çalmışlığı vardı ama 9 asisti geçti mi bilmiyorum. Kariyer rekoru olabilir.

Brandon Roy son maçta aldıkları yenilgiye sinirlenmiş. Koca maçta sadece 3 şut kaçırarak 11/14 isabetle oynamış. Ayrıca 5'te 5 üçlük atmış ve 28 sayıya ulaşmış. 8 kere de arkadaşlarının sayı bulmasını sağlamış.

David Lee azıcık daha kendisini kassa triple-double yapacaktı: 15-15-7 ile. Karşısında Diaw ve Chandler olunca coşmuş coşturmuş arkadalarını. Lee'nin basketbol bilgisi ve saha görüşünü beğenirim ama yine de bu maçta yaptığı asistler şaşırttı beni.

Günün X-faktörü:
Nowitzki görünümlü Tim Thomas... Alman oyuncunun yokluğunda, onun yerine ilk 5 başlayan Thomas 22 sayı ile takımının en skoreri olurken %50 ile oynamış ve 7 ribaund almış. Onun sayesinde Cavs'i yenmişler. Cavs ilk maçta Mavericks'i yenmişti, bu sefer Cavs'de Moon yoktu Mavericks'de de Nowitzki yoktu ve Mavs kazandı. Yani Moon daha önemli bir oyunuymuş Nowitzki'den bunu anlamış olduk.

3 Dakikada Buzdan Parkeye


Link

Air Canada Centre'ın zemininin 8 saat içerisinde buzdan parkeye dönüşümünün 3 dakikaya sıkıştırılmış çok güzel bir videosu. Örneğin Cumartesi gecesi Toronto'nun buz hokeyi takımı Maple Leafs burada maç yaptı. Ardından Pazar öğlen yani dün Raptors, Hornets'ı ağırladı. İki maç arasında da bu videoda gördüğünüz gibi bir dönüşüm gerçekleşti.

Yeni Garnett Döndü

Yazın Bender'ın NBA'e dönmek istediğini yazmıştım. Bundan yaklaşık 1 hafta evvel New York Knicks ile anlaştı. Açıkçası benim açımdan sürpriz oldu. Ne kadar süre alacağını merakla bekliyordum, 2 maç üstüste 14 dakika alınca hakkında ufak birşey yazayım dedim. Dünkü Bobcats maçında sadece ilk yarıdaki 5-6 dakika oynadığı bölümü izledim. Hücumda 2 kere post-up yapma çabası ve iki üçlüğü dışında birşey görmedim. Ama defansta ayaklarının pek gitmediğini söylemeliyim. Tabii bunda D'Antoni'nin harika 5'inin de payı var: Duhon-Bender-Jeffries-Harrington-Lee. Bender zaten dizlerinden dolayı yavaşlamışken bir de şutör guard pozisyonunda oynamak zorunda kaldı. Gerçi buna rağmen 1 pozisyonda Murray'in airball atmasına sebep olacak kadar iyi savunma yaptığını da belirtmeliyim.

İki maçta 4'te 4 üçlük atarak Knicks'in oyun sistemine uyum sağlayacağını gösteren Bender'ın dönüşü çok sevindirici. Hele bu kadar uzun bir aranın ve ciddi sakatlıkların ardından... Ama Bender maç başına 15 dakika alıp takımına katkı verecekse, bunu 2 numaralı pozisyonda yapacağına ben inanmıyorum.

20 Aralık 2009 Pazar

Pozisyon Pozisyon Ersan Cavs'e Karşı


Link

Videonun yaklaşık 2. dakikasında fast break'te LeBron'un üzerine giderek bulduğu turnikeyi maçın 3. çeyreğini izlemediğim için kaçırmışım. Harikaymış gerçekten. Ayrıca pota altından topu oyuna sokarken MoWilliams'ın kucağına atması herhalde Skiles'ı çıldırtmıştır. Hakikaten o nasıl bir hata Ersan ya? Yine de maçta genel olarak iyi oynadığı gerçeğini değiştirmiyor bu. Video için R7bertpires'e teşekkürler.

Taklitçiler


Link

Dün geceki Kings-Bucks maçından basketbol adına pek hoş olmayan iki tane 30 saniyelik sekansı birleştirdim... İki takım birbirini taklit ediyor adeta. Airball üstüne airball, hücum faul üstüne hücum faul. Harikasınız Bucks ve Kings. 30'ar saniyeliğine basketboldan soğuttunuz beni dün gece.

Pozisyonların kahramanları Meeks, Mbah a Moute, Greene hadi tamam da, Martin'in yokluğunda kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Udrih'e yakışmadı airball.

20 Aralık Programı

20 Aralık Pazar 19:30 / New Orleans Hornets - Toronto Raptors
20 Aralık Pazar 23:00 / Denver Nuggets - Memphis Grizzlies
21 Aralık Pazartesi 01:00 (NBA TV) / Minnesota Timberwolves - Boston Celtics
21 Aralık Pazartesi 01:00 / Los Angeles Lakers - Detroit Pistons
21 Aralık Pazartesi 01:00 / Portland Trail Blazers - Miami Heat
21 Aralık Pazartesi 02:30 / Cleveland Cavaliers - Dallas Mavericks
21 Aralık Pazartesi 02:30 / Charlotte Bobcats - New York Knicks

Raptors, deplasmanda pek maç kazanamayan ama Chris Paul'ün formda olduğu Hornets'ı konuk ediyor. Calderon'un yokluğunda Peja'ya karşı oldukça iyi bir maç geçireceğini düşünüyorum Hedo'nun. Toronto'da da bir 25-30 arasını bulmasının vakti geldi artık...

Pota altı oyuncuları sayesinde sezonu beklenilenden iyi geçiren Grizzlies'in karşısında Nene-Birdman-Martin olacak. Ama Billups'ın yokluğunda Memphis bir sürpriz yapabilir.

Gecenin maçında, Nowitzki'nin Cavs'e karşı oynaması zor gözüküyormuş.

Sakatlıkar dolayısıyla zor günler geçiren Portland'ın rakibi Heat'te Wade sırt ağrıları çekiyormuş. Oynaması bekleniyor ama %100 olmadığı kesin.

19 Aralık'tan Notlar

Bir ara Aldridge bu maçta oynuyor mu oynamıyor mu diye düşünmeye başladım. O derece silikti. Ne doğru düzgün top kullandı ne ribaund aldı. Hiçbir şey yapmadı. 1/6 isabetle 3 sayı üretip 1 tane de ribaund aldı 31 dakika içinde. Ayııptır yemin ediyorum ya. Jerryd Bayless henüz 2 gün önce attığı 29 sayının gazındaydı ve abuk subuk şut tercihlrei yaptı, bu da onun 3/13 saha içi isabetinde kalmasına neden oldu. Ayrıca yetmezmiş gibi Martell Webster da bu ikiliye ayak uydurdu. 1/11 ile takımını yakan isimlerden biri oldu. Bu arada takımı yakan demişken, Portland, Roy hariç tanınmayacak haldeydi. Rezalettiler. Kaybettiklerini söylememe gerek yok herhalde?

Arenas daha yeni 45 atmışken, sevdiği tempoda oynayan Suns'a karşı 6/21 isabette kalmış. Gerçi eski Arenas'tan da böyle rakamlar görmeye alışığız. İstikrarsız bir şutör diyebiliriz sonuçta. Bir maç 15/20 atıp sonraki maç 3/17 atabilecek potansiyeli kariyeri boyunca sergiledi. Maçı da tabii ki kaybettiler.

El freni olanlar:
Ersan'ı izleyeceğim diye Spurs'ü kaçırdım, üstelik harika bir maç olmuş. İki takımın da 10 civarı farkla öne geçtiği yerler olmuş ama son çeyrekte geriden gelen Spurs maçı son saniyede Tim Duncan basketiyle kazanmış. Neyse baltalamaya çalışan adam Tony Parker imiş Spurs'ü. 4/17 isabetle oynamış. Ben bile yanımda Duncan-Ginobili-Jefferson ile maça çıksam daha iyi atarım be Parker'cığım. %25 bile değil yani...

Aaron Brooks 2/15 isabet ile 5 sayıda kaldı maçta. İzlediğim süreler içerisinde zorlama şutlarını gördüm 3-4 tane Brooks'un. Westbrook'un savunması karşısında acı çekti adeta. Atamadıkça, kendisine olan güveni de sarsıldı.

İstatistiklere baktığımda Vince Carter'ın 1/14 ile şut attığını gördüm ve şaşırdım. Maç içinde bana hiç öyle gelmemişti açıkçası. Bana sorsanız 1/9 falan derdim herhalde. Yani kötü oynadığı zaten açıktı ama bu kadar dikkatimi çekmemişti. Bu performans bile Magic'i baltalamaya yetmedi.

Günün hayvan performansları:
Trevor Ariza. Maçı izlediğim dönem içinde 5 serbest atış üstüste kaçırdı zaten 4/10 ile tamamladı maçı ama onun dışında hatasını bulmak neredeyse imkansızdı. Mükemmele yakın oynadı. 31 sayı, 8 ribaund ve 6 asist.

Dwight Howard yine top almakta sıkıntı çekti. Sadece 8 şut kullandı ve 12 sayı attı ama bunun yanında 20 ribaund ve 4 blok ile yine defansta işini yaptı. Özellikle maç koptuktan sonra Bayless'a yaptığı blok çok güzeldi. Magic hala fazlasıla üçlüğe dayalı oynuyor. Bu konu hakkında bir yazı yazacağım zaten yakında...

Clippers pota altı yine iş başındaymış 76'ers karşısında. Kaman 11/17 isabetle 24 sayı üretip, 11 ribaund çekmiş. Ayrıca 4 asist yapıp 2 de blok koymuş. Öte yanda Camby yine skor açısından göz kamaştırmasa da (11), aldığı 22 ribaund, yaptığı 3'er asist ve blok ile coşmuş.

Baron Davis 13 asist yaptığı bir maçta sadece 1 top kaybı yapmış. Başımıza taş yağacak başlığına bile girebilirdi hatta belki de sırf bu nedenle. Yetmemiş 20 sayı üretmiş yıldız ve sahtekar oyun kurucu.

Derrick Rose'un çıkışı aynen devam ediyor. Sezonun ilk 1 ayında bizleri hayalkırıklığına uğratan genç yıldız son 2 haftadır formunu buldu. Dün de Hawks'a karşı 14/24 saha içi isabetiyle 32 sayı, 4 ribaund ve 6 asist yapmış. İstediği her pozisyonda çembere kadar gitmeyi başarmış. Ayrıca 32 sayı kariyer rekoruymuş. Bana bu maçtan önce sorsanız, daha önce 35'i falan olduğunu düşünürdüm harika geçirdiği 08-09 sezonunda.

Boşa kürek çekenler:
Roy Hibbert 20 sayı, 7 ribaund, 3 asist ve 6 blok ile oynamış. Üstelik son dakika içinde takımı öndeyken, Duncan'ı 2 kere bloklamış. Son pozisyondaki bloğu da şahane ama top tekrar Duncan'ın elinde kalmış ve o da smaçla bitirmiş. Maçı kazandırmış ve Popovich'e 700. galibiyetini hediye etmiş. Hibbert'tan McDyess-Blair-Duncan 3'lüsüne karşı şaşırtıcı bir performans.

Yeter Gerald Wallace yeter. Seni kolay kolay buraya almayacağım demiştim ama 30 sayı, 13 ribaund, 5 asist, 2 top çalmayı nasıl yok sayayım? Üstelik 10/16 isabetle. Bu adamın ribaund ortalamasının illa ki düşeceğini söylemiştim ama hala 12.1'lerde takılıyor. Howard denen insan azmanı olmasa ribaund lideri olacak... Helal olsun G-Wall. Ama yetmemiş bu maçtaki performansı Jazz'ı yenmelerine.

Joe Johnson 32 şutundan 16'sını sokarak tam 40 sayı atmış. 6 ribaund ve 4 asistini de es geçmeyelim.


Günün X-faktörü:
CJ Miles ve Millsap sırayla 8/16 ve 8/10 isabetle, 18 ve 20 sayı bulmuşlar kenardan gelip. Ayrıca Miles 5 ribaund, 3 asist, 3 top çalma ve 2 blokla oynamış. Galibiyeti getirmişler takımlarına.


Ersan:
Ersan'ın oyunda olduğu her dakikayı izledim neredeyse. Ersan bulduğu boş şutları değerlendiremedi bir türlü bu maçta. Yanlış hatırlamıyorsam sadece 1 tane uzak mesafeli şutu girdi. Ama onun dışında takım arkadaşlarının içeri penetre ettiğini her gördüğünde, kendisini boşa çıkararak paslar aldı ve bunları asiste çevirdi. Milli oyuncumuz defansta Hawes'a karşı genellikle zorlandı, sonuçta daha kalıplı ve daha kilolu bir oyuncu Hawes, dışarıdan oynamayı sevse de zaten pozisyonu da pivot. Hawes esasında başarılı bir ribaundcu değil ama yine de Ersan'ın onu tuttuğunu görünce 10 ribaunda ulaşacağını düşünmemiştim. Beni yanıltıp yine savaşarak birçok ribaund aldı... Ersan'ı oyunda olduğu sürelerde Nocioni tuttu genellikle. Koç Westphal rakiple olan eşleşmelere önem verdiği için son maçlarda fazla oynatmadığı Nocioni'yi - hücumda çok kötü oynamasına rağmen - Ersan'la iyi eşleşiyor diye 25 dakika oyunda tuttu.

Jennings vs Evans:
Jennings ilk yarıda tamamen takımı oynatmaya yöneldi. Hatta ikinci çeyreğin ortalarına kadar şutu bile yoktu yanılmıyorsam ama bunun yanında 6 asisti vardı. İkinci yarıda ise şutör bir Jennings vardı parkede. Üstelik bu konuda son derece başarısızdı. Evans ise maçın başından sonuna skora giden bir oyun sergiledi. Hep bahsettiğim gibi neredeyse her pozisyonda boyalı alana girmeyi başardı. Müthiş slalomlar yaptı. En güzelini de maçın son hücumunda takımı 1 sayı gerideyken gerçekleştirdi, Bogut'u bakkala göndererek turnikeyi bıraktı ve maçı kazandırdı. 24 sayı attı.

1+1+1+1+1+1+1 = 7:
Portland Trail Blazers'ın maç boyunca yaptığı asistler bunlar. 7 oyuncu ayrı ayrı 1'er asist yaptı sadece. Kaan Kural maç içinde 2-3 kere Portland'ın çok 1'e 1 üzerinden oynadığına değinmişti yanılmıyorsam. Herhalde bundan güzel bir kanıt olamaz. Takım halinde toplam 7 asist ve Roy-Miller-Blake'in 1'er asistte kalmaları. Magic'in sıkı savunmasından çok Portland'ın kötülüğünden kaynaklandı.

NBA Tarihinin En Sahtekar Adamı: Davis


Link

Uzun süredir gündem yoğun olduğu için bu tarz eğlencelik eski videoları veremiyordum. Buyrun efendim. Bundan beterini görmedim ben bugüne dek. Flop'lara ceza verilmesi gündeme gelmişti NBA'de, bence acilen böyle bir kural yürürlüğe konulmalı. NBA yönetim kuruluna sadece şu videoyu gösterseler zaten 0'a karşı kabul edilir flop'a ceza verme kuralı herhalde.

And the NBA Best Flop Oscar goes to ... Baron Davis.

Tek Başına Takım Olanlar

Daha dün Chris Paul 19 asist yaparak, Billups'dan yoksun olan Nuggets'dan 1 fazla asist yapmıştı. Tek başına geçmişti Denver'ı bu kategoride. Bu gece Nash aynısını Wizards'a karşı yaptı 15-14 ile. Asist ile Kidd-Nash-Deron-Paul gibi isimlerin bu tarz istatistikler yakaladıklarını arada sırada görebiliyoruz. Kobe bundan tam 4 sezon evvel 20 Aralık 2005'te Mavericks'e karşı 62 sayı atmıştı 3 çeyrekte, Mavericks ise 61 sayıda kalmıştı takım olarak. Kobe fark 25-30'ları bulduğu için son çeyrekte oynamamıştı. Oynasa muhtemelen tarih yazacaktı bir takımdan daha fazla sayı bulan oyuncu olarak. Şu anda da ben ve benim gibiler onun bu performansını hatırlıyor elbette ama tarihteki yerini almasıyla aynı şey değil.

Herhalde bir oyuncunun bir istatistiği rakip takımdan daha çok üretebilmesi için zorluk şu şekilde gidiyordur: Asist < Ribaund < Sayı.

Asisti zaten sezon içinde pek çok kere görme şansına erişiyoruz. Kobe'nin 62-61'ini de sayıyoruz. Ribaund için var mıdır acaba böyle bir istatistik?

İki gün üstüste Paul ve Nash rakip takımı geçtikleri için bu yazıyı yazmaya karar vermiştim. Kobe'nin 62 attığı maça baktım ve ne göreyim? Yukarıda belirttiğim gibi Kobe'nin, Mavs'i tek başına yendiği günün yıldönümüymüş 20 Aralık. Kutlu olsun.

19 Aralık Programı

20 Aralık Pazar 02:00 (NTV Spor)/ Portland Trail Blazers - Orlando Magic
20 Aralık Pazar 02:00 / Utah Jazz - Charlotte Bobcats
20 Aralık Pazar 02:30 / Los Angeles Clippers - Philadelphia 76'ers
20 Aralık Pazar 03:00 / Atlanta Hawks - Chicago Bulls
20 Aralık Pazar 03:00 / Los Angeles Lakers - New Jersey Nets
20 Aralık Pazar 03:00 / Denver Nuggets - New Orleans Hornets
20 Aralık Pazar 03:30 / Oklahoma City Thunder - Houston Rockets
20 Aralık Pazar 03:30 / Sacramento Kings - Milwaukee bucks
20 Aralık Pazar 03:30 (NBA TV)/ Indiana Pacers - San Antonio Spurs
20 Aralık Pazar 04:00 / Washington Wizards - Phoenix Suns

Öncelikle NTV'nin sitesinde saat 4'te canlı diyor Blazers-Magic maçı için ama maç 2'de. Sonra bir problem çıkarsa uyarmadı demeyin. Bugün tahminleri tamamen bir kenara bırakıp kısaca benim tercihim olacak maçları yazacağım.

Thunder ile Rockets arasındaki maç benim ilgimi çekiyor. Ariza/Battier-Durant ve Westbrook-Brooks eşleşmeleri seyre değer olacaktır.

Bucks ile Kings karşılaşıyor. Birçoklarının hemen yılın çaylağı ilan edilen ama son 1 aydır felaket oynayan Jennings'in karşısında sezon başladığından beri "izlenmeli, izleyin, izlettirin" dediğim Tyreke Evans var. Defanstaki boşlukları çok iyi görüp delicesine, her istediğinde içeri girdiğini yazmıştım draft zamanında Evans'ın. Aynı özelliğini NBA'de de sürdürüyor. En çok serbest atış kullanan oyuncular içerisinde ilk 20'de. Size ne kadar abuk olduğunu şöyle açıklayayım, çaylak yılındaki Lebron'dan daha fazla çizgiye gidiyor Evans... Neyse işte, bu ikilinin "Yılın çaylağı benim" başlıklı kapışmalarını izlemek gerçekten büyük zevk olacak. Tyreke tahminimce üstünlük kuracaktır. Ersan'ın da yükselen form grafiğini aynen koruyacağını düşünüyorum. Hatta Thompson-Thomas ikilisi karşısında beklentilerin de üstüne çıkabilir...

NTV Spor'daki Blazers-Magic maçı da tabii ki izlenesi bir mücadele. Oden olsa daha güzel olurdu gerçi ama ne yapalım... Stan Van Gundy neden inatla takımını boyalı alandan skor üretmeleri için uyarmıyor anlamış değilim. Bu gece maçı izleyecekler lütfen dikkatle bu olayı dikkatle takip etsinler lütfen.