BIY AD

8 Ocak 2010 Cuma

Ufkumuz Açıldı

Dün gece Efes Pilsen - Olympiakos maçını izliyorum. Nur Germen'den bir bomba geldi ki sormayın. Son bir buçuk dakika falan olsa gerek 4-5 sayı civarı yenik durumdayız zannedersem. Kaç sayı olduğunun önemi yok ama gerideyiz:

"Evet Melih'ciğim şimdi hem yemememiz lazım hem atmamız lazım. Biliyorsun bazen sadece yememek yetebiliyor ama şu anda hem yemeyip üzerine de atmamız gerek, öyle bir döneme girdik."

Demek ki neymiş, gerideyken sadece yemeyerek maç kazanılmıyormuş. Atmak da lazımmış. Öğrendiğimiz iyi oldu. Teşekkürler sayın Germen.

7 Ocak Programı

8 Ocak Cuma 02:30 / Charlotte Bobcats - New York Knicks

Tek maç, TV yayını yok. Bobcats defansının ligdeki en iyilerden biri olduğunu biliyoruz. Özellikle Gerald Wallace'ı 4 numaraya çektikleri zaman hem hücumda hem savunmada Knicks'in ilacı olacaklarını düşünüyorum. Ayrıca Knicks'in temposu Diaw'ın da sevdiği bir tempo ve Diaw bu tarz maçlarda iyi oynadığında X-faktörü oluveriyor. Ha bu sene kaç kere iyi oynadı derseniz, cevaplamakta zorlanırım ayrı. Ayrıca Brown Bobcats'in o tempoya çıkmalarına ne kadar izin verir bilemiyorum.

7 Ocak 2010 Perşembe

Günün En İyileri - 6 Ocak (LeBron'dan Kobe'ye Mesaj)



Güzel paslar izleyeceğiniz bir Top 10.

Baron Davis'in yerden verdiği pas genellikle hızlı olur ama Butler'ın pozisyonu gereği topu yavaş atmak zorunda kalıyor. Bir de eliyle de çeviriyor ki...

Maynor ve Kirilenko'nun pasları da güzel ama bunları sene içinde görüyoruz, geçmişte de bol bol gördük.

LeBron'un panyanın üzerinden, dışarı doğru zıplayarak attığı sayı tabii ki muhteşem. Ama bundan 1.5 ay kadar önce Kobe'nin attığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü Kobe, rakibin ufak bir itmesi ile istemdışı olarak dışarı düşerken son çare olarak atıyor. LeBron ise bilerek, isteyerek o tarafa zıplayıp atıyor. Arada bence fark var.

1 numarada Celtics'in mükemmel son saniye hücumu var. Son saniye derken harbici son saniye, hatta 0.6 saniye. Eskiden sorgulardım niye bu hücumların hiç kullanılmadığını ama özellikle son birkaç yılda kısa süre kaldığında bu tip pozisyonları izlemeye daha bir alıştık. Ayrıca şunu belirtmem lazım ki, Pierce'ın pasının şiddeti ve isabeti mükemmel.

5 Puanla 5 Yıl Geriye Gitmek

Birçoğunuzun bildiği üzere Galatasaray'a Cemal Nalga olayı nedeniyle verilen 5 puanlık ceza 2-3 saat kadar önce kaldırıldı. Gerekçe de "yasal dayanağı olmaması". Neresinden tutsan elinde kalıyor karar. İlk başta rezaleti örtbas etmek için göstermelik ceza ver, üzerinden 2 ay geçsin millet sakinleşsin sonra cezayı kaldır. Eee? Şimdi sadece Cemal Nalga ve Tufan mı ceza aldılar yani? Bu mudur?

Unutmayalım ki bu iki oyuncu ve o olay sırasında görevdeki koçlar, hepsi kulübün çalışanları. Bir çalışanınız bir kuralı ihlal ettiğinde kulüp/firma nasıl olur da ceza almaz ve bütün yük bireylerin üzerine atılır? Galatasaray kulübü bireysel seviyede bile olsa sahtekarlık yaparak Nalga'yı cezalıyken oynatıyor ve kulüp bu sahtekarlıktan doğan bir ceza almıyor. Oldu olacak hükmen yenik sayıldıkları maçları da geçerli saysaydınız?

Bu 5 puanlık cezanın kalkmasıyla Galatasaray belki 2 veya 3 sene kazandı/kazanacak ama basketbolumuzun değerleri açısından 5 sene geriye gittik...

Not: Klasik 'Pis Fenerli' tepkileri gelecektir ama ben Galatasaray'lıyım. Öyle bir sorun var =)
Gecikmiş edit: İmla hataları.

Şans Faktörü Kariyer Bitirebilir

2006-07 sezonunun başlarında, tam da Steven Hunter'ın sakatlığı nedeniyle ilk 5'e yerleştiği sıralarda, antrenmanda bileğini kırmıştı Shavlik Randolph. Elbette potansiyeli ve ulaşabileceği nokta sınırlı bir oyuncuydu ama hiç de fena oynamıyordu ilk 5 çıktığı 7-8 maçlık dönemde. Yanlış hatırlamıyorsam diğer Philadelphia'lı oyuncular yaşanılan sahnenin çok kötü olduğunu ve sahanın diğer tarafından olayın boyutunu anladıklarını söylemişlerdi. O günden sonra belini doğrultamadı Randolph.

Sezon başında Heat ile sözleşme imzalayan ancak hiç dakika bulamayan Randolph'u, Heat birkaç hafta kadar önce serbest bırakmıştı. 30 Aralık'ta da, Billa ve Oden'ın sezonu kapamaları nedeniyle uzun oyuncu arayışına giren Blazers, Randolph ile sözleşme imzalamıştı. Onlar bile bu kadar zorda kalmalarına rağmen Randolph'u dün serbest bırakmışlar. Sadece 1 hafta sürdü Blazers ile NBA macerası. Bir sakatlık nelere kadir Randolph'un kariyerine bakarak görebiliyoruz...

Dediğim gibi, Randolph öyle yetenekli bir uzun değil ama NBA'de ne uzunlar, sadece boyları uzun olduğu için oynuyorlar. Randolph da kendisini gösterme şansı geldiğinde, talihsiz bir şekilde sakatlandı ve kariyeri bir daha yoluna girmedi. Ta o zamanki sakatlık için, buradan kendisine geçmiş olsun diyorum.

Not: Belki önemsiz bir oyuncu kendisi fakat bu tür detayları yazmak hoşuma gidiyor.

Takım Yakan Bozuk Saatler

Son 1 haftada iki tane ufak çaplı skandal vukuu buldu NBA'de. İlkinden, 2 gün sonra haberim olduğu için paylaşmamıştım. Buyrun önce onu koyayım:


Link

Atlanta Hawks ribaundu aldıktan sonra şut saatleri 24 yerine 14'ten başlıyor. Rakip sahaya geçip hücum başlayana kadar 4 saniye kalıyor. Gerçi ilginç bir şekilde Bibby ve Josh Smith'in saatten haberleri yok gibi geldi bana. Normal Hawks'da ve Bibby'de heyecan veya çabuk oynama telaşı görmedim. Aslında bence normal olan şey de farkına varmamaları, çünkü henüz 7-8 saniye geçmişken niye baksınlar ki saate? Sonuç olarak pozisyondan dolayı herhangi bir geri dönüş veya yeniden hücum olmamıştı. Ama Hawks'un da bu pozisyonda zorlama ve çabuk bir atış yapmak zorunda kaldığını düşünmediğim için bence çok da büyük bir sorun yok. Maçın devamında Cavs galibiyeti alan taraf olmuştu. Masa hakeminin yanlış tuşa basmasından dolayı meydana gelen ufak çaplı bir skandal. Şu olay playoff'larda falan olsa. Amanın aman.
(Edit: Bibby'nin açıklamasına göre saati farketmiş ve topu Josh Smith'e aktarmış. Halbuki benim bildiğim Bibby şut saatini 3 veya 2'de gördüğü anda üçlüğü gönderirdi potaya. Yanılttı Bibby beni. Belki de oyun durduğunda hakemlere itiraz eden koç Woodson, onun böyle demesini istemiştir =) Ayrıca, Hawks itirazda bulunmuş ama bu itirazın onaylanması çok düşük bir ihtimalmiş.)

Sırada dün gece Heat'in başına gelen saat problemi var. Bu sefer şut saati değil, kronometrede hata oluşuyor.


Link

01:10'da dikkat edin, zaten özellikle durdurup gösteriyorlar; kronometre yaklaşık 1-1.5 saniyeliğine duruyor. Bir pozisyon sonra Celtics maçın son hücumunu kullanırken, Wade topu çalıyor, gidiyor smacı basıyor ve 0.6 saniye kalıyor. Sonraki pozisyonda kenardan topu oyuna sokan Pierce, Rondo'ya alley-oop pası atıyor. Sonuç: Basket ve uzatmalar. Halbuki kronometre düzgün çalışmış olsa belki de Wade maçı kazandırmış olacaktı.

İki maçta da olayın son çeyrekte ve 'büyük' takımların lehine olması tesadüf mü? Bence kesinlikle evet. Ama yine de, kesinlikle tat kaçıran olaylar bunlar. Kimilerine göre maçların saat/kronometre bozulduktan sonraki kısımları tekrar oynanmalı. Ama bana sorarsanız gerek yok çünkü Hawks'lu oyuncular olayın farkında değillerken, Heat maçında kimse olayın farkına varmamış. Oyuncular da o saat gayet doğruymuşçasına oynadılar. Yani Shaq'ın 5. faulünü yapmışken, 6. faulünü almış gibi gösterilmesine benzemiyor bana kalırsa. O yüzden bu iki maçtan biri tekrar ettirilirse bana göre sürpriz olur. Tabii bu konudaki kurallara delicesine hakim olmadığımı belirtmeliyim...

Umarım gördüğümüz son hatalar olur. Çünkü Playoff'larda bu tarz şaibeli maçların yaşanması, çok büyük yaygaralar kopması anlamına gelir.

6 Ocak'tan Notlar

Günün X-faktörü:
Aslında Nets'i yenmek için x-faktörüne falan gerek yok ama Crawford kenardan gelerek 29 sayı katkı sağlamış Hawks'a, hem de ondan alışık olmadığımız bir şekilde yüzdeli atarak. 4 ribaund ve 3 asisti de var ayrıca. 119-89 rahat kazanmış Hawks tabii ki.

Günün etkisiz elemanı:
Oberto'nun ilk 5 başladığı maçta 11 dakika içerisinde yaptıkları: 0 şut denemesi, 0 sayı, 0 ribaund, 0 asist, 0 top çalma, 0 blok hatta top kaybı bile yok. Sadece 4 faul. Yahu insan birşey yapar be kardeşim. Bir topa değer.

Boşa kürek çekenler:
Carl Landry de 31 sayı ile kariyer rekorunu kırmış yanılmıyorsam. Yanında 10 ribaund ve 2 top çalma. Şut yüzdesi de: 14/23. Ama Suns takım halinde iyi oynayarak Rockets'ı118-110 yenmiş. Yazık olmuş gerçekten Landry'nin oyununa.

Aaron Brooks da bir guard olarak %50 isabetle ve 6/12 üçlük ile 34 sayı üretmiş. 4 de asist yapmış.

Rashard Lewis, geçen seneki formundan çok uzak ama dün bu sezonki en iyi maçlarından birini oynamış 5/10 üçlük isabeti sayesinde 24 sayı bulmuş, 5 ribaund almış, 5 top çalmış. Yine de Raptors'a yenilmekten kurtulamamışlar. Üç maçtır üstüste kaybediyorlar. Bir değişiklik şart gibi Magic'te.

Wade takımını oyunda tutmak için elinden geleni yapmış. 44 atarak bu sezonki en yüksek sayısına ulaşmış, ayrıca 5 ribaund alıp 7 asist yapmış ve ilginç olarak sadece 2 top kaybetmiş. Maç berabereyken topu çalıp smaca gitmiş ama 0.6 saniye kala Rondo'nun alley-oop'u ile maç uzatmaya gitmiş. Sonra da Celtics fazla gelmiş Heat'e. Bu arada maçın uzatmaya gitmesinde hakemlerin veya saatteki bir teknik sorunun da payı var, ona da değineceğim daha sonra.


Takımı baltalayanlar:
Jonny Flynn 11'de 1 isabet ve 4 top kaybı ile destan yazmış. Warriors-Wolves maçı olduğu için çok da üzerinde durmaya gerek yok. 107-11 Warriors kazanmış.

Nick Young, Arenas ve Miller'ın yokluğunda 37 dakika almış. Sorumluluk almaya çalışmış ama 18'de 5 atarak yüzüne gözüne bulaştırmış. Cavs için çok rahat bir maç olmuş: 121-98.

Heat dış oyuncuları harikalarmış tek kelimeyle. 6/28 isabetle oynamış Arroyo, Beasley, Q-Rich, Chalmers 4'lüsü. Wade ne küfretmiştir içinden.

İyi mi kötü mü?
Dwight Howard 10'da 7 isabetle 20 sayı atmış ve yanında 12 ribaundu var ama 9 top kaybı da nedir be kardeşim? İyi değil orası kesin de, baltacı sıfatını yapıştırarak ayıp etmek istemedim Howard'a.

Günün hayvan performansları:
Rondo'nun istatistikleri ilk bakışta dikkat çekmiyor: 25 sayı, 4 ribaund, 8 asist ama bunları 9/12 saha içi ve ilginç bir şekilde 7/8 serbest atış isabeti ile yapınca takdir edesim geldi. Hatta 6 top kaybını da es geçtim. Esasında Celtics'in ilk 5'ini komple buraya koymak lazım. Kaç kere böyle yazdım acaba Celtics için bu sezon?

Celtics gibi Suns'ı da buraya takım olarak koymak lazım. Her ne kadar Nash 26 sayı, 12 asistiyle ön plana çıkıyorsa da ve sistem ona bağlı olsa da, takım halinde 13/25 üçlük isabeti bulduklarının altını çizelim. İlk 5'in 4'ü 20 sayı ve üstünde atmış.

Baron Davis 18'de 10 saha içi isabetiyle 25 sayı, 5 ribaund, 10 asist, 2 top çalma... Devamı aşağıda.

Günün sürprizi:
Lakers 91 - Clippers 102. Baron Davis oynayınca, Clippers bambaşka bir takım oluyor gerçekten. Eh tabii Fisher'ı karşısında görünce de dayanamamış Davis. Takım olarak 4/15 üçlük atmalarına rağmen, boyalı alanda domine etmişler Lakers'ı. Odom-Bynum ikilisinin oldukça zorlanacaklarını yazmıştım zaten ama bu kadarını da beklemiyordum. İkisi toplam 10/27 isabette kalmışlar. Kobe de artık kötü gününde olduğundan mı yoksa Butler'ın savunması sayesinde mi bilmiyorum 30 şutundan sadece 10'unu sayıya çevirebilmiş. Eh mağlubiyet kaçınılmaz olmuş.

Bizimkiler:
Hedo %50 isabetle 17 sayı üretmiş ve Raptors'ın maçı kazanmasındaki en önemli faktörlerden biri olmuş. Calderon'un dönmesi milli oyuncumuzun asistlerinin azalmasına neden olacak gibi yine. 4'te kalmış bu kategoride.

Mehmet ise 3. çeyrekte kopan maçta 9 sayı ve 4 ribaundla oynamış.

Arenas'ın Şakası Kaka Oldu (Sezonu Kapadı Sayılır)

Arenas'ın cezasının, Artest olayındaki gibi örnek teşkil etmek için, çok büyük olabileceğine şu yazının sonunda değinmiştim. Şu üstteki resim Stern'ü çok kızdırmış olsa gerek. Nitekim 2 saat kadar önce NBA tarafından, Arenas'a süresiz olarak maçlara çıkmama cezası verildiği açıklandı. Yani diğer anlamıyla, bir sonraki karara kadar. Bu da NBA'in soruşturmasının bittiği güne denk gelecek. Neden FBI ve polisin soruşturmasının bitimine kadar bir ceza verilmemiş orasını anlamadım. Tabii NBA'in soruşturması bitince de ne olacağı meçhul. Ama Arenas çok büyük ihtimalle NBA tarafından suçlu bulunacak ve sezon sonuna kadar da ceza alacak gibi duruyor. Stern'ün kafasındaki plan budur herhalde. Hatta Arenas mahkemede de suçlu bulunursa, Wizards, deli dolu oyuncunun şişkin kontratını (2014'e kadar 96 milyon dolar) feshetme hakkına sahip olacak. Hatta böyle bir gelişmeyle beraber Adidas da herhalde sponsorluk anlaşmasını yırtar atar. Kısacası işler çok karışık.

Stern'ün NBA'in prestijini ne denli koruduğunu ve bu amaç doğrultusunda kimsenin gözünün yaşına bakmadığını biliyoruz. Son zamanlarda Artest, Chris Andersen ve Carmelo Anthony bu konuda ilk aklıma gelenler (kesin aklıma gelmeyen önemli örnekler vardır). Hatta playoff'larda da Diaw-Amare ikilisi vardı, hiçbir şey yapmamalarına rağmen bir kavga/tartışma sırasında bench'ten kalkıp hakem masasına doğru yaklaştıkları için ceza almışlardı. Kısacası NBA'in marka değerini aşağı çekecek hareketlere kesinlikle tolerans gösterilmiyor.
Dün Arenas'ın yaptığı ve bu yazının üstündeki fotoğrafı gün içinde de paylaşmıştım. Aslında kendisiyle dalga geçmesi bakımından komik evet ama disiplinsiz bir hareket ve kesinlikle "Ben hatayı yaparım, üzerine de utanmadan dalgamı geçerim." şeklinde bir mesaj var. Bir NBA sever olarak eğlenmiş olsam da "Vay anasını bunu da mı yapmış?" şeklinde tepki göstermiştim. Nitekim Wizards takımı da Stern'ün kararını desteklemiş. Fotoğraftaki hareketi kastederek şu açıklamayı yapmışlar: "Arenas'ın dün gece yaptıkları ve söyledikleri (Stern için 'kötü biri' demiş) kesinlikle kabul edilebilir şeyler değildi. Ayrıca bu davranışlar bazı oyuncularımızın komiğine gitti, bu da kesinlikle kabul edilemez... Kulübün sahibi Abe Pollin (yaklaşık 1 ay önce vefat etti) önderliğinde bu tarzdaki davranışlara asla tolerans göstermedik, bundan sonra da gösterecek değiliz."

Acaba Türkiye'de olsa bu cezayı alan oyuncunun kulübü nasıl bir tepki gösterirdi federasyona? Bir düşünün. Başka da yorum katmıyorum Wizards takımının açıklamasına. Takdir ettim, saygı duydum.

Arenas bu sezon kaçırdığı her maçta 147200 dolar kaybedecekmiş. Üstelik de ironik olarak kararın çıktığı gün yani 6 Ocak, Arenas'ın doğumgünüymüş. Mükemmel bir doğumgünü hediyesi geldi Stern'den. İyi ki doğdun Arenas!

Son 2 senesini diz sakatlığı ve ardından parkeye erken dönme sevdası nedeniyle kaçıran Arenas şimdi prestjini ve insanların/NBA takımlarının gözündeki değerini iyice ayaklar altına alacak bir durumla karşı karşıya. Bundan 3 sezon önce LeBron'a meydan okuyan 1 numaralı adam idi. Şimdi ise kariyeri açısından çıkışı olmayan, dipsiz bir kuyuya düşebilir. Nereden nereye...

6 Ocak 2010 Çarşamba

6 Ocak Programı

7 Ocak Perşembe 02:00 / New Jersey Nets - Atlanta Hawks
7 Ocak Perşembe 02:00 / Washington Wizards - Cleveland Cavaliers
7 Ocak Perşembe 02:00 (NBA TV) / Toronto Raptors - Orlando Magic
7 Ocak Perşembe 02:30 / Boston Celtics - Miami Heat
7 Ocak Perşembe 03:00 / Golden State Warriors - Minnesota Timberwolves
7 Ocak Perşembe 03:00 / New Orleans Hornets - Oklahoma City Thunder
7 Ocak Perşembe 03:30 / Detroit Pistons - San Antonio Spurs
7 Ocak Perşembe 04:00 / Houston Rockets - Phoenix Suns
7 Ocak Perşembe 04:00 / Memphis Grizzlies - Utah Jazz
7 Ocak Perşembe 05:30 / Los Angeles Lakers - Los Angeles Clippers


Nets için çok fazla bir şey yazmaya gerek yok, zaten halleri ortada. Atlanta'nın moral bulma maçı olacak gibi bu akşam. Zaten takım kötü oynadığı için toplantı da yaptılar.

Hidayet bu gece NBA TV ekranlarında eski takımına karşı mücadele edecek, eski taraftarının önüne çıkacak. Kendisinin yerini alan Vince Carter karşısında etkili bir oyun sergileyeceğini öngörebiliriz çünkü Carter gerçekten çok formsuz ve bileği de onu etkiliyor. Howard ise Raptors'un zayıf pota altına karşı Orlando'nun en etkili kozu olacaktır, tabii üçlüklerden fırsat bulup onu beslerlerse.

Bundan 5 sezon önce finalde karşılaşan iki takımdan biri o günleri mumla ararken, diğeri zor da olsa zirvede tutunmaya çalışıyor. Spurs son aldıkları galibiyetlerle biraz toparlandığını gösterdi ama Pistons için aynı durum söz konusu değil. Hamilton, Prince, Gordon, Villanueva gibi isimler sakatlıklardan döndü ama Pistons hala çökük durumda. Hamilton'ın şut yüzdesi yerlerdeydi son maça kadar, dün gece %50'nin üzerine çıkarak belki bir işaret vermiştir bizlere? Yine de Spurs kazanacaktır. Tabii Ginobili'nin bütün takıma hastalığını yaymadığını varsayarsak.

Los Angeles derbisinde, Clippers cephesinde Kobe'yi durdurabilecek bir oyuncu yok. Rasual Butler fena bir savunmacı değil ama karşısında dünyanın en iyi şutör guard'ı olacak. Takımı sıkıştığında sazı eline alan süper yıldız, bu maçta ön planda olacaktır, çünkü Odom-Bynum ikilisi bugün zorlanabilirler Clippers pota altına karşı.

Celtics'de Pierce ve Rondo takımdaki yerini alıyor bu gece. Garnett ise yok.

Hawks, Raptors'ı Örnek Aldı

Aralık ayının ilk günlerinde Raptors takımının oyuncuları, Hawks'dan 31 sayı fark yedikleri gece toplanıp kötü gidişatı nasıl değiştirebileceklerini konuşmuşlardı. Özellikle de defans problemlerine dikkat çekilmişti bu toplantıda. Raptors o günden beri 10 galibiyet alıp sadece 5 kere yenildi. Aslında bu toplantının defanslarını iyileştirdiğini söylemek çok da doğru olmaz ama en azından fikstürün de yardımıyla, ufak çaplı bir çıkışa geçtiler diyebiliriz.

Şimdi de son 6 maçın da 5'ini (ve son 4 maçını) kaybeden Atlanta Hawks takımı aynı Raptors gibi bir toplantıya yapmış. Yine toplantıda defansa dikkat çekilmiş. Al Horford konuyla ilgili "Hücumda sorun yaşayınca savunmada mücadele etmeyi bırakıyoruz halbuki şutlarımız girmediği zaman savunma yapıp maçın içinde kalmalıyız." demiş. Marvin Williams ise "Tamamen pozitif bir toplantıydı." şeklinde özetlemiş olayı. Bu tarz toplantıların, takımı pozitif etkilediğini geçmişte pek çok kereler gördük. Bakalım aynı etkiyi Hawks'da da görebilecek miyiz?

Ama bana kalırsa yanlış bir zamanda yapmışlar toplantıyı. Bu gece Nets ile oynuyorlar, toplantı yapmamış olsalar da bu gece farklı kazanıp moral bulabilirlerdi. Gerçi Nets'den sonra üstüste Celtics-Magic-Celtics maçlarına çıkacaklar...

Gerçekten Şakası da Oluyormuş

Taraftarlardan biri de pankartta yazan cümleyi aynen bağırmış salonun sessiz olduğu bir anda.

Konu hakkında bilgisi olmayanlar şuraya tıklayabilirler.

5 Ocak'tan Notlar

Günün hayvan performansı:
Kenyon Martin'den 27 sayı ve 13 ribaund gelmiş hem de 11/18 isabetle. K-Mart en son ne zaman 27 sayı atmıştır acaba? Denver'daki ilk yılı diye bir tahminde bulunayım. 27 sayı ya. Yine şaşırdım şimdi.

Gecenin sürprizlerinden birine imza atan Indiana'da Roy Hibbert 26 sayı 8 ribaund 3 asist 4 blokluk performansıyla maçı kazandıran isim oldu. Hem de Dwight Howard'a karşı.

Steve Nash 7 top kaybı yapmış ama bunun yanında %50 şut isabeti ve 13/13 faul ile 30 sayı göndermik Kings potasına. 13 kere de takım arkadaşlarını sayıyla buluşturmuş. Daha ne yapsın bir oyun kurucu?

Zach Randolph Blazers pota altına karşı 27 sayı, 14 ribaund, 3 asist ve 3 top çalma ile oynamış. Aslında normal sayılır son zamanlardaki formuyla kıyaslayınca.

Lamar Odom. Hep diyorum bu adam uzun forvet oynamalı, oynamak zorunda diye. Triple-double'ın kıyısından dönmüş. 17-19-9 ile. Hayvansın Odom. Phil Jackson inşallah bir daha bu adamı kısa forvette kullanmaz. Basketbol zevkimiz açısından diyorum, yoksa Lakers'ın aleyhine olması pek de umrumda değil.

Takımı Baltalayanlar:
Vince Carter dengesiz form grafiğine berbat bir halka daha ekledi. 15'te 2 isabet oranı gerçekten yakışmıyor yıldız oyuncuya. Yalnızca 6 sayı attı Indiana karşısında. Burkmuş olduğu bileği onu etkiliyor olabilir...

Iverson oynadığı berbat son çeyrek ile bu listeye giriyor. Sixers'a maçı kaybettiren isim oldu adeta. 34 dakikada yalnızca 4 sayısı ve 5 asistine karşılık tam 7 top kaybı yaptı. Kontrati garanti hale geldikten hemen sonra gelen bu performans rastlantı mı? Evet ama yine de Iverson'ı baltacı yapmaya yetti.

Boşa kürek çekenler:
Warriors takımından 3 isim giriyor listeye... Monta Ellis 14/29 isabetle 32 sayı üretip yanına 6 asist eklemiş ama Carmelo-Billups'sız Nuggets'a yenilmişler yine de. Tabii son saniyede maçı hakemlerin Denver'a hediye ettiğini de unutmayalım. Stephen Curry de 10/13 saha içi isabetiyle 26 sayı üretip, 6 asist yapıp, 3 de top çalmış. En ilginci ise 6/6 üçlük atması. Zaten iyi bir şutör ama Kerr bile 6/6 üçlük attığında şaşırırım ben yani. Çok zor iş. Maggette de neredeye şut kaçırmadan oynamış. 12/16 saha içi ve 11/12 serbest atış isabeti. Yanına da 7 ribaund, 3 asist ve 2 top çalma eklemiş.

Dalembert bu sezonun şüphesiz en iyi oyununu oynadı Wizards karşısında ama galibiyet için yeterli olmadı. 20 sayı 20 ribaund ile oynarken hiç blok yapmamış olması ve 4'te 4 serbest atış isabeti kendisinden beklenmeyecek istatistikler olarak kağıda geçti. Ayrıca 76'ers'dan Igoudala da var... 20 sayı, 6 ribaund, 8 asist ve 4 top çalma ile oynadı.

Tyreke Evans, Suns'a karşı 27 sayı, 11 ribaund ve 7 asist ile oynamış, ayrıca 2 de top çalmış. Ama 24 sayı bulan Casspi'den başka pek yardımcı çıkmamış kendisine.

Aldridge dönmüş ama buna rağmen Brandon Roy adeta tek başına direnmiş rakibe. %50 şut isabetiyle 27 sayı atıp, 9 da asist yapmış Roy.

İyi mi kötü mü?
Gooden 4-16 şut isabetiyle oynarken yanına 18 ribaund alınca ve bunların 9'u hücum ribaundu olunca kararsız kaldım nereye koysam diye.

Günün X-Faktörü:
Jason Terry kenardan gelip coşmuş yine. 19'da 11 şut isabetiyle 26 sayı ve 5 asist, top kaybı da yok.

Bobcats'te Ronald Murray, kendini aşarak yaptığı skor katkısı ile galibiyette önemli bir pay sahibi oldu. 8-12 isabet oranı ile 25 sayı buldu Murray.

Ersan:
Ersan maça çok iyi başlamasına rağmen ilk çeyrekteki 4 ribaund 2 asistten sonra sadece 13 dakka süre bulabildi. 5 ribaund 4 asist 2 sayı ile tamamladı maçı. Ersan'ın dakikalarında ciddi bir düşüş var son maçlarda. Gerçi bu maçta ne olduğunu bilmiyorum, erkenden koptuğu için de oynamamış olabilir. Ama umarım en yakın zamanda toparlar Ersan kendisini.

Savunma:
Lakers 88-79 kazanmış Rockets'a karşı. Houston 4/23 üçlük isabetinde kalırken, saha içi isabeti de %40'ı ancak bulmuş. Rockets'ın da Lakers'ı 88'de ve 2/10 üçlük oranında tuttuğunu es geçmeyelim.

Sabırsız Morrison


Link

Bitse de gitsek havasında, fark 40 iken "Hadi kısa kesin de maç bitsin der" gibi adeta.

5 Ocak Programı

6 Ocak Çarşamba 02:00 (NBA TV) / Chicago Bulls - Charlotte Bobcats
6 Ocak Çarşamba 02:00 / Orlando Magic - Indiana Pacers
6 Ocak Çarşamba 02:00 / Washington Wizards - Philadelphia 76'ers
6 Ocak Çarşamba 02:30 / Milwaukee Bucks - New Jersey Nets
6 Ocak Çarşamba 03:30 / Detroit Pistons - Dallas Mavericks
6 Ocak Çarşamba 04:00 / Golden State Warriors - Denver Nuggets
6 Ocak Çarşamba 05:00 / Memphis Grizzlies - Portland Trail Blazers
6 Ocak Çarşamba 05:00 (NBA TV) / Phoenix Suns - Sacramento Kings
6 Ocak Çarşamba 05:30 / Houston Rockets - Los Angeles Lakers

NBA TV'de yayınlanan ilk maç Rose ve genel olarak Bobcats sempatimden dolayı benim açımdan ilgi çekici. Chicago'nun son dönemdeki çıkış sonrasında dün gece Oklahoma City duvarına çarptı. Hiç dinlenmeden Bobcats deplasmanına gidiyorlar bu gece ama bireysel olarak Derrick Rose veya - ufak bir ihtimal de olsa - bir başkası patlama yapmaz ise, işleri çok zor gözüküyor. Charlotte son 2 maçını kazandı ve evinde...

NBA TV'deki ikinci maç da seyir zevki açısından oldukça potansiyelli. Tek sorun Phoenix'in bir anda kopup gitme ihtimali. Ama onun dışında: Nash-Amare ve Phoenix sistemine karşı Evans ve Kings'in gençleri... Kesinlikle izlenesi.

Sixers'ın dibe vurduktan sonra artık bir şekilde çıkması şarttı ve son 4 maçın 3'ünü kazanarak (Portland,Sacramento,Denver) bunun sinyallerini verdiler. Böyle bir periyod için olabilecek en iyi rakip var karşılarında. Washington bir yandan Arenas'ın skandallarıyla çalkalanırken takım olarak da iyi durumda değil. Sixers evinde taraftarına mutlu bir gece yaşatmaya yakın. Ama savunmalarının ne kadar kötü durumda olduğunu hatırlatmakta yine de fayda var.

Rockets genel olarak Lakers'a ters gelen bir rakip. Bu sezon 3. kez karşı karşıya geliyorlar. Lakers ilk maçı sadece 1 sayı farkla kazandı, diğerini ise kaybetti. Zaten geçtiğimiz sezon playoff'larda yine T-Mac ve Yao'dan yoksun Rockets'ı ancak 4-3 geçebilmişlerdi. Savunmaların ön plana çıkacağı bu maçta Artest ve Odom oynayacaklarmış ama Gasol çok büyük ihtimalle yok. Yani yine dar bir rotasyon veya etksiz - hatta negatif etki eden - bir bench Lakers'ı bekliyor. Hele Odom veya Artest oynamazsa... Kısacası hiç kolay bir maç olmayacak bence.

Grizzlies - Blazers'da ise bir tarafın pota altı inanılmaz formda, diğer tarafın boyalı alanı ise Juwan Howard tarafından korunuyor. Maç 48 dakika çekişmeli gidecek olursa Randolph-Gasol ikilisi 70 sayı 50 ribaunda ulaşabilirler. Roy insanüstü işler yapmazsa, Grizzlies boyalı alandaki üstünlüğü ile kazanmalı.

5 Ocak 2010 Salı

Kritik Rakam 4

Sezon başlamadan evvel Durant'in +/- istatistiği hakkındaki eleştirilere yer vermiştim. Takım arkadaşlarını daha çok oyuna sokarak Thunder'ı başarıya taşıyabileceğini ve ortalama 4 asiste ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu yazmıştım. Bu sezon ortalama 4 asiste çıkmadığını biliyordum zaten ama dönüp bir bakayım dedim Durant'in durumuna. Çıkardığım istatistikler beni bile şaşırttı. Thunder'ın bu sezonki galibiyet-mağlubiyet sayısı: 19-15... Burada bir sorun yok, tam olarak beklentilerimi karşılıyorlar - hatta çok az daha iyiler. Ama bu istatistiği 4 asist kriterine bölünce karşımıza çıkan sonuçlara bakalım.

Durant'in 4 asist ve daha çok yaptığı maçlar: 12-3
Durant'in 4 asistten daha az yaptığı maçlar: 7-12


Üstelik Durant'in 4 asist yapıp da kaybettikleri 3 maçtan 2'si Lakers'a karşı kılpayı giden karşılaşmalar. Yani zaten kazanmaları kesinlikle beklenilmeyen maçlar... Durant aynı yolu izlemeye davem etsin, Westbrook dış şutlarını ve yakın mesafedeki bitiriciliğini geliştirsin, Green de biraz daha güçlensin: Yıllar boyunca playoff'a abone, hatta 1 yıldız eklentisiyle zirveye oynayan bir takım izleyeceğiz inşallah... Seviyorum bu gençleri.

Şirin Dev

Arenas: Şaka Yaptım

2 hafta kadar önce Arenas'ın silahlarını Verizon Center'daki dolabında tuttuğunun ortaya çıkması haberini yazmıştım. Birkaç gündür taze haberler geliyordu ama ben yazamadım. Şimdi toplu halde güncellemenin zamanı:

1 Ocak: Arenas ile takım arkadaşı Crittenton'a kumar borcunu ödememekte ısrarcı olduğu ve bu konuda çıkan bir tartışma sonrasında Arenas'ın Crittenton'a silah çektiği iddia edildi. Crittenton de boş durmamış tabii, o da silahını çekmiş. Crittenton'ın bir arkadaşı olayı direk oyuncunun kendisinden duyduğunu ve Crittenton'ın bir suçu olmadığını söyledi.

2-3 Ocak: Arenas hem kumar borcu hem de silah çekme iddialarını yalanladı. Hatta haberi yapan gazeteyi mahkemeye vereceğini söyledi. Ayrıca bu konuyla ilgili çıkacak karardan ilgili tedirgin veya heyecanlı olmadığını, sadece silahları salona getirmesinin yanlış olduğunu kabul ettiğini söyledi.

3 Ocak:
Crittenton'ın menajeri, oyuncusunun yanlış hiçbir harekette bulunmadığını ve Arenas ile birbirlerine silah çekmediklerini söyledi. "Bugünlerde herkes hikayeyi tamamen bilmeden yazıp çiziyor ve spekülasyon yaratıyor. Soruşturma bittiğinde herkes Crittenton'ın yanlış birşey yapmadığını görecek." dedi.

4 Ocak: Arenas federal savcılara ve Washington polisine olayın detaylarını anlatmış ve basınla da şu paylaşılmış: "Evimde 4 tane boş silah vardı bunları çocuklarımdan uzak tutmak için kulübün salonuna getirdim. Mermi yoktu. Yeni yasalar gereği Washington'da boş silah bulundurmanın yasak olmadığını zannediyordum, yanılmışım.

Ayın 21'inde boş silahları alıp çıkardım ve takım arkadaşıma şaka yaptım. Çıkan raporların aksine kimseyi tehdit etmedim. Kimseye doğrultmadım. Şaka olsa bile yaptığım bir hataydı ve yanlıştı. Silahları oraya getirmemem lazımdı. Şimdi anlıyorum ki, boş olsa bile silahla şaka yapılmaz. Bu yargılama eksikliğinden dolayı yaptığım hareketin, takımıma, takım arkadaşlarıma, NBA'e ve izleyicilerine olan etkisi için özür diliyorum. İleride bu tür şeyler yapmayacağım.

Polis departmanına ve savcılara da bugünkü görüşmede gösterdikleri nezaket ve profesyonellik için teşekkür ediyorum. Bu konunun soruşturması süresince onlarla ve NBA ile işbirliği içinde olmaya hazırım."


Sezon boyu maça çıkmama cezasından, hapis cezasına kadar pek çok değişik ceza verilebileceği yazılıp çiziliyor. Yorum yapacak konumda değilim ama muhtemelen Stern oldukça büyük bir ceza verecektir. NBA, tıpkı Artest olayında olduğu gibi "Bakın örnek teşkil etsin size, yapanın başına bu gelir." diyebilir. Bakalım hep beraber bekleyelim görelim, neler olacak.

Reklam Böyle Yapılır (All-Star 2010)


Link

4 Ocak'tan Notlar

Defans:
Beasley ile Josh Smith'i tokuştursak Beasley kırılır demiştim. Dün gece işler tam tersine dönmüş. Beasley-Wade ikilisi 50 sayı, 16 ribaund ve 7 asist ile Hawks'u bitirmişler. Tabii asıl olay Heat'in savunmasıymış, Hawks'u %35'te tutarak sadece 75 sayı üretmelerine izin vermişler. Hawks'un 11 asisti de herşeyi anlatıyor.

Thunder rakibine 25 hücum ribaundu vermesine rağmen (kendi aldıklarından 12 fazla) maçı kazanmış. Hem de yine rakiplerinden tam 6 top kaybı yapmalarına rağmen. Bunun da nedeni savunma da Bulls'un %35 ile şut atmalarını sağlamışlar. Bulls 85 sayı atabilmiş...

Günün hayvan performansı:
Westbrook 13/24 isabetle 29 sayı atmış, 6 da asist yapmış takım arkadaşlarına. Ayrıca 7 ribaund aldığını da belirtelim.

Marcus Camby yine yapmış yapacağını. 9 sayı, 15 ribaund, 6 asist 3 top çalma ve 3 blok. Denver yıllarındaki gibi bol asist yaptığı çok maç gördük bu sezon ama işin ilginci Clippers o zamanki Nuggets'ın temposunda oynamıyor. Buna rağmen Camby asistlerini yapıyor.

Boşa kürek çekenler:
Andre Miller 22 sayı 16 asist ve 3 top çalma ile takımını maçta tutmaya çalışmış. Tabii takımdaki o kadar eksikle bu çabası yetersiz kalmış.

Günün X-faktörü:
Devin Brown 30 sayı ile kariyer rekorunu kırmış. Şaka gibi. 20'de 11 saha içi 8'de 5 üçlük isabeti hem de. Devin Brown... Vay anasını sayın seyirciler. Ayrıca deplasmanda Utah'ı %38'de tuttuklarını da hatırlatalım. Devin Brown ve defansları sayesinde kazanmışlar.

D'Antoni'den Geç Gelen Hediye


Link

Videoyu kesmiştim, saklıyordum bir ara kullanırım diye. Baktım Nate üstüste 2. maçını oynadı ve bundan sonra da oynayacağı açıklandı. Buyrun video. Mike D'Antoni, Knicks taraftarlarının Noel günü, Heat maçında dile getirdikleri isteği kıramadı.

Bundan birkaç gün kadar önce, takas edilmesi ciddi bir şekilde gündeme gelen, hatta menajeri takas isteğini açıkladı diye ceza alan Nate Robinson yeniden Knicks ile beraber maçlara çıkıyor. Biraz geç oldu ama Madison Square Garden'daki taraftarlar artık mutlu olacaklar. Ya da "Eskisi kadar mutsuz olmayacaklar." mı deseydim?