BIY AD

23 Aralık 2010 Perşembe

Adam Olacak(!) Çocuk


Link

Dünkü Warriors-Kings maçı, fark 5, bitime 19 saniye var. Reggie Williams'a faul yapılıyor üçlük atışı sırasında ve faul atışlarından ilkini kaçırıyor Williams. Cousins'in yaptığı hareketi görüyorsunuz. 'Choke' yani boğulma taklidi yapıyor. Bu bir spor terimidir. Maçın kritik yerlerinde mental gücü yetmeyen, normalde rahatlıkla altından kalkabileceği işleri yapamayan, hata yapan oyuncular için kullanılır 'choke' terimi. Burada da Cousins, Williams'ın stresi kaldıramadığı için serbest atışı kaçırdığını ima ediyor. Trash talk gibi birşey, hatta belki de teknik faul gerektirecek bir hareket. Kesinlikle gereksiz. Tabii bundan sonra olacakları bilse böyle birşey yapar mıydı acaba?

Önce Williams ikinci atışı sokuyor, ardından 3.'yü kaçırıyor Cousins'in alamadığı ribaund yüzünden top Warriors'a geçiyor ve iki sayı daha buluyorlar: Fark 2... Yeter mi? Yetmez. Maçın bitimine 3.4 saniye kala Kings 4 sayı öndeyken, Reggie Williams'a faul yapılıyor, ilkini sokup farkı 3'e indiren Reggie, ikinciyi bilerek kaçırıyor. Ama o da ne? Ribaundu alması için Westphal tarafından oyuna sürülen Cousins, normalde kolaylıkla tutacağı topu elinden kaçırıyor; top Warriors'da. Pota altından topu oyuna sokan Wright, Radmanovic'i buluyor. Kariyeri boyunca tek başarıyla yaptığı şey üçlük atmak olan Radmanovic Cousins ve Kings'i affetmiyor. Uzatmada da Monta şov geliyor, maçı 117-108 Warriors kazanıyor. Bir de aşağıya Kings'in 4. çeyrek istatistiğini koyayım da iki tane son derece kritik savunma ribaundunu alamayan Cousins görsün, kim 'choke' etmiş...

Oh olsun Cousins... 2010 Draft'ında 5. sırada seçilen çaylağımız DeMarcus Cousins aslında oldukça yetenekli olsa da (ben çok beğenmiyorum o ayrı konu), Nets ve Timberwolves tarafından 3 ve 4. sıralardan tercih edilmemişti. Bunun nedeni Cousins'in karakterinin takımların kafasında soru işaretleri oluşturmasıydı. Kings sorunlar büyümeden engellemek için Cousins'in lisedeki koçu Hughley'i, asistan olarak işe almıştı. Aslında biraz abartırsak, bir nevi bebek bakıcılığı görevi yapması için bile diyebiliriz buna. Cousins daha dakika 1 gol 1 diyerek, sezon başlamadan verdiği açıklamada "Nets'e karşı oynarken o benden önce seçilen forvete gününü göstereceğim" demişti. Beşinci sıraya düşmeyi ne kadar kafasına taktığı her halinden belliydi. Üstüne geçenlerde Westphal tarafından antrenmandan kovuldu. Şimdi de bu yukarıda anlattığım olay... Hepsi ufak olaylar ama NBA kariyeri pek de temiz başladı diyemeyiz herhalde Cousins için. Karakter meselesi...

Edit: Kendisine ceza verilmiş konuyla ilgili, merak ediyorsanız, sizi şöyle alalım.

Küçük Detaylar-3 (Paul'den 3000. Asist)

Aslında esas olay Paul'ün 3000 asisti geçmesi değil. Zaten geçeli yanılmıyorsam 2 maç falan oluyor. Chris Paul 3000 asist barajını en az maçla geçen oyuncular listesinde 3. oldu esas önemli istatistik bu. 304. maçında bu barajı geçmeyi başaran Paul'ün önünde ise iki büyük efsane var. 2. sırada 301 maçla Isiah Thomas, ilk sırada ise 291 maçla Oscar Robertson. İstatistiği inceleyince çaylak sezonundan itibaren yaklaşık ilk 4 sene 10'un üzerinde bir ortalamayla Oscar Robertson'a ait rekorun kırılabileceğini görüyoruz. Peki yeni jenerasyonda bunu yapabilecek biri var mı? Küçük bir ihtimalde olsa John Wall? Merak edenler için alt sıraları da yazalım: 4. Kevin Johnson, 5. Tim Hardaway ve 6. Magic Johnson.

22 Aralık 2010 Çarşamba

22 Aralık Programı

23 Aralık Perşembe 02:00 / Cleveland Cavaliers - Atlanta Hawks
23 Aralık Perşembe 02:00 / Detroit Pistons - Toronto Raptors
23 Aralık Perşembe 02:00 / Chicago Bulls - Washington Wizards
23 Aralık Perşembe 02:30 / Philadelphia 76'ers - Boston Celtics
23 Aralık Perşembe 02:30 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - New York Knicks
23 Aralık Perşembe 03:00 / Utah Jazz - Minnesota Timberwolves
23 Aralık Perşembe 03:00 / New Jersey Nets - New Orleans Hornets
23 Aralık Perşembe 03:30 / Denver Nuggets - San Antonio Spurs
23 Aralık Perşembe 05:30 / Houston Rockets - Los Angeles Clippers

9 maçla geçilecek Salı gecesinde en göze çarpan maç kuşkusuz Spurs-Nuggets mücadelesi olacak. Bu karşılaşmayı özel kılan takımların kalitesinden çok 6 gün önce Ginobili sayesinde kazanılan maçın rövanşı niteliğinde olması. Bu kez evsahibi taraf Spurs. Bu maç dışında Utah-Wolves mücadelesinde Al Jefferson'ın ilk kez eski takımına karşı oynayacağını da söylemek lazım. Wolves seyircisinin onu nasıl karşılayacağı merak konusu. Son olarak Bulls-Wizards Rashard Lewis'in de yeni takımıyla beraber sahada olacağını da belirtelim.

Gecenin Hareketleri - 21 Aralık


Link

Küçük Detaylar-2 (Nowitzki Bird'ü Geride Bıraktı)

Başlattığımız yeni projenin ikinci konuğu da Dirk oldu. Dün gece Orlando karşısında bulduğu 17 sayıyla tüm zamanların en skorer oyuncusu kategorisinde efsane Larry Bird'ü geride bırakan Nowitzki 25. sıraya yerleşti. Florida turnesi uğurlu geldi diyebiliriz kendisine. Listeye şöyle bir baktım, muhtemelen bir sonraki maçında da Payton'ı geçecek çünkü aralarında 15 sayı falan kalmış. Yıldız oyuncunun kariyer sayı ortalamasının 23 olduğunu da söyleyelim.

NBA'de Bugün - 21.12.2010

Takasların ardından en merak edilen takım olan Orlando Magic üst üste ikinci mağlubiyetini aldı yeni kadrosuyla. Stan Van Gundy'nin sürpriz bir şekilde Hidayet'i 4 numarada oynatması da enteresan oldu. Bu konuda Nowitzki'ye karşı bir avantaj sağlama yolunu düşünmüş olsa da hesaplarının tuttuğunu söyleyemeyiz. Hidayet felaket yüzdeyle oynamasına rağmen hücumda topu eline aldı ve eski Magic günlerinden bir performansla 8 asiste imza attı. Dwight Howard'ın 26 sayı 23 ribauntluk müthiş katkısına ve pota altındaki ezici üstünlüğüne rağmen Orlando galibiyete uzanamadı. Dallas'a baktığımızda ligin başından beri mesaj maçlarını kazanan bir takım görüyoruz. Sıralamaları da bunun göstergesi. Eski Dallas'ta skor sadece Nowitzki'ye bağlıyken 6 oyuncunun çift haneli rakamlar üretmesi ve Orlando benchine nazaran benchten aldıkları katkı maçı kazandıran etmenlerden olmuş.

Üst üste 4 maçını kaybeden Bobcats serisine son vermek için Thunder karşısındaydı. Son çeyreğe kadar maçın içinde olan Bobcats klasik sorununa yenilmek zorunda kaldı. Zaman zaman hücumda çok verimsiz olan Bobcats maçın en kritik anlarının oynandığı son çeyrekte yalnızca 12 sayı üretebildi ve maçı Oklahoma son çeyrek performansı ile rahat kazandı. Durant yine skorda takımın başını çekerken özellikle Ibaka'nın gösterdiği katkı fazlasıyla önemli Oklahoma adına. Dün de pota altında oldukça başarılıydı izlediğim kısa dönemlerde.

Sixers'ın savunmasının ve aynı zamanda hücumunun ne kadar kötü olduğunu gösteren bir maç oldu dün gece. Bulls karşısında 45 sayılık bir fark yiyen Sixers adeta tecavüze uğradı. Maç boyu çok kötü performans gösteren Sixers'a karşı özellikle Rose çok iyi oynadı. Hızı ve atletikliği ile fark yaratan Rose saha görüşü ile de boş adamları rahatça buldu ve 22 sayı 12 asistlik bir performansa imza attı. Taj Gibson'un yokluğunda Thomas ilk beş çıkarken 12 sayı 8 ribaunt ile başarılı bir gece geçirdi. Benchten 49 sayılık muazzam bir katkı alan Chicago'da Ömer 20 dakika sahada kaldı ve 8 sayı 6 ribaunt ile mücadeleyi tamamladı.

Lakers Doğu turnesinin yorgunluğu ile çıktığı maçta evinde Milwaukee'den beklenmedik bir yenilgi aldı. Özellikle kısaları ile fark yaratan Bucks'a karşı Lakers'ta Fisher takımın en zayıf halkası olarak göze çarptı. Ersan'ın 17 sayı 11 rtibauntluk performansı da dikkat çeken bir diğer ayrıntıydı. Jennings'in yokluğunda Dooling'in ilk beş çıktığı Milwaukee'de sürpriz katkı 25 dakikada 22 sayı ile Boykins'ten geldi.

Son dönemde formsuzluğu ile dikkat çeken Memphis kendi evinde New Jersey'e yenilmekten kurtulamadı. Nets'te özellikle Lopez 26 sayısıyla maçı getiren adam olurken serbest atış çizgisinden bulduğu sayılarlada dikkat çekti. Nets özellikle Vujacic hamlesinden sonra toparlanmaya başlarken Sırp oyuncunun benchten gelen 16 sayılık katkısı da önemliydi. Memphis'te bir maç aradan sonra tekrar benche çekilen Mayo şut konusunda yine kötü bir maç çıkartırken ilk beşte bulunan isimlerden Gay ve Randolph'un da ona ayak uydurduğunu söyleyebiliriz.

Golden State, Sacramento deplasmanından sürpriz bir galibiyetle döndü. Sürpriz diyorum maçın son 2 dakikasına 7 sayı geride giren ve son 2 saniye kala Radmanovic'in üçlüğü ile uzatmaya giden bir maçı kazandılar. Ellis 36 sayısıyla dikakt çekerken bunu yaparken kullandığı şut sayısı beni ilgilendiren taraf. Yani diğer tarafa Udrih'e bakıyorum oldukça yüzdeli bir şekilde 34 sayıya ulaşmış ve fazlasıyla etkili olmuş. Sacramento'da özellikle Landry'nin pota altındaki performansı da hem dikkat çekici hem de Warriors'un düşünmesi gereken noktalardan biri. Ligin en kötü galibiyet yüzdesine sahip takımına Radmanovic'in üçlüğü olmasa az daha yeniliyorlardı. Sezona girdikleri gibi devam etseler şu an play-off potasında olurlardı. Ben yine de bu haliyle bile Golden State'in play-off yapabileceğini düşünüyorum en azından sonuna kadar o yarışın içinde olur.

Sakin Ol Şampiyon


Link

Dün gece Bucks'ın büyük bir sürpriz yapıp deplasmanda Lakers'ı devirdiği maçta Kobe bitime 2 dakika kala üst üste aldığı teknik faullerle oyun dışı kaldı. Aslında pozisyonda göreceğiniz üzere hücum faul çalınmayabilir o harekete. Ama bana kalırsa Kobe'nin itirazının altında yatan neden pozisyonun faul olmama ihtimali değil ve hatta pozisyonun faul olup olmadığı Kobe'nin o an umrunda bile değil. Onun derdi maçın elden gidiyor olması ve takım arkadaşlarından yeterli desteği görememesi. Atılmadan önce son hücumlarda zorlamalarla skor üreten Kobe'nin, aynı yeterliliği takım arkadaşlarından göremeyince ve Lakers savunmada Bucks'ı durduramayınca sigortaları atıyor. Kazanma hırsı olan oyunculara büyük saygı duyarım ve Kobe de kazanma hırsı dendiğinde tüm ligde akla gelen belki de ilk isim. İnsan şaşırmadan edemiyor 5 yüzüğü olan bir adam normal sezonun sıradan bir maçında bile ne kadar kazanmayı arzuluyor. E büyük basketbolcu da galiba böyle olunuyor.

Takas Sonrası Maçlarda Orlando'nun Yapısı

Bildiğiniz gibi Orlando Magic kadrosuna 3 yeni isim kattı ve kadro yapısını büyük oranda değiştirdi. Lewis, Carter, Pietrus, Gortat gibi kadronun önemli parçaları gitti ve yerlerine Arenas, J-Rich, Hido, Clark gibi isimler geldi. Herkes değişen Orlando Magic'in ne yapacağını merak ederken onlar takastan 1 ve 2 gün sonra iki önemli rakiple (Atlanta-Dallas) karşılaştı ve bizim de az çok kendileri hakkında fikir sahibi olmamızı sağladı. Can Abi takastan sonra detaylı bir analiz yapmıştı kağıt üstünde, ben de bu iki maçı izledikten sonra değinmek istedim konuya. Buyrun analizimize başlayalım:

Öncelikle Hido'dan başlamak istiyorum. Kendisi hakkında söylenecek çok şey var çünkü. Atlanta maçı başlarken Atlanta televizyonu Hido hakkında "Orlando'nun final yürüyüşünde en büyük pay sahiplerinden biri" ve "Dwight Howard'ı oynadığı oyuncular arasında açık ara en iyi anlayan isim" tarzı cümleler kurdu. Son zamanlarda Hidayet'in Amerika'da inanılmaz eleştirildiği, hatta bu eleştirilerin dalgaya vardığını düşünürsek Hidayet'in yaptıklarının unutulmadığını görmek sevindiriciydi. Hidayet son 1.5 seneyi çok kötü geçirse de bu dalga geçmeye kadar varan eleştirileri hak etmediğini düşünüyordum. Her neyse bunlar saha dışı etkenler ve Hidayet'in Orlando formasıyla kendini tekrardan göstereceğini düşünüyorum.

Saha içinde ise ilk dakikalarda Toronto günlerinden kalma bir rolde izledik Hidayet'i. Nelson takımın direksiyonundayken Hidayet "corner jumper" fazlası değil gibiydi. Zaman zaman direksiyona geçse de Atlanta maçı genelinde Orlando'daki o eski rolünden uzaktı. Daha çok savunmaya ve ribaundlara kanalize olmuş, hücumdaki karmaşadan uzak durmaya çalışan bir Hido izledik eski takımına dönüş maçında. Ancak bu sabah oynanan Dallas maçının büyük bir kısmında hücumun direksiyonunda Hido vardı ve Hido'da bu rolün karşılığını -sezonun en yüksek rakamı olan- 8 asistle verdi. Dwight Howard'ın da 19 şut kullandığını ve indirilen topların çoğunun Hidayet'e ait olduğunu belirtmek lazım. Tabii bütün takımın özellikle bu iki maçta Howard'ı kullanmakta başarılı olduğunu -tabii ki Hido önderliğinde- da es geçmek olmaz.

Hidayet Dallas maçında hücumda olduğu kadar savunmada da oldukça etkiliydi. İlk çeyrekte Nowitzki'yi savunurken aldığı 2 faulden sonra, ikinci çeyrekte 3 numarada oynayan Hido'yu, 2. devre başında tekrar 4 numarada ve Nowitzki'nin karşısına koydu Stan Van Gundy. Bende SVG'yi bu tercihi yüzünden eleştireceğimizi düşünüyordum ancak Hidayet ikinci yarıda öyle bir savunma yaptı ki Dirk Nowitzki'ye benim bile ağzım açık kaldı. Top çaldı, blok yaptı, şutunu bozdu ve Nowitzki'yi ritimden çıkardı. Atlanta maçında da Josh Smith karşısında savunmada iyi iş yapan Hido, Alman yıldız karşısında savunma performansını maximuma çıkardı. Ancak Hidayet'in hücumda üzerindeki o ölü toprağı atamadığını da belirtmek lazım. Şut ritmini bulması için zamana ihtiyacı olduğu açık.

Hido hakkında söylediklerimi toparlamak gerekirse, Hidayet beklendiği gibi takıma en çabuk adapte olan isim oldu. Ancak kafamda bir iki tane soru işareti var, Hido hakkında. Stan Van Gundy'nin "Karşımızda kısa bir beş yoksa, Hido 4 numara oynamayacak" açıklamalarının ardından Hido'yu Dallas maçında 4 numarada başlatması tek maçlık -Dirk'ü savunması için- mı yoksa Hido 4 numarada başlamaya devam mı edecek? Bir diğer soru işareti ise savunması. Hidayet bu savunma performansını devam ettirebilecek mi yoksa bu eski takımına dönmesinin gazı mı? Bunun cevaplarını görebilmemiz için önümüzdeki maçları takip etmek gerekiyor. (Stan Van Gundy, Bass ile Howard'ın aynı anda faul problemine girmemesi için Hido'yu uzun forvete monte ettiğini söyledi. Muhtemelen Magic bir uzun daha ekleyene kadar kadroya, Hedo'yu beklediğimizden daha sık izleyeceğiz 4 numarada / Can)

Hidayet'i bir kenara bırakıp takıma diğer katılan oyuncuların ilk iki maçlık performanslarını da değerlendirmek gerekiyor. Özellikle Arenas'ın Orlando kariyerine çok kötü başladığını belirtmek lazım. Şut isabet oranının yerlerde sürünmesi bir yana tercihlerinin kötü olduğunu da belirtmek lazım. Topu elinde tutmaya alışık olan Arenas, o rolden uzaklaşınca topu eline aldığı an potaya atma isteği duyuyor. Nelson, Hido, Arenas gibi topa hükmettikçe performansı artan oyuncuların yanı sıra Reddick gibi, J-Rich gibi topu elinde fazla tutmadan skor üretebilen isimlerin performansları da önemli ki hala arayışlarda olan Stan Van Gundy'nin bu ikiliye Dallas maçında fazlasıyla süre vermesi -ki ikisi de ilk beşte başladı- SVG'nin de bu iki isme önem verdiğini kanıtlar nitelikte.

Bu takım için en önemli parçalardan biri de kesinlikle Brandon Bass. Dar uzun rotasyonunda Howard dışında önemli katkılar verebilecek tek isim belki de. Ancak onun da rolünü kavramakta sıkıntı çektiğini düşünüyorum ki Atlanta maçının ilk yarısında takımın en çok şut kullanan ismi olması Orlando sisteminin oturmamasının yanı sıra Bass'in de rolünü kavrayamamasından kaynaklanıyor. Ancak rolü iyi belirlendiği zaman Bass, hem orta mesafe şutlarıyla, hem de ribaund katkısıyla Howard ile birlikte çok iyi bir ikili olacaktır. Ayrıca Orlando'nun uzun arayışlarını sürdürdüğü ve Turiaf, Battie isimlerinin gündemde olduğu da yazılıp çizilenler arasında. Stan Van Gundy'nin aklında var mı bilmiyorum ama Phoenix ile yapılan takasta gelen Clark'ın Dallas karşısında aldığı sürede iyi işler yaptığını da belirtmek gerekiyor. O da rotasyona girebilir ilerleyen günlerde.

Toparlamak gerekirse, Orlando'nun bu takviyelerle birlikte şampiyonluk adaylarından biri olduğunu düşünüyorum. Ancak Arenas gibi, Bass gibi isimlerin rollerinin doğru belirlenememesi ve oyuncuların bu rolleri benimsemesi şimdilik ilk öncelik olmalı Stan Van Gundy için. Doğru yapılandıklarında kesinlikle çok iyi bir kadroları var ve benim gözümde de ligin sempatik takımlarından biri oldular. Takipteyiz.

Kimim Ben?

Eveet, aslında çok zorlanacağınızı düşünmüyoruz ama yine de fotoğraftaki şahsın ismi için tahminlerinizi alalım.

Edit: Çoğunluk doğru bildi, kendisi Brandon Jennings'dir.

Küçük Detaylar (Nowitzki 8000'e Ulaştı)

NOT: Fotoğraflar için Adsız, Radagast ve Ihsahn'a teşekkürler.

Yeni projemizle karşınızdayız efendim. Bundan böyle ilginç veya kayda değer istatistikleri, bilgileri blogda sizlerle paylaşacağız. Bu kategorideki ilk postumuz da Dirk gibi birine yakışırdı. Kariyeri boyunca skorerliğiyle ön plana çıkan Dirk dün gece oynadığı Miami maçında 8000 ribaund barajını aştı. Bazen gereğinden fazla eleştirilse de Dirk aslında ortalamanın biraz üzerinde bir ribaundcudur, iyi box eder eşleştiği oyuncuyu. Zaten sınırlı süreler bulduğu çaylak sezonunu bir kenara bırakırsak 8 ribaund ortalamasının altına yalnızca son 2 senede düşmüş. Bir de neden hesaplama gereği duydum bilmiyorum ama bu yılki performansını sakatlanmadan yaklaşık 3 buçuk sezon boyunca sürdürürse 10000 ribaund barajını da geçecek. Aslında skorerliği o kadar ön plana çıkmış ki kendisinin ribaund alırkenki bir fotoğrafını koyayım istedim ama bulamadım nette.

21 Aralık Programı

22 Aralık Çarşamba 02:00 / Oklahoma City Thunder - Charlotte Bobcats
22 Aralık Çarşamba 02:00 / Dallas Mavericks - Orlando Magic
22 Aralık Çarşamba 03:00 / Philadelphia 76'ers - Chicago Bulls
22 Aralık Çarşamba 03:00 / New Jersey Nets - Memphis Grizzlies
22 Aralık Çarşamba 05:00 / Golden State Warriors - Sacramento Kings
22 Aralık Çarşamba 05:30 / Milwaukee Bucks - Los Angeles Lakers

Takas sonrası ilk iki maçta da belini doğrultamayan Orlando ligin en formda ekiplerinden Dallas'ı konuk edecek. Florida turnesinin ilk ayağında Miami'yi deviren Dallas bugün bir darbe de Orlando'ya vurmaya çalışacak. Gecenin en güzel maçı o gibi görünüyor. NBA TV'den yayınlanacak maçta, sene başından beri beklentilerin çok altında kalan ve artık bir çıkış arayan Bobcats genç Thunder'la karşılaşacak. Bobcats'in biraz direnç göstermesi halinde çekişmeli geçmeye aday bir maç diyebiliriz. Ayrıca Ömer'li Bulls evinde Sixers'ı ağırlarken Ersan'lı Bucks Lakers'a konuk olacak. Hidayet ile beraber şanslarının yaver gitmesini dileyelim.

21 Aralık 2010 Salı

20 Aralık'tan Notlar

Vakit darlığından detaylı analize giremiyoruz bugün. Ayrıca maçları çok sağlıklı izleyebildiğimi de söyleyemem. Bu sebeple daha çok istatistik ağırlıklı bir not yazısı olacak.

Günün Hayvan Performansları:
- Takas sonrası yeni kadrosuyla ilk maçına çıkan rakibi karşısında Al Horford'ın üst düzey oyunu Atlanta'yı galibiyete taşıdı. Tabi kendisini Howard değil Bass'in tuttuğunu da söyleyelim. Etkili oyununun en önemli sebebi buydu çünkü. 24 sayı- 11 ribaundı var Horford'ın.

- Yine aynı maçta yeni isimlerin uyum sorunu yaşamasıyla bütün sorumluluğu alan Howard karşılaşmayı 19 sayı- 20 ribaund ile tamamladı. Tek kişinin iyi oyunu Atlanta karşısında kazanmaya yetmedi.

- Sezon başındaki çıkışını ilerleyen maçlarda sürdüremeyen isimlerdendi Millsap. Ama dün gece Cavaliers uzunlarına karşı çok efektif oynadı. 19 sayı- 7 ribaundı var Millsap'in.

- Darren Collison eski takımını devirdikleri maçta takımı adına 18 sayı- 5 asistle hatırı sayılır bir katkı yaptı. Matchupının Chris Paul olması bu istatistiklerin değerini arttırıyor elbette.

- Takaslar sonunda Wall'un da sakatlığıyla ilk beşe yerleşen Nick Young müthiş maçlar çıkarmaya devam ediyor. Bulduğu 21 sayıyla maçın erkenden kopmasını sağlayan isim oldu. Takım olarak da gayet iyi yoldalar. Kaybettikleri maçlarda bile mücadele ediyorlar ve havlu atmıyorlar.

- Büyük maçların adamı Dirk yine sahne aldı. Takımı Heat deplasmanından zaferle dönerken Alman yıldız 26 sayıyla maçın en skoreri oldu.

- Suns'ın belalısı Duncan dün yine yaptı yapacağını. Senelerdir pota altına doğru düzgün takviye yapamayan Suns, yine senelerdir Duncan'a çare üretemiyor yaşına rağmen. Araştırma fırsatım olmadı ama Suns'a karşı kariyer sayı ortalaması epey yüksektir Duncan'ın. Dün geceyi de 20 sayı- 15 ribaund- 6 asistle tamamlamış yaşlı kurt.

- Roy'un yokluğunda ligin en formda oyuncularından biri oldu Aldridge. Son 3 maçtır inanılmaz sayılara ulaşıyor hem skorda hem ribaundda. 29-19 ile double double yaptı dün gece de.

- Baron'ın dönmesiyle biraz geri planda kalıp çok fazla şut denemeyen Eric Gordon ligin kötü savunma takımlarından T'Wolves'a patladı attığı 36 sayıyla. Yine aynı maçta Griffin, Kevin Love'a sene başından bu yana üstünlük sağlayabilen ender isimlerden biri oldu yaptığı 22 sayı- 10 ribaundla.

Boşa Kürek Çekenler:
- 8'de 7 üçlük isabeti dile kolay. Raja Bell savunmasında Daniel Gibson'ın bulduğu 29 sayı Cavaliers'ın kötü gidişine dur diyemedi. Takım arkadaşı Mo gibi Gibson'ın da istikrarsızlığı en büyük problemi. Ama dün günündeydi.

- Takım rotasyonunun iyice daraldığı son günlerde Dudley Thunder maçında hücumda değil ama savunmada çok iyi oynamıştı. Dün gece ise attığı 27 sayıyla takımın skor yükünü çekti ve kariyer rekorunu geliştirdi. Mücadeleye dayalı oyuncuları seven biri olarak kendisini izlemekten keyif alıyorum.

- Ligin en kötü yüzdeyle şut atan isimlerindendi Salmons. Dün gece sakatların yokluğunda üzerine düşeni yapmış ve yüksek bir isabet oranıyla 23 sayı üretmiş ama kendisine eşlik eden çıkmayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

- Gecenin en skorer ismi tahmin edileceği üzere Warriors-Rockets maçından çıktı. Mnta Ellis %75 saha içi isabetiyle 44 sayı buldu ki gerçekten müthiş bir isabet oranı. 7 de asisti var Ellis'in.

Takımını Baltalayanlar:
- Son saniye basketiyle kaybedilen maçta Ariza 13'te 1 saha içi isabetiyle oynadı. Aslında alışıldık bir performans Ariza'dan, ligin dibinde yer alan oyunculardan biri kendisi şu an.

- Rakibine üçüncü çeyrekte teslim olan Suns adına Frye beklenen performanstan çok uzaktı. 10'da 1 isabet oranıyla takımı adına hücumda bocalayan tek isimdi.

Bizimkiler:
- Maça ilk beş başlayıp 35 dakika süre bulan Hidayet karşılaşmayı 8 sayı- 6 ribaund- 3 asistle tamamladı. Josh Smith için Hidayet'e ters gelebilecek bir savunmacı diyebiliriz. İlk maçında 4 şut denedi Hidayet, birkaç maç daha izleyip sonra sağlıklı bir analiz yapmak yerinde olacaktır.

- Ersan'ın daralan rotasyonda sürelerinin artacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. 18 dakika oyunda kalan Ersan 3'te 2 isabet oranıyla 4 sayı ve 3 ribaund üretti.

Gecenin Hareketleri - 20 Aralık


Link

Yardım savunmasıyla gelen bloklardan Warrick'in yaptığı çok yukarıdan olduğu için göze hoş geliyor. Ama Josh Smith'in yaptığı blok çok daha iyi. Pozisyonunu hafiften kaybetmiş de olsa Howard karşındaki, aman dikkat bir dahaki sefere kırıverir o bileğini vallahi. Son maçların hemen hepsinde en az bir alley-oop yapıyor Davis-Griffin ikilisi. Yine iyi iş çıkarmışlar. Tabi aslan payı Griffin'e ait. Gözünü kapatıp havaya rastgele bir şekilde topu atsan smaç yapacak adam neredeyse. gecenin en önemli hareketinin altına imza atan Dunleavy'e ise gün içinde ayrıca değinmiştik.

Top Yuvarlaktır


Link

Maçın tamamını değil ancak son bir iki dakikasını izleyebildim. Karşılaşma boyunca 10'da 2 ile şut atan Dunleavy bu basketle takımını galibiyete taşıdı. Yalnız sayıya dikkat, top 2 saniye boyunca düşünüyor gireyim mi girmeyeyim mi diye. Dunleavy son noktayı koyuyor. Paul'ün adamını kaçırdıktan sonra boxout yapamaması da gözlerden kaçmasın. Neyse ki tüm ligi baz aldığımızda takım içindeki kredisi en yüksek isimlerin başında geliyor.

Bitmeyen Hücum


Link

Hani tenis maçlarında ralliler olur bitmeyen. Bütün korttan şaşkınlığın ve heyecanın getirdiği uğultular yükselmeye başlar. İşte benzer heyacanı yaşatan bir hücum olmuş videoda göreceğiniz Miami hücumu. Üst üste kaçan şutlar ve alınan ribaundlar... Hem de tam 7 tane, hücum ribaundu üst üste. Maçta Miami'nin toplam 16 kere yaptığı hücum ribaundlarının 7'si ardı ardına tek hücumda geldi. Can hemen ufak bir hesap yaptı 10.000'de 2 ihtimale denk geliyormuş bunun olasılığı.

Üstelik Dallas'ın 5'i öyle kısa falan da değil. Gayet ribaund alabilecek bir oyuncu topluluğu var parkede. Ama top ilk şutlarda öyle yerlere sekiyor ki boxout falan kar etmiyor. Tabi bu bölümde Miami'nin ribaund adına şansının yaver gittiğini söyleyelim. Sonrasında ise film kopuyor. Baş dönmesinin etkisiyle falan muhtemelen, savunma şirazesi kayıyor konuk ekipte ve adamlarını kaybediyorlar, boxout edemiyorlar vs. Bize de seyrine doyum olmayan bu hücumu izlemek kalıyor.

Yaklaşık 40 saniye süren hücumun bilançosu şu şekilde: Kaçan 4'ü üçlük olmak üzere 8 şut ve alınan 7 hücum ribaundu.

Jennings 1.5 Ay Yok

Milwaukee'nin genç guardı sol ayağındaki sakatlık nedeniyle yaklaşık 4 ile 6 hafta arası parkeden uzak kalacakmış. Maggette'nin de sakatlığı nedeniyle bir iki maç daha kaçırabileceği konuşuluyor. Ersan için Maggette'nin yokluğu sevindirici çünkü rotasyon daraldıkça alacağı süreler artacaktır. Ama Ersan aldığı bu süreleri çok iyi değerlendirecek olsa bile Skiles muhtemelen Maggette'nin dönüşüyle tutarsızlıklarına devam edecektir. Bu yüzden çok fazla ümitlenmemek gerek. Öte yandan sakat ikilinin takımın en şahsi oyuncuları olduğu gibi en önemli hücum silahları olduğu da bir gerçek. Bu iki oyuncunun yokluğunda üst üste çıkacakları Blazers ve Lakers deplasmanlarında nasıl bir hücum stratejisi uygulayacaklarını izleyip göreceğiz.

20 Aralık 2010 Pazartesi

20 Aralık Programı

21 Aralık Salı 02:00 / Orlando Magic - Atlanta Hawks
21 Aralık Salı 02:00 / Utah Jazz - Cleveland Cavaliers
21 Aralık Salı 02:00 / New Orleans Hornets - Indiana Pacers
21 Aralık Salı 02:00 / Charlotte Bobcats - Washington Wizards
21 Aralık Salı 02:30 / Dallas Mavericks - Miami Heat

21 Aralık Salı 03:30 (NBA TV) / Phoenix Suns - San Antonio Spurs
21 Aralık Salı 05:00 / Milwaukee Bucks - Portland Trail Blazers

21 Aralık Salı 05:30 / Houston Rockets - Golden State Warriors
21 Aralık Salı 05:30 / Minnesota Timberwolves - Los Angeles Clippers

9 maçla geçilecek Pazartesi gecesinde gözler playoffların vazgeçilmezi Suns-Spurs ve 2006 finallerinden hatırlayacağımız Mavericks - Heat mücadelelerinde olacak. İlk karşılaşmada Heat'i mağlup etmeyi başaran Mavericks yılın son randevusunda ilk maça oranla gözle görülür bir biçimde düzene oturmuş rakibini bu kez deplasmanda yenmek için mücadele verecek. Ayrıca artık NBA Rivalry olarak tabir edilen derbi mücadeleleri arasına giren Suns - Spurs çekişmesinde ise sezonun ikinci maçı bu gece Spurs'ün evinde olacak. Geçtiğimiz yıllarda Spurs'ün başına bolca iş açmış süperstar Nash'in de takımdaki yerini alması NBA TV'den yayınlanacak bu maçı bir kat daha heyecanlı yapıyor. Bu arada Gortat, Pietrus ve Carter bu gece oynamayacaklar.

Ayrıca Joe Johnson'ın dönüşüyle toparlanma sürecine girmeyi amaçlayan Hawks, yine yeni görünümüyle belki de sezonun en büyük riskini alan Orlando'yu konuk ediyor. Magic'in yeni oyuncuları sahada olacak. Hedo'yu tekrar o 15 numaralı mavi formanın içinde görmek için sabırsızlanıyorum doğrusu. Basketbolun pek uğramadığı Merkez Grubu'nda 12-14'lük derecesiyle 2. sırada bulunan Pacers ise dün Celtics'in yenmeyi kıl payı kaçırmanın hırsını çalkantılı ekip Hornets'ten çıkarmaya çalışacak.

Son olarak 10/11 sezonunun iki bombasının karşılaşacağı Wolves-Clippers maçına da dikkat çekmek istiyorum. Elbette ki hiç bir iddiası olmayan 2 takım ve büyük ihtimalle sahada kalitesiz bir basketbol olacak ama Love-Griffin düellosunun maçı güzel kılacağını düşünüyorum. Özellikle son zamanlarda biri sayı kariyer rekorunu kırmış öteki sahada oradan oraya uçmaya başlamışken böyle bir kapışma ortamı bizlere güzel bir maç izletecektir. Keyifli bir gece dileğiyle :)

Madalyonun Diğer Yüzü (Magic - Suns/Wizards Takasları)

Magic'in yaptığı takasların ardından, elbette ilgi odağımız şampiyonluk adayı haline gelen Florida takımıydı. Ancak Lewis'i kadrosuna katan Wizards'ı ve Gortat-Pietrus-Carter'ı alan Suns'ı kısaca masaya yatırmak lazım.

Bence Suns'ın bu takastaki en büyük avantajı Gortat. Pick & roll oynamayı onun kadar iyi bilen pivot NBA'de az var. Nash ile iyi anlaşacağına dair hiçbir şüphem yok. Sezona son derece kötü başlayan, neredeyse yarardan çok zarar veren Robin Lopez'in yerine ilk 5'e yerleşmesi bence doğru hamle olacaktır. Pietrus da atletik yetenekleri ve üçlük thedidiyle rotasyonda sağlam bir yer bulacaktır. Ama kimse ondan büyük bir patlama yapmasını beklememeli, nitekim Warriors yıllarında bile çılgın tempoya rağmen göz kamaştırıcı bir oyun sergilememişti. Zaten oyun zekası pek yüksek değildir, bu yüzden çok da beğenmem kendisini. Elbette son olarak Vince Carter var, o da J-Rich'in yerine monte edilecek. Carter'ın son 1.5 senesine bakınca, bu alanda Suns bir adım geri atmış gibi gözüküyor. Zaten J-Rich, Carter'a göre çok daha iyi bir set şutörü. Belki eskiden Carter'ın pozisyon yaratma kabiliyeti daha yüksekti ama Magic'te bunu pek gözlemleyemedik. O nedenle Nash ve Phoenix, Carter için bir nimet diyebiliriz. Hala pilinin bitmediğini kanıtlaması için, bulacağı bomboş pozisyonlara ihtiyacı var belki de.

Suns açısından, tabii ki ekonomik yönü de var bu takasın. Hido'nun 4 yıl sürecek olan 44 milyonluk kontratını sallarken, karşılığında daha hafif ve geleceği parlak olan Gortat'nınkini aldılar. Ayrıca Pietrus'un sözleşmesi de iki sene içinde bitiyor. Kısacası ufak çaplı bir yeniden yapılanma başlıyor yani. Ama ısrarla Nash'i takas etmeyeceklerini söylüyorlar. Ben çok da inanmıyorum buna. Bu kadronun ne gibi bir iddiası olabilir ki zaten? Eğer doğru fırsat çıkarsa karşılarına Nash'i de göndereceklerdir. Tabii ne zaman olacağı muamma. Nash hakkında çıkan dedikoduları yalanlasalar da, Childress'ı göndermeye çalıştıkları neredeyse kesin gibi. Tabii onun da Hedo gibi performasına oranla balon bir kontratı olduğunu unutmayalım. İşleri biraz zor gibi. Kısacası Amare'nin ayrılmasıyla beraber, 6 senelik Suns'ın ışıldadığı dönem sona erdi diyebiliriz. Belki bu sene batının alt tarafındaki takımlar zorlu dönemlerden geçtikleri için playoff yapabilirler ama ilerisi için bulutlu ve hüzünlü günler gözüküyor Arizona'da. Hele Nash'i de yollarlarsa...

Peki Wizards niye Arenas'ı gönderip, Lewis'i aldı? Hemen onu da cevaplandırayım: 2012/13'ün sonunda Lewis'in sözleşmesi biterken, Arenas'ın bir sene daha 23 milyonluk alacağı vardı, ondan kurtuldular. Ayrıca Wall ile yola devam etmek istiyorlar yeniden yapılanma sürecinde. Gayet mantıklı. Ha belki daha kısa bir kontrat bulabilirler miydi yeterince arasalar? Bence bulabilirlerdi. Ayrıca Rashard Lewis'e aldığı balon kontrat nedeniyle gıcığım vardır. O yüzden ne kadar doğru bir hamle bilmiyorum. Zaten 4 numarada Blatche'e sahipler. Belki de Lewis'i eskiden başarılı olduğu pozisyona yani 3'e kaydıracaklardır. İşte bu ilgimi çekebilir gibi geldi ilk anda ama sonra hatırladım: Lewis son 4 senede aldığı kilolar ve yaptığı kaslarla bir hayli yavaşlamış durumda. Garnett'i bile penetre ederek geçemediğini gördük playofflar'da. Kısa forvetlere karşı rezil olur valla. O yüzden Wizards'ın rotasyonu nasıl bir hal alacak bilmiyorum.

Gecenin Hareketleri - 19 Aralık


Link

Öncelikle arada kaynamasın. Gecenin detaylı analizi için sizi biraz aşağı alalım. Eğer üşenirseniz şuraya tıklayarak da ulaşabilirsiniz analize.

Çok fazla güzel hareket çıkmamış dün geceden. Maxiell'in son saçmalığını saymazsak mücadelesi ve kaptığı top çok önemli. Aynı şekilde Ben Gordon'ın maçı uzatan üçlüğü ve Tayshaun'ın bloğu da. Göze hoş gelen hareketlerde ise 2 numaraya Shaq'ı koyuyorum. Zor bir smaç vurmuş Pierce'ın pasında. Açık ara 1 numaram ise Kobe'nin turnikesi. Jordan'ın Nets savunmasına karşı bulduğu turnikeyi anımsattı bana. Tabi o kadar estetik falan değil de...

NBA'de Bugün - 19.12.2010


Vince Carter-Gortat-Pietrus gibi isimleri kadrosuna katan Phoenix Suns belki de takasın gazıyla Oklahoma'yı deplasmanda mağlup etmeyi başardı. Dallas maçında sakatlanan ve sadece 5 dakika oyunda kalan Nash'in 20 sayı 10 asist ile takımını sırtladığı maçta günün hikayesi Grant Hill'den geldi. Hill, Richardson'un gönderilmesiyle skor olarak takımında ilk opsiyon olarak öne çıktı ve 30 sayı 11 ribaunt ile mücadeleyi tamamladı. Hill'in bundan bir önceki 30-10 yaptığı tarih ise 4 Şubat 2000. Oklahoma ise bol bol dışarıdan pota dövdü. Durant ve Green başta olmak üzere takım olarak başarısızdı üç sayılık basketlerde. Benchten özellikle Collinson ile ekstra katkılar bulmasına rağmen seyircisine galibiyet hediye edemedi Thunder.

Celtics'i evinde mağlup etmek zordur. Pacers dün bunun için çok mücadele etti ama karşısında beklemediği bir Pierce buldu. 18 sayı 10 ribaunt 12 asist ile oyuna her alanda etki eden Pierce bunun yanında 4'te top çalarak galibiyetin mimarı oldu. Rondo'nun yokluğunda topu eline alan ve takımı yöneten isim olan Pierce önemli bir liderlik karakteri gösterdi. Semih Erden, Shaq'ın gelmesiyle benche geri döndü ve sadece 7 dakika süre bulurken skor üretemedi. Shaq'ta 11 sayı 5 ribaunt ile oynayarak takıma döndü. Pacers ikinci çeyrek iyi oynayarak kıpırdansa da Celtics'e karşı koyamadı. Mücadele dozları yüksekti ama takımın süperyıldızı 5/20 isabetle kalınca yenilgi de kaçınılmaz oldu.

Joe Johnson'un da sakatlıktan dönüşü ile eksiği gediği kalmayan bir takım oldu Atlanta ancak buna rağmen geçtiğimiz senelerde oynanan basketboldan çok uzaklar. Zaten sezon başında Johnson'a verilen kontrattan bu işte bir dengesizlik olduğu belliydi ama takımdan mücadele ruhu söküp alınmış gibi. Doğu'da kağıt üzerinde kendilerinden daha zayıf olan Nets'e bu sezon ikinci kez yenildiler. Harris 22 sayı 8 asist ile galibiyeti getirirken Vujacic'de yeni takımına kolay uyum sağlamış gibi gözüküyor.


Utah Jazz karşısında aldıkları galibiyetle bir an için ışık veren Hornets'in performansı anladık ki sadece saman alevinden ibaretmiş. Dün gece Pistons karşısında oldukça zorlanan ve sadece Paul&West ile birşeyler çabalayan Hornets yenilgiden kurtulamadı. Maçı adeta söke söke alan Detroit'te Prince eski günlerinden özlediğimiz performanslarından birini sergiledi ve 28 sayı 12 ribaunt 8 asist ile galibiyeti getirdi. Stuckey ve Rip'in yokluğunda T-Mac ve Gordon ikilisi ile maça başlayan Detroit'te topu elinde gören Gordon 25 sayıyla oynadı. Neyse ki benchten gelen Will Bynum 21 sayı 9 asist ile Gordon'a bir guardın neler yapması gerektiğini gösteriyordu hem de Paul'a karşı.

Lakers Doğu turnesini önemli bir galibiyet ile kapatmasını bildi. Sıkıntılı bir şekilde turneye başlamalarına rağmen üst üste aldıkları galibiyetler Milwaukee ve Miami maçı öncesi moral kazanmalarına yardımcı olmuştur. Turne ortasında takıma geri dönen Bynum'un resmi olarak dün gece takıma katıldığını da atlamamak gerek. Bynum 16 sayı 7 ribaunt ile mücadele etti. Raptors'ta benchten gelen ve çoğu maç rotasyonda olumlu işler yapan Barbosa'nın felaket bir şut yüzdesiyle oynadığı mücadele de Kleiza bireysel çabaları ile takımını uzun süre maçın içinde tutsa da kazanan tarafın Lakers olacağı fazlasıyla açıktı mücadele boyunca.

Ligin en kötü galibiyet yüzdesine sahip Sacramento evinde eski koçu Rick Adelman'ın çalıştırdığı Houston'u konuk etti. Aynı zamanda Arco Arena'da eski guardları Martin'in 22 sayı 4 asist ile Rockets'i sırtlaması da dramatik oldu. Aaron Brooks'ta 21 maç aradan sonra formasına kavuştu ve 9 sayıyla mücadele etti. Maçın sonuna kadar oyunun içinde kalmasına rağmen son toplarda istediğini parkeye yansıtamayan Sacramento yenilgiden kurtulamadı.