BIY AD

2 Kasım 2009 Pazartesi

Acımasız Hawks ve Zavallı Teague

NBA takımlarında çaylaklara yüklenilen bütün takıma donut almak gibi işler ve genelde bunların unutulması durumunda yapılan arabasını popcorn'la doldurmak gibi şakalar, uzun zamandır süren geleneklerdir. Ancak Hawks takımının çaylak Teague'e yaptığı hareket çok acımasızca olmuş.

Bilmeyenler için; Amerika'da 2 gün önce Halloween yani Cadılar Bayramı kutlandı. Hawks takımındaki ağabeyler de, çaylak oyun kurucu Jeff Teague'e uğur böceği kostümü giydirmişler, yetmiyormuş gibi bunu fotoğraflayıp ölümsüzleştirmişler. Yazık gerçekten =) Bundan sonra Teague'in yeni lakabı 'Ladybug' yani uğur böceği olursa, kariyeri boyunca küfreder vallahi takım arkadaşlarına.

Ron Artest: Harika oynuyorum

%30 şut yüzdesi, %36 serbest atış ve 8 sayı ortalaması tutturmuş olsa da, antrenman sonrası açıklamasında "İyi şut attığımı ve harika oynadığımı düşünüyorum, benim düşüncem bu." demiş. Üstelik bu sözleri cumartesi günü sarfetmiş, oynadığı 3. maçta her istatistiğini - az da olsa - arttırmıştı.

Hastasıyım bu adamın bu tarz davranışlarına. İlgi odağı olmaya bayılıyor ve bu konuda müthiş başarılı. Lakers'ın Mavs ve Clippers ile yaptığı 2 maçı izlemiş biri olarak, Artest'in parkede sanki Lakers'ın bir oyuncusu gibi olmadığını bile söyleyebilirim. O kadar büyük bir uyumsuzluk var. Lakers'daki Artest-Ariza değişikliği - en azından şu ana kadar - yerinde bir hamleymiş gibi durmuyor. Phil Jackson da zaten onun şu anki oyunundan memnun olmadıklarını ve kendisinin de memnun olmaması gerektiğini söylerken, "Üçgen hücumunda etkili olabileceği rolü Artest'in bulması lazım" demiş.

Wade'den Havada Karada Slalom


Link

Dün gece Bulls'a karşı...

Çiçeği Burnunda Zengin: Rondo

Rondo'nun kontratını uzatmak konusunda Celtics'in kararı kesin gibiydi ama Rondo'yu kaybetmeyi göze almak istememişler. Genç oyuncu için 5 seneliğine 55 milyon doları feda etmişler. Daha önce sözü geçen senelik 13 milyon dolara göre iyi olsa da, yine de biraz bol keseden verilmiş bir kontrat bence. Çünkü Rondo'nun özellikle hücumda yaptığı işlerin büyük çoğunluğu Garnett-Allen-Pierce üçlüsü sayesinde gerçekleşiyor. Ancak orta mesafe şutu kötü, dış şutu sıfır ve skor üretme potansiyeli de düşük olduğundan dolayı, Rondo esasında hücumda güvenilir bir el değil. 2-3 adım geriden savunulduğu zaman attığı 'tuğlalar'la biliniyor. Evet hızını kullanarak adamını geçip boş takım arkadaşını bulabiliyor, arada sırada saha görüşüyle insanları şaşırtıyor ve takımdaki top dağıtımını doğru şekilde yapıyor. Ama bunlar onu ligin en iyi oyun kurucularından biri yapmak için yeterli olmuyor. İşin defans yönünde de Rondo esasında, rakip oyun kurucuyu kilitleyen, mükemmel bir savunmacı olabilecek yeteneklere sahip. Fakat kendisi daha çok pas kanallarına konsantre olduğu için rakiplerinin çembere kadar penetre etmesine birçok pozisyonda engel olamıyor.

Kısacası bence daha ucuza - mesela senelik 9 milyon dolar - imza atması gereken bir isimdi Rondo. Rondo'nun Celtics'te geçireceği 6 yılın en az 3'ünde, 4 süper yıldızın sağlıklı ve dominant kalmaları için taraftarlar dua ediyor olsa gerek. Gerçi olmayacak duaya amin denmez... Pierce-Garnett-Allen-Rasheed bıraktıklarında, Rondo eğer hala şut özürlü olursa, Celtics ona verdiği kontrat yüzünden pişman olacaktır bence.

İnsan İnsana Yapmaz - 3



Dwight Howard'ın bloğuna benzer 2. pozisyonun kahramanını For Justice ve calvin bildiler, tebrikler =)

31 Ekim Dünya Kariyer Günü

Bir gecede (31 Ekim) 6 kişi birden mi kariyer rekoru kırar yahu. Üstelik bunların 4'ünü NBA TV'den canlı izledik. Aslında birçoğunun kariyerleri henüz daha yolun başında ama yine de yazmaya değer buldum, ayrıca konunun üstünden biraz zaman geçtiği için özür dilerim:

Edit: bu yazıya aslında Jennings'i katmayacaktım ancak onu da yazınca, "6 adam oldu tamam" deyip yayınlamışım. Bu konuya değinmemin başlıca sebebi olan Ariza'yı unutmuşum:

11/17 saha içi, 5/8 üçlük ile tam 33 sayı bıraktı Blazers potasına Ariza. Devamlı onun Lakers'daki yıldızlar sayesinde bulduğu pozisyonlara şahit olduğumuz için ve kendi yaratmaya çalıştığı pozisyonlarda genelde başarısız olduğu için, ben onun Rockets'ta ortalama 14 sayının üzerine çıkacağını kesinlikle tahmin etmiyordum. Ancak gidişat hiç öyle değil. 3 maç sonunda %50 şut isabeti, %52 oranla 3.7 üçlük ve 23.3 sayı ortalamalarıyla oynuyor atletik kısa forvet. Kariyerindeki rakamlar ise şöyle: 8.9 sayı ve %31 üçlük yüzdesi. Rockets ile ilgili "Yao ve T-Mac olmayınca izleyesim gelmiyor" yazmıştım daha önce. Şu anda ilk fırsatta Rockets izleyeceğim ve bunun tek nedeni Ariza. Sonuçta sezon boyunca bu kadar yüksek yüzdeyle, bu kadar sayı atmayacaktır. Bu oyununu bir ihtimal de olsa sürdürürse çok büyük sürpriz olur ve seneler boyunca hatırlanır. Birkaç Rockets maçı izlemek için heyecanlanlanıyorum. Ariza, en çok gelişme gösteren oyuncu ödülünün şimdiden 1 numaralı adayı olmuştur herhalde.
Box Score

Hatırlarsanız maç programında, 76'ers - Knicks maçını Gallinari için izleyeceğimi yazmıştım. Çünkü geri kalan 2 maçta bu adamın şut istatistikleri iyice ilgimi çekmişti. TV karşısına geçtiğim maçta, kariyer sayı rekorunu 30, isabetli üçlük rekorunu ise 8 ile kırması benim için güzel bir sürpriz oldu. Gerçekten inanılmaz yumuşak bir bileği var. Şutları girdikçe ve ilk 5'e yerleşince güveni iyice tavan yapmış. Sanki her şutu "kesin girdi" düşüncesiyle atıyor. Aslında D'Antoni'nin sisteminde bu sene çok işler yapar gibi. Kariyeri açısından 4 numarada oynamak için ribaunt sezgisi ve yer tutması zayıf, 3 numaraları tutmak için ise ayakları biraz yavaş kalıyor. Bu açıdan sıkıntı yaşayabilir. Ancak şu anda Knicks'te oynadığı için bunların hiçbiri problem değil.
Box Score

Sakat geçirdiği sezonun ardından, 2 yıl önceki Kaman'ı tekrardan görüyoruz. Doğru pozisyon alması, post hareketleri, sahayı katetmesi ve tabii ki skor üretimi ile Kaman geri döndü diyebiliriz. Ama işin ilginci, Kaman, Mavericsk'e karşı sadece 27 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Bana şu maçtan önce sorsanız kariyer rekoru için 33-34 derdim herhalde. Demek 2 sezon önce öylesine iyi bir imaj bırakmış.
Box Score

Bench'ten oyuna dahil olmak yaradı Harrington'a, 42 sayı üretti 76'ers karşısında. Üstelik bunların çok büyük çoğunluğunu alışık olmadığımız üzere çabukluğunu kullanıp çembere giderek üretti. Nitekim Philly'nin uzunları onun ayak çabukluğuna bir türlü yetişemiyordu. Takımının 18 sayı geriden gelip maçı uzatmaya götürmesindeki 1 numaralı unsurdu. Hatta uzun forvet, 6 faulle kenara geldikten sonra, takımı son 3.5 dakika içinde sıfır sayı üreterek 14 sayı fark yedi. İlginçtir, aynı Kaman gibi onun da kariyer rekorunun 45 civarında olduğunu düşünürdüm bu maçın öncesinde. Hawks yıllarından beri ortalama 17 civarı bir sayı ortalaması tutturmuş bir oyuncunun elbet bir maçta 45'in yakınına geldiğini tahmin ederdim.
Box Score

Maalesef Chris Douglas-Roberts'ı hala oturup doğru düzgün izleyebilmiş değilim. Geçtiğimiz sene 2-3 Nets maçından da aklımda pek birşey kalmamış. Genç adam Wizards'a karşı 25 sayı atarak kariyerinin en yüksek rakamına ulaştı. Draft edildiğinden beri yetenekleri hakkında olumlu görüşler yazılıp çiziliyor. Baz döneminde ve hazırlık maçlarında sağlam performanslar göstererek Lawrence Frank'in güvenini kazanıp Nets'in ilk 5'ine yerleşti. Üstelik Frank çoğumuzun bildiği üzere genç oyunculara kolay kolay dakika vermeyen bir koç. İkinci yılında, Frank'ten bu dakikaları alması çok iyiye işaret. Umarım buna benzer maçlar çıkarmaya devam eder, Nets'i izlemek için yeni bir nedenimiz olur.
Box Score

Daha yeni Blatche'in yeteneklerine değinmiştim. 15/18 isabetle 30 sayı üretmiş genç oyuncu. Lige direk liseden girdiği için henüz 23 yaşında. Çok yönlü, üçlük atmak hariç hemen hemen herşeyi yapabilecek bir uzun kendisi. Ah bir de istikrarlı olabilse, bu tür performanslara sık sık tanık olacağız. Tabii gerçekçi olmak lazım, bir daha kariyeri boyunca 15/18 atamayabilir. Nasıl bir istatistikse...
Box Score

25 sayı attı hızlı guard ve takımını Pistons önünde galibiyete taşıdı. Sezonun ilerleyen maçlarında 30'u geçeceğinin sinyallerini verdi. Jennings'in bugüne kadar toplam, sadece 2 NBA maçına çıktığını hatırlatayım. Yani kariyer rekoru pek anlamı yok ama yine de başarılı bir performans 20 yaşındaki çaylaktan.
Box Score

5 senelik kariyerinde - aslında gerçek anlamda 2 diyebiliriz - bu skorer guard 20'li sayıları birçok defa geçmişti. Bu sezon Andre Miller'ın ayrılması ile dakikalarının ve haliyle katkısının/istatistiklerinin artacağı aşikardı. Henüz sezonun 3. maçında 27 sayı bularak kendi rekorunu kırdı. Aslına bakarsanız 35 sayı barajını geçmesini de bekliyorum. Oyun kurucu pozisyonunda oynamasına rağmen top dağıtma görevini Iguodala ile paylaştığı için Williams daha çok skor üretmeye kanalize olabilecek. Dış şutlarında geçmişe göre isabet oranını arttırabilirse birçoklarını şaşırtacaktır.
Box Score

1 Kasım 2009 Pazar

Carmelo Bakkala


Link

3 gün önceki Nuggets - Blazers maçı. Daha önce koyacaktım ama üstüste çok video olsun istemedim. Gerçi Carmelo 41 sayı atarak maçı kazandırmıştı ama bu Roy'un temel basketbol bilgisini gösteren bu pozisyonu çok beğendim. Basketbol okullarında neden hücum oyuncusunun yanında koşulmaması, kayılması gerektiği öğretiliyor, bir kez daha anlıyoruz.

1-2 Kasım Maç Programı

1 Kasım Pazar akşam 20:00 (NTV Spor) / Orlando Magic - Toronto Raptors
2 Kasım Pazartesi sabah 01:00 / Chicago Bulls - Miami Heat
2 Kasım Pazartesi sabah 01:00 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Boston Celtics
2 Kasım Pazartesi sabah 02:00 / Portland Trail Blazers - Oklahoma City Thunder
2 Kasım Pazartesi sabah 03:00 / Memphis Grizzlies - Denver Nuggets
2 Kasım Pazartesi sabah 03:00 / Minnesota Timberwolves - Phoenix Suns
2 Kasım Pazartesi sabah 04:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Los Angeles Lakers

Elbette şampiyonluk adayı Magic ile temsilcimiz Hidayet'in takımı Raptors arasındaki maç ilgi çekici. Ancak Magic'in, deplasmanda da olsa rahat bir galibiyet almasını bekliyorum ben. Bu arada geçtiğimiz maç bileğini burkan Carter'ın oynamama ihtimali varmış. Hem maçı onun için izleyeceklere hem de bahis yapacaklara duyuralım. Yine de Raptors'la olan geçmişi yüzünden, onlara karşı her zaman büyük bir hırsla sahaya çıkan Carter'ın, forma giymesi daha yüksek ihtimal gibi geliyor bana. Ama Murat Kosova'nın deyimiyle "insani saatte" olan bu karşılaşmayı dışarı olacağım için izleyemeyeceğim.

Bulls ile Heat arasında çekişmeli geçecek bir maç bekliyorum. NBA TV'den ilk yayınlacak Hornets - Celtics maçında fark olabilir. Hornets'ın 2 maçını izledim gerçekten çok kötü oynuyorlar. Celtics ise tam tersi formunun belki de zirvesinde. Son olarak da hala Gasol'den yoksun oynayan Lakers'ın Hawks'a karşı pek problem yaşamasını beklemiyorum.

İnsan İnsana Yapmaz - 2


Link

Asıl olay videonun 11. saniyesinde gelen blok. Howard'ın videosunu koyarken son 4-5 yıl içinde ona benzer "havada topu tutarak" koyulan blokları sormuştum. Benim aklıma gelen ilki oydu. Gerald Wallace'ı Dan Dirik bildi. Tebrik ediyorum buradan. İkincisini bulmak için yarına kadar vaktiniz var arkadaşlar.

Bu arada daha eskiden bu tarz blok koyan K-Mart, Garnett hatta Ellis gibi isimlerin de videolarını paylaşacağım.

Knicks Nasıl Bir Takım?

Resimdeki 3'lüden Renaldo Balkman ve Mardy Collins ayrıldı ama Knicks'te görüntü değişmedi. Aslında elbette aynı 'rezil' durumda değiller ama durun anlatayım.

Maçı izleyenler bilecektir. Knicks maçın bitmesine 7.5 dakika kala 17 farklı mağluptu. Bu dakikadan sonra başta Harrington olmak üzere, Hughes ve Gallinari'nin muhteşem performansları ile farkı kapadılar. Özellikle Gallinari attığı üçlüklerle fazlasıyla göz dolduru. Knicks takımı son dakikada Gallinari'nin üçlüğü ve Duhon'un kendi yarattığı turnike ile maçı uzatmaya götürdü. Normalde bir maç uzadığı zaman, geriden gelen takım avantajlı olur, çünkü diğer taraf oyuncular maçın kazanılmış olduğunu varsayıp bambaşka şeyler düşünmeye başlamıştırlar. Maça yeniden konsantre olmakta zorlanırlar. Peki ya Madison Square Garden'da ne oldu?

İlk 1.5 dakika içinde 3 sayılık avantaj yakalamışken Harrington 6 faulle kenara geldi. Geri kalan sürede bir basket hatta serbest atış imkanı bile bulamayan Knicks, 17-0'lık bir seri yiyerek sahadan 14 sayı farkla 141-127 mağlup ayrıldı... Uzatmada böyle bir fark yiyerek, başarısızlıkta yeni bir çığır açtı Knicks. Bana 1000 kere 14 sayı farkla biten, içinde Knicks barındırmayan bir maç gösterseniz, 1000'inde de maçın uzatmaya gitmediğine dair iddiaya girerim herhalde. Ama işte söz konusu takım Knicks olunca, dünya tersine dönebiliyor.

Diğer maçlar ve performanslar hakkında yorum daha sonra gelecek.

Manu 'Batman' Ginobili


Link


Link

Kings - Spurs maçında salona ufak bir yarasa girmiş ve oyunun durmasına neden olmuş. Yarasa uzaklaşınca oyun devam etmiş. Ancak memeli hayvanımız bir süre sonra tekrardan oyun alanına girmeye karar vermiş. Bu karar hayatının hatası olmuş. Ginobili, etrafında uçan yarasaya sağlam bir sille atmış. Ardından yere düşen hayvanı çıplak eliyle alıp bir görevliye teslim etmiş. Sonrasında da eline sıkılan 1 gram dezenfektanla ellerini ovalayıp maça devam etmiş. İlk videoda görebileceğiniz gibi filelerle ve havlularla tutmaya çalışıp başarısız olmuşlar. Manu ise en ilkel yöntem olan el göz koordinasyonu ile işi halletmiş. Gerçi bu da biraz sert bir darbeye neden olmuş.

Yarasanın hayatta kalıp kalmadığı konusunda değişik raporlar var. Muhtemelen hayvanı Ginobili'den teslim alan kişiden başka kimse bilmiyordur. Öldüyse yazık olmuş - ki o darbeyle ölmüş olması muhtemel...

Videodan ilginç bir detay: Parkede hiç kimseden korkmayan, kendisinden büyük her pivotun üzerine gitmekten kaçınmayan Dejuan Blair'ın birkaç metre ötesindeki ufacık yarasadan korkup kaçması son derece ironikti. Tebessüm ettirdi.

1 Kasım Sabahı Maç Programı

1 Kasım Pazar sabah 01:00 / New Jersey Nets - Washington Wizards
1 Kasım Pazar sabah 01:30 / Charlotte Bobcats - Cleveland Cavaliers
1 Kasım Pazar sabah 01:30 (NBA TV) / Philadelphia 76'ers - New York Knicks
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Portland Trail Blazers - Houston Rockets
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Detroit Pistons - Milwaukee Bucks
1 Kasım Pazar sabah 02:30 / Sacramento Kings - San Antonio Spurs
1 Kasım Pazar sabah 04:30 (NBA TV) / Dallas Mavericks - Los Angeles Clippers

Knicks'ten Gallinari'yi ve Mavericks takımını bu sezon ilk defa izlemek için iyi bir fırsat yağmurlu bir Cumartesi gecesi. Ah şu Clippers'da Griffin de olacaktı işte o zaman çok güzel bir maç izlerdik. Gerçi şimdi de çekişmeli bir maç olabilir, umarım da olur. Sırf şu maç için uykusuz kalmayı düşünüyorum. Geri kalan maçlar pek de ilgimi çekmiyor açıkçası. Normalde Blazers ile Rockets arasındaki mücadele kaçmaz derdim ama ne Yao, ne T-Mac yokken bu sezon kaç Rockets maçı izlerim bilmiyorum, karşılarında Blazers olsa bile izleyesim yok. Gerçi bir neden var izlenmesi için: Ariza'nın tamamlayıcı rolünden çıkıp, liderlik vasfını alması. Ben Rockets'da hayalkırıklığı olacağını tahmin ediyordum ama beni şaşırttı 2. maçında. Warriors gibi benim bile çıkıp 10 sayı atabileceğim (yuh!) bir takıma karşı oynuyordu ama olsun. Aynı performansı devam edecek mi merakla bekliyorum.

Neyse sonuçta bugün NBA TV'nin programı bugün tam bana göre. Günün son maçını herkese öneriyorum.

31 Ekim 2009 Cumartesi

İnsan İnsana Yapmaz


Link
Bir de sözde yakın arkadaş olacaklar. Lee maçtan sonra "Sende mi Brütüs?" demiştir Howard'a.

Aynı tarz 2 blok daha var aklıma gelen son 4-5 yıl içinde. Onları da yarın ve sonraki gün paylaşacağım. Nitekim video-blog tarzına kaymak istemiyorum. Bilen var mı bu ikiliyi bakalım? Sadece isim vermeniz kafidir. Hatta daha fazla biliyorsanız da söyleyin, onları da seve seve koyarım.

31 Ekim Değerlendirmesi - Ersan'dan 11 Sayı

Hem yazı çok uzun oldu hem de yazması baya bir sürdü, akşam 8'de ancak yayınlayabildim. Bir daha bu kadar uzun değerlendirme yazabileceğimi sanmıyorum.

Knicks 100 - Bobcats 102:
Tyson Chandler geçirdiği bilek ve ayak başparmağı ameliyatından sonra toparlanamamış gibi gözüküyor. D'Antoni'nin herhangi bir takımı 2 uzatmada 100 sayı üretip, 9/36 üçlük isabetinde kalıyorsa o maçı kazanması mucize olarak nitelendirilir herhalde. Bu maçta çok yaklaşmışlar ama netten o sırada takip ettiğim kadarıyla, Gallinari ve Duhon ile 2 kere maçı kazanma şansını kullanamamışlardı. Gallinari yakında Jeffries'in yerine ilk 5'e yerleşecek gibi gözüküyor. D'Antoni'nin de defalarca kez söylediği gibi, tam bu sistemin adamı. Bu arada Chris Duhon "Maçtan önce herkes dalga geçiyordu, kimse doğru düzgün hazırlanmadı Bobcats'e karşı" demiş. Bakalım kafalar koparılacak mı D'Antoni tarafından.
Bobcats'i aslında genel görüşe göre daha çok beğensem de, bu iki takımın da playoff yapacağına inanmıyorum.

Bucks 86 - 76'ers 99:
Ersan yine 17 dakikada 5 faul yapmış. Savunmada kendisini sakınmayı öğrenmesi gerekiyor. Biliyorum gücü yetmiyor ama sahada kalamadığı zaman, kendisini gösterme ve ilk 5'e yerleşme şansı azalıyor. Bu arada Skiles'a buradan teşekkür etmek istiyorum Ridnour yerine Jennings'i oynattığı için. Jennings bizi 17-9-9 ile selamladı sezon açılışında. Bucks seneler boyu bu yetenekten yararlanacak. 76'ers da Iggy kendisini bulmuş. Aynı şekilde Brand de biraz silkinme işaretleri vermiş. Gerçi bu istatistikler Bucks'a karşı geldiğiden, değerleri tartışılır. Ama iyi olan birşey var tam 6 oyuncu çift haneli skor üretmiş, top paylaşımı mükemmelmiş.

Wizards 89 - Hawks 100:
Celtics-Bulls maçıyla beraber zap'layarak izlediğim maçtı bu. Butler'ın sakatlanıp çıkmasını da bu yüzden kaçırmışım. Butler ve Jamison'sız haliyle bile bu takımı izlemek zevkli. Arenas'ı izlemek büyük bir zevk, bunun bir kez daha farkına vardım. Blatche birkaç pozisyonda müthiş ayak oyunlarıyla yeteneklerini tekrar gözler önüne serdi. Aptalca kararlar vermediği zamanlarda ligin kaliteli uzunlarından birine dönüşüveriyor ama sorun şu ki, her 3 maçtan 2'sinde saha içinde verdiği kararlar, olabilecek en kötüleri oluyor. Bu arada Haywood'un sayılarının neredeyse hepsinin asistler sonucu geldiğini söyleyeyim. Hawks'da kenardan gelip kısa sürede 16 sayı üreten Crawford ile Josh Smith galibiyetin mimarlarıydılar. Özellikle Smith hücum ribaundlarındaki etkinliğiyle göz doldurdu. Geçtiğimiz seneki bilek sakatlığından sonra bir türlü atletik yeteneklerini sergileyemiyordu, ancak bu sezon sanırım eski Smith'i izleyeceğiz. Bizler ve Hawks için çok güzel bir haber.
Raptors 107 - Grizzlies 117:
Sen git şampiyonluk adaylarından Cavs'i yen, sonra gelip Grizzlies'e yenil. İşte Raptors böyle bir takım olacak bu sezon, inişli çıkışlı. Hiçbir maçta önceden fikir sahibi olamayacağız sonuçla ilgili, aynı şekilde sezon sonu playoff yapıp yapamayacaklarını da şimdiden söylemek kahinlik olur bence. Bosh ve Randolph'un karşılıklı 37 ve 30 sayı atmaları dikkat çekiyor. Şutlarının girmediği bir maç geldiğinde afallayabileceklerini yazmıştım, Grizzlies'e yenilmekten daha iyi bir kanıt olabilir miydi buna, bilmiyorum.

Bulls 90 - Celtics 118:
Maçtan önce "Bulls, Spurs'den sonra boyunun alçısını alır." demiştim, Celtics beni yanıltmadı. Celtics'te çarklar mükemmel işliyor. Yani gerçekten anlatılmaz yaşanır bir maçtı. Magic'in mükemmel hücum ettiğini yazmıştım 2 gün önce, Celtics de mükemmel defans yapıyor ancak bunun yanında mükemmele yakın da hücum ediyorlar. Elbette bundaki en büyük pay sahibi olanlar Pierce-Allen-Garnett. Bu sezon yayınlanan Celtics ve Magic maçlarını kaçırmamanızı öneriyorum. İki takımın oyun kurucularına da değineyim kısaca: Rose resmen kayboldu, bütün defanstan sıyrılıp çembere kadar gittiği 1 pozisyondan başka birşey aklımda kalmamış. Rondo'nun 16 asisti de çok yanıltıcı bir istatistik. Evet maçın özellikle başlarında çok güzel birkaç servis yaptı Perkins ve Garnett'e ama benim hatırladığım kadarıyla asist sayısı 10 bile değildi ilk yarıda. Bu da, istatistiğinin çoğunu fark 20'ye çıktıktan sonra yaptığını gösteriyor. Keza House da sayılarının büyük çoğunluğunu ikinci yarıda buldu.

Thunder 91 - Pistons 83:
Hamilton'sız Pistons'ı mağlup etmiş genç Thunder takımı. Çok doğru yoldalar. Westbrook-Durant-Green 3'lüsünün yanına, 3 sezon önceki formunu yakalayan Krstic de eklendi bu sezon. 2-0 ile başladılar ama yendikleri takımlar Kings ve Hamilton'dan yoksun Pistons idi. Yine de Westbrook'un bu sezonki çıkışını görmezden gelemeyiz. İki maçta bile olsa, 11.5 ortalaması tutturmak her yiğidin harcı değil, tabii sezon ilerledikçe rakam 8 civarlarına düşecektir. Ayrıca genç guard, şutunu geliştirmedikçe, birçok maçta zorlanacaktır diye düşünüyorum. Pistons ise bu sezon nedense pek ilgimi çeken bir takım olmayacak gibi. Playoff'ları da hayal olarak görüyorum. Thunder konusunda ise, en yakın zamanda bir maçlarını izlemeliyim daha detaylı birşeyler söyleyebilmek için, ancak kendilerinden oldukça umutluyum.

Magic 95 - Nets 85:
Carter'ın bileğini burktuğu karşılaşmada Nets'i biraz zorlansalar da geçmişler. Magic taraftarları heyecanlanmasın, Carter'ın bileğinde ciddi bir sorun yokmuş. Dwight Howard 22 ribaunt, 4 blok ile içindeki canavarı ortaya çıkarmış. Sezona mükemmel bir başlangıç yapan Brook Lopez de, Howard'a karşı oynadığı için çok büyük sıkıntı çekmiş ve yalnızca 5 ribaunt alıp 3/8 isabetle 11 sayı üretmiş.

Jazz 111 - Clippers 98:
Mehmet'in sakatlığı sebebiyle yer alamadığı maçın çok çekişmeli olmasını bekliyordum. Esasında ilk 3 çeyreğe bakıldığında maç bir hayli yakın gitmiş ancak son çeyrekte Clippers heyecanına yenilmiş. Üstüste top kayıpları yaparak ve boş şutları değerlendiremeyerek yenilmişler. Baron Davis'in maç boyunca sorumluluk almamasına şaşırdığımı söylemeliyim. Bu takımın kadrosunu çok beğeniyorum, Lakers'a karşı da oldukça beğenmiştim ancak sezona 0-3 başladılar. Griffin'in sakatlığından sonra gerçekten bir Clippers laneti olup olmadığı tartışılmaya başlanmıştı. Ben de bu gidişle inanacağım lanete. Jazz tarafında ise Boozer'ın yaptığı 7 asist çok ilginç gerçekten. Yanlış anlamayın, Boozer NBA'deki uzunlar arasında iyi pas verenlerden biri, ancak kendisinden 7 asist görmeye pek alışık değiliz. Ancak Jazz açısından en önemli istatistik Kirilenko'nunki herhalde: 43 dakikada 5 sayı, 4 ribaunt, 1 blok ve 0 top çalma. İlk 5 başlamasıyla birkaç kıvılcım görürüz diye düşünüyordum, yanılmışım. Sanki kafasından Jazz'ı ve hatta belki de basketbolu silmiş gibi...

Warriors 101 - Suns 123:
Bol sayı olacağını kestirmek yarın güneşin doğacağını kestirmekle eş değerdi. Üşendim bakmaya ama son 5 senede bu iki takım arasındaki maçlarda, ortalama 250 sayı oluyordur heralde, o yüzden bu maçta az attıklarını bile söyleyebilirim. Suns'da Kerr'ü tebrik ediyorum, her ne kadar Shaq'ı bedavaya vermesini eleştirdiysem de, yiğidi öldürelim hakkını verelim: Channing Frye'ı takıma eklemeleri tek kelimeyle mükemmel bir karar oldu. Koşan, şutu olan bir uzun olarak Frye, Phoenix'e inanılmaz çabuk bir şekilde uyum sağlamış. Gerçi 6 üçlük atması biraz denk gelmiş ama Nash de onu beslemekten bir hal olmuş. Tam 20 asist ile oynamış. Eski "7 Saniye veya Daha Az" sistemine dönmek yaramış Suns'a. Jrich'ten yoksun bir şekilde 2-0 ile başladılar sezona. Onları da izlenecekler listesine yazdım. Warriors hakkında ne yazsam bilemiyorum. Son yıllarda gelip giden oyunculara bakınca, belki de Nelson ile yolların ayrılması yararlı olabilir.

Lakers 80 - Mavericks 91:
Şaşırtıcı bir skor. İzlemeden birşey söylemek istemiyorum ancak yazılanlara göre Marion, Kobe'yi 6/19 şut isabetinde tutmuş. Zaten Ross Kobe'yi durdurdu şeklinde yazılar görseydim, blog'u ve NBA izlemeyi bırakırdım herhalde =) Aslında ben Marion'ın da Kobe'yi durdurabileceğini düşünmüyorum, muhtemelen Kobe kötü bir günündeydi herhalde. Ama belirttiğim gibi, izlemediğim için bu tür şeyler söylemem doğru olmaz. Tek bildiğim şey, Gasol'süz bile olsa, Lakers'ı yendiler. Mavericks cephesi sezon başlamadan şampiyonluğa 1 inanıyor idiyse şu anda 2 inanıyordur.

Lakers %40 ile şut atmış. Herhalde sezon başına 80'in üzerine çıkamadıkları maç sayısı ortalama 2'dir, birini kullanmış oldular. Artest, Clippers maçında oldukça kötüydü, dün ise kendini aşmış ve maçı 1/6 isabetle 3 sayı üreterek bitirmiş.

100.000 Konyalı Portlandlı

Az önce farkettim, blog 100.000 tıka ulaşmış. Henüz buraya yazmaya başlayalı 4.5 ayı bile bulmamışken bu rakamı görmek çok hoşuma gitti. Okuyanlara ve takip edenlere çok teşekkür ediyorum. Blog'da beğendiğiniz/beğenmediğiniz noktaları yorumlarda belirtin lütfen, böylece daha güzel, okunması daha hoş bir blog yaratmış olalım birlikte.

Nice 100.000'lere beraber oluruz inşallah...

Kedi Kadın Durant

Ohio Sokakları Artık Güvende

Daha önce Los Angeles, Miami ve Arizona polis departmanlarında gönüllü olarak çalışan Shaq, trende Ohio'da da devam edecekmiş. Diğer eyaletlerdeyken, gazeteler Shaq'ın görevini başarıyla sürdürdüğünü yazıyordu. Zaten insan bir düşününce garip oluyor, diyelim ben bir suç işliyorum Shaq geliyor olay mahaline "Dur" diyor. Adama sarılıp imza isterim heralde. Veya Shaq atıyorum oldu da onu tanımayan bir suç işleyene denk geldi, karşısında 2.16 boyunda 150 kiloluk bir kütle görünce suçlu "Tamam abi teslim oluyorum, yeter ki beni öldürme." moduna girecektir.

Geyiğin üstüne geyikle devam edeyim. Ben bu hareketin ardında kesinlikle art niyet arıyorum. Bence Shaq'ın amacı Garnett ve Dwight Howard Ohio'ya geldiklerinde onları uzun süre tutuklamak ve böylece şampiyonluğa giden yolu açmak. Sizce de çok mantıklı değil mi?

Özür ...

Numaraiki'den Cem arkadaşım uyardı beni, meğerse Blog Kısayolları'm bomboşmuş kaç zamandır. Daha önce eklemiş olduğum onlarca blog adresi, Domain'e geçtiğimde nedense silinmiş. Farkında değildim. Yaklaşık 1.5 ay gibi bir süredir buradan hiçbir blog'a geçiş yapılmıyormuş yani.

Bu vesileyle hem özür diliyorum, hem de bu hatayı düzelttiğimi ve birçok blog'u listeye tekrardan eklediğimi söylüyorum. Unuttuğum varsa hatırlatın lütfen...

30 Ekim 2009 Cuma

31 Ekim Sabahı Maç Programı - Ersan Sahnede

31 Ekim Cumartesi sabah 01:00 / Charlotte Bobcats - New York Knicks
31 Ekim Cumartesi sabah 01:00 / Philadelphia 76ers - Milwaukee Bucks
31 Ekim Cumartesi sabah 01:30 (NBA TV) / Atlanta Hawks - Washington Wizards
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 (NTV) / Boston Celtics - Chicago Bulls
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / Detroit Pistons - Oklahoma City Thunder
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / Indiana Pacers - Miami Heat
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / Memphis Grizzlies - Toronto Raptors
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / Minnesota Timberwolves - Cleveland Cavaliers
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / New Jersey Nets - Orlando Magic
31 Ekim Cumartesi sabah 02:00 / New Orleans Hornets - Sacramento Kings
31 Ekim Cumartesi sabah 03:00 / Utah Jazz - L.A. Clippers
31 Ekim Cumartesi sabah 04:00 (NBA TV) / Phoenix Suns - Golden State Warriors
31 Ekim Cumartesi sabah 04:30 / L.A. Lakers - Dallas Mavericks

NBA TV'den yayınlanacak Warriors - Suns mücadelesi yüksek seyir zevki ve bol skor açısından çok potansiyelli. Keza Thunder - Pistons arasında da benzer bir maç izleyebiliriz. Jazz ile Clippers maçının çekişmeli geçeceğine inanıyorum. İmkanım olsa ve tek maç seçecek olsam, benim favorim bu maç olurdu herhalde. Geçtiğimiz sene de kadrosunu çok beğendiğim Clippers şanssızlıklardan dolayı çok kötü bir sezon geçirmişti. Ancak bu sene onları Lakers'a karşı izledim ve çok beğendiğimi söylemeliyim, kesinlikle playoff yapmalarını bekliyorum. Bir başka çekişmeli ve zevkli mücadele de elbette Lakers ile Mavericks arasında olacak diye düşünüyorum. NTV'nin verdiği karşılaşmada ise dün Spurs'ü yenen Bulls, bir başka ihtiyar takım olan Celtics'e karşı boyunun ölçüsünü alacak gibi geliyor bana.

Ersan'lı Bucks - 76'ers maçı da ilgimi çeken maçlardan biri elbette. Hem milli oyuncumuzun hem Brand-Iggy ikilisiyle Philly'nin oyununu merak ediyorum.

İyi seyirler...

Millsap Kaşınıyor, Carmelo Kaşıyor


Link

Allah aşkına nasıl bir pas bu yahu? Poster olmayı sonuna kadar haketmiş Millsap...