Suffisamment
2 hafta önce
Saman alevi:
Günün hayvan performansları:
Joakim Noah yine burada, yine burada... 17 sayı, 18 ribaund ve 4 blok ile. David West ve Okafor'u denize döktüler aşağıda yer verdiğim Tyrus Thomas ile birlikte.
Al Horford neler yapmış yahu öyle. Maçın da 5-10 dakikalık bir kısmını izledim pek birşey yapmıyordu: 11/14 isabetle 25 sayı, 19 ribaund ve 5 blok. İşini yapan, kendi yeteneklerini bilen, doğru oynayan bir pivot. Seviyorum Horford'ı da.
Boşa kürek çekenler:
Takımı baltalayanlar:
Günün X-faktörü:
Değinelisi:
Ersan:
27 Aralık Pazar 20:00 / Detroit Pistons - Toronto Raptors
Charlie Villanueva'nın twitter'ına yazdığı yazı: "Noel Baba bana güzel bir hediye verdi. Noel'de Prince, Rip Hamilton ve Ben Gordon'u Pistons formasıyla görmeyi dilemiştim, dileğim gerçekleşti." Ama şöyle bir sorun var ki, Villanueva'nın kendisi yaklaşık 1 haftadır sakat. Hatta diğer 3 oyuncu dünkü antrenmanın tamamında yer alırken, Villanueva sadece bir kısmına katılabilmiş. Ayrıca bu akşam 4 oyuncunun da oynayıp oynamayacağı kesin değil.
Dün vaktim olmadığı için yazamadım. Geç de olsa şu maçı yazmak lazım. Gerek yılın en çok beklenen maçı olduğu için, gerek maçta çıkan olaylar için. Kısaca özet yazayım:
Daha dün dakikalarının artması gerektiğini ve bundan sonraki maçlarda daha çok süre almayı beklediğini söyleyen Tracy McGrady'e Houston Rockets yönetiminden ağır darbe geldi. Genel menajer Daryl Morey T-Mac'in önümüzdeki iki maç bench'ten kalkmayacağını duyurdu. Bu kararın geçici olduğunu ve kısmen de olsa T-Mac'in açıklamalarıyla alakalı olduğu belirtmiş aynı zamanda Morey. Takım Houston'a döndüğü zaman McGrady ile ilgili konuşup, olayın gidişatını belirleyeceklermiş.
26 Aralık Cumartesi 22:00 (NBA TV) / Memphis Grizzlies - Dallas Mavericks
Shaq, sağlık problemi olan küçük bir çocuğun onunla tanışma dileğini yerine getirmiş ve ayakkabısını hediye etmiş.
Dün gece Orlando Magic ile Boston Celtics arasında yapılan maçta ben çok zevk aldım. Ama muhtemelen pek çok basketbolseverin hoşuna gitmemiştir. Özellikle de ilk yarısı. Penetre edenlere muhteşem yardımlar geliyordu, ardından rakip topu dolaştırırken rotasyon inanılmaz çabuk yetişiyordu. Bu iki takım için de geçerliydi. Ancak o ana kadar bütün oyuncular gibi zorlanan hatta belki 5 top kaybı, sıfır asist ile sahadaki en çok zorlanan isim olan Rondo devreye girdi. Tempoyu gerektiği yerlerde arttırarak çok büyük iş yaptı. Takımına ritm kazandırdı. Nelson'a karşı ısrarla penetre ederek bulduğu turnikeler, yakın mesafeli atışlar ve serbest atış çizgisine giderek elde ettiği sayılarla bir anda Celtics'i öne taşıdı. Celtics ilk yarı boyunca aynı savunma çizgisini korurken, Magic'ten daha fazla mücadele ettiler, ortadaki topların neredeyse hepsi için savaştılar ve çoğunu kazandılar. İkinci çeyrekte 8 dakika kala başlayan ve üçüncü çeyrekte 10 dakika kalana kadar devam eden 19-2'lik bir serisi vardı Celtics'in. Bu süre zarfında Magic 18'de 1 şut isabetiyle oynuyorud. Celtics'e maçı kazandıran dönem bu oldu. İkincinin yarının başında takım hala mücadele etmeyip Rondo ile Tony Allen'a 10 saniye içinde 2 hücum ribaundu verince, Magic taraftarları, takımlarını yuhalamaya başladılar. Bu arada Magic 27 sayı ile, kulüp tarihinde bir yarıda atılan en az sayı rekorunu egale etti. Yukarıdaki resim de herşeyi anlatıyor...
Dün 4 maç üstüste izleyip haftaiçi maç izleyememenin acısını çıkardıktan sonra, Denver-Portland maçında ayakta kalmak imkansızdı adeta. Zaten bu kadar eksik bir Portland, koskoca Denver'ı nasıl yenerdi ki? Gerek yoktu izlemeye. Sabah bir kalktım. O da ne? Son çeyrekte 33-20'lik üstünlük kuran Portland Denver'ı 11 sayı farkla mağlup etmiş. Peki maçta ne olmuş? Birincisi Brandon Roy olmuş, 41 sayıyla takımı tek başına galibiyete taşımış. Blake ve Webster ile beraber 11 üçlük göndermişler. İkinci olan şey ise sakatlıktan dönen Billups'ın ikinci yarıda zorlamamak adına oynatılmaması. Yine de içeride Juwan Howard'ın boyalı alanı kapatmaya çalıştığı bir Portland takımını yenmelerini beklerdim. Çok büyüksün Roy. Takımının rotasyonu daraldıkça, takım yetenek olarak insanların gözünde küçüldükçe sen büyüyorsun... Sene başında bir de sana maksimum kontrat vermeye çekiniyordu Pritchard.
Fotoğraf sanırım 2006 playoff'larından, atmışım arşive şimdi gördüm. Dün geceki maç ile güzel bir ironi oluştuyor: Clippers 93 - Suns 124...
Arenas Verizon Center'daki (Wizards'ın salonu) dolabında bir süre boyunca boş silahlar bulundurmuş. Konuyla ilgili Arenas "Yasak olduğunu bilseydim getirmezdim." demiş. NBA oyuncuların üzerine kayıt ettirilmiş silahlara karşı değil ancak içinde NBA geçen işlerde silaha kesinlikle izin verilmiyor. Arenas kendisini savunurken, bana göre günün sözüne imza atmış: "Kızım doğduktan sonra artık silahlarla işim olmadığını düşündüm ve salona getirip dolabıma koydum. Bir hafta sonra da güvenlik görevlisine, silahları polise teslim etmesi için verdim."
25 Aralık Cuma 19:00 (NBA TV) / Miami Heat - New York Knicks
McGrady açıklama yapmış "Artık ciddi anlamda dakikalarımın artmasının vakti geldi." diye. Ben sadece 1 maçta izledim, bir diğer maçtan da youtube'a koyulan birkaç pozisyonunu paylaşmıştım. Bana henüz 30'lu dakikalar alabilecekmiş gibi gelmedi. Rockets birkaç maçlık dönemler halinde 5-10 dakika olarak süre arttırımına gitse çok daha iyi eder bence.
2-3 gün geç ama yine de değinelim. Utah, Alman Peter Fehse'nin draft hakları karşılığında, Thunder'a Eric Maynor ile 2010'da kontratı biten ve basketbolu bırakmış olan Matt Harpring'i gönderdi. Jazz açısından tamamen ekonomik nedenlerle yapılmış bir takas. Nedeni de 2009 yaz aylarına dayanıyor. Jazz, Millsap'e istediği parayı vererek takımda tutmayı çok istiyordu. Yaz döneminde Boozer ve Mehmet'in kontratlarını feshetme opsiyonlarını kullanmamaları Utah Jazz'ı çok zor durumda bırakmıştı. Çünkü Jazz, Portland'a yıllık yaklaşık 9 milyon dolara imza atan Millsap'e, aynı kontratı lüks vergisi sınırının üstüne çıkmak pahasına da olsa verdi.
Gasol ile 2013-14 sezonunun sonuna kadar sürecek bir kontrat imzaladılar. Bu sözleşmenin değeri yaklaşık olarak 60 milyon dolar. Kobe'yle de görüşmeler sürüyor ama zaten Kobe'nin kontratını yenilememesi gibi bir ihtimal neredeyse yok. Kadronun diğer önemli oyuncularından Bynum'ın 2011'e kadar süren bir kontratı var, Lakers isterse bunu 2012'ye kadar uzatabiliyor. Odom'un da kontratı Bynum'ınki ile aynı şartları içeriyor. Artest de 2014'e kadar Lakers'da. Yani kısacası takımın 5 yıldızı da - takas edilmedikleri takdirde - senelerce Los Angeles'ta kalacaklar. Bu oyuncuların üstüne hele bir de sağlık problemlerini atlatmış gibi gözüken Phil Jackson'ı da yeniden ikna edebilirlerse, işte o zaman korkunç olacak.
Noel Baba'nız Stan Van Gundy'den mesaj var: Mutlu Noeller. Bugün maç yok. Türkiye'deki bütün NBA severler erkenden yatıp güzel bir uyku çekebilirler.