BIY AD

31 Ekim 2010 Pazar

Günlük Tahminler - 30 Ekim

Indiana İlk Yarı -2.5 (İddaa)

Evinde doğunun güçlü takımlarından ikisine karşı aldığı mağlubiyetlerle sezona başlayan Philadelphia bu gece Indiana'nın konuğu olacak. Geçtiğimiz yıl diş geçirebileceği takımlara karşı evinde, temposunun da etkisiyle süratli başlayıp skor üretmede güçlük çekmeden oyunu domine ederdi Indiana. Takım çok vasat olduğundan elle tutulur tek olumlu özellikleri de buydu belki. Spurs'e karşı deplasmanda, ilk yarıda 65 sayı üreterek aynı şekilde oynayabileceklerini gösterdiler. Bu sene ilk defa seyircileri önüne çıkacakları maçta da benzer bir başlangıç bekliyorum kendilerinden. Rakipleri daha ne olduğunu anlayamadan ilk darbeyi vurmalarını bekleyeceğiz ve en azından Sixers karşısında bunu yapacak güce sahipler.

Amare Stoudemire 33 Sayı + Rebound ALT (Betsson)

Camby ile Aldridge ikilisine karşı Amare'nin zorlanmasını bekliyorum. Geçtiğimiz sene Suns temposunda ve Nash ile oynarken bile Portland'a karşı bu baremi geçememişti kolay kolay (Camby takasından sonra). Portland'da bir değişiklik olmadı hala ligin iyi savunma yapan takımlarından biri ve çok düşük tempoda oynuyorlar. New York'unda Amare'ye "Al maç başına 50 top kullan" modunda can simidi muamelesi yapmadığını hatırlayalım. D'Antoni'nin sistemi zaten buna izin vermiyor. Bütün bunlar Amare'nin alt olmasını sağlamalı diye düşünüyorum. Ayrıca daha dün Celtics ile deplasmanda maç yaptıklarını de hatırlatalım. Portland dinlenmiş olarak geliyor. Bana göre tek eksi nokta Amare'nin evinde olması. Bu bahisi beğenmeyenler belki Portland -3.5 handikap ile kazanır bahisine yönelebilir.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

30 Ekim Programı

31 Ekim Pazar 02:00 / Washington Wizards - Atlanta Hawks
31 Ekim Pazar 02:30 / Sacramento Kings - Cleveland Cavaliers
31 Ekim Pazar 02:30 / Portland Trail Blazers - New York Knicks
31 Ekim Pazar 03:00 / Philadelphia 76'ers - Indiana Pacers
31 Ekim Pazar 03:00 / Detroit Pistons - Chicago Bulls
31 Ekim Pazar 03:00 / Minnesota Timberwolves - Memphis Grizzlies
31 Ekim Pazar 03:30 / Denver Nuggets - Houston Rockets
31 Ekim Pazar 03:30 (NBA TV) / Charlotte Bobcats- Milwaukee Bucks
31 Ekim Pazar 03:30 / New Orleans Hornets - San Antonio Spurs


9 maçlı bir gecede son maçın 3:30'da başlayacak olması biraz şanssızlık olmuş basketseverler için. Saat aralığı olarak sıkışık bir program var. Çok denk güçlerin karşılaşacak olması geceye renk katabilir. Hornets-Spurs en göze çarpan maç gibi görünüyor. Beğenmeyenler ve yüksek tempoyu sevenler için alternatif maç önerim Houston-Denver maçı.

30 Ekim 2010 Cumartesi

Ruh Hastası Delonte West

10 maçlık cezası yüzünden yazın katıldığı Celtics ile maça çıkma fırsatı bulamayan ve antremanlara devam eden Delonte West'in başı dertten kurtulmuyor. Semih Erden'in de oynadığı 3-3 maçta birbirlerini savunan West ve Wafer'ın birbirlerine girdiği söyleniyor. West'in Wafer topu her eline aldığında faul yaptığı ve daha sonra da soyunma odasına giden Wafer'a ilk yumruğu salladığı söyleniyor. Tamam takım arkadaşları arasında kavga olabilir, futbolda da basketbolda da o adrenalinle itiş kakışta olabilir ancak West'in yaptığı bildiğiniz ruh hastalığı. Hem sürekli faulü yapıp hem de ilk yumruğu sallaması West'in bozuk ruh sağlığını anlatıyor sanki.

Takım kaptanları Kevin Garnett ve Paul Pierce ile genel menejer Ainge West'in garanti olmayan kontratının 10 maçlık cezasının bitmeden feshedilmesini düşündükleri de yazılanlar arasında. Ancak daha sonra Boston Globe'a konuşan Ainge kavgayı doğrulamasına rağmen takımda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtmiş. Ben olsam 5 dakika tutmam Delonte West'i takımda eğer olaylar yazıldığı gibiyse.

Günün Hareketleri - 29 Ekim


Link

Hayatımda çok az kere görmüşümdür Detroit'inki kadar kötü bir son saniye savunması. İlerisi için pek parlak bir görüntü çizemiyor yine Detroit. Onun haricinde Butler çaylak Henry'ye lige hoşgeldin demiş güzel bir blokla. Ama hareketler içinde herhalde an anlamlısı Rondo'nun 24. asisti.

29 Ekim'den Notlar

Günün Hayvan Performansları:
- Pau Gasol bana kalırsa NBA'in en iyi uzunu. Orta mesafesi, parmak hassasiyeti, savunmada uzun kollarıyla caydırıcılığı ve oyun zekası ile komple bir uzun. Ve sezona da çok iyi başladı. E karşısında da Lopez-Hido ikilisini görünce inanılmaz işler yapmış. 21 sayı 8 ribaund 9 asist sanki bir uzunun değil de bir swingman'in istatiktiği gibi, Gasol'ü diğer uzunlardan ayıran da tam olarak bu. Bu arada Odom'un Hido karşısında 18 sayı 17 ribaund 5 asistine de dikkat çekmek gerekiyor.

- Rajon Rondo'nun da 10 sayı 10 ribaund 24 kötü bir performans gösterdiğini düşünebilir ancak 24 asist gerçekten inanılmaz. Paul Pierce 25 sayı 14 ribaund 5 asist, Kevin Garnett'in de 24 sayı 10 ribaund'u da etkileyici. 59 sayı-34 ribaund-29 asist gibi hayvani bir katkı aldı Boston big-three'sinden ve New York karşısında galibiyeti getirmiş bu performanslar.

- Roy Hibbert da sezona iyi başlayan isimlerden biri. 13 sayı 8 ribaund 6 asist 4 blok ile Granger'ın 33 sayısına eşlik eden isim oldu. Maça da biraz bakma şansım olduğu için söylüyorum, Hibbert gerçekten çok faydalı oynadı. Bu +/- istatistiği pek sağlıklı değil ancak Hibbert'ın bu maçta yaptıklarını göz önünde bulundurursak +12 kesinlikle göz boyayıcı bir istatistik değil.

- Brook Lopez'de Nets 2 galibiyet alırken (2-0) takımını Harris ile birlikte sürükleyen isim. İlk maçta 25, bu maçtada 29 sayı ile takımını yine galibiyete taşıdı Brooks. Aynı zamanda bir uzun için harika bir yüzde olan 15'te 13'lük serbest atış yüzdesine de dikkat çekmek gerekiyor.

Boşa Kürek Çekenler:
- NBA TV'den yayınlanan Pistons-Thunder maçında ise Ben Gordon şov vardı. Ben Gordon benchten gelip 31 dakika oynadığı maçta 11/16 gibi çok yüksek bir yüzdeyle 32 sayı üretti. Son topta potayı bulmayı başaramasa da benchten gelerek önemli bir katkı verdiğini ve takımını oyunda tuttuğunu söylemek mümkün.

- Igoudala da kendisinden görmeye alıştığımız çok yönlü performanslarından birini sunmuş. Ancak 27 sayı 10 asist 6 ribaund 2 top çalmalık performansı takımını galibiyete taşımaya yetmemiş.

- Amare vasat bir ilk maç oynadıktan sonra Boston deplasmanında takımını sürükleyen isim olmuş. 27 sayı 8 ribaundunun yanı sıra 2/3 üçlük attığını da belirtmek lazım. D'antoni'nin sistemi ona bile üçlük attırıyor demek ki :)

Takımı Baltalayanlar:
- Bu başlığın ilk ismi kesinlikle Rashard Lewis olmalı. 25 dakikada 0/9 saha içi isabeti (0/5 üçlük)ile 2 sayı 3 ribaund ve 3 top kaybı ile adeta yerlerde süründü Lewis. Takımı o oyundan çıktığından oyunu dengeledi, o oyuna girdiğinde fark açıldı. En azından benim izlediğim ilk devre itibariyle olaylar böyle gelişti. İkinci devredeki 28-10'luk Miami serisi de maçı tamamen bitirmiş.

- Ramon Sessions'da Lewis'i çok zorlayan isimlerden biri olmuş günün en kötüsü olma konusunda. Cleveland ilk beşinin sadece ve sadece 29 sayı ürettiği (evet evet doğru görüyorsunuz sadece 29 sayı) maçta Sessions 1/10 şut isabeti ve 4 asiste karşılık yaptığı 5 top kaybı ile takım arkadaşlarına uyum sağlamakla kalmamış onların bir adımda önüne geçmiş.

- Buraya girmeyi hak eden bir diğer isimde Jason Kidd. 9 sayı 10 asist 6 ribaund ile en azından rakamsal açıdan kötü bir performans sergilediğini söylemek zor olabilir ancak 5 top kaybı ve 5 faulünün yanında son topu oyuna sokarken attığı pas var ki Kidd'in kalitesine hiç yakışmayacak cinsten. Başka biri yapsaydı belli kabul edilebilir olabilirdi ama söz konusu Kidd olduğunda kabul edilemez bi' hata.

- Brandon Jennings'de sezona kötü başlayan isimlerden biri. Yine vurdumduymaz hücum tercihleri, hücumun çoğunda topu elinde tutmasıyla Ersan'ı izlemek için Milwakuee maçını tercih eden bizlere "bu maç izlenmez, bak sadece ben oynuyorum" mesajını veriyor. 0/6 üçlük, 4/15 genel şut isabeti ile Milwakuee'nin ligin en belki de en kötü takımı Minnesota'ya yenilmesinin başlıca nedenlerinden biri olmuş Jennings.

Bizimkiler:
- Hidayet Türkoğlu son şampiyon karşısında maçın süre aldığı ilk 20 dakikasında sayı üretemediği maçta son 10 dakikada 9 sayı üretmesine rağmen takımını galibiyete taşıyamadı. Bunun yanında 3 ribaundun çok az olduğunu ve Hido'nun 3. maçında da faul problemine girdiğini belirtmek lazım. Hido açısından sezon pek iyi başlamadı. Yakında yerini Warrick'e kaptırabilir. Belki de kendisi için daha iyi olacaktır benchten gelmesi.

- Ersan İlyasova için de sezon pek iyi başlamadı. Geçen maçtaki 16 dakikasına az derken bu maçta 8 dakika sahada kaldı. Maçı izleme fırsatım olmadı ama iyi oynayan Maggette'nin de Ersan'ın sürelerinden çaldığı fikrini yürütmek çok zor değil. Ancak Ersan'ın hem 8 dakika alması hem de bu sürede 3 ribaund 4 faulle oynaması kendisi için hiç ama hiç olumlu değil.

NBA'deki Koca Kafalar


Link

Bir okurumuz mail ile paylaşmış bu videoyu. Görmemiştim, çok güzelmiş, paylaşayım dedim. Bizim Koca Kafalar'dan esinlenmiş olmasınlar?

Knicks - Celtics ve Nuggets - Hornets

New York Knicks 101 v Boston Celtics 105

Boston bu sene çok niyetli olduğunu göstermeye devam etti. Yenilenme aşamasındaki Knicks'i kendi sahalarında mağlup ederek iyi başlangıçlarını devam ettirdiler. Maçtan bahsetmeyi çok isterdim ama Rajon Rondo'nun 10 sayı, 10 ribaund ve 24 ASİSTLİK performansının yanına eklenen 25 sayı ve 14 ribaundluk Pierce ve 24 sayı 10 ribaundluk Garnett performansları aslında bana söylenecek pek fazla bişey bırakmadı malesef. Maçın tamamını izlemedim çünkü Miami maçına konsantre olmuş durumdaydım ama ara ara baktığım zamanlarda sürekli olarak bu üçlünün iyi performansıyla karşılaştım. Karşı tarafta Knicks hakikaten çok iyi mücadele etti. 5 oyuncu çift hanelerde skor üretti. Amare'nin 27 sayısı Knicks cephesindeki en önemli performans oldu. Yine de Celtics'i Boston'da yenmek istiyorsanız daha fazlasına ihtiyacınız var.

Denver Nuggets 95 v New Orleans Hornets 101

Bu maça da ara ara baktım ve sonlarını izledim. Denver'ın durumunu çok merak ediyordum. Carmelo bana çok isteksiz geldi. Yanımdaki herkes iyi oynuyor işte 24 sayı 10 ribaund yaptı dese de Carmelo'yu daha iyi görmüştüm. Benim gibi düşünen varsa maçı izleyenlerden lütfen söylesin. Takas olması Denver açısından da faydalı olabilir. Carmelo draft olduğundan beri 7. sene ve Konferans Finali geldikleri en yüksek nokta. Daha fazlasını da vaad etmiyorlar açıkçası. Hornets cephesinde de Chris Paul'u mesela daha iyi görmüştüm. Onu da çok mutlu görmedim. Yine de Hornets çok iyi bir takım oyunuyla galip geldiyse bugün oyun kurucusuna çok şey borçlu. 7 asist ve 0 top kaybı yan yana koyduğunuzda çok değerli bir istatistik. Iki takımın gelecekteki yerleri hakkında yorum yapmak için çok erken. En değerli isimleri takas dedikodularına malzeme olmaktan sahada tam verimle performans veremiyor. Bu isimlerin geleceği netleşmeden Denver ve Hornets hakkında sağlıklı yorumlar yapmamız çok zor olacak.

Eğer vaktim olursa gün içinde Lakers - Phoenix maçının detaylı analizi blogda yer alıcak. Yarın için de Porltand - New York maçını gözüme kestirdim. Özellikle Portland taraftarı gözüyle takip edip detayli bir analiz yazmayı planlıyorum. Lakers - Phoenix analizi yetişmezse ikisini beraber yazabilirim. Çok yakın zamanda da Clippers maç yazısı yazmayı planlıyorum. Bu şekilde bir çok takımın sezon içindeki gelişimini takip etme fırsatımız olucak. Sağlıcakla kalın.

Orlando Magic - Miami Heat (Dwyane Wade'in Rolü)

Sezonun açılış maçında Boston karşısında yaşanan sorunların ve mağlubiyetin ardından yeni kadrosuyla evidneki ilk maçında Heat'in üzerinde önemli bir baskı olucaktı. Sezona iki mağlubiyetle başlamak yeni kadro üzerindeki soru işaretlerini arttıracak, büyük beklentilerle sezona hazırlanan Miami şehrinde ise konferanstaki en önemli iki rakibe üst üste kaybedilen maçlkarın ardından eleştirilerin başlamasına sebep olacaktı. Bu yüzden maçın önemi Heat açısından daha büyüktü. Sezona yeni başlanmış olsa da Heat'in galibiyete ihitiyacı vardı.

Bu durumda Dwyane Wade'in maç performansı çok önemli. İlk maçta Wade etkisiz kalırken, LeBron hücümda tek tabanca kalmıştı. Aynı zamanda sert savunma yapan Boston'a karşı dezorganize Miami hücumu başarısız olmuştu. Bu sefer LeBron belki çok skor bulmadı ama all-around dediğimiz çok yönlü bir oyun sergiledi. Wade ise maçın öneminin çok farkında olarak daha ilk yarıdaki 14 sayısıyla ılk yarıya damga vurdu. Maçı da 26 sayıyla tamamlaması çok önemli. Aynı zamanda Miami'nin 3. çeyrekte sergilediği performans ilerisi için çok önemli. Doğu Konferansı'ndaki mücadelede direkt rakipleri olan Orlando'ya karşı tek çeyreği domine edebiliyor olmaları bizlere ilerisi için olumlu sinyaller verdi Miami adına. Maçın farklı kazanılması da Miami cephesinde önemli bir moral oldu. Bu farkı da zaten 3. çeyreğe borçlular.

Maçın daha detaylı analizi yerine yazının devamında bu maçın ışığında Miami hakkındaki fikirlerimi sunmak istiyorum. Bugünkü maç Heat adına önemli bir şey göstermiş olabilir. Yeni üçlününün sahada nasıl rol paylaşımına sahip olması gerketiğini ilk iki maçın ardından yavaşça şekillendirebiliriz. Henüz erken olsa bile bulunduğumuz koşullarda kadrodan maksimum verim nasıl alınır tartışması yapılabilir. Öncelikle söylemek istediğim Miami kadrosunun çekirdeği çok güzel bir biçimde 80'lerin Showtime Lakers'ını hatırlatıyor bana. Kadroda üst düzey bir oyun kurucuya yer olmadığına göre LeBron'un Magic Johnson gibi oyun kurucu olarak maça başlayıp maçı çeşitli pozisyonlarda zaman geçirerek bitirmesi çok mantıklı geliyor. Orlando maçında da gördük ki daha az top kaybı yapıp daha fazla top paylaşan LeBron savunmada da üst düzey oynayabiliyor. Bu tavır aynı zamanda hücumu da verimli kılıyor çünkü LeBron Wade'e göre daha yaratıcı ve kritik paslarda daha başarılı. Bu bilgilerin ışığında LeBron'u Jordan'dan Magic Johnson'a kaydırma fikri bence uygulanması gereken bir taktik.

Tekrar Showtime Lakers'ına dönersek kadronun diğer önemli ismi olan Kareem Abdul Jabber yerine Chris Bosh'u koyabiliriz. Bosh Kareem kadar dominant bir uzun olmasa da, Kareem'den daha modern bir uzun. Bosh daha fazla koşabilir ve şut menzili çok daha geniş. Bosh'un daha fazla koşabilmesi hızlı oyuna zemin oluşturabilir. Böylece daha revize edilmiş ve modern basketbola uygun bir oyun sistemi sahaya sürülebilir. Wade'in rolü burda çok kilit bir öneme sahip. Showtime Lakers'ındaki hiç kimseye tam olarak benzemiyor (James Worthy?) ve bu takımın kaptanı. Bu yüzden hücumdaki birinci el olarak Dwyane Wade sahneye çıkmak durumunda. Orlando maçı da gösterdi ki şimdilik Wade etkiliyse Miami de etkili. Bu yüzden kadrodan maksimum verim almak için şimdilik LeBron'un potaya gönderdiği top saysından kısıp asist sayısına ekleme yapmaya çalışmak önemli olabilir. Bakalım Spolestra neler düşünüyor bekleyip görelim.

Günlük Tahminler - 29 Ekim

BK'dan bilen bilir kara cuma derler... Cuma günleri program yoğunluğunun yanına bir de günün mübarekliği eklenince kafalar çalışmaz, şanslar yaver gitmez, bahisler tutmaz oluyor. Sabahtan beri düşünüyoruz Can'la, yaklaşık 20 tane bahis söylemişizdir birbirimize buraya yazmak için ama işin içinden çıkamadık bir türlü. Belki bu postu bir yarım saat sonra girsem bambaşka bahisler yazacaktık, o derece bulandı kafamız. Durum böyle olunca tavsiyemiz bahislerin çok yüklü alınmaması.

Dallas İlk Yarı -6.5 (İDDAA)

Öncelikle iki takım arasında önemli bir moral motivasyon farkı olacak Dallas lehine. Zira evinde Bobcats'i farklı yenmişti Dallas, Memphis ise hem Zach'i sakatlığa kurban vermenin hem de evlerinde Hawks'a karşı hiçbir varlık gösterememenin moral bozukluğuyla çıkacak maça. Bu arada hemen belirteyim Zach ve Gasol bu maçta da görev alamayacaklar. Yani pota altı skor gücü nerdeyse sıfırlanacak Memphis'in. Tahminim seyirci desteğini de arkasına alacak Dallas'ın maçın başında farkı açması yönünde.

DeMarcus Cousins 23 Sayı + Ribaund Alt (Betsson)

Dengesiz bir adam Cousins, bir maçı bir maçını tutmuyor ve bu durum bir süre daha böyle devam edecek sanırım. Dişine göre rakip bulduğunda iyi istatistikler çıkarabiliyor ama bu gece karşısına çıkacak olan Brook Lopez pek dişine göre değil. Hem oyun zekası hem de tecrübesi Cousins'in çok önünde. Ayrıca bahsimizi güçlendirecek diğer etkenler Tyreke'in bu gece oynayacak olması, hatta Dalembert'in küçük de olsa oynayabilme ihtimali. Zaten 25-30 dakika süre bulmasını beklediğim Cousins bir de faul problemine girerse bahis tadından yenmez ve Cousins da bu bareme çıkamaz.

Vince Carter 18.5 Sayı Alt (Betsson)

Miami ilk 2 maçında gösterdi ki hücumda organize olup sistemi oturtana kadar savunma takımı olacaklar. Bu gece de Orlando'ya kafa tutabilmeleri için muhakkak iyi savunma yapmalılar, çünkü rakibinin skor potansiyeli olan 105-110 civarı sayılara çıkmaları şimdilik pek mümkün görünmüyor. Orlando'nun 4 dışarda sisteminde Carter ne kadar etkiliyse diğer 3 oyuncu da o kadar etkili olabiliyor, yani demek istediğim hücum sistemleri tek düze olsa da hücum silahları çok fazla. Ayrıca Carter'ın önemli maçlarda, zor anlarda sindiği bir gerçek. Tüm bunların yanında bir de kendisini Wade'in savunacağı göz önüne alındığında skor açısından çok etkili olamayacağını düşünüyorum.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekim Programı

29 Ekim Cuma 02:00 / Indiana Pacers - Charlotte Bobcats
29 Ekim Cumartesi 02:00 / Sacramento Kings - New Jersey Nets
29 Ekim Cumartesi 02:00 / Atlanta Hawks - Philadelphia 76'ers
29 Ekim Cumartesi 02:00 / Cleveland Cavaliers - Toronto Raptors
29 Ekim Cumartesi 02:30 / New York Knicks - Boston Celtics
29 Ekim Cumartesi 03:00 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Detroit Pistons
29 Ekim Cumartesi 03:00 (NTV SPOR) / Orlando Magic - Miami Heat
29 Ekim Cumartesi 03:00 / Milwaukee Bucks - Minnesota Timberwolves
29 Ekim Cumartesi 03:00 / Denver Nuggets - New Orleans Hornets
29 Ekim Cumartesi 03:30 / Memphis Grizzlies - Dallas Mavericks
29 Ekim Cumartesi 05:30 / Los Angeles Clippers - Golden State Worriors
29 Ekim Cumartesi 05:30 / Los Angeles Lakers - Phoenix Suns

Programda iki tane önemli, ileriye dönük mesajlar alabileceğimiz maç göze çarpıyor. İlki büyük üçlünün seyircisi önündeki ilk resmi maçı ünvanını da taşıyacak olan Orlando karşılaşması. Boston mağlubiyeti sonrası, dolu dizgin giden Orlando karşısında Miami'nin alabileceği bir mağlubiyet taraftarlarının güvenini epey sarsacaktır. Gecenin diğer önemli maçında ise geçtiğimiz sezonun batı finalistleri Suns ve Lakers karşı karşıya gelecek. Sezona pek formda başlayamayan Lakers ile Amare'nin gidişi sonrası playoff şansı dahi kimi otoritelerce sorgulanan Suns kozlarını paylaşacak. Velhasıl bol maçlı, güzel bir cuma gecesi daha ne olsun...

Günün Hareketleri - 28 Ekim


Link

Maç sayısı az olunca fazla beklenti içine girmiyor insan. Bir de Warrick'in smacını Amare yapsa muhtemelen 4. sırada olmazdı, daha yukarıyı hakediyor sanki bu hareket.

28 Ekim'den Notlar

Öncelikle müthiş çabalarla kurulan üzerinde milyonların emeğini olan Cumhuriyetimizin 87. yaşını kutlayarak ve büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e saygı ve şükranlarımı sunarak 29 Ekim'den notlara başlayayım.

Günün Hayvan Performansları:
- Utah uzunları da baktığımızda Phoenix'in uzunlarına büyük üstünlük sağlamış. Sezona vasat başlayan Al Jefferson ve Millsap ikilisi Phoenix pota altına karşı oldukça iyi performanslar göstermiş. 39 sayı-22 ribaund'luk bir katkı almış Utah bu ikiliden.

- Bir diğer iyi performans ise Dwight Howard'dan geldi. Superman sezona iyi başladı ve takımının Washington'u rahat geçtiği maçta 23 sayı 10 ribaund 3 blokla takımını galibiyete taşıdı. O maçtan bir diğer ilginç nokta ise Orlando'nun ilk beşinin toplamda 29/40 gibi %75'e yaklaşan bir yüzdeyle şut atması. Washington savunması sezon başından kendini belli etmiş.

İyi mi Kötü mü:
- Nash'in ilk 2 maç performansının büyük bir kısmı şaşırttığını düşünüyorum. 2 maçta 11 asist yaptı ve buna karşılık 14 top kaybı var. Sayı katkısı yapıyor ancak o yıllardır alıştığımız takımı oynatan Nash değil sanki. Bunda Amare'nin gidişinin ve pick-and-rolleri artık Hidayet ve Lopez ile oynamasının da etkisi var tabii, hatta büyük oranda pay bunun olabilir. Nash'in o eski takımı oynatan görüntüsüne dönüp dönmeyeceği ise takımda skor üretebilecek isimlere bağlı, başta da Jason Richardson'a.

- Orlando Washington maçında 53-25'lik Orlando'nun ribaund üstünlüğü, draftın 1 numarası Wall'ın 35 dakikada ulaştığı 14 sayı (6/19) 9 asist 3 top çalma 3 top kaybı ve kontrat sezonundaki Kirilenko'nun düşük yüzdeyle de olsa 19 sayıya ulaşması gecenin diğer göze çarpan notlarından.

Bizimkiler:
-Sadece iki maç oynandığı için kısa bir günün notları oldu onu belirteyim. İlk gözüme çarpan noktalarından biri de Warrick'in performansı oldu. Geçen sezon Milwakuee'de Ersan'la 4 numara rotasyonunda süre savaşı veren Warrick bu sezonda bir diğer milli basketbolcumuz Hidayet'le bu savaşı veriyor, ilginç bir not. Ve yine aynı geçen sene Ersan'ın ilk 5'teki yerini tehdit ettiği gibi -zaman zaman almıştı da o yeri- bu sene de sezona iyi başlayarak Hidayet'in yerini tehdit ediyor. 18 sayı 11 ribaund ile takımın en etkili isimi olmuş benchten gelerek. Hidayet'in faul problemine girdiği maçta kendisine gelen şansı iyi kullanmış Warrick. Hidayet'in faul problemi ise 4 numaralarla eşleşmesinden kaynaklı fauller. Hidayet'in eğer yerini kaybetmek istemiyorsa bu faullerden uzak durmalı kesinlikle. Warrick basketbol IQ'su çok düşük ancak Phoenix'in sistemine uyan; koşan, atletik bir uzun. Hidayet'in performansını -özellikle ribaundlarda- arttırması gerekiyor.

Yeter Demirören Yeter: Allen Iverson

Yaklaşık bir aydır konuşuluyordu Iverson'ın Beşiktaş'a gelme ihtimali ve nihayet sonlandı. Kesin olarak diyebiliriz ki: Allen Iverson Beşiktaş'ta. Taurasi geldiğinde ne kadar büyük bir transfer olduğuna değinmiştim. Şimdi alın Taurasi'yi 10'la çarpın, buyrun size Iverson transferinin etkisi.

Bu sabah dünyada milyonlarca kişi Iverson'ın Türkiye'de Beşiktaş adlı kulübe geldiğini okuyacak. Aslında birçoğu "Iverson'a bak ne hallere düştü" diyecek ama bu bizim için önemli değil. Çin ligi yerine burayı tercih etmesi, ikna edilmesi de büyük bir başarı.

Son yıllarda Iverson benim sempatimi kaybetmiş olabilir. Ama ben bu küçük dev adamın 2001 NBA Finalleri'nde Lakers'a tek başına meydan okuyuşunu her sabah kalkıp canlı izlemiş bir basketbolseverim. Hatta Philly forması da vardır elimde o zamanlardan kalma. Gerçekten garip bir his basketbolun en büyük sahnesinde yer almış bir oyuncunun burada bizim parkelerimizde ter akıtacak olması. Her basketbolseverin en azından bir kere Beşiktaş maçına gidip izlemesi şart olan bir isim Iverson. Basketboluyla, aykırı tarzıyla, duruşuyla, taraftarlarla olan iletişimiyle, herşeyiyle canlı görülmesi gereken bir basketbolcu.

Aykırı tarz ve duruştan bahsetmişken; bir yazı okudum dün ama nerede olduğunu hatırlamıyorum. Yazıda Iverson'ın Türkiye'de en iyi anlaşacağı, uyum sağlayacağı taraftar grubuna sahip takımın Beşiktaş olduğuna dikkat çekiliyordu. Sonuna kadar katılıyorum. Beşiktaş taraftarının bu içten sevgisi ve desteğini alan Iverson'ın daha bir şevkle oynayacağını düşünüyorum. O çünkü bu oyunu seviyor. Zaten sevmese NBA gibi bir zirveden, TBL'ye inmezdi, o kötü ayrılıktan sonra basketbolu bırakırdı. Ama fena mı oldu NBA'de hiçbir takımın kapısını açmaması ona? Şimdi çok sayıda basketbolsever seviniyor Türkiye'de.

Hayırlı olsun bir kez daha ve helal olsun Beşiktaş'a.

Günlük Tahminler - 28 Ekim

Yoğunluktan dolayı biraz geç yayınlıyoruz bu geceki tahminlerimizi. Bir de malum maç az olunca bahis bulmak da zorlaşıyor. Lafı uzatmadan hemen tahminlere geçelim: Bugün bir oyuncu bahisi bir de toplam sayı bahisimiz var.

Suns - Jazz Toplam sayı 218.5 ALT (İddaa)

Bu yaz Suns ile Jazz önemli oyuncularını kaybettiler: Carlos Boozer ve Amare. Yerlerine Al Jefferson ve Hedo geldi ancak bu yeni sistemde iki takım da oldukça zorlanıyorlar. Hücumda eskisi gibi değiller. Jefferson'ın uyum süreci ve Memo'nun sakatlığı Jazz'ı kötü etkilerken. Hedo uzun forvette beklenilen katkıyı sağlamaktan uzak bir görüntü içinde. Suns ile Jazz'ın ilk maçlarında attıkları sayılar (92 ve 88), zorlandıklarını gösteriyor. Bunların ışığında bugün 115-105 gibi bir skor beklemediğimi söylemeliyim.

Andray Blatche 28.5 Sayı + Ribaund ALT (Betsson)

İlk bahse oranla daha az güvendiğim ama küçük bir miktarla da olsa denemekte yarar olacağını düşündüğüm bahis Blatche'in yukarıdaki açılan bareme çıkamayacağı yönünde. Arenas'ın oynamayacağı yanlış bilmiyorsam kesinleşti bu sebeple John Wall uzun süre parkede kalacak. Kolej kariyerinden beri Wall'un Blatche gibi uzunlardan ziyade McGee gibi atletik, ikili oyunu oynama yetisi yüksek uzunlarla topu buluşturmayı sevdiğini biliyorum. Ayrıca Wall'un olası bir oyunu domine etme çabası ve şahsiliğe yönelmesi de bizim avantajımıza olacaktır bu bahiste. Geçtiğimiz sezonlarda Orlando karşısında kısıtlı sürelerde iyi istatistikler yakalamıştı. Ancak geçen sene kadro darlığında başımıza Amare kesilen Blatche'in bu gece Orlando'nun yardımlaşmalı savunması karşısında bocalayacağını düşünüyorum. Ayrıca yazın ayağını kırdığı için hala %100 hazır değil kendisi.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

28 Ekim 2010 Perşembe

Spurs Teodosic'le İlgileniyor

Avrupa'nın en önemli oyuncularından Tiago Splitter'ı kadrosuna katan San Antonio Spurs'de şimdi de Milos Teodosic dedikoduları başladı. Son yıllarda yaptıkları sürpriz hamlelerle oldukça gündeme gelen Spurs scout ekibi Teodosic'i izlemek için Avrupa'nın yolunu tuttu.

Kuşkusuz Teodosic'in NBA'in sağlam ekiplerinden birinin ilgisini çekmesi kadar doğal birşey yok. Teodosic ülkemizde düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonası'nda kendi standartlarına göre vasat bir performans sergilemişti. Ancak Olympiakos'ta yakaladığı başarılar, gösterdiği liderlik özellikleri ve daha henüz 23 yaşında olması, Spurs'ün onunla ilgilenmesi için yeterli nedenler. Herkesi kendine hayran bırakan Sırp oyuncu, özellikle soğukkanlılığı ve saha görüşüyle son 3 senede Avrupa'nın en iyi oyuncusu konumuna geldi. Spurs de Parker ve Hill'in arkasına onu düşünüyor olabilir ancak tabi bu işler pek düşünceyle olmuyor. Hele ki bu düşünce oldukça uçuk geldi bana.

Öncelikle belirteyim ben bir Spurs taraftarıyım. Yani Teodosic'in takıma gelmesini canı gönülden isterim fakat durum şu ki takımı Olympiakos'un onu bırakması imkansız gibi görünüyor. En önemli oyuncularını bir anda kaybetmek istemeyeceklerdir bu sebeple Spurs yönetimine zorluklar çıkaracaklardır diye düşünüyorum. Değinmemiz gereken bir diğer konu ise Teodosic'in NBA'de iş yapabilecek kapasitede bir oyuncu olup olmadığı. Kimse onun sahadaki liderliği eleştiremez ancak şu bir gerçek ki NBA için çok zayıf bir fiziği var. Özellikle Billups,Stuckey gibi guardlara karşı savunma anlamında hiçbir varlık gösteremeyeceği çok açık ortada. Hücumunun büyük kısmını oluşturan drive'ları da yine bu tip kalıplı oyunculara karşı uygulayamacağını düşünürsek her iki anlamda da kitleniş oluyor Teodosic. Ayrıca Avrupa'nın en gözde oyuncusu konumundayken burda 3. guard durumuna düşmeyi de pek istemeyecektir yıldız oyuncu. Özetleyecek olursak Spurs ekibi herkesten önce davranarak akıllı bir iş yapmış. Fakat gerek transferin gerçekleşmesi gerekse Teodosic'in şampiyonadaki performansını NBA'e taşıması ihtimalini ben çok zayıf buluyorum.

28 Ekim Programı

29 Ekim Cuma 03:00 / Washington Wizards - Orlando Magic
29 Ekim Cuma 05:30 (NTV) / Phoenix Suns - Utah Jazz


Dünkü ekstra yoğun programdan sonra bugün daha sakin bir gece yaşayacak lig. 2 karşılaşmanın oynanacağı Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gecenin sonunda ligde maç yapmamış takım kalmayacak.

Saat 03:00'te oynanacak maçta ligde henüz sahaya çıkmamış 2 ekip olan Orlando ve Washington karşılaşıyor. Hazırlık döneminde buldozer gibi bir Orlando izlemiştik. Zaten geçtiğimiz yılların hazırlık dönemlerini inceleyecek olursak da bunun artık bir Magic geleneği haline geldiğini söyleyebiliriz. İki ekibe karşılaştırmalı olarak baktığımızda sistemini oturtmuş, hazır Orlando'ya karşı ligde daha önce görülmemiş bir 3 guard'lı sistemi deneyen Washington'ı buluyoruz karşımızda. Ancak tahmin ediyorum ki bu maç o 3 guard'lı oyunlarını oynayamayacaklar çünkü Gilbert Arenas'ın ufak bir sakatlığı varmış ve sezonun ilk iki maçını kaçırması bekleniyormuş. Bu da oldukça merak uyandıran Arenas-Wall uyumunu seyretme planlarını 2 maç ertelemek durumunda kalacağımız anlamına geliyor. Gerçi aralarında oluşacak rekabet ortamından söz ediliyordu ama bu iddiaların asılsız olduğu Arenas'ın " O Batman, ben Robin'im " açıklamasından sonra anlaşıldı. Sahada uyum içinde izleyeceğimiz bu iki kalburüstü guardlı yeni Washington'ı izlemek için sabırsızlanıyorum. Bu maça dönecek olursak Magic'in oyunu domine etmesi beni pek şaşırtmaz ayrıca bir gözüm de Blatche - Howard eşleşmesinde olacak. Geçtiğimiz sezon oyununu 2-3 sınıf atlatan Blatche bakalım Howard karşısında varlık gösterebilecek mi ?

Gecenin diğer maçı saat 05:30'da Suns ve Jazz arasında oynanacak. Hidayet sahada olacak ancak bildiğiniz gibi Memo sakat. 8 yıldır NTV ekranlarında olan klasikleşmiş Memo - Hedo kapışmasını izleyemeyecek olmak elbette ki üzüyor insanı. Milli oyuncularımızın takımları arasında büyük bir benzerlik bulunuyor o da şu ki her iki ekip de büyük bir revizyon döneminden çıktı. Bir tarafta kaybedilen Amare, öteki tarafta Bulls yolunu tutan Boozer. Kısacası gelecek dönemler için yepyeni bir sayfa açan iki takımı karşı karşıya getiren bir maç. Ayrıca ligin en iyi oyun kurucularından ikisi de sahada olacak. İlerleyen yaşına rağmen kalitesinden asla ödün vermeyen, inanılmaz savaşçı ruhunu sezonun ilk maçından playoff'a kadar taşıyan Nash ile yeni oyun kurucu ekollerinden Deron'un eşleşmesinin düşüncesi bile oldukça keyifli geliyor. Son olarak bu maç için bir de dileğim var. Hidayet kendi gibi oynasın hiç değilse bir 13-5-5 gibi bir oyun ortaya koysun. Çünkü ciddi anlamda kredisini tüketiyor artık bunun hazırlık maçı sezon başlangıcı gibi bahanelerle geçiştirilecek bir durumu kalmadı. Kendini tekrar ispat etmesi gerektiği çok açık ve bu gece oynanacak bu maç onun için kaçınılmaz bir fırsat.

27 Ekim'den Notlar

Günün Hayvan Performansları:
- Monte Ellis ve ekürisi Stephen Curry sezona çok iyi başlamışlar ve geçen geceyi son şampiyon Lakers karşısında mağlup kapayan Houston'a back-to-back'te bir darbe daha vurmuşlar. Monte Ellis'in 46 sayısı ve Curry'nin 25 sayı 11 asisti istatistik kağıdında parlayan rakamlar. Bu isimlerin takımın sisteminden dolayı sık sık bu rakamlara ulaşması beklenebilir ayrıca. David Lee'nin de 17 sayı 15 ribaund 6 asistini de atlamamak gerekiyor bu arada.

- Yine aynı maçta Scola'nın yaptıkları da çok etkileyici gerçekten. 36 sayısının yanına 16 ribaund da koyarak günün en etkileyici performanslarından birini göstermiş Scola. Bu performansını izleyince aklıma Dünya Şampiyonası'nda Brezilya'ya karşı yaptıkları ve takımını çeyrek finale taşıyışı geldi. "Avrupa'dan 20'li yaşların sonlarına doğru NBA'e gelenler başarılı olamıyor, hiç gelmesinler" diyenlere "hadi len" diyebilmemiz için az sayıdaki sebeplerden biri Scola, saygı duyuyoruz.

- Her zaman konuşulur Kidd'in artık dakikalarının azalacağı, performansının düşeceği mevzuu. Ancak o sezonlar bir türlü gelmek bilmedi... Performansı prime dönemindeki kadar yüksek olmasa da Kidd hala çok iyi işler yapıyor. 12 sayısının yanında 18 de asisti var. Dirk Nowitzki'nin 28-13'ü hoş ama saçları çok kötü olmuş ve o yüzden bu listeye alamıyoruz kendini. Şaka bir yana Nowitzki'nin bu performansı da kesinlikle buraya girmeyi hak ediyor, hele ki 28 sayısına 11/13'le ulaştığı düşünülürse.

- Durant ve ekibi ise sezona kaldıkları yerden başladılar. Doğu'nun tepeye oynaması beklenen takımlarından olayı Chicago'yu dönem dönem zorlandıkları maçta 106-95 geçtiler. Durant'ın 30 sayı 7 ribaundunun yanı sıra Westbrook'un 27 sayı 10 ribaund 6 asistlik çok yönlü ve etkileyici oyununu da es geçmemek lazım.

Boşa Kürek Çekenler:
- Spurs uzun zaman sonra sağlıklı ve tam kadro çıktığı maçta (Splitter hariç) Indiana'yı rahat geçti. Uzun zaman sonra Spurs'un Big Three'sinin hepsi birden 20'li sayılara çıkmış ayrıca Jefferson ve George Hill'den de önemli bir katkı almışlar ancak bu maç ile ilgili ilk dikkatimi çeken Roy Hibbert'ın performansı oldu. Hibbert'ın 28 sayı 9 ribaund 3 blokluk performansı -hele ki bunu Spurs uzunlarına karşı yaptığını düşünürsek- gerçekten etkileyici.

- Boozer'ın sezonun ilk 2 ayını kaçıracak ve onun yerinde şu an geçen sezonun yükselen değerlerinden Taj Gibson oynayacak. Taj Gibson sezonun ilk maçında 16 sayı 11 ribaund ile iyi bir performans gösterdi. Ancak Noah'ın performansı gölgelemiş Gibson'un performansını. 18 sayı 19 ribaund ile bu sezon yolunun all-star olduğunu belli etti ancak bu performansı galibiyete yetmedi.

- Geçen sezonun tamamını sakat olarak geçiren ve kariyerinin ilk maçını 1 sene gecikmeli oynayan Blake Griffin ilk maçında 20 sayı 14 ribaund 4 asist ile takımının yıldızı oldu ve Clippers taraftarına gelecek için umut verdi. Ayrıca kariyerinin ilk sayılarını alley-oop ile bulması da ilginç bir ayrıntı oldu.

Bizimkiler:
- Genel olarak bizimkilerin istedikleri süreleri alamadığını söylemek mümkün. Semih Erden Cleveland deplasmanında yine süre bulamadı. Semih gibi konsantrasyon sorunu yaşayabilen bir oyuncu için süre alamamak oldukça kötü. Semih'in yapması gereken tek şey kendini hazır tutmak olacak. Ben kendisine kesinlikle sıra geleceğini düşünüyorum çünkü iki O'neal'da sakatlığa son derece müsait.

- Bizimkilerin arasından en fazla süre alması ve en büyük katkıyı vermesi beklenen Ersan'da diğerleri gibi ilk maçta istediği süreyi alamamış. 16 dakika süre alıp 4 sayı 3 ribaund ile oynamış Ersan. Gooden'ın ondan iki kat daha fazla süre aldığını da belirtmek lazım. Gooden'ın 32 dakika Ersan'ın 16 dakika oyunda kalması rotasyon adına soru işareti bana kalırsa Milwakuee için.

- Ömer Aşık'ta sadece 2 dakika oyunda kalmış ve istatistik katkısı yapamamış. Özellikle Boozer'ın olmadığı ilk ayda süre bulup bunu iyi kullanması ileride rotasyona girmesi açısından önem taşıyor. Umarım ilerleyen günlerde takımda kendisini yer bulur. Kendisini her zaman hazır tutacağına eminim çünkü Ömer'in iş ahlakı gerçekten çok yüksek.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Günlük Tahminler - 27 Ekim

İlk gün Shaq beklediğimden çok daha etkili oynadı, ayrıca Rondo faktörünü hesaba katmadığımı itiraf etmeliyim. Neyse ki çok sınırlı süre buldu da ilk günü kazasız atlattık. Bu gece Tolga'nın da dediği gibi lig gerçek anlamıyla başlıyor. Ancak takımlar 7-8 maça çıkmadan handikap veya over/under bahislerine yönelmek nispeten sağlıksız olabilir gibi geliyor bana. Bu sebeple bir süre daha oyuncu bahisleri üzerinden gideceğiz gibi, hayırlısı...

Zach Randolph 33 Sayı + Ribaund ALT (Betsson)

Memphis-Atlanta maçında Zach Randolph'a yukarıdaki bahis açılmış. Horford-Smith ikilisiyle ligin kalbur üstü pota altı savunmasına sahip takımlarından biri Atlanta. Bu isimlere Zach'i savunması için benchten de Zaza, Collins, Powell eşlik edecek. Yani genellikle hücum yönünden ziyade işin savunma tarafında ağırlığı olan oyuncularla karşı karşıya gelecek Zach. Ayrıca yanılmıyorsam hastalıktan da yeni çıktı Randolph ve her ne kadar baz alınmasını çok sağlıklı görmesem de sezon öncesi maçlarında genellikle fazla şut girişiminde bulunmadı. Tüm bu veriler doğrultusunda tercihim Zach'in verilen baremin altında kalacağı yönünde. Herkese bol şans...

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

27 Ekim Programı

28 Ekim Perşembe 02:00 / Boston Celtics - Cleveland Cavaliers
28 Ekim Perşembe 02:00 / Detroit Pistons - New Jersey Nets
28 Ekim Perşembe 02:00 / New York Knicks - Toronto Raptors
28 Ekim Perşembe 02:00 (NBA TV) / Miami Heat - Philadelphia 76'ers
28 Ekim Perşembe 03:00 / Milwaukee Bucks - New Orleans Hornets
28 Ekim Perşembe 03:00 / Sacramento Kings - Minnesota Wolves
28 Ekim Perşembe 03:00 / Atlanta Hawks - Memphis Grizzlies
28 Ekim Perşembe 03:00 / Chicago Bulls - Oklahoma City Thunder
28 Ekim Perşembe 03:30 / Charlotte Bobcats - Dallas Mavericks
28 Ekim Perşembe 03:30 / Indiana Pacers - San Antonio Spurs
28 Ekim Perşembe 04:00 / Utah Jazz - Denver Nuggets
28 Ekim Perşembe 05:30 / Houston Rockets - Golden State Warriors
28 Ekim Perşembe 05:30 / Portland Trail Blazers - Los Angeles Clippers


Lig gerçek anlamda bugün başlıyor desek pek de yanılmayız . 13 karşılaşmanın olacağı bu gece 26 takım sahaya çıkıyor . Bu 13 maçın içinde de izlemesi oldukça keyifli olabilecek maçlar da mevcut .

Açılış gününde sahne alan Celtics'in bugün de Cleveland'da bir maçı bulunuyor . Yaş probleminin en çok öne çıktığı bu takımı daha ilk maçtan back-to-back izlemek sezonun ilerleyen bölümlerinde sıkça karşılacağımız bu durum için açıklayıcı olacaktır . Bu maç hakkında en çok merak ettiğim şey ise J.J Hickson'ın performansı olacak . Benim bu yıl için MIP adayım kendisi . Karşısında ciddi rakibi bulmuşken daha ilk maçtan gösterebilir kendini .

Bir diğer göze çarpan maç da kuşkusuz Heat maçı . NBA TV ekranlarından bizlere ulaşacak bu maçta Three Kings'in mağlubiyet lüksü olduğunu hiç düşünmüyorum . Özellikle zayıf rakip karşısında tam oturmamış sistemleriyle bile kazanmaları lazım ki biraz çevreye güven duygusu aşılayabilsinler .

Son olarak değineceğim maç ise Jazz-Nuggets maçı . Bir tarafta hazırlık maçlarında önüne geleni darmadağın eden ve beklenilen çok çok iyisini sahaya yansıtan Jazz , öteki tarafta ise yaz boyu çıkan Melo dedikoduları sebebiyle yıpranmış ancak oyunundan bir şey kaybetmeyen Nuggets . Batı konferansının iki üst düzey takımının maçında seyir zevki oldukça yüksek olur diye düşünüyorum . Melo zaten dedikodulara inat canavar gibi oynuyor ki bu sezona da bomba bir giriş yapması beni hiç şaşırtmaz .

Carmelo ve Kabak Tadı

LeBron'un yıllarca konuşulacak kararını verip Miami'yi tercih etmesinden sonra medyanın gözü bi' anda "takımdan ayrılabilirim" diyen Carmelo'ya döndü. Sürekli Carmelo Anthony'nin dedikoduları dönmeye başladı. Önce Chris Paul, Carmelo Anthony, Amare Stoudemire üçlüsünün New York'ta buluşmak için sözleştiği yazıldı. Daha sonra New Jersey ve Chicago'nun devreye girdiği yazıldı. Bulls'un Carmelo için Noah'ı gözden çıkarmaması ve kontratını yenilemesi haberiyle birlikte Carmelo haberleri yavaş yavaş kabak tadı vermeye başladı.

Carmelo Anthony kesinlikle ligin en değerli hücum silahlarından. Çok fazla silahı var oyunun hücum kısmında. Sırtı dönük oynayabiliyor, dışarıdan şutu var, içeriden güçlü bitirebiliyor... Yani demek istediğim her takımın kadrosunda görmek isteyebileceği bir isim ve sezon sonunda kontratı bitiyor ve Denver'ın 3 yıl 65 milyon dolarlık über teklifini kabul etmedi. Anladığım kadarıyla Denver'da şampiyonluğa gidebileceğine dair inancını kaybetmiş ve yeni bir heyecan arıyor ve bence all-star arasına kadar takas olmasını bekliyorum. New Jersey ve New York'un ciddi şekilde de ilgilendiğini biliyoruz Carmelo'yla.

Kendisi her ne kadar "sadece başlayacak sezona konsantre oldum ve sezon için oldukça hazırlıklıyım" dese de bir yandan aklının seçeceği takımda olduğunu tahmin etmek zor değil.