BIY AD

15 Şubat 2011 Salı

Beyaz Mendiller

Dün gece evinde Atlanta'ya 15 sayılık farkla öndeyken mağlup olan Detroit seyirci tepkisi ile karşılaştı. Atlanta mağlubiyeti ile play-off'lara da büyük bir ihtimalle havlu atan Pistons'ta taraftar yönetime ve koça oldukça öfkeli. Dün gece maçı izlerken salonun boşluğu dikkatimi çekmişti ki yaklaşık 12.000 taraftar olduğunu öğrendim salonda. Pistons gibi basketbol ve seyirci kültürü olan bir takım açısından oldukça düşük bir rakam olduğu açık. Ancak o basketbol kültürünü bozan ve seyirciyi takıma küstüren koçun tüm bu olanlara tepkisiz kalması beni şaşırtmıyor değil. Dün gece ikinci yarı oynanan basketbola isyan eden bir grup taraftar uzun süre takımı yuhalamış. 15 sayıdan maç veren ve oyuna müdahale dahi etmeyen Kuester'e yönelik tepkilerin de arttığı mücadele sonunda koç konu hakkında açıklama yapmamış. Villanueva ise seyircisine hak verirken 'Ben orda olsam ben de yuhalardım. Atlanta'nın serilerine verecek cevabımız yoktu.' diyerek takımın kötü performansını dile getirmiş. Pistons'un satışını bekleyen Dumars ise yeni bir koça para vermemek için belki de Kuester'i kovamıyor. Ancak Kuester'in değişmez fikirleri ile Pistons maç kaybetmeye devam edecekse taraftar daha çok isyan eder.

Not: Taraftarlar beyaz mendil sallamadı maçta ancak güzel bir protesto örneği olduğundan o başlığı kullandım.

Gecenin Hareketleri - 14 Şubat


Link

Maç sayısı az olmamasına rağmen vasat bir Top 10 olduğunu söylemek lazım öncelikle. Portland hızlı hücumunda Batum'un hücum faul kokan smacı, Baron Davis-Blake Griffin alley-oop'u ve Manu'nun Favors'ın bacaklarının arasından attığı pas diğerlerinden biraz daha ayrılarak vasat top 10'da gözüme çarpan hareketler oldu.

NBA'de Bugün - 14.02.2011

Spurs 102 - Nets 85
Spurs çok rahat bir maç sonunda Nets deplasmanından galibiyetle dönmeyi bildi. İlk devre maç ortadaydı ki takımı ayakta tutan isim 15 sayılık performansıyla Duncan oldu. İkinci devre skor üretemeyen All-Star oyuncu 15 sayı-11 ribaund ile karşılaşmayı noktaladı. İkinci devre ile beraber ribaundlarda ve boyalı alanda üstünlüğü iyice eline alan Spurs'te Manu'nun da ritmini bulması galibiyeti açan kapı oldu. Manu maçı 22 sayıyla tamamlayarak galibiyeti getiren isimlerdendi. Nets cephesinde ise Lopez'in 11 sayı-10 ribaundluk performansı dikkat çeken istatistiklerden. Gayet normal olarak görülmüş olsa da Lopez'in son dönemdeki formu dolayısıyla yakaladığı ribaund rakamını küçümsememek lazım bu maçta.

Lakers 89 - Bobcats 109
Fikstürü sayıyorum Celtics-Knicks-Magic ve son olarak Bobcats. Son beş günde dördüncü maçına çıktı Lakers. Zaten daha iki gün önce Magic karşısında yorgunluk belirtileri vardı ancak Bobcats karşısında direnemeden teslim olmalarını beklemiyordum. Ama unuttuğumuz bir şey var; bu Bobcats formu iyi yada kötü olsun Lakers'a karşı son 10 maçta 8 galibiyet almış. Farketmiyor yani onlar için karşı tarafta Lakers olsun yeter. Dün gece özellikle üçüncü çeyrekle beraber maçı kopartan Bobcats play-off yolunda da önemli bir galibiyet alıyordu. Zaten maç boyu Lakers'ın hücumda sıkıntısı vardı ne doğru düzgün boş şut bulabiliyorlar ne de buldukları doğru şutlardan faydalanabiliyordu. Orlando maçından süregelen üçlük isabetleri aynen devam etti. Karşısında hücum konusunda olduğu kadar savunma yönünde de aksayan Lakers'ı bulan Bobcats, G.Wall'ın 20 sayı-11 ribaund ve benchten gelen Henderson'un 18 sayılık katkısıyla galibiyete gitmeyi bildi. Lakers'ta ise Kobe 20 şutta 20 sayı üretirken, Gasol 17 sayı-10 ribaund ile double-double yaptı.

Nuggets 102 - Rockets 121
Denver'da işler pek iyiye gitmiyor şu son dönemde. Son beş maçın dördünü kaybederek sıralamada iyice geriye düştüler. Bu gece Portland'ın da galip gelmesiyle beraber 8. sıraya kadar düşen Denver'ın bu kötü performansı ne zaman son bulacak merak ediyorum ancak olası bir play-off dışında kalma durumunda Melo'ya elveda demek zorunda da kalabilirler. Rockets'in ise son dönemdeki performansını takdir ediyorum. Play-off potasıyla arasında 5 maç gibi Batı için büyük bir fark bulunmasına rağmen aynı istek ve arzuyla oynamayı sürdürüyorlar. Bir hafta içinde 2.kez Denver2ı mağlup etmeyi başardılar. Benchten 68 sayı bulan Houston'da en önemli katkı 22 sayıyla oynayan ve adı son dönemde takas dedikodularıan karışan Lee'den geldi. Battier ise 7de 7 isabetle 17 sayı üreterek Denver'ı yıkan bir diğer isim oldu. Denver cephesinde ise Melo'nun kötü performansları sürmekte. Takas döneminin bitmesine 9 gün kala neler olacağı merak konusu. Dün gece 4/14 isabetle 16 sayıda kaldı sadece Melo.

Hawks 94 - Pistons 79
Evinde aldığı üst üste iki yenilgiyle kötü bir dönemden geçen Atlanta, Pistons deplasmanından galibiyetle dönmeyi bildi. Aslında olaya Atlanta açısından bakmamak lazım bu maç. Pistons çok iyi başladı maça ve ikinci çeyrek Daye-Villanueva ikilisinin üçlükleri ile farkı 15'e kadar çıkarttı. Ancak rotasyon konusunda sabit fikirleri olan Kuester ilk çeyrek fırtına gibi oynayan takımı kesince fark bir anda eridi ve devreye 2 sayılık farkla önde giren Atlanta oldu. Sonrasını ise konuşmaya gerek yok zira Pistons ikinci devre yalnızca 28 say üreterek maçtan koptuğunu gösterdi ve Smith ile iyice etkili olan Hawks galibiyet hanesini yükseltti. Smith 27 sayı-15 ribaund ile karşılaşmayı double-double ile tamamlarken Bibby 17 sayı-7 asist üretti. Pistons cephesinde ise T-Mac 14 sayı ile dikkat çekerken benchten gelen Villanueva 13 sayılık katkı sağladı ancak bu galibiyete yetmedi.

Blazers 95 - Wolves 81
Son dönemde yaptığı çıkışla dikkat çeken Portland üst üste 6. galibiyetini almayı bildi Wolves deplasmanında. Son 1.5 aydır 8. sıradaki yerini korumaya çalışan Portland üst sıradaki rakipleri Utah ve Denver'ın kötü gidişinin de etkisiyle dün akşam aldığı galibiyet ile bir anda 6. sıraya yükseliverdi. Maça fırtına gibi başlayan Portland ilk 6 dakika rakibine yalnızca 2 sayı izni verdi ve çeyreği de 29-14 ile önde tamamladı. Skorda avantajı eline geçiren Portland kendi temposunu kabul ettirdiği karşılaşmayı rahat bir oyunla götürdü ve galibiyete uzandı. Aldridge 21 sayı üretirken galibiyette x-faktör olan isim 18 sayı-13 ribaund ile Cunningham oldu. Wolves bench rotasyonu ile etkili olmaya çalışırken, Love kötü bir gece geçirmesine rağmen 12 sayı-11 ribaund ile double-double yaparak serisini devam ettirdi.

Clippers 78 - Bucks 102
Dışarda oynadığı maçlarda tel tel dökülen Clippers'a bir darbe de Milwaukee'den geldi. Ersan'ın Griffin ile eşleşmesini izlemek açısından güzel bir maçtı. Maçı açtığımda Ersan görüntüde ve tedavi altındaydı. Sonradan özetten yaşananları izledim ki Griffin'in dirseği gelmiş Ersan'a ve bir daha da oyuna dönemedi Ersan. Son çeyreğe kadar ortada giden maçta Bucks 4. çeyrek rakibinin yalnızca 13 sayısına izin verdi ve Delfino'nun üst üste üçlükleri ile maçı kazanmayı başardı. Delfino son çeyrek 5/6 üçlük isabeti ile oynayıp 26 sayı-9 ribaund üretirken, Salmons 16 sayı-12 asist ile galibiyeti getiren isimdi. Clippers cephesinde ise Davis'in 22 sayı-6 asistlik performansı takımı galibiyete taşımak için yeterli olmadı.

Rondo LeBron'a Yapışıyor


Link

Dün o kadar video arasında bunu paylaşmayı unutmuşum. İki gün önceki maçta LeBron'u -biraz da hakemlerin hoşgörüsüyle- harika savunan Rajon Rondo'nun bu işi nasıl yaptığının ufak bir özeti. Evet bazen "müthiş savunmacı" sıfatı ile anılırken abartılıyor ama Rondo pek çok hücum silahının karşısına koyabileceğiniz bir savunmacı. LeBron'a oyun kurucusunu vermek Doc Rivers'dan başka kimsenin aklına gelmemişti daha önce. Nedeni de herkesin elinde Rondo gibi bir sporcu yok... Tabii arada biraz abartıp LeBron post-up yaptığında bile "ikili sıkıştırma istemiyorum" diyerek artistlik yaptığı oldu ve takımı sayı yedi ama maçın genelinde beklenenden çok daha iyi savunduğunu söylemeliyim LeBron'u. Koptuğum nokta ise kedi/köpek gibi LeBron'a sırnaşmasıydı, videonun sonunda görebilirsiniz.

Nets Murphy'i Takas Edebilir

Takas piyasasının en hareketli takımlarından biri şüphesiz Nets. Prokhorov'un takımı satın almasından sonra New Jersey sürekli takas dedikodularının içinde ancak şu ana kadar kendilerinden somut bir hamle göremedik. Carmelo için çok uğraştılar ancak Carmelo'yu bir türlü ikna edemediler. Carmelo sonrasında da takas piyasında oldukları konuşuluyor. Bu sefer de 11 milyon dolarlık konratı sene sonunda bitecek olan Murphy'i ellerinden çıkarmak istedikleri yazılanlar arasında. Bu 11 milyon dolarlık biten kontrat karşısında da gelecek vaadeden genç bir oyuncu veya yine biten bir kontrat istedikleri de gelen haberler arasında.

Açıkçası Nets'in sürekli adının dedikodularda geçmesini anlayabiliyorum. Ellerinde NBA'in en kötü kadrolarından biri var ve bu kadroyu adam etmek için 1'den fazla hamleye ihtiyaç duyabilirler. Buna rağmen kadrolarında bu yaz için biten toplam 20 milyon dolarlık bir kontrat var. (11 milyon $ Murphy, 5 milyon $ Vujacic ve 3 milyon $ Humphries) Bu da Nets'in bu yaklaşık 10 günlük süreçte hamle yapmasa bile yazın özellikle serbest oyuncu piyasasında etkin olabileceğini gösteriyor. Ancak burada asıl önemli olan nokta oyuncuların Nets'e gelip gelmek istemeyeceği. Tabii bunu konuşmak için şimdilik erken.

Bu arada genel menajer Billy King'te ellerindeki biten konratların farkında olacak ki "Sadece takas yapmak için takas yapmayacağız" diyerek hamle yapmak için acele etmeyeceklerini belirtmiş oldu. Bakalım takas yasağının başlamasına az bir süre kala Nets'ten bir hamle gelecek mi?

14 Şubat Programı

15 Şubat Salı 02:00 / Los Angeles Lakers - Charlotte Bobcats
15 Şubat Salı 02:00 / San Antonio Spurs - New Jersey Nets
15 Şubat Salı 02:30 / Atlanta Hawks - Detroit Pistons
15 Şubat Salı 03:00 / Portland Trail Blazers - Minnesota Timberwolves
15 Şubat Salı 03:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Milwaukee Bucks
15 Şubat Salı 03:30 / Denver Nuggets - Houston Rockets

Altı maçın olduğu bir gece ancak program buna rağmen sıkışıklığı görüyoruz. Batı'nın tepe takımlarının deplasman mücadeleleri programda dikkat çekiyor. Lig lideri Spurs Doğu'da çoktan havluyu atan Nets deplasmanına çıkarken, Lakers ise zorlu deplasman maçlarının ardından back-to-back maçında play-off hedefleyen Bobcats'e konuk olacak. Kobe'nin grip nedeniyle bu akşam oynamama ihtimali var. Formsuz Magic'e yenilen Lakers, bugün de Kobe'siz kaybederse yine çalkantılı bir dönem geçirebilir. Portland'da play-off sırasını korumak için Minnesota karşısına çıkacak. Love ve Aldridge'in karşılıklı mücadelesini izlemek keyif verecektir. Blazers'da ise Roy ve Camby dönmeye yakın olsalar da bugün oynamayacaklar. Son aldığı mağlubiyet ile tehlikeli bölgeye gelen Denver ise Houston karşısına çıkacak. Bu iki takımın bir hafta önceki mücadelesinde Martin'iin 37 sayısıyla gülen Houston olmuştu. Öte yandan Ersan vs Griffin eşleşmesinde neler olacağını merakla bekliyorum. Birkaç postere konu olabilir milli yıldızımız.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Noah Dönüyor


15 Ekim'de oynanan Toronto maçında sağ el baş parmağından şanssız bir sakatlık geçiren ve o parmağından ameliyat olan Noah yine bir Toronto maçıyla parkelere dönmeyi planlıyor. İlk sakatlandığında 10 hafta deniyordu sakatlığın iyileşme süresi için ancak 12 haftayı geçecek gibi duruyor. Ancak tabii Chicago için burada önemli olan Noah'ın %100 sağlıklı bir şekilde parkelere dönmesi olacaktır ki Thibodeau'nun açıklamaları da bu yönde. Bu arada şu an için Noah'ın 5'e 5'lerde tam olarak oynamadığı ancak gün geçtikçe daha iyi olduğu da yazılanlar arasında.

Sezona müthiş başlayan ve Boozer'ın olmadığı dönemde oynadığı ilk 24 maçta sayı, ribaund, asist, top çalma, blok ve saha içi yüzdesinde kariyerinin en iyi rakamlarına ulaşan Noah'ı, sakatlanmasaydı büyük ihtimalle Los Angeles'taki All-Star maçında izleyecektik. Tabii Boozer'ın yanında hiç oynamayan Noah'ın aynı istatistikleri yakalaması çok da kolay olmayacak. Noah'ın yokluğu kağıt üzerinde çok büyük bir kayıp olarak gözükse de Chicago Rose ve Boozer'ın önderliğinde bu 28 maçlık dönemi sadece 8 yenilgiyle geçmeyi başardı. Ayrıca Chicago'nun bu 3 aylık süreçte Miami, Orlando, Boston gibi takımları yenmeyi başardığını da düşünürsek Chicago'nun başarısını daha net görebiliriz. Doğu konferansında herkes Miami, Boston ve Orlando'yu konuşuyor ancak Chicago'nun bu takımlardan en fazla 1 adım geride olduğunu ve olası bir playoff eşleşmesinde hepsine büyük sorunlar yaratacağını düşünüyorum.

Küçük Detaylar - 15 (Peja 4. Sırada)

Başlık çok uzun olmasın diye yarıda kestim ama açık olmadı böyle de. Efendim açıklayayım, Cumartesi gecesi Rockets karşısında 4 adet üçlük atan Peja, Dale Ellis'i geride bırakarak tüm zamanların en fazla üç sayı isabeti bulan 4. oyuncusu oldu.

Kabul ediyorum, henüz birkaç gün önce Ray Allen'ın aynı kategoride kırdığı rekordan sonra biraz yavan duruyor ama olsun yine de büyük başarı Sırp oyuncununki. Ayrıca Peja'nın kariyer üçlük ortalaması %40 civarında ve gayet iyi bir yüzde bu. Bulunduğu takım bu alandaki istatistiğini geliştirmesine pek elverişli değil ama hala kendisine kontrat verebilecek bir takım bulabiliyorsa umut var demektir. Aynı kategoride Peja'nın bir önünde Kidd'in olması da güzel bir tesadüf olmuş. İster misiniz asist konusunda cömertlğiyle bilinen Kidd, kendisini geçmemesi için Peja'ya fazla pas vermesin. Şaka bir yana bu sezon yetmeyebilir Peja'nın Kidd'i geçmesi için. Maç başına 1 üçlük fazla atması lazım Kidd'den çünkü.

Wizards'tan Sürpriz Galibiyet

Son dönemde Cleveland ile beraber tek tek saydık mağlubiyet serisinde. Belki o seri kadar etkileyici değil ama ligin başladığı Ekim sonundan bu yana 3.5 ay geçti ve bu süre zarfında Wizards oynadığı 25 deplasman maçında galibiyet yüzü görememişti. Dün gece mağlubiyet serisini de sonlandıran kafaca rahat Cavaliers'a konuk oldular ve sezonun ilk deplasman galibiyetini almayı başardılar.

Bu dış saha konusu o kadar mühim ki Wizards'ın dış sahada kazanacağı 5-6 ekstra maç ile belki de onları şu anda play-off yarışında izleyecektik. Bu serinin devam ettiği sıralarda özellikle Wizards'ın dış saha maçlarını izlemeye özen gösterdim. Cidden üzerine tez yazılabilecek bir basketbol izliyordum sanki. Maçın ilk bölümlerinde çok rahatlar ve iyi bir şekilde maçı götürüyorlar ancak işlerin kritikleştiği el yakan topların geldiği analrda bu süregelen serinin üzerlerinde oluşturduğu baskıyı da eklersek Wizards için maç o noktada kopuyor. Dış saha da çok çok basit hatalar çok yanlış şut seçimleri ve titreyen eller ile Wizards galibiyete ulaşma konusunda çok sıkıntı çekti. Dün akşam onlar adına fazla ekstra oldu. Maçın ilk bölümünde yine bolca şut soktular iyi bir günlerindeydi ancak onlara cevap verebilecek bir Cavaliers yoktu parke üzerinde. Maçın belli bölümlerini takip ettim öyle basit Cleveland top kayıplarına rastladım ki aman aman. Wizards daha ikinci çeyrekten bu maçı kazanıyorum mesajını verdi zaten. Cleveland'ın Amerikan sporları tarihine geçen uzun mağlubiyet serisinin ardından Wizards'ın da sonunda deplasmanda galibiyet almasıyla bu seri de son bulmuş oldu.

Gecenin Hareketleri - 13 Şubat


Link

Uzun zamandır görünmüyordu bu listede, özlemişiz Wilcox'ın sert smaçlarını. Onun bir önünde Thunder savunması hazırlıksız yakalanmış yoksa Monta'ya kolay kolay vurdurmazlardı o smacı. Blodsoe'nun reverse ve devamındaki turnikesi güzel. Zaten yetenekten yana sorunu yok bu çocuğun ama biraz da kafası çalışsa. Eyenga da günün smaççılarından. Madem şut atamıyorum deyip bu yola başvurmuş olmalı. McGee'nin üzerinden fena kapatmış. 2 numarada J.R tahmin edebileceğiniz üzere yine yukarılarda dolaşıyor. 1 numarada ise alışkın olduğumuz bir isim var. Pozisyonun başında Baron'ı görüp Griffin'i görmeyince şaşırmıştım, anca gelebilmiş çaylak yıldızımız.

Casus Rondo


Link

Verdiğim Garnett-Wade videosunda hakemler toplanıp karar vermeye çalışırken, ufak çaplı, gayri-resmi bir mola düzenleyen Heat takımına doğru sokuluyor Rondo. Bir aslanın, avına yaklaştığı gibi yaklaşıyor adeta. Evet hareketleri sempatik sayılabilir, aynı zamanda komik de bir olay ama yaptığı hareket yanlış. Mola alınmamış bile olsa, rakip takımın taktik tahtasına böyle dalga geçercesine bakmaya çalışmak bence çok da hoş bir hareket değil. Heat oyuncuları da "Yürü git oğlum" diye ittiriyorlar kendisini zaten. Ayrıca olay sırasında Doc Rivers'ın 3-4 kere Rondo'yu geri çağırdığını, işe yaramayınca onu oradan alması için Ray Allen'ı yolladığını da söyleyeyim. Yani aslında mola alınmadığı için Rondo'nun parkenin istediği bölgesinde dolaşma hakkı var kurallara bakılırsa ancak herkes farkında olayın yanlışlığının. Amacı belki taktikten birkaç şey kapmak, belki tamamen rakibin kafasını bozmak, belki de ikisi birden ama hangisini seçerseniz seçin, fair-play'e yakışmadığı kesin. Ama güldüm mü, elbette ben de güldüm orası ayrı.

Doğru Perde ile Kural Dışı Perdenin Farkı


Link

Son zamanlarda Garnett'in imza attığı bazı hareketleri ve olayları blog'da yazdık. Tabii ki bahsettiğimiz oyuncu bir süper yıldız ve pek çok hayranı var, bu hayranlardan bir kesim, hemen bizi Garnett düşmanı ilan etti. Ama elbette yok öyle birşey. Ne alıp veremediğimiz olacak ki Garnett ile. Mesela ben basketbolda iyi savunmaya hasta olduğum için, Celtics'e takım olarak sempati duyuyorum. Ama Garnett bu tarz hareketler yaptıkça ona karşı olan sinirim katlanıyor adeta.

Videoda izleyebilirsiniz: Önce Ilgauskas kurallar dahilinde bir perdeleme yapıyor ve Rondo yere düşüyor. Burada bir sorun yok. Ancak Garnett orada faul olduğunu düşünmüş olacak ki, "Dur şunlara bir mesaj vereyim" diyerek Mike Miller'a beyin sarsıntısı yaşatıyor. %90 hatta daha da büyük bir oranda pozisyon yorumlarına katıldığım Jeff Van Gundy, Garnett'in perdelemesiyle ilgili "Hiçbir şey yok tertemiz perde" dediği anda o kadar şaşırdım ki anlatamam. Çünkü Garnett sadece omuzunu çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda gayet güzel vuruyor Mike Miller'a omuzuyla. Zaten başka türlü, yatay olarak ağır sayılacak bir şekilde kayan Mike Miller'ın Garnett'e çarpıp sersemeleme ihtimali bir hayli düşük olurdu. Adam baya baya omuzla vuruyor Miller'a. Açı sizi yanıltabilir, özellikle 01:01'deki açıdan bakarsanız, Garnett'in vurduğu açıkça görülüyor. Zaten aynı pozisyonu izleyen Celtics seyircisinin tepkisinden bile anlayabiliyorsunuz Garnett'in yaptığını.

Ardından Wade'in yaptığı şey işte aslında Garnett'in kafasında sözde yaptığı şey: Takım arkadaşına sahip çıkmak. Ancak buna sportmenlik dışı faul çalmak biraz ağır sanki. Yaptığı şey rakibini itmek. Arada sırada ribaund pozisyonlarında gördüğümüz, sık sık faul ile geçiştirilen bir pozisyon. Yine de Wade'in hareketi biraz uç noktada olduğu için pek eleştiremiyorum bu kararı.

Düdük mü İstiyorsun? Al Sana Düdük


Link

Dün geceki Heat-Celtics maçında çok fazla malzeme çıktı. Bugün blog'da bol bol video olacak gibi duruyor. Bu da beni güldüren pozisyonlardan biri. Rondo, karşısında House'u bulunca post-up yapmak istiyor. Nedense House'un elini koymasından rahatsız oluyor ve faul istiyor hakemden ısrarla. Faul olmayan pozisyonda hakeme illa faulü göstereceğim diye kasarken hangi pozisyonda olduğunu unutuyor. 5 saniye boyunca sırtı dönük potaya doğru yaklaşınca hakem de "Düdük mü istiyordun, al sana düdük" diye ihlali çalıyor... Benim anlamadığım Rondo'nun niye faul istediği. Çünkü House sadece elini koyuyor sırtına ve hiçbir ihlalde bulunmuyor.

Bu sene TV'de yayınlanan bir maçta daha görmüştük bu düdüğü ama çıkaramadım şimdi kime çalındığını, belki hatırlayanlardan biri yazar.

NBA'de Bugün - 13.02.2011

Heat 82 - Celtics 85
Doğu'nun en tepesindeki iki takımın mücadelesinde daha önce 2 kez olduğu gibi gülen taraf Boston Celtics oldu. Heat maç öncesi Doğu'da liderliğe yükselmiş ve liderliğini korumaya çalışacaktı ancak mağlubiyet Celtics'i yarım adım öne geçirdi. Heat ve Celtics için asıl mesele zaten Doğu'da liderlik maçı değil olay. Heat şampiyonluk yolundaysa en büyük rakibi Celtics ve normal sezonda oynanan 3 maçta şu an rakiplerini geçebilmiş değiller. Önlerinde play-off öncesi bir maç daha olacak bakalım Heat o maçıda kaybederlerse olası bir play-off eşleşmesinde psikolojik olarak dezavantajlı konumda olacaktır. Dün gece son çeyrek Celtics'e 11 sayı izni ermesine rağmen kazanmayı başaramadı Miami. Celtics'te Rondo 11 sayı-10 ribaund-10 asist ile triple-double yaparak dikkat çekerken, Garnett 19 sayı-7 ribaund ile karşılaşmayı noktaladı. Celtics'in eline belkide en çok güvendiği isim olan Pierce bu maç 0/10 isabetle kalarak şaşırttı izleyenleri. Heat cephesinde ise Bosh sürpriz olarak ön plana çıktı. 24 sayı-10 ribaund ile etkili olurken James ise 22 sayı-7 ribaund-7 asist ile mücadele ettiler ancak takımlarını galibiyete taşıyamadılar. Son dönemde Heat'in iyi performansı takımın geneline yayılmıştı ancak dün gece gördük ki yine Wade-James-Bosh sazı eline alıyor ve yan parçaalr etkinliğini kaybediyor. Heat'in bu mevzuya da çözüm bulması şart.

Thunder 94 - Warriors 100
Play-Off şansı mucizelere kalan Golden State mücadelesine devam eden takımlardan. Dün gece evinde Thunder'ı ağırlayan Warriors güzel basketbolun sonunda galibiyete ulaşarak önemli bir galibiyete imza attı. Kısaların hüküm sürdüğü Golden State'te boyalı alan sayıları Thunder'a göre oldukça fazlaydı. Ellis 33 sayı-7 asist üretirken ekürisi Curry 23 sayı-13 asist ile mücadele etti. Uzun rotasyonunda belki de ele avuca gelir tek isim olan Lee ise -Biedrins son dönemde çok formsuz- 19 ribaund ile sezonun en yüksek rakamına ulaştı. Thunder cephesinde ise Durant 29 sayılık katkısıyla iyi bir performans sergiledi ancak galibiyeti getiremedi. Thunder'ın tek tesellisi sıralamada kendisine yakın bir takım bulunmadığından telafisi olan bir yenilgi almış oldu.

Lakers 75 - Magic 89
Zorlu deplasman maçlarını bir bir atlatan Lakers son durağı olan Orlando'dan mutlu ayrılamadı. Üst üste zor ve yorucu deplasman maçları oynayan ve hiçte kolay olmayan bir fikstüre sahip olan Lakers, yüksek tempoda geçen Knicks maçından 1.5 gün sonra Magic deplasmanına çıktı. Yorgun hali göze çarpan sarılarda çoğu isim tel tel dökülürken dördüncü çeyreğin hemen başında maçı kopartmayı başarıyordu Orlando. Seyir açısından üst seviye bir mücadele olmadı belki ama pota altındaki yaşanan arbede, çaba ve hırs açısından izlenilir bir maçtı. Gasol-Bynum ikilisine karşı oynayan Howard 31 sayı-13 ribaund-3 asist-3 blok ile maçın kahramanı oldu. Üstelik Howard faul problemi nedeniyle maçın bazı bölümlerinde kenardaydı. Hidayet ise 9 sayı-3 asist ile galibiyete katkı sağladı. Lakers cephesinde Gasol hiç gününde değildi. Buna rağmen Bynum'un 17 asyı-9 ribaundluk performansı takımı bir noktaya kadar taşısa da galibiyeti getirmedi.

Blazers 105 - Pistons 100
LaMarcus Aldridge... Başka açıklaması yok şu maçın. Play-Off yolunda kazanması gereken bir maçı son bölümdeki Aldridge aşısıyla kazanmayı başardı Portland. Detroit'in de kısaları ile oldukça iyi oynadığı karşılaşmada Aldridge 36 sayısıyla galibiyeti getiren isim oldu. Portland'ın 25 ribaund ile maçı bitirmesi maçın sıkıntıda geçmesine neden oldu özellikle Portland açısından. Detroit'te bench maç boyu verimli katkı verirken Gordon raksayıyla benchten gelerek gösterdiği performansla dikkat çekti. T-Mac ise 16 sayı-5 asist ile başarılı bir performansa imza attı. Detroit'in kısalarına karşı mücadele eden Matthews ise 26 sayı ile galibiyette önemli bir pay sahibiydi.

Kings 113 - Suns 108
Phoenix Suns ağır yara aldı kendi evinde. Bu sezon play-off iddiasındaki ciddi takımları yenme başarısı gösteren Kings bu kez play-off kovalayan Suns'ıdeplasmanda devirerek Suns'ınplay-off umutlarını azalttı. Portland ve Memphis'in kazandığı gecede onların gerisindeki Suns'ın kaybetmesi ve farkın açılması hiçte iyi karşılanmamıştır Arizona'da. Sacramento'da Cousins oynatılmazken yerinde oynayan Dalembert 18 sayı-15 ribaund ile galibiyeti getiren performanslardan biriydi. Benchten gelen Landry ise 20 sayı-10 ribaund ile double-double yaptı. Suns cephesinde ise Nash her zamanki gibi takımını sırtlayan isim oldu ancak bu kez galibiyete ulaştıramadı takımını. Nash 22 sayı-18 asist üretti ancak Phoenix mücadeleden mağlup ayrıldı. Rakiplerinin kazanmasıyla bu sadece bir mağlubiyet olarak görülmemeli onlar adına.

Nuggets 108 - Grizzlies 116
Portland'ın kazandığı gecede takipçisi Memphis'in zorlu Denver karşısında galip gelmesi önemliydi. Üstelik maç boyu geriden skoru takip eden Memphis son çeyrekte 34-18'lik bir skor yakaladı ve geri dönüş ile maçı kazanmayı başardı. Pota altında 58 sayı üreten Memphis sayılarının yarısını boyalı alandan bularak dikkat çekti. Ribaund konusunda da rakibine dönem dönem sağladığı üstünlüklerle galibiyete ulaşmayı bildi Memphis. Memphis'te en skorer isim benchten gelerek 24 sayı üreten D.Arthur oldu. Rudy Gay ise 23 sayı ile galibiyeti getiren performanslardan birine imza attı. Denver cephesinde ise Melo'nun 28 sayılık performansı galibiyete yetmedi.

Wizards 115 - Cavaliers 100
Ve Cleveland'ın mağlubiyet serisinin sonlanmasının ardınadn bir diğer uzun seri olan Wizards'ın deplasmanda kazanamama serisi de son buldu dün gece. Wizards deplasmanda Cavaliers2ı üstün bir oyun sonunda geçerek bu sezonki ilk deplasman galibiyetini elde etti. Maçın hemen başınad skorer oyunuyla farkı açan Wizards'ın performansına bir de Cleveland'ın felaket derecedeki salaş performansı eklenince farka giden bir maç oldu ve Wizards galibiyete rahat ulaştı. Young 31 sayı ile galibiyeti getirirken, çaylak Wall 19 sayı-14 asist üreterek başarılı bir performans sergiledi. Wizards'ta ayrıca Josh Howard uzun bir aradan sonra forma giydi ve 16 sayılık katkı sağladı. Cleveland'da kötülerin iyisi 21 sayısıyla Jamison oldu ancak bu galibiyeti getiren bir performans olmadı.

Clippers 93 - Raptors 98
Lige havlu atan iki takımın mücadelesinde gülen taraf ev sahibi ekip Raptors oldu. Bu sezon Bosh2un yokluğunda Toronto'nun bir kazancı varsa oda şüphesiz Ed Davis olacaktır. Dün gece oyunda olduğu dakikalarda Clippers uzunları karşısıdna oldukça iyi durdu ve başarılı bir performansa imza atarak 13 sayı-14 ribuand ile karşılaşmayı tamamladı. Bargnani 27 sayıyla galibiyeti getiren isim oldu ancak 21de 9 isabetle bu skoru bulması bizlere 'klasik Bargnani işte' dedirtmekten öteye gitmiyor. Clippers cephesine bakacak olursak 21 sayı-15 ribaund ile oynayan Griffin takımını sırtlayan isimlerden biriydi ancak galibiyeti getiremedi.

Heat-Celtics Değerlendirmesi (Verilen Mesaj, Kırılan Umutlar)

Dün gecenin en önemli maçında Celtics evinde ağırladığı Heat'i bir kez daha geçerek doğuda zirveyi devraldı. Maçı seyredemeyenlerin, iki takımın sezon içerisindeki diğer karşılaşmalarını seyredebildilerse şayet, pek bir şey kaybetmediklerini söylemek mümkün. Çünkü maç sonu senaryosu yine aynıydı. Celtics skorda çift haneli üstünlüğü yakaladı. Heat ise son periyot boyunca rakibini yakalamaya çalıştı. Hatta önceki karşılaşmalarında olduğu gibi rakibini yakaladı da ama yine kazanamadı. Aşağıda maça dair kritik noktaları maddeler halinde vereceğim ama öncesinde söylemem gereken şeyler var. Takdir edersiniz ki sıradan bir karşılaşma değildi bu ve özellikle Heat açısından önemi çok büyüktü. Çünkü sıfırdan kurulan ve şampiyonluk hedefleyen bu takımın alt etmesi gereken belki de ilk takım Celtics. Playofflara daha çok var ve o zamana kadar elbette birçok şey değişecektir ama Heat adına işlerin mükemmel bir şekilde ilerlemesi halinde Celtics'le eşleşme olasılıkları hayli yüksek. Bu bağlamda önceki iki maçı kaybetmiş olmalarının kendilerini ekstra motive edeceğini düşünüyordum, yanılmışım. Normal sezonda Celtics'e karşı gösterdikleri bu performans belki playoff'ta Heat'in üç büyük yıldızını etkilemez ama geri kalan oyuncuların özgüvenini sarsacak cinsten.

- Nitekim maçtan istatistikler de bu söylediğimi doğruluyor. Zaten hiç bir zaman güvenilir ve maçın gidişatına fazla etki edebilen bir benchi olmadı Heat'in ama eğer hedef şampiyonluksa 3 süper yıldız bile yetmeyebilir bir takıma. Kaldı ki bu maçta yetmedi. Gayet verimli oynayan Wade-LeBron-Bosh üçlüsü haricinde yalnızca 20 sayı üretebildi takımın kalanı. Bu kabul edilir bir durum değil ve oldukça ümit kırıcı. Düşünün sahip olduğunuz bütün silahlar çalışıyor ama yine de kazanamıyorsunuz. Hem de rakibin en önemli oyuncusu kariyerinin en kötü maçlarından birini oynamışken...

- Paul Pierce kariyeri boyunca ilk defa, 25 dakika ve üzerinde süre alıp, 10'dan fazla şut girişiminde bulunduğu bir maçta saha içi isabeti bulamadı. (Maçtan sonra Pierce, ayağında ve elinde küçük sakatlıkları olduğunu söyledi ve kendisinin MR'ı çekildi. Ama bilmiyorum kötü performansını bu sakatlıklara bağlamak ne kadar doğru olur). Buna rağmen Celtics'in maçı almasını sağlayan iki faktör varsa bunlardan ilki bench katkısıdır: Glen Davis-Wafer ikilisi 29 sayı üretti. Heat benchinden yalnızca 9 sayı fazla atmışlar bu mu yani büyüttüğün demeyin, çok kısıtlı dakikarda yaptı ikili bu istatistikleri. Kaldı ki O'Neallar, Daniels falan yok henüz takımda. İkincisi ise Rajon Rondo...

-Belki Celtics bünyesinde çok fazla yıldız var ama bu adam olmadığında her şey dağılacak hissi mevcut bende. Bir takım bu kadar iyi idare edilir, bir oyuncu bu kadar takımına katkı sağlayabilir. 11 sayı-10 ribaund-10 asistle kıyısından da olsa triple double yaptı Rondo ama esas önemli istatistik topla bu kadar haşır neşir olan bir oyuncunun yalnızca 1 top kaybı yapmış olması. Tüm bunlar yetmez gibi bir de Rivers'ın ilginç stratejisi üzerine LeBron'un savunmasını aldı. Kene gibi yapıştı LeBron'a ve fiziği nispetinde başarılı olduğu da söylenebilir bu eşleşmede. Hatta gerek oyun içi gerek oyun dışı öyle hareketler yaptı ki illallah ettirir insana. (Laf aramızda bize de güzel malzemeler çıkardı, gün içerisinde blogda yer vermeyi düşünüyoruz)

Popovich'ten İlginç Değişiklik

Son iki maçta hafif de olsa düşüş sinyalleri veren Spurs'de koç Popovich, Manu'yu dinlendirmek için ilk 5 başlatmadı ve sadece 8 dakika süre verdi. Popovich'in Arjantinli'yi bench'e alma sebebi, onu dinlendirmek ve son çeyreğe daha dinç bir şekilde girmesini sağlamaktı. Ama Spurs ilk çeyrekten maçı koparınca dakika almasına bile gerek kalmadı Manu'nun. Konumuz dakikaları değil ama sadece ilk 5 ile ilgileniyoruz.

Çünkü Spurs düne kadar tam 53 maçtır aynı 5 ile çıkıyodu maçlara. Bu sezon ilk 5'ini değiştirmeyen tek takımdı. Ancak Popovich'in bu ilginç kararı ile seri sona erdi. Benim anlamadığım şey Wizards'ın son çeyreğine Manu dinlenmiş olarak girse ne olacak, pestili çıkmış olarak girse ne olacak? Wizards yani. Bu konuda rekor ise Pistons'ın elinde. 2005-06 sezonunda tam 73 maç boyunca aynı oyuncular ilk 5'te yer aldılar: Billups, Hamilton, Prince, Rasheed, BigBen. Ancak Rasheed'in 16 teknik faule ulaşması sonucu bu seri bozulmuştu. Spurs'ün onları yakalama şansını sona erdiren ise Popovich'in ilginç kararıydı. Üstelik bunun sadece Wizards'a özel olduğunu açıkladı koç. Neyse, rekor kaçacaksa da böyle kaçsın canım. Bir sakatlık olup oyuncuların maç kaçırmasından çok daha iyi. Nazar değmesin o yönden baya sağlam gidiyor Spurs. Tahtaya vuralım...

Edit: Yazıya yorum yapan arkadaşın belirttiği gibi Pistons'ın, Iverson takasından sonra dikiş tutturamamış olması ve milyonlarca farklı 5 ile maçlara başlaması da kaderin bir cilvesi olsa gerek. Her takım bir dönem zirveya oynarken, daha sonra biraz dipleri süpürmeye de mahkum olacaktır.

13 Şubat 2011 Pazar

Koca Bebek'ten Acınası Smaç Denemesi


Link

Az önce biten Heat-Celtics maçının ikinci çeyreğinde topu kapan Glen Davis, fast-break'e çıkıyor. Bomboş bir turnike veya smaç bulacak değil mi? Hayır yanıldınız. Zaten yerden en fazla 4.7 santim havaya zıplayabilen ve bu yüzden NBA'in en çok blok yiyen isimlerinden biri olan Glen Davis, turnike mi bıraksam, smaç mı yapsam derken, yeterince zıplayamıyor ve çift elle turnikeye gitmiş oluyor. Sonuç? Çemberden, en güzelinden bloğu yiyor Davis. Pozisyona dayanamayan Pierce havlunun arkasına saklanmakta buluyor çareyi. Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün Koca Bebek.

40 Kere Maşallah

Dün geceki 76'ers maçında istatistikleri ne Love'ın? 16 sayı-13 ribaund. Bu iki kategorideki istatistiğin toplamı ne yapar 29. Bu sayıların basamaklarını toplayın 11, ekleyin 29'a 40 yapar. Kevin Love'ın 40. double double'ı kutlu olsuuuun!!! Wilt'in 227 kere üst üste yaparak kırdığı rekora bir adım daha yaklaşmış oldu kendisi.

Tebrik ediyoruz Love'ı. Gerçekten de 40 maç üst üste double double yapmak kolay iş değil. Ben de zaten bu sebeple kendisinin All-Star'ı hak ettiğini düşünenlerdenim. İstatistikler falan gayet afili ama açık söylemek gerekirse oyuna etkisi bu istatistikleri kadar güçlü değil. Oyunu domine edebildiği pek fazla maç göremedik. Performansı kadar, takımdaki rolünü, etrafındaki isimlerin yetersizliğini ve oynadıkları yüksek tempoyu da, ortalamalarının bu seviyede dolaşmasını sağlayan etkenler olarak görüyorum.

13 Şubat Programı

13 Şubat Pazar 20:00 / Miami Heat - Boston Celtics
13 Şubat Pazar 22:30 (NTV) / Los Angeles Lakers - Orlando Magic
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Washington Wizards - Cleveland Cavaliers
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Portland Trail Blazers - Detroit Pistons
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Los Angeles Clippers - Toronto Raptors
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Denver Nuggets - Memphis Grizzlies
14 Şubat Pazartesi 03:00 / Sacramento Kings - Phoenix Suns
14 Şubat Pazartesi 03:00 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Golden State Warriors

Pazar akşamları keyifli olmaya başladı. Maçların erken başlaması bir tarafa güzel de karşılaşmalar oluyor. Uzunca bir süredir formsuz görünen Magic evinde Lakers'ı konuk edecek. Deplasmanda da olsalar Lakers favorim. Karşılaşmanın dikkat çeken diğer yanı da Gasol-Howard kapışması olacak. Hangisinin daha efektif olduğu konusunda tartışmalar bitmek bilmedi. Gecenin daha önemli maçında Heat-Celtics karşı karşıya gelecek ve bu maçın kazananı doğuda lider pozisyonda yer alacak. Sezon içerisinde ilk iki maçı Celtics kazanmıştı. Tahmini gerçekten zor bir karşılaşma ama bu sefer deplasman ekibinin güleceği içime doğuyor. Wizards-Cavaliers maçı 3-4 sene önce olsa izlenirdi de şimdi pek cazip gelmiyor basketbolseverlere. Hele ki aynı saatte Nuggets-Grizzlies maçı varsa. Batıdaki sıralamayı etkileyecek bir maç olacak o da.

Gecenin Hareketleri - 12 Şubat


Link

Son sıradaki hareketleri geçebilirsiniz izlemeden, pek bir numaraları yok. 6. sırada Eric Maynor, yarısahadan bulduğu basketle takımına maçı kazandırıyor diyebiliriz biraz fazla düz mantıkla. 2 farkla aldılar sonuçta maçı. İlk 3 ise gerçekten çok başarılı. Derrick Rose'un imza hareketlerinden birini görüyoruz. Kesinlikle bu tarz hareketleri en kusursuz ve estetik yapan oyunculardan biri. Josh Smith, Najera'yı pişman etmiş savunma yaptığına. Najera'nın iyi niyetine saygımız sonsuz ama o ayak çabukluğuyla hücum faul yaptırayım diyene kadar Smith dağıtmış kendisini. Jackson ise tek dripling ve çok zor bir şutla iki kişinin üzerinden maçı bitirmiş.