BIY AD

20 Mart 2011 Pazar

McDyess Casper'ı Gördü


Link

Futbol maçlarında hakemler boşuna futbolculardan farklı renk giymek zorunda değiller. NBA'de de bunun gerekli olduğunu görüyoruz. Hayır bir de görüş açıları daha iyi olsun diye resmen oyuncuların duracakları yerlerde duruyorlar mecburen. Bu tür top kayıplarını görüyoruz bol bol. Stern efendi bu işe bir çözüm getir...

Bynum 2 Maç Ceza Aldı

Dün sabah videosunu koymuştum blog'a ve Bynum'ın ceza alması gerektiğini belirtmiştim. NBA de bu kararı geç de olsa 2 maçlık cezayı açıkladı. Ben bu zamana kadar bir ses çıkmayınca ceza gelmeyeceğini sanmıştım yanılmışım. Gece 03:30'da Blazers karşısında forma giyemeyecek Bynum. 2 maç yerinde karar bence, ha bana kalsa bu tarz sakatlamaya ve can yakmaya yönelik, pislik hareketlere 3-4 maçtan aşağı vermem ayrı konu. Yeri yok çünkü parkede bunların.

Gecenin Hareketleri - 19 Mart


Link

Mike Conley güzel kandırmış Hansbrough'yu, tabii hücum yönü yeterince gelişmemiş oyuncuların düşebileceği bir hata. Gallinari'nin LeBron'u geçtiği pozisyonda pek de kayda değer bir şey göremedim. Yani tamam güzel yön değiştiriyo da bunu estetik ile yapamıyor haliyle Galliinari. Mayo'nun topu herkesten kaçırıp Allen'a verdiği alley-oop pası da pek güzel. Ama gecenin 1 numarası için editörlere katılıyorum bence de Griffin hakediyor. Bu tür pozisyonlarda %99 turnike görürüz ancak Blake smacı yapabiliyor oldukça zor pozisyonda.

20 Mart Programı

20 Mart Pazar 19:00 / New Jersey Nets - Washington Wizards
20 Mart Pazar 20:00 / Detroit Pistons - Atlanta Hawks
20 Mart Pazar 21:00 (02:00 NTV Spor - Bant) / New York Knicks - Milwaukee Bucks
20 Mart Pazar 21:30 / Sacramento Kings - Minnesota T.Wolves
20 Mart Pazar 21:30 (NBA TV) / Phoenix Suns - Los Angeles Clippers
21 Mart Pazartesi 01:00 / Utah Jazz - Houston Rockets
21 Mart Pazartesi 01:00 / Toronto Raptors - Oklahoma City Thunder
21 Mart Pazartesi 01:30 (NBA TV) / Golden State Warriors - Dallas Mavericks
21 Mart Pazartesi 03:30 / Portland T.Blazers - Los Angeles Lakers

Dün gece play-off potasını yakından ilgilendiren bolca maç vardı fikstürde ancak bu gece de ne kadar alakasız maç varsa mevcut. Neyse ki televizyonlarda izlenesi maçlar var. Erken saatte başlayan çoğu mücadelenin pek izlenilebilirliği yok açıkçası. Play-off yarışında kritik bir mücadele var dikkat çeken Houston ile Utah arasında. Yenilen tarafın çok şey aybedeceği bir mücadele olacak. Batı'da 2.lik yarışı da fazlasıyla kızışmış durumda. Dallas ve Lakers bu gece sahne alacak. Lakers'ın mücadelesi nispeten daha çekişmeli geçecektir. Gecenin en güzel maçlarından biri aynı zamanda. Dün gece triple-double'ın kıyısından dönen Griffin ve arkadaşları ise Phoenix'i konuk edecek. Onlar adına da yarıştan kopmamak için hayli kritik bir maç olacak.

NBA'de Bugün - 19.03.2011

Nuggets 98 - Heat 103
Miami Heat üst üste 2.galibiyetini Denver karşısında aldı. Maçta Denver hiç öne geçemedi belki ama Heat'in ataklarına cevap vererek farkın açılmasını önledi ve kolay lokma olmadı. Miami'de formda bir James ve istekli bir Wade'in varlğı maçı kazanmak için yeterli faktörlerdendi. James 33 ve Wade 32 sayı ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Denver'da ise benchten gelen isimlerin başarılı performansları vardı ve takımlarının maçın içinde kalmasını sağladılar. 27 sayı ile oynayan Smith ve 23 sayı üreten Gallinari bu iyi performanslara rağmen galibiyeti getiremedi.

Celtics 89 - Hornets 85
Son günlerin formsuz takımı Celtics önemli bir deplasmandan galibiyet çıkarmayı başardı. İlk devre oynayan taraf Hornets oldu ki fark 15'lere kadar çıkmıştı. Ancak üçüncü çeyrekle beraber bir yenilgiye daha tahammül edemeyeceğini bilen Celtics yumruğunu masaya vurdu ve maçı çevirdi. 12 dakikada sadece 13 sayıya izin verdiğini belirtmek gerek Celtics savunmasının. Allen 20 sayı üretirken benchten gelerek 20 sayı-8 ribaund ile etkili olan Glen Davis takımı galibiyete götüren isimler oldu. Hornets cephesinde Paul 15 asist yapmasına rağmen 0/9 isabetle kalması takımı olumsuz yönde etkileyen başlıca faktördü. West 32 sayılık iyi bir katkı verirken, üçlükleriyle etkili olan Belinelli 23 sayılık katkı sağladı ancak galibiyete yetmedi.

Bobcats 98 - Spurs 109
Spurs'te geceyi rahat tamamlayan takımlardan biriydi. Bobcats karşısında Duncan'ın dinlendirildiği bir maçta rahat bir galibiyete imza atan Spurs rakibinin play-off ihtimallerini de tehlikeye soktu. Spurs'te sürpriz bir performans izledik dün gece Novak'tan. 18 dakika oyunda kalan ve 19 sayı ile mücadele eden Novak bu sezon süre bulmakta sıkıntı çektiği takımında süre alınca neler yapabileceğini göstermiş oldu. Zaten maçın genelini bench isimleri ile forse etti Spurs. 12 sayı-9 asist ile etkili olan Hill'i de pas geçmemek gerekir. Bobcats cephesinde ise Henderson'un 19 sayısı yeterli olmadı.

Sixers 101 - Blazers 110
Heyecanlı geçen maçın sonunda gülen taraf Portland oldu. Sezon arasında takıma katılan Gerald Wallace'ın ilk beşe yerleşmesinin ardından performansını arttırdığını görüyoruz. Dün gece yine takımını sırtlayan ve 25 sayı-8 asist-6 ribaund ile oynayan Wallace galibiyetin baş mimarı olmayı başardı. 11/23 ile yayın gerisinden oynayan Portland'da Matthews 28 sayısı ile etkili oldu ve dış şutlarıyla rakibini yıkan isim oldu. Sixers cephesine bakacak olursak Brand'in bitiriciliğini hiç konuşturamadığını görüyoruz. Iguodala'nın yokluğuna rağmen takım başarılı bir şekilde ayakta kaldı ancak son hamleleri yapamadı. Benchten gelen isimlerden Williams 24 ve Young 19 sayı ile takımlarını sırtladı ancak Sixers mağlubiyetten kaçamadı.

Pacers 78 - Grizzlies 99
Çekişme beklediğim maçlardan biriydi ancak Pacers'nı çok kötü bir gecesine denk gelmiş anlaşılan. Memphis bu maça çıkarken bu kadar kolay kazanmayı beklemiyordur herhalde. Boyalı alanda hakimiyeti kuran Memphis rahat ve etkili bir oyunla galibiyete ulaştı. Tony Allen 19 sayı-11 ribaund-6 asist-6 top çalma ile harika bir performansa imza attı galibiyete giden takımında. Randolph ise 17 sayı-10 ribaund ile boyalı alanın etkili ismiydi. Pacers dün gece çok kötü şut attı. Yüzde olarak Memphis'in hiç yakınlarında değildi ancak 17 sayı bulan Collison biraz olsun takımdan kendini ayırdı ancak onun performansı yeterli olmadı.

Cavaliers 92 - Clippers 100
Kaybeden sınıfındaki iki takımın karşılaşmasında Griffin faktörü ile kazanan Clippers oldu. Takımı yarıştan koptuktan sonra performansı düşen ve sezon başındaki o harika istatistiklerini göremediğimiz Griffin dün gece patlamasını yaptı. 30 sayı-8 ribaund-8 asist ile yapabileceği her şeyi harika bir şekilde yerine getirdi ve takımını galibiyete taşıdı. Eric Gordon ise altı maç aradan sonra dönüş maçında 29 sayı kaydetti. Cavs cephesinde ise 28 sayı-9 ribaund ile Hickson boyalı alanda etkili olmayı başardı.

19 Mart 2011 Cumartesi

Gecenin Hareketleri - 18 Mart


Link

Ridnour'un bel arkası verdiği pas çok akıllıcaydı. Bogut'un smaçta hayvani steps olsa da adam sonsuza kadar yükselecek sandım, o ne öyle ya? Deron'ınki gibi panyasız giren atışlara büyük saygım var. Amare'nin yarı smacında Monroe'ya yazık olmuş.

19 Mart Programı

19 Mart Cumartesi 21:30 (NBA TV) / Cleveland Cavaliers - Los Angeles Clippers
20 Mart Pazar 01:30 / Denver Nuggets - Miami Heat
20 Mart Pazar 02:00 / Boston Celtics - New Orleans Hornets
20 Mart Pazar 02:00 / Indiana Pacers - Memphis Grizzlies
20 Mart Pazar 02:30 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - San Antonio Spurs
20 Mart Pazar 04:00 / Philadelphia 76'ers - Portland Trail Blazers

Bu gece play-off tablolarını etkileyecek önemki maçlar var ancak NBA TV'nin Cleveland-La Clippers seçimi fazla sırıtmış programda. 54 yenilgisi bulunan Cavaliers ile 43 yenilgisi bulunan Clippers arasındaki enfes mücadele televizyon ekranlarında olacak. Orlando'ya karşı son saniye basketi ile yenilen Denver şansını Florida'nın bir diğer ekibi Miami deplasmanında deneyecek. Atlanta karşısında çılgın atan LeBron'un bu maçtaki performansını merak etmiyor değilim. Kötü bir dönem geçiren Celtics ise Hornets deplasmanına çıkacak. Her iki yakada da splay-off tablolarının son sırasında bulunan Memphis ve Indiana karşı karşıya geliyor. Portland ve Sixers ise galibiyet serilerini 3'e çıkartmak için karşılaşıyorlar. Doğu'da 6.sıraya kadar çıkan ve moral depolayan Sixers için önemli bir maç olacak. Yarışın gerisinde kalmak istemeyen Bobcats ise belki de son kozlarını oynuyor. Ancak çok çok zorlu bir virajda Spurs karşısında olacaklar. Dün gece Dallas karşısında görüldü ki Spurs formunda.

Maçı Çeviren Mola


Link

Başlık işin şakası. Görüntülerimiz dün gece oynanan Spurs-Mavs derbisinden. Mavericks adına henüz ilk hücumda Duncan swich yapmaya yanaşmayıp savunmada hata yapınca Popovich molayı istiyor. Yani takımı ilk sayısını yemiş ve 2-0 geri düşmüş, maç başlayalı daha bir dakika bile olmamışken. Şimdi tam olarak hatırlayamadım hangi maçlar olduğunu ama birkaç kere daha gördüm Popovich'in böyle karşılaşmanın hemen başında aldığı molaları. Seviyorum Popovich'in bu triplerini. Küçük detaylara önem veriyor ve zaman falan farketmiyor yolunda gitmeyen bir şeyler sezdiğinde. Bir parantez de Duncan'a açmalı kesinlikle. Şöyle bir düşününce benzer durumda koça tepki göstermek bence çok anormal bir hareket olmazdı. Ama kariyerinde dört şampiyonluk ve sayısız başarı bulunan, Amerikan spor tarihinin en başarılı sporcularından biri olarak gösterilen bu adam, maçın ilk dakikasında, gayet önemsiz bir pozisyonda yaptığı hatadan dolayı koçu kendisini azarlarken sesini bile çıkarmıyor, aksine kulak verip hatasından ders çıkarmaya çalışıyor. Eşsiz bir karakter hakikaten. Son olarak da maçın sonunda Duncan'ın tutmakla görevli olduğu Haywood ve Chandler'ın attığı sayı toplamını verelim tam olsun: 5.

Kidd'den Bırakma Sinyali

NBA'in aktif efsanelerinden Kidd, Yahoo Sports'a yaptığı açıklamada ligin lokavta gidip bir sene iptal olması halinde basketbolu bırakabileceğini söyledi. Tecrübeli yıldız şu an 38'ini devirmek üzere ve bu yaşlardaki oyuncular için her sene yorgunluk, bitkinlik, sakatlık endişesi gibi olumsuzluklar diğer oyunculara nazaran daha büyük sorun oluşturabiliyor. Aynı şekilde bu yaş döneminde verilecek bir yıllık aradan sonra geri dönme isteği ve kararlılığı çok üst seviyede olmayabilir. Belki elde edilmemiş bir şampiyonluk yüzüğü motivasyon sağlayabilir, o da belki. Bu açıdan gayet anlaşılır Kidd'in söyledikleri.

Kidd'in bu sene ortaya koyduğu performans pek iç açıcı değil ve özellikle hücumda oldukça büyük gerileme yaşadığı bir gerçek. Bir liderden çok pis işleri yapan, savunmasıyla ön plana çıkan ve hücumda skor katkısı yalnzıca dış şutlara bağımlı hale gelmiş biri görüntüsü var. Sene başından beri %36 ile şut atıyor ve bu istatistikte kariyerinin en kötü sezonunu geçiriyor. Ama yaş faktörünü ve takımdaki rolünü göz önünde bulundurduğumuzda normal karşılamak gerekir bu durumu. Bu yaşa gelmiş oyuncular içerisinde takımı yukarılara oynarken böylesine önemli bir parça olup iyi veya kötü süreklilik gösterebilen kaç kişi var ki? Dileğimiz her şeye rağmen kendisini birkaç sene daha doya doya izlemek. Bu kariyerin lokavt sebebiyle sona ermesi ihtimali bile insanın canını sıkıyor.

Bynum'a Ceza Gündemde


Link

Efendim ambale olmuş durumdayım. Gece uyumadan 4 ayrı maç (Denver-Orlando, Miami-Atlanta, San Antonio-Dallas, Minnesota-Lakers) izleyip, görmüş olduğunuz videoları kaydedip youtube'a koydum. Yazıları da belli saatlere ayarlayıp çıktım evden. Yorumlamak için pek kafa kalmamış olabilir. Saçmalama potansiyelim yüksek. Ha ama Bynum'a yükleneceğim kesin, o konuda saçmalamadığıma da %100 eminim.

Bynum'dan bu tarz hareketleri çok sık görmesek de her sezon 2-3 kere böyle can yakmaya yönelik, hatta rakibi sakatlamaya yönelik bilde diyebileceğimiz fauller yapıyor Bynum. Bir de faul yaptıktan sonra bakıyorsunuz Bynum'ın suratına, ifadesiz adeta. Sanki "Ne yaptım ki ben?" der gibi bakıyor Beasley'e. Bir kere öyle bir turnike engellemek falan yok dünyada. Omuz ve dirsek karışımı ile havalanmış rakibin göğsüne darbe indirmek ne demek? Topa herhangi bir müdahale isteği bile yok Bynum'ın. Nefret ediyorum bu tarz faullerden. Hayır illa mesaj mı vermek istiyorsun? Cepheden geldiğinde, göğüs göğüse çarpışırken indir baltayı olsun bitsin, üstelik kendein de en fazla sportmenlik dışı 1 faulünü alırsın. İki numarayı alıp atılmazsın oyundan otomatikman. Hem de en azından basketbol dahilinde bir faul olur. Bunun gibi sokak kavgasını andırmaz. Beasley'i Allah korudu diyorum (aşağı bakarsanız aslında korumadı ama durun şu cümleye devam edeyim). Bu tür ters düşülen pozisyonlarda bilek kırılması, dirsek çıkması, omuz çıkması gibi ciddi sakatlıklar oluşabilir neyse ki bunların hiçbirini yaşamadı Beasley gördüğüm kadarıyla. Ancak aşağıdaki videoda göreceğiniz üzere maçın ilerleyen dakikalarında aslında Beasley'nin düşüşü o kadar da hafif atlatmadığı ve kalçasında bir problem olduğu ortaya çıkıyor ve oyunu terkediyor genç yıldız adayı. Kalçasındaki problem, kolunun üzerine düştüğü sırada yaşama ihtimali olan sakatlıklardan çok daha hafiftir diye düşünüyorum, diğerleri çünkü minimum 1 aydan başlıyor. Ama eninde sonunda Bynum, Beasley'i sakatladı.

İnternet ortamında ceza konusu konuşulmaya başlandı bile, ki bence 1 maç en azından hakediyor Bynum. Çünkü ortada basketbol adına yapılmış bir hareket yok. Basketbol demişken... Timberwolves koçu Kurt Rambis'e pozisyon sorulduğunda "Bynum pislik yapmak istemedi. Basketbol içinde bir hareketti." demiş. E direk "Bu yaz Phil Jackson ayrılıyor, belki ben o koltuğa gelirim he? Şimdi kızdırmayayım Lakers cephesini. Olur mu?" deseymiş bu cevap yerine. Tabii bu işin dalgası ama yani sert bir açıklama yapmamasının ardında, aklının bir köşesinde bu ihtimalin yatması olabilir...



Link

NBA'de Bugün - 18.03.2011

Spurs 97 - Mavericks 91
Gecenin belki de en önemli maçlarından biriydi. Batı'nın iki tepe takımının mücadelesinin bir diğer önemi de Texas derbisi olmasıydı. Dallas maça kötü başlamasına rağmen Nowitzki'nin etkili oyunu ile maçı ortaya getirdi. Ancak galibiyete ulaşmayı başaran taraf üç önemli yıldızından çok önemli katkılar alan Spurs oldu. Manu-Duncan-Parker üçlüsü toplamda 80 sayı bularak takımı galibiyete taşımayı bildi. Parker 33, Manu 25, Duncan 22 sayı ile mücadeleyi tamamladı. Dallas cephesinde ise her zamanki gibi ilk beşten sadece Nowitzki'nin iyi katkıları ve benchten gelen iyi katkılar var ancak alınan bu yenilgi ile Dallas 2.liği kaybettiğini perçinlemiş oldu.

Wolves 98 - Lakers 106
Lakers adına sıkıntılı geçen bir maçtı. Sıkıntılı derken rahat kazanmasını bekliyordum Lakers'ın ama işi son dakikaya kadar götürdüler. Dallas'ın da kaybetmesi ile 2.lik için çok önemli bir maçtı Lakers adına ve bu fırsatı geri çevirmediler. Çaylak Wes Johnson 29 sayısı ile Wolves'in en çok dikkat çeken ismi olurken, Love 15 sayı-13 ribaund ile etkili oldu. Kazanan tarafa bakacak olursak Gasol'ün müthiş performansını görüyoruz. 12/17 isabetle 25 sayı buldu Gasol ve takımını galibiyete taşıdı. Benchten gelerek 14 sayı bulan Brown'da galibiyette önemli bir faktör oldu.

Heat 106 - Hawks 85
Miami beklediğinden çok rahat bir şekilde galibiyete ulaştı Hawks deplasmanında. Evinde iyi oynayan ancak son dönemde basketboldan çok kopuk gözüken bir takım olan Atlanta dün gece de özellikle savunma konusunda yokları oynadı. LeBron üçüncü çeyrek tek başına 23 sayıyı Hawks potasına gönderirken maçı da 43 sayıyla tamamladı sadece üç çeyrek oynayarak. Üstelik bunu 16/21 gibi müthiş bir şut yüzdesiyle yaptı. Dün durdurulamayacak bir seviyedeydi James. Bosh'ta 17 sayı-10 ribaund-4 asist ile etkili bir oyun oynadı. Hawks cephesinde de bench rotasyonu biraz olsun oyuna katkı sağlamaya çalıştı ancak bu yeterli olmadı. Joe Johnson her zamanki gibi yokları oynayarak takımı bu kadar aciz durumdayken sahneye bile çıkmadı.

Nuggets 82 - Magic 85
Florida'ya dört maçlık bir galibiyet serisi ile gelen Denver sezonun en kötü hücum performanslarından birini sergilediği maçı son saniyede kaybetti. Maç başına yaklaşık 107 sayı bulan Denver 82 sayıda kaldı dün gece. Baktığımızda Lawson-Afflalo-Felton gibi isimlerin felaket şut attığını ve hiç oyuna ısınamadıklarını görüyoruz. Orlando'da bundan çok farksız değildi ama takım gibi mücadele etmeyi başardılar. Maçın genelinde Orlando'yu daha çok beğendim ben. 16 sayı-18 ribaund ile oynayan Howard'ın yanı sıra maçı kazandıran üçlüğü bulan Nelson 13 sayı ile mücadele etti. Denver cephesinde de 16 sayı bulan Wilson Chandler'ın etkili oyunu vardı ancak galibiyete yetmedi. Hidayet ise kariyerinin 4.kez triple-double yapmaya çok yaklaştı ancak 15 sayı-9 ribaund-8 asist ile mücadele etti.

Bulls 108 - Pacers 115
Indiana Pacers geçtiğimiz hafta üst üste kaybettiği dönemde önündeki şu fikstüre bakınca daha çok kaybederler demiştim içimden. 2 New York ve Doğu'nun tepesindeki Celtics-Bulls maçları ile zorlu bir viraja gireceklerdi. Bu 4 zorlu maçta alınan 3 galibiyet play-off için çok önemli bir adım oldu onlar için. Dün gece çoktan hak ettikleri bir maçı uzatma sonunda da olsa kazanmayı bildiler. Rose'un insanlıktan çıktığı bir bölümde farkı eriten Chicago maçın uzatmaya gitmesini sağladı ancak uzatmada yumruğunu masaya vuran Pacers oldu. 29 sayı-12 ribaund ile Hansbrough en etkili isim olurken, Bulls cephesinde de Rose 42 sayı bulurken 21 serbest atış kullandı. Ömer ise 20 dakika oyunda kaldı ve 5 sayı-3 ribaund-1 blok ile mücadele etti.

Celtics 77 - Rockets 93
Kasap et derdinde koyun can derdinde. Öyle bir maç oynandı. Play-off için kazanmak zorunda olan Rockets ile liderliğini kaybetmek istemeyen Celtics Toyota Center'da karşılaştı. Son dönemde beklenmedik yenilgiler alan Celtics üç maçlık kısa deplasman turnesine de kötü başlamış oldu. Rockets'te Scola gibi oyunun her iki alanında da etkili olabilen bir ismin eksikliğine rağmen kazanmayı başardı. Scola'nın eksikliğinde çaylak Patterson 18 sayı-12 ribaund ile dikkat çekerken, Martin 25 sayılık katkıyla galibiyeti getirdi. Maçta fark bir ara 30'lara dayanırken, Celtics son çeyrek rakibine nazaran daha etkili oldu ve bu sadece farkın erimesine katkıda bulundu. 17 sayıyla oynayan Jeff Green takımında en skorer isim olarak dikkat çekti.

Bobcats 82 - Thunder 99
Müthiş bir form yakalayan Oklahoma'nın önünde kimse duramıyor. Deplasman serisini tamamlayıp salonuna geri dönen Oklahoma karşısına çıkan Bobcats'e acımadı ve üst üste 6.galibiyetini elde etti. Durant-Harden-Westbrook üçlüsünün iyi performansları ile dolu dizgin devam eden Thunder boyalı alanda arkasını da sağlam tutmaya başladı Perkins ile. Durant 25 sayı üretirken benchten gelen Harden 21 sayı ile mücadele etti. Bobcats ise aldığı iki yenilgi ile play-off potasından uzaklaştı. 13 sayı-5 ribaund-5 asist ile Diaw takımı adına iyi mücadele etmesine rağmen galibiyeti getiremedi.

Knicks 95 - Pistons 99
New York sürpriz mağlubiyetlerine devam ediyor. Son beş maçta yüzü sdece bir kez gülebildi Knicks'in. Üstelik bu mağlubiyet ile beraber Doğu'da 7.sıraya kadar geriledi takım. Özellikle bu maç için son çeyrek skorunun 29-17 Detroit lehine olduğunu da belirtmek gerek. Son çeyrek çok kötü oynayan hücum etmekte zorlanan bir takım vardı. 13 sayı-12 ribaund ile Wilcox takımda en etkili isim olurken, 16 sayısı ile Prince en skoreri oldu Detroit'in. Knicks cephesinde ise 20 sayı-11 asist ile oynayan Douglas takımının en iyisi oldu. Yıldız isim Melo 2/12 isabetle yalnızca 6 sayıda kalması dikkat çekici bir diğer noktaydı.

Sixers 102 - Kings 80
Son dönemde başarılı performansıyla dikkat çeken Sixers önemli bir galibiyet aldı Kings deplasmanında. Daha ilk devre sonunda galibiyetini garantileyen Sixers, Knicks'in de kaybetmesi ile rakibini bir sıra altına almayı başardı. 15 sayı-9 ribaund-5 asist ile Holiday etkili bir oyun çıkartırken son dönemde Sixers galibiyetlerinde büyük pay sahibi olan isim Iguodala'da başarılı bir performans sergiledi. Iguodala 13 sayı-7 ribaund-9 asist ile bir kez daha her yöne yaptığı katkılar ile dikkat çekti. Sacramento tarafında ise 19 sayı-12 ribaund ile çaylak Cousins iyi bir performansa imza attı.

Warriors 97 - Suns 108
Dün gece kazanmayı hatırlayan bir başka takım da Suns oldu. Üst üste aldığı yenilgilerle play-off yarışından uzakta kalan Phoenix buna rağmen direnmeyi sürdürüyor. Evinde Golden State'e karşı başarılı bir performans sergileyen Suns maçın genelini üstün götürerek kazanmasını bildi. 17 sayı-10 asist-6 ribaund ile Nash takımını dipten çıkartan isim olurken, benchten gelen Gortat 18 sayı-9 rbaund üretti. Golden State cephesinde Ellis 3/11 isabetle kötü bir gece geçirdi ve hiç etkili olamadı. 30 sayısı ile Wright biraz olsun Golden State'i ayakta tutan isimdi ancak onun bu ğerformansı da galibiyet için yeterli olmadı.

Nets 95 - Bucks 110
Sürpriz Philadelphia galibiyeti ile play-off'un kıyısına kadar gelen ancak üst üste aldığı üç yenilgi ile sarsılan Milwaukee kazanmayı hatırladı. Carlos Delfino'nun üçlük isabeti konusunda kariyer rekoru kırdığı gecede Bucks galibiyete uzanmayı başardı. 8/11 üçlük isabeti ile oynayarak dikkat çeken Delfino 26 sayılık katkısıyla galibiyeti getiren isimdi. 23 sayı-7 asist-5 ribaund ile Salmons'ta oldukça etkiliydi Nets karşısında. Nets cephesinde ise son dönemde tekrar formunu bulan Lopez 25 sayıyla oynamasına rağmen 4 ribaund alarak ribaund sorunsalını yeniden ortaya çıkardı. Deron ise mücadeleyi 18 sayı-9 asist ile tamamladı.

Wizards 107 - Raptors 116
Ligin dibindeki iki takımın amaçsız mücadelesinde gülen taraf dinazorlar oldu. Draft lottery'sinde kimin ne kadar şansının olacağının belirleneceği hedefsiz bir maçtı. Ligin sonlarına doğru bu tip maçları sık sık görüyoruz zaten. Bargnani 33 ve DeRozan 30 sayısı ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Wizards cephesinde ise sürpriz bir isim sahneye çıktı. Çaylak Travis Booker 26 sayı-13 ribaund ile oynadı ve sayı da kariyer rekorunu kırdı.

Konu Ribaund ise Babamı Tanımam


Link

Ilgauskas ayağındaki enfeksiyon nedeniyle dün gece 4. maçını kaçırdı. Bu dönemde takımdaki pivot eksikliği sayesinde süre bulan Magloire, dün de Hawks karşısında 20 dakika civarında görev aldı. Bu kısıtlı sürelerde takımına mümkün olduğunca çok katkı vermeye çalışıyor anlaşılan Magloire. Ama şu videoda gördüğünüz şeyin adı katkı değil, direk açgözlülük. Bu tarz iki takım arkadaşının arkalı önlü topa sarıldığına zaten sezon başına 10-20 kere ancak tanık oluyoruz. Zira konuşuyorlar "Bırak bende" falan diye. Ama böyle bir olay olduğunda da bugüne dek hiç arkadaki oyuncunun topa sahip olduğunu görmemiştim. Miller şaşırıp kalıyor "Tamam tamam teslim oldum yeter ki bana bir zarar verme." diye ellerini kaldırıyor. Sonra da şaşkın şaşkın aynı pozda arkasından bakıyor Magloire'ın, "Bu ne yapıyor?" diye.

Hayır bir de maç içinde birkaç pozisyonda daha böyle deli gibi ribaund kovaladı Magloire. İstatistik şişirerek playoff'ta daha çok parkede kalacağına mı inanıyor nedir anlamadım. Magloire hakkında ilk kez yazmışım, o da bunu hakediyordu zaten ancak. Düzgün bir konuda gündeme gelmesi ne de olsa pek olası değil. Ayrıca elimde onunla ilgili bir şey daha var paylaşacak o da yarına kalsın.

Ainge: Hele Bir Sakatlar İyileşsin

10 gündür Celtics'teki düşüş dikkatleri çekiyor, özellikle de son 5 maçın 3'ünü kaybetmelerinden dolayı eleştiriliyorlar. Ainge bu düşüşü takımın sağlık durumuna bağlamış. Aslında yeterince sert oynadıklarını ancak herkesin %100'ünü parkeye yansıtamadığını söylemiş. O'Neal kardeşlerin eksikliğini çektiklerine, Rondo'nun sezonun ilk bölümünde çok yoruluğu için tam performans gösteremediğine değinmiş. Bir yazarın ele aldığını görmedim bu konuyu ama Rondo'nun 2008 yılında kaynaşıp kanka olduğu Perkins, takımdan ayrılınca moralinin bozulduğu iddia ediliyor. Hangisinin olduğunu bilmek zor ama ikisinin birden etkisi olabilir Rondo'ya... Ayrıca bu röportajı iki gün önce yaptığından dolayı West'i de saymış ama o son maçta döndü. Kısacası sorunun şanssızlık ve sakatlıklara bağlı olduğunu iddia etmiş Ainge. Benim gördüğüm durum ise farklı.

Celtics'sin Green-Perkins takasından beri toplam 4 maçını izledim. Bana hiç aynı sertlik seviyesini korumuşlar gibi gelmedi. Ortada Krstic, Perkins gibi ortayı kapatamıyor. Daha da önemlisi, Perkinsli Celtics'te gördüğümüz rakibe meydan okumayı ve rakibi sindirmeyi şu anda göremiyoruz. Daha ince işler yapması için alınan Jeff Green ise kalabalık kadroda 20 dakikadan fazla şans bulamıyor. Sadece bench'ten gelecek 10 sayılık katkı için mi alındı yani Green? Onu zaten Nate Robinson yapıyordu. 3 numarada, Pierce'ın arkasında Green'e ihtiyaç yoktu yani. Şimdi Ainge'e göre Shaq geldiği zaman takım biraz daha düzelecekmiş ama bunda ne kadar haklı olduğu tartışılır Ainge'in. Zira Shaq en son rakiplerine gözdağ vereli 3 sene oluyor. Jermaine'in ise kendine bile hayrı yok...

Takastan hemen sonra yazdıklarımdan farklı bir Celtics göremedim. Ha, belki 3 haftalık süreç takımın oturması, oyuncuların sisteme (özellikle de savunma) alışması için yeterli olmayabilir. Aynı sıkıntıları Knicks de çekiyor (ona da değineceğim başka bir yazıda) ama ben Celtics'in 2008 düzeyinde basket oynadığını düşünüyordum takas öncesinde, Green'in gelişinden sonra sanki bir gömlek düşmüşler gibi geldi bana. Ainge'in gereksiz kumarı tutacak mı göreceğiz bakalım. Ne demiş Amerikalı "If it ain't broke, don't fix it."

Edit: Bu yazının üzerine bir de Rockets'tan fark yediler, tam oldu...

18 Mart Programı

19 Mart Cumartesi 01:00 (NBA TV) / Denver Nuggets - Orlando Magic
19 Mart Cumartesi 01:00 / Washington Wizards - Toronto Raptors
19 Mart Cumartesi 01:00 / Chicago Bulls - Indiana Pacers
19 Mart Cumartesi 01:30 / New York Knicks - Detroit Pistons
19 Mart Cumartesi 01:30 (NTV) / Miami Heat - Atlanta Hawks
19 Mart Cumartesi 02:00 / Charlotte Bobcats - Oklahoma City Thunder
19 Mart Cumartesi 02:30 / San Antonio Spurs - Dallas Mavericks
19 Mart Cumartesi 02:30 / Boston Celtics - Houston Rockets
19 Mart Cumartesi 02:30 / New Jersey Nets - Milwaukee Bucks
19 Mart Cumartesi 04:00 / Philadelphia 76'ers - Sacramento Kings
19 Mart Cumartesi 04:00 (NBA TV) / Golden State Warriors - Phoenix Suns
19 Mart Cumartesi 04:30 / Minnesota Timberwolves - Los Angeles Lakers


NBA TV'deki gecenin ilk maçı pek güzel. Carmelo'yu gönderdikten sonra coşan Nuggets ile Magic karşılaşıyor. Hem de Gallinari dönüyor bu gece. Lakers'ın sonucunu merakla bekleyeceği Texas derbisi de merakla beklenen bir maç. Artık Spurs'ü yakalama şansı neredeyse kalmadı Lakers'ın, o yüzden yarı finalde Mavs ile eşleştiklerinde ev sahibi avantajının kendilerinde olmasını isteyeceklerdir. Dolayısıyla bu gece de Spurs'ün kazanması onların işine gelecektir. 3 takımla beraber playoff kovalayan Rockets, düşüşteki Celtics'i ağırlayacak. Lakers ve Spurs'ü yenip düşüşe dur diyen ancak sonra Thunder'a yenilerek yine kafalarda soru işaretleri oluşturan Heat, Hawks deplasmanında. Son zamanlarda da sadece 1 Hawks maçı izlemiştim galiba güzel denk geldi. Kısacası izlenesi çok maç var bu gece. Sabah da erkenden çıkmam gerekiyor evden, kötü oldu bu. Herkese iyi seyirler.

18 Mart 2011 Cuma

Ömer'den Günün Smacı


Link

Top 5'e giremedi, NBA.com'da da günün smacı seçilmedi ama ben seçiyorum var mı diyeceğiniz? Stepsin babasını da görmezden geliyorum. Yürü Ömer...

Gecenin Hareketleri - 17 Mart


Link

Ömer'in şurada fotoğrafını koyduğum, iki kişiyi potaya soktuğu pozisyon niye ve nasıl yok anlamadım. Ama gerçekten bu NBA Top 10 hazırlayan editörlerin bütün maçları izlemeiyorlar herhalde. 3 maçlık gecede öyle süper hareketler çıkmaması normal ama yani gördük işte gece Ömer'in smacını... Rose'un smacı oldukça güzel ama bir gün gelecek böyle topu sırtına çektiği anda inanılmaz bir blok yiyecek, bakalım ne zaman göreceğiz...

Ömer Aşık'tan Kariyer Rekoru

11 sayı attı ama hayır rekor sayıda değil, daha önce 13 açmıştı çünkü. Rekorunu ribaund kategorisinde kırdı. Sayı demşken şu fotoğrafını koyduğum pozisyonda dağıttı adeta Humphries'i, gerçi net bir steps yaptı Ömer ama olur o kadar diye kıyak geçelim kendisine. Bu arada Ömer, maçın da en çok ribaund alan oyuncusu oldu (16) Humphries ile birlikte. Humphries deyip geçmeyin, maç başına aldığı 16.8 ribaund ile Mart ayında bu kategorinin açık ara lideri kendisi. Love ve Dwight'ı geride bırakmış durumda. Ömer'in yaptığı işte o kadar etkileyici, hem de 25 dakikada.

Ömer'in bugün 25 dakika civarında süre almasının sebebi Kurt Thomas'ın ilk yarıda da, ikinci yarıda da faul problemine girmesiydi. Yoksa Koç T (Thibodea'ya artık böyle dicem, parmaklarım birbirine giriyor yazacağım diye...) Kurt Thomas'ı tercih ediyor hala Ömer yerine. Kötü bir tercih değil, çünkü Thomas savunmada yer tutuşuyla, tecrübesiyle ve orta mesafeden soktuğu şutlarla takıma katkı verebiliyor. Buna rağmen Ömer'in herkes sağlıklayken maç başına 15 dakikayı hakettiğini düşünüyorum ben. Bu sabahki maçta belki Dwight Howard'a karşı olduğu kadar etki etmedi oyuna ama aldığı 9 hücum ribaundu ile takımının ekstra sayılar bulmasını sağladı. Savunmada edindiği görevlerden yardım savunması ve boyalı alanı kapamak zaten yaptığı en iyi işler. Her geçen gün ayaklarını daha çabuk çekmeye başlıyor Ömer, aynı zamanda faul yapmadan bloklamayı çok iyi biliyor rakiplerini. Öyle elini kolunu açıp teması sağlayarak faul yapmıyor, dümdüz sıçrıyor çembere atak eden rakiplerine karşı ve dengelerini bozuyor blok yapamasa bile. Çok önemli detaylar savunma için. Tabii bugün aldığı 16 ribaunddan da anlayacağınız üzere, Ömer harika bir ribaundcu. Bunu Fenerbahçe'de göstermişti zaten ama NBA'de gerçek 2.10'luk oyunculara karşı yine aynı başarıyı elde etmesi harika. Gurur duydum izlerken Ömer'i.

Her geçen günü yeni bir şeyler öğreniyor ve koç T'nin yanına, Bulls'a gittiği için minnettar olması lazım. Onun savunma özelliklerini bu kadar ortaya çıkarabileceği sisteme sahip takım sayısı bir elin parmaklarını ancak geçiyordur çünkü. Hücumda ise ellerinin biraz taş olması sebebiyle topu kontrol edememesi veya basit pozisyonları tamamlayamaması sebebiyle saç baş yoldurduğu oluyor ama bu konuda 2-3 seneden önce gerçek anlamda bir düzelme beklemiyorum ben. O yüzden şimdi en iyi yaptığı şey olan savunma ile koçunun ve taraftaların gözüne girmesi, takımına olabldiğince fazla katkı sağlaması lazım. Yürüyedur Ömer, 1-2 sene içinde adından sıkça söz ettireceksin bence, gittiğinden beri inancım tam sana...

NBA'de Bugün - 17.03.2011

Bulls 84 - Nets 73
Sonucu belli bir maçtı ancak Nets'in beş maçlık bir galibiyet serisi yakalaması soru işaretlerini barındırıyordu. Chicago beklenildiği gibi başladı maça ve bir anda skorda üstünlüğü eline geçirdi. Lopez ve Humpries ikilisinin katkıları ile oyuna tutunan Nets son periyodun ortalarına doğru Chicago'yu yakaladı. Bir anda ne olduğunu anlamaya çalışırken sahneye çıkan Rose oyunun sonunda şahlanan isim oldu ve maçı takımına getirdi.

Tabi 23 şutta 21 sayı bulmak kadar doğal bir şey yok ama kritik anlarda aldığı sorumluluk bakımından hakkı yenmeyecek bir oyuncu Rose. Dün gece maçı kazandıran başka bir isim var ancak Bulls cephesinde. 25 dakika oyunda kalarak 11 sayı-16 ribaund-2 blok-1 asist ile oynayan Ömer Aşık aldığı dakikaları en iyi şekilde değerlendirdi ve kariyer ribaund rekorunu kırmış oldu. Nets cephesinde ise Lopez'in 22 sayısı ve Humpries'in 13 sayı-16 ribaund-5 blokluk performansı vardı ancak bu galibiyet için yeterli olmadı.

Grizzlies 99 - Knicks 120
Üst üste gelen Pacers yenilgileri ile moral kaybına uğrayan ve sıralamada geri düşme tehlikesi bulunan Knicks kritik bir galibiyet almayı başardı. Gecenin üç maçında en azından çekişme beklediğim bir mücadeleydi ancak üçüncü çeyrekle başlayan Knicks fırtınası son çeyrek tavan yaparken farklı bir galibiyet aldı Knicks. Benchten gelen ve 29 sayı üreten Douglas'ın galibiyete önemli bir katkısı dokunurken, Melo ise 28 sayı ile mücadele etti. Memphis cephesinde ise Zach Randolph yeteri kadar top kullanamadı ve etkisiz kaldı. 16 sayı-6 asist ile Conley biraz olsun dikkat çeken isim olmayı başardı takımda.

Cavaliers 70 - Blazers 111
Sonucu önceden belli maçlardan biriydi bu geceki ancak daha ilk periyottan kopan bir maçı kimse beklemiyordu herhalde. 37-12'lik ilk çeyrek skorunun ardından hesap kesilmiş galip ve mağlup belirlenmişti bile. İlk beşe yerleşen G.Wall 17 sayı-6 ribaund-6 asist ile etkili bir gece geçirirken takımını sırtlayan isim oldu. Aldridge ise 20 sayı-11 ribaund ile double-double yapmayı başardı. Cavaliers cephesinde ise Semih yine forma giymezken, 14 sayı ile Sessions en skorer isim olmayı başardı.

Popovich'in Planı

Yılın koçu adayları arasında favori gösterilen Popovich, bu sezon 50 küsur maçta ilk 5'te başlattığı Blair'ın yerine, son bir haftadır McDyess'a görev veriyor. Ve Blair ilk yedak kaldığı maçtan sonra medyayla konuşmayarak bu durumdan memnun olmadığını belli etti. Popovich'in bu kararı, geçen hafta gelen farklı Lakers mağlubiyeti sonrasında alması ise esasında bize çok şey anlatıyor.

O maçta uzunları ile Spurs'ü domine eden Lakers, rahat, hatta aşırı rahat bir galibiyet almıştı. Devrede 32 fark olmuştu yanılmıyorsam. Blair'ın boyu resmi kaynaklarda 2 metre olarak geçiyor ama birçok yorumcu aslında onun daha kısa olduğunu yazıp çizdiler. Blair ne kadar güçlü ve savaşçı olsa da, boy dezavantajı dolayısıyla sırtı dönük topu alan uzunlara karşı neredeyse hiç varlık göstermiyor. Ha box-out sayesinde ve savaşarak ribaundlarda ezilmiyor belki ama rakiplerin bire birde sayı atmasına da engel olamıyor. Çok ünlü bir söz var yanılmıyorsam Frank Layden'ın söylediği: "Basketbolda boyu öğretemezsiniz."

Popovich de sezon boyunca çok az şans verdiği ve dinlendirdiği McDyess'a dönerek playofflar'a yönelik bir değişiklik yaptı kanımca. McDyess çok mu uzun peki? Hayır ama 6-7 santimlik avantajı savunmada çok büyük bir öneme sahip. Rakiplerin şutu sırasında el uzatıp, blok koymasa bile en azından şutu bozabiliyor McDyess. Blair o konuda etkisiz eleman modunda takılıyor. McDyess şu anda aynı seviyede olmasa bile, 2 sezon önce Dwight Howard'ı bile tutmuşluğu var. Uzun oyunculara karşı çok daha iyi olduğu su götürmez bir gerçek. Üstelik çok daha iyi şut atıyor ve rakip uzunların potanda 5 metre kadar açılmasını sağlayabiliyor. Spurs'ün son iki maçını izledim ve orta mesafeden McDyess'ın yine boş atışları affetmediğine şahit oldum. Son olarak da işin tecrübe boyutu var. McDyess 37'sine geldi sayılır, yaşlı olarak görüyoruz ama bunun getirdiği büyük bir tecrübe de var. Bu sayede kritik anlarda sahneye çıkabilecek bir isim McDyess. Mesela 1 ay önceki Lakers maçını, son saniyede Odom'u arkasında tuttuktan sonra kaçan topu tipleyerek kazandırmıştı. Öte yandan Blair'ın heyecanı yüzünden, özellikle hücumda sık olmasa da hata yaptığını görüyoruz. McDyess ise %90 ihtimalle her pozisyonda doğru seçimi yapıyor.

Blair gibi genç ve ateşli bir oyuncuyu sezonun çok büyük bir bölümünde ilk 5 başlattıktan sonra bench'e almak, elbette o oyuncunun moralini bozacaktır. Ancak Blair'ın önünde Ginobili ve Parker gibi zamanında bench'ten gelmiş örnekler var. Onlar bunu dert etmiyorsa, Blair'ın hiç dert etmemesi lazım. Zaten Ginobili de Blair'ın moralinin bozulmasının normal olacağını ama onunla konuşacaklarını ve ortada bir problem kalmayacağına inandığını açıklamıştı. Blair'ın tek yapması gereken, ilk 5 başlarken yaptığı katkının aynısını, kenardan oyuna dahil olduğunda da vermeye çalışmak. Çünkü belki de McDyess hamlesi Spurs'ün Lakers uzunlarına karşı tek çaresi...

17 Mart Programı

18 Mart Cuma 01:00 / Chicago Bulls - New Jersey Nets
18 Mart Cuma 01:30 / Memphis Grizzlies - New York Knicks
18 Mart Cuma 04:00 / Cleveland Cavaliers - Portland Trail Blazers


Pacers'a karşı üst üste yenilgiler alan Knicks, çıkış arayacak Grizzlies karşısında. 5 maçtır kazanan Nets de, Bulls ile seriyi devam ettirme çabasında olacak ama bitecektir seri çok büyük ihtimalle. Noah dönüyormuş çünkü. Bu gece uyku gecesi gibi duruyor...