BIY AD

25 Aralık 2009 Cuma

Nash'e Oy Vermeyi Unutmayın !!


Link

Nash hazırladığı bu video ile All-Star maçı için oylarınızı istiyor. Seviyorum bu adamı çok. Çok ufak bir ihtimal ama 2010'da buraya gelse keşke...

Arenas'ın Silahları

Arenas Verizon Center'daki (Wizards'ın salonu) dolabında bir süre boyunca boş silahlar bulundurmuş. Konuyla ilgili Arenas "Yasak olduğunu bilseydim getirmezdim." demiş. NBA oyuncuların üzerine kayıt ettirilmiş silahlara karşı değil ancak içinde NBA geçen işlerde silaha kesinlikle izin verilmiyor. Arenas kendisini savunurken, bana göre günün sözüne imza atmış: "Kızım doğduktan sonra artık silahlarla işim olmadığını düşündüm ve salona getirip dolabıma koydum. Bir hafta sonra da güvenlik görevlisine, silahları polise teslim etmesi için verdim."

Şimdi, kızı doğmuş tebrik ediyorum. Ama yeni doğmuş bir çocuğun silahların olduğu - muhtemelen kilitli - dolabı açma ihtimali nedir? Hadi kızının içinde silah olan bir evde büyümesini istemedi diyelim, alıp bunları salondaki dolabına mı götürür insan? Doğru yer orası mıdır? Hadi götürdü diyelim, anında o gün vermez mi güvenlik görevlisine? Okuduğum anda garip geldi Arenas'ın bu açıklamaları bana. Belki de Delonte West ile ortak silah dükkanı açmanın peşindeydiler. İlginç gerçekten aynı sezonda bu tarz haberlerle karşılaşmak, bir dahaki sefere Artest'ten birşeyler bekliyorum, bazuka falan olabilir.

Konuyla ilgili NBA araştırmalara başlamış. En son 2006 yılında Telfair takımın uçağında dolu bir silah bulundurduğu için 2 maç ceza almıştı. Ayrıca Arenas'ın zararsız da olsa bir geçmişi varmış silahlarla: 2003 yılında silahı ile ilgili kayıt belgelerini gösteremediği için, 2004'te Wizards'ın ilk maçında görev alamamış. Şimdi de silahlar boşmuş ama salonda olması nedeniyle ceza alabileceğini düşünüyorum.

25 Aralık Noel Programı (NTV Spor'da Cavs-Lakers)

25 Aralık Cuma 19:00 (NBA TV) / Miami Heat - New York Knicks
25 Aralık Cuma 21:30 / Boston Celtics - Orlando Magic
26 Aralık Cumartesi 00:00 (NTV Spor) / Cleveland Cavaliers - Los Angeles Lakers
26 Aralık Cumartesi 03:00 / Los Angeles Clippers - Phoenix Suns
26 Aralık Cumartesi 05:30 / Denver Nuggets - Portland Trail Blazers

Hristiyanlar'ın dini bayramı/günü, bizim ise NBA bayramımız geldi çattı. Her sene olduğu gibi erken başlayan, üstüste gelen maçlar ve ikisi tabii ki 4 şampiyon adayının arasında... İsteyenler 5 maç üstüste seyredebilecekler.

Bu tarz önemli günlerde Kobe ile Shaq'ı veya Kobe ile LeBron'u karşı karşıya getirmeye bayılan NBA yönetimine piyango vurdu bu sene. LeBron ile Shaq aynı takımda olunca, Cavs-Lakers eşleşmesi kaçınılmaz oldu. NBA severler ekran başına kilitlenecek 12'de.

Birazcık daha az ilgi çekecek olsa da Celtics - Magic maçında Pierce dizindeki enfeksiyon nedeniyle yok, ayrıca Garnett'in az da olsa oynamama ihtimali var.

Zamanı Geldi

McGrady açıklama yapmış "Artık ciddi anlamda dakikalarımın artmasının vakti geldi." diye. Ben sadece 1 maçta izledim, bir diğer maçtan da youtube'a koyulan birkaç pozisyonunu paylaşmıştım. Bana henüz 30'lu dakikalar alabilecekmiş gibi gelmedi. Rockets birkaç maçlık dönemler halinde 5-10 dakika olarak süre arttırımına gitse çok daha iyi eder bence.

Adelman aslında ne kadar oynatmak istemese de, diğer takımların McGrady'ye karşılık değerli paketler önerebilmeleri için T-Mac'in 25-30 dakikalar arasında alıp, yıldız (dikkat superstar demiyorum bile zaten) seviyesine yakın bir oyun sergilemesi gerekiyor.

Edit: İmla. Fazla yamuk yumuk bir yazı olmuş

Yılın İlk Takası

2-3 gün geç ama yine de değinelim. Utah, Alman Peter Fehse'nin draft hakları karşılığında, Thunder'a Eric Maynor ile 2010'da kontratı biten ve basketbolu bırakmış olan Matt Harpring'i gönderdi. Jazz açısından tamamen ekonomik nedenlerle yapılmış bir takas. Nedeni de 2009 yaz aylarına dayanıyor. Jazz, Millsap'e istediği parayı vererek takımda tutmayı çok istiyordu. Yaz döneminde Boozer ve Mehmet'in kontratlarını feshetme opsiyonlarını kullanmamaları Utah Jazz'ı çok zor durumda bırakmıştı. Çünkü Jazz, Portland'a yıllık yaklaşık 9 milyon dolara imza atan Millsap'e, aynı kontratı lüks vergisi sınırının üstüne çıkmak pahasına da olsa verdi.

Şimdi işte bu takas onların - hesaplamalarımda bir yanlışlık yoksa - 13 milyon dolar kar etmelerini sağladı. Sonics'e geldiğinden beri yaptığı işlerle beğeni toplayan Presti de bu sezon 4.5 milyon dolar fazla ödeyerek (Harpring'in yaklaşık 3.5 milyon dolarını sigorta karşılıyor basketbolu bıraktığı için), gelecek için Westbrook'u yedekleyecek guard'ını Maynor ile bulmuş oldu.

Bundan 1 ay önce NTV grubu Utah'ın Philly ve Cleveland ile oynadığı maçları 2 gün üstüste vermişti. Şansa Deron Williams da sakattı ve Maynor'ı izleme şansı bulduk. Önce Philly'e karşı yaptığı 11 asist ile dikkat çekmişti ardından Cleveland'a karşı istikrarla ve inatla boyalı alana girmesi ve takımını son ana kadar maçta tutması hepimizi şaşırtmıştı.

Kısacası iki taraf açısından da karlı bir takas oldu. Bir tarafta Deron Williams'ın arkasında muhtemelen çürüyecek olan bir guard karşılığında Utah Jazz 13 milyon dolar kar etti. Diğer tarafta Thunder zaten genç olan kadrosuna, bir tane daha 22 yaşında yetenek kattı.

Hayırlı olsun iki takım açısından da.

Lakers Uzun Seneler Zirvede Kalacak

Gasol ile 2013-14 sezonunun sonuna kadar sürecek bir kontrat imzaladılar. Bu sözleşmenin değeri yaklaşık olarak 60 milyon dolar. Kobe'yle de görüşmeler sürüyor ama zaten Kobe'nin kontratını yenilememesi gibi bir ihtimal neredeyse yok. Kadronun diğer önemli oyuncularından Bynum'ın 2011'e kadar süren bir kontratı var, Lakers isterse bunu 2012'ye kadar uzatabiliyor. Odom'un da kontratı Bynum'ınki ile aynı şartları içeriyor. Artest de 2014'e kadar Lakers'da. Yani kısacası takımın 5 yıldızı da - takas edilmedikleri takdirde - senelerce Los Angeles'ta kalacaklar. Bu oyuncuların üstüne hele bir de sağlık problemlerini atlatmış gibi gözüken Phil Jackson'ı da yeniden ikna edebilirlerse, işte o zaman korkunç olacak.

Öte yanda San Antonio, Boston gibi bugünün iki önemli takımının yıldızları artık dominant olabilecekleri son 2 sezonu yaşıyorlar diyebiliriz. Bugünden itibaren yeni kurulacak şampiyonluk adaylarının ise anında sistemlerini mükemmel bir şekilde oturtup, bir takım kimyası yakalamaları da oldukça zor. Bütün bunların ışığında Lakers'ın en azından önümüzdeki 4-5 sezon boyunca her sene zirvenin en önemli 2-3 adayından biri, hatta muhtemelen de 1 numaralı favorisi olacağını söyleyebiliriz.

24 Aralık 2009 Perşembe

24 Aralık Programı

Noel Baba'nız Stan Van Gundy'den mesaj var: Mutlu Noeller. Bugün maç yok. Türkiye'deki bütün NBA severler erkenden yatıp güzel bir uyku çekebilirler.

Pistons - Nets Çekişmesi

Daha dün gece Raptors tarafından 64 sayıda tutuldular. Çünkü Gordon-Hamilton ve Prince'ten yoksunlar, ayrıca Charlie Villanueva da topuk dikeninden çok çektiği için doğru düzgün dakika alamadı, hatta oynamasa daha iyiydi çünkü 7'de 0 atarak takımına zarar verdi. Yani onu da saymayalım, geri kalan Detroit kadrosuna bakıyorum: Stuckey - Atkins - Maxiell - Jerebko - Ben Wallace 5'lisinin yanına yedek olarak Will Bynum ve Wilcox. Şu kadroya bakıp 64 sayıda kalmalarına "Bu kadar da olamaz, mümkün değil" diyen var mıdır? Pek sanmıyorum.

Belki biraz Stuckey'nin hücum gücünden, 1'e 1 sayı üretebilmesinden bahsedebiliriz, hadi azıcık Bynum'ı koydum, ucundan da Wilcox'ı sayalım hadi... O kadar. New Jersey Nets'de, Yi ve Harris sakatken içeride Lopez, dışarıda da CDR vardı. Yukarıda saydığım Pistons'ın opsiyonları kadar varlar neredeyse valla. Harris ve Yi'li halleriyle karşılaştırmıyorum bile. Pistons'ın şu anki maçlara çıkan 5'i ve yedekleri, NBA'deki hücum yönünden en kısıtlı/limitli kadro belki de. Yine de bir maçta %27.6 ile şut atmak çok büyük beceri gerektirir. Tebrik ediyorum buradan Pistons'ı. Raptors'ın da bu yüzdede elbette biraz katkısı olmuştur, onları da es geçmeyelim.

Fotoğraftaki Ben Wallace: "Hoca bu topta bir sorun var bir türlü çemberden geçmiyor. Değiştirelim şunu."

Cavs'de Kilitlemek Alışkanlık Yaptı

Dün gece LeBron'un kaçırdığı şut sonrası Cavs-Kings maçı uzatmaya gitmişti. Ama artık ne olduysa, Sacramento uzatmada bildiğimiz 0 sayıda kalmış. Sabah Yahoo'da skorlara göz gezdirirken farkettim, onun üzerine yanlışlık olabilir diye ESPN'e de baktım hatta bununla yetinmeyip NBA.com'a bile baktım. Yok gerçekten sıfır sayı atmışlar adamlar... Bucks'ı 11 dakika boyunca sıfırda tutan, Thunder'ın da maçın son 7 dakikasında sayı atmasına izin vermeyen takım, Kings'i de 5 dakika kilitleyebilir pek tabii, bundan doğal birşey yok.

Ama yine de saçmalık derecesine varan bir istatistik olduğu aşikar. Zaten Yahoo'nun ardından diğer iki kaynağa bakma nedenim de buydu. Bu kadar zamandır takip ettiğim NBA'de ben böyle bir istatistik hatırlamıyordum. 2 veya 3'te kalan takımların olduğu maçlar var diye hatırlıyorum ama yok sıfır hiç aklımda kalmamış. Az önce rekorlardan baktım ve 2000 yılında Vancouver Grizzlies'in, Pacers'a karşı bunu yaşadığını gördüm en son. Tarihte de toplam 9 kere olmuş. Yani o kadar şaşırıp Yahoo'dan sonra ESPN ve NBA.com'a bakmakta haklıymışım.

Akşama uzatma devresini komple koymayı düşünüyorum youtube'a bir aksilik çıkmazsa. Nasıl elleri ayaklarına dolaşmış bakalım.

Hocam Az Çekilin Göremiyoruz

Brand'in yaptığı faulün süre dolmadan gerçekleştiğini teyit etmeye çalışan hakemlerle beraber Iverson da pozisyonu izliyor.

23 Aralık'tan Notlar

Takımı baltalayanlar:
Ariza 10'da 1 ile oynayarak sadece 6 sayıda kalmış. Bundan önceki maçta da 2/11 ile oynamıştı ama 6 veya 7 asist yaptığı için baltacı olarak değerlendirmemiştim... Sezonun başında iyi yüzdelerle atarak beni şaşırtan bir skorer kimliğe bürünen Ariza, zaman ilerledikçe skorerliğin öyle kolay bir iş olmadığını kanıtlarcasına kötü br yüzdeyle atıyor.

Okafor, %90 oranında potanın dibinden atışlar kullanan bir pivot olarak 4/17 isabetle oynadığı için, çok büyük tebrik ediyorum kendisini. Bu nasıl bir kazmalıktır anlamak güç. Boyundan posundan utanır insan.

Andre Miller 2/13 isabetle Spurs'ün bir oyuncusu gibi oynamış adeta ama Portland aşağıdaki Bayless sayesinde maçı kazanmış. Hatta 0.8 saniye kala yanındaki Bayless'a pas vererek süreyi bitirmek yerine topu elinde tutarak maçı riske etmiş Miller...


Günün hayvan performansları:
Bayless dakika aldığı zaman hayvanlaşabileceğini bir kez daha gösterdi. Brandon Roy takım elbiseyle kenarda iken, 31 sayı 7 asist ile Spurs'ü tek başına yıkmış adeta. Son çeyrekte de 9 sayı 2 asist. Ne olursa olsun Spurs'ün bu kadar eksik bir Portland'ı yenememesi bir şampiyonluk adayı için kabul edilebilir bir sonuç değil.

Bir kısa forvet, ilk 5'te çıkan diğer 4 arkadaşının toplamından daha çok ribaund alabilir mi? LeBron ise alır. 16'ya 15 geride bırakmış diğerlerini. Yanına 10 asist ve sadece 34 sayı.

Dwight Howard yine burada takılıyor. Sadece 7 şut kullanmış ve 13 sayı üretmiş ama onu özel yapan şey bunlar değil tabii ki. 20 ribaund, 2 top çalma ve 4 blok ile coşmuş.

Kevin Durant 20'de 12 isabetle 38 sayı, 6 ribaund, 3 asist ile Phoenix'i deplasmanda yenmesini sağlamış Thunder'ın. Cleveland'dan sonra ikinci darbe geldi Phoenix'e.

Bizimkiler:
Hedo ilk double double'ını yaptı bu sezon. 11 sayı 11 asist ile. Oh be sonunda. Calderon'un yokluğunda ipleri eline almalı aynen bu şekilde. Pistons takım halinde berbatmış, zaten o konuda ufacık da olsa birşey yazacağım ayrı olarak.

Mehmet'i daha yeni Sloan eleştirmişti çok pasif olduğu için hücumda. Dün de sadece 2/8 isabetle oynayarak bu eleştirilerden kurtulacak birşey yapmamış. Jazz 70 sayıda kalmış.

Ersan acilen silkinip kendine gelmeli. Son maçındaki 1/9'dan sonra dün de 1/8 ile oynamış. Sadece 4 sayı, yanına da 3 top kaybı. Ayrıca alışılmışın dışında, sadece 2 ribaundu var. Birkaç maç daha böyle oynamaya devam ederse Mbah a Moute veya Warrick'i ilk 5'te görebiliriz.

Boşa kürek çekenler:
Amare bu sezon ilk defa Amare tarzında istatistikler yakalamış. 11/16 saha içi 13/16 serbest atış isabetiyle 35 sayı ve 14 ribaund ama Thunder'a karşı bu bile yeterli olmamış. Umarım böyle devam eder Amare. Özlemiştik. Hatta sırf Amare'ye bakmak için maçı edinip izleyeceğim.

Monta Ellis'ten yine 35 sayı 5 top kaybı. Bu adam 30 sayının üstüne çıkıyorsa fix 5 top kaybı da var yanında. Tabii 15/26 gibi bir isabetle atınca top kayıplarını hoş görmek gerekiyor. Karşıda takım olarak iyi oynayan bir Hornets olunca Ellis'in oyunu Warriors'a yetmemiş. Anthony Randolph da Monta Ellis'e yardımcı olmaya çalışmış defansta 8 blok koyarak ama o bile yetmemiş. İşte beklenilen Anthony Randolph bu, şu Nelson'dan kurtulduğu gün çok değişik işlere imza atacak bu çocuk inşallah.

Günün X-faktörü:
JR Smith... 10 tanecik üçlük atmış canım nedir ki? 10/17 isabet. Toplamda da 15/25. Sayısını vermeyi unutmuşum: 41. Unutmadan ekleyeyim, bench'ten gelerek 30 dakika içerisinde yaptı bunları. Hangi takımın kazandığını söylememe gerek var mı?

Ilgauskas uzatmada 3 hücum üstüste üçlük atarak maçı Cavs'e getirmiş. Yok artık Ilgauskas. Bundan önceki 28 maçta kaç tane atmıştı? 1. Yazıyla bildiğiniz bir. 25 sayı 8 ribaund da cabası. Big Z bu sezon ilk defa büyüklüğünü göstermiş bir maçta diyebiliriz.

Büyük Derbi

Ligin en kötü iki takımının mücadelesine derbi demeyeceğiz de ne diyeceğiz? Bu zorlu maçı kazanan Timberwolves olmuş. Love'ın 16 ribaundu, Jefferson'ın 13/23 isabetle bulduğu 27 sayısı galibiyetteki önemli unsurlarmış. Takım halinde 2/12 ile üçlük atmalarına rağmen pota altını domine ettikleri için kazanmışlar. Nets'de Yi'nin dönüp 22 sayı üretmesi bile yetmemiş mağlubiyeti önlemeye. 2-27 oldular. Şu takıma diyecek laf yok, muhteşem gidiyorlar. Acıyarak takip etmiyorum kendilerini. Öyle bir hale büründüler ki karşısında diğer 29 takımdan kim olursa olsun maçlarını izlemiyorum. Gel 2010 yazı gel diyor New Jersey halkı da...

23 Aralık 2009 Çarşamba

23 Aralık Programı

24 Aralık Perşembe 02:00 / Houston Rockets - Orlando Magic
24 Aralık Perşembe 02:30 / Minnesota Timberwolves - New Jersey Nets
24 Aralık Perşembe 02:30 / Utah Jazz - Miami Heat
24 Aralık Perşembe 02:30 / Toronto Raptors - Detroit Pistons
24 Aralık Perşembe 03:00 / Golden State Warriors - New Orleans Hornets
24 Aralık Perşembe 03:00 / Washington Wizards - Milwaukee Bucks
24 Aralık Perşembe 03:30 / Portland Trail Blazers - San Antonio Spurs
24 Aralık Perşembe 04:00 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Phoenix Suns
24 Aralık Perşembe 04:00 / Atlanta Hawks - Denver Nuggets
24 Aralık Perşembe 05:00 / Cleveland Cavaliers - Sacramento Kings


Sıfır yorum çünkü sıfır vakit maalesef.

Houston - Orlando, Ersan, NBA TV'deki maç ve Thunder-Suns benim izleyeceğim maçlar olurdu bugünden.

Beyaz Çikolata Ne Yapıyor?


Link

Maç NBA TV'de canlı yayınlanmıştı, Murat Kosova ve Kaan Kural ilginç bir şekilde atladılar pozisyonu. Bir yorum gelmemişti. Maçı sırf şu 10 saniye için indirdim. İnsan oraya kadar girmişken turnike atar be J-Will... Hani sadece pas verse neyse de bir de topu kaptırıp faul yapıyor utanmadan.

T-Mac vs. Clippers


Link

Hep Ersan'ı verecek değiliz. Elbette aramızda T-Mac'in de neler yaptığını merak edenler var. Buyrun efendim. Clippers'a karşı 7 dakikaya 10 sayı ve 3 asist sığdıran T-Mac'in birkaç pozisyonunu izleyin. Son pozisyonda çok az sıçrayıp turnikeyle bitirmesi dizine hala güvenmediğinin veya dizinin güçlü olmadığının veya ikisinin birden kanıtı olsa gerek. Bundan 5 sene önceki T-Mac o pozisyonda Skinner'ı potaya sokardı. Hey gidi hey. Zaten eskisi gibi olamayacağı kesin de, keşke o seviyeye birazcık yaklaşabilse. Zaten daha önünde en az 1 ay var pasını atması için, ondan sonra çıkabileceği seviye hakkında bir fikir edinebiliriz ancak...

Edit: Kimse uyarmıyor ki yahu Kaman yazmışız Skinner yerine. Biri zenci biri bembeyaz =)

Tek Dişi Kalmış Canavar

Landry'nin Nowitzki'den yediği dirseği ve 5 dişinin kırılması konusunda fikri olmayanları şöyle alayım. Sonra da bu adamın savaşçılığını övmeye başlayayım.

Carl Landry, bu sezon orta mesafeli şutları başta üzere oyununu oldukça geliştirdi. Ama bu onun savaşçılığından ödün verdiği anlamına gelmiyor. Nitekim kendisi de biliyor ki parkede savaşmazsa, her hücum ribaundunu kovalamazsa, top peşinde yerden yere atlamazsa şu anki değerinden çok şey kaybeder. Üstelik bu savaşçılık ve mücadele sadece efor ile ilgili değil. Aynı zamanda zorlukların, sakatlıkların üstesinden gelmekte de Landry NBA'deki en iyilerden biri.

2 sezon evvel playoff'larda Boozer'ın müdahalesi sonrası bir dişini kaybeden Landry, 1 sonraki maçı kaçırabileceği için dişini yaptırmayıp dişsiz bir şekilde oynamıştı. Ardından 2 gün arası olduğu zaman dişlerini yaptırtmıştı. Geçtiğimiz sezon ise arabasındayken bacağından vurulan Landry 3 hafta sonra parkelere dönmeyi başarmıştı. Daha birkaç gün önce de Nowitzki'den yediği dirsek sonucu bazı raporlara göre 3 bazılarına göre 5 dişini kaybetmişti Landry. Ama kesin olan birşey var dişçi koltuğunda tam 5 saat oturarak, dişlerini yaptırdı ve sadece 1 maç kaçırdı. O kadar da olur, nitekim birçok kişi 5 saat normal bir koltukta otursa bile ertesi gün poposunun ağrısından maça çıkamaz. Landry dün yeniden formasına kavuştu ve Clippers'a karşı 37 dakika oynayarak bu sezonki en yüksek dakikasını aldı. Bununla da yetinmeyen Landry 27 sayı ile kariyer rekorunu kırdı...

Daha yeni bu tarz oyuncuları çok sevdiğimi yazmıştım, üstüste geldi güzel oldu. Çok büyük saygı duyuyorum sana Landry. En üstte kullandığım fotoğrafta da "Bakın dişlerimi yeni yaptırdım güzel olmuş mu?" der gibi...

22 Aralık'tan Notlar


Günün hayvan performansları:
David Lee 18 sayının yanında kariyer rekorunu egale ederek 21 ribaund almış. Üstüne yetmemiş 5 asist yapmış, son maçlarda bu özelliğini iyice ön plana çıkarıyor. Takımına maçı kazandıran oyuncuların başında gelmiş.

Arenas yine eski günlere dönmüş 24'te 13 isabet bularak ürettiği 31 ile. Philly'i 108-95 yenmeyi başarmışlar. Bir sonraki maçta 5/19 atar artık klasik.

Gerald Wallace her zamanki gibi bu köşemizde. İnsan değil gerçekten. 29 sayı, 12 ribaund 3 asist, 2 top çalma ve 4 blok. Yetmiyormuş gibi 6'da 4 üçlük atmış. Saygıyla eğiliyorum önünde G-Wall.

Zach Randolph, Denver'ı bitirdikten sonra Golden State'i de parkeden silmiş. 33 sayı 18 ribaundla oynayarak Memphis'in maçı kazanmasını sağlamış. Üstelik %66 saha içi isabetiyle. Gerçi Golden State'in ne halde olduğunu hepimiz biliyoruz ama yine de Randolph'tan 2 maçtır sağlam bir performans görüyoruz.

Landry'e ayrı değinmek lazım. Burada güme gitmemeli. Birazdan yazacağım.

Hayvansın Kobe. Yine 40 sayı üstelik hala kırık parmakla. Hem de 14/26 şut isabetiyle ve yanında 8 ribaund ile 6 asist ekleyerek. 5 top kaybı yapmış ama o kadar da olur artık.

Boşa kürek çekenler:
Troy Murphy, Garnett'siz Celtics karşısında 24 sayı 18 ribaund ile geçtiğimiz seneyi hatırlattı bize. Ama Celtics'in 40 kere serbest atış çizgisine gitmesi onu ve Pacers'ı alt etmiş. Yoksa genel olarak Celtics'i de %38'de tutmuşlar...

Noah'a yine burada yer veriyorum 4/13 isabetle oynamasına rağmen. Çünkü 10 sayının yanında 21 ribaund çekmiş. 21. Neredeyse takımının yarısı kadar. Maçtan sonra da şu açıklamayı yapmış: "Ruhsuz oynuyoruz, arkadaşım olsanız size birçok şey söyleyebilirim ama şu anda söyleyeceklerim durumu daha da kötüye götürebilir."

Westbrook son 5 dakikada 11 sayı üreterek kopan maçın ortaya gelmesini sağladı Ibaka'yla beraber. Ancak son hücumda sanki harika üçlük atıyormuş gibi kaldırıp atmasına sinirlendim. Önünde Fisher duran Green'e veya Harden'a verse çok daha iyi yapardı bence. Dış şutları kötü olan bir oyuncunun maçı oraya kadar getirdi diye son şutu kullanmasını pek doğru bulmuyorum.

Clippers pota altında Camby-Kaman ikilisi bu sezon alışık olduğumuz şekilde oynamışlar. Toplamda 41 sayı, 26 ribaund ve 5 blok. Tek sorun Kaman'ın 6 top kaybı yapmış olması ama mağlubiyeti hazırlayan şey, takım halinde Houston'ı durduramamaları ve devamlı faul yapmaları olmuş.


Dirk döndüğüne pişman:
Portland'da 4 tane önemli eksik (Batum, Fernandez, Oden, Outlaw) varken, üstelik yedek pivotları da maçın başında sakatlanmışken, Dallas evinde rakibine yenilmeyi başardı. Tebrikler. Hemen aşağıdakilerin bu konudaki katkısı çok büyük boyuttaydı. Rakipte içeride Juwan Howard oynarken boyalı alandan 200 sayı falan üretmesi gerekirdi Dallas'ın. Bu kadar da olmaz ya. Dirk ise elinden geleni yapmış ve sakat koluna rağmen 10/13 isabetle oynamış fakat yetmemiş.

Takımı baltalayanlar:
Terry ve Marion. Sırayla şut isabet oranları: 2/13 ve 0/7. Toplamda 2/20. Harikasınız çocuklar. Özellikle Marion'a selamlarımı sunuyorum, kendisini bir aralar dünyanın en iyi oyuncusu gibi gördüğü için. Hele bir de şu resimdeki atışı nasıl kaçırmış acaba? Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz...


Günün X-faktörü:
Kyle Lowry son zamanlarda bench'ten gelerek çılgın maçlara imza atıyor. Dün de 16 sayı 7 asist ve 5 ribaund ile maçın dönmesindeki 1 numaralı sorumlu olmuş.

Zach Randolph - Warriors İlişkisi

Hayır dün gece oynanan Grizzlies - Warriors maçından bahsetmeyeceğim. 2 gün önce Denver Nuggets'ın uzunlarına karşı 32 sayı 24 ribaund ile oynayarak bütün NBA camiasını şaşırtmıştı Zach Randolph. Nuggets teknik ekibi ve yönetimi böylesine bir dominantlığın karşısında düşünüp taşınmışlar ve serbest bir uzun eklemeye karar vermişler kadroya.

Eğer karadelik, kanser ve işe yaramaz olarak ün yapmış bir uzun sizin pota altınızı dağıtıyorsa bu tip önlemler almanız gerekebiliyor. Hatırlarsanız, buna benzer bir şekilde Portland'da McMillan Warriors gibi kötü bir takıma yenildikten sonra Andre Miller'ı bench'e çekmeye karar vermişti. Randolph ile Warriors arasındaki ince bağlantı da buradan geliyor.

Ben Böyle Birşey Görmedim

Przybilla Blazers'dan bahsediyorum. Yahu bu nasıl şanssız bir takımdır? Oyuncuları lanetli adeta... Gerçekten inanılmaz. Batum, Outlaw, Fernandez'in uzun süreli sakatlıklarının üzerine, bildiğiniz gibi Oden diz kapağı kırıldığı için sezonu kapamıştı. Şimdi de onun yerine ilk 5'te oynayan Przybilla diz kapağının tendonları koptuğu ve diz kapağı yerinden çıktığı için muhtemelen sezonu kapadı. Daha neler ya. Çok çok büyük geçmiş olsun hem Billa'ya hem Blazers'a. Takımda öyle bir lanet var ki, koç McMillan da aşil tendonunu yırtmıştı bundan birkaç hafta evvel. Şimdi ellerinde pivot kalmadı. Outlaw dönünce onu 4 numaraya çekip small ball oynayabilirler ama onun da ne zaman döneceği belli değil, belki de hiç dönmeyecek. Yani şu durumda Juwan Howard-Aldridge ikilisine mahkumlar. Cunningham ve sakatlıklar nedeniyle özel hak ile kadrolarına kattıkları Tolliver da dakika alacaklar. Belki de - ve muhtemelen - serbest olan bir uzun ile anlaşacaklar...

Buyrun sakatlık anının videosu, Oden'ınkinden daha fena çünkü pozisyonda Billa direk diz kapağının üstüne düşüyor:


Link

22 Aralık Programı

23 Aralık Çarşamba 02:00 / Philadelphia 76'ers - Washington Wizards
23 Aralık Çarşamba 02:00 / Detroit Pistons - Charlotte Bobcats
23 Aralık Çarşamba 02:30 / Indiana Pacers - Boston Celtics
23 Aralık Çarşamba 02:30 / Chicago Bulls - New York Knicks
23 Aralık Çarşamba 03:00 / Golden State Warriors - Memphis Grizzlies
23 Aralık Çarşamba 03:00 / Atlanta Hawks - Minnesota Timberwolves
23 Aralık Çarşamba 03:30 / Portland Trail Blazers - Dallas Mavericks
23 Aralık Çarşamba 03:30 / Los Angeles Clippers - Houston Rockets
23 Aralık Çarşamba 05:30 / Oklahoma City Thunder - Lakers


Vaktim yok, o nedenle yorum yazamayacağım maalesef. Ama tabii NBA TV'deki maçın oldukça ilgi çekici. İki tane kadrolarının kalitesiyle ters orantılı giden takımın mücadelesi. Philly'de Iverson yok ama Speights ve Louis Williams döndüler. Hem de Speights sakatlık öncesindeki gibi oynamaya devam ediyor. Wizards'da ise Arenas eski günleri hatırlatan birkaç maç çıkardı son haftalarda. İzlemesi keyifli olacaktır...