BIY AD

12 Ocak 2010 Salı

Günün En İyileri - 11 Ocak (Hedo'dan Günün Asisti)


Link

Hedo'nun pası sezonun en iyi paslarından biri kesinlikle. İnanılmaz... Düşünülmüş, çalışılmış bir hareket de değil, anlık bir karar. DeRozan'ı gördüğü anda topu ya öyle atacak ya da pozisyon kaçacak ama Hedo bu çok çok zor pası başarıyla atıyor. Kesinlikle günün 1 numarasına girmeliydi. Üçlük çizgisinin dışından kaç tane bel altı asist görüyoruz zaten? Hatta ben düşündüm ve açıkçası aklıma gelmedi... Gecenin zaten 1 numarası olmalıymış ama sene sonunda da yılın en iyi 10 asistine girmesini bekliyorum. O kadar güzel bence.

Collison - Westbrook ikilisinin yaptığı oyunu da pek sık görmüyoruz. İlginç ve güzel bir pozisyon.

LeBron'un bloğunda top inişte. Sayı olması lazım.

Carlos Boozer'ınki de bir hayli etkileyici. Kamyon sağa sinyal veriyor sonra vazgeçip dümdüz gitme kararı alıyor. Sonuç hastanelik olan Haslem.

11 Ocak'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Troy Murphy azmış resmen. 8'de 5 üçlük ve 12'de 7 toplam isabetle 20 sayı atıp, 16 ribaund almış. Ayrıca 2 de blok koymuş. Raptors'ı 105-101 yenmişler.

Philly'i son 3 maçtır sırtında taşıyan Iggy dün de 18 sayı, 5 ribaund, 8 asist, 4 top çalma...

Joe Johnson'ın son Orlando maçında dirseği ağrıyordu ve çok kötü oynamıştı. Bu sefer Boston'a karşı coşmuş deplasmanda 25'te 14 saha içi, 7'de 5 üçlük ile 36 sayı ve sadece 1 top kaybı. Asisti de 1 de kalmış ama yine de galibiyette başroldeymiş.

Steve Nash 30 sayı, 7 ribaund ve 11 asist. Hem de %66 saha içi isabetiyle. 7 de top kaybı yapmış ama hoş görüyoruz bunu tabii ki maçı kazandıkları için.

Kevin Durant 14'de 8 saha içi ve 16'da 3 isabetle oynamış Knicks'e karşı. Zaten rahat kazanmışlar.

Rose ile Deng'e de kısaca yer verelim. Biri 22 sayı 9 asist, diğeri 27 sayı 6 ribaund ile ve toplamda 31'de 24 isabet. Gordon ve Prince'siz Pistons'ı evire çevire yenmişler.

Yeter artık LeBron James. 37 sayı, 8 ribaund, 11 asist, 2 top çalma ve 4 blok. Ne yapıyorsun ya? Zaten insan değilsin, azman birşeysin de bu nedir? 12/23 saha içi ve 12/14 serbest atış isabetleri de cabası.

Takımı baltalayanlar:
David Lee uzun süredir hayvan takılırken, değişiklik olsun diye buraya gelmek istemiş. Kırmadık koyduk. Bir pivotun 18'de 5 ile oynamasını ben anlamıyorum ya. 13 ribaundu ve 4 asisti var ama yanında 3 de top kaybı var...

Brandon Jennings artık fix burada. Yine 18'de 5 isabet. Yanında 8 asisti var ama farketmez. Şu adam ilk aydaki performansının ışıltılarını vermedikçe biraz önyargılı yaklaşacağım gibi duruyor.

Don Nelson... Bir koç fark 3 iken, 6 saniye kala top kendilerine geçtiğinde nasıl mola almaz? Don Nelson işte. Deli. Şaka falan değil hakkaten bu adamı beyni bir değişik çalışıyor...

Chris Duhon 8'de 0 isabetle destan yazmış...

Bizimkiler:
Hedo da sadece 9'da 2 isabette kalmış ve 3 asist yapabilmiş. Rolünden memnun olmadığını açıklamıştı daha yeni...

Ersan dakikalarını Warrick'e kaybetmiş gibi gözüküyor maalesef.

Boşa kürek çekenler:
Corey Brewer arada sırada yaptığı gibi yine bir coşup potansiyelini göstermiş bizlere. 25 sayı, 7 ribaund, 4 asist, 2 top çalma ve 2 blok ile. Ama yine de yenilmişler. Carmelo'nun da döndüğü Denver'a karşı Wolves'un kazanması zaten mucize olurdu herhalde...

Maggette son zamanlarda oldukça formda. Yine 32 sayı üretmiş, hem de 14'de 7 saha içi ve 18'de 17 serbest atış ile. 7 ribaund ve 3 asisti de var ayrıca. Bol bol pivot ve uzun forvet oynamış hem de anladığım kadarıyla. Hasta bu Don Nelson

Heat-Jazz:
Wade sakatlanmış, gitmiş tedavi görmüş sonra geri dönmüş ama toplam 12 şut kullanmış sadece. Kısacası gerçek Wade sahada değilmiş. Miami'nin de zaten yaklaşık olarak bir Wadespor olduğunu düşünürsek yenilmeleri çok normal. Tabii Jazz da çok formda, haklarını yemeyelim. Mehmet de 5 blok koyarak kariyer rekorunu egale etmiş. Baya şaşırdım istatistiklere bakarken.

Garnett'i Ne Yapmak Lazım?

Doc Rivers'ın dediğine göre Garnett 2 haftadır antrenman yapmıyormuş. Sadece şut atıyormuş. Uzun süredir koşmamış bile. Kaan Kural'la yaptığım röportajda kendisi Garnett'in eskisi gibi olmadığını ve sezonunun sonunu getirebileceğine inanmadığını söylemişti. Garnett'ten ufak çaplı sinyaller gelmeye başladı bu yönde yani. Ben esasında 1 ay civarı dinlendirilse çok yararlı olacağını düşünüyordum. Şu anda ise ameliyatıyla alakasız olduğunu ısrarla belirttikleri sakatlığı nedeniyle zorunluluktan dinlendiriyorlar. Ama benim bu konuda şüphelerim var - eminim birçok kişinin de vardır.

Garnett 2 hafta sonra dönecekmiş. Aslında bence All-Star arasına kadar dinlendirseler, hatta sonra 30'un üzerine 1 saniye bile çıkarmadan ve back-to-back'lerde 2. gün oynatmadan devam etseler çok iyi olur. Yani garanti olmayan bir doğu/NBA birinciliği için Garnett'in playoff'lara yorgun veya yıpranmış girmesini göze almayı çok da doğru bulmuyorum ben. Zaten NBA'de bu sezon onlarca kez dediğim gibi güç dengeleri fazlasıyla güçlü takımların lehine döndü. Güçsüzler daha da aşağı inerken güçlüler yukarı çıktılar. Eh Ocak ayının başındaki programları kolay iken, Garnett'i ekstradan 15-20 gün dinlendirip, yola Pierce-Allen-Rondo-Rasheed devam etmeleri Celtics'e ne kaybettirebilir ki?

Sidik Yarışı Videosu



Efendim buyrun şurada geçen (sahte olması muhtemel olan) Farmar ile Jennings arasındaki atışmaya sebep olan maç içindeki görüntüler. Dan Dirik adlı kullanıcı paylaşmış sağolsun.

Sidik Yarışı

Jennings önce twitter'ında birisine "Beni telefondan ara Farmar olayının iç yüzünü anlatacağım." yazmış. Ardından Farmar gelmiş Jennings'in twitter'ına:
- Farmar: Ne söyleyeceksin ki Buck (Jennings'in takma adıymış)? Burada abuk subuk konuşmalar döndüğünü duydum.
+ Jennings: Hiç sadece senin ne kadar istekli olduğundan bahsediyordum o kadar. Ama olayı büyütmeyeceğim.
- Farmar: Ben buraya birşey başlatmak için gelmedim. Sen laf atıyordun. Ben durumu açıklığa kavuşturmaya geldim. Bak şu yüzüğe (yüzük demiyor ama şampiyonluk yüzüğünü kastediyor olsa gerek, ben öyle anladım), ben kendimi kanıtladım zaten. Sen başlattın laf atmayı, ben de 2 üçlük atarak bitirdim. Eşitlendik mi? Güzel.
+ Jennings: Seninle tartışmaya girmeyeceğim. Senin rotasyondaki yerin hakkında endişelenmen gerekiyor. Shannon Brown? Tek diyeceğim budur.

Daha sonra Farmar kendi izleyicilerine bir mesaj atmış:
"Ek olarak, Tyreke Evans gerçekten harika oynuyor. Yılın çaylağı için benim seçimim şüphesiz o. Kimse yanına bile yaklaşamaz."

Olayın nereden çıktığı belli değilmiş. Ama olay bence şundan ibaret: Bir tane ilk 3 hafta ve 55 sayı sonunda kendisini dev aynasında çaylak ile 3 yıldır aldığı dakikalarda kendisini taraftarlara ve takım arkadaşlarına kanıtlayamayan özgüveni eksik bir yedek guard'ın kapışması... Özellikle Farmar'ın yüzüğünü dile getirmesi ve "Ben kendimi kanıtladım" demesi kopardı beni. O şampiyonluğa ne kadar katkı yaptın Farmar sen? Gidip yazacağım valla Twitter'ına o olacak =)

Not: Jennings'in daha önceki twitter vukuatı için tıklayınız.

Not2: Ayrıca birkaç saat kadar önce Farmar'ın twitter account'unun sahte olduğu söyleniliyor, daha haber sitelerine düşmemiş ama Lakers takımının twitter'ından o yönde bir açıklama gelmiş. Yine de olayın komikliğini değiştirmiyor tabii.

Rivers'ı Çıldırtan Karar


Dün gece Doc Rivers'ın 2 teknik faul alarak oyundan atılmasına, Hawks'un da o noktadan sonra bir seri yakalayarak geri dönmesini ve nihayetinde maçı kazanmasını sağlayan sportmenlik dışı faul pozisyonu... İlk izleyişte "Bu kadar kötü bir düdük olamaz" diyor insan. Ancak sonra bir daha baktığımda farkettim ki Davis, Williams'ı boynundan tutarak çekiyor. Her ne kadar sert bir faul olarak gözükmese de bu tarz kafa ve boyun bölgesine yapılan müdahaleler tehlikeli olduğu için sportmenlik dışı faul çalınıyor genellikle. O yüzden Celtics taraftarları gibi, skandal bir karar olduğunu düşünmüyorum.


Link

11 Ocak Programı

12 Ocak Salı 02:00 / Toronto Raptors - Indiana Pacers
12 Ocak Salı 02:00 / New Orleans Hornets - Philadelphia 76'ers
12 Ocak Salı 02:30 / Atlanta Hawks - Boston Celtics
12 Ocak Salı 03:00 / New York Knicks - Oklahoma City Thunder
12 Ocak Salı 03:00 (NBA TV) / Detroit Pistons - Chicago Bulls
12 Ocak Salı 04:00 / Milwaukee Bucks - Phoenix Suns
12 Ocak Salı 04:00 / Minnesota Timberwolves - Denver Nuggets
12 Ocak Salı 04:00 / Miami Heat - Utah Jazz
12 Ocak Salı 05:30 (NBA TV) / Cleveland Cavaliers - Golden State Warriors


Pek vaktim yok bugün. NBA TV'de Jazz-Heat , Knicks-Thunder veya Hawks-Celtics olması güzel olurdu ama maalesef yok.

Denver'da Carmelo dönüyor. Bu sezon büyük sürpriz yaparak yenildikleri Wolves'u evlerinde artık ne yaparlar bilmiyorum...

Detroit bugün 12 maçlık yenilgi serisine son verebilir. Chicago'dan daha uygun bir rakip bulamazlardı herhalde bunun için. Prince oynarsa şansları biraz da artar tabii.

Milwaukee'de dünkü sakatlığının ciddi olduğundan şüphe edilen Redd sezonu kapamış. Geçmiş olsun. Ersan için daha çok sorumluluk alma ve şut şansı demek bu. Tabii bugün, deplasmanda Redd'siz şekilde Suns'ı yenmeleri çok büyük sürpriz olur.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Bosh - Bynum Takası Söylentileri (Değerlendirme)

Dün gece, hatta bu sabah çıkan bir habere göre Raptors ile Lakers bu iki oyuncuyu takas edebilirlermiş. Şimdi önce bu işin 'niye?'sini cevaplayalım. Toronto'nun bu takası yapmak için tek bir nedeni var: Bosh'u bir hiç uğruna kaybetmemek. Çünkü bu yaz kontratını feshetme opsiyonuna sahip kendisi. Ve playoff'lara kalmamaları halinde %99 Toronto'dan ayrılması bekleniyor. Hatta bence playoff'lara kalmaları bile yeterli olmayabilir. Çünkü bu Toronto takımının yakın bir zamanda playoff'ta başarı yakalaması oldukça zor gözüküyor. Bosh muhtemelen bunun farkındadır. Raptors da onu kaybedip yerine kimseyi koyamamak riskini almak yerine, Bynum'ı tercih edecektir. Aslına bakarsanız bu Toronto için çok da kötü bir hamle olmaz. Çünkü şu anda aşırı derece şuta dayalı bir takımlar. Bosh içeriden de skor üretiyor ama sırtı dönük oyunu son derece sınırlı, o cüssesiyle de kolay değil zaten. Bynum ise içerden daha rahat skor üretebilecek gerçek bir pivot. Oyuncu kalitesi açısından karşılaştırdığımızda Bosh genel anlamda daha yetenekli gibi görülebilir fakat Bynum'ın da boyalı alandan sırtı dönük sayı üretebilmesi günümüzde nadir bulunan bir yetenek. Hele yanında şutör ve üçlük atabilen bir uzun olan Bargnani ile birleştirilince harika bir kombinasyon olur. Üstelik bazıları Bynum'ın daha 22 yaşında (Bosh 26) olduğunu unutuyorlar...

Öte yandan Lakers'ın bu işi neden yapmak isteyeceğini çözemedim. Öncelikle defansif olarak Gasol-Bosh-Odom üçlüsü oldukça ince kalacaklar. Yani Bosh bir Bynum gibi içeriyi kapamaz. Zaten Gasol pivota kayıp, Bosh uzun forvete geçecektir ama bu şekilde bile Lakers'ın defansı problem yaşar diye düşünüyorum çünkü Bosh'un defansif olarak çok da iyi bir uzun olduğunu düşünmüyorum. Bunların dışında ya Bosh bu yaz Lakers'ı bırakıp serbest kalmayı tercih ederse daha fazla para için? Aslında olmaz tabii ki böyle birşey, sonuçta Los Angeles'ta ve şampiyonluğa oynuyor olacak. Ama aşırı ufak da olsa böyle bir risk var. Bütün bunlara ek olarak işleyen (geçen sezon şampiyon olmuş) bir sistemi niye bozmak istesinler? Kaldı ki üçgen hücumun kolay kavranabilen bir sistem olmadığını (örneğin Artest hala zorlanıyor) biliyoruz. Bosh'un yılın ortasında gelip bu sistemi çözmesi ne kadar zaman alacak? Kobe'nin belki de en iyi dönemini geçirdiği sezonlardan birinde bu riski almaya değer mi?

Kısacası bence Lakers tarafında çok soru işareti ve sorgulanması gereken kıstas var. İlk bakışta dediğim gibi Bosh daha iyi gibi gözükse de Bynum'ın artılarını insanlar unutuyor gibi geliyor bana.

10 Ocak'tan Notlar

Heat - Clippers:
Gecenin izlediğim tek maçı buydu. Gerçi Raptors'ı da izledim ama internetin azizliğine uğradım. Aşırı kesik kesik ve çok kısa bölümler halinde seyredebildim, hatta seyredemedim diyelim... O yüzden sadece oyuncu notları şeklinde yazacağım.

Efendim dün maçtan önce Baron Davis'in çok sayı atmasına gerek olmadığını, içeriyi beslese Heat'e karşı yeteceğini yazmıştım. Baron Davis Kaman, Camby ikilisini öyle güzel besledi ki, anlatamam. Camby, Kaman ikilisinin maçta bulduğu 13 saha içi isabetinin herhalde 10 tanesi Davis'in asistleriyle oluşmuştur. Maçta ayrıca çembere çok iyi katlar yapan Gordon ve Butler'ı da birkaç kez iyi topla buluşturdu Davis. Wade ise hiç gününde değildi. İlk yarıda çembere gidip birkaç pozisyonda bitiremedi ve faul düdüğü bekledi ama bunlar çıkmayınca adeta oyuna küstü - bence faul de yoktu bu pozisyonlarda. Hatta 4-5 dakika hiç ortaya çıkmadığı bile oldu. Maç zaten ilk yarıdan kopmuştu. Heat resmen hiçbir şey üretemiyordu hatta Spoelstra ikinci yarıda ilginç bir şekilde çözüm arayışına girdi: Dorell Wrght'ı oyun kurucu oynattı. Tabii ki bu bir işe yaramadı. Yine Baron Davis etkili oyunuyla skorun yakın gitmesine engel oldu. Maçın 3. çeyreğinin sonlarını ve 4. çeyreği izlemenin bir anlamı kalmadı.

Baron Davis 10'da 2 atsa da 14 tane asist yaparak takımını şahane oynattı. Son bir ay içindeki sekizinci double double'ı oldu. Kaman da 22 sayı 14 ribaund ile oynadı. Camby hücum ribaundlarında inanılmaz aktifti. Yani zaten 6 tane aldığı için belli ama böyle kucağına şansa düşen toplar değil. Topun sekeceği yere koşarak muhteşem ribaundlar aldı. 6 sayı, 17 ribaund, 2 asist ve 3 top çalma ile bitirdi maçı. Wade ise dediğim gibi pek ortalarda gözükmedi, serbest atış çizgisine de pek gitmedi, 23 sayıyla bitirdi.

Günün hayvan performansı:
Rondo'yu izlemek artık gerçekten büyük zevk olmaya başladı. Özellikle Celtics'in 3 isminden biri veya ikisi yokken iyice ağırlığını koyuyor oyuna. Dün de Celtics'in farkı açtığı her dönemde Rondo tempoyu arttıran ve takımın lokomotifi olan adamdı. Bir de şutlarını geliştirse... Hala tuğla atıyor. Bu arada iki maçtır üstüste üçlük atıyor ama dünkü baldı. 24 saniye dolarken salladı ve panyalı girdi. Bir üçlüğün panyalı girmesi için çok çok kötü atmalısınız yani... Hem şutun gücü çok olacak, hem yönü çok sapmış olacak. Büyük başarı. İstatistiklerini vermemişim: 22 sayı, 10 ribaund 13 asist. Triple double. Maçın hemen başındaki 10-0'lık serinin de mimarıydı.

LeBron James... 41 sayı 10 ribaund, 8 asist. 19'da 13 saha içi, 14'te 12 serbest atış, 4'te 3 üçlük. Yuh... Ama ilginçtir, top çalması ve bloğu yok.

Chris Paul 20'de 10 isabetle 28 sayı atarken, 14 de asist yaparak Hornets'ın Washington'ın deplasmanında kazanmasını sağlamış. Oldukça çekişmeli geçmiş maç. Takım halinde 13/23 üçlük bulmuşlar ve sadece 10 top kaybı yapmışlar.

Günün X-faktörü:
Rasheed Wallace. Maç öncesinde Rasheed üçlük çizgisine kamp kurmazsa Celtics avantajlı olur diye yazmıştım. Tabii her maç 7'de 5 atacaksa, Rivers da onun üçlük çizgisinde yatıp kalkmasına ses çıkarmaz... Ama işte her maç böyle atacak değil, o yüzden üçlüklerini kısması lazım Rasheed'in.

Gerçi Nets'e karşı X-faktörüne ne kadar ihtiyaç var tartışılır ama Manu oyuna girip 21 saı 3 asist yapmış. Asıl şaşırtıcı olan şey ise büyük umutlarla draft edilen ama bir türlü rotasyona girmeyi başaramayan Mahinmi'nin 15 sayı, 9 ribaund yapmasıydı.

Boşa kürek çekenler:
Haywood 7'de 7 isabetle 14 sayı üretip, 14 ribaund çekmiş ve 4 de blok koymuş. Öyle çok da hayvan değil ama 2 maçtır şut kaçırmadığını ve 13'te 13 ile oynadığını hatırlatalım. Tamam genelde asistlerin ardından bomboş smaçlar/atışlar yapıyor ama yine de %100 ile oynamak ayrı bir olay.

Blazers eksikken Roy ya burada ya da hayvanlar'da kendisine yer buluyor bir şekilde. Cavs defansına karşı 23'da 14 isabetle 34 sayı atmak her yiğidin harcı değil. Ama 3/7 üçlük isabetinden daha kötü atmış (3/8)

Bosh, maçın kopacağı her noktada sorumluluk alarak takımını yeniden maçın içine soktu. Bol bol ayak çabukluğunu kullandı Celtics uzunlarına karşı ve penetre etti. 31 sayı, 13 ribaund, 4 asist, 2 top çalma ve 2 blok ile oynadı yıldız oyuncu. Perkins'e karşı birkaç top kaybı yaptı ama o kadar da olsun artık.

Brook Lopez, Spurs pota altına karşı 28 sayı, 11 ribaund, 3 blokla oynamış. Nets şaşırtıcı olmayan bir şekilde yenilmiş tabii ki.

Takımı baltalayanlar:
Bucks maçı kazanacaksa formdaki Bogut'un yanında Jennings de kasım ayındaki gibi oynamalı demiştim. Çok iyi dinlemiş beni Jennings. 4/17 isabette kalmış. Baltacıların kralı olmuş. Ayrıca Redd de sakatlanmış geçen sezon ameliyat geçirdiği dizinden.

Parker maç öncesi internette "Bu maçı çok ciddiye alıyoruz sürpriz olmasın diye" şeklinde şeyler yazmıştı. Fazla ciddiye almış sanırım 3/12 isabetle 8 sayıda kalmış sadece ve 5 asist yapmış Nets'e karşı.

Lakers o kadar rahat kazanmış ki, Kobe'yi buraya yazmayı unuttum. 21'de 4 ile oynadığını es geçmeyelim Kobe'nin. %20'nin altında şut yüzdesi yani. Zaten bundan önceki 3 maçında da çok kötü atıyordu ama 4/21 bir hayli komik. Dediğim gibi Lakers'ın zaten ona pek ihtiyacı olmamış, Kobe'ye rağmen rahat kazanmışlar.

Bizimkiler:
Hedo ise asistleriyle göz doldurdu ama hücumda rol oyuncusu olarak beklenileni veremiyor. 9'da 2 isabette kaldı.

Ersan'ı zaten izlemedim, 15 dakika oynamış sadece pek diyecek birşey yok. Bucks ilk çeyrekten kaybetmiş maçı.

Arenas Meğersem Ölmüş

Allah korusun tabii ki. Ama Arenas'ın takım arkadaşı Deshawn Stevenson'ın yaptığı da saçmalığın daniskası be kardeşim. Dün maçtan önce ısınırken bu şekilde çıkmış parkeye.

Arenas'ın başına bir kaza gelmedi, hastanede yatmıyor, sezonu şanssız bir sakalıktan dolayı kapamadı... Sadece aptalca hareketlerde bulunduğu için ceza aldı. Stevenson da süperzekasını kullanarak Arenas'ı bu nedenle anmaya karar vermiş, sanki Allah korusun Arenas öldü de 3 gün sonraki maçta Stevenson onu anıyor. Hey Allah'ım ya.

Ben Böyle Birşey Görmedim - JR Smith de Görmemiş


Link

Evans'ın şutu girmiyor ama JR Smith sanki girmiş gibi, dışarı çıkıp topu oyuna sokuyor ve top Kings'e geçiyor. 29-30. saniyeye dikkat edin. O mesafeden algılayamamak için baya büyük beceri gerekir. İşin ilginci Nene hızla hücuma çıkıyor ama Billups sanki JR Smith gibi girdiğini zannediyor topun. Şaşırmak yerine kenardan topu çıkaracak olan JR Smith'ten ısrarla top istiyor. NBA tarihinde bir ilk herhalde. İnsanlık hali tabii ki, olabilir ama yıllar boyunca internette JR Smith'in bu hareketini izleyeceğiz. Bu videonun youtube'a düştüğü gece uyuyamamıştır bence Smith.

Enes'i Hiç Böyle Görmediniz





Önce - Sonra

10 Ocak 2010 Pazar

Obi Wan Ginobili


Link

Maçı daha yeni edinebildim o yüzden 2 gün gecikti. Ayın 8'inde Dallas maçında Ginobili bir pozisyonda bizlere Dejan Bodiroga'yı anımsattı. Yayında da zaten Kaan Kural ile Murat Kosova bunu dile getirdiler. Videoda ise yorumcu - Sean Elliot olmalı - şöyle diyor: "Sadece Ginobili'ye özel bir hareket bu, ilk defa gördüm hayatımda.". Tabii nerden bilsin adam Bodiroga'yı değil mi?
Buram buram basketbol zekası kokan bir hareket. Parkelerde daha önce görmediğimiz veya nadiren gördüğümüz pek çok hareketi Ginobili bize sunuyor. Bu adamı izlemek apayrı bir zevk.


Link

Manu aynı crossover'ın light versiyonunu 1 hafta kadar önce Heat'e karşı yapmıştı. Ama sonra bitirişi, Dallas'takine oranla çok daha spektakülerdi o yüzden günün en iyilerine girmişti. Dallas maçındaki crossover ise top 10'da yok, bu konuda fazla diyecek birşey de yok.


Link

Burada da Bodiroga'yı görüyoruz. Görüntü biraz leş ama yapacak birşey yok. Video linki için Niko'ya teşekkürler.

10 Ocak Programı

10 Ocak Pazar 20:00 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Washington Wizards
10 Ocak Pazar 20:00 (NTV Spor banttan 00:00) / Boston Celtics - Toronto Raptors

10 Ocak Pazar 22:30 / Miami Heat - Los Angeles Clippers
11 Ocak Pazartesi 02:00 / New Jersey Nets - San Antonio Spurs
11 Ocak Pazartesi 04:00 / Cleveland Cavaliers - Portland Trail Blazers
11 Ocak Pazartesi 04:30 (NBA TV) / Milwaukee Bucks - Los Angeles Lakers


Aslında gecenin ilk 3 maçı bir hayli denk sayılır. Özellikle Heat-Clippers'ı izlemek istiyorum ben.

1 hafta önce Pierce-Garnett'siz Celtics'e deplasmanda yenilen Raptors bugün sadece Garnett yokken evinde ne yapacak acaba? Rasheed'in 3 sayı çizgisine demir atmaması halinde Celtics'in biraz da olsa, daha avantajlı olduğunu düşünüyorum.

Baron Davis, Alston'a karşı çok büyük üstünlük kurabilir. Ama işte kafasını oyuna verdiğinde, hatta daha doğrusu 'istediğinde' bu işleri yapabildiğini biliyoruz. Geçen sene Clippers'ın playoff'larla alakası kalmadığında parkede boş boş gezinen bir Davis izlemiştik... Yine de hala Hornets ve Warriors günlerini hatırlatan maçlar çıkarabiliyor. Onun dışında, pota altını Heat'e üstünlük kuracaklardır. Baron Davis'in çıkıp 30 sayı atmasını şart değil, uzunları beslemesi pek çok şeyi kolaylaştıracaktır.

Ersan da Staples Center'da Odom'un karşısına çıkacak. 4 maçtır Gasol yerine uzun forvette oynayan Odom, oldukça iyi maçlar çıkarıyor. Ersan'ın zorlanmasını bekliyorum. Zaten Lakers da deplasmanda 2 maçtır kaybetmenin verdiği gazla maça çıkacak. Milwaukee'deki maçı her ne kadar Gasol ve hakemlerin yardımıyla kazanmış olsa da Lakers, bu sefer Gasol olmamasına rağmen kazanacak bence. Bucks bir şekilde kazanacaksa Bogut'un yanında, Jennings'in ilk 3 haftadaki gibi oynaması lazım korkuluk modunda takılan Fisher'a karşı.

Günün En İyileri - 9 Ocak


Link

5-4-3 ve 2 numaralar harika.

Green o topu çemberten geçirmeyi bıraktım, nasıl elinden çıkarmış o bile bir muamma. Memphis ve Marcus Williams çabalarının ödülünü alıyorlar. Harika bir pozisyon. Howard, Joe Johnson'a "Buralara girme" diyor. Geralde Wallace'ın da hastasıyım. OJ Mayo ne olduğunu şaşırıyor, halbuki yanındaki Gay'e verse belki de Grizzlies daha sonra maçı kazanacak. Bunlara ek olarak James Johnson'ın da smacı güzel ayrıca.

9 Ocak'tan Notlar - 2

İlk kısım için tıklayınız.

Günün hayvan performansı:
Tabii ki Kevin Durant burada. Pick & roll'larla coştu. Yanılmıyorsam maçtaki 3 asisti de bu şekilde geldi. Şutlarının da büyük çoğunluğu da uzak mesafeli ikilikler oldu. Harika bir şutör olduğu için de affetmedi. Dunleavy, Rush ve Granger sayısız kere çaresiz kaldılar. Çembere gittiği pozisyonlarda da bol bol faul alıp çizgiye gitti ve 40 sayıya ulaşıp sezonun en yüksek sayısını egale etti kendi adına. Westbrook son çeyrekte maçın kaybedilmesi için ufak çaplı bir çaba içinde olsa da Durant buna engel oldu.

Gerald Wallace. Esasında maçta dikkat çekici istatistik yok ama 20 saniye kala Mayo'yu bloklayıp üzerine son saniyede Felton'ın kaçırdığı şutu tiplereyek maçı kazandırmış Bobcats'e.

Maçı izlemedim ama Tyreke Evans 27 sayı üretmiş yanında 4 de asist yapmış. 15'da 10 isabetle oynamış olması ve son saniyede attığı şutla maçı takımına kazandırması da onu hayvan kategorisine sokuyor. Son saniyede kaybetmeye alışan Kings, bu sefer kazandı.

Günün X-faktörü:
Elton Brand'in oynamama ihtimali vardı ve oynamazsa Philly'nin de kazanmasının kolay olmayacağını düşünüyordum. Bench'ten gelerek 25 sayı atmış ve maçın en skorer oyuncusu olmayı başarmış Brand. Maçta fark bir ara 35 civarlarına kadar çıkmış.

Rockets adına Landry ve hücum ribaundları önemliydi. Maçın sadece son 7 dakikasını izledim o ana kadar 6'da 1 ile oynayan Landry, ben izlemeye başladıktan sonra 5 atışını birden isabetli kullandı. Tabii Aaron Brooks'un Landry'i beslemesinin payı da var bunda. Ayrıca Rockets takımı son dakikalarda, fark 3-5 arasında gidip geliyorken, çok önemli 2 hücum ribaundu alarak Knicks'e karşı kazanmayı başardı.

Boşa kürek çekenler:
Pacers'ın çayalak guard'ı AJ Price maçı - özellikle son çeyrekte - çevirmek için elinden geleni yaptı. Çembere kadar gidip sayılar bulurken ve faul alırken, dışarıdan da isabetli şutlarla farkın kapanmasını sağladı ancak Durant maçın gitmesine izin vermedi. 23 sayı ve 3 asist yaptı Price maçta.

9 Ocak'tan Notlar

Hawks - Magic:
Maçın ilk yarısını ve 3. çeyreğin hemen başını izledim. Sonra zaten maç koptuğu için başka maçlara geçtim. Peki nasıl 35 civarına kadar geldi maç 25 dakikada? Çok basit: Hawks takımı savunma falan yapmadı. Ciddi anlamda sıfırdılar yani bu konuda. Ne adamının önünde kalmaya çalışmak, ne bir savunma rotasyonu. Hiçbir şey yoktu. Maçın başında Josh Smith biraz çabaladı o kadar. Ondan sonra Magic'te isteyen herkes boyalı alana girebiliyordu. Ayrıca Atlanta'lı oyuncuların perdelemelerde show-up yapmamalarından dolayı bomboş şut imkanları da buldu Magic takımı. Özellikle ikinci çeyrekte Jason Williams bu işi inanılmaz iyi yaptı. Bir çeyrekte Jason Williams'dan 17 sayı yemeyi başardı Hawks.

Savunmanın ne kadar kötü olduğunu devredeki istatistikler bile gösteriyordu. Magic 29 şut isabetinde sadece 7 asistte kalmıştı. Herkes 1'e 1 oynayıp o kadar boş kalıyordu ki pas vermeye gerek kalmadan sayı buluyordu. Devrede skor 66-37 idi. Tamam sayı yediler peki niye sayı atamadılar? Orada Magic'in hakkını verelim ama Hawks'un en önemli adamı Joe Johnson'ın da sağ dirseğindeki ağrılar nedeniyle rezalet oynadığının altını çizelim. Sadece 7'de 1 isabet ve komik bir şekilde yaptığı 4 top kaybı vardı. Joe Johnson'ı hiç bu kadar kötü izlememiştim.

Jazz - Mavs:
Mavericks'de biraz Hawks sendromu vardı bu gece. Onlar da hiç savunma yapmadılar. Maçtan önce oynamayacağını açıklayan ve ilk 5'te çıkan Deron Williams penetreleriyle delik deşik etti savunmayı ve bulduğu orta mesafeli şutlarla bileğinin hiç ama hiç ağrımadığını kanıtladı resmen. Ayrıca içeriden Boozer ve Memo sayılar buldular. Dallas da boyalı alanı koruyabilmek için alan savunmasına geçti ama Kaan Kural'ın da daha önce 1-2 maçta belirttiği gibi hiç beceremiyorlar bu savunmayı. Alan savunmasının asıl amacı rakibi dış şut bulmaya zorlamaktır ama yok, alan savunması da delik deşik oldu, Utah müthiş top dolaştırıyordu. Sadece 2 tane üçlük buldular yanılmıyorsam, boyalı alan ve orta mesafe şutlarından sayı buluyorlardı esas... Bunların üzerine ilk yarıda Utah'ın harika savunmasına da değinmem lazım. Mavs 2 pozisyonda çok doğru hücum edip, şut saatinde 1 saniye varken Marion'la sayılar bulmasa ve Nowitzki çok zor pozisyonlarda attığı şutları kaçırsa (normalde atıyor zaten ama zor sonuçta), fark ilk yarıdan 15'e çıkacaktı: 50-40.

İkinci yarı ise Deron Williams'ın üçlükleriyle başladı ve bir anda 20'lik bir maç izlemeye başladık. Bunun üzerine Dallas 3 dakika sonunda faul haklarını da doldurunca maçın sonucu belli oldu. Son çeyrekte Dirk biraz geri dönüş için çabaladı ama Deron Williams atmayı bir kenara bırakarak takımını oynatmaya başlamıştı. Utah bomboş şutlar bularak farkın kapanmasına izin vermedi. Deron 20 sayı ve 9 asistiyle bileğinin tamamen iyileştiğini kanıtlamış oldu.

Ayrıca Utah'ın sadece 4 top kaybı yaptığını da ekleyeyim. Dallas'ın savunmasının ne kadar 'light' olduğunun göstergelerinden biri de bu. Ben aklıma 4 diye yazmışım fakat Bucks ve Cavs 2 ile kırmıştı bu rekoru. Cavs'in maçı bir de uzatmalara gitmişti. Dan Dirik hatırlattı sağolsun. Unutmuşum.

Pacers - Thunder ve Knicks - Rockets'ı da izledim ama böyle detaylı birşeyler yazacak kadar değil. Bildiğimiz notlar olarak devamını getireceğim az sonra:

Ne Oldu Cuban?

Hafta içinde Cuban NFL yönetimini topa tutmuştu. Yok işte NFL yönetimi bunu bilerek yapıyormuş, sadece kendilerini düşünüyorlarmış, NBA olarak NFL'in yanında ezik kalıyorlarmış, bu çok çirkin bir hareketmiş vs vs. Çünkü Dallas'ın Amerikan futbolu takımı Cowboys'un playoff maçını, Mavericks - Jazz maçı ile aynı gün ve saate koymuştu NFL. Jazz maçının bütün biletleri satılmış olmasına (335. maç üstüste) rağmen, seyircinin gelmeyecek olmasından korkmuştu Cuban. Ama dün gece maçı seyrederken salon dolu gibi geldi bana. Şimdi, dünkü maça gidenlerin sayısına baktım: 19922. Yani salon %100'ün üzerinde dolmuş yine. O kadar yaygara koparmaya gerek yokmuş yani. Ayrıca 41 normal sezon maçı içinde sadece 1 maça 16000 kişi gelse ne olacaktı ki? Salonun doluluğuna ve Jazz'ın bundan sonraki 4 maçına aşağıdaki resimden bakabilirsiniz.
Cuban'ın elbette haklılık payı var sonuçta aynı şehirin takımlarının maçları aynı saate konması çok da mantıklı değil. Herşeye rağmen Cuban daha politik bir yol seçip, örneğin NBA'in maçı daha erkene almasını isteyebilirdi. Ama zaten gördüğünüz gibi gerek kalmadı. Şu adam biraz çenesini tutmayı öğrense ve bir bardak suda fırtına koparmasa, hiç fena olmayacak.

9 Ocak Programı

10 Ocak Pazar 02:00 / Atlanta Hawks - Orlando Magic
10 Ocak Pazar 02:30 / Philadelphia 76'ers - Detroit Pistons
10 Ocak Pazar 03:00 / Indiana Pacers - Oklahoma City Thunder
10 Ocak Pazar 03:00 / Minnesota Timberwolves - Chicago Bulls
10 Ocak Pazar 03:30 / Utah Jazz - Dallas Mavericks
10 Ocak Pazar 03:30 / New York Knicks - Houston Rockets
10 Ocak Pazar 05:00 (NBA TV) / Denver Nuggets - Sacramento Kings


Magic'te Carter var mı yok mu belli değil. Stan Van Gundy'nin şu takıma bir çeki düzen verme vakti geldi de geçiyor... Her ne kadar evlerinde olsalar da üsüste 5. maçlarını kaybetmeye oldukça yakınlar bu gece. Sonuçta Hawks takımı Carter'sız Magic'i yenecek güçte. Üstelik Lewis'i dışarıda savunabilecek Josh Smith'e de sahipler. Celtics galibiyeti ile de morallendiler.

Philly'de Iverson yok, Brand'in de oynaması şüpheli. İki takım da çıkış arıyor özellikle genele bakınca Philly çok büyük hayalkırıklığı ama Pistons da 11 maçtır kaybediyor.

LeBron ve Carmelo'dan hemen sonra gelen, ligin en iyi kısa forvetleri karşılaşıyorlar. Indiana hiç iyi gitmiyor ama Murphy ve Granger sakatlıktan döndüler, Dunleavy yavaş yavaş daha iyi oynamaya başlıyor. Yine de onlardan pek birşey beklemediğim idaha önce yazmıştım. Thunder'ın evinde kazanmasını bekliyorum. Granger-Durant'ın yapacakları şeyler için izlenebilir.

Utah'ta Deron yok ve dün Spurs'ü yenen Dallas ile karşılaşıyorlar. İşleri çok çok zor.
Edit: Efendim Deron oynamaya karar vermiş, ilk 5'te yerini aldı şu anda maç başlıyor. Deron el bileğindeki sakatlıktan dolayı etkilenmezse beklediğimden çok daha güzel bir maç olur. Ama Memo'nun takımının işi yine de kolay değil tabii.

Denver'da Carmelo yine yok çok büyük ihtimalle. Kings de Evans'ın sakatlığından - ve dönüşünden de - sonra bir türlü toparlanamadı, 5 maçtır üstüste kaybediyorlar. İlginç bir tesadüf: En son galibiyetlerini Evans sakatken, Billups'sız Denver'a karşı evlerinde almışlardı. Şimdi yine maç Sacramento'da, Evans ve Billups döndüler ama bu sefer Carmelo yok. Nuggets'ın dün Cavs'i yendiğini unutmayalım Melo'suz, yorgun olmaları muhtemel ve 2 gün üstüste maçlar çok etkili olabiliyor maç sonuçlarında. Ama yine de herşeye rağmen avantajlı taraf onlar bence.