Günün hayvan performansları:Rakamlarında çok çok fazla numara yok gibi görünse de, Gerald Wallace’ın 28 sayısını özel kılan, faul atışlarını da katarsak sadece 2 şut kaçırmış olması. Bu sene daha önce böyle bir performansın 40 küsür sayıyla Durant’ten geldiğini hatırlıyorum; onun kadar etkileyici olmasa da takımın yıldızının savunması zaten çok iyiyken 10’da 9 saha içi, 11’de 10 faul çizgisi performansları varsa o maç kolay kolay kaybedilmez. Karşınızdaki takım bu seneki Sixers ise hele çok daha zor, Bobcats de zaten zoru başarmayıp maçtan 102-87’lik galibiyetle ayrılmış. Charlotte oyuncuları bu maçta da 41 kere serbest atış kullanmışlar. Takımın diğer öne çıkan isimleri 11’de 10 serbest atışla 24 sayı 10 ribaundu bulan Stephen Jackson ve kenardan 12 sayı atıp sakatlıktan sonraki en iyi maçını çıkaran Tyson Chandler. 6 Bobcats oyuncusunun çift hanelere ulaştığı maçta Diaw’ın da 5/5 ile attığı 13 sayısı var.
Memphis’in Garden’da %55’le şut atıp, benchten 34 sayılık katkı aldıklarını söylesem maçın sonucunu söylemiş olurum ama yine de açmam lazım. Karşılaşmanın ilk yarısını internetim el verdiğince izledim. İlk çeyrekte Celtics’in %25’le şut atmasını boş verin, tüm ilk yarıda savunma adına yaptıkları tek şey, maçın başlarında Randolph’a orta sahayı geçtikten sonra ikili sıkıştırma yapıp mola aldırmalarıydı. Onun dışında ne rakibin şutunu bozma, ne de ribaund mücadelesi için boxout yapma… Hiçbirini göremedim ben. Hadi çok iyi hücum etseler yine bir şey demem ama ilk yarıda sadece 33 sayı atabildiler. Ribaundlarda 48’e 29 ezilseler bile asıl olarak Grizzlies uzunlarına değil, guardlarına boyun eğdiklerini de gözden kaçırmamak gerek. Tamam, Memphis onlar için kabus gibi eşleşme problemlerine yol açıyor olabilir ama playofflara girerken böyle zaaflar kabul edilemez.
Başlığa yakıştığı şekilde iyi birkaç şey yazmamak da olmaz ama. Grizzlies’de Gay’in 18’de 10’la attığı 28 sayı ve çektiği 8 ribaund en dikkat çekici performans. Ayrıca Randolph, Gasol ve Gay’in ulaştıkları ribaund sayısı Celtics’in takım toplamından bir eksik. Maçın sonucu 111-91 ve elbette Memphis lehine.
Evans, sonunda 20-5-5’lik bir oyuncuya göre zaten pek uzak görünmeyen ilk triple double’ını, Toronto’ya karşı da olsa yapmış. 19 sayı 10 ribaund 10 asisti var çaylak oyuncunun, saha içinden 15’te 7 isabet bulmuş ve 2 top kaybı var. 24 sayı atan Udrih’le birlikte Kings’in 22. galibiyetini getiren isim olmuş. Maçın ilk yarısında Toronto üstünlüğünü korurken, Sacramento adına direnen isim 13 sayıyla Udrih’miş. Ancak işlerin çözüldüğü 3. çeyrekte, Raptors takımı potasında tam 43 sayı görmüş. Evans’ın da 9 sayı 5 asisti bu bölümde gelmiş. Düşündüğümde Kings’in bir çeyrekte bu kadar sayı atacağı 3-4 takım vardır ligde herhalde. Neyse, Toronto cephesinde Bosh da 20’de 6’yle istenilen performansı veremeyince maçın galibi 90-113’lük skorla Sacramento Kings olmuş. Toronto son 8 maçın 7’sini kaybetmiş oldu böylece.Karşıt felsefelerin mücadelesinde Manu, kaç maçtır yaptığı gibi kontrolü eline aldığında (sağlam bacaklarla) neler yağabileceğini bizlere bir daha gösterircesine maçı 28 sayı 6 ribaund 5 asistle tamamlamış. Bu sefer New York’a karşı olunca kazanmak o kadar da zor olamış tabii, maç bir ara yakın seyretse de 87-97 Spurs üstünlüğüyle sonuçlanmış.
Durant 19’da 11 ile 29 sayı atarak kendi ortalamasında bir oyun ortaya koymuş, ona yardımcı olarak 17 sayı 8 ribaund 9 asistle triple double’ın kıyısından dönen Westbrook da ortaya çıkınca playofflara yetişebilmek için çırpınan New Orleans’ı 83-98 geçmişler.
Wade Clippers’a karşı alışık olduğumuz rakamlarla maçı takımına kazandırmış. 27 sayı, 8 asist 6 ribaundu var süper yıldızın. 17 kere serbest atış kullanıp 15’ini sayıya çevirmiş ki Clippers’ta bu rakam 13’te 10.
Boşa kürek çekenler:Clippers’ta Rasual Butler patlaması yaşanmış. 19’da 12’yle 31 sayı atarak Eric Gordon’ın da yokluğunu örtmeye çalışmış ama Wade’e fazla çare üretemeyen Los Angeles ekibi maçtan mağlup ayrılmak zorunda kalmış.
Collison’ın 14’te 3, Thornton’ın 13’te 4 ile şut attığı maçta New Orleans adına David West sahneye çıkıp 22’de 14 ile 33 sayı atmış. 6 ribaund 2 de asisti var ama bu sayıların hiç biri Durant ve tayfası için yeterli olmamış.
Takımı Baltalayanlar:Çoğu Philadelphia oyuncusunun buraya girmek için ayrı ayrı sebepleri vardır ama ben hep beraber alayım dedim. Takımın en skorer ismi 16’da 6’yla 14 sayı atan Rodney Carney. Takımın yıldızları Iguodala’nın 13, Elton Brand’in 11 sayısı var. Iguodala zaten sezon başından beri neredeyse tek başına savaşıyordu ama o da bırakmış gözüküyor. Ayrıca 76ers, takım olarak 20 top kaybı yapmış ve bu 20 top kaybı, Charlotte’un 21 hızlı hücum sayısı atmasına yol açmış. İşler fena yani.
Bizimkiler:Mehmet iki maçlık patlamasını yaptıktan sonra yine normale döndü gibi. Tabii bu normal, bizim bildiğimiz Mehmet’in normali; bu sene izlediğimizin değil. Hiç olmazsa hücumdaki performansıyla böyle bir çıkarım yapıyorum ben. 11’de 6 şut isabetiyle 18 sayı atıp, takımın en skoreri unvanını Williams ve Millsap’le paylaşmış. 5 ribaundu 3 asisti 2 de bloğu var Memo’nun. Tabii her maç Detroit’te olduğu kadar rahat olur mu bilmem. Sadece özetini izleyebilsem de görüyorum ki Pistons oyuncularının savunmayı pek aldırış ettikleri yok. Nerede o Detroit’in bilindik savunma prensibi…
Burayı yazmak istemiyorum ama formalite gereği söyleyeyim, Hidayet 8’de 2’yle 6 sayı 3 ribaund 1 top çalma 3 top kaybı 7 ribaund. Ribaundlar denk gelmiştir diye düşünüyorum çünkü normalde pek mücadeleye girmiyor. Kendisini toparlasa da ağız tadıyla izlesek diyorum da gün geçtikçe fazla büyük hayaller peşinde olduğuma ikna oluyorum.


































