Suffisamment
2 hafta önce
Aslında sadece maçın skorunu söylesem pek çok şeyi açıklıyor değil mi? Lakers dün gece ezdi geçti, öyle böyle değil hem de.
Boston için sorular birazcık daha fazla. Lakers’ı övdük ama Boston’ın baya katkısı oldu sonuca. Evlerindeki istekten, düzenden, sertlikten eser yoktu Staples Center’daki maçta. Bir kere daha ilk çeyrekte Artest 4 kere falan aynı yerde boş kaldı. Tamam Lakers daha önce o pası yapmıyor olabilir ama playofflardayız ve yapmanız gereken karşınızdakini okuyup önlemlerinizi almak. Fazla savunmanın üzerine gidesin gelmiyor çünkü hem Lakers çok güzel becerdi her şeyi hem de Perkins sakatlandı. 5 maçtır teknik faul almadan, üzerine gelen Lakers oyuncularını sabırla karşılayarak beni şaşırtmıştı, kaderi bir şekilde takımını yalnız bırakmakmış demek ki. Yazık oldu, umarım kariyerini kötü şekilde etkilemez sakatlığı.
Savunmayı fazla yermek istemiyorum dedim ama Celtics’in felaket olduğu bir yer varsa o da ribaundlar. Maçın daha başlarında ribaundlar arasındaki fark 10’du, aradaki uçurum daha da açıldı ilerleyen bölümlerde. 52-39 olarak bitmiş, bu bile maç içindeki farkı gözler önüne sermiyor. Savunmada verdikleri dışında bu ribaund farkının oluşmasının temel sebebi ise Celtics’in hücum kıtlığı. Ray Allen, Pierce ve Garnett aslında çabaladı, kendi çapında bir şeyler üretti ama şovu sürüklemesi gereken Rondo uçağı kaçırmış anlaşılan. Son maçta oynasa Celtics açısından çok faydalı olur bence. 67 sayı atmaları sadece Lakers’ın işi değil yani. Aynı iki yıl önce “zayıf halka” Rondo sahadaydı bu gece. Oysa onun bu konumda yapması gereken müthiş bir 6. maç oynayıp finaller MVP’si olmak değil de ne? Saha görüşü, pas yeteneği, içerideki bitiriciliği ve ribaund bakımından belki de ligin en yetenekli guardının 2. maç kahramanlaşıp 6. maç sönüp kalması kabul edilebilir gibi değil. 7. maçta Celtics’in tüm oyuncularından daha çok ihtiyacı var ona hücumda. Üçüncü çeyrekte atılan orta mesafeli şutlarla hücum ederse Celtics kupayı unutsun.
16 Haziran Çarşamba 04:00 (NTV) / Boston Celtics - Los Angeles Lakers
Wizards draft'a katılacak oyunculardan sadece John Wall'u kampına davet edip çalıştırdı. Başka hiçbir oyuncuya bakmayacaklar bile. Aynı şekilde Wall da diğer takımların çalışmalarına katılmadı. Yani resmi olarak açıklanması yasak olsa da, Wall'un ilk sıradan daha yeni el değiştiren Wizards tarafından seçileceği kesinlik kazandı.
5. maç sonrasında Artest aynen böyle demiş. Hatta bununla da yetinmeyip Boston'da kaybettikleri iki maçı 2008'deki gibi farklı kaybetmediklerini (son maçta sağlam fark yemişti Lakers) belirtmiş. "İyi mücadele ettik, sıkı maçlar oynadık" demiş. Helal olsun be Artest süpermişsiniz gerçekten. Ama daha devam ediyor bitmedi.
Boston’daki 3 maçtan en gerçekçisi bu oldu herhalde. Kobe bir ara insan üstü oynadı ama beklenmeyen bir şey değil o da. Artest kötü oyununu oynayıp Garnett ve Gasol eski günlere selamlarını çakınca Celtics 3-2 öne geçti. Lakers taraftarının Kobe dışındakilere çok kızgın olduğunu tahmin ediyorum ama seyir keyfi açısından oldukça doyurucu oldu maç.
En sonunda geldik Lakers’a. Kobe’nin yaptığı şeyi bilmeyen yoktur herhalde. Öyle sayılarla ifade etmek bile hafif kalıyor ama söyleyeyim: takımı hiçbir şey yapamayacak konumdayken 19’u 7’de 7’yle üçüncü çeyrekte gelen, artarda attığı 23 sayı… Anlatılacak şey değil izlemek lazım. Derek Fisher’ın saçma sapan pasını tamamladığı alley-oop’u ve neredeyse orta sahadan kaldırıp attığı üçlüğü bir kenara bırakırsak tüm şutlarını savunmacısının üzerinden gönderdi. “Jordanvari” denilen şey bu olsa gerek, kimse durduramadı onu. Maçın erkenden bitmemesinin sebeplerden birine top kayıpları dediysem diğeri de Kobe’nin insanlığa sığmayan performansıydı. Normalde bir süper yıldızın üst üste bu kadar şut atması taraftarı değilimdir ama ne takım arkadaşlarının basket atacak ne de Kobe’nin kaçıracak hali vardı. Gasol ve Artest başta olmak üzere takım arkadaşları beklenen katkıyı veremeyince yazık oldu Kobe’nin bu performansına. Üstelik sadece hücumla yetinmedi Paul Pierce’ı da aldı maçın sonuna doğru. Taktir etmekten başka şey düşmez bize.
Gasol ve Artest dedim yukarıda, ikisi de dayağı hak etti. Lakers ne pota altında Celtics’i durdurabildi ne de şutların girmesine engel oldu. Savunmada bu kadar kötü olmasının en büyük nedenleri bu ikisinin vurdumduymazlığıydı bana kalırsa. Pierce’ı çok övdüm yukarıda ama Artest’in savunması bundan önceki maçların yanından geçemedi dün gece. Keza Gasol de öyle, nerede 14 blok yapıp pota altında voleybol oynayan Lakers nerede bu geceki Lakers. Takım halinde tek blok yaptılar ki onun da sahibi Kobe. Bünyesinde bu kadar yetenek bulunduran Lakers takımının en büyük eksiği karakter eksikliği sanırım. Bugün gördük işte Kobe’den başka kazanmak isteyen kaç kişi vardı sahada?
Evet Celtics taraftarına katılıyorum, Kobe bence de kesinlikle Michael Jordan değil ama ona en çok yaklaşan oyuncu diyebilirim benim izlediklerim arasında... Dün gece de yine gösterdi bizlere bunu. Maç koptuktan sonra "Ya tutarsa" diye salladığı üç tane üçlüğü çıkarırsak, 24'te 13 isabetle 38 sayı üretti Celtics savunmasına karşı. Hele üçüncü çeyrekte çıldırarak attığı 19 sayı muhteşemdi. 19 olduğu an Isiah Thomas'ın balon gibi şiş olan bileğine rağmen attığı 25'i geçeceğini düşündüm Kobe'nin. Ama sonra iki tane üst üste zor şut kaçırdı ve duruldu zaten çeyreğin son 2 dakikasını da dinlenerek geçirdi. Ama Jordan'dan sonra "Ne yaparsanız yapın atarım, beni durdurmanız mümkün değil" şeklinde en net mesaj veren oyuncu oldu bana göre Kobe. Yine de bu performansı Garnett ile Pierce'ın günlerinde olmaları nedeniyle boşa gitti. Özellikle Pierce'ın harika şut attığını söylememiz lazım. Tabii Bynum'ın dizinin durumu pek iç açıcı değil Lakers adına, Gasol de sertlik karşısında yılınca yine boyalı alan üstünlüğü (ribaundlar hariç) Celtics'e geçti. Lakers'a kolay sayı fırsatı vermediler boyalı alandan, kendileri ise bol bol turnike attılar. Bu da maçı kazanmalarını sağladı.
14 Haziran Pazartesi 03:00 (NTV) / Los Angeles Lakers - Boston Celtics
Serinin 4. maçından önce Ray Allen'ın hali. Kelime yok bunu açıklayacak maalesef. Hall of Fame'e girecek olan tarihin en iyi şutörlerinden bir oyunca resmen bakışım değişti ya. Dalga mı geçiyorsun Ray Allen? Glen Davis'ten, Nate Robinson'dan hatta Paul Pierce'tan görsem şaşırmazdım da, sen bunu nasıl yaptın Ray Allen? 10 üstünden 0 veriyoruz ve bu geceki maçı bekliyoruz...
Bugün hiç medyaya bakmamıştım geceye doğru açıklanmış. Aman da aman ne güzel. Gerçi o da pek çok yıldız gibi önceden ortamı yumuşatmıştı "Bilmiyorum, bu yaz çok sıkışık olacak." diyerek. Daha 1-2 saat önce bracket paylaşmıştım, üstüne bu haberi okuyunca şevk falan kalmadı yine. Yeter be kardeşim. Sadece şu pozu vermek için gelseydi bari. Nasıl dağıtmıştı Olimpiyatları ama...
Finaller sırasında gündemde çok yazılacak şey yok, biraz şişiriliyor ufak tefek konular sadece. Tabii koç değişiklikleri falan var ama onlara kafamı toparlayınca değinmek istiyorum. Her neyse madem boşuz, bunu paylaşmak istedim. Daha kadrolar belli değil ama ısınalım, zarar gelmez. Şuraya tık'layarak siz de oluşturabilirsiniz bracket'ınızı. FIBA'dan 1.'ye Karayipler'de, Hong Kong'da veya Antalya'da 7 gün 6 gecelik bir tatil ödülü var...
Daha resmi açıklama yapılmamış olsa da, düşmüş hemen medyaya. 1-2 pozisyonlarının yanında 3 de oynayabilecek bir yabancının devşirilmesi gündemdeydi. Üç yetmedi, dört pozisyonu birden oynayabilen Emir Preldzic alındı Milli Takım'a.
LeBron, Kobe, Wade, Dwight Howard ve Carmelo gibi isimlerin yan çizdiği ve büyük ihtimalle gelmeyecekleri 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Amerika'nın en büyük yıldızı Durant olacak herhalde. Çok severim kendisini. Zaten sevilmeyecek gibi değil ki, alçakgönüllü, sempatik, nerelerden yıldız statüsüne geldiğini çok iyi bilen bir isim Durant. Geçirmiş formasını poz vermiş ve "Milli takımda oynayacağım için çok heyecanlıyım" demiş. Ah şu üstteki listedekiler de bunu deseler 1 senecik daha, sonra istedikleri kadar dinlensinler...
11 Haziran Cuma 04:00 (NTV) / Los Angeles Lakers - Boston Celtics