BIY AD

7 Kasım 2010 Pazar

Günün Hareketleri - 6 Kasım


Link

Andre Miller'ın pası, Ersan'ın ve Eric Gordon'ın smacı, Wade'in intikamı, Belinelli'nin yarısahanın gerisinden şutu... Epey güzel hareketler var.

7 Kasım Programı

7 Kasım Pazar 19:00 / Philadelphia 76ers - New York Knicks
8 Kasım Pazartesi 00:00 ( NTVSPOR ) / Phoenix Suns - Atlanta Hawks
8 Kasım Pazartesi 01:00 / Golden State Warriors - Detroit Pistons
8 Kasım Pazartesi 02:00 (NBA TV) / Minnesota Timberwolves - Houston Rockets
8 Kasım Pazartesi 02:00 / Boston Celtics - Oklahoma City Thunder
8 Kasım Pazartesi 04:30 / Portland Trail Blazers - Los Angeles Lakers

(Bugün Amerika'da da saatler 1 saat geri alınacağı için 7 saat fark olacak.)

Pazar gecelerinin vazgeçilmezi olan maçları erken takip etme fırsatını yakalayacağımız bu gecede öncelikli olarak göze çarpan 2 maç var. Bunlardan biri eski ekolle yeni ekolü karşı karşıya getirecek olan Boston-Oklahoma maçı. Diğeri ise ligin iki üst düzey takımı Portland ile Lakers arasında oynanacak. Roy ve arkadaşlarının Lakers'a karşı nasıl galibiyetler aldığını geçtiğimiz sezonlardan hatırlıyoruz, bu gece de onlardan biri gelebilir. ( Portland demişken daha önce blogda bahsi geçen Oberto'nun emeklilliği üzerine veteran Sean Marks ile anlaşılmış. Hayırlısı olsun diyelim. ) Bunlar dışında lige iyi bir giriş yapan Warriors ile ilk galibiyetiyle geçenlerde tanışan Pistons karşılaşıyor. John Kuester'ın T-Mac'li ilk beşle çıkıp çıkmayacağı merak konusu. Ayrıca ligin ilginç bir şekilde galibiyet alamayan yegane takımı olan Rockets bu gece buna bir dur deme şansına sahip; rakip Timberwolves. Atlanta da namağlup ünvanının Suns karşısında korumaya çalışacak. Bu maç özellikle yayınlanış saati açısından gecenin izlenmek için en cazip duran maçı gibi görünüyor.

6 Kasım'dan Notlar


Günün Hayvan Performansları:
-Rudy Gay sezondan başından beri sıkça burayı ziyaret eden isimlerinden beri. Kontratı alıp yatan oyunculardan olmadığını da gösterdi. Yazın kontratı aldıktan sonra sezona çok iyi başladı ve takımını sırtlıyor. 32 sayı 9 ribaund ile oynadığı maçta takımı Sacramento'yu geçmiş. Ayrıca bu maçta Zach Randolph'un da geri döndüğünü söylemek lazım.

-Takımının 2. çeyrek sonunda 15 sayı geri düştüğü maçta Deron Williams geri dönüşün öncüsü olmuş. 3. çeyrekte tek başına 15 sayı üreterek takımını tekrar maça ortak etmiş ve Clippers'a Salt Lake City'de arka arkaya 15. mağlubiyetini tattırmış. 2 uzatmaya giden maçta 30 sayısının yanına 8 asist ve 7 ribaund eklemiş Deron. Yine aynı maçtan Paul Millsap'in performansı da parmak ısırtacak cinsten. 25 sayı 13 ribaund ile oynamış Millsap. O da sezona çok iyi başlayanlardan. 20 sayı 11 ribaund 3 asist ortalamaları var sezon başından ki kariyerinde düzenli ilk beş çıkmayan bir oyuncunun ilk deneyimi için mükemmel rakamlar.

-Yakın zamanda uzun bir Miami analizi yapmayı düşünüyorum. Söylenecek çok şey var haklarında. Ancak şu an için şunu söyleyebilirim ki takımın hücumdaki kontrolü LeBron'da. Rakamlardan da anlaşılacağı gibi LeBron hücumu yönlendiren isim. Wade ise daha çok takımın en önemli skoreri konumunda. Sadece skor üretimine kanalize olmuş durumda Wade. Miami'nin Nets'i 3. çeyrekte yakaladıkları 32-17'lik seriyle geçtiği maçta Wade 29 sayı 10 ribaund ile kariyerinin 96. double-double'ını yapmış ve Miami Heat tarihinin en fazla double double yapan oyuncuları sıralamasında 4. olan Tim Hardaway'i yakalamış.

-Sezonun şu ana kadar ki en güzel süprizlerinden biri New Orleans. Küçük devam adam Paul önderliğinde henüz yenilgi yüzü görmediler. Geçen sezonki hayal kırıklığından sonra geçen seneyi felaket geçiren isimler bir anda toparlandı. West olsun, Okafor olsun geçen sezondan çok farklılar. Dün Miami'yi kendi evinde yendikten sonra bu sefer back-to-back'te Milwakuee ile karşılaştılar. İlk 5'te çıkan 5 oyuncunun da çift hanelere çıktığı maçta David West'in 10/12 ile attığı 25 sayı galibiyeti getirdi ve 6. maçı da galip geçtiler. Bu 6-0'lık derece de Hornets franchise'ının en iyi başlangıcı.

-Geçen günlerde güzel bir kontrata imza atan Parker'da günün en iyi performanslarını sergileyen isimlerinden biri olmuş. Takımının galibiyetsiz Houston'u uzatmada geçtiği maçta 21 sayı 14 asist 4 ribaund ve 5 top çalma ile oynamış. Maçtan aktarılması gereken bir diğer not ise Aaron Brooks'un sakatlanması. Durumu daha belli değil ancak ciddi bir şey olabilme ihtimali konuşuluyor.


Boşa Kürek Çekenler:
-Gerald Wallace takımına Orlando karşısında galibiyeti getiremedi ancak özel bir performans sergiledi. 42 dakika oyunda kaldığı maçta 25 sayı 14 ribaund ile oynadı ve bunun yanında 9/15 saha içi, 4/4 üçlük isabeti ile oynadı. İşin savunma kısmında çok etkili değildi ancak hiçbir zaman güvenilmeyen bir şutör olarak 4/4 üçlük atması etkileyici.

-Evans geçen seneki Yılın Çaylağı ödülünden sonra yeni sezona da bıraktığı yerden başladı. 20-5-5 ortalamalarını yine tutturdu. Ancak bu kez o ortalamaları da fazlasıyla aştı. Galibiyeti getiremese de 30 sayı 8 ribaund 5 asist ve 4 top çalma ile harika bir performans sergiledi.

-Anthony Morrow draft edilmeyen ve Don Nelson'ın NBA'e sunduğu oyunculardan biri. Onu hep çaylak sezonunda Clippers'a karşı attığı 37 sayı ile hatırlıyorum. NBA TV'den yayınlanmıştı o maç ve Morrow kariyerinin 4. maçında draft edilmemiş bir oyuncu olarak 37 sayı atmıştı. Neredeyse şut kaçırmadan oynamıştı. İşte böyle bir potansiyel Morrow. Ne zaman kaç sayı atacağını kestirmek çok zor. İstikrarsızlık sorunu var ancak zaten onu da yakalayabilse NBA'de oynayamayacağı takım yok. Miami karşısında da o eli sıcak olduğu günlerden birini yaşamış ve 10/17 şutta 25 sayı üretmiş ve bunun yanına 7 ribaund koymuş.

Bizimkiler:
-Ersan 2 maçtır iyi oynadıktan sonra bu maçta vasatın altında kalmış. 21 dakika sahada kaldığı maçta 1/5 şut isabetiyle 3 sayı 3 ribaund ile oynamış. Ersan bu dakikaları aldığı sürece takımına katkı verecektir ancak bu kadar dengesiz bir koçla çalışırken böyle performanslara dikkat etmesi gerekir çünkü ertesi maç kendini benchin en dibinde bulabilir.

Günlük Tahminler - 6 Kasım

G. Wallece Sayı + Ribaund 27 Alt (Betsson)

Orlando'nun rakiplerinin pivotlarına karşı aldığımız bahislerde yüzümüz kara çıkmadı henüz. Gerald Wallace her ne kadar yönlü bir oyuncu olsa da hücumda şut deneme istikrarı olan biri değil. Hatta şu ana kadar oynadıkları maçların yarısında çift hanelerde şut girişiminde dahi bulunmadı. Bu maçta açılan baremi geçebilmesi için hem çok şut denemeli hem yüzdeli şut atmalı hem de ribaund katkısı yapmalı. Bu üçünü birden Orlando'ya karşı yapabileceğini düşünmüyor ve alt diyorum.

J.J. Hickson +3.5 Sayı (Betsson)

Sakatlıktan yeni çıkan ve son maçta kenardan gelerek 26 dakika süre bulan Arenas, daha çok dış şutlara yöneldi ve 18 sayı üretti. Ancak Wall'un o takımın lideri olduğunu kabullenmiş bir görüntü içerisindeydi. J.J. Hickson ise takımının en önemli skor opsiyonlarından biri halinde şu an. Hickson'a açılan baremin yüksek olduğunu ve Arenas'ın şut yüzdesinin biraz düşük olması halinde handikapa gerek duymadan Arenas'ı geçeceğini düşünüyorum.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

6 Kasım 2010 Cumartesi

6 Kasım Programı

7 Kasım Cumartesi 01:00 / Orlando Magic - Charlotte Bobcats
7 Kasım Cumartesi 01:00 / Cleveland Cavaliers - Washington Wizards
7 Kasım Cumartesi 01:30 (NBA TV) / New Jersey Nets - Miami Heat
7 Kasım Cumartesi 02:30 / New Orleans Hornets - Milwaukee Bucks
7 Kasım Cumartesi 02:30 / Houston Rockets - San Antonio Spurs
7 Kasım Cumartesi 03:00 / Denver Nuggets - Dallas Mavericks
7 Kasım Cumartesi 03:00 / Los Angeles Clippers - Utah Jazz
7 Kasım Cumartesi 04:00 / Toronto Raptors - Portland Trail Blazers
7 Kasım Cumartesi 04:00 / Memphis Grizzlies - Sacramento Kings

Texas düellosunda Spurs, Rockets'ı evinde ağırlayacak. Houston'ın henüz ligde galibiyeti bulunmayan tek takım olması bu maçı kendileri için daha da anlamlı kılıyor. Gecenin bir diğer güzel maçında batının iki güçlü ekibi Dallas ve Denver karşı karşıya gelecek. Birkaç gün önce oynanan maçta Melo'nun son saniye şutunun girmemesi sonucu bu geceki rakiplerine kaybeden Denver deplasmanda intikam arayacak. İlk 5 maçından 5 galibiyet çıkaran Hornets bu gece Milwaukee'nin konuğu olacak ve namağlup ünvanını korumaya çalışacak. Ligin alt sıraları ilgilendiren maçında ise Cleveland ile Washington karşı karşıya gelecek =)

5 Kasım'dan Notlar


Günün Hayvan Performansları:
- Hidayet'in takım arkadaşı Jason Richardson önemli anlarda ortaya çıkabileceğini dün gece de gösterdi. Normal sürede son 3 saniyeye 5 sayı birden sığdıran Richardson 38 sayı- 8 ribaund- 4 top çalmayla maça ve geceye damgasını vurdu.

- Maçın büyük bölümünü geride götüren Orlando'ya galibiyeti süper yıldızı Howard getirdi. 30 sayı ve aldığı 16 ribaundla takımının soğuk terler dökmesine engel oldu.

- LeBron, Shaq gibi isimlerin gitmesinden sonra takımda liderliğe ve ağabeyliğe soyunacağını kimse tahmin etmiyordu Varejao'nun. Ama sene başından beri sürdürdüğü iyi performansını dün gece de 10'da 10 saha içi isabeti 23 sayı- 12 ribaund ile taçlandırdı.

- Geçen gece sayı rekorunu kıran Toney Douglas henüz istatistiklerine bakmadım ama sanırım dün gece de ribaund rekorunu kırdı. Douglas için takımın ön plana çıkan ismi dersem arkadaşlarına haksızlık ederim çünkü çoğu kimsenin şans vermediği New York Chicago deplasmandan sonra takım oyunuyla ve müthiş dış şut yüzdesiyle Washington engelini de rahat geçti.

- Yenilmez Hornets'in takım lideri Paul güçlü Miami önünde de galibiyetin önemli parçalarından biri oldu. Özellikle yaptığı 19 asist var ki takımının 100 sayı barajına ulaşamadığını düşünürsek değerini daha net anlayabiliriz. Ama Miami karşısında dün gece öyle biri çıktı ki ortaya, resmen Miami'ye "eğer şampiyonluk istiyorsanız J. Anthony ile olmaz bu iş" mesajı verdi. Emeka Okafor 26 sayı- 13 ribaund ile gecenin en değerli performanslarından birini sundu.

- Sene başından beri takımın liderliğini Kobe'den devraldığını hissettiren Pau Gasol dün geceyi de 30 sayıyla tamamladı. Kağıt üzerinde kolay görünen Toronto karşısında sürpriz bir mağlubiyeti engelleyen isim oldu.


Boşa Kürek Çekenler:
- Joakim Noah'ı tutabilene aşk olsun. İlk devre baktığımda pek de hatırı sayılır bir istatistiği yoktu. Maç sonunda ise yine 26 sayı- 12 ribaunda çıktığını görünce şaşırdım. Herhalde bu sene ribaund krallığında Howard'ı yalnız bırakmayacak.

-Marc Gasol neredeyse şut kaçırmadan 26 sayı üretti Suns'ın pota altını bulunca. Bunun yanı sıra 7 ribaund ve 3 top çalması var. Ama galibiyete yetmedi bu performansı.

- Her gece birinin yıldızlaştığı Charlotte adına dün gecenin öne çıkan ismi kaptan Jackson oldu. Her ne kadar takımının Detroit'e ilk galibiyetini hediye etmesine engel olamasa da attığı 28 sayıyla skor yükünü çekti.

- Clippers'ın çaylak ikilisi müthiş oyunu güçlü Denver'ı yenmeye yetmedi. Bledsoe'nun 12 sayı- 13 asist, Griffin'in 26 sayı- 10 ribaundlık double double'ı galibiyet için yeterli olmasa da ilerisi için ümit verdi.

- Lakers karşısında kenardan gelerek 12 sayı- 15 ribaund üreten Amir Johnson da gecenin etkili oyuncularındandı. Bu ribaundların 9'unun ofansif olduğunu hatırlatalım. Ha! bu performansı galibiyete yetti mi? Hayır. Peki bu performansı kontratını unutturur mu? O da hayır.


Bizimkiler:
- Temsilcilerimizden Mehmet haricinde hepsi boy gösterdi dün gece. En etkili oyunu kesinlikle Hidayet çıkardı. Takımının Memphis'i iki uzatma sonunda devirdiği maçta savunmada yine zorlansa da hücumda 10'da 5 üçlük isabetiyle 18 sayı ve 5 ribaund üretti ve böylece hem kendi hem de takımının kötü gidişine son vermiş oldu.

- Bucks'ta Scott Skiles rotasyonu yavaş yavaş oturtmaya başlıyor gibi. Ersan 26 dakika süre aldığı maçı kötü başladı iyi bitirdi diyebiliriz. Maçın son dakikalarında üst üste bulduğu 4 sayıyla Milwaukee'nin maçı koparmasında başrol oynadı.

- Semih ve Ömer'i karşı karşıya getiren maçta ise guülen taraf uzatmada Celtics oldu. Temsilcilerimiz bulduğu kısıtlı sürelerde kendilerine biçen rolün gereği kadar oynamışlar gibi. Maçı çok dikkati izleyemediğim için net birşey söyleyemiyorum. Ömer'in 12 dakikada, Semih'in ise 11 dakikada 2 sayısı var. Şimdilik dileğim bu ikilinin, sezon sonuna kadar bu civarda süreler bulabilmeleri.

Günün Hareketleri - 5 Kasım


Link

Jason Richardson'ın son saniyede maçı uzatan basketi ilk sırada. Maçı izlemeyenlere tavsiyem normal sürenin son saniyelerini izlemeleri. Bitime 1 saniye kala, Rudy Gay'in oyunundaki iniş çıkışların zekasını kullanabilmesi konusunda da meydana geldiğine şahit olduk. Önce Bird, sonra Shackleford'u hatırlattı. Richardson'ın basketi apayrı bir yerde ama gecenin diğer hareketlerinde benim bir numaram Kobe'nin asisti.

5 Kasım 2010 Cuma

Günlük Tahminler - 5 Kasım


Kevin Love 28 Sayı + Asist Alt (Betsson)

Şimdilik gözüme çarptığı için sadece bunu paylaşıyorum. Atlanta karşısında Kevin Love'a yanlışlıkla ribaund yerine asist açılmış durumda betssonda. Sene başından beri ortalama 1 asist ile oynayan Kevin Love için yalnızca sayı üreterek bu baremi geçememesini beklemek oldukça güzel bir deneme olabilir. Kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Bargnani 22.5 Sayı Alt (Betsson)

Bargnani sezona fena başlamadı aslında ve 24 sayı ortalaması var ilk 4 maçta. Ama bu maçların ortak özelliği, Toronto'nun rakiplerinin ligin en kötü savunma yapan takımları olmasıydı. Henüz çetin bir rakip gelmedi karşılarına ve Bargnani de bu avantajı iyi kullandı. Bu gece ise durum epey farklı olacak. Deplasmanda Lakers'ın konuğu olacak Toronto ve Lakers evindeki ilk maçlarda gösterdi ki maçı baştan koparıp yıldızlarını dinlendirmek esas amaçları olacak bu sene. Bargnani normalde 4 numaralara ters gelen bir oyuncu dış şutu olması sebebiyle ama Odom da dışarı çıkabilecek ve hızlı adımlara sahip bir savunmacı. Tahminim Bargnani'nin bu maçta 22 sayıyı geçemeyeceği yönünde.

Nelson -2 Sayı (Betsson)

Favors NCAA'den beri takip ettiğim bir oyuncu ve açık söylemek gerekirse beklediğimden daha çabuk ısındı NBA'e. İlk maçlar itibariyle performansı gayet iyi. Ama Troy Murphy'nin sakatlıktan çıkması, bu durumu olumsuz etkileyebilir. Son maçta pek süre alamasa da yavaş yavaş süreleri artacaktır Murphy'nin, bu da Favors'ın istatistiklerini direkt etkiler. Ayrıca Magic pota altı oyuncularının yardımlaşmalı savunması da çaylak Favors'ı zorlayabilir. Bahisimiz açısından tek sorun Jameer'in istikrarsız hücum performansı. Biraz yüzdeli hücum ederse bu bahis gelir gibi. Jameer'e güvenenler için denemeye değer bir barem. Ama bu bahise diğeri kadar güvenmediğimi söylemeliyim.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

5 Kasım Programı

6 Kasım Cuma 01:00 / Milwaukee Bucks - Indiana Pacers
6 Kasım Cuma 01:00 (NBA TV) / New Jersey Nets - Orlando Magic
6 Kasım Cuma 01:00 / Cleveland Cavaliers - Philadelphia 76ers
6 Kasım Cuma 01:30 / Charlotte Bobcats - Detroit Pistons
6 Kasım Cuma 01:30 / Washington Wizards - New York Knicks
6 Kasım Cuma 02:00 / Chicago Bulls - Boston Celtics
6 Kasım Cuma 02:00 / Atlanta Hawks - Minnesota Timberwolves
6 Kasım Cuma 02:00 (NTV) / Miami Heat - New Orleans Hornets
6 Kasım Cuma 04:00 (NBA TV) / Memphis Grizzlies - Phoenix Suns
6 Kasım Cuma 04:30 / Los Angeles Clippers - Denver Nuggets
6 Kasım Cuma 04:30 / Utah Jazz - Golden State Warriors
6 Kasım Cuma 04:30 / Toronto Raptors - Los Angeles Lakers


Türkiye için NBA vakti! Tam anlamıyla bir basketbol şöleninin yaşanacağı bu gece 24 takım sahne alıyor ayrıca televizyonlarımızdan gösterilen tamı tamına 3 maç bulunuyor.

İlk olarak gözümüze çarpan kuşkusuz Heat - Hornets maçı. Sezona flaş giriş yapan Hornets ile yavaş yavaş düzeni oturtmaya başladığı göze çarpan Heat kozlarını paylaşacak. Geçtiğimiz günlerde yapılan antremanda yerini alamayan LeBron James'in sahada olması bekleniyor. Aynı şekilde bu sene takımını 4-0'a taşıyan Chris Paul de Heat guardları karşısında ter dökecek. Maç öncesi açıklamalarda kendilerine yöneltilen istatistiklerindeki düşüş sorularına önemli olan takım başarısı diyerek cevap veren Bosh bu açıklamasına rağmen Okafor karşısında bugün kendisini hatırlatmak isteyebilir.

Gece saatlerinde New York'un üçlük bombardımanına dur diyemeyen Bulls'un rakibi bu gece Celtics olacak. Celtics rakibinin yorgun oluşundan faydalanacak gibi görünüyor. Henüz galibiyetle tanışamamış Pistons takımı ise bu hedefini Charlotte karşısında gerçekleştirmek isteyecektir. Özellikle takımın içinde bulunduğu kaos ortamından çıkışı için şart olan galibiyet bu gece gelebilir.

Bu maçlar dışında gecenin son maçı da yüzümde bir tebessüm oluşturdu. Los Angeles Lakers - Toronto Raptors. 22 Ocak 2006 demem yeterli heralde :)

NBA Onlardan Sorulur

NBA'de bir zamanlar ön planda olan ancak şimdilerde şampiyonluğa oynayan kadroların yan parçaları haline gelen birçok oyuncu bulunmakta. Bu tip yaşlı oyunculara artık pek rastlanmıyor çünkü bildiğimiz gibi sıklıkla oyuncuların daha 30'lu yaşlarının başında kaybolup gittiğine şahit oluyoruz. Ancak 40'ına merdiven dayayan bazıları var ki hala oyuna katabilecekleri bir şeylerinin olduğunubize göstermeye devam ediyorlar. Bu tezden yola çıkarak hazırlanmış ligin en yaşlı 5 oyuncusunu kapsayan analizimizle karşınızdayız .

1 - Shaquille O'neal - Doğum Tarihi : 6 Mart 1972

NBA tarihinin en iyi oyuncularından biri olan, tarihe kırdığı birçok rekorla adını yazdıran O'neal şu sıralar farklı bir birincilikle karşımızda. Aktif oyuncuların en yaşlısı konumundaki dev oyuncu geçtiğimiz 2 yıl boyunca verdiği 2010'da emekli olacağım demeçlerinin ardından gelen Lakers şampiyonluğu üzerine basketbola devam kararı almıştı hatırlarsanız. Onun şu an ligde olması çok özel bir sebebe dayanıyor. Yıllardır süregelen Kobe-Shaq düellosunda 2010 şampiyonluğuyla beraber 5 yüzüğe ulaşan Kobe'nin onun bir adım önüne geçtiğini görmezden gelemedi O'neal. Yapı itibariyle görmezden gelmesi de imkansızdı zaten. Ordan oraya savrulan bir oyuncuya dönüşmüşken bir anda şampiyonluk hedefine kilitlenmiş biri olarak bulduk onu. Hatta Celtics'e geliş hikayesi de bir o kadar ilginç ve bu konuyla bağlantılı.

Bunun için ayrı bir paragraf açmak lazım. Olay Kobe'nin canlı yayında milyonların önünde Shaq'tan 1 fazla yüzüğü olduğunu açıklamasıyla başlıyor. Bunu izleyenlerden biri de Boston Celtics'in sahibi Wyc Grousbeck. Canlı yayının hemen ardından Grousbeck ilk iş olarak GM Danny Ainge'i arıyor ve durumu anlatıyor. Bunun üzerine Celtics Shaq hamlesi için harekete geçiyor. Shaq'ın ne kadar iyi tanıdıkları ortada ki Atlanta Detroit gibi takımların 4 milyon dolarlık tekliflerinin arasından sıyrılıp veteran minimuma imzalamayı başardılar. Yeni lakabıyla The Shamrock artık sadece şampiyonluk hedefine kilitlenmiş durumda ve görünüşe bakılırsa 40. yaşını ligde kutlayacak.

2 - Kurt Thomas - Doğum Tarihi : 4 Ekim 1972

1995 senesinden beri ligde olan bir oyuncu Kurt. Ligin en eskilerinden tecrübeli bir oyuncu olduğuna şüphe yok elbet ama tezimize pek uymuyor. Çünkü onun artık oyuna katabileceği bir şeyler olup olmadığı konusunda emin değilim. Hani yukarıda bahsettiğim bir dönem ön planda olup sonra yan parça haline gelenlerden değil o. Kariyeri boyunca yan parça olmuş bir oyuncu. Yıllarca kafaya oynayan takımlarda ( Spurs,Suns ) bu görevi üstlendi ve artık belki de bırakması gereken döneme gelmişken Bulls'la yeni bir kontrat yaptı. Şu sıralar da görüyoruz ki pek süre alamıyor. Zaten biz Türkler olarak pek süre almasını da istemiyoruz çünkü alacağı her dakika Ömer Aşık'tan çalınmış bir dakika olacak. O sebeple benchte ve soyunma odasında takıma abilik yapma görevini üstlendiğini düşünüyorum. Sezon sonunda bırakacaktır.

3 - Grant Hill - Doğum Tarihi : 5 Ekim 1972

Lige geldiği ilk yıllar Micheal Jordan ayarında bir adam olup olmayacağı bile tartışılırken başına gelen sakatlıkla beraber dibe vuran ancak tekrar toparlanmasını başaran Hill'e geldi sıra. Ligdeki henüz ikinci senesinde 20.2 sayı 9.8 ribaund 6.9 assist ortalamaları eğer sakatlanmasa neler yapabileceği hakkında bize biraz olsun referans oluyor sanırsam. Günümüze gelelim. Hill ligin en yaşlı 3. oyuncusu konumunda olmasına rağmen geçtiğimiz sezon Suns forması altında 81 maç ilk 5 başladı ve takımın vazgeçilmez bir parçası olduğuna hepimiz şahit olduk. Maç başına 30 dakika sahada kalabilen başarılı oyuncu her daim kendisinden isteneni yerine getirebiliyor ve bu sebepten olsa gerek Phoenix takımı ondan vazgeçemiyor. Üst düzey basketbola devam ettiğini de düşünürsek daha yıllarca oynayabilecek ayarda bir görüntü çiziyor Hill. Şu an onu istemeyecek bir takım olduğunu düşünmüyorum.

4 - Jason Kidd - Doğum Tarihi : 23 Mart 1973

Jason Kidd. İhtiyarlar arasında tartışmasız en çok iş yapan oyuncu. Bu ünvanı bu yıl da koruduğunu bize daha ligin ilk maçında gösterdi 18 assist yaparak. Çoğu kişinin diline dolanan 3 sayılık atış problemini de son yıllarda çözdüğünü, yani ilerleyen yaşına rağmen hala kendini geliştirme peşinde olduğunu da belirtelim. Geçtiğimiz günlerde oynanan Denver maçında da 38 dakika sahada kaldı ki onun yaşındaki bir oyuncu ciddi anlamda çok çok ekstra bir durum bu. Onun da bu durumun farkında olduğunu 40'ıma kadar oynarım sözlerinden anlamak mümkün. Oyunundan hiç bir şey kaybetmediğini göz önünde bulundurursak değil 40'ına gittiği yere kadar oynamasını beklerim Kidd'den. Hala triple double'a yakın rakamlar çıkarıyor, hala rakip oyuncuyu bunaltıyor, hala saha görüşü denilince akıllara o geliyor ve artık ceza şutlarını da kesebiliyor. Ayakta alkışlanacak bir adam, onu izlemek gerçekten büyük keyif.

5 - Theo Ratliff - Doğum Tarihi : 17 Nisan 1973

Ratliff özel bir oyuncu. Tabii ki de hücum anlamında çok kısıtlı ve artık onun bu yönünü felaket olarak da nitelendirebiliriz keza bu sezon 5 maçta da görev almasına rağmen sayısı yok. Zaten potayla pek bir alakası da yok çünkü kimse ondan sayı atmasını beklemiyor o da hiç potaya bakmıyor bile. Onu özel kılan şey tek kelimeyle " blok ". O lig tarihine geçmiş bir blokçu. 90'lı yılların sonu ve 2000'li yılların başında rakip takımda olan her oyuncuyu içeri drive ederken 1 kere daha düşünmek durumunda bırakmış olan Ratliff bu alanda 2 kere NBA'de blok kralı bir isim. Kariyer ortalamarına baktığımızda da lig tarihinin 13.sü konumunda bulunuyor. Tabii ki artık bloklarda o etkinliği kalmadı ve artık oynamak için tek bir amacı var: yüzük. Bu sevdasını geçtiğimiz yıl San Antonio Spurs forması altında gerçekleştirmeyi denedi ancak olmadı. Bu yıl free agent pazarından yine şampiyonluğun en kuvvetli adaylarından biri tarafından çekilip alındı. Özellikle playoff zamanı hedefe iyice yaklaştığını hissetmiş olacak ve eski günlerinden 1-2 blok patlatmasına şahit olabiliriz gibime geliyor.

Günün Hareketleri - 4 Kasım


Link

Gecenin en güzel hareketinde Rose, geçen yıl Dragic'e yaptığının benzerini Gallinari'ye yapıyor. Etkileyici bir smaç.

4 Kasım'dan Notlar


Günün Hayvan Performansları
-New York'ta her maçta biri benchten çıkıp inanılmaz işler yapıyor. Sene başından beri genelde bu işleri Chandler yapıyordu, bu sefer de Toney Douglas yapmış. Chicago'yu üçlüklerde 16/24 ile oynayarak yendikleri maçta 9/14 saha içi, 5/9 üçlük isabeti ile 30 sayı üretmiş Douglas. Bu aynı zamanda onun kısa kariyerinin en yüksek rakamı. New York'un inanılmaz şut yüzdesi maçı koparır gibi olmuş ancak Derrick Rose önderliğinde geri dönmüş ve farkı 25'lerden 8'e kadar indirmiş Chicago ancak New York Douglas ve Gallinari önderliğinde daha fazla yaklaştırmamış.

-Süperstarlar iki gün arka arkaya kötü oynamaz klişesini doğrulayan bir performans var karşımızda: Kevin Durant. Dün belki de kariyerinin en kötü oyunlarından birini sergileyen Durant bugün Portland gibi zor bir deplasmanda takımının 3. çeyrekte 12 sayı geriye düştüğü maçta takımını ayağa kaldırdı ve 28 sayı 11 ribaund ile takımının yıldızı oldu. Maçta aynı zamanda geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden eski Portland oyuncusu ve asistan koçu olan aynı zamanda '77de şampiyon olan takımın bir üyesi olan Maurice Lucas adına saygı duruşunda bulunuldu ve forması salonun kirişlerine çekildi.

Boşa Kürek Çekenler:
-Chicago'nun geri dönüş ümidini yaratan adam olmaktan öteye gidemedi Rose. 24 sayı 14 asistlik performansı galibiyet için yeterli olmadı. Ayrıca müthiş bir smacı da var onu da izlemek gerekiyor.


Bizimkiler:
-Ömer Aşık süre bulmaya devam ediyor Chicago'da. 18 dakikada şut kaçırmadan 7 sayı ve 5 ribaund ile oynamış Ömer. Gibson ve Noah'tan artan 31 dakikanın 17'sini alan Ömer kendine rotasyonda yavaş yavaş yer edinmeye başlıyor.

Oberto Emekli Oldu

Daha Portland'a katılalı 2-3 hafta olmuştu ki Oberto basketbolu bıraktığını açıkladı. Kalp çarpıntıları olduğunu bu yüzden de sağlını basketbolun önüne koymak zorunda olduğunu söylemiş Oberto. Kariyerinde Olimpiyat şampiyonluğu da bulunan Oberto, NBA'de de Spurs'le 2007 yılında bir şampiyonluk yaşamıştı. Koç Nate McMillan'da bu kararı anladığını ve oyuncuyu asla riske atmayacaklarını söylerek kendisine yakışanı yaptı. Przybilla ve Oden'ın yokluğunda Camby'nin arkasında bu ikili dönene kadar süre bulmasını düşünmüştü muhtemelen Portland yönetimi ancak Portland'ın şanssızlığı maalesef onu da vurdu. Przybilla antremanlara başladı ve yavaş yavaş takıma dönecek ancak Oberto'nun durumu üzücü. Belki Portland'da sadece garbage time'da oynayabilecekti Przybilla ve Oden döndüğünde ancak bu şekilde basketbolu bırakması kendisi için de zor olsa gerek. Tabii bu basketboldan bağımsız bir karar. Basketbolun, sporun, şampiyonlukların anlamsızlaştığı zamanlar... Geçmiş olsun demekten başka yapacak birşey yok.

4 Kasım 2010 Perşembe

Günlük Tahminler - 4 Kasım


Oklahoma 94 Sayı Alt (Betsson)
Portland - Oklahoma 194.5 Sayı Alt (İddaa)

Dün gece Clippers'a da kaybeden formsuz Oklahoma bu gece Portland'ın konuğu olacak. Gerek Portland, gerek Oklahoma ligin ağır tempoda oynayan ve iyi savunma yapan ekiplerinden. İki takımda da boyalı alan savunmasında etkili isimler bulunuyor. Ayrıca her iki takımın en önemli hücum silahları sıkıntılı günler geçirdi. Portland'da Roy'un hafif sakatlığı kendisini beklenenden çok etkiledi ve son maçta agresiflikten epey uzaktı kendisi. Oklahoma'da ise Durant dün geceyi çok kötü bir yüzdeyle tamamladı. Bu şartlar altında maçın kısır geçeceğini düşünüyorum. Portland'ın ev sahibi avantajıyla daha yüzdeli hücum edebilecek olması ihtimaline karşın öncelikli tavsiyem Oklahoma'nın 94 sayıyı geçemeyeceği yönünde. İddaa oynayanlara tavsiyem ise toplam sayı 194.5 alt.

NOT: Tahminlerimizin oluşturacağı olumlu veya olumsuz durumlardan KP ailesi olarak sorumluluk kabul etmeyeceğimizi ve Türkiye'de yasal olmayan sitelerdeki bahisleri yurt dışındaki okurlarımız için değerlendirdiğimizi belirtmeliyim.

Günün Hareketleri - 3 Kasım


Link

Dün gece de yine güzel hareketleri çıkmış, en anlamlısı tabi ki Paul Pierce'ın 20 bin barajına ulaşması. Ama ben Dragic'in asistini bir numaraya koyuyorum. Koordinasyon ve zamanlama olarak harika. Bu arada geçtiğimiz günlerde Monta Ellis'in bir turnikesinden bahsetmiştim ama videosunu bulamamıştım. Merak edenler için o hareketin bir benzeri yine aynı isimden 8. sırada...

4 Kasım Programı


5 Kasım Cuma 02:00 New York Knicks - Chicago Bulls
5 Kasım Cuma 04:30 Oklahoma City Thunder - Portland Trail Blazers


Sadece 2 maçın olduğu Perşembe gecesinde Ntvspor ya da NBA TV tarafından canlı gösterilecek bir maç bulunmuyor. Gecenin ön planda olan maçı ise kuşkusuz Thunder - Blazers mücadelesi olacak. Dün gece sergilediği kötü performansı hemen ertesi gün tekrarlaması çok zor görünen Durant'in Blazers savunmacılarına çok zor anlar yaşatabileceği bu karşılaşmada aynı zamanda Thunder takımına karşı oldukça iyi oynadığı bilinen Andre Miller'ın da ne yapacağını merakla bekliyorum. Karşılaşma ile ilgili bir diğer not ; iki takım arasında oynanan son maçlarda Brandon Roy sakatlığı sebebiyle sahadaki yerini alamamış ancak ona rağmen Blazers galip gelmişti.

Gecenin diğer maçı için her Chicago maçı öncesi söylediğim gibi yine Noah Noah Noah diyorum. Tam anlamıyla komple bir savunma oyuncusu olan Fransız oyuncu bakalım ligin en iyi hücumcularından Amare'ye karşı nasıl bir performans sergileyecek. Ayrıca aynı maçta eşleşecek oyun kurucuların tarzları arasında da uçurum bulunuyor. Oyunu hıza dayanan Rose ile anlayışının temeli güce dayanan Felton arasında ilginç bir rekabet yaşanabilir.

3 Kasım'dan Notlar


Günün Hayvan Performansları:
-Kobe Bryant Lakers tarihinin en çok süre alan oyuncusu olduğu maçı triple double ile süsledi. Şu ana kadar çok sağlıklı görünüyor. Geçen sezon onu rahatsız eden diz ve parmağı bu sene etkilemiyor sanki onu. Kobe aslında ilk 4 maçta da iyi performanslar sergilemiş ancak maçlar erken koptuğu için bu istatistik kağıdına fazla yansımamıştı. Kariyerinin 17. triple double'ını 30 sayı 12 ribaund 10 asist ile yaptı Kobe takımına galibiyeti getirdi.

-Nene, K-Mart, Andersen yerine Carmelo Anthony, Shelden Williams, Al Harrington 3lüsüyle eşleşen Dirk Nowitzki'de zayıf savunma karşısında çoşmuş. O üçlünün Nowitzki gibi komple bir hücum silahını tutması gerçekten çok zor, zira tutamamış da. 35 sayı 12 ribaund ile maçı domine etmiş Dirk Nowitzki. Yine de Denver'ın maça çok yaklaştığını ancak Carmelo'nun son saniye atışında isabet bulamadığını da belirtmek gerekiyor.

-Sezonun galibiyetsiz ve mağlubiyetsiz takımlarını karşı karşıya getiren maçta Houston ve New Orleans karşı karşı geldi. New Orleans'ı şu ana kadar izleme fırsatı bulamadım ancak pozitif basketbol oynadıklarını, kendi oyunlarını rakibe kabul ettirmeye çalıştıklarını okudum. Maçın yıldızı ise "bu takım buraya geldiğimden geri gördüğüm en iyi savunma takımı" sözünü söyleyerek takımını öven Chris Paul. Paul 25 sayı 7 ribaund 8 asist ve 4 top çalma ile takımını deplasmanda galibiyete taşıdı.

-Stephen Curry'nin arka arkaya 2. maçını kaçırdığı günde Golden State'de sahneye beklenen bir isim çıkmış: Monta Ellis. Sezona çok iyi başlayan Ellis üçüncü çeyrek sonunda kenara girip 4. çeyrekte 8 dakika kala oyuna tekrar girip tam 17 sayı üretmiş. 8 dakika civarı bir sürede 39 sayısının 17'sini üretmiş. Dorell Wright'da haklı olarak "Bugün Wade gibi oynadı, inanılmazdı" şeklinde konuşmuş. Bu arada Ellis'in 39 sayının yanına eklediği 9 ribaund 8 asist 3 top çalmasını da unutmamak gerekiyor.

-İki temsilcimizi karşı karşıya getiren maçın yıldızı ise Paul Pierce olmuş. Bizimkilerin performanslarına aşağıda değineceğim için burada sadece maçtan bahsedeceğim. Kariyerinin 20.000. sayısına uzatmada attığı serbest atışlarla ulaşan Pierce maçı da 28 sayı 5 ribaund 4 asist ile tamamladı. NBA tarihinde sadece 36 kişinin ulaşabildiği 20.000 sayı barajına ulaşan Pierce attığı 28 sayının 12'sini uzatmada bularak takımını galibiyete taşımış.

-Gordon da buraya sık konuk olanlardan. Genç Oklohoma karşısında 27 sayı 5 ribaund 4 asist ile oynarak takımını galibiyete taşımış. Bu arada çaylak Bledsoe performansını da es geçmemek gerekiyor. Baron Davis'in sakatlığında ilk beşte çıkan çaylak oyun kurucu 7/10 ile 17 sayı ve 8 asistle oynayarak takımının ilk galibiyetini almasına yardım etmiş. Maçtan sonra da koçundan da övgüsünü almış. Artık Baron Davis düşünsün :)


Boşa Kürek Çekenler:
-Andrea Bargnani de henüz günün hayvan performanslarına girme şerefine erişemese de sık sık boşa kürek çekenler arasında kendisine yer buluyor. Geçen gün sadece 2 ribaund aldığı için ufak bir eleştiride bulunmuştum kendisine ancak bugün 26 sayı 9 ribaund 3 asist ve 2 blok ile gerçek bir pivot gibi oynayarak diyecek bir şey bırakmıyor. Ha takımına yine galibiyeti getirememiş o ayrı.

-Lakers maçından sonra bu listeye giren Rudy Gay'in iyi performansı bu sefer de Ellis'in insan üstü performansına takıldı. 23'te 14 gibi çok iyi bir yüzdeyle 35 sayı 7 ribaund üreten Gay takımına galibiyeti getiremedi ancak sezona gerçekten iyi başladığını söylemek mümkün. Son 14 üçlüğünde 9 isabet bulduğunu da belirtmek gerek.

-Andrew Bogut bana kalırsa Milwaukee takımının açık ara en değerli oyuncusu. Daha önce de bahsetmiştim, daha rollerin belirli olduğu bir takımda oynasa çok daha faydalı olabilir. Ancak Milwaukee'de savunmanın bütün yükü onda. Jennings, Maggette, Salmons, Delfino, Gooden pek savunmaya takılmayan oyuncular. Bogut Celtics karşısında 47.5 dakika saha kalarak 21 sayı 13 ribaund ile oynadı ancak takımının 4. mağlubiyetini almasına engel olamadı.


Takımı Baltalayanlar:
-Durant uzun zaman sonra gösterdiği kötü performansla buraya girmeyi haketti. Ligin belki de en iyi skoreri olan Durant tam 10 üçlük kaçırdığı maçta 6/24 ile oynayarak 16 sayı üretti ve bu kötü şut yüzdesine bir de 6 top kaybı ekledi ve buraya girmeyi haketti.

-Ligin en iyi skorerlerinden birinden ligin en iyi şutörlerinden birine geçiyoruz. Danny Granger takımının sadece 75 sayı bulduğu 76ers maçında ne kadar önemli bir hücum opsiyonu olduğunu ve onun kötü performansında takımının ne halleri düştüğünü istemeden de olsa göstermiş oldu. 2/14 ile sadece 7 sayıda kaldı Granger.

-Jennings özüne dönmüş diyebilirim. Kariyerinin ilk triple double'ını yaptığı maçta gerçek bir guard gibi oynayan ve şut seçimlerinde dikkatli olan Jennings Boston deplasmanında o bildiğimiz Jennings'e geri dönmüş. 13'te beş şut isabetinin yanında bir guard için felaket olan asist/top kaybı oranı (4/3) Jennings'in buraya girmesini sağladı.

Bizimkiler:
-Oh be Ersan varmış! 4. periyodun sonlarında ve uzatma dakikalarının tamamında sahada kalan Ersan 15 sayı 7 ribaund ile takımına önemli katkıda bulunarak koçu Skiles'a mesajı verdi. Skiles'ın ilk beşte olmamasına rağmen maçın en kritik dakilarında onu sahada tutması ise Ersan için bir diğer sevindirici nokta. Boston'da ise Semih Erden Shaquille O'neal'ın yine forma giymediği maçta 5 dakikada 2 ribaund ile oynamış.

-Ersan'ın güzel performansına rağmen Hido vasat performanslarına devam ediyor. Sadece 16 dakika alabildiği maçta Gentry anladığım kadarıyla Hido'nun fazla Duncan'ın karşısında kalmasını istememiş ve Warrick'i daha çok oyunda tutmuş. 6 sayı 2 ribaund ve 2 top çalma ile oynamış Hido.

Detroit'te Birşeyler Oluyor


Bir Lakers'lı olarak, Detroit söz konusuysa aklıma hep 2004 final serisi gelir. O iş ahlakı oldukça yüksek oyunculardan kurulu Pistons takımı 4 süperstara karşı seriyi bir an olsun bile ortaya getirmemişti. Serinin başından sonuna kadar üstünlüklerini kabul ettirmişlerdi. Tabii ki Malone'un sakatlığı, Kobe'nin inanılmaz formsuzluğu -gerçi bu formsuzluğu hücum ve savunma şeklinde ayırmak lazım zira Kobe savunmada o zamanların en iyi post up hücumcularından Corliss Williamson'u harika savunmuştu- Detroit'in bu kadar rahat şampiyonluğa uzanmasındaki etkenlerdendi ancak Memo'nun da oynadığı o takımın savunma yönü gerçekten kusursuza yakındı. Neden bunlardan bahsettiğimi merak ediyorsunuzdur, hemen açayım:

Detroit Billups'ın gidişinden beri o şampiyonluğa oynadığı yıllardan uzak. Billups'ın nasıl bir winner olduğunu anlamaları bir yana bu sezona da gerçekten çok kötü başladılar. 0-4 başlangıcı takımın halini anlatıyor aslında. Rip Hamilton ve Tayshaun Prince ise beyaz bayrağı atmak üzere. İki değerli parça çok formsuz ve basketboldan soğumuş gözüküyorlar. Sanıyorum bu durumdan şikayetçi olan Detroit yönetimi en azından Prince'i takas etmek istiyor. Adaylar ise Josh Smith ve Chris Kaman. Tayshaun Prince'in bu sene biten 11 milyon dolarlık kontratı ve bunun bu sezon Joe Johnson'a verilen 6 yıl 124 milyon dolarlık ve Horford'a verilen 5 yıl 60 milyon dolarlık kontratla birleşmesi bu takasın olabilitesini yükseltiyor. Ancak eğer Hawks yönetimi maddi açıdan rahatlamayı değil de başarıyı tercih ederse devreye Clippers'ta girebilir. Clippers için Kaman-Hamilton(Prince) takası ne kadar faydalı olur bilemem ancak Detroit için kesinlikle harika bir hamle olur. Hamilton ve Gordon'dan birini kaybetmek Detroit'e koymaz hele ki Kaman gibi ligin en kaliteli uzunlarından birini alıyorken. Clippers için bu hamle şimdilik sadece Griffin'in gelişiminin önünü iyice açmak için mantıklı olabilir.

Sonuç olarak Detroit'in bir hamle peşinde olduğunu düşünüyorum ancak bu hamlenin içinde Hamilton olan bir paketle geleceğini sanmıyorum. Hamilton'ın bu sezondan sonra 2 yıl daha devam edecek 13 milyon dolar civarı bir kontratı var ve son 2 sezondur oynadığı basketbolla o parayı hak etmediğini söylemek mümkün. Ancak hem mutsuz hem de yüklü kontratı sezon sonunda bitecek Prince'in takımdan ayrılmaya yakın olduğunu söyleyebilirim. Prince hem tepeye oynayan takımların kadrosunda bulundurmak isteyeceği çok iyi bir görev adamı hem de rebuilding peşinde olan takımların istediği biten kontrat. Detroit takas etmeyi gerçekten kafasına koyduysa Prince'in talibi çok olacaktır.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Günün Hareketleri - 2 Kasım


Link

Gecenin en anlamlı hareketi hakettiği gibi ilk sırayı almış top 10'de. Maçı izlerken aklıma direkt Sundiata Gaines geldi. Onun haricinde Beasley'in takip smacı mükemmel.

Hidayet Türkoğlu Röportajı (Hoopshype.com)

Hoopshype.com'dan Senad Mustafic'in keyifli Hidayet Türkoğlu röportajı. Dolu dolu bir röpotaj olmuş, okunmasını tavsiye ederim.


The World Championships just finished a few weeks ago and you are already in the NBA. Do you feel tired at all?
Hidayet Turkoglu: Yeah, I feel tired a bit. This was one great summer, but a very long one too. That is why I feel some fatigue. I went through the training camp, now I am in the regular season. There simply is no time… I have to give my best and just move on…

Did you get a chance to take any vacation during the summer?
HT: As soon as the World Championships were over, I flew to the States. There was no time for a vacation. It was important for me to come over here on time for the training camp and for the season.

When you look back at the World Championships and the tiredness that follows you now, was it worth it?
HT: When I look back and see what we as Turkish National Team have done at the World Championships, it was absolutely worth it. I have nothing negative to say about the experience. And for the tiredness, as Americans would say, “That’s part of the job!” It is up to me now to find some time to rest between the games and to play at the highest level I can.

What is it that motivates a basketball player to play for his National Team?
HT: Playing for a National Team results in a feeling that can’t be described through words. There is no money involved, no financial benefit. This is where a player performs solely for the crowd, for the people who live in his own country. When those people come to watch you play, when they applaud, when they give you support, the feeling that you get as a player is one of the most beautiful feelings in the world. I have been playing for the National Team for 13 years now and all I can say is that I always had a great time.

You are one of the rare NBA players who regularly answers the calling from his National Team. Do you have understanding for those players who do not do the same?
HT: That would be a question for them… Why didn’t they play and how did they feel when they received an invitation from their country’s team? That is something that I don’t know how to answer and something that I don’t care about. I have no interest to tell them something positive or negative regarding such decisions. I think only for myself it is important for me that I play for the National Team and I will play for Turkey for as long as I can. That is something that matters to me very much. You should ask others why they don’t play.

The semifinal win over Serbia was a big win for Turkey.
HT: Absolutely. After that, we made it to the finals. You know, the chemistry within the Turkish National Team has always been phenomenal. The games against Slovenia and Serbia were fantastic. In the finals, however, we didn’t have sufficient strength to match up against the Americans.

How is Phoenix going to play this year? Lots of players who were the trademark of Suns’ fast action left the team in recent years.
HT: I think we will be a good team. I, personally, need some more time to find the best form, and put myself into a position where I can contribute the most. I need to be more aggressive. This is a new team for me. It will take some time and we need to communicate, practice and everything will be OK.

When observed from the stands, the teams that appeared to have great chemistry over the past several years usually included you on their roster (Sacramento Kings, Orlando Magic). How do you compare the team chemistry you had in Sacramento and Orlando versus that which you had in Toronto last year?
HT: Oh man, don’t ask about Toronto. Over there, it just happened that the situation was bad both for me personally as well as for the organization. During the first three years in the NBA, I had a lot of luck. I had Vlade (Divac) and Peja (Stojakovic) who helped me a lot to adjust to changes in life and changes in game play after moving from Europe. They helped me with transition and I was very happy there. In Orlando, we played a different style of basketball, but that too was a great team.

Do you have better memories from Orlando or Sacramento?
HT: You can’t compare those two. Those were two completely different organizations, with two completely different teams. But it was in those two that I felt the best during my entire career. Also, when I was with the Spurs, for one year, I felt great as well. But that too is an example of a different organization and another different team.

You almost ended up in Portland in summer of last year and yet you signed with Toronto. During the last year, did you ever regret your decision?
HT: Never in my life have I questioned the already-made decisions. At the moment when I was signing my contract, I felt that Toronto was the best solution for me. That is what I did and I really don’t ask myself why, how, what for… Simply, that was the way I felt at that moment and I am not looking back.

What can you expect from the Suns? Do you think that you will have the chemistry here that would be similar to what you had with the Kings and the Magic?
HT: I joined the team about a month ago. I am still new here. I think that soon, after I get to know my teammates better and after I meet more people from the community, I will feel even better than now and more like at home.

With Sacramento and Orlando, you were very close to winning the ring. Do you think that you will have similar results and success with the Suns?

HT: I don’t know, we will see. It is too early to answer that question. We will see how the season shall go. You never know what will happen. We need to have a good regular season, and after that, who knows?