BIY AD

1 Mart 2011 Salı

28 Şubat Programı

1 Mart Salı 02:00 / Phoenix Suns - New Jersey Nets
1 Mart Salı 02:00 (NBA TV) / Chicago Bulls - Washington Wizards
1 Mart Salı 04:00 / Atlanta Hawks - Denver Nuggets
1 Mart Salı 04:00 / Boston Celtics - Utah Jazz
1 Mart Salı 05:00 (NBA TV) / Los Angeles Clippers - Sacramento Kings

NBA TV'de iki maç birden var bu gece. Doğuda zirve takibini sürdüren Bulls, Wizards'a konuk olacak. Genç jenerasyonun benzer tarzda guardlarından Rose ve Wall'un üzerinde olacak gözler. Jazz'ı takas sonrası bir kere izleme fırsatı buldum. Çok kötü göründüler. Hücumda sanki hiç setleri yok, tamamen doğaçlama yapıyor gibiler. Savunmada ise Pistons'tan 120 yediler diyeyim siz anlayın. Gecenin en güzel maçı Hawks-Nuggets arasında oynanacak. Nuggets takaslardan sonra daha bir hızlı tempoda oynuyor gibi geldi bana. Evlerinde Hawks karşısında favori olacaklardır.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Kobe Düdük Alamıyor Mu?


Link

Bu postun sonunda Can belirtmişti Kobe'ye çalınmayan faulü. Ben de biraz araştırayım dedim... Bildiğiniz gibi Kobe ligin en çok serbest atışa giden oyuncularından, hatta bu sezon yanılmıyorsam ilk 10'da bu kategoride. Ama son 15 gün içerisinde ilginç bir şekilde önce Magic, ardından Cavaliers ve en son da dün geceki Thunder maçında hiç çizgiye gidemedi. Olayı ilginç kılan çok kısa bir zaman diliminde bu kadar sık gerçekleşmiş olması. Yoksa elbette her maç çizgiye gidecek diye bir kaide yok.

Serbest atış olayı çok çeşitli değişkenlerle sağlanabildiği için sağlıklı bir değerlendirme yapmak zorlaşıyor hele ki bahsettiğimiz isim Kobe ise. Örneğin savunmacının şuta biraz dengesiz el göstermesi, üç saniyeler, teknik fauller, rakibin faul hakkının dolması hep serbest atış sayısının artmasını tetikleyen faktörler. İsim Kobe olunca buna bir de şut feyklerinin akabinde alınan faulleri ekleyin. E, takdir edersiniz ki Kobe bu konuda ligin en kurnaz oyuncusu, zekasını kullanarak aldığı faullere çok şahit oluyoruz. Fakat bu konuda önemli bir gerçek var ki o da Kobe'nin artık daha şuta bağlı bir oyuncu olduğu. Son zamanlarda penetre etmek yerine daha çok şut deniyor ve haliyle de faul alması biraz zorlaşıyor.

Yukarıda yazdığım maçlara yeniden dönelim. Maçların ilk ikisinde dikkat etmediğim için bir şey diyemiyorum ama son maçta Kobe'nin içeri çok fazla drive etmediğini söyleyebilirim. Tabi bu yukarıdaki pozisyonun net faul olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu arada dün geceki hakemlerin maçı çok kötü yönettiğini belirtmeliyim. Herhangi bir art niyet aramadım ama. Ortak bir de özelliği var bu maçların, her üçü de dış sahada oynanmış. Artık yorum size kalmış, ister tesadüf deyin, ister Kobe'ye evinde imtiyaz tanınıyor, ister deplasmanda faul çalınmıyor.

Redd'in Dönüş Tarihi Belli Oldu

Koç Skiles'ın açıklamasına göre 21 Mart'ta dönecekmiş parkelere Redd. Merak ettim baktım hangi maçla formasına kavuşuyor diye ama ilginç bir şekilde 21'inde maçı yok Bucks'ın. Yani ya 20'sinde Knicks ya da 23'ünde Kings maçında dönüyor Redd. Onun hakkında zaten Soner de yazmıştı, Kaan da. Link'ini verdiğim yazılara bakmanızı öneririm Redd hakkında daha detaylı bilgi için. Çünkü onlardan daha fazla değinecek nokta yok...

Dokunsalar Ağlayacak

Ligin en sert mizaca sahip oyuncularındandır Perkins. Sırıtmak bir yana tebessüm ederken bile pek göremeyiz kendisini. Thunder'a ani takasını henüz kabullenememenin etkisiyle belki de suratı iyice düşmüş koca adamın.

Melo 9 - LeBron 4

Dün gece Heat karşısında sürpriz bir galibiyet aldı Knicks ve rakibini doğunun tepesinden indirdi. Henüz rotasyon oturmamış, hatta takım içi görevler dahi belli olmamışken Heat gibi bir takıma karşı deplasmanda alınan bu galibiyeti hiç beklemiyordum açıkçası. Kaldı ki Knicks daha 2 gün önce Cavaliers maçında tel tel dökülmüştü. Demek ki erken konuşarak hata etmişiz, şimdilik sadece istikrarız olduklarını söyleyelim ve daha geniş analiz için biraz daha izleyelim kendilerini. Neyse efendim konumuz bu değil. Dün geceki Heat maçı, Knicks'in yeni kimliğiyle kazandığı en önemli zaferdi şimdilik ama bu galibiyetin bir başka özelliği de Melo'nun LeBron'a karşı yine kazanması oldu.

İki oyuncunun şimdiye kadar aralarında yaptığı (allstarlar hariç) 13 maçın 9'undan Carmelo'nun takımı, 4'ünden ise LeBron'un takım galip ayrılmış. Bu iki yıldız lige katılmadan bir sene önce Nuggets batının, Cavaliers ise doğunun sonuncusuydu. Ama takip eden yaklaşık üç yıl boyunca Nuggets daha iyi bir yapılanmaya gitti ve doğru parçalarla, Cavs'e oranla çok daha hızlı güçlenip, iddialı bir ekip haline geldi. Ardındansa her iki takım da şampiyonluk kovalayıp ulaşamadı. İlginçtir ki Melo'nun takımlarının üstünlük sağladığı yıllar Cavaliers'ın zayıf olduğu dönemlere tekabül etmiyor. Ayrıca benzer durumun yaşandığı Williams-Paul eşleşmesinin aksine takımı kazanmayı başarsa da LeBron'un bu maçlardaki bireysel istatistikleri Carmelo'nun çok önünde görünüyor. Neyse, daha gençler ve ikisi de artık aynı konferansta, bol bol karşılaşıp birbirlerine meydan okurlar, biz de keyifle izleriz artık.

Çalınmayan - Görülmeyen Faul


Link

Miami Heat yenildiği zaman internette bir parti ortamı oluşuyor bildiğiniz üzere. Daha çok LeBron'dan dolayı kaynaklanan bir haz bu. Hele bir de LeBron blok yerse ve son saniyede üçlüğü kaçırırsa daha da coşuyor insanlar. Ama aslında LeBron ve Heat maçı kazanabilirdi hakemler doğru düdüğü çalsalardı. Hubie Brown babamızın bile gözlerinden kaçtığı için göstermek istedim Amare'nin bloğundan önce LeBron'a yapılan net faulü. Carmelo o kadar net bir şekilde koluna müdahale ediyor ki LeBron'un. Zaten Amare'nin bloğundan hemen önce durdursanız videoyu, LeBron'un turnikesinin çembere bile değmeyeceğini görebilirsiniz. Sol kolunun üstüne Melo bindiği için yeterince açamıyor kolunu ve ne açıyı ayarlayabiliyor ne topu çevirebiliyor. Amare dokunmasa bile top panyadan dümdüz boyalı alana düşecek... Fark 1 iken çok kritik bir düdüğü kaçırmış oldu hakemler yani. Sağlık olsun. Bu maçla alakasız bir saçma karar da Lakers-Thunder maçında yaşandı. Kobe'ye yapılan çok net faulde çalınmayan düdük ayrı bir bombaydı ama onun videosunu bulamadım. Zaten o kazananı değiştirmedi, Knicks-Heat maçındaki ise bir taraftan alıp öbür tarafa verdi...

Günün Hareketleri - 27 Şubat


Link

Duncan'ın bloğu etkileyici değil ama Zo ile aynı blok sayısına ulaşması nedeniyle listede. Wesley Johnson'ın takip bloğu harika, maç da kazandırıyor aynı zamanda. Hem de bu işi nadiren yapabilen Wolves'a... Kobe'nin şutunu dün canlı izledim zaten çok güzeldi ama zaten her zaman yaptışı şeyler. Livingston'ı yeniden bu tür işleri yaparken görmek çok mutlu ediyor beni. Iggy'nin suratına çarpan topu alıp smaçlaması ne kadar havada kaldığını ve el çabukluğunu gözler önüne seriyor. Westbrook'un ilk sol elle yaptığı smaçmış... Wade-LeBron alley-oop'u harikulade. Önce topu arkasından geçirip Billups'tan kurtuluyor ardından sol elle çok zor bir smacı tamamlıyor. Kafası o sırada panyanın arkasında neredeyse. 2 numaradaki LeBron asisti de akıl dolu, onu da demin maçı izlerken gördüm, 2 numarayı hakediyor gerek topu çalarkenki refleks, gerek sonraki pas ile. Bir numara maç kazandırıyor ama öyle süper değil. Sadece perdenin önemine dikkat çekmek istiyorum. Pozisyonu izlerken Dudley'e bakın sadece. Şutun 3'te 1'i Nash'e, 3'te 1'i Dudley'e, gerisi de Frye'a ait.

Troy Murphy Serbest, Heat-Celtics Peşinde (Analiz)

Warriors ile anlaşmaya varan Troy Murphy, kontratında sezonun son bir ayında kendisine ödenmesi gereken ücretin belli bir kısmını alarak, Warriors ile sözleşmesini feshetti. Murphy'nin vazgeçtiği miktar yanılmıyorsam 400bin dolar civarında. Yani hiçbir şey değil... Zaten şimdi gideceği takımlardan alacağı kontratla bu açığı kapayacak. Yani Murphy açısından bir sorun yok. Peki kimler ilgileniyor Murphy ile? En başta isimleri geçen takımlar Heat ve Celtics imiş. Magic nasıl olur da bu yarışa girmez anlamıyorum. Gerçi illa ki girmişlerdir de kulüp ile arası iyi olan Murphy niye onları baştan silmiş kafasından merka ediyorum. Ufak ufak değerlendirelim şimdi.

Heat, Celtics ve Magic arasında hangisinin Murphy'e daha çok ihtiyacı olduğuna göre sıralarsak, Heat-Magic-Celtics diye gitmemiz lazım. Tabii Magic ile Heat'in çok yakın olduklarını söylemem lazım. Heat'e bakıyoruz, Haslem'i playofflar için sağlam saysak bile Haslem, BigZ, Bosh, Anthony ve Dampier'ı görüyoruz. Kalabalık gibi ama biraz kuru kalabalık... Bana göre BigZ ile Anthony önemli uzunları olan takımlara karşı ayakta durabilecek isimler değil. Birinin boyu var, biraz şut atıyor ama bir adım atana kadar rakip 3 adım atıyor. Diğerinin ise hiçbir şeyi yok sadece blok sezgisi güçlü. Dampier'ın da yaş 36'ya dayanınca, geçtiğimiz seneki performansını arattığının farkındayız parkede. Ben yazın bas bas Dampier'ı alın diye bağırırken bu düşüşü öngörmemiştim. Ama tabii uzun süre basketboldan uzak kalmış olması da onu etkiledi bu sezon, belki son zamanlarda bulduğu dakikalar onu kendine getirir. Yani kısacası Dampier destekli bir Haslem, Bosh, Murphy rotasyonu Miami'nin ilacı olacak gibi. Hem ellerinde üçlük atabilen uzunları da yok, Haslem ile Bosh ikisi de aynı noktalardan şut atabiliyorlar. Murphy bu açıdan Wade-LeBron ikilisine çok yardımcı olabilir boyalı alanı açarak. Savunması ortalamanın altında olsa da, Ilgauskas seviyesine de inmedi henüz.

Magic'te ise aşırı dar bir uzun rotasyonu var: Dwight Howard, Bass, Anderson ve Clark. Her okuduğunuz isimle beraber seviye nasıl düştü farkında mısınız? Magic de durumun farkında ve herhalde delicesine uğraşıyorlardır Murphy'i ikna etmek için. Ama Murphy'nin onları istediğine dair haber okumadım. Murphy aslında tam bir çözüm değil tabii Magic için onu unutmayalım. Delicesine bir uzuna ihtiyaçları olduğunu düşünsem de, uzun ve sert bir oyuncu gerekiyor onlara. Bass cüce, Anderson yumuşak, Clark ise fazlasıyla çaylak kalıyor (1-2 maçta iyi oynaması bir şey değiştirmez) rakipler karşısında. Murphy'i gerçek bir çözüm olarak görmememin nedeni, Anderson ile tıpatıp aynı tarzda bir oyuncu olması. Ancak Anderson'ın 2 gömlek üstünde kalite olarak. Belki ayakları biraz daha ağır ama pozisyon almasını daha iyi biliyor ayrıca ribaundlarda da Anderson ile kıyas bile kabul etmez kendisi. Anderson'u pivota koyduğunuzda fazlasıyla sırıtıyor, Murphy en azından birazcık daha uzun olduğu için daha iyi idare edecektir... Piyasada daha iyi bir opsiyon yokken Magic ve Otis Smith takas döneminde Murphy'i almamanın cezasını çekecek gibi duruyor...

Celtics ise ne yapıyor gerçekten anlamıyorum. Hadi tamam Perkins'i gönderip Green ile Krstic'i aldınız. O takası şurada değerlendirmiştim. Ee şimdi elinizde Krstic, Garnett, Big Baby, Green ve O'Neal kardeşler varken bir de Murphy'i alıyorsunuz. Yahu zaten üçlük atan uzun forvet olarak Green'i eklediniz. Yumuşak uzun elinizde Krstic var. Şimdi de bu ikisinin kombinasyonu olan Murphy'e mi sulanıyorsunuz? O zaman Perkins'i göndermeseydiniz, Murphy çok daha güzel işlere imza atardı Perk-KG'nin yanında. Boyalı alandaki sertliğinizi yitirmişiniz, hala yumuşak, ince işlere imza atan Murphy'nin peşindesiniz. Yani elbette Murphy'nin takıma zarar vereceğini falan söylemiyorum. Tam tersi yarar da sağlayacaktır bir miktar ama madem onu alabileceğinize inanıyordunuz, oynamasaydınız takımla. İçeride rakip uzunları sindirecek Perk-KG ikilisini bozmasaydınız... Zaten nasıl bir dakika dağılımı yapacak Rivers eğer Murphy de gelirse? Adam başı 10 dakika mı verecek? Yani bence Perk gitmeseydi, üstüne Murphy'i de alamasaydı Celtics, hala şampiyonluğun 1 numaralı adayıydı. Şu anda ne yapacakları bir muamma...

Nasıl Kazansın Bu Çocuklar

Dün akşamın en erken maçında Suns, Pacers'a konuk oldu. Maç uzatmaya gitse de kazanan Phoenix Suns oldu. Belki eski Suns'dan eser yok, Pacers ile neredeyse eşit güce sahipler hatta. Ama ellerinde hala çok önemli bir değer var: Tecrübe. Efendim dün gece maça çıkan Pacers 5'inin toplam 13 sene NBA tecrübesi var. Karşı tarafta tek tek Hill ve Nash'e bakınca sırayla 16 ve 14 senedir ligde olduklarını görüyoruz. İşte bu tecrübe farkı fazlasıyla ortaya çıktı dün gece. Grant Hil son 10 senede 5. kere 30 sayıyı geçti, yetmezmiş gibi kariyer rekoru olarak 4 üçlük attı ve bunlardan biri uzatmaya götürdü maçı. Nash belki 'normal' bir maç geçirdi. Ama Hill ile beraber son 10 dakika içindeki her sayıda parmağı vardı onun da. Uzatmaya kadar uyuyan, 8'de 2 isabetle sadece 6 sayısı bulunan Frye'ı uyandırdılar. Zaten Frye maçı kazandırsa da son saniyedeki basketiyle, o ana eşitlikle girilmesine sebep olmuştu. O yüzden Hill ile Nash'in etkisi daha fazlaydı maça. Uzatmada belki yoruldular biraz ve 1-2 hata yaptılar ama bu sefer de Frye'ı devreye sokmayı bildiler. 30 yıllık NBA tecrübesi, toplam 13 yıldır ligde olan Pacers 5'ine fazla geldi...

NBA'de Bugün - 27.02.2011

Günün Performansları
Yazıya sapıkça bir performansla başlıyoruz. Bu sezon Knicks'e karşı 31 ribaund alarak dikkat çeken ve 15.4 ribaund ortalaması ile ligin en iyisi konumunda olan Love, Warriors karşısında muazzam bir performansa imza attı. 37 sayı buldu Love ve bunu bulurken 8/13 gibi iyi bir şut yüzdesiyle gerçekleştirdi. Esas dikkat çekici nokta ise 18/23 serbest atış oranı ile oynaması. Bolca faul çizgisine gitmiş Love dün akşam. Performansını asıl ihtişamlı kılan nokta ise 37 sayısının yanında aldığı 23 ribaund. Üst üste 46. double-double'ı oldu böylece.

Gecenin en dikkat çekici performanslarından birine Grant Hill imza attı. Pacers deplasmanında takımını play-off yarışında tutan ve takımı taşıyan isim ise Hill oldu. Yaklaşık 44 dakika oyunda kaldı uzatmaya da giden maçta Hill ve 34 sayı-9 ribaund-4 asist ile takımını galibiyete götürdü. Unutmadan bu adamın 38 yaşında olduğunu da söyleyelim. Ayrıca maçı kazandıran baskette imzası olan Frye'da 14 sayı-10 ribaund ile karşılaşmayı noktaladı.

Parker'ın maç içinde sakatlığı ile iplerin tamamen Manu'nun eline kaldığı bir maç oldu. Takımların sıralaması gereği olası bir play-off eşleşmesi olan ve o atmosferde geçen bir mücadeleydi Memphis-Spurs maçı. Duncan bloklarıyla boyalı alanı geçilmez ilan etse de bu Spurs için yeterli olmadı ve maç boyu boyalı alanı kullanan taraf Memphis oldu. Spurs ise kısaları ile vurdu Memphis'i. Özellikle Manu'nun sezonun en yüksek rakamına ulaştığı 35 sayısı ve yanında 8 asist-6 ribaund ile mücadele etmesi maçı getiren performanstı.

Üçlüsünü kurduktan sonra en ciddi sınavını Heat deplasmanında veren Knicks maçın genelinde geride götürdüğü mücadeleyi son çeyrek performansıyla kazanmayı bildi. Takımda en iyi performansı 29 sayı-9 ribaund-2 asist ile oynayan Melo'dan geldi. Carmelo maç boyu takımda en istekli isim olarak dikkat çekti. Aynı zamanda Amare 16 sayı-10 ribaund ile double-double yaparken, son Heat hücumunda LeBron'a vurduğu blok oldukça önemliydi.

Üst üste 6.galibiyetini Toronto karşısında aldı Dallas ve rakiplerinin kazandığı gecede maç farklarını korudu. Dallas'ı galibiyete götüren performans 31 sayı-13 ribaund-2 asist ile Nowitzki'den geldi. Dallas'ı galibiyete taşıyan önemli performanslardan biri de benchten gelen katkı oldu. Dallas 54 sayılık bir katkıyı benchten aldı ve galibiyete giden yolda bu katkı oldukça önemli oldu. Son çeyrek Dallas'ın 39-24'lük üstünlük kurduğunu da atlamayalım.

Rockets yüksek formuyla dikkat çekiyor. Üst üste 4.maçını dün Hornets deplasmanında kazandı Rockets ve bu kazanılan maçlarda dikkat çeken nokta ise Martin'in performansı. Hornets maçı dahil olmak üzere son üç maç en az 30 sayıyı rakip potalara gönderen Martin takımını taşıyan isimlerin başında geliyor. Hornets karşısında Scola ve Budinger'in da kötü oyunu ile bocalayan ve 16 sayılık farkla geri düşen Rockets'i ayağa kaldıran isim Martin oldu. 33 sayı-5 ribaund ile oynayan Martin galibiyeti getirdi ve Memphis'in kaybettiği gecede maç farkını 3'e indirdi.

Batı turnesinde bulunan Hawks üst üste 2.galibiyetini Portland deplasmanından aldı. Kısaları ile etkili olan Atlanta'da son dönemin formsuz ismi Joe Johnson 22 sayısıyla takımını sırtlarken, benchten gelen Crawford ise 23 sayıyla takımın en skoreri oldu. Üçüncü çeyrekte farkı 23 sayıya kadar çıkartan Hawks buna rağmen rakibin geri dönüşüne izin vererek en azından bu sınavı geçemedi.

Lakers'a maçı kazandıran performans uzun rotasyonundan geldi. Bynum ve Gasol ile beraber iyi bir ikili kuran Lakers'ta kısaların verimsiz bir günde olması onları ön plana çıkarttı. Bynum 16 sayı-10 ribaund-5 blok ile pota altında önemli bir üstünlük kurarken, Gasol ise 18 sayı-11 ribaund ile ona katkı sağladı.

Mr.Big Shot
Belki Melo ve Amare ön plana çıktı ama Billups'da maçın kırılma anlarında hücumda aldığı sorumluluk ile galibiyeti getiren performanslardan birine imza attı. Billups geldiğinde bu sistemde nasıl oynayacak, olur mu öyle şey gibi tepkileri verenlerin sadece istatistiklerine bakması yeter herhalde. Son üç maçta Knicks formasıyla çok başarılı performanslara imza attı. Dün hücumda Melo ve Amare'ye bıraktı bir çok şeyi ama gerekilen anda özellikle son 2 dakikada yaptıklarıyla maçı çeviren adamdı. 16 sayılık katkı sağladı Billups.

Arenas Şahlandı
Orlando kariyeri hiç iyi başlamadı Arenas'ın ve soru işaretleri ile devam ediyor. Ancak dün gece Bobcats'i mağlup eden takımda başta Howard'ın alışılmış 30+ lık performansı olmak üzere dikkat çekici bir istatistik yoktu. Gözüme hemen Arenas ilişti. Benchten gelerek 4/6 üçlük isabeti kaydetmiş ve 16 sayı-3 ribaund-2 asist ile maçı noktalamış. Onun benchten gelerek bu katkıları yapmasını çoğu maç bekliyor Orlando ancak kafaca maçta olamayan Arenas bu performanslarından çok uzak bir Magic dönemi geçiriyor. Hazır onu böyle yakalamışken atlamayalım.

AT&T Center
San Antonio bu sezon evinde kolay kolay maç kaybetmiyor. Zaten baktığımızda oynanılan 30 karşılaşmada sadece 2 yenilgi aldıklarını görüyoruz. Zaten bir iki gündür bahsediyoruz ama bu tabloda bir de rekor geldi Spurs'ten. Üst üste 21. kez salonunda kazanan Spurs takım rekoruna imza attı. Bu sezon kendi salonunda geçilmez bir takım olan Spurs bu gidişle play-off2ların saha avantajını da eline alacak ve bakalım aynı performans orada devam edecek mi?

X-Faktör
Marcin Gortat takas olduktan sonra Phoenix'te günden güne performansını arttırıyor. Savunmaya verdiği katkının yanı sıra saf pivot olarak sağladığı katkılarda oldukça değerli. Dün gece Pacers karşısında benchten gelmesine rağmen 38 dakika süre buldu. 8/14 isabet oranı ile 17 sayı-11 ribaund-2 asist ile maçı kazanan Phoenix'te en önemli katkılardan birine imza atıyordu Gortat. Zaman zaman skorer kimliği ile ön plana çıkan Dudley'i de eklemek gerek, dün gece benhten gelerek 15 sayı buldu ve önemli bir skor desteği sağladı benchten.

Dün gece Cleveland karşısında galibiyete yürüyen Sixers cephesinde belki aman aman bir performans izlemedik ama takım halinde iyi olduklarını gördük. Ürettiği sayıların hepsini ikinci devre bulan Meeks 14 sayıyla önemli bir katkı sağlarken, benchten gelen 38 sayılık skor katkısı da galibiyeti getiren faktörlerden biriydi.

Boşa Kürek Çekenler
Belki Love'ın gövde gösterisi yaptığı maçta performansı gölgede kalmış olsa da son anda kaybeden Warriors'un en etkili performansını izledik Curry'den. 33 sayı-11 ribaund-2 asist ile takımını sırtlayan isim oldu Curry Wolves deplasmanında ancak galibiyeti getirebilecek bir performans olmadı bu. Aynı zamanda Curry son iki hücumu doğru kullanamayarak Golden State'in maçı kaybetmesine de sebep oldu.

Charlotte'ta Wallace'ın da gidişi ile tek başına kalan Jackson takımını play-off potasına sokabilmek için çok çabalıyor ancak aradıkları galibiyeti Orlando deplasmanında bulamadılar. Pacers'ın da kaybettiği gecede kazanmak onlar açısından çok önemli olacaktı. 35 sayı-6 ribaund ile oynayan Jackson galibiyeti bu performansına rağmen getiremedi. Bobcats'in genelde sadece %40 ile hücum ettiğini de belirtmek gerek.

Heat dün akşam kaybederken her ne kadar son toplarda takımına gerekli olan basketleri bulamamışsa da 27 sayı-7 ribaund-5 asist ile James takımının en etkili ismi oldu. Wade'in şut bakımından etkisiz bir gece geçirmesi hücumda onun etkinliğini arttırırken son toplarda sönük kalması ise dikkatlerden kaçmadı. Bosh ise 20 sayı-12 ribaund ile double-double yaptı.

Zach Randolph takımı kazansa da kaybetse de istatistiksel olarak en çok ön plana çıkan isim oluyor. Hani adı takas dedikodularında geçince anlam verememiştim Memphis'in onu takas etmek istemesine. Neyse efendim dün gece Spurs karşısında yine takımını sürükleyen isim olan Zach 24 sayı-1o'u hücum 17 ribaund-5 asist ile başarılı bir performansa imza attı. Ancak başta Duncan'dan olmak üzere 7 blok yedi ve şut yüzdesini düşürdü.

Oklahoma ve New Orleans'ın kaybettiği bir akşam üst sıralara çıkma şansını doğru kullanamadı Portland. Gerald Wallace ilk kez sahne aldı ve 9 sayı-5 ribaund ile geceyi noktaladı. Portland'da en dikkat çekici performans 20 sayı-7 ribaund-4 asist ile Miller'dan gelirken, Aldridge'in bir ara sakatlandığı ve sonradan geri döndüğü maçta 19 sayı-8 ribaund ile oynadığını da belirtmek gerek.

Cleveland için sezon başında zaten kayıp bir yıl olarak görülüyordu ve amaç Hickson gibi bir ismi kazanmaktı. Sezon içinde zaman zaman git-gel yaşasa da Hickson performansını yükseltmeyi başardı son bölüme doğru. Dün Sixers karşısında galibiyeti elde edemeyen Cleveland'da en dikkat çekici isim oldu Hickson. Pota altında 22 sayı-16 ribaund-2 top çalma ile oynadı ve double-double ile geceyi noktaladı.

Bargnani'nin yokluğunda, Dallas'ın felaket başladığı bir karşılaşmada galibiyet için çok çalıştı Toronto ancak pilleri üçüncü prtiyotla beraber bitti. Dinazorların en iyisi 15 sayı-8 ribaund-8 asist ile mücadele eden Calderon oldu. Ancak Calderon da formda bir Dallas karşısında takımını galibiyete götüremedi.

Bizimkiler
Dün gece bir tek Hidayet sahne aldı NBA'de. Orlando takım olarak iyi bir performans sergiledi ancak ilk beşte çift haneli rakamlara ulaşamayan tek isimdi Hedo. Oyuna istatiksel olarak katkısı belki de çok çok az olsa da tecrübesiyle oyunda Magic adına en çok dakika alan isim oldu. 9 sayı-3 ribaund-6 asist ile başarılı bir gece geçiren Hedo aynı zamanda 2 top çalma ve 1 blok ile oynadı.

Nash'ten Sadakat Dersi

Takas sezonunun kapanmasıyla Suns taraftarları da rahat bir nefes aldı Nash takımda kalınca. Çünkü sene başından beri dedikodular dönüyordu yıldız oyuncu hakkında. Geçtiğimiz günlerde geleceğiyle ilgili bir değerlendirme yapan Nash şunları söyledi: "Yüzük kazanmayı tabi ki isterim ama bu, birkaç sene önce rakip olduklarımın yanında olmamalı. Sonuçta yıllardır onlar benim 'düşmanım'. Ayrıca henüz en iyi takıma gidip orada yüzük kovalayacak ruh haline de sahip değilim, ama eski takımım Mavs bu konuda istisna. Suns formasıyla çok başarılı ve eğlenceli günler yaşadım, iyi arkadaşlara ve müthiş bir koça sahibim. Onlar beni bırakana kadar da takımdan ayrılmayı düşünmüyorum."

Son zamanlarda alışkın olmadığımız türden bir konuşma yapmış Nash. Oyuncuların sadakat ve duygusallıktan uzaklaşıp daha profesyonel düşünebildikleri bir dönemden geçiyoruz. Takımdan ayrılmaların daha kolay olduğu, hatta ayrılık sonrası tavırların biraz çirkinliğe kaydığı, eski anıların kıymetinin kalmayıp rahatça çiğnenebildiği dönemden... Artık yıldızlar başarı ve yaşam standartlarını yükseltmek adına manevi değerleri göz ardı edebiliyorlar. Nash'in açıklamaları bu sebeple önemli. Oynadığı basketbolun yanında karakteriyle de saygı duyulası biriydi zaten kendisi, bu konulmasıyla onu yeniden ispatladı.

Belki yıldızı Maverciks'te parladı ve orada da çok iyi performanslara imza attı ama MVP seviyesine Suns'ta ulaştı Nash. Onun üzerine kurulan takıma müthiş liderlik yaptı seneler boyunca ve şampiyonluğa da çok yaklaştı. Geldiği günden bu yana bir çok takım arkadaşı ve koç değişti ama değişmeyen tek isim kendisi oldu Suns'ta. Organizasyonda çok sevilen ve bu sevgiyi, saygıyı sonuna kadar hak eden bir oyuncu. Takım arkadaşlarının hemen hepsine kariyerinin en iyi dönemini geçirmesini ve bu sayede onların iyi paralar kazanmasını sağlamıştır aynı zamanda. Ben de açıkçası bu tarz oyuncuların sembolü olduğu takımlarda kalması taraftarıyım ama bakalım zaman ne gösterecek.

27 Şubat 2011 Pazar

Sihirbaz Rondo


Link

Günümüz guardlarından asistlerini en beğendiğim, en estetik bulduğum oyuncu Rondo. Saha görüşü zaten mükemmel, elleri de diğer guardlara oranla büyük olduğu için topa istediği gibi yön vermekte zorlanmıyor. Dün sabaha karşı oynanan Clippers maçında öyle bir pas verdi ki ilk başta top yanlışlıkla Pierce'a gitti sandım ama tekrar tekrar izleyince gerçekten atmış olma ihtimali daha ağır bastı zihnimde. Akıl ve yeteneğin birleştiği bir pas. Geriden gelen arkadaşının koşu yoluna doğru aşırtma, inanılmaz hakikaten... O pozisyonda topu dümdüz istediğiniz yere atmak bile zorken, adam bunu bile hareketliyle bombeli yapıyor. İnanılmaz gerçekten. Bu güzelim hareketin ardından sayı yakışırdı ama olmadı maalesef. Keşke Pierce yerine Allen olsaymış orda.

Ben Kimim? (Cevabı Verildi)

Takım uçağında bu şekilde uyumayı tercih eden bu adam kim? Gerçi burayı takip edenlerin pek çoğu rastlamıştır internette bu adama ama olsun, bakalım kaç kişi çıkacak bilen. Küçük bir ipucu verelim, takımına bu sezon katıldı kendisi ve daha çok atletik yetenekleriyle bilinir.

Edit: Oyuncumuz Hakim Warrick idi. Sosyal paylaşım sitelerinde dolanan arkadaşlar bildiler zaten kim olduğunu.

Hold the Mayo

Başlık kimden biliyor musunuz? Pacers'ın pivotu Roy Hibbert'tan. Hani şu Jim O'Brien gidince kendine gelen sulak alanda yetişmiş elemanımız. Neyse konumuzla onun çok alakası yok. Önce size OJ Mayo takasını anlatayım. Takasın son günü olan Perşembe günü, Pacers ve Grizzlies pazarlıklara başlamışlar ancak ardından araya Hornets'ı dahil etmeleri gerekince, anlaşma sağlanana kadar takas dönemi sona ermişti. Böylece önceden basına yansıyan Rush-Mayo takası iptal olmuştu. Mayo, ingilizcede mayonezin kısaltılmışıdır yani pek çok yerde sık sık duyacağınız bir laftır. Hold the Mayo da "Mayonez olmasın" anlamındadır. Ancak Roy Hibbert bunu akıllıca bir şekilde, iptal edilen OJ Mayo - Rush takası için kullandı. Çok hoş bir espriydi, çok beğenmiştim. Ama yeniden basketbola dönelim.

Bu NBA genel menajerleri öğrenci mantığında mı yapıyorlar işlerini yahu? Hani ödevleri son ana bırakan, final sınavına son gece çalışan öğrenci modeli gibi, bunlar da "Aman canım yaparız takası son dakikada, şimdi kendimizi ne kasacağız" moduna girmişler herhalde. Böyle patladı işte takas. Bunların evi de öğrenci evine benziyor mudur acaba aldıkları milyonlarca dolar maaşa rağmen? Rush ve Mayo'nun psikolojilerini düşünsenize. Dün gece takas edilirken direkten döndüğünüzü öğreniyorsunuz. Ertesi gün istenmediğiniz kulübün salonuna antrenmana çıkıyorsunuz, sonraki gün de maç var. Mayo'nun bu sezon takımına çıkardığı problemler de onun ne kadar gözden düştüğünü gösteriyor. Takım arkadaşıyla kavga etmesi ve doping olayı sonucunda tamamen defterden silmişler geçen sezon "takımı Gay'den teslim alacak çocuk" diye baktıkları genci...

27 Şubat Programı

27 Şubat Pazar 19:00 / Phoenix Suns - Indiana Pacers
27 Şubat Pazar 21:30 (Gece 00:00'da NTV SPOR'da banttan) / Los Angeles Lakers - Oklahoma City Thunder
28 Şubat Pazartesi 00:00 / Philadelphia 76'ers - Cleveland Cavaliers
28 Şubat Pazartesi 00:00 / Golden State Warriors - Minnesota Timberwolves
28 Şubat Pazartesi 01:00 / Charlotte Bobcats - Orlando Magic
28 Şubat Pazartesi 01:00 / Dallas Mavericks - Toronto Raptors
28 Şubat Pazartesi 02:00 / Houston Rockets - New Orleans Hornets
28 Şubat Pazartesi 02:00 (NBA TV) / Memphis Grizzlies - San Antonio Spurs
28 Şubat Pazartesi 03:00 / New York Knicks - Miami Heat
28 Şubat Pazartesi 05:30 / Atlanta Hawks - Portland Trail Blazers

Keyifli bir haftasonu akşamı bizi bekliyor. Maç değerlendirmelerinden önce NTV SPOR'a şikayetimi bildireyim. Hadi maçları banttan yayınlıyorsunuz ona razıyız da şu internet sitesini bir düzene soksanız. Koskoca kanala yakışmıyor, yayın akışını ararken kaybolduğumuz yetmiyor gibi bir de eksik bir şekilde hazırlanıyor. Suns taraftarı olarak bir şikayetim de NBA yönetimine olacak. Playoff yarışı bu kadar kızışmışken, rakiplerinin maçını gece, Suns'ın maçını öğlen saatine koymanız akıllarda soru işareti bıraktı, hafta içi kupa maçı da yokken pekala pazartesiye alabilirdiniz Pacers karşılaşmasını...

Bir süre boyunca olabildiğince çok maç izlemeye çaba sarfedeceğiz çünkü takas sonrası oyuncuların ve takımların yeni performansları müthiş bir heyecan uyandırıyor. Suns adına sağlık kontrollerinden geçen Brooks'un forma giymesi bekleniyor. Pacers'ta Vogel rüzgarı yavaş yavaş diniyor ama zaten dinmese tuhaf olurdu, çünkü %90 galibiyet oranıyla gidiyorlardı. İki takım açısından da önemli ve sonucunun kestirilmesi zor bir maç. Love'ın Warriors karşısında kendi ortalamasının üzerine çıkma ihtimali yüksek. Oldukça tempolu ve skorlu geçecek gibi o karşılaşma da. Grizzlies Spurs karşısında sürpriz yapıp playoff potasındaki yerini korumak isteyecektir ama ligin belki de en zor deplasmanında Gay'siz pek şansları yok gibi. Üçlüsünü bulan Heat, kendilerinin izinden giden Knicks karşısında... Cavaliers maçında fena göründü Knicks, savunmada tel tel döküldüler. Bu gece de öyle oynarlarsa maç ilk yarıdan kopar benden söylemesi. Gecenin en izlenesi maçında Lakers ile Thunder karşı karşıya gelecek. Perkins sakatlığı sebebiyle 2 hafta yok ama Thunder'ın Lakers'ı zorlaması için de Perkins'e gerek yok. Keyifli ve çekişmeli olacaktır. Gecenin son maçında Hawks, Blazers'a konuk olacak ve Gerald Wallace ilk defa Blazers forması giyecek. Camby'nin oynama ihtimali var. Onun oynayıp oynamaması maçın seyrini değiştirebilir çünkü Aldridge pivot pozisyonunda maçların son bölümlerinde çok yoruluyor. Hawks'ın atletik uzunları epey yıpratacaktır kendisini.

İki Hücuma Bir Şut Saati


Link

Görüntüler Boston'un takaslardan sonra oynadığı -ancak Jeff Green ve Kristic'in oynamadığı- Denver maçından. Denver yeni kadrosuyla o gün Boston'u yenmeyi başarmıştı. Ancak şu an konumuz o değil. Maç içinde ilginç bir olay yaşandı. Pierce Boston hücumunun bitmesine 13 saniye kala pota altından basketi yapıyor. Basketten sonra normal olarak Denver pota altından topu oyuna sokuyor ancak bu sırada süre 24 saniyeye tamamlanmıyor ve Denver hücumu 13 saniyede yapmak zorunda kalıyor. JR Smith hücumun sonunda olayın farkına varıyor ancak bir yararı olmuyor. Olan ise Denver'ın hücumuna oluyor.

Tamam Denver maç başına yaklaşık 96 şut kullanıyor, tamam NBA genelinde bu kategoride 3.'ler ve masa hakemlerinin kafası karışmış, sıfırlamayı unutmuş olabilirler ancak yapıyosan da deplasman takımına yap, kendi takımını niye yakıyosun. İşin şakası bir yana arada NBA'de olan şeyler bunlar. Geçtiğimiz sezon oynanan Hawks-Cavs maçında aynen buna benzer skandal bir pozisyon yaşanmıştı. Hatta maçın sonunda gerçekleştiği için çok daha kritikti. Neyse ki bu tür olaylara playofflar'da şahit olmuyoruz. Düşünsenize NBA Finalleri, 7. maç, bir takım 2 sayı geride ve şut saati sıfırlanmadığı için boş dönüyor... Tamamen saati sıfırlamak üzerine konsantre olarak maçı takip etmek kolay olmasa gerek ama atla deve de değil.

Gecenin Hareketleri - 26 Şubat


Link

Blodsoe Griffin'e yaptığı asistle ustası Baron Davis'e selam çakmış. Udrih-Taylor ikilisinin alley-oop'una haksızlık etmişler. Hem pas hem bitiriş mükemmel. Griffin'in 2. sıradaki hareketi görmeye alıştığımız türden. İnsanoğlu işte, ondan bile sıkılmaya başladık. Yeni bir şeyler yapsa, böyle 720 falan denese de heyecanlandırsa bizi. Mesela Nick Young yapmış, döne döne gidip bulmuş sayıyı. Adamını reverse ile geçip ardından 360 turnikeyi bırakmış. Gecenin açık ara bir numarası.

Ağzına Ağzına


Link

Yeni Celtics'i izledim gece Clippers karşısında. Tahmin ettiğim gibi Glen Davis, pivot pozisyonunda daha çok dakika aldı Krstic'ten. Çünkü Krstic bir şampiyon adayının boyalı alanında 30 dakika geçirecek seviyde değil bana göre. Ama işte takas analizinde de değindim gibi, Glen Davis'in boyu yeterli olmayabilir playofflar'da. Bunun bir başka örneğini daha gördük dün gece. Davis yanılmıyorsam NBA'de en çok blok yiyen oyuncuydu, ancak o istatistiklere ulaşamadım bilen varsa paylaşsın lütfen. Dün geceki pozisyonda da DeAndre Jordan iki kere blokladı Glen Davis'i. İlki gayet normal ancak ondan sonra ribaundu alan Davis inat edip topu dışarı çıkarmadı. Ardından da bu videoyu koymama sebep olan blok geldi. Jodan adeta ağzına soktu topu Davis'in. Tabii hem boyunuz kısa olup hem de sıçrama kabiliyetiniz 5 santim ile sınırlıysa, yapacak bişey kalmıyor. Blok üstüne blok yiyorsunuz. Neyse ki asla yılmayan, inanılmaz savaşçı bir karaktere sahip ki, NBA'de Celtics gibi bir takımda iş yapabiliyor...

NBA'de Bugün - 26.02.2011

Günün Performansları
Dallas pota altında bu sezon çok önemli işlere imza attı Chandler. Dün gece de takımının galibiyetinde pota altındaki etkili performansıyla baş rol oynadı. 10/14 isabetle 23 sayı-13 ribaund ile mücadele eden Chandler maçı getiren adamdı. Aynı zamanda 23 sayısı bu sezon Chandler'ın bulduğu en yüksek skor olarak dikkat çekti.

Uzunlardan devam edelim. Dün gece Memphis uzunlarının sergilediği performansta burada yer almayı hak etti. Zach Randolph ve Marc Gasol ikilisi de 10/15 isabetle oynadılar ki bir hayli yüksek bir yüzde eder iki oyuncuyu da eklersek. 23 sayı-12 ribaund Randolph'tan 21 sayı-6 ribaund ise Gasol'den geldi. Unutmadan söyleyeyim Memphis attığı 120 sayının 78'ini boyalı alandan bulması da gözlerden kaçmadı.

Bir gece önce forma şansı bulamayan Stuckey dün 40 dakika oyunda kaldı Jazz karşısında. Takımının en etkili ismiydi Stuckey ve 28 sayı gönderdi rakip potaya. Stuckey bunun yanında 8 asist-5 ribaund ile diğer kategorilerde de kendisini gösterdi ve maç kazandıran performansa imzasını attı.

Play-off savaşını ısrarla sürdüren Houston üst üste 3.galibiyetini Nets karşısında aldı. Martin 30 sayısıyla takımını galibiyete taşıyan performansı sergiledi. Konsantre olduğunda skor konusunda çok önemli işlere imza atabilecek biri. Martin'in yanında Scola'da 23 sayı-7 ribaund ile gaibiyete pota altından verimli bir katkı sağlamış.

Dün Celtics adına pek iyi geçmedi ki kolay kazanabilecekleri bir maçı zora soktular. Ribaundlara konsantre bir takım vardı ama boyalı alanda yine rakibe fazla sayı vermeleri tartışılır. Pierce 24 sayıyla oynarken Allen ise 22 sayılık katkısıyla takımı galibiyete taşıyan isimler olarak dikkat çektiler. Pota altını da toparlamak için neredeyse tek başına mücadele eden Garnett 16 sayı-11 ribaund ile double-double yapmayı başardı.

Joakim Noah pota altındaki etkili performanslarını her geçen gün arttırıyor. Milwaukee karşısında sadece 8 sayı bulmasına karşın 9'u hücum 17 ribaund çeken Noah takımına bol bol esktra hücum kazandırdı. Noah'ın yanında Deng ise 19 sayıyla takımının en skoreri olmayı başardı.

X-Faktör
Eksik Pistons'a galibiyeti getiren performans Daye'den geldi. Dün Sixers karşısında koçun kesintisine uğrayan Daye bugün Jazz karşısında ilk beş çıktı. Savunma gayreti açısından iyi bir maç çıkartan Daye son çeyrek rakip potaya 11 sayı göndererek farkı yaratan isim oldu. Aynı zamanda yüksek yüzdeli üçlükleriyle de dikkat çeken Daye dün 4/5 isabetle oynadı yayın gerisinden ve takımına önemli bir galibiyet kazandırdı.

Memphis uzun rotasyonundan Thabeet'i gönderince sandıktan Haddadi'yi çıkarttı. Dün gece 20 dakikaya yakın süre aldı Sacramento karşısında ki bu onun için kariyer rekoru. Kariyerinin ilk double-double2ını yaptı benchten gelerek. 10 sayı-10 ribaund üretti Haddadi ve galibiyete önemli bir katkı sağladı. Ayrıca aldığı 10 ribaundun da onun kariyer rekoru olduğunu belirtmek gerek.

Utah Uzunları
İki maçtır dikkatimi çekiyor uzunların iyi istatistiği. Bu gece Jefferson&Millsap ikilisine Krilenko'da eklenmiş. Bugün bunu yazmamın nedeni sadece sayı ve ribaund kategorisinde değil asist yönünde bile takıma önemli katkıları oldu. Zaten Utah bulduğu 44 basketten 37'sini asistle bulurken Krilenko'nun 7 ve Millsap'ın 6 asist yapması dikkatlerden kaçmadı.

Göze Çarpanlar
Takası son anda iptal olan Mayo'nun kafasında neler var bilmiyorum ama kendisini son günlerde hiç basketbola vermediği ortada. Dün benchten geldi ve 12 şutta yalnızca 13 sayı üretebildi Mayo. Takas olması belki onun da hayrına olacaktı ancak takımında kaldı ve bazı şeyleri göstermesi gerek kendi adına ancak o silik performanslarını sürdürüyor.

Chase Budinger takımda sorumluluk almaya devam ediyor. Bu sezon ilk kez kendisine ilk beş rotasyonunda yer bulan Budinger oldukça verimli bir performansa imza attı. 8/11 saha içi 3/4 üçlük ve 8/9 serbest atış isabetleriyle dikkat çeken Budinger 27 sayı-6 ribaund ile galibiyette önemli bir katkı sağladı.

Milwaukee Bucks play-off yolundan hızla saparken Jennigs ve Bogut ikilisi de basketboldan sapıyor. Dün gece hiç etkili olamayan bu ikili Bucks'ın kendilerine en çok güvendikleri iki isim olarak dikkat çekiyor. İkilinin toplamda 4/16 şut isabeti ile oynadığını belirtmek lazım. Bogut'un tek olumlu istatistiği aldığı 16 ribaund olarak dikkat çekiyor.

Boşa Kürek Çekenler
New Jersey Nets'in All-Star guardı Deron Williams'ı sezon sonuna kadar burada bol bol göreceğiz anlaşılan. Nets belli dönemlerde ortada götürdüğü maçtan farklı yenik ayrıldı. Deron Williams 15 sayı-17 asist-5 ribaund ile oynadı ama asistlerinin hakkına şuraya yazdım. 3/12 şut ile oynadı maç boyu ama yaptığı asistler biraz performansını iyileştirdi. Lopez ise 21 sayı-7 ribaund-3 blok ile pota altında direnmeye çalıştı ancak başarılı olamadı.

Wall'a All-Star Rookie maçında 22 asist yapmak yaramış olmalı ki son dönemde formuyla dikkat çekiyor. Dallas'a karşı ayakta kalan yegane isimdi Wall ve geceyi 24 sayı-5 ribaund-5 asist ile noktaladı. Wall'ın serbest atış çizgisinden %25 ile oynaması da aslında kabullenecek bir şey değil skor bakımından böylesine yakın bir maç için.

Bir gece önce pota altında Jefferson'un gecesiydi sıra Millsap'a geldi bu akşam. 23 sayı-11 ribaund-6 asist-3 blok ile çok iyi bir maç çıkarttı pota altında ancak rakip kısaların durdurulamaması Utah'ın play-off yolunda ağır bir darbe almasına neden oldu. Utah şu an için Batı'da 9.sıraya geriledi.

Bu köşede Clippers'tan Griffin'i görmeye alışkınız ancak dün gece Clippers'ta Foye maçı daha çok isteyen isim olarak dikkat çekti. 32 sayı-7 asist ile iyi bir oyun ortaya koyan Foye buna rağmen galibiyeti getiremedi takımına. Griffin ise 21 sayı-11 ribaund ile double-double yaparak karşılaşmayı noktaladı.

Bizimkiler
Dün gece bir tek Ömer forma giyme şansını buldu. Ersan ise başına aldığı bir darbeden ötürü oynatılmadı. Ömer bulduğu süreyi en iyi şekilde değerlendirmeyi sürdürüyor. 15 dakika süre aldı Ömer, şut kullanmadı belki ama aldığı 6 ribaund ve 1 top çalması istatistik kağıdında gözüküyordu. Ömer'in ben biraz olsun eline top geçtiğinde potaya bakmasını isterim en azından oranladığımızda aldığı bu süreyi sıfır şut kullanarak geçirmemeli.

Hedo Cares

Hidayet, 1-2 gün önce eşiyle beraber Orlando'daki bir çocuk hastanesine ziyarette bulundu. Çocuklara hediyeler dağıtan, onlarla oyun oynayan ikili, miniklerin moral bulmalarını sağladı.