BIY AD

17 Ekim 2009 Cumartesi

İmaj Hiçbir Şeydir, Uğur Herşey

Dirk Nowitzki 2006'dan beri genellikle kısa olmak üzere, değişik saç stilleri kullanıyordu. Bu sene uğur yapmak için saçını uzatmaya karar vermiş. Bence hiç olmamış ama kendisine yakıştırıyorsa sorun yok. Uzun saç aslında fena gitmiyordu Dirk'e ama bu sefer fazla uzatmış sanki. Mavericks'in finale çıktığı sene, Dirk'ün saçları uzundu. Eğer bu sezon, Lakers ve Spurs'ü geçip finallere kalacak olurlarsa, 'uğur' kelimesi bana da değişik şeyler ifade etmeye başlayabilir.
Bu arada özellikle üstteki resimde birisine benzetiyorum ama bir türlü bu kişiyi çıkaramadım. Sizin benzettiğiniz biri varsa söylerseniz sevinirim.


Cam Kemik

Kevin Love ribaunda çıkarken takım arkadaşı Pecherov ile elleri çarpışmış ve bunun sonucunda sol elinde bir kırık oluşmuş. 1.5 ay kadar bir süre basketboldan uzak kalacakmış. Pozisyonu izledim de, "Böyle el mi kırılır?" diye kendi kendime sormadan edemedim. Turnike bloklarken panyaya elini çarpıp kıranları görmüştüm ama bu kadar rahat ve yumuşak bir ribaunt pozisyonunda el mi kırılırmış? İlginç gerçekten.

Durantula

Lisede çektirdiği bir fotoğraf Durant'ın. Yok böyle bir kulaç boyu...

Şaşırtan(!) Gelişme

LeBron James'de domuz gribi olmadığı anlaşılmış. Birkaç saat önceki Spurs maçında da oynamış ve 22 sayı atmış. Yani domuzu geçtim, gribi de tamamen atlattığını söyleyebiliriz. LeBron artık gönül rahatlığıyla arkadaşlarının üzerine hapşırabilir. Geçmiş olsun.

Sulak Alana "Hoşgeldiniz"

Çocuğun ismi Bienvenu Letuni, boyu tam 2.24, kulaç boyu ise iki metre kırk santimetre. Evet çocuk dedim çünkü kendisi henüz 15 yaşında, yüzüne bakıp 30 yaşında zannetmeyin. Greg Oden sendromu var onda da. Elbette Kongo doğumlu olduğu için yaşında bir yanlışlık olma ihtimali oldukça yüksek. Şu sıralar Joventut ile deneme antrenmanlarına çıkıyormuş, sonraki durağı Caja Laboral (Tau Ceramica) olacakmış.

Yaşı 18 bile olsa, 2.24 boy oldukça fazla ve hormonal bozukluğu olduğuna işaret ediyor. Bence acilen tedaviyle bu sağlık sorunu giderilmeli. Yoksa basketbol kariyerinin başlamadan bitmesini bir kenara bıraktım, yaşam kalitesi de son derece düşük olacaktır. İleriye yönelik hedefi NBA'miş, umarım uzaması durur da NBA'e kapağı atabilir. Yoksa bu hızla gitmesi halinde 4 metreyi(!) falan bulacak gibi. Zaten tam olarak 2.24 kalsa bile NBA'de veya basketbol kariyerinde başarılı olması bir hayli zor. Çünkü bu boy, yanında el-göz koordinasyonu eksikliği, ayak yavaşlığı ve daha kısa oyunculara oranla yüksek sakatlık riski gibi promosyonlarla geliyor.

Belki de Letuni'nin tek avantajı ismi: Bienvenu. Fransızca'da "Hoşgeldiniz" anlamına geliyor. Belki de şimdiden NBA'e hoşgelmiştir de farkında değilizdir.

16 Ekim 2009 Cuma

Howard Çizgiden Çok Canlar Yakacakmış

Yazın orta mesafe şutlarına ağırlık verdiğini biliyorduk ancak Howard sadece bununla yetinmemiş, deli gibi serbest atış çalışmaya başlamış. Hatta antrenmanda bir keresinde, 28 tane üstüste sokmuş. Ben, Howard'ın bileğinin yumuşak olduğunu düşünenlerdenim. En azından size şu kadarını rahatlıkla söyleyebilirim, bence topu elinden Shaq, Perkins vs. gibi şut özürlü uzunlara göre çok daha iyi çıkarıyor. Çalışmayla, tekrarla ve mental hazırlıkla %70 isabet oranına yaklaşabileceğine inanıyorum.

Hergün yaklaşık 300 serbest atış kullanıyormuş Howard. Ayrıca arkadaşlarını falan antrenmana çağırıp, müzik çalmalarını ve değişik şekillerde konsantrasyonunu bozmalarını istiyormuş. Stan Van Gundy konuyla ilgili: "%75 gerçekçi bir beklenti olur. %70'in altında kalırsa benim için büyük hayalkırıklığıdır." demiş. %75 belki biraz abartı olabilir, çünkü bu, ligdeki birçok guard'dan daha iyi serbest atış kullanması anlamına gelecek. Ama 28 tane üstüste isabet bulması açıkçası beni umutlandırıyor ve benim gözümde %70 civarlarına çıkmasını son derece olası kılıyor. Örneğin Shaq'ın 28 tane üstüste isabet bulması bana göre imkansız.

Yine değineceğim şu konuya: Howard eğer pota altındaki sırtı dönük oyununu geliştirmediyse, sadece ben veya basketbolseverler değil, Magic takımı da hayalkırıklığına uğrayacaktır. Kendisinden bir 'Eski Shaq' performansı beklemiyorum ama onun dominantlığına en çok yaklaşan oyuncu olma potansiyeli Howard'da fazlasıyla var. Umarım bunun farkındadır ve post hareketlerine gereken önemi veriyordur.

Konuşanın Ağzına Biber Sürmek

NBA, geçtiğimiz gün yedek hakemlere çok ufak bir eleştiride bulunan Brown'a 25.000 dolar ceza vermiş. Brown, Hawks'a karşı 2 teknik faul alarak oyundan atılmış, maç sonrası sakinleşmediği için bir açıklama yapmamıştı. Ertesi gün verdiği demeçte ise "Evet kesinlikle atılmayı hakettim. Ama hazırlık maçlarında faul sayısı biraz çok olduğu için istediğimiz oyuncuları izleyip onlar hakkında bir fikir edinemiyoruz." demişti. Bunu bile söyleyemeyecek mi yani? Hakemlerin arkasında durmak ayrı, yöneticilere/koçlara/oyunculara ceza vererek susturmaya çalışmak ayrı. NBA yönetimi ne yaptığının farkında değil zannedersem. Gidişat hiç iyi bir yönde değil...

LeBron Domuz Gribi Mi?

LeBron James 2 gününü yatakta, griple boğuşarak geçirdikten sonra tesislere döndüğünde arkadaşları kendisiyle yakın temas kurmaktan çekinmişler. James'e uygulanan testlerde Influenza A virüsünü kaptığı anlaşılmış. Domuz gribi virüsü H1N1 de, Influenza A'nın bir alt türü olduğu için, kulüp yetkilileri James'in domuz gribiymiş gibi tedavi edilmeye başlandığını söylemişler. Bir iki gün içinde domuz gribi için yapılan testin sonucu çıkar herhalde.

LeBron geçirdiği en ağır grip olduğunu, 22 saat deliksiz uyuduğunu söylemiş. Ben yine de medyanın abartma ve haber yaratma çabası olduğunu düşünüyorum. Tabii ki geçmiş olsun dilemeden geçmeyelim genç yıldıza. Bu arada Coby Karl ve Darnell Jackson da aynı hastalığı geçiriyorlarmış ama tabii ki haberlerin başlıklarında LeBron var. Onlara da geçmiş olsun.

Zlatan 2010 NBA Draft'ında

Fotoğraflar inter.it'den anlayabileceğiniz gibi, eski. Telifhakkı'ndan Çağlar paylamıştı zamanında. Arşivime almıştım. Basketbolcu olsa acaba NBA'de Ginobili'nin 'çalımlarının' yanına yaklaşan birini izleyebilir miydik dersiniz?


Spor Servisi'nde Bir Konyalı Portlandlı - 2

Fuat adlı bir arkadaşımdan öğrendim, NTV Spor'da dün yayınlanan Spor Servisi programında, Konyalı Portlandlılar'dan bir resim daha kullanılmış. Teşekkür ediyorum onlara yine; programlarında yer verdikleri için. Kullandıkları resim de şurada.

Edit: Mehmet Ali arkadaşım sağolsun, görüntüyü kaydedip yollamış. Onu koyuyorum.

2 paket sigara, 1 alet kutusu, 6'lı bira paketi

Konudan uzak olanları daha önce yazdığım bu post ile haberdar edeyim. Jackson bu açıklamaları nedeniyle 2 maçlık - kendisine 140bin dolara mal olan - bir ceza almıştı kulübünden. Ardından takımla çalışmalara başlayan Kaptan Jack, hala mutlu olmadığını, takıma mutsuz bir şekilde döndüğünü ve 'kazanmak' istediğini söyleyip kaptanlık sıfatını bıraktığını açıklamıştı. Bunun sebebi olarak da "Benimle aynı miktarda para kazanan birilerine nasıl liderlik yapabilirim ki?" demişti. Şu mantığa, şu utanmazlığa bakın... Bu arada aynı Jackson, geçtiğimiz hafta 2 kere karşılaştıkları Lakers'ın 1 numaralı yıldızı Kobe ile kendisini sahada eşit gördüğünü, aynı popülerlikte olmasalar da, onunla kafa kafaya oynayabileceğini söylemiş. Kafa kafaya derken, aynı zamanda Kobe'ye gerçekten kafa atmak istediğini de kastetmiş olabilir. Nitekim Lakers ile oynadıkları ikinci maçta Kobe'nin kendisine devamlı dirsek attığını, hakemlerin bu konuda sessiz kaldıklarını; takım arkadaşları veya teknik kadrodan kimsenin itiraz etmediğini, kendisini kollamadığını belirtmişti.

Böyle problemli bir oyuncuya, 35-37 yaşları aralığında 3 senede 28 milyon dolar daha ödediğinde, aslında Warriors kendi kaderini çizmişti. Artık Sjax Golden State'te kaldığı sürece kaostan başka birşey beklemek hayalcilik olur. Başlığımın konuyla alakasını kurmaya çalışanlara: Warriors'a Stephen Jackson için gelen takas teklifleri aynı başlığımdaki şekildeymiş, yani çer çöp veriyormuş diğer takımlar. Zaten bu kadar sorunlu, ayrıca medyaya takasını istediğini açıklamış bir oyuncuya kimsenin orta çaplı yıldızlarını vermesi beklenmemeli.

Bu durumda emeği geçen herkese tebrikler. Bakalım Warriors'ın tekrardan bir yapılanmaya başlaması ne zamanı bulacak. En azından ellerinde Anthony Randolph ve Monta Ellis gibi gençler var diyeceğim ama bakalım Monta'nın da mobilet kazasından sonra eski formunu ne zaman yakalayacağı soru işareti. Kısacası, en azından yakın gelecekte karanlık bir tünel gözüküyor savaşçılar için.

15 Ekim 2009 Perşembe

73-9 Yapmam

Rasheed Wallace'ın 73-9'luk rekor iddiasının ardından gazeteciler Phil Jackson'a da bu soruyu yöneltmişler. Bynum'ın son 2.5 ayı kaçırdığı geçen sezon 65-17 yapılması ve takıma Artest'in katılması soruyu mantıklı kılıyor. Ama diğer haberde dediğim gibi rekor kırılmasının hiçbir önemi olmadığını Phil Jackson da söylemiş. Sezon boyunca normal tempoda oynayıp, playoff'lara doğru form tutmanın kritik olduğuna değinmiş. Jackson geçmişte konuyla ilgili, batı ve doğu kıyısına yakın olan takımlar deplasmanlara giderken çok uzun yollar katettikleri için, Bulls gibi kıtanın ortasına yakın olan takımların rekor kırmaya çok daha elverişli olduğunu söylemişti.

Pek fazla yoruma ihtiyaç yok, elbette çok mantıklı Jackson'ın söyledikleri. Bir kez daha belirtmem lazım ki, bir takım rekor kırmaya çalışıp yıldızlarına ağır süreler verecek olursa; bu bana göre enayilikten başka birşey değildir.

Bu arada Lakers sezona çok iyi bir istatistikle başlarsa bu sizi yanıltmasın. Çünkü ilk 21 maçlarının 17'sini Los Angeles'ta oynayacaklar.

Sana Olan Aşkımı Mısır Tarlalarına Yazdım

Ohio eyaleti 2010'da LeBron'un onları bırakmaması için büyük çaba gösteriyor. Amerika'da mısır tarlalarından yapılan labirentler turistlerin ilgisini çekiyor. Columbus şehrinde, böyle bir tarlaya sahip olan Randy-Jayne Rausch çifti, bu sene labirenti LeBron James şeklinde yapmaya karar vermişler. Ünlü yıldıza ulaşmayı denemişler ama tabii ki bunu başaramamışlar, her denemeleri bir yerde tıkanmış. LeBron'un ayın 21'indeki hazırlık maçından önce labirente uğramasını bekliyorlarmış. Ama uğramasa bile yeterince reklam yapmış oldular. Ayrıca LeBron'a da ayrılmaması için verilen güzel mesajlardan birine imza attılar.

Günün Eğlencesi - 23

Subway Dieti

Al Jefferson sağ dizindeki kopan ön çapraz bağlarının onarılması için olduğu ameliyattan beri, yani son 7 aydır sadece Subway'den yiyerek 15 kilo verdiğini açıklamış. Dizine binen yükü azaltmak için vermiş bu kiloları. Ayrıca bu sene Rambis ile hızlı oynayacakları için kilo vermesinin ekstra yararını görmeyi planlıyormuş. Aslında bana göre Jefferson o fizikle zaten çoğu uzuna karşı ayak çabukluğu avantajına sahipti. Eski fiziğiyle hem rakipleri itip, hem çabukluğunu kullanabiliyordu. Bu yeni halinin oyununa nasıl yansıyacağını merak ediyorum.

Kilo konusuna geri dönecek olursak: "Buğdaylı ekmek arasında hindi ve jambon olmak üzere, genelde 30 santimlik bazen de 60 santimlik sandviçler yiyordum." demiş Jefferson. Valla nasıl olmuş bilmiyorum ama başarmış. 3-5 fazla kilosunu atmak isteyen okurlar varsa aramızda, paylaşayım, belki gerçekten işe yarıyordur.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Rambis Ne Yapıyor?

Yine bahsetmeyi unuttuğum haberlerden biri: Minnesota Timberwolves koçu Kurt Rambis, kendisine Ricky Rubio hakkında soru sorulduğunda, "Bazı maçlarda iyi oynamış ama bazı maçlarda yapması gerekenleri yapmamış. Ancak bu haberleri 2. ve 3. ağızlardan duyduğum için tam olarak emin değilim nasıl bir performans gösterdiğinden."

Rubio'yu 5. sıradan draft eden takımın koçu, Eurobasket 2009'u yerinden veya televizyondan - ki bizim durumumuz gibi, gecenin körüne denk gelmiyor Avrupa'daki maçlar Amerika'da - izlemeyi geçtim, kasetlerden de mi hiçbir maçı izlememiş? Ben işte bunu anlamıyorum. Gerek Avrupa'daki oyuncuları daha yakından tanımak, gerek Avrupa basketboluna aşina olmak, asıl olarak da geleceğin en iyi oyun kurucusu olarak görülen, haklarını elinde bulundurduğu Rubio'yu izlemek gibi birçok nedeni/bahanesi vardı Rambis'in. Bir basketbol koçunun bu maçları hiç takip etmemiş olması gerçekten çok ilginç. Belki de ben çok farklı düşünüyorum, bilmiyorum...

Curry'de Beklenmedik Gelişme

Yazmak için not aldığım ancak gerek gündemin yoğunluğu gerek kendi vakitsizliğim nedeniyle unuttuğum haberlerden biri. Eddy Curry eğer istatistiklere yansıyacak kadar iyi bir sezon geçirirse, Knicks ile olan kontratının son yılını kullanmayıp 2010 yazında serbest kalabilirmiş. Haberi yapan Frank Isola'ya "Oldu şekerim ara beni" demek istiyorum buradan. Curry gibi tembel, defansta sıfıra yakın, motivasyonu yerlerde gezen bir oyuncu, yattığı yerden kazanacağı 11.3 milyon doları elinin tersiyle itip, yeni kontrat alabilmek için canını dişine takacak? Ancak Knicks taraftarlarının, Donnie Walsh'un, D'Antoni'nin rüyasında... Zaten şöyle istatistiklere vuracak olursak:

Curry'nin böyle bir çaba içine girme ihtimali: %1
Curry'nin başka takımları etkileyecek kadar iyi istatistiklerle oynama ihtimali: %5
Curry'nin başka takımların ona 10 milyona yakın teklifler sunacağını düşünerek opsiyonunu kullanmama ihtimali: %50
Curry'nin menajerinin bütün bunlara göz yumma ihtimali: %0.1

Hepsini çarparsak milyonda 1 ihtimale denk geliyor. Bu kadar yazdım, bir de Curry gerçekten kullanmazmış opsiyonunu... O zaman New York sokaklarına dökülen halk manzaralarını haber bültenlerinden izleriz artık.

Düüüt Düüt Düüüüt

Bu sezon NBA maçlarında düdük sesinden başımız şişecek zannedersem. En azından, NBA, hakemler birliğiyle anlaşayıp yedek hakemlerle yola devam ederse gidişat bu yönde olacak... Normal sezon ve elbette playoff'larda elbette izleyeceğim ama hazırlık maçlarını takip etmiyorum. Buna rağmen şunu söyleyebilirim ki hakemler her türlü temasa düdük çalıyorlar. Bir yerde gördüğüm ortalama faul istatistiklerini ileteyim:

08-09 Hazırlık: 49
08-09 Normal Sezon: 42
09-10 Hazırlık Kampı ilk 15 maç: 59

Hazırlık maçlarında elbette daha çok faul çalınması normaldir ama bu kadarını da herhalde kimse beklemiyordu. 42'den 59'a olan artık, %40'a denk geliyor. Ortalama serbest atış sayısı da 49'dan 69'a çıkmış. Hele 102 serbest atış kullanılan bir Rockets-Celtics maçı var ki, kelimeler kifayetsiz kalıyor...

İstedikleri kadar seminer vs. yapsınlar, NBA'in bu kadar kısa sürede edek hakemleri eğitmesi mümkün değil. Daha önce de şurada yazmıştım hakem konusuyla ilgili. Oyuncular halen ufak ufak açıklamalarla rahatsızlıklarını belirtiyorlar. En son Bobcats'ten Raja Bell ve koç Larry Brown da hakemlerden yakınmışlar. Hatta bu açıklamaların ardından, dünkü 5 maçta ortalama faul sayısı 08-09 hazırlık kampındaki seviyeye yani 49'a düşmüş. Ama olay hakemlerin bir anda az faul çalmaya başlamaları değil, NBA temposuna ve oyundaki kontağa alışıp ona göre düdük çalmaları. İnşallah salı günü çıkan istatistikler bu yöndeki bir gidişatın habercisidir.

Sizi bilmiyorum ama ben açıkçası her saniye duran, delicesine serbest atış kullanılan bir maç izlemek istemem. Pek ümitli olmasam da, umarım NBA, sezon başlayana kadar hakemler birliği ile anlaşır...

Durant'ın Yeni Stili

Krstic'in daha çok ihtiyacı var sanki ama Durant'a da pek yakışmış.

Portlandlılar Yaşadı

NBA, kulüplere, takımlarının maçlarını internetten yayınlamaları için izin vermiş. Bir radyo programına bağlanan Blazers başkanı Larry Miller bu sezonun başından itibaren KGW adlı kanalda yayınlanacak maçlarının internetten de canlı olarak izlenebileceğini müjdelemiş. Bunu yapmalarının sebebi mümkün olduğunca çok taraftarın maçları izleyebilmesini sağlamakmış, tabii bahsettiği şey mümkün olduğunca çok "paralı taraftar", çünkü bu yayınlar belli bir ücret karşılığında verilecek. Ayrıca şöyle bir sorun varmış, izlemesi bedava olan KGW kanalı, Blazers'ın sadece 23 maçını yayınlama hakkına sahipmiş. Öte yandan paralı olan Comcast SportsNet, Amerika'nın Digitürk'leri diyebileceğimiz DirecTV ve Dish ile bir türlü anlaşamıyormuş. Bu da Blazers'ın yapacağı 53 maçın yayınının tehlikede olduğu anlamına geliyor. Ancak bu sorun da çözüldüğünde, Ocak ayından itibaren Blazers kulübü, hakları Comcast'te olan maçları da internetten canlı yayınlamayı düşünüyormuş.

Kısacası, burayı okuyan Portlandlılar; yaşadınız. Blazers maçlarını istediğiniz yerden izleyebileceksiniz. Bakalım Blazers'dan başka hangi takımlar teknolojiye ayak uyduracak?

Not: Bu arada elbette NBA maçlarını internetten izlemek için para verecekseniz, NBA.com'un hizmeti olan International League Pass'i tercih etmeniz en mantıklısı olacaktır.