BIY AD

28 Ocak 2011 Cuma

All-Star İlk 5'leri Belli Oldu


Son oylama rakamlarından sonra bir sürpiz olmamış. Daha önce değinmiştim zaten bana göre seçilmesi gereken oyunculara. Sıra koçlarda ve Stern'de bakalım geri kalan kadroyu nasıl dolduracaklar. Onun için de ufak bir yazı yazarız.

Wade Gözlük Takacak

Hatırlayacağınız gibi Dwyane Wade Miami'nin Toronto karşısına çıktığı maçta takımdaki yerini alamamıştı. Ufak bir sakatlık olduğu için pek üzerinde durmamıştım. Ancak daha sonra ilginç bir detay ortaya çıktı. Wade'in o maçı migreni (şiddetli ve düzenli bir başağrısı) tuttuğu için kaçırdığı ve yaklaşık 3 saat sonra oynanacak New York Knicks maçında da sahaya gözlükle çıkacağı yazılıyor. Gözlük takmasının nedeni olarak ise salonlardaki parlak ışıkların gözlerine zarar verdiği ve bu parlak ışıkların migreni tetikleyen etkenlerden biri olduğu söyleniyor.

Bosh'un olmadığı bu dönemde, Wade'in takımını yanlız bırakmak istemediği ancak durumunun kendisine soru soran muhabire ışık altında olduğu için cevap veremeyecek kadar ciddi olduğunu da belirtmek gerekiyor. Birkaç gündür antremanlarda da farklı gözlükleri denediğini ve en rahat olanı bu gece maçta giyeceği de yazılıp çizilenler arasında. Yukarıdaki zannedersem en rahat ettiğiymiş, alttaki ise iki gün önce denediği.


Edit: NBA'in Wade'e üstteki gözlüğü takması için izin vermediği açıklandı. Camı çok koyu olduğu için yasaklanmış. Rakipleri Wade'in gözlerini göremeyeceği için haksız bir avantaj sağlayabileceği belirtilmiş Wade'in. Onun yerine bu alttaki gözlüğü tercih edecek Wade.

27 Ocak 2011 Perşembe

27 Ocak Programı

28 Ocak Cuma 03:00 / Miami Heat - New York Knikcs
28 Ocak Cuma 03:30 (NBA TV) / Houston Rockets - Dallas Mavericks
28 Ocak Cuma 05:30 / Boston Celtics - Portland Trail Blazers

Çok güzel bir program var bu gece. Maçlar hem az hem nitelikli. Gecenin ilk maçında ligin göz önündeki iki takımı karşı karşıya gelecek. Daha önceki 2 maçı, rakibi çok formda olmasına karşın Heat çok rahat kazanmıştı. Bu kez durum biraz farklı çünkü iki takım da sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Heat adına Bosh'ın görev alamayacağını Wade'in durumunun ise maç saatinde belli olacağını söyleyelim. İkinci karşılaşmada Texas derbisini izleyeceğiz NBA TV ekranlarında. Son günlerde biraz toparlanan Mavs ev sahibi avantajıyla favori görünüyor. Son maçta ise Celtics ile Blazers karşılaşacak. Deplasman ekibinde O'Nealların forma giymemesi, hafif sakatlığı bulunan Pierce'ın ise görev alması bekleniyor. Çekişmeli bir maç olabilir.

Durant ve Kobe'den Farkım Ne?


Link

Bunu diyen Ben Wallace. Videoda izleyeceğiniz üzere Shelden Williams'ı tuzağa düşürüyor. Bu hareketi günümüzde en çok kullanan skorerler Kobe ile Durant. Bu şekilde pek çok kere rakiplerini kandırıp, oyuna getiriyorlar. Ancak bunu yapan oyuncu Ben Wallace olunca, Shelden Williams da afallamış. Faulden sonra "Bu gerçekten oldu mu?" bakışı yeterli herhalde herşeyi anlatmaya. Aslında iyi birşey yaptığının farkına varamamış o anda. Ben Wallace da yıllardır kendisine taktik faul yapıldığının ve kariyeri boyunca serbest atış çizgisinden %40 ile attığının farkında değildi herhalde. Nasıl bir güvenle şuta kalkıp serbest atış çizgisine gidiyorsa? İnsan utanır diyeceğim ama herhalde ilk serbest atışta airball attıktan sonra biraz olsun "Ben ne yaptım?" diye sormuştur. Durant ile Kobe'nin sadece insanlar "Vay be ne zeki oyuncu" desin diye değil takımlarına çizgiden sayı kazandırmak için bunu yaptıklarını anlamıştır Wallace artık. Ne de olsa aralarında %50'ye yakın bir isabet oranı farkı var...

Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün Ben Wallace. Airball'ların bol olsun.

Küçük Detaylar - 13 (Toronto'nun Efsane Serisi Bitti)

Hidayet'in Toronto forması giydiği dönemde özellikle Tv'de yayınlanan her maç duyduğumuz bir istatistikti Murat Kosova tarafından. 'Raptors bilmem kaç maçtır en az bir üç sayılık isabet buluyor' diye. TV başında çoğu maçı izleyen basketbol severlerin birçoğu aynı istatistiği tekrar tekrar duymaktan sıkılmıştı hatta... Toronto Raptors'ın her maç en az bir üç sayı isabeti bulma serisi iki gün önce Pazartesi akşamı Memphis karşısında sona erdi. 1999 yılında başladıkları seri tam 986 maç sürerken geçtiğimiz akşam Memphis karşısında 13 şutunda üçlük isabeti bulamadı Raptors ve serisi sonlandı.

- Raptors'dan sonra devam eden en uzun seri Dallas Mavericks'e ait 982 ile. Yıllardır gerek NTV yayınlarında gerek yabancı spikerlerle izlediğimizde hep Raptors maçlarında denk gelirdik bu istatistiğe. Ama bir kere bile "Dallas hemen arkalarında, sadece 3-4 maç fark var" dendiğini hatırlamıyorum. Halbuki baya yakın bir istatistik yani. Mavs, Raptors'ın rekorunu çok büyük ihtimalle geçecektir. Daha sonra da Nowitzki orada olduğu sürece üstüne koymaya devam ederler herhalde. 1400 civarını görebiliriz muhtemelen. / Can

Gecenin Hareketleri - 26 Ocak


Link

Ceyar bir maçlık cezadan sonra bomba gibi dönmüş. 2 numaradaki smacını pek tutmadım ama listenin başındaki güzel. Top dışarı çıkmasa Howard bloklarına devam edermiş muhtemelen, niye 10. sıraya koymuşlar anlamadım. Sam Young'ın alley-oop'unda da yazık olmuş Humphries'e. Kim yenge görmemiş olsa bari sevgilisinin üzerinden vurdurduğunu, üzülür.

Küçük Detaylar-12 (Carter 36. Sırada)


Link

Vince Carter dün gece Bobcats karşısında attığı 22 sayıyla Tom Chambers'ı geride bırakarak tüm zamanların en çok sayı atan 36. oyuncusu oldu. Bir üst sıradaki Mitch Richmond ile aralarında yaklaşık 450 sayı fark var. Eğer bir sakatlık falan olmazsa sezon bitmeden onu geçtiği haberini de veririz muhtemelen. Kendisini tebrik edip, bu vesileyle geçmiş yaş gününü de kutlayalım. Ve hayranlarına tozlu raflardan bir video daha hediye edelim.

Küçük Detaylar-11 (Geceye Durant Damgası)

Bu sabaha karşı oynanan Thunder-Timberwolves maçında 47 sayı- 18 ribaund yapan Kevin Durant kariyer rekorunu sayı kategorisinde egale edip, ribaund kategorisinde kırdı. Çok uzun bir kariyeri olmasa da lige katıldığından beri istikrarlı olarak skor üretiyor ve iki sezondur zaten 30 civarında bir ortalamayla oynuyordu kendisi. Rakip de ligin en kötü savunma yapan ve en hızlı tempoda oynayan takımlarından biri olduğu için olağan performansının üzerine çıkmasını normal karşılayarak attığı sayıyı çok etkileyici bulmayabiliriz. Ama karşında Kevin Love, takımında Ibaka varken 18 ribaund nedir, dahası bu iki başarıyı tek maça sığrdırmak..?

NBA'de Bugün - 26.01.2011

Spurs 112 - Jazz 105
Pek hoş olmayan bir Doğu turnesinden sonra Staples bozgununa uğrayan Utah Jazz evinde de istediği galibiyete ulaşamadı. Boozer'ın gidişinin Utah'ı fazlasıyla etkilediği ortada. Tamam belki Al Jefferson gibi bir yeteneği Wolves'ten bir şekilde kopardılar ve onun yerine monte ettiler ancak Utah eskisi kadar kendi evinde kükreyen bir takım değil. Pasif kaçıyorlar bir çok takımın yanında ki Spurs maçın büyük bir bölümünde skorda yaklaştırmadı bile Utah'ı. All-Star performansı gösteren Spurs guardları dün gece de takımlarını taşıyan isimler olarak dikkat çekti ki Manu 26 sayı-7 asist-6 ribaund ile oynarken Parker ise 23 sayı-6 asist ile mücadele etti. Spurs kısalarına karşı tek başına mücadele etmek zorunda kalan Deron 39 sayı-9 asist ile müthiş bir maç çıkartmasına karşın galibiyete ulaştıramadı takımını. Mehmet ise 14 dakika süre aldı 3 sayı-2 ribaund-2 asist ile mücadele etti.

Hornets 112 - Warriors 103
Müthiş formuyla dikkat çeken Hornets, Warriors deplasmanında da takılmadan devam etti ve üst üste 10.galibiyetini elde ederek müthiş serisini sürdürdü. Belki son dönemde övdüğümüz Hornets'in o aktif savunma performansına şahit olamadık ama takdir edersek rakip Golden State. İlk beşin tamamı çift haneli skorlar üreten Hornets'te Chris Paul 18 sayı-17 asist ile takımının galibiyetinde etkili bir performans sergilerken West 22 sayılık katkı sağladı. Warriors'a kısalar Ellis ve Curry skorer oyunlarıyla dikkat çekselerde takımlarını galibiyete taşıyamadı. Wright ise 25 sayılık ekstra bir katkıya imza attı dün gece.

Nuggets 109 - Pistons 100
Doğu turnesine çıkan Denver iyi performansını sürdürerek üst üste galibiyetlerine devam ediyor. Batı'da formda olan takımların çokluğunda fikstür gereği Doğu turnesinde olmaları Denver'ın fazlasıyla işine gelmiş olsa gerek. Maçın hikayesine dönecek olursak Denver'da Billups şampiyonluk kazandığı eski takımını yıkan isim oldu. Son çeyrek çekişmeli geçen maçta 14 sayı buldu Billups ki bunların hepsi son anlarda el yakan üçlüklerdi. Maçı da 26 sayı ile tamamladı ve maçın en skoreri oldu. Melo ise 18 say-10 ribaund-7 asist ile oynamasına rağmen bolca şut kaçırması yine dikkatlerden kaçmadı. Pistons cephesinde ise adeta küllerinden yeniden doğan T-Mac'in olumlu performansları hızla devam etmekte. Dün gece 14 sayı-8 asist-6 ribaund ile takımını taşıyan isimdi ancak performansı galibiyete yetmedi.

Thunder 118 - Wolves 117
Gecenin en çekişmeli ve heyecanlı karşılaşmalarından biriydi Thunder-Wolves mücadelesi. Son çeyrekte özellikle her hücumda iki takımda karşılıklı skorlar üretti ve müthiş bir heyecana sahne oldu. Durant maçın tam anlamıyla yıldızıydı ve 47 sayı-18 ribaund ile mücadele etti. 47 sayısıyla sezonun en yüksek sayısına ulaşan Durant kariyer rekorunu egale ederken aynı zamanda 18 ribaund ile kariyer rekorunu kırdı. Yanında Westbrook'da 16 sayı-8 asist ile dikkat çeken isimdi. Wolves sadece insan üstü performanslar gösteren Love ve form durumuna göre bir oynayıp bir oynamayan Beasley'den ibaret. Batı'da son sıraya demir attılar ve üst üste mağlubiyet almaya devam ediyorlar. Love yine 31 sayı-21 ribaund ile oynamış ve Beasley 30 sayı üretmiş olmasına rağmen onların bu geceki şanssızlığı karşılarında ligin en skoreri Durant'in olmasıydı şüphesiz.

Magic 111 - Pacers 96
Şu sıralar oynadığı oyun bakımından olmasa da aldıkları sonuçlar bakımından ligin en kötülerinden biri olan Indıana Pacers, evinde Orlando'ya da teslim olarak mağlubiyet serisini 6 maça çıkarttı. Doğu'da play-off yarışının içinde bulunan ve hayli de iddialı olan Pacers'ın bu yenilgi serisine rağmen potadan sadece 1.5 maç geride olduğunu da belirtmek gerek. Orlando, Howard'ın etkili oyunuyla maça başlarken henüz ikinci çeyrekten hançeri vuruyordu. Çeyreğe müthiş bir şut performansıyla giren Magic ilk 8 şutunda isabet bulurken bunların yarısının üçlük çizgisinin gerisinden gelmesi maçı bitiriyordu nerdeyse. Magic maç boyu 16 üçlük isabetinde de isabet buldu ayrıca. Hidayet kötü performanslarının ardından 7/10 ile gayet sıcak bir gece geçirdi ve 18 sayı-6 ribaund-4 asist üretti. Howard ise 19 sayı-16 ribaund ile double yaptı. Pacers'ta Granger ve Collison'un öne çıkan performansları devam etse de galibiyeti yine getiremediler. Granger bolca üçlük kaçırdığı geceyi yayın gerisinden 3/11 isabetle 27 sayıyla noktaladı.

Hawks 90 - Bucks 98
Milwaukee çok önemli bir galibiyet aldı. Doğu'da son iki sıra için yaklaşık beş takımın şansı var ve muazzam bir yarış bekliyor herhalde bizi sene sonuna kadar. Milwaukee'de o yarışın içinde olan takımlardan ki aldığı bu galibiyet ile aranın açılmasını önlemiş oldu. Atlanta'nın üçüncü çeyrek performansını seyrettiğimde galibiyete gider diye düşündüm ancak son çeyrek bambaşka bir Bucks vardı oyunda ki 34-15'lik çeyrek skorunu söylesem her şeyi özetlemeye yetecektir muhtemelen. Maggette 22 sayısıyla galibiyeti getiren isim olurken, son çeyrek geri dönüşteki en etkili olan isimlerden biri olan Boykins 20 sayıyla mücadele etti. Ersan ise 24 dakika süre alarak 8 sayı-3 ribaund ile maçı tamamladı. Hawks'ta ise Horford 17 sayı-10 ribaund-5 asist ile takımının en iyisi oldu.

Bobcats 114 - Suns 107
Yeni koçuyla beraber başarılı performansıyla play-off potasına girmeyi başaran Bobcats önemli bir engeli daha geride bıraktı. Takım adına en önemli nokta skorun bir kişinin eline bakmıyor olması ki dün gece galibiyete ulaşan takımda 6 isim çift haneli skor üretti. Son dönemde performansıyla boyalı alanda dikkat çeken bir Kwame Brown mevcut ki bu maçta da double-double yaparak ön plana çıkmış. G-Wall 22 sayı-10 ribaund ile double yaparken Jackson ise 23 sayıyla oynayarak takımını galibiyete taşıdı. Üst üste aldıkları galibiyetlerin ardından düşüşe geçen Phoenix ise şimdilik play-off yarışının gerisinde kalmış gibi gözüküyor. Nash 27 sayı-15 asist ile takımını yine sırtlamasına rağmen galibiyete taşıyamadı.

Sixers 107 - Raptors 94
Play-off inadını sürdüren Sixers üst üste üçüncü galibiyetini Raptors deplasmanında alarak şu an bu yarışın içinde olan takımlar arasında en iddialısı konumuna geçti. Raptors'tan bahsetmek istiyorum ben birazda ki dün üst üste 9. yenilgilerini aldılar. Cleveland varken diğer takımlar pek dikkat çekmiyor bu konuda ancak ciddi bir şekilde düşüşte oldukları gerçek. Baktığımız zaman çok dağınık oynuyorlar. Eskilerden bir Phoenix havası var hani savunmayı boş vermiş ama hücumla var olmaya çalışan bir takım ancak takım adına sorun da bu zaten. Savunmayı boş verdin hadi bir şekilde hücumla bu açığı kapatacaksın ki başarı getirisi tartışılsa da yine saygı duyulacak bir strateji olmasına rağmen Raptors hücumda da o üst düzey performansa asla ulaşamadı. Sixers'ta benchten gelen 4 isimde çift haneli sayılar ulaşırken Speights 23 sayısıyla dikkat çekti. Bu sezonun çıkış yapan isimlerinden biri olan Holiday ise 15 sayı-11 asist ile gecenin iyilerindendi. Raptors'ta ise DeRozan 29 sayısıyla takımına katkı sağladı ancak galibiyeti getiremedi.

Grizzlies 88 - Nets 93
Batı'da play-off son sıranın en yaın takipçisi olan Memphis beklemediği bir yenilgi aldı Nets'ten dün gece. Doğu turnesinde bulunan ve iki gece önce Raptors'a karşı Gay'in buzzer'ı ile maç kazanan Grizzlies için işler bugün o kadar şanslı değildi. İstatistiksel bakımdan en büyük farkta yayın gerisinden sergilenen yüzdelerdeydi. Baktığımızda Nets %52 ile başarılı bir gece geçirirken, Memphis ise sadece %16'da kaldı ve Memphis'e bu konuda cevap veremedi. Yine de sonuna kadar oyun içinde kalan ve galibiyet şansı bulunan Memphis son anları iyi oynamadığından bunu kaçırdı. Nets, Memphis'e ters mi geliyor bilemiyorum ama bu sezon oynanan ikinci maçı da kazanan Nets oldu. Nets benchten 56 sayılık katkı bulurken Morrow 19 sayıyla takımının en skoreriydi. Harris'te 13 sayı-9 asist ile mücadele ederken son çeyrek hücumları başarıyla yönlendiren ve takımın dümeninde olan isim olarak bu satırlarda bulunmayı hak edenlerden. Memphis cephesinde Gay'in 22 sayısının yanında Zach ise 20 sayı-16 ribaund ile double-double yaptı.

Clippers 83 - Rockets 96
Son günlerin formda takımı olan Clippers'ta Gordon'un sakatlığı bu performansların üstüne talihsizlik olarak dikkat çekmişti. Gordon'un sakatlık haberinde Griffinspor gibi bir deyim gördüm ki Clippers'ın önümüzdeki bir ayı hemen hemen böyle geçecek gördüğümüz kadarıyla. Gerçi en önemli skorerinin eksikliğinde Rockets'a karşı oldukça başarılı bir performansa imza attılar ancak son çeyrek 12 dakikada 10 sayı üretebilmeleri açıklnabilir bir şey değil. Gordon'un yerine ilk beş çıkan Foye 20 sayıyla şimdilik onu aratmamış olsa da son çeyrek Gordon fazlasıyla aranmış olsa gerek Los Angeles ekibinde. Griffin ise 14 sayı-11 ribaund ile bu maça da bir double-double sıkıştırmayı ihmal etmemiş. Houston'da galibiyeti getiren performans ise 20 sayı-8 asist ile Lowry'den gelirken play-off için halen iddiasını sürdürüyor.

Hornets New Orleans'da Kalacak Gibi

Hornets kulübünün New Orleans Arena'yı kiralarken imzaladığı anlaşma gereği, iki senelik periyotların sonunda ortalama 14735 biletli seyirci rakamı tutturulmalı. Yok eğer arena daha boş kalırsa, Hornets'ın 2014'e kadar süren anlaşmayı feshedip başka bir şehire kaçma hakkı bulunuyor. Değerlendirme her sezon Ocak ayının sonunda yapılıyor ve New Orleans seyircisi bu sene belediyenin özel çabaları ile bu rakama ulaşmayı başardı.

Geçen sezonun sonundan beri Hornets'ın el değiştirmesi ve başka bir şehire taşınma ihtimali çok konuşuldu. George Shinn takımı satmak istedi ancak başarılı olamadı, bunun üzerine NBA yönetimi Hornets'ı Shinn'den satın aldı. Şu sıralar takımı satacak girişimci bir iş adamı arıyorlar. Ancak Hornets'ı satın alacakların bir numaralı amacı, takımı New Orleans'dan başka bir şehire taşımaktı. Şimdi yukarıda bahsettiğim anlaşmanın devam etmesi durumunda, Hornets'ı satın alacak kişi takımı başka bir yere götüremeyecek gibi gözüküyor. Halbuki olası takım sahipleri, basketbola aç ve para harcamaya meyilli başka bir yere gidip, daha fazla kar elde etmeyi düşünüyorlardı. Seyirci rakamının yukarı çıkması, işi zorlaştıracak. Bu durum zaten satın alacak kişi bulmakta sıkıntı çekilirken, Hornets'ın bir süre daha NBA yönetiminin elinde kalmasına neden olabilir.

En çok da Hornets'ın sürprizler yaparak Batı finaline veya hatta abartıp finale çıktığını düşününce (daha doğrusu hayal edince) eğleniyorum. Stern'e şu anda bile "Şu takımı finale çıkardı", "Bu takıma şampiyonluğu hediye etti" diye suçlamalarda bulunuluyor. Düşünsenize bir de NBA'in yönetimini elinde bulundurduğu Hornets şampiyon olsa. Piuuvv, curcuna...

26 Ocak 2011 Çarşamba

26 Ocak Programı

27 Ocak Perşembe 02:00 / Orlando Magic - Indiana Pacers
27 Ocak Perşembe 02:00 / Memphis Grizzlies - New Jersey Nets
27 Ocak Perşembe 02:00 / Philadelphia 76'ers - Toronto Raptors
27 Ocak Perşembe 02:30 / Denver Nuggets - Detroit Pistons
27 Ocak Perşembe 03:00 / Atlanta Hawks - Milwaukee Bucks
27 Ocak Perşembe 03:00 / Oklahoma City Thunder - Minnesota Timberwolves
27 Ocak Perşembe 03:30 / Los Angeles Clippers - Houston Rockets
27 Ocak Perşembe 04:00 / Charlotte Bobcats - Phoenix Suns
27 Ocak Perşembe 04:30 / San Antonio Spurs - Utah Jazz
27 Ocak Perşembe 05:30 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Golden State Warriors

Son zamanların en izlenesi takımı olan Hornets, Warriors deplasmanında galibiyet serisini 10 maça çıkarmaya çalışacak. Thunder maçında gördük ki geri iyi koşamadıklarında fast break'ten kolay sayı yiyorlar ve bu da hücum performanslarını olumsuz etkiliyor. Bu gece karşılarında ligin en hızlı takımlarından biri olacak ancak Curry'nin oynamama ihtimali konuk ekibi bir adım öne çıkarıyor. Karşılaşmanın televizyondan yayınlanması da sevindirici. Üst üste mağlubiyetlerle konferansında 6. sıraya kadar gerileyen Jazz, güçlü Spurs karşısında çıkış arayacak. Gordon'ın sakatlığıyla sarsılan Clippers'ta Griffin'in durumu henüz kesinleşmedi. Bu gece o da görev alamazsa bir Allah'ın kulu bana o maçı izletemez. Sakatlıklardan belini doğrultamayan Bucks, geçen sene playoffta kök söktürdüğü Hawks ile karşılaşacak. Sezon içerisinde evlerinde rahat bir galibiyet almışlardı rakiplerine karşı ama bu gece favori olduklarını söylemek zor. Diğer milli oyuncumuz Hidayet ise 5 maçtır galibiyete hasret Pacers karşısında sahne alacak.

Küçük Takımlar Tamam da...

Spurs bildiğiniz gibi an itibariyle ligin en iyi galibiyet yüzdesine sahip takımı ve sene başından beri istikrarını kaybetmeyen belki de tek ekip. Ancak bir başka özellikleri daha var ki, o da zayıf rakipleri karşısında gösterdikleri performans. Şimdiye kadar %50 ve altında galibiyet yüzdesine sahip rakiplerine karşı 22 maçta yalnızca bir mağlubiyet aldılar. Bazı basketbol siteleri de haber yaptı bu olayı. Bazen tempoyu arttıyorlar, bazen savunma dozajını ama bir şekilde kazanmayı biliyorlar. Yani Anadolu takımlarına karşı sorun yaşamıyorlar diyebiliriz.

Bu açıdan bakarsak durum gerçekten mükemmel ama mağlubiyetleri az olmasına rağmen hiç yok da değil ya. Olaya diğer taraftan baktığımızda, dişli (yani galibiyet oranı %50 ve üzerinde olan) takımlara karşı 17-6'lık bir yüzdesi olduğunu görüyoruz Spurs'ün. Bu oran da hiç fena değil ama diğeriyle kıyas bile edilmez. E, malum playofflara %50'nin altında, hele ki batıda 1-2 takım anca kalıyor. Velhasıl, Alex Ferguson'ın sözüyle noktalayalım post'u: İstatistik mini etek gibidir. Bir çok şeyi gösterir ama asıl görünmesi gerekenleri göstermez.

Ağır Ol Haywood


Link

Dün gece bana göre en güzel maç olan Clippers - Mavs mücadelesinden görüntüler. Zaten tercih ettiğim maç da oydu. Son çeyreğin ortalarına kadar oldukça çekişmeli bir maç izledik ancak Terry ve Barea'nın azması sonucu Mavs, Eric Gordon olmayınca benim gözümde Griffinspor'a dönüşen Clippers'ı yenmeyi başardı. Baron Davis'in de son çeyrekteki ufak çaplı satışlarını da unutmayalım. Neyse efendim ne diyorduk Griffinspor dün gece yenilgiden kurtulamadı ancak az kalsın çok daha beter bir haber alabilirlerdi. Yukarıda izlediğiniz pozisyonda Gordon'dan sonra Griffin'i de uzun süreli olarak kaybedebiirlerdi. Haywood'a karşı 2 kat hızlı ayaklara sahip Griffin, rakibini rahatlıkla geçtikten sonra Haywood'un baltayı indirdiğine şahit olduk. Neyse ki Griffin'e birşey olmadı, sadece sol dirseğini sertçe yere vurdu. Kontrollerde de bir sorun çıkmamış. Ama sağ dirseğinin üzerine vücudu gelse Bogut'ta olduğu gibi çok kötü bir haber alabilirdik...

Pozisyonda elbette sportmenlik dışı faul çalındı. Mavs takımı ve taraftarlar neye delicesine itiraz etti onu da anlamadım. Hem yüzüne vuruyor, hem de Griffin'i son ana kadar kolundan çekip ters düşmesine sebep oluyor. Ağır ol Haywood, NBA'in şu anda en revaçta olan oyuncusunu sakatlasan milyonlarca kişiden ne sözler işitirsin biliyor musun? Ben gerçekten çok korktum, oradan biliyorum.

Nazarımız Değdi

Blog ekibi olarak MIP adayımız olan ve öve öve bitiremediğimiz Eric Gordon sağ el bileğindeki sakatlık nedeniyle yaklaşık 1 ay forma giyemeyecek. Bu dönemin All-Star arasına gelmesi teselli olabilir Clippers adına ama yine de önemli bir süre takımdan ayrı kalacak genç yıldız. Son haftalarda büyuk bir çıkış yakalamış ve Lakers, Heat gibi devlerin de aralarında bulunduğu bir dizi takımı sıradan geçirmişti Clippers. Bu performanslarına rağmen hiç bir zaman playoff'u zorlayabileceklerine ikna olamadım. Batıda bu yarışa katılabilecek çok fazla takım olması ve sezona yaptıkları kötü başlangıçla epey geride kalmalarıydı bunun muhtemel sebebi. Diğer taraftan oynadığı basketbolla büyük keyif veriyordu ve Clippers'ın bu kadar izlenmesinde Griffin kadar olmasa da pay sahibiydi Gordon. Bizim için de kötü oldu bu haber. Geçmiş olsun diyelim genç yıldıza.

Gecenin Hareketleri - 25 Ocak


Link

8 numarada Tyreke'in LeBronvari bloğu var, iyi yakalamış geriden gelerek. Onun bir öünde McGee'nin legal yapabildiği ender bloklarından birini görüyoruz. Her topa atlıyor, zıplıyor ama genelde top inişe geçtikten veya panyaya çarptıktan sonra yetişebiliyor. Booker ve Odom'ın şanslarıyla beraber bulduğu sayılar güzel. Özellikle Odom'ın basketini beğendim. Ama bir numaraya Nick Yong'ın 360 turnikesini koyuyorum.

NBA'de Bugün - 25.01.2011


Jazz 91 - Lakers 120
Gecenin zevkli ve çekişmeli geçmesi beklenen maçı belki de en erken biten maçı oldu. İlk çeyrek 37 sayıyla skor konusunda patlama yapan Lakers henüz ilk çeyrekten maçı kazanmayı garantiledi. Kötü bir döneminde Staples Center'a çıkma gibi bir talihsizlik başına gelen Utah Jazz maç boyu hiç öne geçemedi ve üst üste 5. yenilgisini alarak serbest düşüşüne devam etti. Maç boyunca fark 25-30 civarında seyrederken Lakers cephesinde bench isimleri farkın da etkisiyle bolca süre buldu. Kobe 21 sayı-6 asist ile takımının en skoreri olurken pota altında da Gasol'un 20 sayısı ve Bynum'un 19 sayı-11 ribaundluk double-double'ı takımı galibiyete götüren performanslardı. Utah'ta ise Mehmet 12 dakikada 3 sayı üretirken, Deron 17 sayı-8 asist ile mücadele etti.

Clippers 105 - Mavericks 112
Son dönemin etkili takımlarından Clippers, Dallas karşısında galibiyete ulaşamadı. Aslında maçın ilk devresini takip ettim ve izlediğim kadarıyla oyuna hakim olan taraf Clippers'tı ancak ikinci devre farklı bir Dallas sahaya çıkınca ibre tersine dönmüş ve ev sahibi ekip galibiyete ulaşmış. Dallas'ta 4 farklı isim 20+ skor üretirken benchten gelen katkı elbette yadsınamaz ama Pavlovic'in ilk beş başlayıp 8 dakika oyunda kalmasının ardından benche yüklenilmesi de bunu elbette getirecektir. Yine de Dirk'ün etkisiz kaldığı ilk derede Dallas'ı ayakta tutan isim olan Barea maçı da 25 sayıyla tamamlarken, Terry sezonun en yüksek rakamına ulaşarak 28 sayı kaydetti. Nowitzki ise çok kötü başladığı mücadelenin sonlarına doğru ritmini buldu ve maçı da 20 sayıyla noktaladı. Clippers'ta MIP adayı olarak görülen Gordon'un sakatlığı nedeniyle oynamadığı maçta, Griffin 22 sayı-11 ribaund ile bir kez daha performansıyla takımında öne çıkarken, Davis 21 sayı-6 asist üretti.

Bobcats 94 - Kings 89
Doğu'da play-off yarışı içinde olan Bobcats deplasmanda Kings karşısında kazanarak önemli bir galibiyete imza attı. Takımların birbirine bu kadar yakın olduğu bir sıralamada alınan her galibiyetin sene sonunda değeri daha da anlaşılacak şüphesiz ki. Maçta baştan sona üstünlüğü elinde bulunduran taraf da kazanmak zorunda olan Charlotte oldu. Jackson 21 sayıyla takımını galibiyete götürürken boyalı alanda da son dönemde ritim tutturan Kwame 13 sayı-18 ribaund ile etkili oldu. Sacramento maç boyunca skor üretmekte sıkıntı yaşadı. %36 ile hücum eden ve özellikle yayın gerisinden çok kötü olan Sacramento'da Evans 19 sayı-8 ribaund ile oynarken benchten gelen Landry'de 19 sayı ile mücadele etti.



Cavaliers 95 - Celtics 112
Doğu'nun en dibindeki takım ile en tepesindeki takımın mücadelesi beklenildiği gibi fazlasıyla rahat geçti. Celtics'in maç boyu yakaladığı en büyük fark 24 olsa da oyun içerisinde çeşitli rotasyon denemeleri ve az süre bulan isimlere süre verilmesi adına takım adına da verimli bir maç oldu. Maçın hikayelerinden biri de Perkins'in bu sezon ilk kez forma giymesiydi ki 7 sayı-6 ribaund-3 asist üretti o da. O'Neal kardeşlerin yokluğunda bir kez daha ilk beş çıkma onuruna ulaşan Semih 2 sayı-8 ribaund-2 blok ile oynadı. Pierce ilk devrede bulduğu 24 sayıyla galibiyete önemli bir katkı yaptı. Cleveland üst üste 18. yenilgisini almış oldu dün gece, ki dün de blogda bahsedildi rekoru kırmaya pek uzak değiller. Dikkat çeken isim 12 sayı-17 ribaund-5 asist-4 blok ile oynayan Hickson olmuş takımda bireysel olarak.

Nuggets 120 - Wizards 109
Deplasman karnesi başarılı olmayan iki takımın mücadelesini deplasman ekibinin kazanması biraz ironik oldu. Denver üst üste ikinci galibiyetini rahat ve skorer bir oyunla elde etti. Özellikle dış şutlarda eli çok sıcak olan Denver oyuncuları %52 ile yayın gerisinden oynarken Wizards buna sadece %15 ile cevap verebildi. Elinde iyi bir kumaşı olan bir takım Denver ve Melo muhabbetleri yüzünden aslında tam verimle oynama sıkıntısı da çekiyorlar. Şu önümüzdeki bir ay takım adına neleri getirir neleri götürür bilinmez ama bir ay sonunda kadroda değişiklik olmazsa doğru kafa yapısıyla iyi sonuçlar elde edebileceğini öngörüyorum bu kadronun. Dün geceye döndüğümüzde Denver'da 6 isim çift haneli sayılar üretirken; en skorer isim 23 sayıyla Melo olmuş. Son günlerin formda isimlerinden Nene ve benchten gelen Harrington da 21'er sayıyla galibiyete katkı vermiş. Nick Young, Wizards adına 26 sayısıyla maçın en skorer ismi olurken, Blatche 25 sayı-9 ribaund ile mücadele etmiş.

Batı'nın Koçu Popovich

20 Şubat'ta oynanacak All-Star maçında batı takımının koçu belli oldu. Dün gece Warriors karşısında aldığı galibiyetle 6 Şubat'a kadar batıda liderliği garantileyen Spurs'ün antrenörü Gregg Popovich 2. kez bu ünvanın sahibi oldu. Sezon başında, ana parçaların yaşlanmasına rağmen yıllardır oynadığı stratejiyi değiştirerek daha hızlı bir tempo belirlemişti Popovich takımı için. Bu hamle ilk bakışta biraz riskli gibi görünüyordu ama sonuç ortada. Sakatlık sorunlarını aşan, gençleşen, her daim takım oyununa çabalayan, dinamik 2011 model Spurs ve en yakın rakibe atılan şimdilik 6 galibiyet fark. All-Star koçluğu bundan daha net hak edilemezdi herhalde. Doğuda ise mücadele biraz daha çetin geçebilir. Çünkü her ne kadar Rivers ve Celtics bir adım önde olsa da zorlu bir fikstür onları bekliyor. Heat-Bulls ikilisi de hemen enselerinde. Ne yalan söyleyeyim benim gönlümden geçen isim Thibodeau. Yakışır da kendisine sınırlı rotasyonla alacağı bu ünvan.

25 Ocak 2011 Salı

25 Ocak Programı

24 Ocak Pazartesi 02:00 / Denver Nuggets - Washington Wizards
24 Ocak Pazartesi 02:30 (NBA TV) / Cleveland Cavalires - Boston Celtics
24 Ocak Pazartesi 03:30 / Los Angeles Clippers - Dallas Mavericks
24 Ocak Pazartesi 05:00 / Charlotte Bobcats - Sacramento Kings
24 Ocak Pazartesi 05:30 (NBA TV) / Utah Jazz - Los Angeles Lakers

Sade, güzel bir NBA gecesi ve televizyondan yayınlanacak iki maç, başka ne istenir ki... İlk maçta oluşabilecek fark sonucu uykunuza yenik düşmeyip dayanabilirseniz çekişmeli geçmesi muhtemel bir sabah karşılaşması sizleri bekliyor. Sezon içerisindeki ilk maçı yanlış hatırlamıyorsam Deron Williams'ın ikinci yarı performansıyla kazanmayı başarmıştı Jazz. Bu kez deplasmandalar ve çok formsuzlar. Yenilgi serileri 5 maça çıkabilir. Evinde dişli rakiplere kafa tutabilen Wizards, gecenin en erken maçında Nuggets'ı konuk edecek. Nuggets'ın pek iyi olmayan savunmasını hesaba katıp, ev sahibi ekibin direnç göstermesini bekliyorum. Evinde Clippers'ı ağırlayacak Mavs adına Peja'nın bu gece görev alamayacağını belirtelim. Kings-Bobcats maçı ise kota yemeye değmez.

Perkins Dönüyor

Hatırlanacağı gibi geçen sezon final serisinin 6. maçında sakatlanmıştı Perkins ve uzun süredir sahalardan uzak. "Perkins olsaydı Celtics alırdı"cılarla, "Bişey farketmezdi"ciler tartışa dursun iyi bir sakatlık dönemi geçirdiği söylenen Perkins sahalara dönmeye hazırlanıyor, hem de tam olarak belirlenen zamanda. Koç Doc Rivers ise Perkins'in dün oynanan maçta oynamak istediğini ancak kendisi için dönüş tarihini 4 Şubat olarak belirlediklerini söylemiş. Ancak Perkins antremanlarda ikinci takımla beraber iyi işler yapıyormuş ve bu performansı Doc Rivers'ı da oldukça mutlu etmiş.

Perkins'in Celtics için ne kadar önemli olduğunu belirtmeme gerek yok herhalde, dönüşü onlar adına çok faydalı olacak. Her ne kadar Semih'in süre alması çok zorlaşacaksa da Perkins bu takımın savunmasının en önemli parçası ve eğer Celtics ilk etapta Miami'yi, sonra da Lakers'ı geçmek istiyorsa (tabii ki garanti değil karşılarına bu takımların çıkacağı) sağlıklı bir Perkins'e çok ihtiyaçları var. Tabii Perkins döndükten sonra ilk etapta benchten gelecektir ancak playofflar'a doğru tekrar ilk beşe dönmesini bekliyorum Perkins'in. Hem Shaq'ın second unit ile birlikte daha çok top alıp, daha etkili olacağından hem de Perkins'in muhteşem 4'lüyü daha iyi tamamlayacağından dolayı playofflar yaklaştıkça Perkins'in süreleri artacaktır.

Peja Tamam

Yılan hikayesine dönen olay nihayet netleşti. Hatırlayacağınız gibi Mavericks, boştaki Peja’ya yer açabilmek için Ajinca’yı Toronto’ya yollamak istemişti. Ancak NBA yönetimi bu hamleyi usulsüzlük iddiaları nedeniyle askıya almıştı. İncelemelerden sonuç çıkmadı ve önce takas, ardından da Peja’nın Mavericks’e transferi tamamlandı. Takasta da Ajinca Raptors’ın yolunu tuttu. Onu şimdilik geçelim, çünkü gelişmenin mühim olmayan tarafı gibi duruyor. Raptors kötü gidiyor ve Ajinca da takımın gidişatına tesir edebilecek bir parça değil.

Diğer tarafta Mavericks doludizgin ilerlerken sakatlıklar takımı perişan etmişti. Oynadığı son 10 maçta 7 mağlubiyet alan bir Dallas var. Yani bir değişikliğe, yeni bir heyecana ihtiyaçları var gibiydi. Bu anlamda Peja’nın takıma bir hava getirmesi çok muhtemel. Ha, bu transferin parkedeki getirisi ne olur derseniz, psikolojik getirisi kadar olmayabilir derim. En son 2 ay önce oynayabilen ve ne kadar sağlıklı döneceği belli olmayan bir oyuncu hakkında haliyle karamsar düşünüyorum. Ama benim tahminim, ilk beş olarak Pavlovic’in yerine düşünecektir Carlisle kendisini ve en kötü ihtimalle Pavlovic kadar oynayabilecek kapasitesi var. Daha sağlıklı bir analiz içinse biraz izlemeliyiz...