BIY AD

30 Mart 2011 Çarşamba

LeBron Kaçtı


Link

Dün gece Cavs'in Heat'i mağlup ettiği maç öncesinde her zamanki gibi oyuncular tanıtıldı. Ancak bir fark vardı. Benim ilk defa bir olay gerçekleşmiş. LeBron bu tanıtımlar sırasında ortalıktan yok olmuş yuhalanmamak adına. Kendimi geçtim, Kevin McHale falan da demiş söylemiş zaten daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığını. İşin komiği LeBron daha sonra yaptığı açıklamada "Tuvaletteydim" demiş. İşte buna gülüyorum ya... Acaba hangisi daha kötü. Tanıtımlar sırasında LeBron James anonsuyla beraber parkede yuhalanmak mı? Yoksa maçtan sonra böyle insanların gözünün içine baka baka çok net yalan söyleyerek ortadan neden kaybolduğuna dair bahane bulmak mı? Bilmiyorum, bence ikincisi daha kötü gibi. Ama LeBron yine bir PR faciasına imzayı atmış. Bu adamın fikir danıştığı kişilerde ciddi bir yamukluk var veya hiç onları dinlemiyor...

Neyse efendim gelelim maça. İzlemediğim için erkenden yazmak istemedim, az önce son çeyreği baştan sona izledim. 3-4 dakikalık bir dönemde, Heat ardı ardına bomboş şutlar kaçırırken fark bir anda 10 civarına fırlamış ve bu sayede kazanmış Cavaliers maçı. Heat'te LeBron başta olmak üzere üç büyük yıldızın biraz sorumluluktan kaçtığına şahit oldum ayrıca. Hatta bu nedenle bir kere 24 saniyede top kullanamadılar, bir kere de LeBron 8 metreden abuk bir şut sallamak zorunda kaldı. Her bir oyuncu yanındakine pas vere vere saniyeleri geçirdiler. Halbuki Wade ve LeBron'dan birinin burada sorumluluğu alarak ya maçı çevirmesi ya da elleriyle maçı vermesi, kısacası bu riski alması gerekiyordu. Bunlara ek olarak savunmaya da bakmak lazım. Maçın son çeyreğini yine 4 kısa ile oynayan Spoelstra'nın planı yine suya düşmüş oldu. Çünkü içeride bir blok tehdidi olmayınca Cavs'in boyalı alanda cirit atmasına engel olamadı Heat, bol bol turnike ve smaç yediler.

İşte bu şekilde Lakers ve Celtics ile birlikte Cavs'e yenilen üçüncü şampiyonluk adayı olayı başardılar. Tebrik ediyoruz kendilerini buradan.

Wall'un Rol Modeli Rose

John Wall geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kendine rol model olarak Derrick Rose'u belirlediğini söylemiş ve eklemiş: "Benim ilk amacım onun seviyesine gelebilmek. Daha sonra da ondan iyi olmak için çabalayacağım".

Bir sene koç Calipari'nin yönettiği Memphis'te oynadıktan sonra 2008 yazında draftin 1 numarası olarak lige adımını atan Rose, çok kısa sayılabilecek bir sürede All-Star oldu, ABD ulusal takımı ile Dünya Şampiyonluğu yaşadı ve şimdilerde de MVP için çok güçlü bir aday olarak görülüyor. Wall'un şu ana dek izlediği yol Rose'a çok benziyor aslında. O da Calipari yönetimindeki Kentucky'de 1 sene oynadıktan sonra 2010 draftinde yine 1.sıradan seçilerek Wizards'ın yolunu tutmuştu.

Esasında Wall'un oyun yapısı da Rose'unkine çok benziyor. İki oyuncuyu da kombo guard olarak tabir edebiliriz. Saf bir oyun kurucu gibi takımı oynatmaktan çok skorer yönleriyle ön plana çıkan, delici oyuncular. Tabii bu aşamada bir noktada birbirlerinden fazlasıyla ayrıldıklarını söylemek gerekir. Wall'un şutlarındaki istikrar problemi şu anda ikili arasındaki en büyük fark. Fakat Rose'un da lige geldiği ilk sene oldukça düzensiz bir şutu olduğunu hatırlamakta fayda var. Fakat kendini sezonun başından beri bu yönde öyle bir geliştirdi ki bence hücum olarak kusursuza yaklaştı. Wall da zaten açıklamalarında şutlarını geliştirmek istediğini belirterek eklemiş: "Bu zaman alacak birşey. Fakat kendimi bu yönde geliştirmek için elimden geleni yapacağım".

Ben oyuncuların kişisel gelişimi açısından gittikleri takımın ve o takımdaki koçun çok önemli olduğuna inanırım. Doğru yönetilen bir takımda oyuncuların kendilerini çok daha iyi geliştirme imkanı bulabileceğini düşünüyorum. Bu bakımdan Wall'un da yeteneklerinin üzerine katarak devam edebilmesi için Wizard'ın yeniden yapılanması bence önemli bir detay. Çünkü şu anda kimin ne yaptığı belli olmayan, hiçbir iddiası bulunmayan bir takımın beyni John Wall.

NBA'de Bugün - 29.03.2011

Heat 90 - Cavaliers 102
Cleveland'ın bu sezon aldığı çoğu galibiyete sürpriz gözüyle bakmıştık ama Davis'in gelişi ile ayrı bir hava yakaladı takım. Evlerinde Lakers'ı devirmeleri ve ardından Heat'e karşı maç boyu skorda üstünlüğü kaptırmamaları takdir edilesi bir nokta. Zaten ayrı bir gazla maça çıktıkları kesin ama ben Heat'in bu kadar kötü olabileceğini beklemiyordum. Bosh'u hiç kullanamadı mesela Heat. 27 sayı-10 ribaund-12 asist ile James triple double yaptı yine eski seyircisinin önünde ve başarılı bir performans sergiledi ancak takımını galibiyete taşıyamadı. Cavs cephesinde Haickson 21 sayı-12 ribaund ile oynarken, Parker 20 sayı üretti. Ayrıca Heat'te Bibby 7/11 üçlük isabeti ile 23 sayılık ekstra bir katkıya imza attı ancak bu bile galibiyete yetmedi.

Warriors 114 - Thunder 115
Her ne kadar tek bir oyuncu son iki üçlüğü atmış olmasa da Reggie Miller vari bir performansla maçı uzatmaya taşıdı Golden State ancak gerisini getiremedi. Oklahoma üst üste 4.galibiyetini alarak formunu sürdürmeyi başardı. Durant 39 sayı ile takımını galibiyete taşıyan isim olmayı başardı. Durant'ın yanında 19 sayı-8 ribaund ile Ibaka ve 15 sayı-8 ribaund-9 asist ile Westbrook galibiyeti getiren isimlerdi. Warriors cephesinde 35 sayıya imzasını atan Curry ve 20 sayıyla oynayan aynı zamanda maçı uzatmaya taşıyan Ellis galibiyeti getiremedi.

Rockets 112 - Nets 87
Play-off yarışının halen içinde olan Rockets, Deron'un kenarda olduğu Nets deplasmanından rahat bir galibiyet almayı başardı. Ribaundlarda rakibine karşı üstünlük kuran ve ilk çeyrekten itibaren kontrolü eline alan Rockets kolay bir galibiyet elde ederek Memphis ile arasındaki maç farkını 2'ye indirdi. 16 sayı-10 asist-7 ribaund üreten Lowry galibiyeti getiren isim olurken, takımın en skoreri 20 sayıyla Martin oldu. Nets cephesinde ise Lopez'in 22 sayı-7 ribaundluk performansına eşlik edecek bir isim çıkmayınca farklı mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Suns 113 - Kings 116
Play-off yarışından zaten kopan Suns üst üste ikinci yenilgisini Kings deplasmanında aldı. Sacramento ise iyi bitirdiği Doğu turnesinin ardından seyircisine de bir galibiyet hediye etmiş oldu. 24 sayı-11 ribaund ile oynayan ve gelecek sezon Kings'in en büyük silahlarından biri olacak olan Thornton takımını galibiyete götüren isim oldu. Suns cephesinde 21 sayı-5 top çalma ile oynayan Dudley en etkili performansı sergilerken, Nash 13 sayı-14 asist ile mücadele etti.

29 Mart 2011 Salı

Howard Aynı Howard

Howard dün gece oynanan Knicks maçında aldığı teknik faulle bu sezonki teknik faul sayısını 17'ye çıkardı. Bu kategoride ona en yakın isimler ise 15 ile Stephan Jackson ve Amar'e. Bilindiği gibi NBA'de kurallar gereği, oyuncular sezon içinde 16. teknik faulde ve daha sonra yaptıkları her 2 faulde bir 1 maç oynamama cezası alıyor ve Howard henüz geçtiğimiz günlerde 16. faulüne ulaşarak takımını bir maç yalnız bırakmıştı.

Amerikan basınında Howard'ın takımını ateşlemek ve teknik faul almak arasında bir balans sağlaması gerektiğinden bahsedilmiş ve eklenmiş: "Howard senelerdir kendisine yakıştırılan "Mr. Nice Guy" lakabından sezon başı itibariyle sıyrılmak ve daha ciddi gözükmek adına bir takım kararlar almış fakat onun doğası gereği bu sıfattan sıyrılması çok da kolay olmayacak".

Howard ise yaptığı açıklamalarda şunları söylemiş: "Ben hala aynı adamım. Ne zaman gülen adam ne zaman ciddi adam olacağımı biliyorum. Sezon başında bazı takım arkadaşlarım yanıma gelip benim değişmemi istemediklerini söyledi. Çünkü onlarla birçok güzel anım vardı. Bazı insanlar ise beni daha ciddi görmek istediklerini söylüyorlar. İnsanlar maçları izlemeye, eğlenmeye geliyorlar. Ben bir dövüş sporcusu değilim. Sadece eğleniyorum hepsi bu".

Ben Howard'ın genel olarak çok eğlenceli biri olduğunu düşünüyorum. Bazı insanlar onu daha ciddi görmek istiyor olabilirler. Fakat o maç esnasında tüm varlığıyla mücadele ediyorsa -ki ediyor- bence onun ciddi olmaması çok da problem değil. Sonuçta esas yapması gerek işi ciddi yaptığına göre sahada sürekli güler yüzlü olması veya suratı asık olması benim açımdan çok da önemli değil.

Bu arada teknik faullerini de anlayışla karşılıyorum. Zamanında Shaq da aynı olaya maruz kalıyordu. Tamam belki normal insanlar gibi bir fizik yapısına sahip değiller fakat onların da insan olduklarını ve canlarının yanabileceğini unutmamak gerekir. Neticede bazı maçlarda adeta dayak yiyorlar ve sürekli vücudunun bazı yerlerine darbe almak bir noktadan sonra her insanın canını sıkar.

29 Mart Programı

30 Mart Çarşamba 02:00 (NBA TV) / Miami Heat - Cleveland Cavaliers
30 Mart Çarşamba 02:00 / Houston Rockets - New Jersey Nets
30 Mart Çarşamba 03:00 / Golden State Warriors - Oklahoma City Thunder
30 Mart Çarşamba 05:00 / Phoenix Suns - Sacramento Kings

Gecenin izlenesi iki maçından ilkinde LeBron bu sene ikinci ve son kez eski takımına karşı deplasmana çıkacak. İlk karşılaşmada Cavs taraftarlarından büyük tepki almıştı ama maçı erkenden koparınca taraftarları susturmuştu. Benzer sahneleri izleyebiliriz yine. Diğer maçta ise batıda var gücüyle playoff şansını zorlayan Rockets, Nets deplasmanına konuk olacak. Ev sahibi ekipte Deron yok, konuk takımda ise Lowry'nin oynaması şüpheli. Son haftalardaki performansıyla açıkçası sempatimi kazandı Rockets, anlayacağınız milli maçın ardından kırmızı-beyaz atkımı çıkarmayacağım sabaha kadar. Keyifli seyirler.

Gecenin Hareketleri - 28 Mart


Link

Watson'ın son saniye basketinde sol ayağı yerden kalkmadığı için steps yok ve gayet efektif bir feyk ortaya çıkmış. J-Rich'in galibiyete yetmese de maçı uzatan basketi güzel. Glen Davis'in çabukluğuyla geçtiği ismin Paul George olması, hareketin değerini arttırıyor. Ama Hill'in Aldridge'i geçip turnikeyle tamamladığı pozisyon benim bir numaram.

NBA'de Bugün - 28.03.2011

Magic 106 - Knicks 113
New York Knicks, Magic'e karşı sezonun ilk galibiyetini elde etmeyi başardı ve 6 maçlık yenilgi serisine son verdi. Sakatlıklardan dolayı eksik bir kadro ile mücadele eden Magic neredeyse 7 kişilik rotasyonla maçı tamamlarken, hakemlerin gereksiz faul düdükleri ile iyice sıkıntıya girdi. Özellikle hakemlerin Howard ve Hidayet'e çaldığı fauller dikkatle izlenmeli, yada Howard'a çalınmayan fauller. 39 sayı-10 ribaund ile oynayan Melo takımını sırtlayan ve galibiyete götüren isimdi. Magic cephesinde sie Howard 29 sayı-18 ribaund ile oynarken, Hidayet 18 sayı-4 asist üretti. Orlando'nun 21 top kaybı yapması ayrıca dikkat çeken bir noktaydı.

Sixers 97 - Bulls 85
Chiacgo'nun dört maçlık galibiyet serisine son dönemin en formda ve tehlikeli takımlarından biri olan Sixers son noktayı koydu. Maça çok iyi başlayan ve bir anda skorda üstünlüğü eline geçiren Sixers beklemediği gibi bir başlangıç yaptı. Üçüncü çeyrek Rose önderliğinde oyuna ortak olan Bulls son çeyreğe girilirken farkı 5'e kadar indirmeyi başardı. Ancak son çeyrek oynayan taraf yine Sixers olunca Bulls için yenilgi kaçınılmaz oldu. 21 sayı-7 ribaund ile oynayan Young takımını galibiyete götüren isim olurken son çeyrek sakatlanması takım adına kötü bir haberdi. Chicago'da Rose 31 sayı ile mücadele ederken, Ömer ise 2 ribaund-1blok üretti.

Blazers 100 - Spurs 92
Spurs kaybetmeye devam ediyor. Bu gece Duncan'ın yanı sıra Parker-Manu ikilisinin de oynamaması kaybetmeleri için bir neden olabilir ancak takım kazanma alışkanlığını kaybediyor önemli bir viraja girmek üzereyken. Dün gece evinde Portland'ı ağırlayan lig lideri Spurs üçüncü çeyrek mükemmel oynadığı maçın son çeyreğinde sinerken galibiyet Portland'a kaldı. Geride götürdüğü maçın üçüncü çeyreğini 21-9'luk bir seri ile çevirmeyi başaran Spurs buna rağmen son çeyrek etkisiz bir oyun oynadı. Miller 26 sayısı ile takımını taşırken, Matthews 19 sayı kaydetti. Spurs cephesinde ise ilk beş başlayan Hill 27 sayı-6 asist ile mücadele etti.

Celtics 100 - Pacers 107
Celtics kötü basketbol ve kötü sonuçlara devam ediyor. Playoff savaşı veren ciddi bir takıma karşı deplasmanda son çeyrekte boyun eğdi Celtics. Doğu'da bu yenilgi ile beraber 2.liği de Heat'e kaptıran Celtics'in sezonun kalan maçlarında nasıl bir performans göstereceği merak konusu. Dün gecenin kazanan tarafından bahsedecek olursak kaybetmesini beklediğim Pacers evinde kazanarak play-off potasına sıkı sıkı tutunmayı başardı. 26 sayıyla oynayan Hibbert'in yanınad Granger 18 sayılık katkı verdi. Celtics cephesinde ise 22 sayı-8 asist ile Rondo etkili olurken, en skorer isim 23 sayı ile oynyan Pierce oldu.

Bucks 86 - Bobcats 87
Doğu'da iki testiden birinin kırılacağı bir maçtı. Indiana'nın Celtics'i ağırladığı gece kazanacak takımın büyük bir avantajı olabilirdi. Bobcats son çeyrek geriden geerek müthiş bir galibiyet aldı ve son çeyrek 22-14'lük bir seri ile kazanarak play-off umutlarını sürdürdü. Milwaukee'nin ise artık şansı yok denecek kadar az, adeta kendi ipini kendi kesti Bucks. 18 sayı-5 asist üreten Jackson takımı galibiyete taşırken, Diaw 10 sayı-8 asist üretti. Bucks cephesinde Bogut ve Jennings 26 sayı üretirken, bu sezon ilk kez forma giyen Redd 15 dakika boyunca 4 asist üretti.

Wizards 100 - Jazz 95
Washington Wizards bu sezon 2.kez deplasmanda galibiyet almayı başardı. Deplasman fakiri olan Wizards uzatma sonunda Utah'ı devirerek sürpriz bir galibiyete imza attı. Bir zamanlar Salt Lake gerçek bir deplasmandı ama takımın hedeflerinden uzaklaşması taraftarı da küstürdü. Artık Utah deplasmanları sıradan bir mücadele olarak görülüyor takımlar için. Wizards cephesinde 28 sayı-7 asist-6 ribaund ile Wall oldukça etkili bir performansa imza attı. Utah'ta ise Jefferson 16 sayı-15 ribaund ile oynarken, Watson 13-sayı-9 asist-7 ribaund ile mücadele etti.

Knicks Billups'ı Tutmayabilir

Bilindiği gibi Billups'ın bu sezon sonunda biten ve önümüzdeki sezon için opsiyonu takımın elinde bulunan 14.3 milyon dolarlık bir kontratı mevcut. Takas gerçekleştikten hemen sonra Billups'ın menajeri Andy Miller'ın, önümüzdeki sezon opsiyonunu kullanma teklifi Knicks genel menajeri Donnie Walsh tarafından reddedilmişti.

Knicks'in Billups'ı takımda tutmayıp, onun gidişinin ardından takımda oluşacak salary boşluğu ile de uzun arayışında olacakları ve bunun için de en büyük adaylarının DeAndre Jordan ve Marc Gasol olduğu konuşuluyor. Daha sonra Billups serbest kalır ve başka bir takımla anaşmazsa yeniden daha makul bir sözleşme ile Knicks'e dönme ihtimalinden basediliyor.

İlk olarak Billups'ın serbest kaldıktan sonra geri Knicks'e dönme ihtimalini bence direkt olarak kafamızdan silelim. 14,3 milyon doları vermeyip yollamayı göze aldıkları bir oyuncuyu, sadece dostluk ilişkilerine güvenerek ne kadar paraya takıma geri kazandırmayı düşünüyorlar merak ediyorum. Teklif edilen miktarı Billups kabul edecek mi yada o zamana kadar herhangi bir takımla anlaşmaması mümkün mü bunlar hep soru işareti.

Bu yüzden biz ihtimalleri ikiye indirerek yazımıza devam edelim. İlk olasılıkta Billups'ı gönderip yerine Marc Gasol veya Jordan'ı takıma getirelim. Bir kere bu kadar farklı yapıda iki oyuncuyu birbirine alternatif olarak görmek bana kalırsa yanlış. DeAndre Jordan çok atletik, hücum yönü oldukça kısıtlı, basketbol zekası fazla gelişmemiş ve fiziksel yetenekleriyle oynayan bir isimken Gasol orta mesafe şut sokan, ayakları yavaş, atletik olarak vasat fakat bir pivota göre basketbol zekası üst seviyede olan -tabii Avrupa'da yetişmiş olmasının bunda büyük payı var- bir oyuncu. Şartlar ne olursa olsun Knicks'in bir pivota ihtiyacı olduğu çok açık. Sezon içerisinde Amar'e 5 numarayı kotarabilir fakat playoff sertliğinde onu 5 numara oynatmak bana kalırsa intihardır. Bu şekilde hem faul problemine girebilir hem de savunmada yıpranması sebebiyle hücumda verimi düşebilir. Elde 5 numara oynayabilecek tek oyuncu olan Turiaf'ı hesaba katmıyorum bile. Asla playoff oynayan bir takımın ilk 5 oyuncusundan biri olacak kapasitede değil. Alınacak bir pivotla takımın uzun oyuncu konusunda eksiği kapanabilir fakat bu sefer de oyun kurucusuz kalırlar. D'antoni sisteminde oyunun temposu ve bu tempoyu ayarlayacak bir oyun kurucu her zaman çok önemlidir. Bunu da ligde belki en iyi yapabilecek guardlardan biri Billups ve takım onun eksikliği derinden hisseder.

Diğer olasılıkta ise Billups'ı takımda tutalım fakat takıma pivot oyuncu almayalım. Bu durum için fazla kafa yormamıza gerek yok çünkü halihazırda böyle bir takım Knicks ve durumları ortada.

Knicks için şu anda tek çıkar yol Billups'ı daha düşük bir kontratla takımda kalmaya ikna edip yanına bir adet uzun almak. Ben buna çok fazla ihtimal vermiyorum fakat eğer bunu başarabilirlerse kağıt üzerinde gerçekten çok iyi bir kadro kurmuş olurlar.

28 Mart Programı

29 Mart Salı 02:00 / Milwaukee Bucks - Charlotte Bobcats
29 Mart Salı 02:00 / Boston Celtics - Indiana Pacers
29 Mart Salı 02:30 (NBA TV) / Orlando Magic - New York Knicks

29 Mart Salı 03:00 / Philadelphia 76'ers - Chicago Bulls
29 Mart Salı 03:30 / Portland Trail Blazers - San Antonio Spurs
29 Mart Salı 04:00 / Washington Wizards - Utah Jazz

NBA TV'nin canlı yayınlayacağı karşılaşmada Magic'e daha önce üç kere yenilen Knicks evinde normal sezon için son şansını deneyecek. Konuk ekipte Redick ve Quentin Richardson oynamayacak, Nelson'ın durumu ise maç saatinde netlik kazanacak. Son 10 maçın 9'unu ve son 6 maçın tamamını kaybeden Knicks adına rakibin sakatlıkları avantaj yaratacak. Bakalım bu kez yüzleri gülecek mi. Doğuda normal sezonu birinci tamamlama yolunda önemli bir mesafe kat eden Bulls, geçtiğimiz gece sürpriz Kings yenilgisiyle sarsılan Sixers'ı evinde ağırlayacak. Çekişmeli bir karşılaşma olmasını bekliyorum. Gecenin göze çarpan son maçında ise Duncan ve Manu'dan yoksun Spurs, Blazers ile karşılaşacak. Portland adına da Batum ve Roy'un oynaması şüpheli ancak konuk takımın playoffta Lakers'tan kaçma adına maça daha çok asılacağını ve bir galibiyet çıkarabileceğini düşünüyorum. Keyifli seyirler.

28 Mart 2011 Pazartesi

Büyük Üçlü Tarih Yazdı

Bu sabaha karşı oynanan ve Heat'in evinde Rockets'ı 125-119 mağlup etmeyi başardığı karşılaşmada Heat'in büyük üçlüsü Lebron,Wade ve Bosh'ın herbiri en az 30 sayı ve 10 ribaund yaparak ilginç bir istatistiğin altına imzalarını attılar. Lebron 33 sayı, 10 ribaund- Wade 30 sayı, 11 ribaund- Bosh 31 sayı, 12 ribaund ile mücadeleyi tamamladı.

Heat organizasyonunda bu bir ilk, düne kadar böyle bir başarıyı yakalayan 3'lü çıkmamış. NBA tarihinde ise aynı takımdan 3 kişinin birden en az 30 sayı ve 10 ribaund yaptığı son maç Kasım 1997'de oynanan ve 4 uzatmaya giden Trail Blazers-Suns maçı. O maçta da Isaiah Rider, Arvydas Sabonis ve Brian Grant -zaten Brian Grant'in bu istatistiği yapabilmesi için maçın 4 uzatmaya gitmesi gerekirdi- 30 sayı 10 ribaund istatistikleri yakalamış fakat maçı Suns 140-139 kazanmış. O dönemki Trail Blazzers kadrosunu incelerken gözüme çarptı. Kenny Anderson ve Rasheed Wallace takımın ilk 5'ini tamamlayan diğer parçalar ve bu iki oyuncunun da skorer yönü hiç de az değilmiş o zamanlar. Yani Heat'te olduğu gibi 3 kişinin eline bakan bir takım değiller. Fakat öte yandan 4 uzatma da az değil. Kafadan 20 dakika fazla oynanmış maç. Tabii bu da istatistiklerin oluşmasında çok büyük bir etken.

Bir parantez de Rockets'a açmak istiyorum. Sezon başından beri olmayan ve belki de bir daha asla onlar için oynayamayacak olan en büyük yıldızları Yao'dan yoksun bu takımın, playofflara kalma mücadelesinin böylesine çetin geçtiği batı konferansında hala yarışın içinde kalma savaşını takdir ediyorum. Scola ve Kevin Martin önderliğinde ve özellikle Lowry'nin inanılmaz çıkışıyla sezon sonuna dek playoff kovalayacaklardır. Zaten son 5 maçını kazanmışlardı. Bu maçta da Heat'e deplasmanda kafa tutarak ellerinden geleni yapmışlar ama yetmemiş.

NBA'de Bugün - 27.03.2011

Hornets 84 - Lakers 102
Lakers üst üste mesaj vermeye devam ediyor. Evinde Hornets'i ağırlayan Lakers ilk çeyrekten skor üstünlüğünü eline aldığı maçtan galip ayrılmayı başardı. Üst üste 7. galibiyetini alan Lakers, Spurs'ün tökezlemesi ile aradaki maç farkını 4'e kadar indirdi ancak bu liderlik için yeterli olmayacaktır. Kobe'nin 30 sayı ürettiği maçın yıldızı 23 sayı-16 ribaund-4 blok ile oynayan Gasol oldu. Hornets cephesinde ise 24 sayı-10 ribaund ile Landry etkili gözüken isimdi ancak farklı bir yenilgi aldı Hornets.

Mavericks 91 - Suns 83
Batı'da Lakers'ı takibini sürdüren Dallas, Suns deplasmanından galibiyetle ayrılmayı başardı. Maçın son bölümüne kadar çekişme hakim olurken üst üste iki hücumda Suns potasına üçlüğü yollayan Kidd hesabı kesen isim oldu. Maçı getiren Kidd 16 sayı üretirken pota altında 16 sayı-18 ribaund ile Chandler oldukça iyi bir performans sergiledi. Suns cephesinde ise ilk beş başlayan Gortat 20 sayı-15 ribaund ile iyi performansını sürdürdü ancak mağlubiyete engel olamadı. Suns'un play-off yapabilme şansı da çok çok aza inmiş oldu.

Spurs 104 - Grizzlies 111
Spurs geri vitese geçti. Duncan'ın sakatlığından sonra takım olarak bir türlü kimyayı sağlayamayan Spurs üst üste 3.yenilgisini aldı. Memphis ise aldığı bu önemli galibiyet ile play-off yolunda çok önemli bir avantaj yakaladı. Play-off'larda karşılaşması muhtemel bu iki takımın maçında Memphis önemli bir mesaj verdi. Duncan'ın yokluğu ve Manu'nun 2. devreyi kenarda geçirmesi de buna bir etken tabi ancak karakter ortaya koyarak kazanan Memphis oldu. 23 sayı-11 ribaund ile Randolph ve 23 sayı-5 top çalma ile oynayan Allen galibiyeti getiren isimler olmayı başardı. Spurs cephesinde ise benchten gelerek 9/12 isabetle oynayan Hill'n 30 sayısı galibiyet için yeterli değildi.

Rockets 119 - Heat 125
Gecenin en çekişmeli ve zevkli maçlarından biriydi. Maçın başından sonuna kadar başa baş giden mücadeleden kadro kalitesinin farkı ile galip ayrılan Heat oldu. Heat'in yavaş yavaş form tutmaya başlaması da gözlerden kaçmamalı. Wade-James-Bosh üçlüsü de 30 sayı barajına ulaştı bu maçta. 30 sayı-11 ribaund-5 asist-2 blok ile Wade bana göre maçın kahramanıydı. İşin tehlikeye girdiği anlarda elini taşın altına soktu ve takımını buralara taşıdı. James 33 sayı-10 ribaund-7 asist üretirken, Bosh 31 sayı-12 ribaund ile iyi bir gece geçirdi. Houston ise bu mağlubiyet ile play-off trenine hemen hemen elveda demiş oldu. 25 sayı-7 ribaund-9 asist ile Lowry gecenin en başarılı isimlerinden biriydi Houston'da ancak galibiyeti getiremedi.

Celtics 85 - Wolves 82
Son dönemdeki düşüşü gözlerden kaçmayan Celtics için morallerin düzelebileceği bir deplasmandı Wolves ancak beklenilen olmadı. İlk çeyreğe fırtına gibi başlayan ve bir anda çift haneli farklara çıkan Celtics için kolay bir maç olacağını düşünmüştüm izlerken ancak Wolves'in geri dönüşü hatta öne geçmesi benim için çok sürpriz oldu. Rahat kazanabileceği maçı bile zora sokmayı başardı Celtics. Bu maçlar play-off öncesi ciddi bir mental yorgunluk getirebilir takıma. 23 sayı ile oynayan Pierce takımının en skoreri olurken, 13 sayı-13 ribaund-5 asist ile Garnett etkili bir performans sergiledi. Wolves cephesinde ise Beasley'in 28 sayı-10 ribaundluk bir performanı vardı ancak bu 28 sayıyı 28 şutta bulması performansında soru işareti bıraktı.

Hawks 99 - Cavaliers 83
Hawks'ın kazanabileceği iki maç vardı önünde ve o 2 galibiyeti aldılar. Nets ve Cavaliers'a karşı rölantide bir oyun sergileyerek galibiyete ulaştı Hawks. Ancak takımın durumu gözler önünde geçtiğimiz sezonlara göre ileri gitmek yerine geri gitmişler. Play-off öncesi şu önlerindeki iki mesaj maçı biraz olsun onları canlandırabilir. Celtics ve Magic karşısına çıkacaklar bundan hemen sonra. Marvin Williams 31 sayı ile bu sezonun en yüksek rakamına ulaşırken, Smith 13 sayı-18 ribaund-8 asist ile başarılı bir performansa imza attı. Cleveland cephesinde Semih forma giymezken, Davis 19 sayı-7 asist üretti.

Blazers 90 - Thunder 99
Oklahoma'nın müthiş çıkışı devam ediyor. Batı'da All-Star arasından sonra en iyi dereceyi yapan takım Lakers'tan sonra genç Thunder. Takaslardan sonra takımın sertlik seviyesinde de artış olunca tam anlamıyla hazır bir şekilde girecekler play-off'a. Önlerindeki bu maçlara prova olarak baktıkları açık çünkü oynadığı her maçı kazanmak isteyen bir takım görüyorum Thunder'ın maçlarında. 28 sayı-7 ribaund-7 asist ile Westbrook takımı galibiyete götürürken, Durant 21 sayı kaydetti. Portland cephesinde ise takıma neredeyse bedavaya kazandırılan Wallace 40 sayıya imzasını atarak bu sezon en yüksek sayısına ulaştı. Portland'ı sevindiren nokta Wallace'ın gittikçe yükselen formu olacaktır play-off öncesi.

Kings 114 - Sixers 111
Doğu turnesinde bulunan Sacramento üst üste play-off yarışındaki ekiplere mağlubiyet tattırdı. Pacers ve Bucks'ı deplasmanda deviren krallar son olarak Sixers'ı da uzatma sonunda geçerek bu turneyi üst üste 3 galibiyet alarak noktaladı. Lou Williams'ın enfes üçlüğü ile maçı uzatmaya götüren ve galibiyet inadını sürdüren Sixers buna rağmen eli boş ayrıldı taraftarının önünde. Thornton 32 sayı-7 ribaund ile Sacramento cephesinde etkili bir performans sergilerken, pota altında 13 sayı-19 ribaund ile Dalembert söz sahibiydi. Sixers cephesinde ise Holiday 28 sayı-9 ribaund-7 asist ile her alanda etkili olmasına karşın galibiyeti getiremedi.

Wizards 104 - Warriors 114
Deplasman fakiri Washington'a geçit vermeyen takımlardan biri de Warriors oldu. Başa baş geçen mücadelenin son çeyreğinde masaya yumruğunu vuran Golden State kazanan taraf oldu. Ellis ise izleyenlere müthiş bir resital sundu. 37 sayı-13 asist-7 ribaund ile harika bir gece geçiren Ellis aynı zamanda 13 asist ile kariyer rekorunu da egale etmiş oldu. Wizards cephesinde de 28 sayı-18 ribaund-5 blok ile McGee'nin müthiş performansı vardı ancak bu galibiyet için yeterli olmadı.

"Kings Anahaim'e Taşınmasın"

Kaynakların belirttiğine göre Lakers ve Clippers, Kings'in Anahaim'e taşınmasını istemiyor. Nedeni ise eğer bu taşınma olursa Kings'in maçlarını oynayacağı Anahaim Honda Center'ın, Staples Center'dan yalnızca 30 mil uzakta olması ve birbiriyle iç içe olacak 3 takımın aynı markette bulunmasının zararlı olacağını düşünmeleri. Lakers ve Clippers'ın bu taşınmaya tek başlarına karşı çıkmaları yeterli olmayacak tabii ki. Yanlarında 14 takımın daha olması gerekli oylama aşamasında. Fakat yine kaynakların belirttiğine göre Kings organizasyonu kendileri için gerekli olan en az 16 oyu arkalarına almış bile.

Bu aşamada Los Angeles takımlarının umudu Kings sahipleri Joe ve Gavin Maloof kardeşlerin taşınma ücreti yüzünden bu işten cayması. Organizasyonun bir yerden başka bir yere taşınması için ödenecek ücret nedeniyle vazgeçmelerini bekliyorlar. Daha önce Seattle SuperSonic, Oklahoma City'ye taşınırken 30 milyon dolarlık bir ücret ödemişti.

Kendi fikrimi belirteyim kısaca,ben bu konuda Lakers ve Clippers'ı anlayışla karşılıyorum. Nedenine gelince: NBA taratftarları bu işi daha çok eğlence olarak görüyor. Bizde olduğu gibi fanatik bir boyutta takımlarına sıkı sıkıya bağlı olanlar da var elbette fakat hiç de azımsanmayacak bir kesim de maç izleme olayına sosyal aktivite gözüyle bakıyor. Bunun yanında bu spor salonları sadece basketbol maçlarına ev sahipliği yapmıyor. Alışveriş yapmak, yemek yemek, bir şeyler içmek vs. gibi sosyal aktivite için ayrılmış birçok yer var salonların içerisinde ve bu da insanların salonlarda daha fazla zaman geçirmesine imkan sağlıyor. Hal böyleyken zaten aynı salonu paylaşan iki takımın hemen yakınına yeni bir takımın taşınması fikri tabii ki diğerlerini huzursuz ediyor.

27 Mart 2011 Pazar

Bu Kadar Baskı Beklemiyorduk

Evet efendim Spoelstra Heat'in bu sene özellikle internet ortamı başta olmak üzere, eleştirilerden bunaldığına değindi ve dedi ki "Sezon başında bu konuları konuşmuştuk ancak bir anda kendimizi fırtınanın içinde bulduk. Elbette ilgi ve baskı bekliyorduk ama bu kadar da değil."

Bence az bile üstlerine gidiliyorken, Spoelstra'nın bu açıklamasını ilginç bulduğumu söylemeliyim. Olay beklentide bitiyor. Yani LeBron tek başına Cavs'deyken bile, Cavs'in ne kadar ilgi çektiği ortada. LeBron'un seveni kadar, nefret edeni de var. Asıl olarak da beklentileri son derece yukarıya çeken bir süper yıldız. Gittiği takımı otomatik olarak şampiyonluk potasına sokuyor. Elbette Heat'in medya tarafından bu kadar ele alınması doğal olacaktır. Miami'nin kurduğu üçlüye baktığımızda belki Celtics gibi ilk yılda şampiyonluk kazanamayacaklar ama popülarite olarak 10 kat üstündeler onların. Sonuçta NBA'in şu anda en iyi 3 oyuncusundan ikisi kadrolarında. Üstelik bu süper yıldızların hepsi en verimli dönemlerini geçiriyorlar basketbol kariyerlerinde. Celtics 3'lüsü gibi son yıllarında bir araya gelmediler. Bu da ayrıca beklentilerin yükselmesine neden oluyor. Sonuç olarak da çok daha fazla eleştirilecek bir takım çıkıyor ortaya. Bir de insanların güçlünün karşısında olma tandansını da unutmamak gerek. Böyle bir üçlü kurulduğunda pek çok seyirci sıcak bakarken, onlardan daha da büyük bir grup bundan 10 ay önce pek tınlamadığı Miami Heat'ten tiksinir oldu.

Sadece LeBron'un tanıtım şovunda sarfettiği sözler bile Heat'in ekstradan dikkat çekmesini sağlayacak cinstendi: "Buraya 1, 2, 3, 4, 5, 6 değil sayısız şampiyonluk kazanmak için geldik." Sonra neymiş Spoelstra bu kadar ilgi ve baskı beklemiyormuş. Yok artık... Geçen sene Celtics ve Lakers kötü dönemlerden geçerken "Bu takımlar bitmiş, yaşlandılar artık, şampiyonluk hayal" denmiyor muydu? Zirve yarışındaki favorilere her zaman böylesi büyük bir ilgi gösterilir. Miami Heat de 3 yıldızıyla kabul edin veya etmeyin şampiyonluğun en önemli 4 adayından biridir bu sezon hala.

Ben demiyorum ki bu baskıyı kaldırmak kolay. Hayır kesinlikle değil. Zaten ünlü bir sima olmanın en büyük zorluklarından biri bu. Eleştirilere karşı gerektiği yerde kulaklarını tıkamak, gerektiği yerde dikkatle dinleyip ders çıkarmak bunun yerini ve dengesini bilmek. Ama "Bu kadar ilgi beklemiyorduk" deyince takımını hazırlayamadığını gösteriyor bu bence Spoelstra'nın. Bu sayede Wade'in çıkıp "Tamam işte yenildik ya bütün dünya çok mutlu artık" tarzında açıklama yapmasını daha iyi anlayabiliyorum. Kafaca hazır değiller yani henüz. Bu takımın yarattığı etkinin farkında değiller çünkü. Sezon başında bütün bunlara karşı uyarılmaları, kafaca hazır olmaları sağlanmalıydı bu büyük yıldızların. Hatta gerekirse sezon içinde psikologlarla görüşülebilirdi falan. Çözümü var yani bunların. Ama neyse ki artık o fırtınaları günleri atlatmış gibi gözüküyorlar.

Peki ya playofflar'da işler sıkışınca, medyada Heat yine bu kadar didik didik edilince ne olacak? İşte o merak konusu... Özellikle Spoelstra'nın playofflar'da Heat'e ne kadar yardım edebileceğine dair şüphelerim var.

27 Mart Programı

28 Mart Pazartesi 00:00 / Atlanta Hawks - Cleveland Cavaliers
28 Mart Pazartesi 00:00 (NBA TV) / San Antonio Spurs - Memphis Grizzlies
28 Mart Pazartesi 00:00 / Houston Rockets - Miami Heat
28 Mart Pazartesi 01:00 / Boston Celtics - Minnesota T.Wolves
28 Mart Pazartesi 02:00 / Portland T.Blazaers - Oklahoma City Thunder
28 Mart Pazartesi 04:00 / Washington Wizards - Golden State Warriors
28 Mart Pazartesi 04:30 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Los Angeles Lakers
28 Mart Pazartesi 05:30 / Dallas Mavericks - Phoenix Suns

Sacramento-Philadelphia arasında oynanan gecenin ilk maçı az önce uzatmaya gitti. Doğu'da Chicago'yu takibini sürdüren Boston ve Miami sahne alacak bu gece. Play-off kovalayan Houston'un Miami karşısında kolay pes etmeyeceğini düşünüyorum. Spurs play-off virajını dönmek üzere olan Memphis'e konuk olacak. Batı'da ikincilik savaşı veren Lakers evinde Hornets'i ağırlarken, Dallas ise Arizona'da Suns'a konuk olacak. Oklahoma-Portland mücadelesi ise gecenin en çekişmeli maçlarından birine sahne olabilir.

Hill İddiayı Kaybetti, Formayı Giydi


Link

Mart çılgınlığında sona yaklaştıkça takımlar ve taraftarları arasındaki rekabet de giderek artıyor. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde Sweet 16'da Arizona Wildcats ile Duke Blue Devils eşleşince eski Arizona'lı Channing Frye ile eski Duke'lü Grant Hill arasında yaşanmış ve iki oyuncu basına iddialı demeçlerde bulunarak kaybedenin diğer takımın formasını giyeceği konusunda bahse girmişlerdi.

Karşılaşmanın favorisi Blue Devils iyi başladığı maçın ikinci yarısında rakibine direnemeyince salondan 93-77 gibi farklı bir skorla yenik ayrılmıştı. Yukarıdaki görüntüde, Blue Devils formasıyla NCAA'de iki şampiyonluk yaşayıp bir kez de final oynayan Hill'e Wildcats forması giymek çok acı vermiş olacak ki Suns idmanı sonrası arka kapıdan otoparka çıkıp kendisinden görüntü almak isteyenlerden adeta kaçmaya çalışıyor.

Gecenin Hareketleri - 26 Mart


Link

9 numarada Al Jefferson'ın müthiş fake'lerinden birini görüyoruz. NBA'de bu işi en iyi yapan uzun herhalde. Bucks'ın 5.5 saniyede attığı basket pek güzel, gerek bir pivot olarak Bogut'un pası gerek Jennings'in topu kaçırması. Ama Koç T'nin defansif takımına pek yakışmamış. Hamilton'ın basket muhteşem, dengesini sağlayamayıp dışarı düşerken müthiş bir şut. Ama başındaki net stepsi de es geçmeyelim. Rose'un 17 asist ile kariyer rekoru kırdığı maç için de 1 numaraya mix koymuşlar. Ben 15 yaptığını bile hatırlamıyorum daha önce Rose'un. All-Star'dan beri doğru düzgün şut atamayan Rose, son bir haftada kendini bulmaya başladı. Bulls için iyi bir haber...

Rudy Gay de 6 Ay Yok

Rudy Gay'in ameliyat olacağından ve Memphis'in bundan nasıl etkileneceğinden bahsetmiştik bir kaç gün önce. Gelen haberlere göre sol omzundan ameliyat olan Rudy Gay'in doktorları oyuncunun 4-6 ay arası basketboldan uzak kalacağını söylemiş. Rudy Gay'in yeni sezon hazırlık kampına yetişmesi bekleniyor. David West'ten sonra bir uzun süreli sakatlık da Gay'de gördük böylece. Umarım artmaz bu şanssızlıkların sayısı.

NBA'de Bugün - 26.03.2011

Mavericks 94 - Jazz 77
Dallas sözde zorlu Utah deplasmanından son çeyrekteki oyunu ile galibiyeti alarak ayrılmayı başardı. Son çeyreği 36-17'lik bir skorla kapatan Dallas özellikle Terry'nin etkili oyunu ile galibiyete ulaşmayı bildi. 22 sayı üreten Terry'nin yanında aynı zamanda 19 sayı-6 ribaund üreten Nowitzki takımı galibiyete taşıyan isimlerin başında geldi. Sakatlıklardan dolayı sekiz kişilik bir rotasyon ile oyunu bitiren Utah cephesinde 21 sayı-7 ribaund ile Jefferson etkili olan isimdi. Maçı koptuktan sonra sonuna kadar izlemedim ancak bugün özetlerde gördüğüm kadarıyla alkışla hakemin kararını protesto ederek oyundan atılmış. Hatta atılmak için alkışı hakemin gözüne gözüne sokarak yapmış bunu.

Bulls 95 - Bucks 87
Chicago Bulls fazla zorlandığı bir mücadeleyi galibiyetle kapatarak liderlik için avantajını sürdürmeyi başardı. Son iki dakikaya girilirken Chicago'nun maçta ilk kez öne geçmesi de bunu gösteren bir noktaydı. Maçı getiren isim tabi ki bir kez daha Rose oldu. 30 sayısının yanına 17 asist sığdıran Rose ayrıca kariyer rekorunu da yaptığı 17 asist ile kırmış oldu. Ömer Aşık 8 dakika forma şansı buldu ve serbesta tışlardan bulduğu 2 sayının yanına 4 ribaund ve 1 blok ekleyerek galibiyete katkı sağladı. Milwaukee ise Pacers'ın kaybettiği gece büyük bir fırsatı tepmiş oldu. Onlar için artık play-off treninin hareket ettiğini söyleyebiliriz.

Nets 87 - Hawks 98
Özellikle bu ay aldığı sürpriz mağlubiyetlerle dikkat çeken ve kafalarda ciddi soru işaretleri bırakan Atlanta evinde Nets'i farklı geçti. Evinde kazanması gereken maçları farklı sonuçlarla kaybeden Atlanta play-off'lar öncesi s.o.s veriyordu. Nets karşısında etkili oynayan Hawks Horford'un 23 sayı-12 ribaundu ile galibiyete ulaştı. Ayrıca Smith 22 sayı ile etkili oldu. Nets cephesinde son dönemin formda ismi Farmar kötü bir gece geçirirken Morrow'un 25 sayısı da farkı önleyemedi. Ayrıca bu galibiyetle Hawks play-off'u matematiksel olarak garantilemiş oldu.

Knicks 106 - Bobcats 114
Sezonun bitimine 9 maç var belki kafaları rahat ancak sezon biraz daha sürse Knicks play-off dışı kalacak. Üst üste 6.yenilgisini Bobcats deplasmanında aldı New York ve kötü gidişini sürdürdü. Bobcats karşısında özellikle ikinci çeyrek o kadar çaresiz bir görüntü verdi ki Knicks play-off takımı demeye bin şahit isterdi. Bobcats ise Pacers'ın kaybettiği gece aldığı galibiyetle play-off umutlarını sürdürmeyi başardı. Diaw 20 sayı-8 ribaund-5 asist ile en skorer isim olurken, Jackson 19 sayı-7 ribaund ile oynadı. Knicks cephesinde ise Melo'nun 36 sayılık katkısı takımın kötü gidişine dur diyemedi.

Pacers 88 - Pistons 100
Pacers üst üste kazanabileceği maçlar oynayarak kapıyı kapatma şansı yakalamıştı. Ancak hem Kings'e hem de dün gece Pistons'a kaybeden Pacers'ın arkasından gelen takımlar için play-off kapası halen aralık. Detroit beklediğimden daha rahattı. Maçın 3.çeyreğinde yakaladığı farkı maç sonuna kadar korumayı başardı Pistons. 23 sayı-6 asist ile Rip Hamilton takımını galibiyete götüren isim olarak dikkat çekti. Pacers ise maç boyu serbest atışları cömertçe harcarken, benchten gelen Rush 19 sayı ile takımının en skoreri oldu.

Raptors 90 - Clippers 94
Deplasman turnesi ve kötü sonuçları devam eden Raptors kazanmaya yakın olduğu bir maçı da kaybetmeyi başardı. Savunması biraz toparlanmış gözüküyordu ve son çeyreğe 7 sayılık bir üstünlükle önde girmişti Raptors. Ancak son çeyrek savunmayı yine baştan savma yapan Toronto yenilgiyi önleyemedi ve üst üste 4.yenilgisini almayı başardı. Griffin 22 sayı-16 ribaund ile takımını galibiyete taşırken, Kaman 17 sayı-12 ribaund üretti. Toronto cephesinde ise Ed Davis'in 21 sayı-11 ribaund ile başarılı bir performansı vardı.

Gecenin Hareketleri - 25 Mart


Link

Bu dünkü hareketler, yanlışlık olmasın. Bütün gün bilgisayardan uzak geçti yazamadım hiç birşey. Buradan Soner'e de teessüflerimi yolluyorum, resmen yok oldu ortalıktan 1 haftadır. J-Rich'in ters smacına bakıyorum da, bundan 5 sene önce Carter-Kidd ikilisi bunu yaptığında herkesin ağzı açık kalmıştı. Şimdi artık normal olarak görülüyor. Gerçi Kidd'in pası bir uzunun üzerindendi yanlış hatırlamıyorsam. Ondan biraz daha etkileyiciydi. Neyse dönelim geri, Wade ve Thad Young'ın smaçları rakiplerini hiçe sayarak adeta. Garnett'in faul yaparak topu almasından sonra Cunningham cezayı fena kesmiş. Shannon Brown ve Griffin zaten klasiklerimizden, artık abes şeyler yapmadıkça değinmeye gerek yok onlara. Son olarak da canlı izlediğim maçta McMillan'ın çizdiği ve mükemmel uygulanan oyunu görüyorsunuz. Batum 1 saniye içinde 4 sayı atarak maçı getirdi Blazers'a.

26 Mart Programı

27 Mart 01:00 (NBA TV) / New Jersey Nets - Atlanta Hawks
27 Mart 01:00 / New York Knicks - Charlotte Bobcats
27 Mart 01:30 / Indiana Pacers - Detroit Pistons
27 Mart 02:30 / Chicago Bulls - Milwaukee Bucks
27 Mart 03:00 (NTV Spor) / Dallas Mavericks - Utah Jazz
27 Mart 04:30 / Toronto Raptors - Los Angeles Clippers

Pek ilgi çekici maç yok programda bu gece. Az önce başlayan Knicks mücadelesi ilgi çekebilir. Play-off'un hala bir ucundan tutan Bobcats ile yenilgi serisine nokta koymak isteyen Knicks karşılaşıyor. Batı'da Lakers'ın gerisinde kalan Dallas yarıştan kopmak üzere olan Utah deplasmanında. Pacers ise kazanması gereken bir deplasmanda olacak.