Eski Denver genel menajeri Mark Warkentein geçtiğimiz günlerde New York Knicks bünyesinde göreve başladı. Şimdilik Donnie Walsh'in danışmanlığını yapacak başarılı menajer ama ilerde pozisyonu değişebilirmiş. Hatırlayacağınız gibi 2 sene evvel Chauncey takasıyla yılın genel menajeri ödülünü kazanmıştı. Yani mesleğinde oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ama esas mühim nokta, Melo ile aralarının gayet iyi olması. Yani bu hamlenin yapılma sebebi açıkça Melo'nun aklını biraz daha Knicks yönünde çelmek. Tıpkı sene başında Bulls'un LeBron'u alabilmek adına gerçekleştirmek istediği ama sonuca ulaştıramadığı Calipari hamlesi gibi. Yıldız dahi olsalar, oyuncuların bu tarz önem verdikleri isimlerle çalışma isteğinin kararlarını etkilediğine daha önce şahit olmuştuk. Bakalım bu gelişme Carmelo'nun kararını ne kadar etkileyecek.
1 Şubat 2011 Salı
Melo İçin Ortam Hazırlanıyor
Eski Denver genel menajeri Mark Warkentein geçtiğimiz günlerde New York Knicks bünyesinde göreve başladı. Şimdilik Donnie Walsh'in danışmanlığını yapacak başarılı menajer ama ilerde pozisyonu değişebilirmiş. Hatırlayacağınız gibi 2 sene evvel Chauncey takasıyla yılın genel menajeri ödülünü kazanmıştı. Yani mesleğinde oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ama esas mühim nokta, Melo ile aralarının gayet iyi olması. Yani bu hamlenin yapılma sebebi açıkça Melo'nun aklını biraz daha Knicks yönünde çelmek. Tıpkı sene başında Bulls'un LeBron'u alabilmek adına gerçekleştirmek istediği ama sonuca ulaştıramadığı Calipari hamlesi gibi. Yıldız dahi olsalar, oyuncuların bu tarz önem verdikleri isimlerle çalışma isteğinin kararlarını etkilediğine daha önce şahit olmuştuk. Bakalım bu gelişme Carmelo'nun kararını ne kadar etkileyecek.
Maç Sonu Oynamak ve Magic
Link
Dün geceki maçlar pek ilgimi çekmedi kağıt üstünde, hiçbirini izlemedim. Özetlerle yetinmek durumundayım. Şu Magic maçına bakınca ama ağzım açık kaldı adeta. Ryan Anderson'ın topa 2 metre uzaktayken perde beklentisi muhteşem bir öngörü. Gasol bomboş smacı vuruyor. Grizzlies 1 sayı önde. Anderson kendini affetirebilecek hücum ribaundunu alsa da, sonra topu bel seviyesine indirerek Conley'e topu altın tepside sunuyor. Oldu mu size top kaybı? Conley serbest atış çizgisindeyken Dwight'ın aldığı teknik faulün basketbol dilinde tek bir açıklaması var: Salaklık. Tamam belki Gasol bir önceki pozisyonda seni biraz çekti ama sen hem toptan çok uzaktın hem üstünden 1 dakika geçmiş, Conley serbest atış kullanacak, artık sakinleşmiş olman lazım. Ama yok... Conley'e 2 yerine 3 serbest atış verelim ki maçı bitirsin. Ancak Conley, Magic'in maç sonundaki hatalarını daha da gözümüze sokmak için birini kaçırıyor atışların. Fark üç. Son hücumda Jason Richardson'ın daha bitime 4 saniye farken orta sahadan şuta kalkmasına ne demeli? Grizzlies istediği faulü yapsa bile daha iyi olurdu herhalde. Elinde Dwight, Bass gibi atletik oyuncular varken ikinci serbest atışta hücum ribaundu alman daha yüksek ihtimal J-Rich'in abuk şutunun girmesinden... Vallahi sonuna kadar haketmişler şu mağlubiyeti. Son 12 maçta 6-6 yapmış oldular. Gidişat pek iyi değil.
Ayrıca dünkü maç ile Howard 14 teknik faule ulaştı bu sezon. 16'ya vardığı zaman otomatik bir maç ceza alacak.
O'Brien'ın Gidişi Hibbert'a Yarayacak mı?
Bildiğiniz gibi Roy Hibbert sezona gayet iyi başlamıştı. Ancak birkaç maç sonrasında O'Brien'ın medya yoluyla yaptığı eleştirilerden sonra kendine olan güvenini kaybetmişti. Zamanla rotasyondaki süreleri de daraldı ve istenen performansı verememeye başladı. Sakatlıklarla beraber zaman zaman süreleri geri artsa da sezon başındaki görüntüsünden uzak ve istikrarsız bir form grafiği sergiledi. Doğal bir sonuçtu bu istikrarsızlığı, çünkü oldukça genç bir oyuncu ve koçunun eleştirilerine maruz kalması psikolojik olarak bitirmişti kendisini. Hatta psikoloğa gitti bir dönem şut isabet oranını arttırabilmek için ancak o da işe yaramadı. Hibbert'ın her ay düşüşünü gösteren istatistiği vereyim.Ekim --> 18 sayı-10 ribaund
Kasım --> 15 sayı-9 ribaund
Aralık --> 11 sayı-6 ribaund
Ocak --> 9 sayı-7 ribaund
Gördüğünüz gibi istatistiklerinde sürekli bir düşüş var, bunun öncelikli sebebi de O'Brien'ın takımda uyguladığı rotasyon ve oyuncusuna karşı takındığı tavırdı. Kendisinin çok iyi bir kumaşı olduğunu iddia etmiyorum. Mesela şutu iyi değildir, kafası çok çalışmaz. Ama pota altında itiş kakışı sever, takımına sertlik kazandırır, post oyunlarını bilir. Zaten yapabileceğinin maksimumunun bu olmadığını sezon başındaki performansıyla kanıtlamıştı. Dün gece oynanan Raptors maçında yaklaşık 2 ay aradan sonra ilk defa 20-10 barajını geçti Hibbert. Akıllara da ister istemez acaba koç değişikliğiyle kendini yeniden bulacak mı sorusu geldi. Öyle tek maçlık istatistiklere itimat etme gibi bir huyum yoktur ama Pacers adına da ümitlenmedim değil, aklımızın bir köşesinde bulunsun istedim. Zira doğuda playoff yapabilmeleri için bu tarz oyunculardan maksimum katkı almaları şart.
Gecenin Hareketleri - 31 Ocak
Link
John Wall'un ara pası ve Wade'in takip smacındaki zamanlaması gayet iyi. Griffin'in 2 numaradaki smacında Bucks oyuncuları tüm hatlarıyla hücum yapıp kontra yemiş gibi. O ne biçim pozisyon öyle 3'e 0 yakalanmışlar. 3 numarada Earl Watson'a dikkat, basketi istiyor utanmadan. Benim favorim Jordan'ın vurduğu smaçlardan ikinci gösterdikleri. Zaten Brockman da yakasına yapışmış, üzerimden nasıl böyle bir smaç vurursun diye. Bu videoyu hazırlayanlara da selam olsun, LeBron-Wade ikilisini görür görmez birinci sıraya yapıştırıyorlar. Çok hakkı yeniyor diğer hareketlerin çok.
Josh Smith'ten Sonra Sıra House'ta
Link
Josh Smith'in çirkin hareketinden dolayı 25.000 dolar ceza aldığını yazmıştım dün gece. Ben yazdıktan 1-2 saat sonra aynı hareketi yapan House'a da aynı miktarda ceza verdiğini açıkladı NBA yönetimi. Üstelik House öyle Josh Smith gibi müdahalede de bulunmuyor. Artık bu hareketi yapanların neyle karşılaşacaklarını biliyoruz yani. Sevindim açıkçası. Parkelerde yeri olmayan bir hareketti. Artık çok daha nadir görürüz... Zaten göğsüne, kalbine yumruk yapıp vurup "Bende yürek var" demek neyine yetmiyor da böyle çirkin birşey yapıyorlar ki?
NBA'de Bugün - 31.01.2011
Cavaliers 90 - Heat 117
31 Ocak Programı
1 Şubat Salı 02:00 / Toronto Raptors - Indiana Pacers1 Şubat Salı 02:00 / Denver Nuggets - New Jersey Nets
1 Şubat Salı 02:30 / Cleveland Cavaliers - Miami Heat
1 Şubat Salı 03:00 / Orlando Magic - Memphis Grizzlies
1 Şubat Salı 03:30 / Washington Wizards - Dallas Mavericks
1 Şubat Salı 04:00 (NBA TV) / Charlotte Bobcats - Utah Jazz
1 Şubat Salı 05:30 / Milwaukee Bucks - Los Angeles Clippers
Deplasmanda henüz galibiyet göremeyen Wizards, Mavericks'e konuk olacak. Wizards adına Young ve McGee'nin oynamama ihtimali var, bu gece de kazanmaları zor. NBA TV'nin yayınlayacağı karşılaşmada Deron Williams'ın durumu maçın kaderini değiştirecek gibi. Oynaması halinde Jazz favori olur ama oynayamazsa ibre Bobcats tarafına kayar. Gecenin en güzel ve çekişmeli geçmesini beklediğim karşılaşma Grizzlies-Magic arasında oynanacak. Bakalım Howard mı daha iyi istatistik yapacak Randolph mu. LeBron ise eski takımını evinde ağırlayacak. Bir önceki karşılaşmaları kadar olmasa da ilginç olaylara sahne olabilir.
31 Ocak 2011 Pazartesi
Ha Pascal Nouma Ha Josh Smith
Ne farkı var? Birisi 7 ay ceza alıp takımdan gönderiliyor diğeri 25.000 dolar ceza alıyor. Fark bu. Aslında pek çok NBA oyuncusunu iki elini böyle aşağı doğru getirip hafif orangutan stili yürürken gördüğümü çok net hatırlıyorum ama tek tek isimleri aklıma gelmedi. Eskilerden Cassell vardı sık sık yapardı. Ama dediğim gibi son yıllarda yapan pek çok oyuncu da var. Her neyse, sözde "Bende bunlardan çok var" demek istiyorlar ama bence oldukça çirkin bir hareket. Tabii Josh Smith gibi abartılırsa cezayı da hakediyor benim gözümde. Hatta abartılmamış versiyonu da ceza alsa karşı çıkmam...
Konyalı Portlandlılar Facebook'ta
Uzun süredir aklımdaydı ama en son bir arkadaşım kendi blog'u için Facebook sayfası açınca tavsiye etti. Facebook'a zaten sık girildiği ve bol vakit geçirildiği için blog'u oradan takip etmek bazılarına daha kolay gelebilir. Aynı twitter gibi geç oldu ama güç olmadı. Sağ taraftan tıklayarak takip edebilirsiniz efendim. Sayfanın link'ini de verelim tam olsun: Tık
Sakin Olun Ağalar
Link
Yukarıdaki video dün akşam oynanan Heat-Thunder maçına ait. Bosh'ın Harden'a yaptığı faul üzerine Durant ve Bosh ikilisi tartışmaya başlıyor ve karşılıklı teknik faul alıyor. Yakın zamanda hayli olay gördüğümüz için bu tartışmadan kavga çıkmayacağını rahatlıkla sezebiliyoruz. Zaten konumuz da o değil, Durant'in maç sonunda Bosh hakkında söyledikleri. Genç yıldız, Bosh için "Ligin kofti sertlerinden, ben oraya takım arkadaşımla konuşmaya gittiğimde olaya müdahil oldu, kendi sahamda bana bu şekilde davranmasına izin veremezdim." gibisinden açıklamalar yaptı.
Durant'in arkası dönükken Bosh'ın konuştuğu ve tartışmayı başlattığı videoda görünüyor ama açıkçası biraz ağır buldum Durant'in söylediklerini. Muhtemelen mağlubiyetin verdiği sinirle yaptı bu konuşmayı. Olayın üzerinden biraz zaman geçip sakinleştikten sonra konuşsaydı daha sağlıklı olurdu sanki. Sonuçta Bosh'ın bu zamana kadar kimseye efelendiğini veya tartışma ortamı yaratmaya çalıştığını hatırlamıyorum. Bu arada ikiliyi yan yana görünce bir şey dikkatimi çekti. Resmi kaynaklara göre bu iki oyuncunun boyu arasında 5 santim fark olması gerekiyor ama o kadar da yok gibi.
Jim O'Brien Kovuldu - Hedef Mike Brown
Yanılmıyorsam 4 yıl önceydi Jim O'Brien'ın Pacers'a gelişi. Kovulan Carlisle'ın yerine gelmişti. Uzun süredir Pacers taraftarları kovulması için dua ediyordu. Dün bu dualar kabul oldu. O'Brien'ın zamanı doldu... Aslında Pacers'ın attan inip eşşeğe bindiğini anlaması çok uzun sürdü. O'Brien geldiği gibi "Hızlı basketbol oynayacağız" demişti, Carlisle'ın aksine. Ardından Tinsley olayı patlak verdi ve takımdan uzaklaştırdı. Her sene oyun kurucu değiştirir mi bir koç? İşte Pacers'ın son 4 senedeki oyun kurucuları: Tinsley, Jack, Ford, Watson ve bu sene de Collison. Nedense hiçbiri uymadı O'Brien'ın sistemine. Nasıl bir sistemse artık? Belki de sistemsizlik demeliyiz. Bunun ötesinde genç oyuncuları (özellikle Hibbert'ı) medyaya demeçler vererek eleştirmesi apayrı bir boyuttu. Sezona öyle bir giriş yapmıştı ki genç pivot, iki hafta içinde herkesin adayı olmuştu en çok gelişme gösteren oyuncu için. Bir iki kötü maç sonrası O'Brien'dan eleştiriler bitirdi ama Hibbert'ı. Bir pivot düşünün ki %35 ile şut atsın, ribaund alamasın, parkede hayalet gibi dolansın dursun. Medyaya eleştiriyi bir Spurs'ün, Celtics'in, Lakers'ın başındayken yaparsınız takımınız hiç mücadele etmeyip 25 sayı fark yerse. "Oyuncular uyudular resmen böyle gitmez bu iş" dersiniz, onlar da kendilerine çeki düzen verir. Ama genç oyuncular farklıdır. Rotasyonda Hansbrough, George, Rush gibi oyunculara bir maç 30 dakika verip sonraki maç bench'ten kaldırmamak nasıl bir mantıktır? Westphal'dan sonra ligin en garip rotasyon uygulayan koçuydu kendisi...
Neyse say say bitmez O'Brien'ın yaptıkları Pacers'ın başındayken. Geç verilmiş bir karar bile diyebiliriz. Yerine yardımcı koç Frank Vogel getirildi. Ancak Bird'ün gözü asıl olarak eski Cavs koçu Mike Brown'daymış. Mike Brown, O'Brien'ın biraz tersi diyebiliriz. LeBron'a en büyük hatalarında bile laf söylemesi çok eleştirilmişti. Ancak Pacers'ın gençleri için doğru seçenek olabilir.
NBA'de Bugün: 30 Ocak
Takıma Bir El Atsan Phil Hoca (Celtics 109 - Lakers 96)Maçla ilgili detaylı analiz burada. O yazıya ekleyeceğim tek şey asist sayıları. Her ne kadar hücumda bire bir zorlamaları denese de Lakers'ın maçı 10 asistle tamamlaması kabul edilir gibi değil. Celtics'te Rondo tek başına geçti bu sayıyı, yalnızca bu istatistik bile hücumda kimin daha iyi organize olduğunu gösteriyor. Lakers'ta sezon başından beri yolunda gitmeyen şeyler var. Normal sezondur, pek sallamıyorlardır diyorduk ama önemli maçları kaybetmeyi alışkanlık haline getirdiler ve bu da güven sarsıcı bir durum. Elbet toparlanacaklar ama zaman aleyhlerine işliyor, Spurs'e karşı saha avantajını kaybettiler diyebiliriz artık. Celtics ise sakatların dönmesiyle yeniden toparlanmış görünüyor. Doc Rivers'ın All-Star'da doğunun koçu olacağı haberini bugün yarın alırız.
Bitti Demediniz mi Lan? (Hornets 102 - Suns 104)
Ligin iki dengesiz takımının maçında gülen Suns oldu. Ev sahibi ekip son 2 dakikaya 12 sayı önde girince maçın bittiğini düşünüp uyumuştum, sabah kalan kısmına baktım, az kalsın veriyorlarmış maçı. Hakem hatalarının yanı sıra Suns'ın halen kriz yönetememesi de etkili olmuş Hornets'in geri dönüşünde. Suns'ta Gentry, Frye-Lopez ikilisini düzenli olarak ilk beşe koyduğundan beri gidişat biraz daha olumlu. Ancak anlık konsantrasyon kayıpları son bulmadığı sürece ben pek ümitli olamayacağım playoff için. Hornets'ın mağlubiyet serisi 2 maç oldu, sezon başından beri sergiledikleri performansa bakacak olursak o serinin 10'a kadar yolu var. Gösterdikleri iniş çıkışla ilgili tuhaf bir istatistik gördüm, gün içerisinde paylaşmayı düşünüyorum.
Üçe Üç Çift Pota (Heat 108 - Thunder 103)
Heat-Thunder maçının gecenin en güzel karşılaşmalarından biri olmasını bekliyordum, şahsi beklentimi karşıladığını söyleyebilirim. Geçtiğimiz ay içerisinde her biri sakatlık geçiren Heat'in muhteşem üçlüsü ayın 12'sindeki Clippers deplasmanından sonra ilk defa yan yana oynadı ve Heat yine kazanmasını bildi. LeBron-Wade-Bosh üçlüsünün 75 sayısına Durant-Green-Westbrook üçlüsü 77 sayıyla karşılık verdi. Ama maçın kaderini değiştiren bu isimlerin hiçbiri değildi. Maç boyunca saha içi isabeti bulamayan, Eddie House kritik anda bulduğu üçlükle Heat'e galibiyeti getiren oyuncu oldu.
Tek Çeyreklik Maç (Cavaliers 87 - Magic 103)Zayıf Cavaliers'a karşı ilk çeyrekte yakaladığı farkla, zorlanmadan kazanmış Magic. Takaslardan sonra oyun temposunu arttıran ve transation'dan epey sayı bulan bir Magic görüyoruz. Bu noktada Redick'in rolü çok önemli. Rakibin kaçan her topunda savunmanın arkasına sarkarken görüyoruz kendisini, sürekli fast break kolluyor ve takıma bu anlamda oldukça yararlı oluyor. Tabi bir de Lewis'in gitmesiyle süreleri artan ve inanılmaz bir form tutan Anderson var ki o bambaşka bir yazı konusu. Maçla ilgili gözüme çarpan istatistik Howard-Anderson ikilisinin Cavaliers toplamından daha çok ribaund çektiği. Hidayet de 9 sayı-6 ribaund-6 asistle oynamış.
Is Chauncey going to the Hall of Fame? (Nuggets 99 - Sixers 110)
Dün Nuggets-Sixers maçından arakladığım bu sorunun cevabını yorum kısmına bırakabilirsiniz. Maça geçecek olursak, 27 sayı atan Chauncey tek başına ayakta durmaya çalıştı ama Sixers deplasmanında bu çabaları galibiyete yetmedi. Ev sahibi ekipte Iguodala'nın çıkışı sürüyor 24 sayı-7 asistle oynamış. Ayrıca Denver'ın rakibinin iki katı kadar top kaybı yaptığını ve fastbreak'ten 19 sayı daha az bulduğunu söyleyelim.
Farka Aldanmayın (Pistons 106 - Knicks 124)
3 çeyrek boyunca rakibine deplasmanda kafa tutan Pistons son çeyrekte çözüldü. Rakibe 124 sayı atma şansı veriyorsanız elinizde Ben Gordon'ın dışında da hücum silahları olmalı, aksi takdirde kazanmanız mümkün olmuyor. Gordon'ın 35'inden sonra Prince'in 16 sayısını görüyoruz. Ayrıca konuk ekipte genç Monroe son haftalardaki performansını bu maça da taşıdı. 15 sayı ve 8'i ofansif 17 ribaundı var Monroe'nun. Knicks adına Amare-Gallinari ikilisi takımın ürettiği sayıların yarısına imza attı ancak esas büyük katkı Mozgov'dan geldi. 23 sayı-14 ribaund yapan Mozgov neredeyse bütün istatistik alanlarında kariyer rekorunu kırmış. Knicks'le alakalı bir duruma daha değinelim. Gördük ki Amare normal sezonu istikrarlı diyebileceğimiz bir şekilde geçiriyor, Gallinari çıkıp atıyor iyi kötü, Fields mücadele ediyor falan ama Felton takımın beyni. Onun iyi olduğu maçlarda takım direkt seviye atlıyor.
Ellis'ten 2 Sayı (Jazz 81 - Warriors 96)
Herhalde maçın sonucundan daha dikkat çekici bir olay Ellis'in 2 sayıda kalması. Sayı krallığında tepeye oynayan Monta Ellis dün gece Jazz karşısında 9'da 1 ile yalnızca 2 sayıda kaldı. Ancak buna rağmen ev sahibi ekip Curry'nin 27 sayısıyla kazanmayı bildi. Jazz'da Deron Williams oynasaydı mevcut şartlar altında bu kadar kolay teslim olmazlardı muhtemelen. Konuk ekipte Al Jefferosn'ın 16 sayı-14 ribaund'ı kayda değer tek istatistik.
Staples'ta Gülen Celtics (Celtics-Lakers Maçı Değerlendirmesi)

Normal sezonda Lakerslı olmak zor, bunun yanında bir de Galatasaraylı olmak daha da zor. İki takımın da mesaj maçlarında fazlasıyla bocaladığı kesin. Mesaj maçları kazanılamıyor, büyük maçlarda beklenen performans ortaya konamıyor. Bir taraftar için en sinir bozucu şey bu kesinlikle. Her neyse, konumuzun dışında olan Galatasaray'ı geçip Lakers'a ve büyük maça dönelim.
Maç beklediğimiz gibi başladı, iki takım da hücumda istediği gibi başlayamasa da savunma sertliğini maximuma çıkarmaya çalıştı ilk dakikalarda. Ancak bu dakikalarda hakemlerin Ray Allen ve Kobe Bryant'ı ucuz faullerle devre dışı bırakmasından sonra Kobe'ye daha çok bağımlı olan Lakers hücumda sıkıntılar yaşadı ve bu sıkıntılar skora da yansıdı. Takım Kobe'nin yokluğunda organizasyon sıkıntısı çekerken, toplar bir türlü içeri inmedi ve başta Artest olmak üzere hücumda çok yanlış tercihler yapıldı. Celtics'in skorda öne geçtiği dakikalardan sonra Odom'un oyuna girmesiyle Lakers tekrar kendine geldi ve çeyrek sonuna doğru geri döndü. Odom yazı çok iyi geçirdikten sonra sezona da iyi başladı ve Lakers'ın da Kobe ile birlikte en formda iki isminden biri kesinlikle. Performans olarak bana kalırsa hiçbir sezonunda bu kadar all-star'ı haketmemişti.
Celtics'te ise Paul Pierce, maçın başında Artest karşısında iyi durmasına rağmen, iyi bir maç çıkaracağının sinyallerini zor şutları sokarak vermiş ve takımını pota altında o istediği sertlik seviyesine çıkamadığı maçta öne geçirmeyi başarmıştı. Kobe'nin oyuna girmesiyle hücumda tekrar toparlandı Lakers, Kobe de Celtics'e karşı son zamanların en iyi hücum performansını gösterdi ve Lakers devre sonuna doğru öne fırlamayı başardı. Kobe ilk yarıda 9 dakika kenarda kalmasına rağmen oldukça verimli oynadı ve hem doğru şutları seçerek hem de topun gerektiği yerde pota altına inmesini sağlayarak takımına oldukça faydalı oldu. Ayrıca Bynum-Odom-Gasol pota altı da Celtics'in sert pota altına karşı üstünlük kurdu ancak buna rağmen Lakers 4 önemli oyuncusunun iyi oynadığı devreyi sadece 4 sayıyla önde kapayabildi. Bunda özellikle savunmada yapılan hatalar ve ribaundlardaki geri düşüşün payı vardı.
Celtics'te ise bu sezonun en değerli isimlerinden biri olan Rajon Rondo çaylak sezonunu andırarak kötü bir performans oraya koydu ancak o organizasyon açığını Pierce'ın bireysel performansı ve giren isabetli şutlar sayesinde fazla hissetmedi Celtics. İkinci yarıda ise bambaşka bir oyun vardı sahada, özellikle Artest'in hafif sakatlık geçirip kenara gelerek Walton'ın oyuna girmesinden sonra Pierce iyice sazı eline aldı ve Celtics o maçın sonuna kadar koruyacağı farkı tam olarak bu dönemde yakaladı. Playoff sertliğinde geçmesi beklenen maçın bu kadar skorlu geçmesinin sebeplerinden biri takımların iyi şut atması olabilir ancak savunmaların da istenilen seviyeye -özellikle Lakers cephesinde- çıkarılamadığını söylemek mümkün. Pierce'ın bireysel şovunun ardından Celtics ribaundlarda da kendini belli etmeye başladı ve Kobe'nin harika performansına rağmen skorda önde kalmayı başardı.
Son periyotun özetinde bir takım ve bir oyuncu vardı. Kobe adeta son çeyreği Boston'a karşı oynadı. Bu süre zarfında ne Gasol, ne Odom, ne Bynum, ne Shannon ne de Fisher istenilen katkıyı veremedi. Hepsi sorumluluk almaktan kaçtı ve hücumda bütün topları kullanma görevi Kobe'ye kaldı. Hatta bu periyotta üst üste 11 hücum birden kullandı. Ancak adınız Kobe Bryant da olsa Celtics gibi bir takıma karşı tek başınıza galip gelemezsiniz. Zaten Kobe de gelemedi ancak Lakers'ta mağlubiyetten daha can sıkıcı olan şeyler var. Takım geçen sezon bu dönemlerden farklı değil ancak Lakers'a şampiyonluğu getiren en önemli faktörlerden birinin de saha avantajı olduğu düşünülürse Lakers'ın şampiyonluk şansının geçen seneye göre daha düşük olacağını söyleyebiliriz. Bunun dışında özellikle Gasol "MVP gibi" geçen 2 ayın ardından inanılmaz bir düşüşte. Bunun yanında Blake daha üçgeni anlama aşamasında ve henüz beklenen katkıyı verebilmiş değil, eh Fisher'ın da normal sezon performansı belliyken Lakers'ın her ne kadar Kobe-Odom gibi iki formda oyuncuya sahip olsa da normal sezonu domine etmesi beklenemez. Playofflarda istedikleri seviyeye çıkacaklarına inanıyorum ancak saha dezavantajı şimdilik şampiyonluklarının önünde ciddi bir engel gibi duruyor.
Celtics ise Perkins-Shaq ikilisi dışında bütün ana parçalarından iyi verim alarak Staples'tan galibiyeti çıkardı. Pierce, Garnett ve Allen'ın hücumda her istediklerini yapması ve savunmada da özellikle Kobe'nin ısındığı dakikalarda sertliği arttırmaları onlara galibiyeti getirdi. İlk yarıda o acemi hataları yapan, şut ritmini bulamayan Rondo'nun ikinci yarıda tam 15 asist yapması da dikkat çekilmesi gereken ve takdire şayan bir konu.
Eurobasket'te Rakiplerimiz Belli Oldu
A Grubu: Polonya-İngiltere-Türkiye-Qualifier(2)-Litvanya-İspanyaB Grubu: İtalya-İsrail-Fransa-Letonya-Almanya-Sırbistan
C Grubu: Bosna Hersek-Makedonya-Hırvatistan-Qualifier(1)-Karadağ-Yunanistan
D Grubu: Bulgaristan-Gürcistan-Rusya-Ukrayna-Belçika-Slovenya
31 Ağustos'ta Litvanya'da düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası'nın kuraları çekildi. Bir önceki turnuvanın şampiyonu İspanya'nın yanı sıra ev sahibi Litvanya, Polonya ve İngiltere'yle aynı grubu paylaşıyoruz. Grubumuzda mücadele edecek son takım ise elemelerden gelecek. Portekiz-Macaristan-Finlandiya üçlüsünden elemelerde 2. sırayı alan takım bizim grubta yer alacak.
Şampiyonanın başlamasına uzun zaman var ve o zamana kadar bir çok şey değişecektir. Bu sebeple rakiplerimize şimdilik yüzeysel olarak değinelim, ayrıntılı analizi sonraya bırakalım. Ama ilk bakışta en zor gruba düştüğümüzü söyleyebiliriz. İspanya'nın gücünden bahsetmeye gerek yok, zaten tam kadro gelirlerse turnuvanın yine favorisi olacaklar. Litvanya ise diğer şampiyonalara taraftarlarıyla renk katıyordu, muhtemelen seyirci avatajını en iyi şekilde kullanacaklardır. İngiltere zayıf gibi görünse de yıldızları Deng ve Gordon yan çizmezse turnuvaya katılacak, kötü bir haber bizim için. Polonya'yı iki sene evvel evlerinde yenmiştik, halen kadro kalitemize yakın görünmüyorlar ama boş takım da değiller.
Son dünya ikinciliğinden sonra beklentiler artsa da sonuçta kendi evinde seyircisiyle bütünleşip performansı tavan yapan bir takımız. O yüzden beklentileri biraz daha makul seviyeye çekmekte fayda var. Şimdilik kafamdaki tek soru Mehmet Okur'un durumu. Daha önce kişisel sebeplerden, geçtiğimiz seneyse sakatlığı nedeniyle arkadaşlarını yalnız bırakan Memo bakalım bu sefer takımdaki yer alacak mı. Hayırlısı olsun diyelim.
30 Ocak 2011 Pazar
30 Ocak Programı
30 Ocak Pazar 20:00 (NTV SPOR 01:00 banttan) / Miami Heat - Oklahoma City Thunder30 Ocak Pazar 22:30 / Boston Celtics - Los Angeles Lakers
31 Ocak Pazartesi 01:00 / Cleveland Cavaliers - Orlando Magic
31 Ocak Pazartesi 01:00 / Denver Nuggets - Philadelphia 76'ers
31 Ocak Pazartesi 02:30 (NBA TV) / Detroit Pistons - New York Knicks
31 Ocak Pazartesi 03:00 / New Orleans Hornets - Phoenix Suns
31 Ocak Pazartesi 05:00 (NBA TV) / Utah Jazz - Golden State Warriors
Pazartesi sendromunu biraz olsun azaltabilecek, güzel bir hafta sonu akşamı bizi bekliyor. NTV SPOR'da yayınlanacak Heat-Thunder karşılaşması güzel olacak muhtemelen ama keşke diğer maçı alsalarmış. Wade'in durumu belli değil, eğer oynamazsa tam anlamıyla LeBron-Durant düellosu olacak. Gecenin en merakla beklenen maçında, akşam saat 22:30'da Celtics-Lakers karşı karşıya gelecek. İki takım da son maçlarında ağır yenilgiler aldı. İki takım için de normal sezonun en anlamlı karşılaşması belki de. Gözler Garnett'in ayakkabılarında olacak. Dün, galibiyet serisini Sacramento'da bırakan Hornets, evinde Celtics'e karşı önemli bir galibiyet alan Suns'a konuk olurken, gecenin son maçında hızlı tempoyu seven ekiplerden Warriors ile Jazz karşılaşacak.
All-Star Yetenek Yarışması: Paul vs Diğerleri
Efendim, 5 adaydan biri açıklandı, o da Chris Paul. Geri kalan kontenjanlar için 8 oyuncu belirlenmiş:Derek Fisher, Baron Davis, Tyreke Evans, Tony Parker, Stephen Curry, Derrick Rose, John Wall, Russell Westbrook.
İçlerinden 4 tanesi internetteki oylarla seçilecek, tık'layın. Sizin 4 adayınız kim? Benim görmek istediğim isimler Davis, Rose, Wall ve Curry. Özellikle daha önce katılmamış isimlere öncelik verdim. Neden bilmiyorum ama Tyreke Evans'ı seçmedim. Belki de kendisini bir şutör guard olarak gördüğüm içindir. Oylama sonucunda Rose, Wall ve Westbrook çok büyük ihtimalle Los Angeles'ta olurlar diye düşünüyorum. Ne de olsa popülerlikte bir adım öndeler. Sonuncu isim için ise adayım Curry veya Fisher. Los Angeles eğer isterse rahatlıkla sokar Fisher'ı bu yarışmaya. Ben hiç sevmem ve istemem kendisini o ayrı konu.
Ayrıca yarışma hakkında da birşeyler yazayım. Bana göre All-Star haftasonunda yapılacak yarışmalar içinde en sönük geçeni bu. Daha zor ve eğlenceli hale getirilebileceğini düşünüyorum. Tam saha pas gibi birşey konsa örneğin, daha zorlayıcı olabilir mi acaba? Veya şut/pas sayısı arttırılsa, dripling sırasında reverse gibi zorunluluklar koyulsa vs...
Gecenin Hareketleri - 29 Ocak
Link
Maç sayısı az olmamasına rağmen etkileyici hareketlerin çıktığını söylemek pek mümkün değil. Ancak DeAndre Jordan'ın bloğu, Donte Greene'in takip smacı ve Randy Foye'ın 3/4 sahayı geçen pası diğerlerinden ayrılan ve daha dikkat çekici hareketler olarak gözüküyor.
NBA'de Bugün - 29.01.2010

Hornets 96 - Kings 102
Lakers'ı devirdikten sonra back-to-back maçında son dönemin formda ekibi Hornets'i de devirerek bir sürprize daha imza attı.. Hornets'in 10 maçlık galibiyet serisi son bulurken Sacta üst üste 2.galibiyetini aldı. Boyalı alanda oldukça etkili olan Sacramento'da çaylak isim Cousins 25 sayı-12 ribaund-7 asist ile oldukça başarılı bir performans sergiledi ve takımını taşıyan isim oldu. Evans ise 18 sayı ile geceyi noktaladı. 10 maç aradan sonra kaybeden Hornets'te 19 sayı-7 asist ile oynayan Paul takımını galibiyete götüremedi. West ise 21 sayılık katkı sağladı.
Hawks 91 - Mavercicks 102
Nowitzki'nin dönüşü ile eski formunu tekrar yakalayan Dallas evinde bu sefer Hawks'ı mağlup etmeyi başardı. üç çeyrek boyunca müthiş bir çekişmeye sahne olan maçta Dallas son çeyrek performansıyla kazanmayı bildi. 12 dakika boyunca 13 sayıya izin veren Dallas, Batı'da tekrar sözü geçen bir takım olmayı başardı. Nowitzki 19 sayısıyla takımını galibiyete taşıyan isim olurken, benchten gelen Terry ise 18 sayı-11 asist ile galibiyette önemli pay sahibiydi. Hawks cephesinde 27 sayı-8 ribaund-6 asist üreten Johnson takımını taşıyan isim olurken son çeyrek aynı performansını oyuna yansıtamadı.
Pacers 89 - Bulls 110
Doğu'da müthiş formunu sürdüren Chicago Bulls evinde play-off kovalayan Indıana'yı zorda olsa geçmeyi bildi. Çekişmeli geçen maçı son çeyrekte kopartan Chicago 2. sıradaki yerini perçinledi. Son çeyrek 33-17'lik bir üstünlük kurarak galibiyete uzanan Chicago'da Rose 20 sayı-7 asist ile etkili olurken gecenin kahramanı 24 sayı-10 ribaund ile oynayan Carlos Boozer oldu. Ömer ise 6 dakika oyunda kaldı ve 2 sayı-3 ribaund-1 blok ile galibiyete katkı sağladı. Play-off yarışının içinde olsa da Pacers adına işlerin pek iyi gitmediği ortada. Özellikle koçları bakımından sıkıntı olduğu bir gerçek ki dün gece maçın belli bölümlerini izledim oyuna bakınca yanlış hükümler veriyor. Pacers'ta McRoberts 20 sayı-8 ribaund ile etkili olurken, Granger ise 19 sayıda kaldı. Pacers maç boyu 24 üçlük denerken sadece 8'inde isabet bulabildi.

Rockets 95 - Spurs 108
Batı'da açık ara liderliği elinde bulunduran Spurs, Texas derbisinde Houston'u geçmeyi başardı. Formuyla sezon başından beri dikkat çeken Spurs kontrolü altında götürdüğü maçı kazanmasını bildi. Houston maç boyunca dış şut konusunda problem yaşadı ve yayın gerisinden %25 isabetle oynadı. Spurs'un 6 oyuncusu çift haneli rakamlara ulaşırken Manu 22 sayıyla takımın en skoreri oldu. Jefferson ise 18 sayı üretirken, Parker 17 sayılık katkı sağladı galibiyete. Scola 23 sayı-10 ribaund ile takımında etkili olmasına rağmen takımını galibiyete taşıyamadı.
Raptors 87 - Wolves 103
Toronto'nun serbest düşüşü Wolves deplasmanında da devam etti. Aslında yenilgi serileriner nokta koyarlar diye bekliyordum ancak karşılarında galibiyete hasret bir diğer takım olan Wolves olduğunu atlamışım. Bargnani'nin kötü bir performans sergilediği gece de Raptors farklı yenilmekten kurtulamadı. 24 şut kullanan Bargnani 19'unu kaçırarak yalnızca 15 sayıyla oynadı. Calderon ise 10 sayı-9 ribaund-6 asist ile mücadeleyi tamamladı. Wolves cephesinde Kevin Love sıradan double-double performansını bir kez daha sergiledi. 21 sayı-12 ribaund ile oynayan Love aynı zamanda ilk beş rotasyonunda çift hanelere ulaşan tek isim. Benchten gelen Flynn ise 10 sayı-8 asist-6 ribaund ile galibiyete katkı sağladı.
Bobcats 88 - Clippers 103
Doğu'da play-off kovalayan Bobcats kazanması gereken bir maçta Clippers karşısında bozguna uğradı. İkinci ve çüçüncü çeyreklerde skorda geride kalan Bobcats skorda maç başında üstünlüğü ele geçirdikten sonra bir daha rakibine yaklaşamadı ve play-off doğrultusunda ağır bir darbe aldı. Tabi skorun erken kopmasında Bobcats'in dün uzatma oynamasının da etkisinin olduğunu pas geçmemek lazım. Clippers'ın yükselen değeri Griffin 24 sayı-10 ribaund ile double-double yaparken, Gordon'un yokluğunda ilk beş çıkmaya başlayan Foye 21 sayı kaydetti. Bobcats cephesinde ise Henderson benchten gelerek 14 sayılık katkı verirken kaptan Jack'de takımına 14 sayılık katkı sağladı.
Wizards 93 - Grizzlies 107
Wizards'ın deplasman maçları artık sadece acaba seri ne zaman bitecek diye merak edilir oldu. Bu sezon deplasmanlarda hiç maç kazanamayan Wizards, Memphis deplasmanından da eli boş döndü ve serisini 23 maça çıkarttı. Maçın başında skorda üstünlüğü eline geçen Memphis bir daha rakibini kendisine yaklaştırmadı ve özellikle boyalı alanda oldukça başarılı bir performans sergiledi. Zach 24 sayı-20 ribaund ile mücadele ederken, Gay'in kötü bir performans sergilediği gecede Arthur ekstra katkısıyla galibiyeti getiren isimdi. Arthur 22 sayıyla mücadele etti. Wizards cephesinde ise 14 sayı-8 asist ile oynayan Wall takımını taşırken bir önceki maç dikkat çeken bir performans sergileyen Booker 12 sayı-12 ribaund ile mücadeleyi tamamladı.
Nets 81 - Bucks 91
Charlotte ve Indıana'nın kaybettiği gecede Milwaukee, Jennings'in 19 maç aradan sonra dönüş yaptığı maçta Nets karşısında galip geldi ve play-off yolunda avantaj yakaladı. İkinci çeyrek rakibini 12 sayıda tutan Milwaukee'nin yanında maç boyu hiç bir Nets oyuncusunun top çalmaması dikkat çekti. Bogut 17 sayı-18 ribaund-7 blok ile pota altında müthiş bir performans sergilerken, Delfino 21 sayıyla en skorer isim oldu takımında. Ersan ise 32 dakika oyunda kaldı ve 14 sayı-8 ribaund ile mücadele etti. Nets cephesinde Lopez ribaund konusunda sıkıntısını biraz aşmış gibi görünüyor. En azından Ocak ortalamalarına göre 2 fazla ribaund çekti ve maçı 26 sayı-6 ribaund ile tamamladı. Harris ise 16 asist üretirken yanında 10 sayıyla oynadı.
29 Ocak Programı
30 Ocak Pazar 03:00 (NBA TV) / Indiana Pacers - Chicago Bulls30 Ocak Pazar 03:00 / Washington Wizards - Memphis Grizzlies
30 Ocak Pazar 03:00 / Toronto Raptors - Minnesota Timberwolves
30 Ocak Pazar 03:30 / Atlanta Hawks - Dallas Mavericks
30 Ocak Pazar 03:30 / New Jersey Nets - Milwaukee Bucks
30 Ocak Pazar 03:30 / Houston Rockets - San Antonio Spurs
30 Ocak Pazar 05:00 / New Orleans Hornets - Sacramento Kings
30 Ocak Pazar 05:30 / Charlotte Bobcats - Los Angeles Clippers
Sixers deplasmanında 20 sayılık farktan gelip maçı alan Grizzlies, Wizards'a deplasmandaki ilk galibiyetini tattırmamaya çalışacak. İki takım da yorgun, bir aksilik olmazsa Grizzlies'ın rahat kazanmasını bekliyorum. Dün Lakers'ı deviren Kings bu gece aynı sürprizi ligin en formda takımı olan Hornets karşısında yapmaya çalışacak. Bakalım çekirge ikinci defa sıçrayabilecek mi. Texas derbisinde Spurs, Rockets'ı konuk ederken gecenin en önemli maçında yavaş yavaş ritmini bulan Mavs ile Hawks karşılaşacak. Marvin Williams'ın bu karşılaşmada cezası nedeniyle görev alamayacağını söyleyelim.