BIY AD

5 Mart 2010 Cuma

4 Mart'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Zach Randolph, karşısında Taj Gibson ve Brad Miller’ı bulunca, iki pota altını da domine etmiş. Tekrarının izlediğim bölümlerinde orta mesafeli el üstü şutlarla da can yaktığını gördüm. 18’de 12’yle 31 sayısı 18 ribaundu var Randolph’un. Chicago maçın başlarındaki baskın oyunuyla bir ara 17 sayılık bir üstünlük yakalamış fakat normalde ilk beş dışından pek katkı alamayan Memphis’in yorulması beklenirken, son çeyrekteki mücadeleleriyle Chicago’yu 105-96 geçerek üst üste 6. deplasman galibiyetini almışlar. 105 sayının sadece 9’u Memphis benchinden gelmiş.

Wade’in 21’de 9 şut isabeti ve 6 top kaybı göze pek hoş gelmese de 27 sayı 14 asisti, Quentin Richardson’la birlikte maçın kazanılmasındaki en önemli pay sahibi. Maçta iki takım da %50’nin üzerinde şut atmış. Normalde iki takımın maçları yakın geçiyor fakat maç Miami’de olsa da ben favoriyi Lakers olarak görüyordum. Sanırım Lakers’ın maçı kazanamamasının en büyük sebebi, uzunların istenilen baskıyı yaratamaması. Lakers takım olarak sadece 1 ribaund fazla alabilmiş ancak daha da kötüsü Los Angeles ekibi adına tek blok Kobe’den gelmiş.

Boşa kürek çekenler:
Memphis’te maçı kazandırdıktan sonra düşüşe geçen Kobe, bu sefer Heat’e karşı 28’de 15’le 39 sayı 4 asistle oynamış, 3 saniye kala maçı eşitleyerek uzatmaya götürmeyi de başarmış. Uzatmada da 5 şutundan 3’ünde isabet bulmuş fakat 20 saniye kala, 3 sayı gerideyken O’Neal’a yaptığı hücum faul ve sonrasında potaya değmeyen üçlüğü nedeniyle Lakers maçı kaybetmiş. Normalde maçlardan 15-20 dakika önceye kadar ısınmayan Kobe, son 4 maçta 24/70 isabet bulabildiği için dünkü maçtan önce uzun süre şut çalışmış. İşe yaramış, yine inanılmaz şutlar sokmuş ama maçı kazandıramamış.

Günün X-faktörü:
Maçta yine ön plana çıkan süper yıldızlar olmuş ama sonucu belirleyen isim Heat’in Quentin Richardson’ı. Kendisinin 11’de 7 üçlük isabetiyle tam 25 sayısı var. Üzerine 5 ribaund 3 top çalma eklemiş Miami Heat oyuncusu fakat maçtaki en önemli hareketi Kobe’nin azıp takımını 1 sayı öne geçirdiği sırada (10 küsur saniye kala) attığı üçlük ve Heat'i 2 sayı öne taşıması, gerçi sonra Kobe maçı uzatmaya götürdü ama olsun. Ek olarak Arroyo da 7’de 6 şut, 6’da 5 serbest atış, 5 asist 0 top kaybıyla neredeyse kusursuz bir maç çıkarmış Miami adına. İlk 5'e yerleşti ve pek bırakacakmış gibi gözükmüyor.

Bizimkiler:
Mehmet bu gece nihayet doğru düzgün performanslarından birini ortaya koyabilmiş. 17’de 7’yle 24 sayısı 6 ribaundu var. Ribaundlarının 5’i hücumda gelmiş üstelik. Ayrıca Memo son çeyrekte tam 8 sayı bulmuş. Utah, geride olduğu maçı son çeyrekte attığı 41 sayıyla çevirmiş. Acaba bu Phoenix’in bütün karşılaşmayı önde götürüp de kaybettiği kaçıncı maç. Burada da %57’yle şut atmalarına ve Utah’ın %50’nin altında kalmasına rağmen kazanamadılar. Utah'ın aldığı 19 hücum ribaundu çok önemli bir etken olmuş galibiyette. Bu arada Jazz'ın şut yüzdesi düşük diye Phoenix'in savunması akıllara gelmesin, Jazz’in 11 top çalmasına karşılık Suns sadece tek top çalmış. Üçlük isabetlerinde de Utah’ın 12’ye 5 üstünlüğünü atlamamak lazım.

5 FARKLI FIKIR:

Adsız dedi ki...

Nash yönetiminde ki Suns asla winner bir takım olamaz.

Adsız dedi ki...

zach 31 ssyı sttı sanırsam

sabonis dedi ki...

evet doğru teşekkürler.

Terry Malloy dedi ki...

Nasıl winner olamıyor? Nash geldikten sonra nasıl bir takımı 2 sene üst üste batı finaline taşıdı bir bak istersen. 2005 de her oyuncuyu 20 sayı atabilme potansiyeline getirdi bu adam,Amareden bahsetmiyorum bile,hakederek aldığı MVP ödüllerinden de. Point guarddan ve winnerlıktan kastınız yüksek skor ve top kullanımı ise bilemem tabi. John Stocktonıda loser diyebilirsiniz öyleyse,Jason Kidd'e de

Terry Malloy dedi ki...

Nasıl winner olamıyor? Nash geldikten sonra nasıl bir takımı 2 sene üst üste batı finaline taşıdı bir bak istersen. 2005 de her oyuncuyu 20 sayı atabilme potansiyeline getirdi bu adam,Amareden bahsetmiyorum bile,hakederek aldığı MVP ödüllerinden de. Point guarddan ve winnerlıktan kastınız yüksek skor ve top kullanımı ise bilemem tabi. John Stocktonıda loser diyebilirsiniz öyleyse,Jason Kidd'e de