BIY AD

1 Mart 2010 Pazartesi

28 Şubat'tan Notlar

Günün hayvan performansları:
Nowitzki hem 36 sayıyla takımının skor yükünü çekmiş hem de 8 ribaund 7 asistle triple double’a yaklaşmış. Ayrıca o kadar topla haşır neşir olmasına rağmen hiç top kaybı yapmamış Dirk. Bir takım yıldızından daha ne ister? Yine ek olarak uzun süredir neredeyse hiç katkı yapamayan Barea’nın 9 asisti var. Hiç olmazsa aklı başında gözüküyor.

Josh Smith’in top çalması yok ve tek bloğu var ama 22 sayı (8/13), 15 ribaund ve 6 asistle diğer yönlerden baya kabul edilebilir katkı sağlamış takımına. Diğer isimlerden Crawford bir miktar baltalamış. Joe Johnson ise pek iyi şut atamamış ama takımını uzatmaya götürmüş ve tam 9 sayı atmış uzatmada. 24 sayı 6 ribaund 4 asist 4 top çalması var onun da.

Nets takımı aldığı gazla bir galibiyet yüzü daha görür mü diye merak ediyordum ama yine bildiğimiz takıma dönüp maçı kaybetmişler. Halbuki karşılarında da, kendi seviyelerine inen Washington vardı. New Jersey ekibi ancak %35’le şut atabilmiş. Tabii gece asıl Andray Blatche’in; 31’de 17 şut yüzdesiyle tam 36 sayı atarak kariyer rekoru kırmış genç oyuncu, yanına 15 ribaund 2 top çalma 2 blok eklemiş. Wizards yönetimi takımı boşalttığında onun bir süre yükseleceğini tahmin etmiştim fakat bu düzeye çıkıp da bu kadar uzun sürmesini beklemiyordum, Nets’e karşı da olsa tebrikler Blatche.

Boşa kürek çekenler:
Amare, 28’de 15’le 41 sayı atıp, 12 ribaund çekerek ezeli rakipleri Spurs’e karşı çok etkili bir performans sergilemiş ancak aşağıdaki yazıda yazanların da büyük katkısıyla yazık olmuş oyununa. Spurs, Jefferson’ın uzun zaman sonraki en iyi oyununu oynamasıyla (20 sayı) maçtan 110-113 galip ayrılmış.

Salmons, Bucks’a geldiğinden beri oynadığı etkili maçlara bunu da eklemiş. Daha 7 maç oynanmış olsa da 12.7’lik sayı ortalaması 20’ye fırladı Salmons’ın. Bu maçta da Atlanta’ya karşı 20’de 11’le 32 sayı atmış ve yanına 8 ribaund 4 asist eklemiş ancak uzatmada maçı vermiş Bucks.

Çaylak Collison maçın ikinci yarısında büyük bir farkı önlemiş ama yenilgiyi önleyememiş. CP3’nin yokluğunda artık alıştığımız performanslarından birini bu sefer skora yüklenip kariyer rekoru kırarak göstermiş Collison. 21’de 15 ile 35 sayı atmış, 3 asist ve 3 ribaundu var.

Günün X-faktörü:
Maçta ön planda sertlik ve savunma yer aldıysa da ikinci yarıda sonucun belirleyen isim Lamar Odom’dı. Tüm karşılaşmayı önde götüren Nuggets, onun sahneye çıkmasıyla maçı Lakers’a kaptırdı Staples Center’da. 13’te 8 ile 20 sayılık performans sergilerken 13 ribaund 5 asist 4 de top çalması ekledi üzerine Odom. Çok ufak bir süre etkili oynayan ama ardından yanlış tercihlerle takımını hücumda tıkayan Billups’ın açılıp büyüklüğünü göstermesiyle maç bir ara tekrar berabere oldu fakat Lakers, savunmanın sayesinde maçı 89-95 almayı başardı.

İyi mi kötü mü:
İki yıldız da yapılabilecek en iyi şekilde savunuldular, o yüzden asıl krediyi öncelikle Afflalo ve Artest’e verelim. Öncelikle iki oyuncu da müthiş mücadele verdi. Artest’in 6 top çalması zaten çok şey belli ediyor fakat karşısına aldığı Carmelo’yu maç boyunca boğarak, top kaybetmesinin yanı sıra şutlarının da bozulmasını sağladı. Afflalo’nun rakamları fazla şey ifade etmeyebilir ama Kobe kötü oynadıysa onun da bir numaralı nedeni Afflalo’dur. Hiçbir zaman sertlikten kaçınmayarak sürekli Kobe’yi rahatsız etti. Bir pozisyonda hele ikiye bir hızlı hücumu tamamen tek başına kesti. Ayrıca iki oyuncu da hücumda beklenenin üstünde katkı sağladılar. Afflalo’nun 16, Artest’in 17 sayısı var.
Gelelim bu başlığa gelmesi gereken asıl isimlere. Bir kere Kobe kesinlikle iyi bir gününde değildi. Ne kadar kusursuz savunulsa da bunların üstesinden bir nebze geldiğini görmüştük kendisinin ancak bu maçta 17 şutundan sadece 3’ünde isabet bulabildi. Baltaya girmemesinin sebebi 12 asist, 3 top çalma ve 2 bloğunun olması.
Carmelo da Kobe kadar kötü şut atmasa da takımının bir numaralı skor opsiyonu olarak işini yeterince yerine getiremedi. 19’da 7’yle 21 sayı attı fakat Artest’in boğucu savunmasına karşı 8 top kaybı yaptı yaptı. Ayrıca maçın bitimine daha 2 dakika varken 6. faulünü hücumda Artest’e karşı yaparak oyundan çıkmak zorunda kaldı.

Takımı baltalayanlar
Jamal Crawford 14’te 3 ile şut atmış yalnızca. Serbest atışlarla birlikte 14 sayıyı bulsa da ondaki bu düşüş dikkat çekiyor. Yine yükselecektir diye umuyorum, kariyeri boyunca dengesiz bir oyuncu olmuştur zaten. Onun yanında Bibby’nin son iki maç biraz daha iyi oynadığını görmüştük ama o da 5 şutundan birinde isabet bularak 3 sayıda kalarak maçta son derece etkisiz kalmış.

J-rich ve geri kalanlarla ilgili yazı için tık.

Maçın ikinci yarısını sıkılana kadar izledim, Orlando’nun rahat üstünlüğü vardı benim baktığım bölüm boyunca. Ancak yıldızların hiç birinden katkı göremedim. Orlando üstünlüğünü Rashard Lewis ve Redick’le koruyordu. Ancak maçta eksik olan biri vardı ki o da takımının en iyisi Dwight Howard. İstatistiklere göre 7 top kullanmış ve sadece birinde isabet bulabilmiş O’Neal karşısında. Ben sanırım sadece iki tane faul atışına ve bir hücum faulüne tanık oldum, onun dışında maçla alakası yoktu yine. Zaten faul problemi yüzünden kenara alınmak zorunda kaldı. Bu arada bu yazacağımı sadece belirtmek için söylüyorum, +/- istatistiğini ben de sevmem ama Howard’ın -7, Gortat’ın +23 olması açıkçası dikkat çekici. Tesadüf mü bilmiyorum ama bunu sezon içinde birkaç kez daha gördüğüm için yazdım.

Bizimkiler:
8’de 3’le 7 sayı, 3 ribaund 2 asistle oynayarak yine hiç verimli olamamış Hidayet. Zaten Bosh da oynamayınca takım olarak döküldükleri maçta Thunder tarafından ağır bir yenilgi almışlar. Ayrıca Hido sadece 20 dakika sahada kalmış ve son çeyrekte oyunda yer almamış.

Ersan 9'da 3'le 9 sayı atmış. Yanında aldığı 8 ribaundu ise sevindirici. Uzatmaya giden maçta 30 dakika sahadaymış Ersan, bu süre içerisinde 6 faul alarak oyun dışı kalmak zorunda kalmış.

5 FARKLI FIKIR:

Adsız dedi ki...

Şampiyon belli oldu bu maçta. LeBron 43 sayı 13 riband 15 asist ile Denver'ı yenemezken, KObe %18 ile 14 sayı atarak yeniyorlar. Orlando'ya da %18 ile 11 sayı atıp yenmişlerdi ki LeBron onlara karşı seride %50 ile 38-8-8 ortalama tutturmasına rağmen yenilmişlerdi.

Lakers şampiyon olduğunda da ''Kobe nası MVP olunur gösterdi LeBron'a abi'' gibi müthiş zeka ürünü cümleleri de göreceğiz.

alkan dedi ki...

@adsiz
Bence yanlis ve cocuksuca bi degerlendirme olmus. Lakers bundan onceki 2 mactada denver'a yenilmisti. Ve kobe o maclarda tam hatirlamasamda yine kotu oynamisti sanirim.

fıRat dedi ki...

*adsiz

Helal oLsun sana Tek bir maçla MVP şampiyonu belirledinya ben daha ne diyim.

fıRAt dedi ki...

*adsiz

Helal olsun sana walla. Tek bir maçla MVP ve Şampiyonu belirledin ya. Ben daha ne diyim.

Xscape dedi ki...

bu macta gozuken, lakersin kobe siz de gayet iyi bir takim oldugu. zaten kobe sakatken de gayet iyi bir galibiyet yuzdesi tutturmuslardi. bu sebeple lakers bu senenin en buyuk favorisidir.