BIY AD

12 Nisan 2010 Pazartesi

Bulls - Raptors (Hedo Canını Dişine Taktı Ama Olmadı)

İki takım için de bir playoff maçı kadar önemliydi neredeyse dün gece Bulls'un farklı kazandığı maç. Uykusuz kalmak pahasına izlediğim bu mücadele hakkında ufak birşeyler yazmadan edemezdim. Öncelikle maçı 6-19-9 ile bitiren Hidayet'e değinelim. Hayır 19 sayı değil, ribaund istatistiği Hedo'nun. Bosh'un yokluğunda Amir Johnson da faul problemine girince bir süre uzun forvet hatta bir ara kısa bir süreliğine pivot bile oynadı milli oyuncumuz. Ama bunun dşında normal mevkisinde iken de ribaundlara müthiş yardım etti. Aslında pek çok kişiye sorsanız, dünkü mağlubiyetin nedeni olarak ribaundları söyler ama bu bana göre kesinlikle yanlış bir teşhis olur. Çünkü Toronto, Hidayet'in de katkısıyla Bulls'a ribaundlarda ezilmedi. Rakibine neredeyse hiç hücum ribaundu vermedi - üç çeyrekte sadece 6 idi. İki takımın arasındaki en büyük fark, pozisyon üretebilmekteydi bana kalırsa. Yani iki tarafın da defansı en önemli kıstas oldu. Raptors el üstünden atışlar denemek zorunda kalırken, Bulls'da başta Rose olmak üzere neredeyse her isim savunmacısına üstünlük sağladı 1'e 1 pozisyonlarda. Bunun üzerine hazırlanılan boş orta mesafeli atışlarda isabet buldukça farkı açtı Bulls. Bu şutların hazırlanmasında deliciliğiyle yardım gelmesine sebep olan Rose ile içeride yardım geldiğinde dışarı çok doğru paslar veren Noah ön plandaydı.

Buraya kadar herşey güzel. Ama Raptors'ın maçı çevirebilecek şans ayağına geldi, daha doğrusu bunu Triano yarattı ve kendisi bitirdi. Dış oyuncuları Rose, Hinrich ve Deng'den oluşan Bulls takımına karşı, belki de olabilecek en iyi çözümü bulmuştu: Alana savunması. Çünkü Bulls'un ilk 5'inde tek üçlük atan ve dış şutuna güvenilir isim Hinrich idi. Nitekim bu düşük riskli kumarın getirisi yüksek oldu. Bulls'a üçüncü çeyreğin ortalarında yaklaşık 5 dakika boyunca neredeyse sayı şansı bile vermeyen Raptors, farkı 19'dan 10 civarına kadar indirmeyi başarmıştı. Ardından kim olduğunu hatırlayamadğım bir oyuncu (Johnson olabilir) rotasyonda ufak bir hata yapınca Rose içerideki boşluğu çok iyi değerlendirip bir turnike buldu. Bunun üzerine Triano alan savunmasından vazgeçti ve Bulls oyunu yeniden domine etmeye başladı, çünkü Raptors'da hiçbir oyuncu savunmada rakibinin önünde kalmayı başaramıyordu. Üçüncü çeyreğin son 3 dakikasında, 19 sayılık avantajı yakalamıştı bile Bulls ve maç da bitmiş oldu orada. Ayrıca ek olarak, oyuna girdiğinde takıma büyük bir enerji veren ve Raptors'da diğer oyuncuların yapamadığını yaparak çembere kadar giden Jack'in de neden az süre aldığını çözemedim. Bana göre Calderon yerine onun daha fazla oyunda kalması gerekiyordu, zaten iki oyuncu arasındaki defanstaki fark tek başına yeter. Son olarak eleştirilecek nokta da hücumda son derece kısıtlı bir oyuncu olduğunu bildiğimiz Weems'in tam 22 şut kullanmasıydı. Orta mesafeli atışlarda Chicagolu oyuncular onu bilerek mi boş bıraktı bilemiyorum ama bu şansların hepsini şut ile değerlendirmeye çalıştı, çoğunda da isabet bulamadı. Çembere gidince çok daha başarılı oluyordu.

Bu bir Raptors yazısı Hidayet değil ama ona değinmeden de olmaz. Takımının ne ihtiyacı varsa onu yapmaya çalıştı Hidayet. Hem Bosh'un yokluğunda boyu ve mücadelesi ile defansta Bargnani'ye bol bol yardım etti hem hücumda takım arkadaşlarına pozisyonlar hazırladı. Bu arada Bargnani'ye yardım etti derken takımda belki de tek ribaund alan Hedo'ydu, Bargnani ona yardım etti dersek daha doğru olur. Yanlış anlamayın, baya baya kalabalık içinde ribaundlar aldı Hedo, savaşarak ve mücadele ederek. Öyle bomboş kucağına düşen toplar sağlamadı bu kariyer rekoru olan 19'u... Hedo maçta tek birşey yapamadı, o da belki de takımının en çok ihtiyacı olan şeydi: Sayı üretmek. Çünkü Raptors savunmada Bulls önünde zorlanmasının yanında hücumda da skor üretemedi bir türlü. Buldukları sayılar da yukarıda belirttiğim gibi genellikle zor pozisyonlarda geldi. Burada Hidayet'in takımını rahatlatmasını bekliyordum ama o şutlarında isabet bulamadı, kötü bir günündeydi bu bakımdan. Onun dışında dediğim gibi belki de Raptors formasıyla oynadığı en iyi maçtı Hedo'nun. Hatta yanılmıyorsam onun kendini yere atıp takımına kazandırdığı bir top sonrası fark kapanmaya başlamıştı 3. çeyrekte. Böyle oynasın, canımı yesin. Şutları girmesin önemli değil, bir gün girmez 1 hafta girmez, 1 ay girmez sonra formunu bulur en kötü ihtimalle... Bu sezon playofflar'a kalamamaları halinde, gelecek sezon için demiş oluyorum bunları tabii ki.

Son bir söz de taraftarlara. Ben gerçek anlamıyla bir playoff maçı havasında geçeceğini düşünmüştüm bu mücadelenin. Feci yanılmışım. Son çeyreğin ortalarında maçın kaybedildiği garanti olunca takımını yuhalamaktan, ıslıklamaktan başka hiçbir şey yapmadı taraftarlar. Ne hakem, ne rakip üstünde bir baskı yoktu, gürültü de gelmedi...

Elbette kaç gündür söylediğim gibi, son 2 maçtaki fikstür avantajı nedeniyle Raptors halen playoff'lara kalabilir. Yeniden hatırlatayım, Bulls'un evinde Boston, deplasmanda Charlotte karşısında maça çıkacakken, Toronto önce Detroit deplasmanına gidecek ardından da evinde Knicks ile oynayacak. Bu iki maçta Bulls'dan 1 fazla galibiyet almaları onlara yetecek.

6 FARKLI FIKIR:

serhatugur dedi ki...

Calderon Jack'den daha defansif olamaz. Açık ara NBA'in en kötü defansçısı. Matador savunması diye basında halen dalga geçiliyor. Hido'nun ribauntları da bana anlamsız geliyor, durdu durdu 80. maçta career high yaptı. Playofflara katılmamaları daha iyi bence, en azından Bulls Cavsi az biraz zorlar... Noah - Lebron kapışması izleriz ki tadından yenmez. Anti-Lebron hareketini "alenen" başlatan ilk oyuncu olduğu için Noah'ı hep seveceğim.

serhatugur dedi ki...

Yazıyı tekrar okuyunca cümleyi yanlış anladığımı farkettim. Aynı sayfadayız. Calderon açık ara en kötü defansçıdır.

sleepless05 dedi ki...

Hido'nun artık şu top sevdasından vazgeçmesi gerekiyor.Sezonun başından beri topu bana verin, topu bana verin diye tutturdu.Jarrett Jack ve Calderon kesinlikle Hido'dan daha iyi oyun kurucular.Bir de şöyle birşey var kimse sana topu vermez, topu sen alırsın.(Departed'tan alıntı gibi oldu).Oyun kurucusu sakatlanmış bir takımda mecburen oyun kurucu pozisyonunda olup ,harika bir takımda oynadığı için iyi bir pasör gibi gözüken Hido Orlando'dan ayrılınca ortalama bir pasör'den farkı olmadığı ortaya çıktı.Yani bir nevi kendini Magic Johnson zannetti Orlando'dan ayrılınca.Öyle kolay değil Kısa forvete bütün topların teslim edilmesi kaldı ki sen Lebron James değilsin.

Adsız dedi ki...

sleepless05

Bir takıl hocam...

Adsız dedi ki...

sleepless05@

geçen seneki finalleri izledikten sonra mı bu yorumu yaptın cidden?

sleepless05 dedi ki...

Geçen seneki finaller dahil Hido Nba'e gittiğinden beri Hido'yu izliyorum.Kendisi ortalama bir pasör'dür.Orlando'da topu Dwight Howard'a ver o bile oynatırdı takımı.Çünkü bütün topları boş atıyor Orlando.Toronto'da herkes el üstünden şut atıyor.Önemli olanda öyle iç-dış dengesi kötü olan takımda takımı yönetmektir.Hido kesinlikle Toronto'da Orlando'daki rolünü yerine getiremez.Çünkü o kadar iyi bir oyun kurucu değil. Toronto'nun sezon başından beri bütün maçlarını izlemiş biri olarak bunu rahatça söyleyebilirim.