BIY AD

8 Mayıs 2010 Cumartesi

AT&T Center'ı Sarsan Adam: Goran Dragic

Hasta olduğumdan biraz boşladım blog'u bugün, zaten dün gece iki maçı da izleyememiştim bu nedenle. Aaz önce bitirdim ikisini birden. Tabii Cavs'in son 1.5 çeyreğini izlemedim, LeBron'un şovu (38-8-7) sağolsun. Ama konumuz bu değil. Dün gece bütün dünyayı şaşırtan bir performans ortaya koyan Dragic'ten bahsedeceğim. Seri öncesi değerlendirmemde Dragic'in sezon içinde bazı maçlarda sapıttığına ve Suns'ın bench üstünlüğünü ele geçirmesi için buna ihtiyacı olduğuna değinmiştim. Ama Dragic'in serinin gidişatına etki edeceğine hiç inanmıyordum, özellikle de AT&T Center'da. İkinci çeyrekte Nash'in 2-3 dakika dinlenebilmesi için oyuna giren ve hiç ortalıkta gözükmeyen Dragic, üçüncü çeyreğin sonlarına doğru parkeye adım attı ve şunu çok çok büyük ihtimalle söyleyebilirim ki, Suns'a batı finalini getirdi. Gerçekten inanılmaz oynadı. Üçüncü çeyreğin sonlarında Nash'in yerine oyuna girdiğinde 6 sayı farkla Spurs öndeydi. Maçın bitimine 4 dakika kala ise Dragic'in 23 sayısıyla Suns 14 sayı öne geçmişti. Düşünün Goran'ın yarattığı etkiyi. Üstelik sadece şutla olsa hadi "Sıcaktı" der geçeriz ama her şekilde skor üretti. Önce üçlükle başladı, ardından boyalı alana korkusuzca girerek üst üste 3 basket buldu. Bunların ikisinde pivotlara taş çıkaracak incelikte hareketler sergiledi. Fake sonrası rakibini bakkala gönderip pivot ayağını kullanarak ve el değiştirerek bulduğu sayılar gerçekten harikaydı. Böylece basketbolu ne kadar iyi bildiğini göstermiş oldu. Yanılmıyorsam sezon içinde bir Jazz maçında bu tarz basketler bulmuştu pota altında. Ayrıca cin bir basketbolcu olduğunu da gösterdi Hill'in öne uzanmış eline, kolunu takarak attığı üçlükle.

Spurs çözüm getiremedi demeyeceğim çünkü özellikle 5'te 5 attığı üçlüklerde perdenin altından geçerek veya 1-2 adım geriden savunarak adeta davetiye çıkardılar Dragic'e. Ayrıca maçın geneli için de çok kısa birşeyler yazacağım. Spurs'ün geçtiğimiz yıllarda başarıyla uyguladığı bir sistem vardı Suns'a karşı. Üçlüğün dışında bekleyen hücumcuları bırakmıyorlardı. Nash'e veya savunmacısını geçen Suns oyuncusuna yardıma gitmiyorlardı mümkün olduğunca. Böylece Suns'ın en iyi yaptığı şeyi yani üçlükleri, rakibinin elinden alıyordu Spurs. Bu seride ise resmen içeri gömülüyorlar ve dışarı çıkarılan toplarda Suns 2-3 pas sonrası bomboş üçlük buluyor. Tabii dün gece Dragic sayesinde biraz ekstra isabet bulduklarının (15/26) da altını çizmeliyim. Serinin bir başka x-faktörü de Manu'ya yaptığı savunma ve bulduğu ekstra sayılarla Grant Hill oldu. Sezon boyunca 18 sayı ve üstüne toplam 10 kere falan çıkan Hill son iki maçtır bu rakama ulaşarak Spurs'ü bitirdi. Onun bu çıkışı da bana göre sürpriz ama Dragic ile karşılaştırınca devede kulak kalıyor.

Son olarak birkaç ufak detay. Dün gece deplasmanda 38-8-7 yapan LeBron'un ulaştığı bu istatistiği geçmişte Oscar Robertson yapmış. Ancak Dragic'in 17 dakika 26 sayı başarısını daha önce elde eden yok... Dragic daha büyük oyuncu LeBron'dan!! Son olarak da Alvin Gentry'nin maç sonrası basın toplantısına başlarken kullandığı cümleyi veriyorum: "Steve Nash de kimmiş?". Maçın bitimine 3 dakika kalana kadar Nash'in oyuna girmesine gerek kalmadı Dragic sağolsun. Saygılar Goran...

5 FARKLI FIKIR:

Adsız dedi ki...

çok acayipti performansı, attığı şutların ötesinde; 3 tane pota altında hakeem'i hatırlatan turnikesi vardı. hatta bir tanesinde duncan'ı pazara yolladı ki herhalde bu tuzaklara en son düşecek isimlerden birisidir. birde maç sonunda pota altında dragic'i tebrik eden takım sahibi miydi?

montaellis dedi ki...

kendi adıma; yılın sürprizidir dün geceki dragic performansı. içine biraz kobe'den, biraz ginobili'den kaçtı herhalde. ha biraz da rondo tabi:) duncan ve blair'ı pazarlara göndermesini hiç unutmayacağım.

rott dedi ki...

Maclarin tekrarini hangi siteden izliyorsunuz?

sabonis dedi ki...

internetten indirip izliyorum, tekrarının yayınlandığı bir site bilmiyorum.

appi dedi ki...

who the hell is tragic???