BIY AD

3 Şubat 2011 Perşembe

Verilmiş Sadakaları Varmış


Link

-> Sezona 8-0'lık başlangıç (İlk 12 maçta alınan 11 galibiyet)
-> 12 maçta alınan 9 yenilgi (Kasım 22 - Aralık 13 arası)
-> 10 maçlık kazanma serisi (Ocak ayı)
-> Ve son 4 maçta alınan 3 mağlubiyet daha.

Hornets'ın sene başından beri sergilediği uçuk form grafiğinin rakamlara dökülmüş halini görüyorsunuz yukarıda. Son serideki kazanılan tek maç da içerideki Wizards karşılaşması. O maçı geçiyorum zaten, Wizards fasülyeden... Epeydir böyle uzun serileri barındıran, böylesine keskin iniş çıkışlara rastlamıyorduk. Ya da ben hatırlamıyorum ama güzel oldu gibi, renk katıyorlar lige. Her takımı yenebilecek potansiyelleri zaten vardı bu sene her takıma yenilebileceklerini de gösterdiler. Bir haftadır da sakatlık sorunlarıyla uğraşıyorlar ki bu da yenilgi serisinin uzaması için yeterli bir sebep. Önce Okafor'un 3 hafta oynayamayacağı haberi geldi, ardından Ariza dün geceki karşılaşmayı yarıda bıraktı. Ama tüm bunlara rağmen çok rahat playoff yapacaklarını düşünüyorum, tabi ki videodakine benzer bir olay tekrar başlarına gelmezse. Ne Okafor ne Ariza'nın bir önemi olurdu eğer Chris Paul'un durumu görüntüdeki kadar ciddi olsaydı. Kara kara düşünmeye başlamışlardı bile. Neyse ki oyuna döndü Paul. Artık Monty Williams kurban mı keser, sadaka mı verir orasını bilemem...

All-Star Yedekleri Kimler Olmalı?

Bildiğiniz gibi All-Star için ilk 5'ler geçen hafta açıklandı. Bu gece de yedekler duyurulacak. Önce yedeklerin nasıl seçildiğini anlatayım. Koçlar bulundukları konferanslarından 7'şer oyuncu seçecekler. 2 guard, 2 forvet, 1 pivot, 2 tane de pozisyondan bağımsız oyuncu. Tabii ki bir koçun kendi takımında oynayan bir oyuncuya oy vermesi yasak. Ayrıca David Stern, sakatlığı bulunan Yao Ming'in yerine birini kendi seçecek. Bu sezon özellikle Batı'da seçilmeyi hakeden o kadar çok oyuncu var ki, pek çoğuna yazık olacak...

Batı:
Forvetlerden başlayalım. Blake Griffin eğer çaylak diye seçilmezse internet ortamındaki protestoları düşünemiyorum bile. Gerçi böyle bir ihtimal yok, o da garanti seçilecektir. Daha bunun üstüne Nowitzki gibi yeri garanti olan bir isim var. Lamar Odom ise Bynum döndüğünde bile müthiş oyununu sürdürdü, o da hakediyor. Love'ın 34 maçlık double double serisi kendisini direk All-Star yapıyor zaten. Aldridge de sakatlıklardan çok çeken Blazers'da son ay yakaladığı 25-10 ortalama ile dikkatimi çekiyor. İki gece evvel 40 atmasını falan geçtim, onun nedeni daha çok Spurs'ün kısa 5'le oynamasıydı ama son dönemde Blazers'ın kazandığı maçlarda başı çeken isim açık ara Aldridge. Bitti mi bitmedi? Daha Zach Randolph var, geçen sene seçilirken Grizzlies'i yukarılara taşıması etkili olmuştu. 'Takımın kanseri' damgasından kurtulmuştu. Bu sene aynen devam ediyor, üstüne ribaundlarını da 13.5'a çıkardı. Duncan ise bu sene pek haketmiyor çünkü takımı tamamen Manu ve Parker'a teslim etti. Zaten istatistiksel olarak baktığımızda herkesten geri kalıyor. Bence alınmayacak, zaten Spurs'ü ve kendisini çok sevsem de, ben bile alamadım. 13 galiba gerçekten uğursuz rakam, çünkü 12 senedir üst üste All-Star seçilen Duncan bu sefer bu unvandan mahrum kalacak. Neyse efendim, bütün bu oyuncular arasından ikisini seçmek neredeyse imkansız ama ben Griffin ile Nowitzki diyorum.

Guard'lara geldiğimizde çok büyük bir çekişme var. Manu, Nash, Deron Williams, Westbrook dörtlüsünden kimi ayırsak ayıp olur. Manu'nun avantajı ligin en iyi takımına liderlik yapıyor olması. Benim elim ona bir türlü gitmese de, Westbrook yaptığı sükseyle All-Star'a seçilecek gibi duruyor. Takımı kötü olduğu için çoğu kişinin unuttuğu Monta'yı da saymak lazım burada. Daha Eric Gordon'ı sayacaktım içlerinde eğer sakatlığı olmasaydı. Buradan Manu ile takımı leş gibi olmasına rağmen hala playoff potasında tutan Nash'i alacağım ben muhtelemen...

Pivotlarda ise Pau Gasol'ün yeri doğal olarak garanti, hatta kendisi Popovich tarafından ilk 5'e pivot olarak koyulacak. Bynum'ın hakettiğini kesinlikle düşünmüyorum. Nene bana göre All-Star olabilecek bir seviyede, istikrarına gerçekten hayranım kendisinin, onun gibisini bulmak zor bu konuda. Nowitzki ve Terry başta olmak üzere Mavs takımının yaptığı Tyson Chandler kampanyasına da selam edeyim buradan ama Tyson Chandler'dan bahsediyoruz yahu... Gerçi ben ondan iyi bir sezon beklerken o, benim beklentilerimi bile aştı. Yine de pivot kontenjanından Gasol girdikten sonra onca guard ve forvet arasından Joker olarak girmesi pek mümkün değil. Benzer şeyler Okafor için de geçerli...

Joker için yukarıda seçmediklerimden kimler var: Nene, Aldridge, Love, Randolph, Odom, Monta Ellis, Deron Williams ve Westbrook. Şaka gibi değil mi? Ne kadar çok var. Hepsi de delicesine birbirine yakın. Neyse ki Yao yerine Stern'ün seçeceği isim ile beraber tam 3 adet Joker hakkımız var. Love'ı otomatik olarak aldım böyle bir performans görmedik çünkü çok uzun süredir. Yanına Deron ile beraber Westbrook'u koyuyorum... Ama Westbrook nedense tamamen içime sinmiyor Aldridge veya Odom daha çok hakediyor gibi sanki. Hatta Monta dediğim gibi unutuluyor, o bile seçilebilir. Şu son kontenjan için karar veremedim. Aşağı son seçimleri yazarken tam kararımı vermiş olurum.

Doğu:
Burada da forvetlerden başlıyorum. Neyse ki işim kolay. İlk iki isim neredeyse otomatik seçimler olacak. Garnett ve Pierce. Celtics'i yeniden 2008 havasına taşıdılar... Buraya diğer yazabileceklerimiz ise Boozer, Bosh ve Josh Smith. Burada Bosh ve Boozer daha şanslılar bana göre. Chicago'yu biraz izleyenler Boozer'ın önemini anlamıştır diye düşünüyorum. Bosh pek çok kişiden 'yancı' muamelesi görse de ligin en iyi 3-5 uzun forvetinden biri.

Guard isimlerine daha bakmaya bile başlamadan Rondo'yu koyuyorum. Üstüne de kariyer sezonunu yaşayan Ray Allen geliyor. Felton tamam iyi bir sezon geçiriyor ama Knicks'in hızlı temposu istatistiklerini biraz şişiriyor. Aynı zamanda bu hızlı tempoya ve boş şutlara rağmen yine bildiğimiz Felton'a dönüştü kendisi, rezalet şut atıyor... Joe Johnson'a yıllardır ısınamadım, ama son bir ayda coşup, %50 isabetle 26 sayı attığını söylemem gerek. Felton'ın önünde en azından benim için, hem de açık ara.

Pivot olarak Horford ve Bogut arasında kaç kere gidip geldim bilmiyorum. Bogut'un Skiles altında savunma canavarına dönüşmesi onu benim gözümde çok yüceltiyor. Ama sanırım her sene ufak ufak kendisini geliştiren Horford'ı seçeceğim burada. Noah sakat olmasa direk onu alırdım diye düşünüyorum. Diğer adaylar kayda değer değil pek. Tabii ki Shaq hariç. Ah keşke oylasa koçlarda girse yine All-Star'a, şenlendirse bizleri diyorum. Tabii hayalden başka birşey değil bu.

İki jokerimiz için kimler var şimdi: Bogut, JoJo, Boozer, Bosh ve Josh Smith. Bosh'u direk olarak koyuyorum. Ondan sonraki seçim için ise bir hayli zorlanıyorum. Hepsi eşit hakediyorlar benim gözümde. Buraya da kılpayı olarak, Boozer'sız hücumları acınası hale gelebilen Bulls nedeniyle Boozer'ı seçiyorum. Ayrıca Boozer ile 23-7, Boozer'sız 11-7 olduklarını da söylemek lazım...

Son olarak tam seçimlerimi vereyim:

Batı:
F - Dirk Nowitzki
F - Blake Griffin
G - Manu Ginobili
G - Steve Nash
C - Pau Gasol
Joker - Kevin Love
Joker - Deron Williams
Joker - LaMarcus Aldridge (Russell Westbrook)

Doğu:
F - Kevin Garnett
F - Paul Pierce
G - Rajon Rondo
G - Ray Allen
C - Al Horford
Joker - Chris Bosh
Joker - Carlos Boozer

Gecenin Hareketleri - 2 Şubat


Link

Rose ve Kidd'in imza hareketlerinin yanı sıra Griffin'in bir kaç kişiyi potaya soktuğunu görüyoruz. JoJo'nun Amir'i bakkala yolladığı hareket de gayet güzel. Ama Gee ve J.R.'ın smaçları çok ayrılıyor diğerlerinden. Gee potaya doğru uzamış adeta. Smith ise biraz daha zorlasa topu yerden alıp içine vuracakmış.

Küçük Detaylar 15 (Nowitzki'nin 22.000. sayısı)

Bu sezonun MVP adaylarından Dirk Nowitzki dün Madison Square Garden'da oynanan maçta New York karşısında kariyerinin 22.000. sayısına 2. çeyrekte attığı serbest atışlarla ulaştı ve NBA tarihinde 22.000 sayıya ulaşan 24. oyuncu oldu. Çok etkileyici olmadı mı ne? O zaman şöyle yapalım, bu 24 oyuncu arasında Larry Bird, Gary Payton, Tim Duncan ve Ray Allen gibi isimler yok. Ayrıca bu 24 kişi içerisindeki tek Avrupalı Dirk Nowitzki...

Hasta Ruhlu Olmak Kolay Değil



Garnett'in ne kadar ateşli olduğunu hepimiz biliyoruz. Zaten oyunun yanı sıra bu ateşi sayesinde kendisinin pek çok seveni var. Aynı zamanda bu hırsı parkede çirkin hareketlerde bulunmasına neden olduğu için kendisine bir sürü kişi de antipati duyuyor. Bu videoda ise ne sempati ne antipatiye yer var. Kısaca Garnett'in kafayı hırs ile ne kadar sıyırdığını gösteren bir video. Dalembert'i blokladıktan sonra öyle bir gazla bağırıp çağırıyor ki Garnett, salyalarına hakim olamıyor. Tamam Sacramento gibi leş bir takıma yeniliyorsun, buna karşı büyük bir sinir var içinde, güzel bir blok koyuyorsun, gazsın... Fakat böyle kendine hakim olamayıp ağzından salyalar saçarak, kutlamak gerçekten pek hayra alamet değil. Ateş, hırs iyidir, size maç kazandırır ama bir noktadan sonra da zarar verebilir oyuncuya, Garnett de hep bu sınırın civarlarında dolanıyor.

Takım arkadaşı Glen Davis'ten bunu NBA Finalleri'nde görmüştük. Ama orası en azından NBA Finalleri, işin ucunda kupa var, Garnett'in olayı ise herhangi bir normal sezon maçında gerçekleşiyor. Ama en azından Garnett farkına varıyor, hücuma giderken siliyor ağzını yüzünü. Davis onu bile yapmamıştı. Celtics'te salya akıtma sırası muhtemelen Pierce'da diye düşünüyorum. Zira Rondo-Shaq-Allen pek böyle gaz değiller.

NBA'de Bugün - 02.02.2011

Hornets 93 - Thunder 104
Son dönemin formda takımlarından Hornets Batı'nın dişli ekiplerinden Thunder'a konuk oldu. Heyecanlı ve çekişme dolu bir maç oldu ki bu sezon bu iki takım arasındaki diğer maçlarda da bunu görmüştük. Olası bir play-off eşleşmesinde heyecanlı bir seriye de gebe olacağı kesin gözüküyor. Bu geceye dönecek olursak maçın hikayesi tamamen Durant olacak herhalde. Burada yazdıklarımı takip edenler bilir ben atılan yüksek skora tamah etmem ancak takım adına yararlı olan ve doğru seçilen şutlarla bu rakamlara ulaşan oyunculara övgüler veririm. Durant dün gece 43 sayı üretti ve maçın kritik bölümlerinde oyuna ağırlığını koyarak takımını galibiyete taşıyan isimdi. Peki bu 43 sayıyı kaç şutta buldu diye bakacak olursak kullandığı şut hanesinde yalnızca 19 yazdığını görüyoruz. Saygıyla eğiliyorum. Hornets cephesine bakacak olursak ekstra katkıları beklenen Ariza sakatlanarak oyundan çıktı ama belki de takım adına bu maç göz önüne alındığında daha yararlı oldu. Savunma anlamında çok kötüydü dün gece. 20 sayı-15 ribaund üreten West takımını sırtlamaya çalıştı ancak günün hikayesi Durant'in müthiş performansıydı ve Thunder'ın galibiyetiydi. Durant'in son 4 maçta 3.defa 40 sayı barajını geçtiğini de belirtmek gerek.

Bulls 106 - Clippers 88
Ocak ayında oynadığı 14 maçın sadece 4'ünü deplasmanda oynayan ve evinde 9 maçlık bir galibiyet serisi bulunan Clippers'ın serisi dün gece Bulls karşısında son buldu. MVP yarışında adı üst sıralarda geçen Rose 32 sayı-11 asistlik harika performansıyla takımını galibiyete taşımayı başardı. Aynı zamanda bu galibiyetle Chicago galibiyet serisini 6 maça çıkartmış oldu. Son dönemde evinde üstün performanslar sergilemeye alışan Clippers dün gece maç boyunca hiç skorda öne geçemedi ve maçı hep geriden takip etti. Clippers cephesinde Griffin 32 sayı-13 ribaund-7 asist ile harika bir performans sergilemiş olsa da galibiyeti getiremedi. Ömer Aşık ise 6 dakika oyunda kalarak 1 sayı-1 ribaund ile katkı verdi.

Blazers 90 - Nuggets 109
Play-off tablosunda yerini korumak konusunda sıkıntı çeken Portland kötü bir dönemden geçiyor. Arkasından gelen Memphis'in formda olması ve Portland'ın aldığı yenilgiler aradaki farkı yarım maça kadar da indirdi. Denver'a karşı ilk devre başarılı bir performans sergileyen ancak ikinci devre ile oyundan bir anda düşen Portland'ı en azından All-Star arasına kadar zor günler bekliyor. Takas süresinin bitimine de kısa bir süre kala Denver'da neler olup biteceği konusunda hala çözülemeyen sorunlar var. Önümüzdeki 3 hafta bakalım nelere kadir olacak Denver adına. Dün de Melo 20 sayı kaydederken, Pota altı ve ribaundlardaki üstünlüğü ile dikkat çeken Denver'da Nene 22 sayı-10 ribaund ile mücadele etti.

Mavericks 113 - Knicks 97
Nowitzki'nin performanslarıyla tekrar galibiyet serisi ve çıkış yakalayan Dallas, Doğu'nun playoff adaylarından Knicks'i mağlup etmeyi bildi. Üst üste 6. maçından da galibiyetle ayrılan Dallas'ta Dirk Nowitzki açısından tarihi bir maç oldu. 29 sayı-11 ribaund ile mücadele eden Dirk aynı zamanda 22.000 barajını geçen oyunculardan biri oldu. Benchten Barea'da 22 sayı kaydetti. Knicks ecphesine baktığımızda bir kaç istisnai durum dışında zorlu maçların altından kalkamadıklarını görüyoruz rahatça. Cidden iyi ve başa güreşir bir takım olsa liderin 12 maç gerisinde olmazdı. Gallinari 27, Amare 20 sayı üretmiş maç boyu ancak Felton&Fields ikilisi takım adına pek olumlu işlere imza atamamış.

Bucks 77 - Suns 92
Play-off kovalayan iki takımın mücadelesinde henüz maçın başında skorda üstünlüğü eline geçiren Phoenix rakibin öne geçmesine hiç izin vermedi ve maçı kazanan taraf oldu. Üst üste aldığı iki yenilgi ile Doğu'da yarıştan biraz uzak kalan Bucks'un bir an önce kendisini toparlaması gerekiyor. Dün gece %31 ile top kullanmışlar ve bu play-off hedefindeki bir takım için olmaması gereken bir istatistik. Phoenix'te aldığı üç galibiyetle birden çetin yarışta kendisine yer açtı. Carter takası olduğunda Suns adına asıl katkının Gortat tarafından geleceğini ve onun iyi olması takımı ileriye taşıyacağı fikrinin öne sürülüyordu ki Gortat'ın yakaladığı form takımı da taşımaya başladı. Gortat dün gece 19 sayı-11 ribaund ile takımda en etkili isimlerden biriydi. Milwaukee'de Ersan 7/20 ile şut konusunda kötü bir gece geçirirken 15 sayı-9 ribaund-4 top çalma ile mücadele etti.

Grizzlies 102 - Wolves 84
Nba'de enteresan istatistikler mevcuttur hele ki kötü giden bir oyuncu olduğunda onun yokluğunda takım şöyle varlığında şöyle gibilerinden. Memphis üst üste 4. maçını dün gece Wolves karşısında kazanarak ilk 8 için önemli bir adım attı ancak konuşulan konulardan biri bu galibiyetlerin Oj Mayo'nun yokluğunda alınan 4 galibiyet olması. Popülaritesi kumar kavgası vs yüzünden zaten pek iyi bir seviyede olmayan Mayo'nın takımdaki geleceği ne olacak o da merak konusu tabi. Dün gece Zach 23 sayı-13 ribaund üretirken, Gay ise 22 sayı-7 ribaund-7 asit ile oynayarak takımlarını galibiyete taşıdılar. Farklı mağlup olan Wolves'te Love 10 sayı-10 ribaund ile double-double yapmayı ihmal etmemiş ancak göz boyoyan müthiş performanslarına o kadar alıştık ki bu tırt geliyor bizlere.

Raptors 87 - Hawks 100
Gelelim müthiş mağlubiyet serileri ile dikkat çeken takımlara. Öncelikle Toronto dün Atlanta karşısında yine galip gelemedi. Aslında Toronto maçın çoğu bölümünde bir şekilde maçın içindeydi ve maça ortaktı. Ancak Hawks çok rahat basketbol oynadı ve Raptors'un skor açısından kendilerine yakın olmalarına da savunma dozajıyla onlar karar verdi. İsabet yüzdelerine baktığımızda Hawks'ın havayı estirdiğini de görebiliyoruz zaten. İki takımın üçlük isabetleri karşılaştırılacak cinsten değil. Atlanta'da galibiyeti getiren isim sezonun en yüksek skoruna ulaşan ve 37 sayı üreten Joe Johnson oldu. Maç boyu 5 üçlük isabeti bulan Johnson aptığı 8 asistle de dikkat çekti. Raptors cephesinde ise 20 sayı-14 ribaund ile yazın kontrat açısından fazla tartışılan Amir Johnson takımının en etkili isimlerinden biriydi.

Pacers 117 - Cavalers 112
Uzun bir aradan sonra Cleveland için bu kadar yakın bir skorda biten maç gördüğümüze göre takım yavaş yavaş kendine gelecek gibi. Artık bir galibiyet bekliyoruz büyük bir heyecanla Cleveland'dan. Aslında bu maç galibiyete hiç yaklaşmadıkları kadar yaklaştılar bu seri yenilgi döneminde çünkü takım son çeyrek bir ara skorda öndeydi. Şaka değil! Başarılı bir şut yüzdesiyle oynayan ve dış şutlarla dikkat çeken Cleveland'da Sessions 25 sayı-9 asist ile takımını sırtlamasına rağmen üst üste 22. yenilgiye engel olamadı. Pacers cephesinde ise maç başından beri Collison'un etkin oyunu vardı ki 22 sayı-9 asist ile takımını sırtlayarak maçın kazanılmasında etkili oldu. Ayrıca yeni koçla beraber çıkışa geçmesini öngördüğümüz Hibbert ise kısmen iyi bir performansla geceyi noktalamış.

Rockets 97 - Jazz 96
Günün en heyecanlı maçlarından biriydi. Maç sonuna kadar dengede giden oyun son toplardaki başarılı hücum performanslarına kaldı. Boyalı alanda Jefferdon&Millsap ikilisinin 40 sayısıyla rakibini perişan eden Utah Jazz buna karşın üçlük çizgisinin gerisinden felaket bir performans sergiledi. Buna karşın Rockets %50 ile üçlük isabeti bularak rakibini dışarıdan vurdu. Deron'un yokluğunda son dönemde inişli-çıkışlı bir performans sergileyen Utah'ta son bölümde Millsap etkili oyunu ve basketleri ile ön plana çıksa da Kevin Martin'in üç sayılık oyununa engel olamayan Jazz kaybeden taraf oldu. Rockets'te Martin 22 sayı ile galibiyeti getirdi.

Bobcats 97 - Pistons 87
Dün geceki maçın Bobcats adına telafisi olabilirdi ancak Pistons adına fazlasıyla kritik bir maçtı. Play-off yarışında eğer söz sahibi olmak istiyorsa Detroit'in muhakkak kazanması gereken bir mücadeleydi ancak kaptan Jack'in skorer oyununu durduramadılar ve yenik ayrıldılar salondan. Maçın ilk üç çeyreği ortada geçerken son çeyrek Bobcats'in bir anda skorda öne geçmesi maçı kazanmalarını sağladı. Detroit'in son Knicks ve dün geceki maçını izlemedim ancak maçlar birbirinin kopyası gibi. İlk üç çeyrek boyunca ortada giden bir oyun ve son çeyrek kaybeden Detroit. Mental anlamda bir çöküş mü yaşıyorlar ya da tamamen tesadüf bir şekilde rakiplerinin skorda bir anda öne geçmesi mi buna etken bilemiyorum ancak bu iki maçın benzer olması ilginç.

Sixers 106 - Nets 92
Play-off yarışında Doğu'nun en iddialı takımlarından biri olan Sixers deplasmanda Nets'i mağlup etmeyi başararak yerini iyice sağlamlaştırdı. Aynı zamanda Knicks ile de farkı 3 maça indirdi. İnceden inceden sürpriz yapıp üst basamaklarda da yer alabilir mi merak etmiyor değilim. Sixers'ın guard ikilisini çok beğenirim. Sezon başında hangisi ilk beş başlamalı L.Williams mı Holiday mi derken koç doğru tercihi buldu ve Williams'ın benchten gelmesini uygun gördü. Ki en faydalısı da bu oldu cidden. Dün geceye bakarsak Williams 26 sayıyla skorer kimliğini ortaya koyarken, Holiday ise 11 sayı-11 asist-10 ribaund ile triple double yaptı. Nets'te Avery Johnson itirazlarından dolayı oyundan atılırken, Harris 16 sayı-7 asist ile geceyi noktaladı. Bu arada yazı burada bitti artık daha fazla Lopez'in ribaund konusuna değinmeyeceğim.

Artest Gidici mi?


Ron Artest bu ligin en kaçık isimlerinden biri belki de en kaçığı. Yarış arabasıyla şehir trafiğine çıkmasıyla, ağır yenilgiden sonra yaptığı "iyi oynadık" açıklamasıyla her zaman esprilere konu olmuş bir isim. Ancak bugün gündeme gelme şekli biraz daha ciddi gibi. Artest şampiyonluk yüzüğünü kazandığı Lakers'tan ayrılmak istediğini söylemiş. Şaşırdık mı? Tabii ki hayır. Artest'in istediği yüzüğü kazandıktan sonra sorun çıkarabileceği geldiği günden beri konuşuluyordu. Şu an Artest'in kafasını basketbola vermesi oldukça zor gözüküyor zira. İstediği yüzüğü almış, o yüzüğün alınmasında da büyük bir katkısı var (finallerin 7. maçında yaptıkları akıllarda) ve Lakers takım olarak yatışlarda. Zaten kafa yapısı dolayısıyla basketbola nadiren konsantre olabilen Artest bu nedenlerden dolayı iyice basketboldan uzaklaşmış durumda ve bu umursamazlık oyununa da iyice yansıdı.

Ancak bu dedikodular çıktıktan sonra Artest'in menejeri bu dedikoduları yalanladı ve Artest'in takımdan ayrılmak istemediğini sadece yenilgilerden dolayı moralinin bozuk olduğunu ve bu moral bozukluğunun takımdaki herkeste olabileceğini söyledi. Menejeri Artest'i korumak için ve takas isteğinin ilk günden basına yansımaması için bu açıklamayı yapmış olabilir ya da bu dedikodu, kötü giden Lakers'ın bir arayış içerisinde olabileceği varsayımından yola çıkarak takasa en yakın isim olan Artest üzerinden kurulmuş bir senaryo olabilir.

Peki gelelim eğer Artest gerçekten takasını istemişse neler olabileceğine. Artest'in bu sezondan sonra 3 sezonluk daha konratı var. Bu takasın olabilirliği önünde önemli bir engel. Ben bir GM olsam Artest'in bu uzun süreli konratının riskini almayabilirdim. Hemen her şeyden sıkılabilecek bir isim ve kimse eğer bir takıma giderse 1 sene sonra "sıkıldım, takas olmak istiyorum" demeyeceğini garanti edemez. Ayrıca Artest'in konratı biraz yüklü sayılır, bu sezonun ardından daha 3 senesi var ve yaklaşık 22 milyon dolar ediyor. Belki risk seven bir genel menajer, Artest gibi kafası basketbolda olduğunda potansiyeli belli, ligin en iyi dış savunmacılarından biri için bu kontratı alabilir. Ama bu oldukça düşük bir ihtimal.

Yine de Artest'e alıcı çıkabileceğini düşünüyorum ben. Lakers Artest'in yanına Ebanks ya da Caracter ikilisinden birini ve draft hakkı koyarak bir takas gerçekleştirebilir. Zaten Artest'in takas olmak istiyorum yönündeki haberlerinden sonra hemen Hinrich ismi ortaya atılmış bile. Ancak burada bir önemli engel de Phil Jackson'ın genel olarak sezon ortasında kadroda köklü değişikliğe gitmemesi olarak görülebilir. Üçgen hücumu öğrenmenin zorluğundan dolayı Phil Jackson yeni gelen oyuncuların en azından yaz döneminde takımla beraber çalışmasını istiyor. Ancak Phil Jackson'ın son sezonu olduğu düşünülürse Lakers için değişikliklerin ilk adımı olabilir Artest takası.

2 Şubat Programı

3 Şubat Perşembe 02:00 / Toronto Raptors - Atlanta Hawks
3 Şubat Perşembe 02:00 / Indiana Pacers - Cleveland Cavaliers
3 Şubat Perşembe 02:00 / Philadelphia 76'ers - New Jersey Nets
3 Şubat Perşembe 02:30 / Charlotte Bobcats - Detroit Pistons
3 Şubat Perşembe 02:30 (NBA TV) / Dallas Mavericks - New York Knicks
3 Şubat Perşembe 03:00 / Memphis Grizzlies - Minnesota Timberwolves
3 Şubat Perşembe 03:00 / New Orleans Hornets - Oklahoma City Thunder
3 Şubat Perşembe 04:00 / Portland Trail Blazers - Denver Nuggets
3 Şubat Perşembe 04:00 / Milwaukee Bucks - Phoenix Suns
3 Şubat Perşembe 04:00 / Houston Rockets - Utah Jazz
3 Şubat Perşembe 05:30 / Chicago Bulls - Los Angeles Clippers

Gecenin ilk maçlarından en dikkat çekici olanı Pacers-Cavaliers karşılaşması. Bakalım yenilgi serisini sonlandıracak mı, yoksa adım adım rekora gitmeye devam mı edecek Cavs. NBA TV güzel maçlardan birini veriyor. Bir tarafta Amare diğer tarafta Dirk. Zaten takımlar da denk güçte, iyi kapışma olacak gibi. Batıda üst sıralarda yer alan ve playoff'ta eşleşme ihtimali bulunan takımların maçlarını izleyeceğiz geç saatlerde uykuya yenik düşmezsek. Thunder ve Nuggets saha avantajıyla bir adım önde görünüyor. Takıma döndükten sonra kendisine biçilen rolden memnun olmayan Jennings'li Bucks ise Suns'a konuk olacak.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Senin Ne İşin Var Bacaksız?

Şu Justin Bieber dünya üzerinde en sevmediğim insanlardan biri. Bu yaşta abuk subuk bir yolla şöhret olan daha bu yaşta kitabı çıkan bana göre saçma sapan bi' herif. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Phil Jackson'un yüzüğüyle fotoğraf çekilmiş ve bütün antipatimi toplamıştı. Neyse bu bacaksızın bir NBA blogunda ne işi var diyebilirsiniz, onu hemen açıklıyım: kendisi all-star bünyesinde oynanacak ünlüler maçında sahada olcak. Beni all-star'dan soğutmak için yeterli bir sebep her ne kadar kadronun geri kalanı tatmin edici olsa da. Kadronun tamamı:

• ESPN Analyst Magic Johnson (NBA efsanesi)
• Grammy-nominated artist Justin Bieber (Popçu)
• Scottie Pippen (NBA efsanesi)
• Bill Walton (NBA efsanesi)
• AC Green (NBA efsanesi)
• B.J. Armstrong (NBA efsanesi)
• Chris Mullin (ESPN yazarı ve NBA efsanesi)
• Jalen Rose (ESPN yazarı ve NBA efsanesi)
• Jimmy Kimmel ("Jimmy Kimmel Live!")
• Ty Burrell (Oyuncu- Modern Family)
• Rob Kardashian (Kardashian olması yeterli)
• Zach Levi (Oyuncu - Chuck)
• Jason Alexander (Oyuncu - Seinfeld/Curb Your Enthusiasm)
• Common (Rapçi)
• Bill Simmons (ESPN yazarı)

- Ufak bir paragraf açayım dedim, fanatik ötesi Celtics taraftarı olan Simmons, Seinfeld'in efsanesi George Costanza, Magic Johnson ve Pippen için izlenesi bir maç bu arada. İzlenesi maç dediğime bakmayın gerçi, geçen sezon ilk defa Dr. Mehmet Öz var diye izlemiştim, o güne kadar niye hiç izlemediğimi anlamıştım. Çekişmeli deseniz değil, eğlenceli deseniz o da değil, ilginç deseniz belki kağıt üstünde evet. /Can

Bu arada, yukarıdaki liste daha sonra açıklanacak WNBA oyuncularıyla takviye edilecek.

Cavs Dereyi Geçti Sıra Denizde(!) - Kaldı 3

Biliyorum başlıktaki deyiş ters, özellikle öyle. Çünkü Cleveland Cavaliers'ın yenilgi serisi Miami maçıyla beraber 21'e çıktı ve ellerinde bulunan 24'lük rekora bir hayli yaklaştılar. Bu rekor iki sezona yayılmıştı, tek sezonda ise rekor 23 ile Vancouver ve Denver'da. Bu konuya zaten önceki Cavs post'unda değinmiştim. 16'dan 21'e giden yolda Cavs kaybetmesi son derece kolay olan maçlarda bizleri şaşırtmadı üst üste yenilgilerle... Ama şimdi rekor için kaybetmeleri o kadar da kolay olmayan maçlar var önlerinde. Bu gece Pacers ile başlayan seri, Grizzlies ve Blazers ile devam edecek. Üst üste 3 tane yenilgi alabilmek için zorlu rakipler bunlar.

Neyse ki Jim O'Brien kovuldu da Pacers oyuncuları kendilerine geldiler, takım bir silkindi kendine geldi. Yoksa Cavs kılpayı da olsa kazanabilirdi. Bugünkü maçta bir mağlubiyet beklediğimi söylemeliyim. Tek endişemiz maçın Cleveland'da oynanacak olması. Yine de Hibbert, Hansbrough gibi gençler O'Brien'ın gidişinden çok memnunlar, bu Cavs'in maçı kaybetmesi için yeterli sebep olabilir. Bakalım hep beraber sayıyoruz önümüzdeki üç Cavs maçını. Hepsini kaybetmeyi başarabilirlerse 24'e ulaşacaklar, ardından da Dallas ile NBA tarihine yeniden geçişin kutlamaları başlayabilir. Nazar değmesin inşallah.

All-Star 3'lük Yarışması ve Pierce-Allen

All-Star hafta sonuna az kaldı. Oyuncular da yavaş yavaş havaya giriyorlar. Paul Pierce'tan da bu yönde bir açıklama geldi, iki gün önceydi yanılmıyorsam. Ağır şut stiliyle geçen sezon sürpriz yaparak 3 sayı yarışmasını kazanan Pierce, bu sene de ünvanını korumak istediğini belirtmiş. Ayrıca yanında takım arkadaşı Ray Allen'ın da olması gerektiğini savunmuş.

Pierce zaten %99.9 ihtimalle katılacak. Yanında Allen'ın da olması şart gibi birşey. %46 ile üçlük atan, tarihin en iyi şutörlerinden birini almazlarsa zaten ayıp ederler. İki Celticsli'nin çekişmesini izlemek de ilginç olacak bence. Son zamanlarda Radmanovic-Allen ve Nowitzki-Terry ikililerini hatırlıyorum aynı takımdan çıkan yarışmacılar olarak. Peki bu ikilinin yanında kimler olmalı?

Bana göre üçlük yüzdesi kategorisinde ligin lideri Matt Bonner her ne kadar şut stili pek yarışmaya uymasa da seçilmeli. Adam %50.4 ile üçlük atıyor yani. Başka söze gerek yok. Onun dışında sezon başında "Öldü artık" denilen ancak küllerinden yeniden doğan Bibby'i de alacaklarını düşünüyorum. Kendisini şut ile tanımlayan bir oyun kurucu sonuçta ve %45 ile atıyor bu sezon. Ayrıca NBA tarihinin en isabetli üçlük kullanan oyuncusu Morrow'u da görmek istiyorum neler yapacak diye. Etti mi size 5 aday. Sonuncu için seçim yapmak çok zor. J-Rich, Afflalo, Boobie Gibson, James Jones, Curry ve Gary Neal arasından seçmem gerekecek herhalde. Curry daha geçen sene katıldı, üst üste almayabilirler. J-Rich'in şutlarını daha önce birkaç kez blog'da belirttiğim gibi, ben pek sevmem açıkçası ama Bibby yerine düşünebilirim onu belki. "Bizden" sayabileceğimiz Neal'ı ise o platformda izlemek keyif verir ama Afflalo muhtemelen daha çok hakediyor.

Sizce kimler katılmalı?

Küçük Detaylar - 14 (Kobe'den 5000. Asist)

Kobe dün gece Rockets-Lakers maçında kariyerinin 5000. asistini yaptı ve NBA tarihinin en çok asist yapan 51. oyuncusu oldu. Aktif oyuncular içerisindeyse kendisinin 7. sırada yer aldığını söyleyelim. Kariyeri boyunca 4.7 asist ortalamasıyla oynayan Kobe'yi bu başarısından dolayı tebrik ediyorum elbette ama listeye baktığımda daha takdir edilesi iki isim göze çarpıyor. Kısa oyuncuların ağırlıklı olduğu bu kategoride Garnett 4800, LeBron ise genç yaşına rağmen 4100 barajını aşmış. Garnett'in aktif oyuncular arasında basamak atlaması artık imkansıza yakın ama LeBron'un Kobe'yi geçmesi için yaklaşık 2 seneye ihtiyaç duyması önemli bir istatistik.

Doğu'nun Koçu Rivers

Dün gece Kings karşısında aldığı galibiyetle 6 Şubat'a kadar doğuda liderliği garantiledi Celtics. Böylece Doc Rivers da 2008'de olduğu gibi bu sene de doğu takımının koçu seçildi. Ne yalan söyleyeyim batının koçu açıklandıktan sonra doğuda bu mücadelenin biraz daha çekişmeli geçmesini bekliyordum. Ama Celtics, Blazers ve Lakers deplasmanlarından kayıpsız dönünce beklediğimden uzak bir görüntü çıktı ortaya.

Sezon başından beri dönem dönem önemli oyuncularını sakatlıkları sebebiyle oynatamasa da rotasyonu verimli bir şekilde kullandı Rivers. Takımı için uygun koç olması bir yana iyi bir taktisyendir de kendisi. Ayrıca Stan Van Gundy'nin sürekli panik halinde olması sebebiyle oyuncularına güven vermeyen yapısı, Spoelstra'nın ise karizma eksikliği vardı. Güzel oldu Doc Rivers'ın koç olması.

Gecenin Hareketleri - 1 Şubat


Link

Shannon Brown ilginç bir adam. Yaptığı hareketler gerçekten çok zor ve o hareketleri yapabilecek pek fazla kişi göremiyorum ama estetik gösteremiyor nedense. Artistik puanını düşük tutup 2. sıraya koyuyorum kendisini bu nedenle. Bir numara tabi ki Dante Cunningham. Manu'nun sürekli yaptığı feyklerden birine balıklama atlamış sonra kendi etrafında şöyle bir dönmüş Mevlana gibi.

Tahminleri Alalım - 5

CEVAP: Biraz zor soruydu ve açıkçası cevabı ben de tahmin yürüterek bulamazdım muhtemelen. Marco Belinelli ve Korver cevapları güzel seçimlerdi esasında ama sorumuzun cevabı James Jones. Tahmin ederek veya fikir yürüterek cevabı bilen arkadaşları tebrik ediyor, araştırarak bulan arkadaşlara ise aşk olsun diyoruz.

Aslında soracağımız sorunun cevabını NBA istatistik sitelerini etkin kullananlar, saniyeler içinde bulabilir. Ama maksat akşamınızı eğlenceli kılmak. Bu sebeple araştırma yapmadan, biraz zihninizi yormanızı, biraz da tahmin yeteneğinizi konuşturmanızı isteyeceğiz.

Efendim soruya geçecek olursak; Ligde şimdiye kadar bulduğu 100 küsur isabetli şuttan istisnasız hepsini asist üzerinden bulan yalnızca tek bir oyuncu var. Yani bu oyuncunun bütün sayıları başkalarının asistiyle gelmiş. Bu ismi tahmin etmenizi istiyoruz.

NBA'de Bugün - 01.02.2011


Spurs 86 - Blazers 99
Lig lideri Spurs ile Batı'da sırasını korumak zorunda olan Portland'ın karşı karşıya geldiği maç büyük bir çekişmeye sahne oldu. Maç içinde takımlar çeşitli iniş çıkışlar yaşasa da son çeyreğe eşitlikle girildi. Dördüncü çeyrek 28-15'lik üstünlük kuran Portland kazanan taraf olarak büyük bir adım attı play-off yolunda. Gecenin kahramanı olarak öne çıkan isim ise 40 sayı bularak kariyer rekorunu kıran yanında da aldığı 11 ribaund ile double-double yapan Aldridge oldu. Aldridge maç sonunda 'Olması gereken buydu. Bizim için büyük bir maçtı ancak kaybedilen iki maçın ardından kazanmak zorundaydık.' demiş ki kazanmak için herşeyini ortaya koyduğu da bir gerçek. Matthews'in de 21 sayılık katkısı var Blazers adına. Spurs cephesindeyse Manu 17 sayı bulurken, Blair 14 sayı-12 ribaund ile double-double'a imza atsa da galibiyet gelmedi. Spurs'un bu sezonki 8. yenilgisi oldu ve bunların 6'sını deplasmanda aldıklarını da belirtmek gerek.

Rockets 106 - Lakers 114
Gecenin en zevkli ve heyecan dolu maçı olmuş şüphesiz ki. Kevin Martin-Kobe Bryant gibi skor açısından patlama yapabilme ihtimali yüksek isimlerle pota altında Scola-Gasol ikilisinin karşılaşması derken mücadele uzatmaya kadar gitti. Geriden gelerek maçı uzatmaya taşıyan Houston uzatma periyodunda da 4 sayılık farkı yakalamasına rağmen kalan bölümde Lakers'ın 14-2'lik serisine engel olamadı ve kaybeden taraf oldu. Üst üste iki maç kaybeden Lakers için kazanılması gereken bir maçtı ve Kobe çıkıp gerekeni yaptı. Son dönemde oldukça skorer bir görüntü çizen Kobe bunun yanında asist de yaparak takımını oldukça iyi bir şekilde beslemekte. Dün gece de 32 sayı-11 asist ile takımının en iyisi o olurken, Lamar Odom 20-20 yaparak oldukça iyi bir maç çıkarttı. Kırmızılara bakacak olursak beklenildiği gibi Houston'ı taşıyan isim 30 sayısıyla Martin oldu. Scola ise 24 sayı-15 ribaund ile önemli katkılar verdi.

Celtics 95 - Kings 90
Lakers'a karşı galip geldikten sonra Kings deplasmanına çıkan Celtics için kağıt üzerinde kolay bi maç gözükse de istatistiklere bakıldığında zorluk dozajı yüksekti. Bunun en önemli sebebi de Kings'in Arco Arena'da rakiplerine karşı kurduğu üstünlüktü. Bir çok takım en iyi döneminde bu salondan çıkamadı özellikle son dönemde Lakers ve formda Hornets'i deviren Kings, Celtics karşısında daha bi umutluydu. Maç da büyük bir çekişmeye sahne oldu nitekim. İkinci çeyrek potasında 34 sayı gören Celtics bir anda 10 sayı geride bulunca kendini işin ciddiyetini kavradı ve ikinci devre savunmasıyla ortalama 18 sayıya izin verdi potasında çeyrek başına. Celtics'te Semih Lakers karşısında olduğu gibi yine forma giymedi. Allen 22 sayı ile oynarken, Rondo 17 sayı-10 asist ile double-double yaparak dikkat çekti. Kings cephesindeyse Evans ve Cousins'ın 20'şer sayılık katkısı vardı ancak bu performanslar galibiyete yetmedi.

Wizards 89 - Hornets 97
İki maçlık bocalama sürecinin ardından evinde Wizards'ı konuk eden Hornets istediği galibiyete ulaşmayı başardı. Okafor'un sakatlığı üzerine ilk beş çıkan Jason Smith 20 sayıyla takımının en skoreri olurken aynı zamanda kariyer rekoruna da imza attı dün gece ve maçın x-faktörü oldu. İşin savunma tarafında büyük ilerlemesi var Hornets'in sezon başından beri. Bu durum play-off atmosferinde de aynı ciddiyette sergilenirse Hornets tehlikeli takımlardan biri olacaktır bu sezon. Wizards'ta Young 30 sayısıyla takımının en skoreri oldu ancak Wall dün gece Paul karşısında yokları oynadı. Play-off hedefinden artık uzaklaşmış olan Wizards'ın sezon hedefleri arasında kısa vadede en başa koyması gerekeni, kesinlikle deplasman da alınacak bir galibiyet olmalıdır. 25. deplasman maçında da kazanamayan Wizards'ın sezon sonuna kadar 16 deplasmanı kaldı ve bunlardan biri kazanılırsa onlar adına sezon mutlu bir şekilde sonlanmış olacaktır.

Yanar Döner LeBron

Bildiğiniz gibi dün gece LeBron eski takımına karşı bu seneki 3. maçına çıktı ve bu karşılaşmadan da galip gelmeyi başardı. Artık eski takımını yeniden gördüğü için duyguları mı depreşti yoksa Cavaliers'ın rekoru kırma eşiğine gelmesine mi üzüldü bilinmez, tuhaf açıklamalar yapmış LeBron. "Cavaliers’ın iyi bir sezon geçirip geçirmediği beni çok alakadar etmiyor. Kariyerim için doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Eski takım arkadaşlarım ve takımım hakkında kötü bir şey söylemedim. Organizasyon ve taraftarlar için en iyisini umuyorum çünkü orada müthiş yıllar geçirdim." demiş kendisi. Etrafındaki kankalarından, menajerinden falan tavsiye ve taktik almış belli ki. Ama keşke bunu taa en baştan yapsa, ok yaydan çıktıktan sonra değil.

Hani iki yüzlülük olur da bu kadar mı olur. Çok değil bir ay önce karma marma birşeyler geveleyen bendim sanki. Bu nasıl bir pişkinliktir ki şimdi "Kötü herhangi bir söz söylemedim" diyebiliyorsun. Bu seviyeye gelmiş isimlerin fevri çıkışlar yapmaması, sakinliğini koruması gerektiğini düşünenlerdenim. Aksi olunca böyle komik duruma düşüyorlar işte. Önce ortada hiçbir şey yokken eski takımını iğnele sonra da tutup insanların senin iyi niyet çağrılarına inanmasını bekle. Bu potansiyele, bu basketbol yeteneğine bu karakter... Üzücü.

All-Star 2011 Rookie Challenge Kadroları Seçildi

Rookie Takımı
Eric Bledsoe (L.A. Clippers)
DeMarcus Cousins (Sacramento)
Derrick Favors (New Jersey)
Landry Fields (New York)
Blake Griffin (L.A. Clippers)
Wesley Johnson (Minnesota)
Greg Monroe (Detroit)
Gary Neal (San Antonio)
John Wall (Washington)
Koç: Mike Budenholzer (San Antonio)
Asistan Koç: Amar'e Stoudemire

Sophomore Takımı
DeJuan Blair (San Antonio)
DeMar DeRozan (Toronto)
Stephen Curry (Golden State)
Tyreke Evans (Sacramento)
Taj Gibson (Chicago)
Jrue Holiday (Philadelphia)
Serge Ibaka (Oklahoma City)
Brandon Jennings (Milwaukee)
Wesley Matthews (Portland)
Koç: TBD
Asistan Koç: Carmelo Anthony

Üzerinde çok tartışılacak bir maç değil elbette ama sanki Bledsoe'nun yerine Turner seçilse daha şık olurmuş çaylak takımı. Muhtemelen pozisyonların çok sıkışık olmaması için bu şekilde oluşturulmuş kadro. Aynı şekilde Ty Lawson ve Darren Collison'a da yazık olmuş. 2000'den beri bu isimle düzenlenen karşılaşmada geçtiğimiz seneye kadar iki yıllıkların ezici bir üstünlüğü vardı ama o hegemonyayı kırmıştı geçen sene çaylaklar. Bu seneki kadrolara bakınca çaylakların uzunları, iki yıllıkların ise kısaları ağır basıyor gibi. Naçizane tavsiyem, maç pek keyifli geçmezse koçları seyrediniz. Zira Melo'yu Knicks'e gelmesi konusunda ikna etmek için müthiş bir çaba sarfeden Amar'e'den diz çöküp evlilik teklifine benzer bir teklif görebiliriz.

2'sinde Neyse 22'sinde de O

Blake Griffin 2 yaşındayken, bugünlerin sinyalini veriyor. Tabii boyu yetmediği için abisi Taylor'ın yardımıyla. Abisi poz verirken, Blake smacın keyfini çıkarıyor.

1 Şubat 2011 Salı

1 Şubat Programı

2 Şubat Çarşamba 03:00 / Washington Wizards - New Orleans Hornets
2 Şubat Çarşamba 05:00 (NBA TV) / San Antonio Spurs - Portland Trail Blazers
2 Şubat Çarşamba 05:00 / Boston Celtics - Sacramento Kings
2 Şubat Çarşamba 05:30 / Houston Rockets - Los Angeles Lakers

Geçtiğimiz haftaya kadar ligin en formda takımı kimliğindeydi Hornets ama 2 maçlık deplasman turnesinden galibiyetsiz ayrıldılar. Bu gece ise karşılarında bu seriye son vermeleri adına en uygun rakip olacak. Lakers ve Hornets'ı deviren Kings bu kez ligin bir başka devi Celtics'i konuk edecek. Sacramento'nun fikstürüne şöyle bir baktım da hayli zor bir dönemden geçecekler, yaklaşık 10 maçlık yenilgi serisi yakalama ihtimalleri dahi var. Televizyondan yayınlanacak karşılaşma ise gecenin en güzel maçı belki de. Batıda playoff yarışında rahatlamak isteyen Blazers, lig lideri Spurs'ü ağırlayacak.