BIY AD

23 Mart 2011 Çarşamba

NBA Tarihinin En Kötü Pası


Link

Maçı izlerken dayanamadım, kaydettim koydum hemen youtube'a. Yorum yapayım diyorum ama parmaklarım hangi harfe gitse klavyede, bir anlam ifade etmiyor... Ne yaptın sen Jordan Crawford ?!?

NBA'de Bugün - 22.03.2011

Suns 137 - Lakers 139
Can abi dün programı yazarken çekişmeli bir maç öngörmüştü ancak üç uzatmayı düşündü mü bilemiyorum. Enteresan bir maç oldu. İzlemesi tarafsız biri olarak oldukça zevkliydi. Lakers yolunda dolu düzgin devam ediyor. Zorlansalarda sonuçta bir galibiyet daha aldılar ve All-Star arasından sonra 13-1 olmayı başardılar. Üstelik çerez bir fikstürü de yoktu Lakers'ın. Suns ise çok önemli bir maçta Memphis'e bir adım daha yaklaşma fırsatını teperek play-off yolunda büyük bir yara aldı.

Gelelim istatistiklere. Kazanan tarafta Kobe 1 asist ile triple double'ı kaçırdı. 42 sayı-12 ribaund-9 asist ile oynadı süper yıldız. Bynum'un yokluğunu Odom istatistiksel olarak kapatmayı başarıyor. 29 sayı-16 ribaund ile oldukça başarılı bir karşılaşma çıkarttı Odom. Ekürisi Gasol ise 24 sayı-13 ribaund ile pota altını hakimiyeti altına alan isimler oldu. Suns'ta işin bu noktasında savaşan bir isim vardı. Takasla takıma geldikten sonra adeta sınıf atlayan Gortat 24 sayı-16 ribaund ile oynayarak Gasol-Odom ikilisine karşı koymaya çalıştı. Frye 32 sayısı ile kariyer rekorunu kırarken, 19 sayı-20 asist ile oynayan Nash galibiyeti getiremedi.

Bulls 114 - Hawks 81
Chicago Bulls farklı mağlubiyetlerine devam ediyor. Evinde Sacramento'ya 40 sayılık bir fark atan Bulls bir sonraki maçında ise Hawks'a acımadı ve deplasmanda 33 sayılık bir galibiyet elde etti. Boyalı alanı tamamen domine eden Chicago rakibine o bölgede göz açtırmadı. İçerden olduğu kadar dışardan da iyi oynayarak iç-dış dengesini sağlayan Bulls'ta Rose 6 üçlük ile kariyer rekorunu kırarak 30 sayı-10 asist ile oynadı. Yaptığı katkılarla övgüyü hak eden isimlerin başında gelen Deng ise galibiyete 27 sayılık bir katkı sağladı. Ömer ise 17 dakikada 7 sayı-1 ribaund üretti. Hawks cephesinde benchten gelerek bulduğu 4/4 üçlükle Teague 20 sayı üretti ve maçın en skoreri oldu. Atlanta'nın bu yönünü hiç sevmiyorum işte. Takım kötü giderken sorumluluk alacak bir isimi çıkartamıyor.

Wizards 76 - Blazers 111
Batı'da play-off tablosunun içinde bulunan takımlardan Portland evinde Wizards'a farklı bir tarie uyguladı. 35 sayılık bir farkla rahat bir şekilde sonuca giden Portland son beş maçtaki 4.galibiyetini almış oldu. G.Wall 28 sayı-8 ribaund-3 asist ile oynarken ilk beşe yerleştiğinden bu yana performansında sergilenen artış takımı için sevindirici olsa gerek. Aldridge ve Batum ise 22'şer sayı ile galibiyete katkı sağlayan isimlerdi. Wizards ise deplasmanda kaybetmeye devam ediyor. Koskoca sezonda sadece 1 -yazıyla bir- deplasman galibiyetleri var. Wall 9 sayı-7 asist ile etkili olmaya çalışırken, Crawford 12 sayı ile mücadele etti.

22 Mart Programı

23 Mart Çarşamba 02:00 / Chicago Bulls - Atlanta Hawks
23 Mart Çarşamba 04:00 / Washington Wizards - Portland Trail Blazers
23 Mart Çarşamba 04:30 (NBA TV) / Phoenix Suns - Los Angeles Lakers


Bulls'un, Hawks'a "Biz sizin gibi yalandan zirve adayı değiliz" mesajı vermesini bekliyorum bu gece. Suns - Lakers ise beklendiğinden daha güzel geçecektir. Üç gün önce Frye sakattı, Bynum ceza almamıştı, 50 sayı farka bile gidebilirdi, en azından biraz çekişme olabilir bugün...

22 Mart 2011 Salı

Gecenin Hareketleri - 21 Mart


Link

Allah aşkına birisi 10 numaranın nasıl Top 10'a girdiğini açıklasın. Yalvarıyorum. Bu nasıl bir rezalettir ya? Haftada 1 arkadaşlarla basket oynuyoruz, her maçta şu 10 numaradan 10 kat güzel 50 hareket çıkar yemin ediyorum. Cavs'in verdiği savaş takdir edilesi, zaten savaş vermeseler her maç 50 fark yiyecekler. Turiaf'ın blok - smaç kombosu güzel, bu tür pozisyonlara Murat Murathanoğlu gibi hasta olmasam da severim. Garnett'in vurduğu smaç tam olarak Turiaf'ın üstünden olmasa da gecenin en iyisi bence.

Rudy Gay Sezonu Kapattı

Hatırlarsanız yaklaşık bir ay önce Rudy Gay Sixers maçında omzundan sakatlanmış ve 4 haftalık bir tedavi sürecine gireceğinden bahsetmiştik. Üstelik bu bir aylık dönem Memphis adına o kadar kritik maçları barındırıyordu ki Gay'in eksikliğine rağmen şu an play-off potasında olmaları beni bile şaşırttı. Ancak Gay cephesinden Memphis'e kötü bir haber geldi. Omzundaki sakatlığından dolayı ameliyat olması gereken Gay sezonu kapatmış.

Gay'in yokluğunda takas döneminde Battier'i kadrosuna katan Grizzlies bu dönemi en hasarsız şekilde atlatmayı başardı. Sezon başında maksimum kontrat verdikleri ve bu önemli sezonda en çok güvendikleri isimden yoksun olmaları yaralayıcı olmuştur haliyle takım için. Şu an zaten en yakın rakiplerinin 2 maç önündeler. Takım olarak oldukça iyi performanslara imza atan Memphis kimyayı da oturtmuş durumda. Ben öyle yada böyle play-off yapacaklarını düşünüyorum. Önemli olan nokta ise bu dönemde pek ihtiyaç duymadıkları Gay'e play-off döneminde ihtiyaç duyup duymayacakları. Battier'in kadroya katılması bu açıdan oldukça önemli zira savunma katkısı ile takıma olumlu katkılar verecektir ancak işin hücum yönünde Gay'den gelmesi beklenilen katkılar beklenmemeli elbette. Her ne olursa olsun dört yıl aradan sonra -muhtemelen- play-off yapacak olan bir takımda maksimum kontratlı bir oyuncu Rudy Gay. Takımın yapılanmadan sonraki ilk play-off döneminde takım elbisesi ile kenarda oturacak olması onun için ve takımı için ve biz izleyenler için kötü bir haber.

Smart Bindiği Dalı Kesiyor

Geçtiğimiz günlerde Stephen Curry ile koç Keith Smart'ın arasının pek de iyi olmadığına dair haberler çıkmıştı. Bunun daha çok Curry'nin dakikaları ile ilgili olduğu söyleniyordu. Ben de bu sezon toplam 6-7 Warriors maçı ancak izlemiş olduğum için hiç dikkatimi çekmemişti böyle bir sorun. Sonra istatistiklerine bakmıştım, geçen seneki 36 dakikasına karşılık, bu sezon 34 dakika alıyordu. Pek anlam verememiştim, bunun üzerine Golden Stateli bir gazeteciye sordum olayı. O da aslında dakikalarda çok büyük bir düşüş olmasa da Curry'nin yaptığı basit hatalardan sonra kenara alındığını, uzun süreler kenarda tutulduğunu, maçın önemli sürelerini bench'te oyunu izleyerek geçirdiğini söylemişti. Yani Smart biraz "Daha dur, sen henüz büyüyüp adam olmadın" diyormuş Curry'e anlayacağınız.

Ama bu haberlerin üstüne dünkü Spurs maçını izledim. O da ne? Curry sadece 20 dakika aldı. Tamam biraz faul problemi yaşadı ama takımınızın en yetenekli oyuncusunu 4 faulü var diye, maçın bitimine 4 dakika kalaya kadar saklamazsınız. Bunu 5 faulü varsa yaparsınız sadece. Hani her oyuna girdiğinde faul yapar, devreye girerken 3 faulü vardır, 4. çeyreğe girerken 5 faulü vardır anlarım ama bu nedir Keith Smart? Bu çocuk kulübün geleceği olarak görülüyor, sen de çıkan haberlerden sonra "Hiç kendi stilimden taviz vermem, tam tersi daha da kısarım dakikalarını" mı diyorsun? Galiba bindiği dalı kesmek deyiminin anlamını sergilemeye çalışıyor Smart...

Duncan İki Hafta Yok


Link

Dün geceki Warriors maçında, Parker ile bir ikili oyun oynayan ve sonrasında topu çemberin içine bırakan Duncan, Udoh'nun ayağının üstüne inince, sol bileğini burktu. Bütün Spurs taraftarlarının yüreği ağızlarına geldi. Zira Duncan kendini biraz geri çekmiş olsa da bu sezon, playofflar'da en az Parker ve Ginobili kadar sorumluluk alacak hücumda. Bunun herkes farkında. Neyes ki henüz sakatlığın üstünden 5 dakika geçmişti ki, yorumcu Sean Elliot sağlık ekibiyle konuşup, Duncan'ın 2 hafta oynamayacağını söyledi yayında. Teşhis için fazlasıyla erkendi ama bugün çıkan haberler de bunu destekler nitelikte. Röntgenlerde bir şey çıkmadığı ve Duncan'ın belirsiz bir süre parkelerden uzak kalacağı söyleniyor.

Eğer Duncan, playofflar'a 1 hafta kala %100 sağlıklı bir şekilde dönemeyecekse, büyük şanssızlık Spurs açısından. Çünkü bileğinden dolayı koşamayacak 2 hafta boyunca ve kondüsyonu düşecek. Bu da tam playofflar öncesi istemeyeceğiniz bir şey. Tabii ki playofflar'a kadar sarkan daha kötü bir sakatlıktansa, bunu tercih edecektir Popovich ama yine de zamanlama açısından kötü oldu. Sezon boyunca sıkıntı çeken Splitter'a da kendini göstermesi için şans doğdu. Dün Warriors'a karşı 14 ribaund aldıysa da, adı üstünde Warriors idi rakip. Önümüzdeki iki hafta boyunca gösterecekleri, Popovich'in onu playofflar'da ne kadar dakika vereceğini belirleyecek.

Chicago Bulls Şampiyonluğa Çok Yakın

Kings'i antrenman havasında geçen maçta yenerek, tam 12 sene aradan sonra ilk defa 50 galibiyete ulaştı Bulls. Kim demiş 13'ün uğursuz olduğunu? Adamlar 13. senede yeniden 50'yi yakaladılar. Ancak daha da önemlisi, ilginç ve ufak bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum. Chicago Bulls NBA, NBA olalı beri 56 galibiyete kaç sezonda ulaşmış bilen var mı? Söyleyeyim: 6. Peki Bulls'un kaç şampiyonluğu var? Onu zaten herkes biliyor, o da 6. Ben de size şunu söylüyorum o zaman, bu iki 6'nın arasında çok güçlü bir korelasyon var, çünkü Chicago Bulls bugüne kadar 56 galibiyete ulaştığı her sezonu şampiyonlukla bitirdi. Önümüzde 13 maç var, bunların 6'sını kazanmaları durumunda yine 56'ya ulaşacaklar. Tarih tekerrürden ibarettir demişler. Bugüne kadar 6'da 6 şampiyonluk gören kulüp niye 7'de 7 görmesin? Aslında bunun için 1-2 neden var elbette.

Muhtemel 56 galibiyet için Rose, Boozer ikilisine özel teşekkür etmeliler. Tabii oyununa üçlük katan Deng'i de es geçmeyelim. Koç T'nin savunma sistemi de çok önemli elbette. Eee her ne kadar sakatsa da Noah'ı saymazsak olmaz. Kenardan gelen Ömer'in, Kurt Thomas'ın katkıları da es geçilemez. Kısacası şu ana kadar 50'ye ulaşmalarında 'takım' olgusunun önemi çok ama çok büyüktü. Herkes görevini eksiksiz yaptı ve Rose'un önderliğinde doğunun zirvesine doğru tırmandılar. Ancak bu saydıklarıma değerli, verimli bir şutör guard ekleyemedikleri için playofflar'da zorlanacaklarını düşünüyorum ben. Ha yine de, Celtics'e göre daha kolay olan fikstürleri sayesinde doğu birinciliğini kaparlarsa, NBA Finalleri için büyük bir adım atmış olurlar. Bence yine de zor ama 56 rakamına karşı çok iddialı konuşmak istemiyorm. Tehlikeli olabilir...

Not: Zamanında o tehlikeyi yaratan adam ile Kobe'nin kıyaslaması hakkında Phil Jackson'ın bir açıklaması vardı geçen hafta içerisinde. Ona da bu akşam değineceğim, şimdiden söyleyeyim dedim.

NBA'de Bugün - 21.03.2011

Celtics 96 - Knicks 86
Maçın genelini geride götürdüğü maçta yine kazanan taraf Celtics oldu. Büyük maçların takımı olduğunu söylemiştim ellerinden giden maçı ne yaptılar ne ettiler yine çevirmeyi başardılar. Son beş dakikaya kadar geride olan taraf Celtics'ti ancak o son beş dakika müthiş bir savunma gayreti ile rakibe sadece 5 sayı izni veren Celtics karşılaşmadan galip ayrılmayı garantiledi. Garnett 24 sayı-11 ribaund ile pota altında fırtına gibi eserken, Pierce ise 21 sayılık katkı ile galibiyeti getiren isimlerdendi. Knicks cephesinde bu kez Amare ve Melo ve hatta Billups neredeyse eşit dağılımlı şekilde top kulandı. Billups 21, Melo 22, Amare 16 sayı-11 ribaund üretti ancak o son beş dakika istediklerini yapamayan Knicks için kötü bir yenilgi oldu.

Kings 92 - Bulls 132
Bulls bu sezonki 50.galibiyetini Kings karşısında çok rahat bir biçimde elde ederken liderlik yarışını sürdürdü. Rakibine 40 sayı fark atan Bulls'un aynı zamanda boyalı alandan bol bol meyva aldığını da belirtmek gerek. Chicago'da tam 8 isim çift hanelere ulaşırken 18 sayı-8 asist ile Rose'un performansı yine en önlerdeydi. Benchten gelerek 20 dakika süre alan Ömer 14 sayı-3 ribaund-2 blok ile oldukça başarılı bir gece geçirerek kariyer rekorunu kırmış oldu. Ayrıca Bulls'un 12/17 üçlük isabeti kaydettiğini de belirtmek gerek. Kings cephesinde ise 25 sayılık katkısı ile Thornton dikkat çeken isimdi.

Warriors 96 - Spurs 111
Spurs emin adımlarla lig liderliğine doğru ilerliyor. Son olarak Warriors engelini de aşan San Antonio 57. galibiyetini almış oldu. Maçın hemen başında sakatlanan Duncan bir daha oyuna dönmedi. Kontol amaçlı mı yoksa cidden sakatlığı ciddi mi bunu gün içinde öğreniriz herhalde. Manu 28 sayı üretirken, Parker 17 sayı-15 asist ile oynayarak galibiyeti getiren isimler oldular. Warr,ors cephesinde Ellis ve Curry beklenilenin çok çok altında kalırken çaylak Udoh 15 sayı-7 ribaund ile takımının en iyisi olarak dikkat çekti.

Raptors 90 - Nuggets 123
Florida'da aldığı iki yenilginin üzerine evinde oynayacakları Raptors maçı ilaç gibi gelmiştir fikstürde. Her ne kadar sürpriz bir şekilde Thunder'ı devirmiş olsalar da Denver mutlak galibiyet düşüncesiyle çıktı ve istediğini koparmayı başardı. Henüz ilk çeyrekten skorda elle tutulabilir bir fark oluşturan Denver'da 23 sayı-8 asist ile Lawson her zamanki iyi performanslarından birini sergiledi. Jr Smith ise 13 sayı-10 ribaund-8 asist ile triple-double'ı kaçırdı. Raptors cephesinde ise klasik olarak Bargnani ve DeRozan öne çıkan isimlerdi ancak bu kez istedikleri galibiyeti alamadılar deplasmanda.

Magic 97 - Cavaliers 86
Orlando üst üste 3. galibiyetini Cavs deplasmanında rahat bir şekilde aldı. Her ne kadar son çeyrek Cavs iyi bir seri yakalamış ve farkı indirmiş olsa da panik olmayaraj her şeyin kontrol dahilinde gittiği izlenimini veren Orlando kazanan taraf oldu. Howard adeta tek kişilik muhteşem bir gösteri sundu. 28 sayı-18 ribaund-4 asist-4 blok-4 top çalma gibi muazzam istatistikleri var. Hidayet ise kötü bir gece sonunda 8 sayı-9 asist ile karşılaşmayı tamamladı. Cavs cephesinde benchten gelerek 16 sayı-6 asist üreten Gibson oldukça faydalı bir gece geçirdi ancak mağlubiyete engel olamadı.

Jazz 85 - Grizzlies 103
Utah'tan bu kadar kolay bir yenilgi beklemiyordum. Boyalı alandaki müthiş hakimiyeti ile maçın kazananı olan Memphis maçın genelinde skorda üstün olan taraftı. Maçı hep 10 sayı civarında üstün götüren Memphis kontrolü altında tuttuğu maçtan galip ayrılmasını bildi. 19 sayı-13 ribaund-5 asist- ile pota altı performansının mimarlarından olan Randolph'un yanı sıra Conley 11 sayı-11 asist üretti. Utah'ta Jefferson etkisiz kalırken yalnızca 12 sayı üretti. Millsap ise 15 sayı-12 ribaund ile etkili olmaya çalıştı ancak başaramadı. Utah böylelikle Memphis'in 3 maç gerisine düşmüş oldu. Artık mucizelere kaldı diyebiliriz Utah'ın olası play-off şansı için.

Pacers 102 - Nets 98
Play-off yarışı içinde bulunan Pacers zor da olsa kazanmasını bildi Nets karşısında. Rakiplerinin kaybettiği dönemde galibiyetlerine başlayan Pacers bu galibiyet ile en yakın Bucks ile arasındaki maç farkını 2'ye çıkardı. Pacers'ta Collison'un iyi perfrmansı sürüyor. Dün gece 15 sayı-12 asist üreten genç yıldızın yanında Hibbert'ta 24 sayı-5 ribaund ile oynadı. Dün gece Deron'un yokluğundan faydalanarak 17 asist yapan Farmar bu gece özüne döndü. 14 sayı-4 asist ile oynadı Pacers'a karşı. Lopez'in de etkisiz performansı işi benchten gelenlere bıraktı. Gaines ve Vujacic'in katkıları önemliydi ancak kazanmak için yeterli olmadı.

Knicks Zorlanıyor

Carmelo takasından beri 7 galibiyete karşılık 8 mağlubiyet aldılar. Son 6 maça baktığımızda ise şahane bir performans göze çarpıyor: 5 mağlubiyet. Halbuki takas sonrası Miami'yi, Atlanta'yı yendiklerinde herkes nasıl da gaza gelmişti. "İşte bu, doğu takımları playoff'ta Knicks'ten korkacak" falan modunda dolanıyordu taraftarlar internet semalarında. Ancak takasın getirdiği gaz ile şişen Knicks yavaş yavaş sönmeye başladı. Hala pek çok şey oturmamış durumda takımda. Özellikle yeni gelen Melo ile Billups sisteme alışabilmiş değiller.

Ben zaten Knicks'in bu sene pek bir şey başaramayacağını, gerçek Knicks'i 2011/12 sezonunda göreceğimizi düşünüyordum ama 6 maçta 5 mağlubiyeti de beklemiyordum. Pistons, Bucks ve Indiana'ya karşı alındığını hatırlatmam gerek bu yenilgilerin. Biraz konsantrasyon eksikliği olabilir mi acaba? Ama bunun yanında Billups ile Melo henüz yeterince alışamadılar demiştim ya, istatistikler de aynı şeyi söylüyor. Billups geldiğinden beri 9 maçta sadece ama sadece 1 kere %50'nin üzerine şut attı. Ayrıca kariyeri boyunca topun kıymetini bilen bir oyun kurucu olarak bilinen adam, D'Antoni'nin sisteminde maç başına 3 top kaybı yapmaya başladı, hem de asist rakamlarında en ufak bir artış olmadan. Melo ise kendi ağzıyla söyledi zaten henüz kimyanın tam oturmadığını takımda. Sadece hücumda da değil, Melo ve Billups'ın savunma zaafları da etki ediyor bu kötü gidişata. Tabii Douglas haricinde bench katkısının bildiğimiz, gerçek anlamıyla sıfır olduğunu da unutmayalım. Zaten playoff'ta iddialı olmaları bu yüzden zor bence. Takımda 5 oyuncu hariç doğru düzgün katkı verecek kimse yok.

Ama işte birkaç eklenti ve kimyanın oturması ile gelecek sezon (lokavt olmazsa) çok daha iyi bir Knicks izleyeceğiz. Ha "Aradan yarım sezon geçine otomatik kimya sağlanıyor mu?" diye sorarsanız, cevabım elbette "Hayır" olacak. Ama yeni yıldızlarla sistemin kimyasının oturmaması halinde, D'Antoni yerine başka bir koça yöneleceklerdir herhalde.

21 Mart 2011 Pazartesi

21 Mart Programı

22 Mart Salı 01:00 / Orlando Magic - Cleveland Cavaliers
22 Mart Salı 01:00 / Indiana Pacers - New Jersey Nets
22 Mart Salı 01:30 / Boston Celtics - New York Knicks
22 Mart Salı 02:00 / Sacramento Kings - Chicago Bulls
22 Mart Salı 02:00 (NBA TV) / Utah Jazz - Memphis Grizzlies
22 Mart Salı 02:30 / Golden State Warriors - San Antonio Spurs
22 Mart Salı 03:00 / Toronto Raptors - Denver Nuggets

Güzel maçların olduğu bir gece ancak maçların saatlerinin denk gelmesi can sıkıyor. NBA TV'de gecenin en güzel seçimlerinden birini yapmış. Batı'da play-off yarışında oldukça çekişmeli bir maçı ekranlarımıza getirecek. Utah Jazz deplasmanda Memphis'e konuk oluyor ki 2 maç gerisinde olduğu rakibi karşısında kaybetmemesi gereken bir maç olacak onlar için. Son dönemde kötü gidişleri ile adından söz ettiren Celtics ve Knicks kozlarını MSG'de paylaşacak. Büyük maçların topçularını barındıran Celtics'in kazanacağını düşünüyorum. Dallas'a karşı beklediğimden daha kötü bir performans ortaya koyan Warriors bir gece sonra Spurs deplasmanında.Oklahoma'yı yenerek sürprize imza atan Toronto'nun bir kez daha aynı sürprizi gerçekleştireceğini sanmıyorum. Karşılarında Florida'dan eli boş ve aç gelen bir takım bulacaklar. Doğu'da zirve yarışını sürdüren Chicago ve Orlando adına galibiyet kokan bir gece gözüküyor.

Kıvır Kıvır

Pek çoğunuz okumuştur haberi, geçtiğimiz hafta içinde hakem Bill Spooner, Jon Krawczynski isimli spor yazarına dava açtı. Davanın nedeni de Krawczynski'nin twitter'da ortaya attığı bir iddia. 2 ay önceki Timberwolves - Rockets maçında bir pozisyonda Spooner yanlış verdiği bir karardan sonra Rambis'e "Bir sonraki pozisyonda telafi ederiz." demiş Krawczynski'nin iddiasına göre. Ve bu telafi düdüğünü de sadece söz vermekle kalmamış, gerçekleştirmiş Rockets'ın aleyhinde çok kötü bir düdük çalarak. İddia doğru mu değil mi bilmiyorum ama Spooner, olayı "Maç bağlamak" algılayarak açmış davayı. Halbuki bunun maç bağlamakla hiç ilgisi yok. Bildiğimiz sevdiğimiz(!) telafi düdüğü işte. Spooner'ın tek yaptığı şey bunu açık açık söylemek olmuş.

Kaan Kural'ın mesela en nefret ettiği şeylerden biridir telafi düdüğü. Hakem, verdiği kararın yanlış olduğunu anladığı anda rakip takıma da yanlış bir düdük çalarak, hataların iki tarafa da eşit olmasını sağlar. Ben çok da karşı değilimdir bu düdüklere, tabii işin suyu çıkarılmadıkça. Yani sonuçta hakem, maçın sonucuna etki etmemeli diye düşünüyorum. Belki futboldaki gibi penaltı, kırmızı kart kadar etki eden kararlar yok basketbolda ve maç başına takımlar 80'er hücum yaptığı için hataların sonuca etkisi azalıyor. Yine de çok bariz bir şekilde yanlış faul çalan hakem, o faul çaldığı takım maçı 1 sayıyla kazanırsa, etki etmiş demektir maça. Bunun yerine diğer takım hücum ederken, normalde düşük ihtimalle faul çalacağı bir pozisyonda faul çalarak eşitlemelerine çok da karşı değilim. Ama bazen öyle telafi düdükleri çıkıyor ki, rezalet kelimesi bile bir şey ifade etmiyor. Ortada hiçbir şey yokken çalınan düdüklere acaip gıcığım yani. Ama dediğim gibi pozisyon hafif ortadaysa telafi düdüğüne karşı değilim. Özellikle de çalınmayan fauller için bunu sonuna kadar destekliyorum. Bir tarafta net bir faulü kaçırdıktan sonra, öteki tarafta da çalmamanın kötü bir sonucu olduğuna inanmıyorum. Ama işte bir takımın en önemli oyuncusunun ekstradan bir uydurma faul alması oyunun gidişatını değiştirebilecek bir etken. Bu yüzden yalandan faul çalmaları kötü olabiliyor ama 'faul kararı ağır oldu be abi' modundaki düdükler beni rahatsız etmiyor. İşin doğrusu budur demiyorum ama beni pek rahatsız etmiyor hakemin net bir yanlışını düzetlmesi. Belki de yıllardır bu duruma alıştığım içindir.

Gecenin Hareketleri - 20 Mart


Link

Son günlerde inanılmaz hayal kırıklığı yaratıyor bende Top 10'lar. Bu nedir yahu? Hepi topu 2-3 harekette heyecanlandım yine. Hawks'un takım çalışması pek hoş, her şeyi başlatan Josh Smith'in yerlerde sürünerek kaptığı top elbette. En güzeli ise Vince Carter'ın havada spin atarak verdiği pas. Hem çok estetik, hem savunmayı şaşırtıyor.

Yine Cousins Yine Olay


Link

Yaramaz çocuğumuz Cousins, Ridnour'a hafif dirsek koyarak bir perdeleme yapınca, Ridnour sinirleniyor ve itiyor var gücüyle kendisinden 50 kilo ağır olan pivotu. Sonra da haliyle Cousins üstüne yürüyor Ridnour'un. Karşılıklı teknik faul çıkıyor. Cousins ile Ridnour dalaşmaya başlayınca, onları ayırmak isteyen Pekovic'i de itiyor Cousins. Yetmiyor yine araya girmeye çalışan Webster'ı da itiyor. Zaten ikinci teknik faulü de bu hareketten sonra alıyor ve atılıyor Cousins. Ben anlamıyorum bu oyuncunun kafa yapısını. Tartışan veya kavga eden iki kişinin arasında başkaları girip iyi niyetli bir şekilde ayırmaya çalıştığı zaman, olay hemen yatışır. Ama yok Cousins için o sırada düşman sadece Ridnour değil, bütün karşı takım. Kimsenin kendisine dokunmasına izin vermiyor. Yahu iyi niyetliler işte niye hala alevlendiriyorsun ortamı? Senin sinirin Ridnour'a karşı, diğerlerine değil ki... Bu arada hakemlerin de Ridnour'a ilk başta sportmenlik dışı faul çalmayarak hata yaptığını söylemeliyim. Tamam belki Cousins ufaktan dirseğini çıkararak perdeleme yapıyor ama Ridnour'un itmesi çok daha ağır bir hareket... Cousins biraz da kısa sürede yaptığı isim sayesinde atıldı diyebiliriz oyundan.

Bu arada hakemle de hafif itişmiş, ondan dolayı da ceza alması gündemdeymiş ama kendim açıp maçı izledim, bu videoya da baktım, bir hakemle itiştiğine şahit olmadım.

NBA'de Bugün - 20.03.2011

Blazers 80 - Lakers 84
Bynum'un yokluğunda kritik bir viraja rastlayan Lakers zorlansa da geçmesini bildi. Ribaundlarda üstünlüğü rakibine vermesine rağmen boyalı alandan bulduğu skor ile o bölgedeki hakimiyetini kaybetmeyen Lakers son çeyrek Kobe'nin ağırlığını koymasıyla kazanan taraf oldu. Kobe 22 sayı ile oynarken ilk beş çıkan Odom 16 sayı-11 ribaund ile etkili bir karşılaşma çıkarttı. Batı'da 5-8 arası takımlar birbirlerine çok yakın ve şu günden sıralamanın ne olacağını kestirmek zor. Portland bu oyunla rahat bir şekilde play-off yapacaktır ancak alınan her mağlubiyet sıralamada geri düşmek ve daha zorlu takımlarla eşleşmek demek. 25 sayı ile Batum ayakta kalmaya çalıştı ancak kötü bir gece geçiren Miller'ın performansı kaybeden tarafta dikkat çekti.

Warriors 73 - Mavericks 101
Beklediğimden daha rahat bir maç çıkarttı Dallas. Bu sezon Warriors'a karşı 3. galibiyetini aldı Mavs ancak ilk iki maç ortada geçmiş en azından kolay maç olmamıştı. Dün gece tamamiyle Dallas kontrolünde geçen bir karşılaşmaydı. Üstüne Peja gibi bir ismin benchten gelerek bulduğu 5 üçlük ve 17 sayı galibiyeti de perçinledi. Play-off'larda Dallas'ın bu tip katkılara çok ihtiyacı olacak Peja'dan. Nowitzki'de 20 sayıyı bırakmış Warriors potasına. İkincilik için Lakers ile yarışıyor Dallas ancak Lakers'ın bu saatten sonra hata yapacağını tahmin etmiyorum. Golden State'in en skorer ismi de 18 sayı ile Ellis oldu. Bu galibiyet ile Dallas'ın play-off'u matematiksel olarak garantilediğini de belirtmek gerek.

Knicks 95 - Bucks 100
Sürpriz bir sonuç çıktı bu gece. Tamam Knicks son beş maçında dört yenilgi almış olabilir ama karşısındaki Bucks'tan en az 2 gömlek üstün. Üstelik rakibin aman aman bir form grafiği de yok şu dönemde. Delfino'nun 30 sayısı ile kariyer rekoru kırdığı gece de Bucks evinde Knicks'i devirdi ve play-off yarışında varlığını sürdürdü. 14 sayı-11 ribaund-9 asist ile Jennings'in triple-double'ı kaçırdığını da belirtelim. Knicks cephesinde Amare 28 şut denedi ve 25 sayı-11 ribaund ile oynadı. Benchten getirdiği kritik katkıları ile adından söz ettiren Douglas'ın da 3/13 isabetle oynaması ve gününde olmaması Knicks'in galibiyet planlarına engel oldu.

Jazz 108 - Rockets 110
Batı'da play-off yarışında bulunan ve ard arda sıralanan iki takımın mücadelesiydi. Houston iyi başlayan taraftı ve farkı çift haneli sayılara çıkarmayı başardı maçın başında ancak geri dönen Utah bizlere zevkli bir son çeyrek izletti. Houston kısaları ile oyunda söz sahibi olmaya çalışırken Utah ise uznularını kullandı çoğu hücumda. 28 sayı-11 ribaund-10 asist ile Lowry kariyerinin ilk triple-double'ını yaparken ekürisi Martin 34 sayı gönderdi Jazz potasına. Utah'ta en çok çalışan isim 35 sayı-14 ribaund üreten Millsap oldu. Jefferson ise ona 17 sayı-19 ribaund ile eşlik etti. Boyalı alanı bu kadar etkili kullanabilmelerine rağmen halen guard savunması konusunda çözüm üretememeleri kafalarda soru işareti Utah adına. Houston'un ise üst üste 4.galibiyeti olduğunu söyleyelim. İyi bir ivme yakaladılar ve 9. sıraya yerleştiler.

Raptors 95 - Thunder 93
6 maçtır kazanan ve önemli bir çıkış yakalayan Oklahoma'nın serisi tahmin edemeyeceğimiz bir maçta son buldu. Toronto ise 14 maç aradan sonra deplasmanda oynadığı bir maçı kazanmayı başardı. Oklahoma ne yaparsa yapsın sıralamada 4'ten ne yukarı çıkacak ne de aşağı inecek. Üst grup ve alt grupla aralarında belli bir maç farkı var ve kapanma ihtimalini görmüyorum pek. Toronto'da Bargnani 23 sayı üretirken, DeRozan 16 sayı-8 ribaund ile oynadı. Son topu kullanacak çeşit çeşit adam mevcutken Amir Johnson'un sonucu tayin eden basketi bulması da garip oldu. Thunder cephesinde her zamanki gibi benchten gelen Harden'ın 23 sayı ile iyi bir oyun çıkarttığını görüyoruz. Durant 20 sayı-5 ribaund üretti ancak 6/21 gibi felaket bir yüzde ile oynadı. Zaten üçlük yüzdesi de %30 lara zor dayanmış Thunder'da. Sürpriz bir yenilgi aldılar ancak bu iyi oynadıkları gerçeğini değiştirmez.

Suns 108 - Clippers 99
Suns ilginç bir şekilde her çeyrek 27 sayı kaydettiği maçta kazanan taraf olmayı bildi ve play-off yarışında önemli bir galibiyet aldı. Phoenix'i play-off'a sokabilmek için son dönemde takımını sırtlayan Nash 23 sayı-13 asist-7 ribaund ile harika bir mücadele geçirdi. Benchinden her zamanki gibi fazla fazla katkı alan Suns'ta Gortat 17 sayı-13 ribaund ile pota altında etkiliydi. Clippers'ta ise 21 sayı-11 ribaund ile Kaman başarılı bir gece geçirdi. 17 sayı ile oynayan Griffin'in gecenin belki de 1 numaralı hareketi olacak caanım basketini vermeyen hakemlere de buradan selam olsun ;)

Pistons 96 - Hawks 104
Beşinciliğini korumak için mücadele veren Hawks evinde kazanmayı hatırladı sonunda. Son iki iç saha maçını kaybederek taraftarlarını üzen Hawks takım olarak iyi oynadığı karşılaşmayı kazandı. Pistons karşısında ufak farklarla skoru hep önde götürdü ve kontrolü elinde tutmayı başardı Atlanta. 6 oyuncunun çift haneli rakamlara ulaştığı Atlanta'da 18 sayı-10 ribaund-6 asist ile Horford günün en etkili performasını sergilerken, benchten gelen Zaza 9/10 serbest atış isabeti ile 13 sayıya imza attı. Pistons cephesinde ise 22 sayı-8 asist ile oynayan Stuckey galibiyeti getiremedi.

Kings 127 - Wolves 95
Kevin Love'ın sakatlanarak oyundan çıktığı mücadelede Kings kazanan taraf oldu. Love'un eksikliğinde pota altı çok sırıtan Wolves yenilgiye engel olamadı. Son çeyreğe 10 sayılık üstünlükle giren Kings son 12 dakikada abartarak rakip potaya 42 sayı gönderdi ve farklı bir galibiyete imza attı. Love'un yokluğunda pota altındaki madeni işleyen de 26 sayı-17 ribaund ile oynayan Dalembert oldu. Thornton ise 23 sayı-9 ribaund-8 asist ile galibiyete katkı sağladı. 22 sayı ile oynayan Ridnour biraz olsun mücadele etmeye çalıştı ancak ana silahlarının ikinci devredeki eksikliği pahalıya patladı Wolves cephesinde.

Nets 92 - Wizards 98
Wizards zorlu bir mücadele sonunda Nets'i geçmeyi başardı. Deron'un sakatlığından dolayı forma giyememesi elbette seyir zevkini düşüren noktaydı ancak yerine ilk beş çıkan Farmar'ın 10 sayı-17 asist(!) ile kariyer rekorunu kırarak şaka gibi bir performans sergilemesi şaşırttı. Tabi onun bu güzelim performansı galibiyetle noktalanmadı. 26 sayı-8 asist ile başarılı bir maç çıkartan Wall takımına galibiyeti getirdi. Nets bir ara farkı 15'in üstüne dahi çıkartmıştı ancak rakibin geri dönüşüne engel olamadılar.

20 Mart 2011 Pazar

McDyess Casper'ı Gördü


Link

Futbol maçlarında hakemler boşuna futbolculardan farklı renk giymek zorunda değiller. NBA'de de bunun gerekli olduğunu görüyoruz. Hayır bir de görüş açıları daha iyi olsun diye resmen oyuncuların duracakları yerlerde duruyorlar mecburen. Bu tür top kayıplarını görüyoruz bol bol. Stern efendi bu işe bir çözüm getir...

Bynum 2 Maç Ceza Aldı

Dün sabah videosunu koymuştum blog'a ve Bynum'ın ceza alması gerektiğini belirtmiştim. NBA de bu kararı geç de olsa 2 maçlık cezayı açıkladı. Ben bu zamana kadar bir ses çıkmayınca ceza gelmeyeceğini sanmıştım yanılmışım. Gece 03:30'da Blazers karşısında forma giyemeyecek Bynum. 2 maç yerinde karar bence, ha bana kalsa bu tarz sakatlamaya ve can yakmaya yönelik, pislik hareketlere 3-4 maçtan aşağı vermem ayrı konu. Yeri yok çünkü parkede bunların.

Gecenin Hareketleri - 19 Mart


Link

Mike Conley güzel kandırmış Hansbrough'yu, tabii hücum yönü yeterince gelişmemiş oyuncuların düşebileceği bir hata. Gallinari'nin LeBron'u geçtiği pozisyonda pek de kayda değer bir şey göremedim. Yani tamam güzel yön değiştiriyo da bunu estetik ile yapamıyor haliyle Galliinari. Mayo'nun topu herkesten kaçırıp Allen'a verdiği alley-oop pası da pek güzel. Ama gecenin 1 numarası için editörlere katılıyorum bence de Griffin hakediyor. Bu tür pozisyonlarda %99 turnike görürüz ancak Blake smacı yapabiliyor oldukça zor pozisyonda.

20 Mart Programı

20 Mart Pazar 19:00 / New Jersey Nets - Washington Wizards
20 Mart Pazar 20:00 / Detroit Pistons - Atlanta Hawks
20 Mart Pazar 21:00 (02:00 NTV Spor - Bant) / New York Knicks - Milwaukee Bucks
20 Mart Pazar 21:30 / Sacramento Kings - Minnesota T.Wolves
20 Mart Pazar 21:30 (NBA TV) / Phoenix Suns - Los Angeles Clippers
21 Mart Pazartesi 01:00 / Utah Jazz - Houston Rockets
21 Mart Pazartesi 01:00 / Toronto Raptors - Oklahoma City Thunder
21 Mart Pazartesi 01:30 (NBA TV) / Golden State Warriors - Dallas Mavericks
21 Mart Pazartesi 03:30 / Portland T.Blazers - Los Angeles Lakers

Dün gece play-off potasını yakından ilgilendiren bolca maç vardı fikstürde ancak bu gece de ne kadar alakasız maç varsa mevcut. Neyse ki televizyonlarda izlenesi maçlar var. Erken saatte başlayan çoğu mücadelenin pek izlenilebilirliği yok açıkçası. Play-off yarışında kritik bir mücadele var dikkat çeken Houston ile Utah arasında. Yenilen tarafın çok şey aybedeceği bir mücadele olacak. Batı'da 2.lik yarışı da fazlasıyla kızışmış durumda. Dallas ve Lakers bu gece sahne alacak. Lakers'ın mücadelesi nispeten daha çekişmeli geçecektir. Gecenin en güzel maçlarından biri aynı zamanda. Dün gece triple-double'ın kıyısından dönen Griffin ve arkadaşları ise Phoenix'i konuk edecek. Onlar adına da yarıştan kopmamak için hayli kritik bir maç olacak.

NBA'de Bugün - 19.03.2011

Nuggets 98 - Heat 103
Miami Heat üst üste 2.galibiyetini Denver karşısında aldı. Maçta Denver hiç öne geçemedi belki ama Heat'in ataklarına cevap vererek farkın açılmasını önledi ve kolay lokma olmadı. Miami'de formda bir James ve istekli bir Wade'in varlğı maçı kazanmak için yeterli faktörlerdendi. James 33 ve Wade 32 sayı ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Denver'da ise benchten gelen isimlerin başarılı performansları vardı ve takımlarının maçın içinde kalmasını sağladılar. 27 sayı ile oynayan Smith ve 23 sayı üreten Gallinari bu iyi performanslara rağmen galibiyeti getiremedi.

Celtics 89 - Hornets 85
Son günlerin formsuz takımı Celtics önemli bir deplasmandan galibiyet çıkarmayı başardı. İlk devre oynayan taraf Hornets oldu ki fark 15'lere kadar çıkmıştı. Ancak üçüncü çeyrekle beraber bir yenilgiye daha tahammül edemeyeceğini bilen Celtics yumruğunu masaya vurdu ve maçı çevirdi. 12 dakikada sadece 13 sayıya izin verdiğini belirtmek gerek Celtics savunmasının. Allen 20 sayı üretirken benchten gelerek 20 sayı-8 ribaund ile etkili olan Glen Davis takımı galibiyete götüren isimler oldu. Hornets cephesinde Paul 15 asist yapmasına rağmen 0/9 isabetle kalması takımı olumsuz yönde etkileyen başlıca faktördü. West 32 sayılık iyi bir katkı verirken, üçlükleriyle etkili olan Belinelli 23 sayılık katkı sağladı ancak galibiyete yetmedi.

Bobcats 98 - Spurs 109
Spurs'te geceyi rahat tamamlayan takımlardan biriydi. Bobcats karşısında Duncan'ın dinlendirildiği bir maçta rahat bir galibiyete imza atan Spurs rakibinin play-off ihtimallerini de tehlikeye soktu. Spurs'te sürpriz bir performans izledik dün gece Novak'tan. 18 dakika oyunda kalan ve 19 sayı ile mücadele eden Novak bu sezon süre bulmakta sıkıntı çektiği takımında süre alınca neler yapabileceğini göstermiş oldu. Zaten maçın genelini bench isimleri ile forse etti Spurs. 12 sayı-9 asist ile etkili olan Hill'i de pas geçmemek gerekir. Bobcats cephesinde ise Henderson'un 19 sayısı yeterli olmadı.

Sixers 101 - Blazers 110
Heyecanlı geçen maçın sonunda gülen taraf Portland oldu. Sezon arasında takıma katılan Gerald Wallace'ın ilk beşe yerleşmesinin ardından performansını arttırdığını görüyoruz. Dün gece yine takımını sırtlayan ve 25 sayı-8 asist-6 ribaund ile oynayan Wallace galibiyetin baş mimarı olmayı başardı. 11/23 ile yayın gerisinden oynayan Portland'da Matthews 28 sayısı ile etkili oldu ve dış şutlarıyla rakibini yıkan isim oldu. Sixers cephesine bakacak olursak Brand'in bitiriciliğini hiç konuşturamadığını görüyoruz. Iguodala'nın yokluğuna rağmen takım başarılı bir şekilde ayakta kaldı ancak son hamleleri yapamadı. Benchten gelen isimlerden Williams 24 ve Young 19 sayı ile takımlarını sırtladı ancak Sixers mağlubiyetten kaçamadı.

Pacers 78 - Grizzlies 99
Çekişme beklediğim maçlardan biriydi ancak Pacers'nı çok kötü bir gecesine denk gelmiş anlaşılan. Memphis bu maça çıkarken bu kadar kolay kazanmayı beklemiyordur herhalde. Boyalı alanda hakimiyeti kuran Memphis rahat ve etkili bir oyunla galibiyete ulaştı. Tony Allen 19 sayı-11 ribaund-6 asist-6 top çalma ile harika bir performansa imza attı galibiyete giden takımında. Randolph ise 17 sayı-10 ribaund ile boyalı alanın etkili ismiydi. Pacers dün gece çok kötü şut attı. Yüzde olarak Memphis'in hiç yakınlarında değildi ancak 17 sayı bulan Collison biraz olsun takımdan kendini ayırdı ancak onun performansı yeterli olmadı.

Cavaliers 92 - Clippers 100
Kaybeden sınıfındaki iki takımın karşılaşmasında Griffin faktörü ile kazanan Clippers oldu. Takımı yarıştan koptuktan sonra performansı düşen ve sezon başındaki o harika istatistiklerini göremediğimiz Griffin dün gece patlamasını yaptı. 30 sayı-8 ribaund-8 asist ile yapabileceği her şeyi harika bir şekilde yerine getirdi ve takımını galibiyete taşıdı. Eric Gordon ise altı maç aradan sonra dönüş maçında 29 sayı kaydetti. Cavs cephesinde ise 28 sayı-9 ribaund ile Hickson boyalı alanda etkili olmayı başardı.