BIY AD

21 Mart 2010 Pazar

20 Mart'tan Notlar

Günün Hayvan Performansları
Chris Bosh, takımının New Jersey ile yaptığı maçta oyuna damgasını vurmuş. 16/27 gibi iyi bir şut yüzdesi ile 36 sayı bulmuş ve yanında da 4’ü hücum olmak üzere 8 ribaund eklemiş. Dün de Oklahoma karşısında iyi bir oyun çıkarmıştı; ama bu performansı takımına hiç mi hiç yetmemişti. Gerçi dün gece 6 top kaybı yapmış; fakat bu performansının yanında onların önemi kalmıyor doğrusu. New Jersey ise Philadelphia’ nın 72-73 sezonundaki 9/73 lük rekorunu kırma yolunda hızını hiç kesmiyor. Bu sezon hatırladığımız tek şey kötü başlangıçları ve kırdıkları sezon rekoru olacak galiba. Kalan 13 maçta 3 galibiyet lazım onlara; ama bu süreçte oynayacakları takımların 5’i playoff dışında, 8’i playoff savaşında. İşleri biraz zor gözüküyor onların.

Paul Pierce, gecenin en dikkat çeken maçında Rondo ile beraber takımını galibiyete taşıdı. 17’de 10 isabetle 29 sayı buldu ve yanına da 5 asist, 3 ribaund, 2 top çalma ekledi. Rondo ise 9/15 isabet oranı ile 20 sayı bulduğu performansını 10 ribaund ve 5 asistle süsledi zor gecede. Sanırım Celtics hakkındaki tespitlerim de doğru çıkmaya başladı. Heyecan arıyorlardı ve playofflara kalmadan buldular demiştim. Gerilim yaradı Celtics’e nitekim. Atlanta’yla girdikleri üçüncülük yarışında galiba ipi yavaştan göğüslediler. Bunu şuna dayanarak söylüyorum. Deplasmanda oynadıkları iki maç, sezonun en dirençli takımlarından ikisine karşı peş peşe. Dallas’ın durumunu da anlatmaya gerek yok herhalde. Her ne kadar işleri zor gözükse de şu anda batı birinciliği için savaş halindeler. Boston gerçekten bu iki önemli maçı da büyük konsantrasyonla oynadı. Son zamanlarda eski savunmasını aratan ve sık sık eleştirdiğimiz Garnett dün gece 5 top çaldı mesela. Bu detay da Boston’ın yavaştan kimliğini bulduğunu gösteriyor playofflara yaklaşırken.

Paul Millsap da takımın New Orleans'ı 106-86 mağlup ettiği gecede, 12'de 7 isabetle bulduğu 22 sayı ve topladığı 15 ribaundla yıldızlaşmış. Yanına da eklediği 3 asist ve 3 top çalmalık performansla, Chris Paul'süz Hornets'in ipini çekmiş.

Derrick Rose, sakatlıktan döndüğü ilk maçta, Philly’e galibiyet yüzü göstermemiş. 16’da 9’la 23 sayı, 5 asist, 4 ribaund, 1 blok var istatistiklerinde. Sakatlıktan döndüğünü hiç hissettirmemiş anlaşılan. Ayrıca Noah’ın da maçta süre almış olması Bulls adına sevindirici bir detay. Malum playoff savaşında şu an en zayıf aday olarak görülüyorlar. Yıldızlarından da destek alamazlarsa zaten hayal olur amaçladıkları her şey. Maçta Philly adına dikkat çeken bir detay da 17 üçlük denemesinden yalnızca 1 isabet bulmaları. Chicago ise 7/18 ile atmış. Farkı yaratan bu en büyük etkenle Bulls maçı 98 -84 kazanmış.

Milwaukee, Denver deplasmanından bana kalırsa büyük bir sürprizle dönmüş. John Salmons ve Carlos Delfino’nun ekstra katkılarıyla 102-97 mağlup etmişler Denver’ı. Salmons’tan 26 sayı, 4 asist, 3 ribaund ve Delfino’dan ise (6/11 isabetle) 21 sayı, 7 ribaund gelmiş. Dün de Ersan’ın damgasını vurduğu maçta Sacramento’yu mağlup etmişlerdi. Böylece 3 maçlık Batı turnesinde 2 galibiyetle amaçlarına ulaştılar diyebiliriz.

Boşa Kürek Çekenler
Nowitzki, takımın Boston’ı konuk ettiği maçta 19’da 11’le 28 sayı buldu yanına da 5 ribaund ve 2 asist ekledi. Yine de mağlubiyete engel olamadı. Kabul edelim ki Boston yukarıda da belirttiğim nedenlerden ötürü ekstra oynuyor bu aralar. Mavs bomba gibi geliyordu takasın son gününden beri; ama bu mağlubiyetle son 3 maçtan 2’sinin kaybetmiş oldular. Yine de moral bozmaya gerek yok. Takım olarak kimyayı yakalamış durumdalar ve takaslarla da kendilerine yeterli kadro derinliğini yarattılar. Batıdaki üç favoriden biriler zaten.

Golden State, bu sezon çok alıştığımız 120 üzeri mağlubiyetli maçlarından birini daha yaşarken Monta Ellis 12/20 isabet oranı ile 28 sayı bulmuş. Buna ek olarak 5 top çalması ve 3 de asisti varmış; ama yine olmamış. Son günlerde artık iyiden iyiye alıştığımız senaryo dün gece de devam etmiş ve Memphis’e karşı 123–107 kaybetmişler.

Devin Harris daha ne yapsın? Düşünüyorum ben o takımda oynasam basketboldan soğurdum herhalde. O ise aksine takımını kurtarmaya çalışmış; fakat takım alışmış artık kaybetmeye. Hal böyle olunca da Devin Harris’in 22 sayı,7 asist, 6 ribaundu da boşa gitmiş Toronto karşısında. 5 top kaybı da istatistiklerinde pek hoş durmasa da takımda inisiyatif kullanan tek oyuncu olduğu için benim gözüme çok batmıyor açıkçası yaptığı top kayıpları.

Günün X-Faktörü
Darrell Arthur takımının Golden State’i 123–107 mağlup ettiği maçta kenardan gelerek 12’ de 8 isabetle 16 sayı bulmuş; ama en önemli katkıyı çektiği 13 ribaundla vermiş ki bunların 6’sı da hücum ribaundu. Daha da bitirememiş 3 de blokla pota altını karartmış genç oyuncu. Bu performansın Golden State’e karşı olması biraz göz boyuyor olabilir; ama hakkını da yemeyelim Arthur’un. Elinden ne geliyorsa yapmış istatistiklerinden anladığımız kadarıyla.

Takımı baltalayanlar:
Aslında hem Heat hem Bobcats oyuncularını buraya yazmak lazım. Gerald Wallace 12'de 4 isabet ve 5 top kaybı, Diaw 5/15 saha içi isabetiyle oynadı. Heat'te Beasley 6/16 ile oynarken, yanında 3 de top kaybı yaptı. Ama içlerinde en fenası Stephen Jackson: 21'de 4 isabet bulabildi sadece Kaptan Jack. Girmedikçe denedi, denedikçe kaçırdı. Hawks'a karşı bütün maç iyi oynayıp, normal sürenin son 1 dakikasında ve uzatmalarda maçı resmen Hawks'a hediye etmişti. Dün de öyle oldu ama bütün maç boyunca sürdü bu kötü oyunu.

Iggy pek iyi bir dönemden geçmiyor. Dün yine 11'de 3 saha içi ve 10'da 5 serbest atış isabetiyle sadece 11 sayı üretebilmiş. Onun yanında Elton Brand'in de 4'te 1 isabetle 2 sayıda kaldığını söylemek lazım. Bulls, Rose'un da dönüşüyle rahat kazanmış.

Carmelo ile Billups bütün maç boyunca şut isabeti bulmakta zorlandılar. Billups'ın zaten sık sık bu tarz kötü şut performanslarına rastlıyoruz ama özellikle Melo Salmons ve Mbah a Moute'nin savunmasında yok oldu diyebilirim. Chris Andersen'in çabalarına rağmen Bucks'a mağlup oldular. Bucks inanılmaz orta mesafeli isabetler buldu maçta ve bu da onlara verdikleri hücum ribaundlarına rağmen (Bogut faul problemine girmişti ve Bucks iyi oynuyor diye Skiles onu kenarda tuttu maçın sonlarında da) buldukları isabetli şutlarla kazanmayı başardılar.

Son olarak Morris Peterson'ın da, erken kopan maçta Jazz'a karşı 8'de 1 iasbet bulabildiğini ekleyeyim. İki de top kaybı yapmış ayrıca.

İyi mi Kötü mü?
Dwyane Wade, gecenin kabus maçında( Miami şut yüdesi: %35 , Charlotte: %29) şut yüzdesi anlamında tatsız bir gece yaşadı. 18’de 6 ile 14 sayı bulabildi sadece süper yıldız. Yine de Heat tarihinin en çok çift haneli sayıya ulaşan oyuncusu oldu 443 maçta ulaştığı çift haneli sayılarla; ama maça damgasını vurduğu alan çoğu posterlik 5 bloğu oldu. Pota altına girmeye korkuttu resmen Bobcats oyuncularını. 9 asist ve 5 ribaundu da bu performansına renk kattı. Felaket bir şut yüzdesinin hakim olduğu maçı, 77-71 kazanmayı başardı Miami Heat.


Bizimkiler
Ersan, Sacramento’nun ardından bir güzel performansı da Pepsi Center’dakilere izlettirmiş. Bir double double’a daha imza atmış genç yıldızımız Denver karşısında. 31 dakika sahada kaldığı maçta 12’ de 6 isabetle 14 sayı yollamış Nuggets potasına ve beraberinde 10 ribaund çekmiş. Ayrıca 2 asist ve 1 bloğu var; ama bunlar pek göze batmıyor. Genç oyuncumuzun bu tempoda devam etmesi gerekiyor. Ersan’dan şu an için hiçbirimiz zaten 25 sayılık performanslar beklemiyoruz. Sadece bu iki maçlık istikrarlı oyununu sezonun tamamına ve playofflara yayması lazım. İyi bir 4 numaradan beklenen en önemli özellikler olan ribaund sezgisi ve sayı potansiyeli onda fazlasıyla mevcut. Bu alanda istikrarı bir yakalarsa, o formayı kimseye vermez kolay kolay.

Hidayet, takımının New Jersey’i 100-90 mağlup ettiği maçta, en azından katkı verebilmiş takımına; ama hala potansiyelinin hakkını vermiyor tam anlamıyla. Dün gece de düşük yüzdeyle olsa da (4/13) 13 sayı üretmiş. Bunun yanında 7 ribaund, 4 asist, 3 top çalma ve 1 bloğu var. Geçirdiği felaket sezonun geneline göre normal denebilecek bir performans gibi; fakat beklentilerimizi hala boşa çıkarıyor Hido.

Memo ise midesi kaynaklı rahatsızlığından ötürü dünkü New Orleans maçında forma giymemiş.

4 FARKLI FIKIR:

EsKenes dedi ki...

Oldukça güzel olmuş yazı, ellerine sağlık Yusuf. Sevgiler.

ErsahiN dedi ki...

Yusuf Bey;
Güzel tespitlerle dolu iyi bir yazı olmuş.
Eline sağlık..

serhatugur dedi ki...

Ersan her maç fix 30 dakika alsa David Lee'nin rakamlarını yakalar diye düşünüyorum. En azından dub-dub ortalama yapar sezonda...

Yusuf KUŞ dedi ki...

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar. Sizlerin memnun olduğunu görmek beni de çok mutlu ediyor.