BIY AD

7 Nisan 2011 Perşembe

Gecenin Hareketleri - 6 Nisan (Yazık Neal'a)


Link

Howard topu çemberin altından sağa çekerek girmiş Top 10'a, yoksa bildiğimiz Howard'ın her maç 3 kere yaptığı alley-oop. Alonzo Gee'nin vücut çalımıyla, kazmaların kazması Wright'ın dengesini bozması çok hoşuma gitti açıkçası. Daha yukarılara koyardım. Baron'ın bel arkası pas fake'ine ben kandım ama Raptorslılar pek tepki vermemişler. Yine de güzel asist. Blake çok dar yerden, momentumu potanın arkasına doğru giderken çok zor bir smaç vuruyor esasında daha üstlerde yer bulabilirmiş. 5 numarada Beasley'nin beyinsizliğini görüyoruz... Kobe'nin bu ters turnikeleri bir ayrı estetik duruyor be kardeşim. Bogut'un bu paslarına artık alıştık. Manu'nun Blair'a hazırladığı, ikili sıkıştırmanın arasından verdiği bel arkası bounce pas muhteşem. Ve 1 numara... Gary Neal'ın JR Smith tarafından yok edildiği pozisyonu hatırlayanlar olacaktır, çok benzer bu da. Ama JR'ın ki 10 kat falan daha güzeldi. Neal o pozisyonda hücum faul yaptırmaya çok yaklaşmıştı hatta bazılarına göre yaptırmıştı da ama bu sefer alakası bile olmamış hücum faul ile. Neal böyle kendisini feda ederek takımına top kazandırmaya çalıştıkça bir problem yok, doğrusunu yapıyor. Poster olmak basketbolun bir parçası. Ama aynı sezon içinde 2 tane benzer pozisyonda olunca, insanların aklına fena kazınıyor...

NBA League Pass Üzerine...

Playoffların başlamasına birkaç maç kala bir league pass yazısı yazmak istedim. Bu yazıda league pass ile alakalı tüm detayları elimden geldiğince, bildiğim kadarıyla yazmaya çalışacağım.

Efendim League Pass'in şu anda üye olabileceğiniz 3 adet pakedi mevcut. Birincisi Premium Package diye bilinen özel paket, ikincisi ise Standard Package diye bilinen standart paket, üçüncüsü ise Day Pass diye bilinen günlük üyelik -bu günlük üyelikle alakalı tek bildiğim şey fiyatının 3.99 olduğu, bu yüzden yazının geri kalanına diğer iki paketle devam ediyorum-. Bu iki paket için ortak olan özelliklere kısaca değineyim. İki paket de, normal sezonun kalan maçları ve tüm playoff maçlarının canlı yayınını içeriyor. Bunun yanında canlı istatistikler, maç skorları, canlı chat gibi seçenekleri bünyesinde barındırıyorlar.

Şimdi bu iki paket arasındaki farklara gelelim: Premium pakedinin fiyatı 89.95 dolar, standart pakedin fiyatı ise 69.95 dolar. Bu paketlerden herhangi birine üye olmak istediğiniz takdirde ödemeyi kredi kartınızla yapıyorsunuz ve herhangi bir taksitlendirme seçeneği mevcut değil. Yani tek çekim olarak ödüyorsunuz ücreti.

Premium pakede sahip iseniz, o sezon içinde daha önceden oynanmış tüm playoff maçlarını, istediğiniz zaman izleme hakkına sahipsiniz. Standart pakette ise en fazla 1 gün önce oynanan maçları izleyebiliyorsunuz. Örneğin bugün 3 Mayıs 2011; eğer ben standart pakede sahipsem yalnızca 2 Mayıs 2011'de oynanan maçların tekrarını izleyebilirim. Fakat Premium pakedim varsa böyle bir kısıtlama yok.

Premium pakette ekranı 4'e bölerek, aynı anda 4 tane maçı birden izleme imkanım var. Standart pakette ise aynı anda sadece 1 maç izlenebiliyor.

Premium pakette canlı maç esnasında yayını durdurma ve geri alma hakkına sahipsiniz fakat Standart pakette böyle bir uygulama yok.

Premium pakede sahip olanlar NBA.com'un bir uygulaması olan "NBA Game Time" uygulamasını da ücretsiz olarak kullanabiliyor. Bildiğim kadarıyla bu uygulama ile, cep telefonunuz vs. aracılığıyla oynanan maçları play-by-play olarak takip edebiliyorsunuz. Standart pakette böyle birşey yok.

Premium pakette biten maçlar için, maç içerisindeki sadece istediğiniz olayları izleyebiliyorsunuz. Örneğin maç içerisinde yapılan sadece smaçları, blokları, üçlükleri, top çalmaları vs. izleyebildiğiniz gibi oyuncuların da tek tek neler yaptığına bakabiliyorsunuz. Mesela Hidayet Türkoğlu seçeneğini işaretlediğinizde sadece Hidayet'in o maç içindeki sayıları, asistlerini izleme imkanına sahipsiniz. Yine Standart pakette böyle birşey söz konusu değil.

Premium pakette biten maçların dilerseniz özetlerini izleyebiliyorsunuz. Bu özetler yaklaşık 10 dakika sürüyor. Standart pakett yine böyle bir özellik yok.

Şimdi gelelim bu yayınları izleyebilmek için gerekli olan donanım özelliklerine. Ben şu anda 8 megabit hızda internet kullanıyorum ve hiç bir sorunla karşılaşmadan maçları izleyebiliyorum. Sanırım 1 megabit hıza kadar maçları takılma sorunu olmadan izleyebilirsiniz. Bunun yanında maçları izlerken görüntü kalitesini artırıp azaltmak da sizin elinizde. İsterseniz karşılaşmaları "Best Available" olarak, isterseniz 3000, 1600,800 ve 400 Kbps olarak izleyebilirsiniz. Tabii aşağı doğru indikçe görüntü kalitesinde de bozulmalar oluyor. Bunun yanında sahip olduğunuz ekran kartı da daha kaliteli bir seyir için önemli.

6 Nisan Programı

7 Nisan Çarşamba 02:00 / Cleveland Cavaliers - Toronto Raptors
7 Nisan Çarşamba 02:00 / Orlando Magic - Charlotte Bobcats
7 Nisan Çarşamba 02:00 / Washington Wizards - Indiana Pacers
7 Nisan Çarşamba 02:00 / New York Knicks - Philadelphia 76'ers
7 Nisan Çarşamba 02:30 / New Jersey Nets - Detroit Pistons
7 Nisan Çarşamba 03:00 / Milwaukee Bucks - Miami Heat
7 Nisan Çarşamba 03:00 / Phoenix Suns - Minnesota Timberwolves
7 Nisan Çarşamba 03:00 / Houston Rockets - New Orleans Hornets
7 Nisan Çarşamba 03:00 / Los Angeles Clippers - Oklohama City Thunder
7 Nisan Çarşamba 03:30 / Sacramento Kings - San Antonio Spurs
7 Nisan Çarşamba 03:30 (NBA TV) / Denver Nuggets - Dallas Mavericks
7 Nisan Çarşamba 05:30 / Los Angeles Lakers - Golden State Warriors


Bol maçlı gecede sadece 2 mücadele playoff takımları karşılaşıyor. Kısacası rezalet bir gün diyebilirim neredeyse. Ama en azından NBA TV'de izleyeceğiz Nuggets-Mavs'i.

6 Nisan 2011 Çarşamba

Mavs'in Yolu Yol mu?

Mavs Ocak ayında yakaladığı çıkışla beraber 18-1'lik bir galibiyet mağlubiyet oranı yakalamıştı. O günlerde Melo takası gündeme gelmişti hatta. Ben de Tyson Chandler ve Beaubois ile bir paket yapılarak Carmelo'nun alınabileceğini, çünkü Butler'sız ve belki de Butlerlı bir Mavs'in şampiyonluk yolunda yetersiz kalacağını yazmıştım. Zaten benim düşüncemi geçtim, pek çok NBA otoritesi bu yönde fikir beyan ediyor bu aralar. Benim de fikrim hala değişmedi, üstüne üstlük bu tezi destekleyecek yeni gelişmeler oldu. Zira Mavericks son 16 maçında 8-8 durumda ve son 3 maçı kaybettiler.

O 18-1'lik dönemde Clippers, Wizards, Cavs, Kings gibi takımlarla oynarken işler iyi gidiyordu elbette ancak bu son dönemde Spurs, Blazers, Lakers, Hornets gibi playoff takımlarına karşı 8 maç kaybettiler. Özellikle de son dönemdeki 6 maçlık deplasman turnesini 3 mağlubiyetle bitirdiler. Bunun biraz yaşlılıkla ilgisi olabileceği konuşuluyor, çünkü bakıyoruz Kidd, Marion, Dirk, Terry gibi bu takımın 4 ana oyuncusunun yaş ortalaması 35'i zorluyor neredeyse. Yani son maçlarda Lakers'ı geçmesi mucizelere bağlı olan Mavs en iyisi bu oyuncuları 1-2 maç dinlendirmeli...

Ha Mavs taş gibi girse de playofflar'a ne yapabilir? Onu dedim ya zaten ilk paragrafta. Pek bir şey yapabilecekmiş gibi durmuyor Mavs. Niye? Çünkü Kidd ve Dirk sağolsun savunma zaafı olan oyunculara sahipler ve playofflar'da bu zaafları çok iyi değerlendiriyor rakip takımlar. Ayrıca hücumda ligin en verimli, etkili takımlarından biri gibi görünseler de, playoff sertliğinde hücumlarının böyle işleyeceğini zannetmiyorum. Çünkü aşırı şuta dayalı oynuyorlar. Yani ellerinde ne bir boyalı alan silahı ne bir penetre eden guard var. Her şey şut üzerinden gerçekleşiyor. Bire bir oynayarak skor üretecek oyuncu olarak da Butler'ın gitmesiyle beraber sadece Nowitzki kaldı. Nasıl işleyecek bu takımın hücumu açıkçası çok büyük şüphelerim var. 2006'daki gibi 'inanılmaz' şut atmaları lazım ki, o günkü Mavs'i şu anda gördüğümü söyleyemeceğim. G-Wall takviyeli, sağlam bir Cambyli Blazers onları zorlayabilir. O turu geçseler de, yarı finalde saha avantajı Lakers'da iken %10 ihtimal falan verebiliyorum sadece yola devam edebilmeleri için.

Gecenin Hareketleri - 5 Nisan


Link

10'da hem Rondo hem Allen'ın pasları çok güzel. DeRozan'ınki gibi potalı giren uzak mesafeli atışlara gıcığım. Zaten o mesafeden yeterince şans gerekiyor sokmak için, bari çuf diye girsin. Blake-Brown iş birliği olan alley-oop uzak mesafeli olduğu için etkileyici. Sam Young'ın spini çok akıllıca, savunmacının momentumundan ters yöne yapıyor ve bomboş smacı vuruyor. Al Horford'ın smacını canlı izledim, çok fenaydı. McDyess gece uyuyamamıştır. Boozer'ın bacak arasından geçen Nash şova hasta oldum. 1 numaraya koyardım hatta... Bir başka bacak arası da Douglas'tan gelmiş üstelik o top çalıp, dışarı çıkmadan kurtarırken yapmış. O da harika. 1 numarada ise bu sezon bir daha izlememiz zor olan Deron Williams maçı kazandırıyor. Özel bir şey yok, bildiğimiz pull-up jumper.

Bench Katkısı Diye Buna Denir


Link

Özellikle konsol oyunlarıyla yakından ilgilenenler bilir, oyuncuların antrenman ve maç formaları değişiktir. Hatta genelde antrenman formaları oyun başlangıcında kilitli olur ve maç kazandıkça aldığımız puanlar sayesinde açtırırız.

Neyse konumuza dönelim. Yukarıdaki görüntüler dün gece oynanan Bulls-Suns maçına ait. Ben olayı hemen kısaca anlatayım. İki takımın da oyuncuları karşılaşma öncesi ısınıyorlar. Ardından ilk 5'ler parkedeki yerlerini almak üzere eşofmanlarını çıkarıyorlar fakat Nash'in altından maç şortu yerine antranman şortu çıkıyor. Maç başlamak üzere olduğu için fazla da vakit yok. Hemen pratik bir çözüm üretiyorlar ve kenarda Suns oyuncularının oluşturduğu soyunma kabininde, Dowdell ile Nash şortlarını değiştiriyorlar sonra Nash parkedeki yerini alıyor ve maç başlıyor. Benim esas merak ettiğim olay ise Dowdell'in maç şortunu giymek için soyunma odasına gidip gitmediği. Kendisi maç esnasında oyuna hiç girmediği için tüm maçı altında antrenman şortuyla tamamlamış olabilir.

NBA'de Bugün - 5.04.2011

Spurs 97 - Hawks 90
Liderlik için çok önemli bir virajda bulunan Spurs deplasmanda Hawks'ı mağlup etmeyi başardı. Play-off öncesi toparlanarak kendine gelen Atlanta'nın Spurs önünde sergileyeceği performans merakla bekleniyordu. Ancak Suns galibiyeti ile kendine gelen Spurs bu önemli deplasmandan galibiyet çıkartarak önemli bir adım atmış oldu. 26 sayı üreten Parker galibiyeti getiren isim olmayı başardı. Suns maçında etkisiz olan Duncan ve Manu ise sergilediği performanslarla galibiyette önemli bir rol oynadılar. Hawks'ın yıldızı Joe Johnson 23 şutta 21 sayıyı zor bulurken maçın sonunu iyi getiremeyen Hawks galibiyete ulaşamadı.

Jazz 86 - Lakers 85
Pazar akşamı Denver karşısında maçın sonunu kötü oynayarak kaybeden Lakers aynı sonu Utah karşısında da yaşadı. Kobe Bryant önce kaydettiği üçlük ile skora eşitliği getirdi ancak kazanmak için gelen Kobe son hücumda topu ellerinin arasından kaçırdı. Bu sahne adeta Lakers'ın kaçan liderlik şansı gibiydi. Ncaa'de eski takımı Butler belki bir kez daha 2.likle yetindi ama Hayward 22 sayı-6 ribaund-5 asist ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Sezon ortası takıma takasla katılan Favors 14 sayı-11 ribaund ile uzun bir aradan sonra iyi bir performans gösterdi. Lakers cephesinde pota altında Bynum 12 sayı-23 ribaund ile harikalar yaratırken, Kobe 20 sayı-5 asist ile oynadı ancak yaptığı 7 top kaybı istatistik kağıdında kötü bir etki bıraktı.

Suns 94 - Bulls 97
Doğu'da son dönemde sergilediği harika performansla dikkat çeken Chicago evinde ağırladığı Phoenix'i de geçerek üst üste 4.galibiyetini elde etti. Maçta ikinci çeyrekle beraber farkı açtı Chicago ama rakibinin dönüşüne engel olamadı. Her şeye rağman galibiyete uzanmayı başaran Chicago Doğu liderliğine bir adım daha yaklaştı. Bulls cephesinde Rose 19 sayı-4 asist üretirken, Boozer 12 sayı-9 ribaund-7 asist ile galibiyeti getirdi. Suns'ta Nash 16 asist ile mücadele etse de skor bakımından beklenen katkıyı veremedi. 22 kez topu potaya gönderen Carter sadece 23 sayı ile oynadı. Ömer ise benchten gelerek 1 sayı-2 ribaund ile müadele etti.

Thunder 101 - Nuggets 94
Büyük bir sürpriz olmazsa Thunder ve Nuggets ilk turda eşleşecek takımlar olarak gözüküyor ve bu eşleşmenin mini bir provası da dün gece oynandı. Maça iyi başlayan Oklahoma, Denver'ın geri dönüşüne engel olamadı ancak maçın sonunda galip olarak ayrılmayı başardı. 32 sayı ile oynayan Durant galibiyeti getiren isim olurken, Perkins pota altındaki duruşu ve aldığı ribaundlarla dikkat çekti. Denver bugüne kadar kazandığı maçlarda topu paylaşması ile dikkat çekmiş ve bunu en iyi şekilde uygulamıştı. Ancak dün gece hücumun geneli Lawson üzerinden döndü bu da ritimlerini bozdu bana kalırsa. 2 8 sayı-5 asist üretti Lawson ancak Chandler ve Nene'den beklenen katkının gelmemesi yenilgiyi tetikledi.

Warriors 108 - Blazers 87
Play-off'u garantileyen Portland karşısına çıkan Warriors rakibini bozguna uğratarak üst üste 2.galibiyetini aldı. Maçın üçüncü çeyreğinde rakip potaya 37 sayı göndererek skorda üstünlüğü tamamiyle eline geçiren Warriors galibiyete ulaşmayı başardı. Özellikle boyalı alanda 29 sayı-20 ribaund ile harika bir katkı sağlayan Lee, Warriors2u galibiyete götüren isim olurken, Ellis 30 sayı ile oynadı. Portland'da Camby şanssız bir pozisyonda başını parkeye vurarak soyunma odasına gitti. Aldridge'in 17 sayı-12 ribaundluk katkısı ise maçı çevirmeye yetmedi.

Clippers 82 - Grizzlies 81
Play-off trenine artık bileti kesilen Memphis'in hangi koltukta yolculuğa başlayacağı henüz bilinmiyordu. Evinde Clippers'a sürpriz bir şekilde kaybeden Memphis Batı'da son sıraya gerilemiş oldu. Clippers'ta Griffin 15 sayı-14 ribaund ile oynamasına karşın yaptığı 6 top kaybı ile dikkat çekmeyi başardı. Aynı zamanda Mo Williams 16 sayı üreterek takımına üst üste 2.galibiyetini kazandırdı. Memphis'in ise 4 galibiyetlik serisi sonlanırken 14 sayı-15 ribaund ile oynayan Gasol'un katkıları yeterli olmadı.

Sixers 82 - Celtics 99
Doğu'da olası bir ilk tur eşleşmesi olan Celtics-Sixers bu gece prova için sahne aldılar. Celtics'e karşı sadece ilk devre direnebildi Sixers ve karşılaşmadan yenik ayrıldı. Dün geceyi galip kapatan Knicks, Sixers'a bir adım daha yaklaşmış oldu böylece. 16 sayı-13 asist üreten Rondo galibiyeti getiren isim olurken, Pierce 18 sayılık bir katkıya imza attı. Sixers cephesinde ise çaylak Turner'ı ilk kez bu kadar iyi bir performans sergilerken gördük. 21 sayı-5 asist ile Celtics karşısında takımının en iyisi oldu.

Raptors 118 - Knicks 131
Son dönemde form tutan New York üst üste 4. galibiyetini Raptors karşısında aldı. Knicks üst üste 4 galibiyet alsa da zayıf karnı olan pota altından dün gece bol bol basket gördü. Toronto 68 sayılık katkısını boyalı alandan alırken önemli bir mesaj vermiş oldu hem Knicks'e hem de rakiplerine. Amare ve Carmelo 23 sayı üretirken benchten gelen Douglas 28 sayı ile takımını galibiyete taşıyan performansı sergiledi. Toronto'da ise 36 sayı-10 ribaund-3 asist ile büyük bir efor sarf eden DeRozan galibiyeti getiremedi.

Bucks 72 - Magic 78
Doğu'da 4.sıradan play-off yapacak olan Orlando'nun evinde Bucks karşısında zorlanması dikkat çekti. Maça 14-0 gibi müthiş bir seri ile başlamasına karşın son anlara kadar sıkıntıda gitti maç. Son 2 dakikada oyunu kopartmayı başaran Magic galibiyete uzandı. Howard ve Hidayet başarılı bir gece geçirirken, 18 sayı-17 ribaund ile Howard ve 12 sayı-10 ribaund ile Hidayet double-double yaptı. Bucks cephesinde ise ilk beşten hiç bir isim çift hanelere ulaşamazken, benchten gelen Gooden 18 sayılık katkı sağladı ancak bu yeterli olmadı.

Pistons 105 - Wizards 107
Hedefi draft olan iki takımın mücadelesinde geçtiğimiz senenin çaylakları yıldızlaştı. Wizards evinde Pistons'u son anda geçerken üst üste 3.galibiyetini alması da dikkat çekti. 26 sayı-12 asist-6 ribaund ile etkili olan draftın bir numaralı çaylağı Wall'ın karşısında 22 sayı-14 ribaund-4 asist-4 top çalma ile oynayan Monroe vardı. Detroit'te Monroe'nin yanında bir başka ismin olmaması galibiyet için bir engeldi ancak Wizards'ın bu galibiyet serisinde çok etkin olan Blatche 26 sayı üreterek bir kez daha takımını galibiyete götürmeyi başardı.

Kings 104 - Rockets 101
Son dönemde aldığı başarılı sonuçlarla dikkat çeken ve direkt olarak her iki konferansta da play-off yarışına etki eden Kings, Houston'un umutlarını sonlandıran takım oldu. Son yedi maçında beş galibiyet alarak Toyota Center'a gelen Sacramento ikinci çeyrekte devraldığı skor üstünlüğünü maç sonuna kadar geri vermedi ve galibiyete ulaşmayı başardı. 21 sayı-15 ribaund üreten Dalembert takımını galibiyete taşırken, Thornton'da 21 sayı ile mücadele etti. Rockets cephesinde ise 30 sayı ile oynayan Martin'in yanında 18 sayı-10 ribaund-5 asist üreten Scola vardı ancak bu ikilinin performansları galibiyeti getirmedi.

Bobcats 89 - Cavaliers 99
Bobcats'in play-off umutlarını bitiren nokta olmuştur herhalde Cavs yenilgisi. Kağıt üzerinde direk galibiyet beklediğim bir maçtı onlar adına ancak Cavs deplasmanında aldıkları bu yenilgi ile play-off takımı olmadıklarını gösterdiler. Boyalı alanda üstünlüğü rakibe kaptıran, saha içi isabeti konusunda berbat bir görüntü veren Bobcats galibiyete uzanamadı. Hickson 16 sayı-19 ribaund ile pota altında sergilediği etkili performans ile Bobcats'i yıkan isim olurken, benchten gelen Sessions 18 sayı kaydetti. Jackson'un sakatlığı ile beraber üst üste üç yenilgi alan Bobcats'te Augustin 22 sayı-8 asist ile oynamasına karşın galibiyeti getiremedi.

Wolves 105 - Nets 107
Deron'un gelişi ile biraz olsun takımda kıpırdanma gözlenen Nets evinde Wolves'i mağlup etmeyi başardı. Deron Williams geceye damgasını vururken 18 sayı-21 asist ile harika bir performans sergiledi ve kariyerindeki en yüksek asist rakamına ulaştı. Lopez ise 30 sayı-12 ribaund ile başarılı bir performansa imza attı. Wolves cephesinde ise Love'ın yokluğunda 20 sayı-11 ribaund-7 asist üreten Beasley her alana yaptığı katkılarla başarılı bir performans sergiledi ancak galibiyeti getiremedi.

5 Nisan Programı

5 Nisan Çarşamba 02:00 / San Antonio Spurs - Atlanta Hawks
5 Nisan Çarşamba 02:00 / Milwaukee Bucks - Orlando Magic
5 Nisan Çarşamba 02:00 / Charlotte bobcats - Cleveland Cavaliers
5 Nisan Çarşamba 02:00 / Detroit Pistons - Washington Wizards
5 Nisan Çarşamba 02:00 / Minnesota Timberwolves - New Jersey Nets
5 Nisan Çarşamba 02:30 / Toronto Raptors - New York Knicks
5 Nisan Çarşamba 02:30 (NBA TV) / Philadelphia 76'ers - Boston Celtics
5 Nisan Çarşamba 03:00 / Phoenix Suns - Chicago Bulls
5 Nisan Çarşamba 03:00 / Los Angeles Clippers - Memphis Grizzlies
5 Nisan Çarşamba 03:30 / Sacramento Kings - Houston Rockets
5 Nisan Çarşamba 04:00 / Oklahoma City Thunder - Denver Nuggets
5 Nisan Çarşamba 05:00 / Golden State Warriors - Portland Trail Blazers
5 Nisan Çarşamba 05:30 (NBA TV) / Utah Jazz - Los Angeles Lakers


Spurs için çok kritik bir maç var bu gece: Hawks deplasmanı. Esasında son zamanlarda rezalet durumdaydı Hawks, gelene geçene yeniliyorlardı ancak son bir haftada toparlandılar. Spurs kazanamazsa, Lakers'ı yenmek zorunda kalacak ki bunu istemiyorlar. Onun dışında Batı'da çok büyük ihtimalle ilk turda karşılacak Thunder ile Nuggets, bu gece bir mesaj maçına çıkıyorlar. İki maçı da tavsiye ediyorum. İzlenesi...

5 Nisan 2011 Salı

Gecenin Hareketleri - 3 Nisan


Link

Delonte West'in pası esasında 10 değil, 1 numarada olmalıydı. Hele sonrasında kollarını açıp selam vermesi bitiriyor olayı. Watson'ın pası pek hoş ama bunu Nash vermiş olsa Top 10'da görmezdik alışık olduğumuzdan dolayı. McGuire, McGee'ye "Şimdi başkalarının nasıl hissettiğini daha iyi anlamışsındır" demiş. Rudy'nin hareketi bir harika. Ama biraz da Mavs oyuncularının mallığı var açıkçası. Sanki bilgisayar oyununda bug olmuş da bütün oyuncular donmuş izlemiş pozisyonu. Yahu bir savunmaya falan dönün değil mi? Bill Sky Walker Samuels'ı potaya sokmuş. 2 numarada LeBron'a hasta oldum. Evet normalde Miller'a asisti yapması lazım ama pas fake'ini savunma yemedikten sonra havada spini ve tek elle bıraktığı turnike harika gözüktü gözüme.

Gecenin Hareketleri - 2 Nisan


Link

Efendim Cuma gününden beri çılgın hastayım arada sırada bir şeyler yazmaya çalışsam da, daha çok dinlenmeyi tercih ediyorum şu sıralar. Ama baktım eksik kalmış bu videolar koyayım dedim. 10 numarada Conley'nin alley-oop pası günün en kötü 10'una girermiş bence. 6 numarada Thornton'ın blok pek güzel, kendisini hiç beğenmem ama hakkını verelim. 4 numarada Rose'un turnikesi fazlasıyla klasik ve normalde Top 10'a girmez ama Brewer'ın üst üste yaptığı 2 top çalma muhteşem gerçekten. Zaten bu adamın bütün olayı bu. Şut atamayan şutör guard yoksa nasıl NBA'de milyonlarca dolar kazansın? 3'te, Chicago'nun sezon boyunca gördüğümüz müthiş paslaşmalarından birini görüyoruz, daha önce Ömer'in asistiyle bulunan birkaç smacı Top 10'da görmüştük bu sefer smacı Ömer vuruyor. 2 numarada Aminu yetişemeyecek sandım, muhteşem gerçekten. Bayless'ın yaptığı faulün cezasnı ise James Johnson ödüyor. Helal olsun Rose'a, en ufak bir itiraz bile etmeden pozisyonu kovalayıp takımının 2 sayı yemesine engel oluyor. LeBron veya Kobe olsa muhtemelen kollarını açıp hakeme bakarlardı, takımları da sayıyı yerdi...

NCAA'de Şampiyon Connecticut Huskies

ABD'nin tüm sene merakla beklenen spor olaylarından biri olan Mart Çılgınlığında son maç dün gece Connecticut ile Butler arasında oynandı. Karşılaşmayı 53-41 kazanan Connecticut, turnuvada 1999 ve 2004 yıllarının ardından 3. kez şampiyon oldu.

Maç boyunca çember döven Butler Bulldogs oyuncuları, 12/64 saha içi isabetiyle NCAA final fourlarında ulaşılan en düşük yüzdeye sahip olarak tarihe geçtiler. Karşılaşma gerçekten de özellikle geçen seneki final ve bu seneki final four ve Elite eight maçlarıyla kıyasladığımızda oldukça sönük geçti. Özellikle UConn'ın Arizona ve Kentucky, Butler'ın Florida maçarında yaşanan heyecana, çekişmeye ne yazık ki bu maçta tanıklık edemedik.

Genel anlamda Connecticut, organizasyon olarak buraları oynamaya daha alışkın bir takım. Butler'ın geçen seneki başarısı için "Peri Masalı" nı gerçekleştirmeye çok yaklaşmışlardı diyebiliriz çünkü yaklaşık 5000 civarı öğrencileri var ve iki sene arka arkaya final oynamak kolay iş değil. Organizasyon tecrübesi olarak UConn, oyuncu tecrübesi olarak Butler 1 adım öndeydi desek yanlış olmaz sanırım.

Bu arada şampiyonluğun UConn'a gitmesinde aslan payına sahip, takımını sırtlayan Kemba Walker'a değinmeden olmaz. Zaten sezon içerisinde isminden sıkça söz ettiren ve draftlerde şu anda ilk 15'te seçilmesi beklenen yıldız, dün geceki maçta çok da iyi olmayan bir şut yüzdesiyle 16 sayı, 9 ribaund ile takımının şampiyonluğa ulaşmasında etkili oldu.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Hidayet Tarihe Geçti

NBA'de oynamaya başladığı dönemden bu yana istikrarlı görüntüsü ile dikkat çeken Hidayet Türkoğlu dün gece önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Dün gece Toronto potasına 11 sayı gönderen Hidayet, NBA kariyerinde 10.000 sayı barajına ulaşmayı başardı. NBA tarihinde bu onura ulaşan 300. isim olan Hidayet, aktif olarak kariyerine devam eden ve bu barajı aşan 50. isim oldu. NBA mücadelenin, sezon içi maç sayısının ve yolculukların bolca olduğu zorlu bir lig ve burada tutunabilen Avrupalı isimler de sınırlıdır. Bu istatistiğe tarihte ulaşan 9. isim olması da Hidayet'in ne kadar başarılı olduğunun ayrı bir göstergesi.

Özellikle son dönemde sergilediği performans ile dikkat çeken Hidayet iki yıl önce Orlando'yu finale taşırken aynı zamanda normal sezonun en çok gelişme gösteren oyuncusu ödülünü de almayı başarmıştı. Daha sonra takımdan ayrılan ve Raptors ile kendisini Türk spor tarihinin en çok kazanan sporcusu yapacak kontratı imzalayan Hidayet aynı başarıyı orada ve takas olduğu Phoenix'te sergileyememişti. Bu sezon tekrardan Orlando'ya takas edilen ve kafaya oynayan bir takımın parçası olan Hidayet yavaş yavaş ritmini bulmaya başlıyor. Şüphesiz Hidayet bu sezon play-off'larda bir kez daha eline en çok güvenilen oyunculardan biri olacaktır.

Sloan Geri Dönebilir

23 sene boyunca baş antrenörlüğünü yaptığı Jazz'dan geçtiğimiz aylarda tarışmalı bir şekilde ayrılan Sloan'ın, koçluğa geri dönmek için tüm kapılarını henüz kapatmadığı söyleniyor. Bilindiği gibi Sloan şubat ayında, Deron Williams ile yaşadığı tartışmaların ardından yönetime "Ya o, ya ben" demiş yönetim ikiniz de değil dercesine önce Sloan'a istifasını verdirmiş ardından da Deron Williams'ı yok pahasına Nets'e yollamıştı.

Bugunlerde konuşulan ise eğer şartlar uygun olursa, hedefi olan bir takım için Sloan'ın tekrardan parkelere inebilecek olması. Sloan inanılmaz bir terübe. Yaklaşık 45 senedir basketbolun içinde ve gerek oyuncu gerekse koç olarak en üst seviyelerde mücadele etmiş, başarılı sezonlar geçirmiş bir adam. Yeniden yapılanmak isteyen takımların tercih edebileceği bir koç olabilir. Fakat bardağa bir de boş tarafından bakacak olursak, Sloan uzun senelerdir kendi oturttuğu sistem dışında bir sistemde çalışmadı. Setler konusunda tutucu hatta bazı zamanlar geri kafalı olduğu, son zamanlara kadar bundan yıllar öncesinin setleriyle takımını oynattığı konuşuluyordu. Ayrıca yıldızlarla pek anlaşamayan biri. Takımda tüm iplerin kendi elinde olmasını ister. Yani işin olumlu ve olumsuz yanlarını kefeye koyduğumuzda hangisi ağır basar açıkçası kestiremedim. Böyle büyük bir efsanenin bu kadar kötü bir şekilde sahneden çekilmesi üzüntü vericiydi. Bakalım Sloan'ı o hareketli, sürekli oyunun içinde olan haliyle yeniden benchte görebilecek miyiz...

NBA'de Bugün - 3.04.2011

Nuggets 95 - Lakers 90
Son dönemin en formda iki takımı karşı karşıya geldi dün gece. Üst üste 9 maç kazanan Lakers ile takaslardan sonra en başarılı takım olan Denver'ın mücadelesi büyük bir çekişmeye sahne oldu. İlk devresi başa baş geçti ancak ikinci devre Denver üstünlüğü ile geçti. Bu galibiyeti ile play-off'u garantileyen Denver'da Gallinari 22 sayı-7 ribaund ile başarılı bir performans sergilerken 18'ini ilk devrede kaydetti. İkinci devre sahneye çıkan isim de 16 sayısının tamamını bu devrede bulan Felton oldu. Lakers ise galibiyet için çok çabalamasına rağmen sonuca ulaşamadı. Kobe 28 sayılık bir katkıya imza ederken, benchten gelen Odom kullandığı 17 şutla dikkat çekerken 17 sayı-7 ribaund-5 asist üretti.

Suns 97 - Spurs 114
Kötü gidişine son vermek isteyen Spurs evinde ağırladığı eksik Suns'a acımadı ve rahat bir galibiyet aldı. Maçın daha ilk devvresinde rakip potaya 70 sayı gönderen ve çok rahat bir maç çıkartan Spurs özellikle bench rotasyonu ile fark yarattı. 73 sayılık önemli bir katkıyı benchten alan Spurs'te Hill 29 sayılık katkısı ile takımını galibiyete taşımayı başardı. Phoenix cephesinde ise ilk beşin tamamı çift haneli rakamlara ulaşmasına rağmen bir kez daha gördük ki Nash olmadan Phoenix tat vermiyor. Spurs bu galibiyeti ile beraber liderlik için önemli bir avantaj da yakaladı.

Heat 108 - Nets 94
Kolay bir fikstürü bulunan ve bu dönemde üst üste 3.galibiyetini alan Miami son olarak Nets engelini geçmeyi başardı. Maça iyi başlayan ve skorda üstünlüğünü ele geçiren Heat maç boyunca bu üstünlüünü koruyarak galibiyete ulaşmayı başardı. LeBron James 31 sayı-11 ribaund-7 asist üretirken aynı zamanda 7 top kaybı yaparak dikkat çekti. Toplam 6 oyuncu Miami'de çift hanelere ulaşmayı başardı. Uzun süredir bizde böyle bir tablo göremiyorduk. Pota altında Dampier'in 10 sayı-14 ribaundluk performansı da günün dikkat çeken performanslarından biriydi. Nets cephesinde ise 18 sayı-12 asist ile oynayan Deron takımını galibiyete taşıyamadı.

Pistons 90 - Celtics 101
Doğu'da 2.lik için Miami ile yarışını sürdüren Celtics evinde ağırladığı Detroit'i 3.çeyrekte sergilediği etkili basketbol ile geçmeyi bildi. Şubat ayından bu yana ilk kez forma giyen Shaq maça 3/3 ile 6 sayı üreterek başladı ancak sekerek bir kez daha soyunma odasının yolunu tuttu. Pota altında Garnett 23 sayı-8 ribaund ile etkili bir performans sergilerken takımını taşıyan isim oldu. Detroit üst üste 3.yenilgisini alırken Will Bynum'un 20 sayılık katkısı galibiyete yetmedi.

Magic 98 - Raptors 102
Doğu'da 4. sırada yeri hemen hemen garanti olan Orlando sürpriz bir yenilgi aldı Toronto deplasmanında. Hidayet için bir hayli önemli olan maçta Orlando kaybetti ancak 10.000 sayı barajına ulaşan Hidayet kariyerinde önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Maçı da 11 sayı-4 asist ile tamamladı deneyimli oyuncu. Howard'ın 31 sayı-9 ribaundluk performansı ise galibiyete yetmedi. 6 maç aradan sonra kazanan Raptors'ta galibiyeti getiren isim 23 sayı-8 asist ile başarılı bir performansa imza atan Bayless oldu.

Mavericks 96 - Blazers 104
Olası bir play-off eşleşmesinin provası şeklinde geçti maç. Lakers'ın kaybettiği gece Portland karşısında kazanamayan Dallas için 3.lük artık tek yol gibi gözükürken 6. sıranın en büyük adaylarından Portland mesajı vermiş oldu rakibine. 19 sayı-8 ribaund-3 asist-3 top çalma ile oyunun her alanında etkili bir performans serileyen Wallace takımının en iyisi olarak dikkat çekti. Aldridge ise 18 sayı-8 ribaund ile galibiyete önemli bir katkı sağladı. Dallas cephesinde Nowitzki ve Terry o bildiğimiz performanslarından uzak bir görüntü verirken 19 sayıya imza atan Marion'un katkıları galibiyet için yeterli olmadı.

Cavaliers 107 - Knicks 123
Bu sezon Cleveland'a karşı oynadığı tüm maçları kaybeden Knicks dün akşam sonunda Cavs karşısında galip gelebildi. Maçı baştan sona önde götüren Knicks maçın başında Billups ve kalan bölümünde de Amare&Melo ikilisi ile sonuca gitmeyi başardı. Bu galibiyetle beraber play-off biletini de cebine koyan New York aynı zamanda Sixers ile aradaki maç farkını da 1.5 maça indirdi. 23 sayı-7 asist üreten Billups günün yıldızlarındna olurken, Amare 28 sayı ile takımın en skoreri olarak dikkat çekti. Cleveland'da ilk beş çıkan Davis 22 sayı-6 asist üretmesine karşın bu kez galibiyeti getiremedi Knicks karşısında.

Hawks 109 - Rockets 114
Play-off için ısrarını sürdüren Rockets evinde Hawks'ı devirmeyi başardı. Memphis ile arasındaki maç farkını 3 maça indirmeyi başardı Houston ancak 5 maç kaldığı düşünüldüğünde bu farkın kapanmasının çok zor olduğu oldukça açık. Houston'da Martin 35 sayı-5 asist ile oynayarak takımını galibiyete götürürken, Hayes pota altında 19 sayı-12 ribaund ile double-double yaptı. Atlanta'da ise 21 sayı-11 ribaund-7 asist ile etkili bir performansa imza atan Smith galibiyeti getiremedi.

Wizards 97 - Bobcats 91
Günün programını değerlendirirken kısaca bahsetmiştim günün en karlı takımı Bobcats olabilir diye ancak elllerine kadar gelen fırsatı harcayarak play-off biletini tehlikeye attılar. Pacers'ın kaybettiği gece evinde Wizards'a kaybeden Bobcats maç farkını kapatma şansını kullanamadı. Özellikle bu kritik dönemde deplasman fakiri Wizards'a evinde maç veriyorsan zaten play-off için bir kaç fırın ekmek yemesi gerek tüm takımın. 25 sayı-17 ribaund ile Blatche takımını sırtlayan isim olurken, Bobcats'te 26 sayısı ile oynayan Carroll galibiyeti getiremedi.

Pacers 96 - Hornets 108
Deplasmanda Hornets'e konuk olan ve kritik bir yenilgi alan Pacers'ın sevineceği nokta Bobcats'in kaybetmesidir herhalde. Maçı baştan sonra önde götüren taraf olan Hornets play-off yolunda önemli bir galibiyet almayı başardı. Chris Paul 18 sayı-8 asist ile takımını galibiyete taşırken, 19 sayı-9 ribaund ile Ariza önemli bir katkıya imza attı. Pacers cephesinde Granger 15 sayı ile oynamasına rağmen bir hayli etkisiz gözükürken özellikle dış şut konusunda kötü bir performans sergilemeleri galibiyetlerini önleyen faktördü.

Jazz 97 - Kings 106
Deron takasından sonra serbest düşüş yaşayan Utah Jazz deplasmanda konuk olduğu Kings karşısında mağlup olarak üst üste 8. yenilgisini almış oldu. Maçın başında skorda üstünlüğünü ele geçiren Kings iyi bir startla başladığı mücadelenin finişini de önde görmeyi bildi. 24 sayı-10 asist ile oynayan Evans takımını galibiyete taşıyan isim olurken, 15 sayı-7 ribaund-7 asist ile oynayan Thornton yine dikkatleri çeken bir performansa imza attı. Utah cephesinde ise Millsap'ın 21 sayı-7 ribaundluk performansı galibiyet için yeterli olamadı.

Kardashian Etkisi

Sessiz geçen 6 senenin ardından Nets uzun forveti Humphries, bu sezon büyük bir çıkış yakaladı. Geçen yıldan bu yana neredeyse tüm istatistiklerinde büyük bir artış görebiliriz. Özellikle ribaund kategorisinde maç başına 10.4 gibi bir rakam yakalayarak ligde 5. sıraya yerleşti.

Şimdilerde konuşulan ise bu yükselen formda "Kardashian Etkisi" olup olmadığı.
Konuyla ilgili konuşan Humphries, bu olayın ilginç olduğunu, Kardashian'ın ve onun ailesinin çok yoğun bir tempoda çalıştığını, elinden gelenin en iyisini yapmak için uğraştığını ve bunun da kendisi için bir motivasyon sağladığını söylemiş ve yükselen formunun tek nedeninin Kardashian olmadığını fakat yaşadıkları ilişkinin de bu seneki performansında etkili olduğunu belirtmiş.

Tabii insanların düzenli bir ilişki yaşaması, hayatını düzene koymaya ve başarısını artırmaya yardımcı olabilir. Fakat konu Kardashian olunca düzenli bir ilişkinini iyi mi yoksa kötü mü olacağı soru işareti çıkıyor karşımıza. Bu ilişki ile Humphries'in başarı hikayesi arasında bir korelasyon olup olmadığını ikili ayrılırsa daha rahat gözlemleyebiliriz.

3 Nisan 2011 Pazar

3 Nisan Programı

3 Nisan Pazar 20:00 (NTV SPOR 01:00 Bant) / Phoenix Suns - San Antonio Spurs
3 Nisan Pazar 22:30 / Denver Nuggets - Los Angeles Lakers
4 Nisan Pazartesi 01:00 / Detroit Pistons - Boston Celtics
4 Nisan Pazartesi 01:00 / Cleveland Cavaliers - New York Knicks
4 Nisan Pazartesi 01:00 / Utah Jazz - Sacramento Kings
4 Nisan Pazartesi 01:00 (NBA TV) / New Jersey Nets - Miami Heat
4 Nisan Pazartesi 01:00 / Orlando Magic - Toronto Raptors
4 Nisan Pazartesi 01:00 / Washington Wizards - Charlotte Bobcats
4 Nisan Pazartesi 02:00 / Atlanta Hawks - Houston Rockets
4 Nisan Pazartesi 02:00 / Indiana Pacers - New Orleans Hornets
4 Nisan Pazartesi 04:00 / Dallas Mavericks - Portland T.Blazers

11 maçın olduğu yoğun bir program var önümüzde. Pazar günü olduğundan dolayı erken saatte maçlar var ancak NtvSpor'un yayınını gece 01:00'a çekmesi bizler için sıkıntılı. Lakers ise gecenin erken maçında evinde Denver'ı konuk edecek. Denver'ın yükselen formu ile çekişmeli ve zevkli bir mücadele olacaktır. Doğu'da play-off mücadelesi veren Bobcats evinde Wizards'ı ağırlarken takipte olduğu Pacers, Hornets deplasmanına gidiyor. Charlotte bu gecenin en karlı takımlarından biri olabilir. Batı'da play-off potasında bulunan Dallas-Portland mücadelesi de ilgi çekici olacaktır. Knicks ise bu sezon belalısı olan Cleveland'ı evinde ağırlıyor. Hidayet ise eski takımı Toronto karşısına 10.000 demek için çıkacak.

Heat'ten Eddy Curry'e Kritik Görev

Geçtiğimiz hafta Eddy Curry'nin Chicago'da yaptığı antrenmanı izleyen Pat Riley, kariyeri boyunca beklentileri karşılayamayan pivotu Miami'ye getirmeye kararlı gibi...

Curry'nin yıllar boyunca çektiği kilo problemleri, doğru düzgün dakika almasına ve NBA seviyesinde oynamasına engel oldu. Zaten en iyi olduğu dönemde bile sayı atmaktan başka bir işe yaramıyordu ayrı konu. Yani savunması sıfır gibi bir şeydir. Ama elbette içeriden sayı üretmek çok önemli bir özellik, zaten sadece ama sadece bu sayede hala NBA takımlarıyla ismi anılabiliyor şişko oyuncumuzun. Yoksa üç senede sadece 10 maça çıkmış bir oyuncunun ne işi var hala böyle haberlerde?

Şişko demişken, ünlü çalıştırıcı Grover ile antrenman yapan Curry, birkaç kulüp yöneticisinin söylediğine göre 2-3 hafta önce, 170 kilo civarındaymış. Size durumu hemen şöyle anlatayım, Shaq 150 dolaylarında seyrediyor...

Bence Riley'nin gizli bir planı var. Playofflar'da Heat oyuncularının tamamen maçlara konsantre olmasını sağlamak için Curry'e özel bir görev verecek. Özellikle deplasman maçlarında Heat'in kaldığı otel ve çevresinde ne kadar hamburger, sosisli, pizza falan varsa Curry bunları tüketecek. Böylece geri kalan Heat oyuncuları sağlıklı beslemek zorunda kalacaklar. Başka bir işe yaramaz Curry bundan sonra. Ha belki Curry'nin o koca göbeğini, LeBron falan kum torbası niyetine kullanabilir. Vur vur bir şey olmaz Curry'e zaten merak etmeyin.

Heat'i Sevenler- Heat'ten Nefret Edenler

ESPN yorumcusu Brian Windhorst dün yazdığı yazıda, Heat'in, cuma günü Timberwolves'un salonu Target Center'da oynadığı karşılaşma ile ligdeki 28. ve son rakip salona uğrayıp sezonu "Amerika'nın en nefret edilen takımı" olarak tamamladığını belirtmiş.

Maçtan önce Timberwolves taraftarları LeBron'u, isminin anonsu ile birlikte yuhalamaya başlamış ve Heat takım olarak salona adımını attığında Carly Simon'ın -kendini beğenmiş, kibirli anlamına gelen- "You’re So Vain" şarkısı çalınmış.

LeBron konuyla ilgili yaptığı açıklamada herkesin "hate the Miami Heat" düşüncesine girdiğini belirtmiş ve yaptıklarının sadece bir spor olduğunu, olayın fazla büyütülmemesi gerektiğini söylemiş.

Gerçekten de 2 Aralık'taki Cleveland maçında LeBron'un maruz kaldığı hareketler ve hakaretler, Bosh'ın ilk Toronto'ya karşı oynadığı maçta yuhalanması gibi olaylar Heat'in ne kadar sevilmeyen bir takım haline geldiğinin kanıtı gibi duruyor. Yazıda geçtiğimiz gün oynanan Timberwolves maçında da izleyicilerin Heat'i ıslıkladıktan birkaç dakika sonra tüm bunları unutup Heat'li oyuncuların inanılmaz büyüsüne kendini kaptırmış oldukları söyleniyor.

Ben genel olarak Heat oyuncularını antipatik bulduğumu söyleyemem. LeBron Cavaliers'ı finallere taşırken aynı LeBron, Bosh Raptors'ı tek başına sırtlarken aynı Bosh'tı. Bir senede takım değiştirir değiştirmez insanların sevgilisi konumundan nefret edilen adam konumuna gelmeleri üzücü. Bu durumu kaldırabilmek da bana kalırsa ciddi bir mental güç ister. İnsanların güvendikleri, kendilerine ait olduğunu düşündükleri şeyi kaybetmeleri çok acı fakat onların "Bizim takımdayken Kral, bizden gidince Kötü Adam" düşüncesini haksız buluyorum. Neticede uzun seneler boyunca hizmet ettikleri takımdan ayrılmak zorunda kalan oyuncuları da anlayışla karşılaşmak gerek, işlerini yapıyorlar, kim şampiyonluk kazanmak istemez ki. Ayrılmak zorunda kalmaları diyorum çünkü onlar da başarılı olmak için Heat'e gidip Wade'in gölgesinde kalmayı kabullenecek kadar takımlarından ümidi kesmiş durumdaydılar. Kabul edelim ki Wade orada olduğu sürece takımın sahibi Wade'dir.

E tabii LeBron'un gideceği takımı açıklama olayını şova dönüştürmesi, ayrıldığı takımının ardından alay eder tarzda demeçler vermesi de insanların onu itici bulmasına yardımcı oldu ve tabii bu antipati onun oynadığı takıma da yansıdı. Fakat bu takımda herkes tarafından çok saygıdeğer bulunan, hiçbir şeye karışmadan işini yapmaya çalışan Wade, Bibby, Miller gibi oyuncular da protestolardan nasiplerini alıyorlar.

Teşbihte hata olmasın ama ben Heat'in şu anki durumunu biraz Fenerbahçe'ye benzetiyorum. Artık insanlar ikiye bölünmüş durumda: Heat'i sevenler ve Heat'ten nefret edenler. Tabii bu durumdan kurtulup insanların gözündeki imajlarını düzeltmek noktasında işleri oldukça zor.

NBA'de Bugün - 2.04.2011

Raptors 106 - Bulls 113
Bulls'u zafere taşıyan isim bir kez daha Rose oldu. Beklediğimden daha zor bir maç geçiren Bulls sonunda galibiyete ulaşmayı başararak 1.'lik için önemli bir galibiyet daha aldı. Rose her zamanki gibi izleyenleri büyüleyen bir performans sergilerken 36 sayı-10 asist-3 blok ile müthiş bir maç çıkarttı. Benchten de 35 sayılık ciddi bir katkı alan Chicago'da Ömer 18 dakikada 4 sayı-4 ribaund üretti. Raptors üst üste 6.yenilgisini alırken Triano'nun koçluğu hakkında çoktaan düşünmeye başlamışlardır muhtemelen. 26 sayı-8 asist ile Bayless takımını sırtlayan isimdi ancak başarılı olamadı.

T.Wolves 89 - Grizzlies106
Batı'da play-off biletini cebine koyma yolunda galibiyetlerine devam eden Memphis bu galibiyeti ile beraber 7.sıraya ad yükselmeyi başardı. Maç boyunca hiç öne geçemeyen Wolves'e karşı farkı hep makul bir seviyede tuttu Memphis. Kontrolünde geçen maçta üst üste 4. galibiyetine ulaşmayı başararak formunu sürdürdü. Benchten gelen Mayo 20 sayı-5 ribaund-3 asist ile oyunun her alanında katkı sağlayarak uzun bir sürenin ardından başarılı bir performans sergiledi. 22 sayı-8 ribaund ile Zach yine takımının en iyilerindendi. Wolves'te Love forma giymezken 20 sayı üreten Beasley'in katkıları yeterli olmadı.

Mavericks 92 - Warriors 99
Lakers yenilgisinden sonra Warriors deplasmanına çıkan Dallas bir yenilgi daha alarak 2.lik umutlarını tamamen söndürdü. Dallas takım halinde kötü bir performans sergiledi. Özellikle ilk beş isimlerinin şut performansı rezalet seviyede. Benchten aldıkları 56 sayılık katkı olmasa maç çok önceden kopabilirdi Warriors adına. Marion 21 asyı-8 ribaund ile takımının en iyisi oldu. Golden State'te Ellis 3.çeyreğinde 18 sayı bulduğu maçta 32 sayılık bir katkı sağladı ve takımını galibiyete götürdü.

Thunder 92 - Clippers 98
Formu ile son dönemde çok övdük Thunder'ı ancak üst üste 2. yenilgisini dün gece Clippers deplasmanında aldı Durant ve arkadaşları. Özellikle Durant 23 şutta sadece 24 sayı bularak kötü bir performans sergiledi. Oklahoma City Batı'da 4.lüğü hemen hemen garantiledi gibi. Sıralamada yerinin değişme şansı çok az olduğu için birazda rölantide götürüyorlar işi. Clippers cephesinde 26 sayı-16 ribaund ile Griffin takımını sırtlayan isim olurken, Gordon 18 sayı-5 asist ile mücadeleyi tamamladı.

Sixers 87 - Bucks 93
Milwaukee kadar dengesiz takım yok bundan sonuna kadar eminim artık. Sixers'a nazaran daha kolay maçları kaybettiler ve sıralamada geri kaldılar sonra gelip Sixers'ı yeniyorlar. Matematiksel olarak bu galibiyetle halen şansını sürdürüyor Milwaukee ancak işleri çok çok zor artık. 19 sayı-8 asist ile Salmons takımını galibiyete götüren isim olurken, 12 sayı-12 ribaund ile Gooden double-double yaptı. Bu hafta kaçırdığı son dakika basketleri ile dikkat çeken Jennings ise bu kez takımını galibiyete taşıdı. Sixers'ta ie Brand'in pota altında 20 sayı-12 ribaund ile önemli bir katkısı vardı.

2 Nisan Programı

3 Nisan Pazar 01:00 / VCU - Butler
3 Nisan Pazar 03:00 / Toronto Raptors - Chicago Bulls
3 Nisan Pazar 03:00 (NBA TV) / Minnesota Timberwolves - Memphis Grizzlies
3 Nisan Pazar 03:30 (NTV Spor) / Philadelphia 76'ers - Milwaukee Bucks

3 Nisan Pazar 03:50 / Kentucky - Connecticut
3 Nisan Pazar 05:30 / Dallas Mavericks - Golden State Warriors
3 Nisan Pazar 05:30 / Oklahoma City Thunder - Los Angels Clippers