BIY AD

1 Temmuz 2010 Perşembe

Yao, Bosh İçin Kuralları Çiğnedi

Serbest oyuncuların yasak olsa da, 1 Temmuz öncesi birbirleriyle konuşup planlar, programlar yaptıklarını, birbirlerini ikna etmeye çalıştıklarını biliyorduk. Yani tabii bire bir bilmekten bahsetmiyorum ama bunun gerçekleştiğini herkes tahmin ediyordu sonuçta. Ama bunun önüne geçmek veya araştırıp kanıt bulmak inanılmaz zor olduğu için NBA yönetimi de çok üstüne gitmiyordu olayın. Şimdi ellerinde hazır kanıt da var, Yao resimde gördüğünüz üzere 1 Temmuz'a 2-3 saat kala Chris Bosh'un aklını çelmek için bir tweet gönderdi. Pek sanmıyorum ama bakalım herhangi bir ceza alacak mı kendisi, çünkü bir yasağı çiğnediği apaçık ortada.

Bir başka dikkat çekici nokta ise "Sağlıklı olacağım" diye bir söz sarfetmesi Yao'nun. Halbuki ligin ikinci yarısında sakatlanıp playofflar'ı kaçırma ihtimali %89.37 olarak belirlenmişti çok ünlü istatistikçiler tarafından...

Sağol LeBron Abi, Dur Elini Öpeyim

Clippers kulübü LeBron'dan bir toplantı koparmayı başardıklarını ve LeBron'un kendilerini toplantı için kabul etmesinden dolayı onur duydukları açıklamış. Bravo. Clippers'ın kıstası bu işte toplantı alabilince kendilerini başarılı sayıyorlar. Yazık valla yazık. ESPN iki aydır LeBron'a özel site yapar, takımlar teşekkür eder kendisine. İyice abartıldı olay. Ama gerçekten anlamıyorum teşekkür etmek ne demek? "Sen öyle yüce bir oyuncusun ki bize seni ikna etme şansı verdiğin için sağol". Ne gerek var bunu söylemeye. Çık söyle "LeBron'la toplantı yapacak takımlardan biri de biziz" diye kestir at. Ego okşamak için küçük düşme...

Önemli Serbest Oyuncular ve Yalancı Kahinlik

Uzun süredir konuşulan transfer dönemi başlamak üzere. Oyuncuların serbest kalmalarına tam 7 saat kaldı. Önce şunu belirteyim: 7 senelik tecrübesi olan bir oyuncunun maksimum kontratının ilk yılı yaklaşık 16 milyon dolardan başlıyor. Sonra da takımların ne kadar salary cap boşlukları var harcayacak onları vereyim.

Knicks - $34,147,478
Nets - $29,989,807
Chicago - $29,172,406
Miami - $26,727,101
L.A. Clippers - $16,830,031
Sacramento - $15,350,465
Minnesota - $13,441,344

Sadece Knicks 2 maksimum kontrat verebilecek gibi gözüküyor ama Nets ile Bulls da çok ufak rötuşlarla bu konuma gelebilirler. Miami'de Wade'in kaldığı varsayılmış durumda. Çabuk çabuk aklıma gelen şeyleri yazayım oyuncular hakkında. Öyle deli gibi kafa yormayacağım yani. Kendimce önem sırasına göre dizdim. Ayrıca siz de tahminlerinizi verebilirsiniz yorumlarda:

LeBron James: Fazla söze gerek yok herhalde bu adam hakkında. Mantığım Bulls, kalbim Nets veya Clippers diyor. Zorlasam mantığım bile Nets/Clippers diyebilir ama Brooklyn'e taşınmalarına daha 2 sene olması bir dezavantaj. Nets/Clippers ile Bulls'u neredeyse eşit görmemin sebebi ise şu: Rose-Deng-LeBron gibi bir arka alanı şut sokmaya zorladığınızda ne gibi bir sonuç çıkar acaba?

Dwyane Wade: Penguenler uçmaya, develer hendek atlamaya başlamadıkça Heat'te kalacak. Hatta oran da verelim: %99.9 ihtimalle. Kalmasını da istiyorum orada. Yakışıyor ve ben de onu geçtiğimiz 7 senede Miami ile bağdaştırdım kafamda tamamen. Farklı bir forma giyerken düşünemiyorum.

Dirk Nowitzki: Onu daha bugün değerlendirmiştim.

Paul Pierce: Onun hakkında da bugün yazmıştım birşeyler.

Chris Bosh: Mantığım da, kalbim de Heat diyor. Wade ile birlikte güzel işlere imza atacaklarını düşünüyorum defansif, sağlam bir uzunun da katkılarıyla.

Amare Stoudemire: Amare'nin nereye gideceği konusunda gerçekten hiçbir fikrim yok. Sign and trade ile pek çok takıma gönderilebilir. En azından bence direk bir takıma gitmesinden daha olası. Tabii son sene opsiyonunu kullanmaması kesin ayrılacağı anlamına da gelmiyor. Dediğim gibi Amare'nin ne yapacağına dair pek fikrim yok.

Carlos Boozer: Aslında Amare'nin önüne bile koyabilirdim. Boyalı alanda ekmeğini taştan çıkaran, orta mesafeden harika şut atan bir canavar işte. Tabii onun da aynen Amare gibi savunmada problemleri var. Ama en azından egosu Amare'nin 10'da 1'i kadar... Bulls veya Nets'e gidecekmiş gibi geliyor bana.

Joe Johnson: Hawks'dan maksimum kontrat istiyor. Hawks da 6 yıllığında 120 milyon dolar teklif etmeye hazırlanıyormuş. Yuh diyorum sayın seyirciler izninizle. Bıraksınlar başkası versin diyeceğim ama o zaman da Hawks'un eli kolu bağlanıyor. O yüzden Johnson'ı biraz pahalıya da olsa elde tutacaklar gibi duruyor. Ha bana göre o kadar para verilmez hayatta ayrı. Ben Knicks'e gitmesini isterim açıkçası. Bir fırsat daha verelim bakalım, takımın lideri olunca neler yapabilecek?

John Salmons: Bütün serbest oyuncular kapanın elinde kalacak, John Salmons da Clippers'a gidecek diye sallayalım bakalım. Beğendiğim oyunculardandır Salmons, 10-12 milyon dolar civarına yıllık imza atacak herhalde. Bucks'ın çıkışındaki 1 numaralı pay sahibiydi. Clippers olmazsa Timberwolves diyorum.

Rudy Gay: Beklenilen tarzda bir yıldız olmayacak gibi duruyor. Çok atletik, çok yetenekli, parkede herşeyi yapabilecek kapasitede ama basketbol zekası pek yok. 1-2 doğru şey yaptıktan hemen sonra yanlış kararlar verip 'normal' haline dönüyor. Kendisi sınırlı serbest bir oyuncu ve Grizzlies "Hemen hemen her türlü kontratla eşleşeceğiz" dedi. Yani takımda kalacak gibi gözüküyor.

David Lee: İyi adam, hoş adam, hücumda kendini acaip geliştirdi son yıllarda ama bir uzun olarak savunmada sıfır. Amare'den bile kötü diyeyim size. En azından Amare arada sırada savunma yapmak istediği zaman birkaç pozisyonluk da olsa başarılı oluyor. Lee korkuluk görevi görüyor boyalı alanda. İçime Amare ile takas olacaklar diye doğdu ve bu yönde sallama hakkımı kullanıyorum. Ama Lee'ye verilecek büyük kontratların hata olduğunu düşündüğümü söylemeliyim.

Ray Allen: 35'ine geldi ve Finaller'de çok ama çok kötü oynadı. Kısacası artık çok da önemli bir oyuncu değil ve piyasada büyük veya uzun bir kontrat bulamayacak. Yılların Allen'ı olduğu için yer verdim sadece. Pierce kalırsa, o da kalır, giderse, o da gider diye düşünüyorum.

Richard Jefferson: Oyuncuların serbest kalmalarına 4 saat varken, Richard Jefferson'ın kontratındaki 15 milyon dolarlık son seneden vazgeçtiği ve serbest kaldığı ortaya çıktı. Nasıl yani? Sen rezalet oyna ama böyle bir karar al? Çok merak ediyorum kaç senelik ve ne kadarlık kontrat alabilecek. Spurs 15 milyon dolardan kurtulduğu için kutlama yapacaktır herhalde. Ya da Jefferson, Spurs ile yeniden mi anlaşacak daha uzun vadeli ama daha makul fiyata acaba?

Shaquille O’Neal: Adından dolayı koydum sevimli abimizi buraya. Yoksa evinde çekirdek çitleyerek maçları seyretse daha iyi eder sanki artık. Yani artık bittiğini gördük, ondan diyorum. Yoksa oynasın sonsuza kadar Shaq.

Raymond Felton: Sene başında önce şunu sonra da bunu yazmıştım. Felton efendi hem S-Jax'in gelmesiyle vasat bir sezon geçirdi hem de playofflar'da Nelson tarafından ezildi. Şimdi bakalım 5 yıllığına 40 milyon doları bulabilecek mi? Seviniyorum böyle salaklıklar cezasız kalmayınca. Gidip şimdi 5 yıllığına 45'e imzalarmış mesela bunun üstüne =) Neyse ben Grizzlies veya Pistons'a gidecek diye büyük bir sallama yapayım.

Anthony Morrow: İlginç bir adam. Büyük yetenek. İnanılmaz bir şutör. İlerde adından sıkça bahsettirebilir. Ondan buraya koydum. Warriors yaklaşık 1 milyon dolar ödeyerek, onu sınırlı serbest oyuncu yaptı. Bu da takımda tutmak için ne kadar istekli olduklarını gösteriyor. Morrow da kalsın orada, belki Monta da gönderilirse sağlam istatistikler tutturabilir.

30 Haziran 2010 Çarşamba

Bosh Resmen Serbest, Nereye Gidiyor? - 2

Transfer sezonunun açılmasına saatler kala twitter’daki hesabından sevenlerine seslenmiş Chris Bosh: “Yıllar sonra ilk defa bu kadar heyecanlıyım, sadece 24 saat kaldı. Aman tanrım, gerçekten de çok heyecanlıyım.” gibisinden. Anlaşılan 7 yıldır formasını giydiği, franchise playerı olduğu düşünülen takımın, bu takımın taraftarlarının ona olan sevgisi uzun zamandır heyecanlandırmıyormuş kendisini. Toronto’dan ayrılmasını normal karşılamamla birlikte bu şekilde reklam kokan hareketleri bana samimi gelmiyor. Samimi gelmemesinin yanı sıra kendimi Raptors taraftarının yerine koyuyorum, gerçekten sindirmesi zor bir durum. Belki de ben pek profesyonelce düşünemiyorum. Bakalım Bosh’ın heyecanının sebebi başka bir takımda oynamak mı, yoksa başka bir takımda başka bir süperstarla birlikte oynamak mı. Şu ana kadar yaratılan havaya ve Bosh'un söylediklerine bakarsak tamamen başarı istiyor ama birkaç güne belli olur olay.

Konuyu Toronto açısından ele alırsak; Önce Carter, sonra Bosh, Hidayet ilerde belki Ed Davis… Süper yıldızlar kaçar gibi ayrılıyor, ya da ayrılmaya çalışıyor takımdan. Elde patlamış kontratlar da cabası. Raptors organizasyonunun da şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor sanırım bu konuda, bu gidişe dur demenin vakti geldi de geçiyor...

Serbest Oyuncu Piyasası Coştu (Nowitzki de Serbest)

Aslında Nowitzki'nin kontratının son sene opsiyonunu kullanmayacağı Paul Pierce'dan önce ortaya çıktı ama onun Mavs'de kalma ihtimali %95 (sanki istatistiki veri var elimde) civarı olduğu için yazma gereği hissetmemiştim. Ama yazalım da eksik kalmasın, sonra başka bir takıma gider falan, yazmadığımızla kalırız.

Evet işte efendim, Nowitzki de serbest kaldı kısacası. Ancak bunun arkasındaki neden ayrılma isteği değil. Serbest kalmasındaki ana nedenler kontratını uzatmak yerine yeni bir kontrat imzalayınca takası vetolama hakkına dair bir madde koydurabilmesi ve aynı zamanda sözleşmesinin gelecek sene yapılacak toplu iş sözleşmesinden etkilenmeyecek olması. Eğer gelecek sezon oyuncularla takım sahipleri arasındaki yapılacak sözleşmede maksimum kontrat değerlerinde bir oynama yapılırsa, Nowitzki bundan etkilenmeyecek.

En azından beklentiler bu yönde değil. Mark Cuban başta olmak üzere neredeyse kimse Nowitzki'nin Dallas'tan ayrılmasını beklemiyor. Tabii blog'da daha önce birkaç defa belirttiğim üzere Mark Cuban aynı şeyleri Nash için de söylemişti. Ancak o hiç düşünmeden Suns ile anlaşmıştı ve Cuban'ı ortada bırakmıştı. Tabii Nowitzki'nin olayı farklı. Mavericks tarafından draft edildi, daha doğrusu draft günü takas ile alındı ve o günden beri takımın simgesi haline gelmiş durumda. Belki bir LeBron kadar pazarlanamıyor Alman yıldız ancak LeBron Cavs taraftarı için ne ifade ediyorsa, Dirk de Mavs taraftarı için o, hatta daha bile fazlası. 19 yaşından beri aynı şehirde Nowitzki ve Mavs neredeyse her sezon zirveye oynadı. Bu nedenle takımını ve şehrini 'satması' çok da olası gözükmüyor Nowitzki'nin.

Ha ama ufak bir detay var bana göre gözden kaçan. Aslında gözden kaçan değil de benim dikkatimi çeken. Mavs senelerdir zirveye oynasa da ciddi anlamda kupayı kaldıracak bir takım görüntüsü vermedi ve Nowitzki bundan bıkmış olabilir. Belki de bir yüzük istiyordur. En azından ben kendimi onun yerine koyduğumda bu düşüncede olabilirdim.

Ama tabii ben sadece mantıklı bir açıdan bakarak, duyguları tamamen dışarıda bırakarak bunu söylüyorum. Yukarıda yazdığım gibi Nowitzki'nin ayrılması hiç beklenmiyor. Aslında ayrılsa ve yüzük kovalasa ben saygı duyarım kendisine ayrı konu.

Pierce da Serbest Kaldı

Hiç beklemiyordum bu gelişmeyi ama Paul Pierce kontratının 21 milyon dolarlık son sene opsiyonunu kullanmadı ve serbest oyuncular kervanına katıldı. İlginç gerçekten. Amaç paraysa zaten senelerdir verdiği hizmet dolayısıyla en büyük kontratı Celtics'ten alabilecek bir konumda. Belki kendisine daha da fazla ödeyecek bir enayi bulmak amacı. Çünkü 21 milyon dolarlık opsiyonunu kullansa ve daha sonra Celtics ile kontrat uzatma konusunda anlaşamasa, problem yaşayabilirdi. Bunun ana nedenleri ligin lokavta girme ihtimali ve Pierce'ın 34 yaşına gelmesi. Tabii belki de Celtics'in artık yolun sonuna geldiğini düşünüyor. Bunu bilmemiz imkansız. Sonuç olarak şansını deneyecek.

Aslında üç senelik, 20-21 milyon dolar civarına imzalasa, şampiyonluğa oynayan takımlara gidebilir. Ama tek senede kazanacağı 21'den vazgeçen Pierce'ın aklındaki rakam veya kontrat süresi çok daha yüksektir. Celtics'ten 4 senelik 96 milyon dolar civarı bir kontrat alabilirken, geri kalan takımlardan 90 civarı alabiliyor Pierce. Ben yine de şu anda kimsenin ona yıllık 12-13 milyon civarına 4 senelik kontrat vereceğeni tahmin etmiyorum. Daha doğrusu, bu bana göre hata olur. Zaten 36 yaş kuralı sebebiyle takımlar için bir hayli masraflı olacaktır böyle bir kontrat. Hele hele Allen'ın da ayrılması ve KG'nin iyice yaşlanmasıyla yeniden yapılanmaya gitmesi gereken Celtics açısından... Mantıklı olarak aklıma gelen takımlar Nets ve Clippers. Özellikle de Clippers. Zaten ellerinde hazır bir çekirdek var: Baron Davis, Gordon, Pierce, Griffin, Kaman hiç de fena durmuyor açıkçası. Ama dediğim gibi Pierce'ın isteyeceği kontrat ile takımların teklif edecekleri arasında fark olması lazım benim düşünceme göre. Ya da yorumlarda Artçı'nın dediği gibi Heat'te Wade-Bosh'un yanında LeBron yerine tamamlayıcı olarak gidebilir, güzel oturuyor gerçekten. Kim bilir belki de gerçekten Celtics'in bittiğini düşünüyordur. Son çıkan haberlere göre de Celtics'le daha ucuza anlaşma imzalamak için vazgeçmiş bu opsiyonundan.

Bedava Yi de Bulunur

Daha yeni bedava CDR vermişlerdi, şimdi de bedavaya Yi Jianlian'ı verdiler Wizards'a. Hatta bedava bile değil yanında 3 milyon dolar da nakit para yolladılar. Yani resmen "Buyrun Yi'nin maaşını da bununla ödeyin" dediler. Wizards da ne yapsın bu teklifi geri çeviremedi. Wizards'a az sonra döneceğim. Nets Yi'nin karşılığında Quinton Ross'u aldı. bu sayede salary cap'in yaklaşık 29.5 milyon dolar altına inmiş oldu yanılmıyorsam. Bu da ne demek? Evet bildiniz iki tane maksimum kontrat verebilecek bir boşluk oluşturdu Nets. Bekleyin LeBron ve Bosh geliyorlar !! Düşünsenize şu kadroyu Devin Harris, Courtney Lee, LeBron, Bosh ve Brook Lopez. Yedekler; Terrence Williams, Favors. Tabii sadece hayal kurasım geldi de yazdım bunları. Joe Johnson - Boozer ikilisini bir şekilde koparabilirlerse öpüp başlarının üzerine koysunlar. Ama Nets iki sezon sonra Brooklyn'e taşındığında şimdiye göre çok daha farklı bir takım olacak orası kesin, hatta bu yaz yapılacak hamlelerle şampiyonluğa bile oynayabilirler belki. Bir zamanlar final oynayan bir Nets yaratan ancak emeklilik kararı alan Rod Thorn takımın başında 1-2 ay daha kalacak. Bunun nedeni de şampiyonluğa oynayabilecek çekirdek bir kadroya sahip olmaları. Çok istiyorum Nets'in önemli isimlerden en az birini takıma katmasını. Ben inanıyorum bu genç kadronun birşeyler yapabileceğin. Ama gidip Amare'yi takıma katarlarsa mesela (Thorn'un böyle birşey yapacağını düşünmüyorum) baltayı taşa vururlar...

Öte yandan Wizards gerçekten çok ilginç ya. Boyu 2.11 olan ancak kariyeri boyunca %40 ile şut atan bir oyuncuyu kadroya kattılar. Lig tarihinin en düşük şut yüzdesine sahip takımı olabilirler Arenas da yine ortalama 20 şutta %40 isabetle dönerse... Şaka bir yana resmen bedavaya genç bir oyuncu aldılar. Tabii herkes ondan beklentisini sıfırlamışken, Grunfeld ne düşündü bilemiyorum. Sonuçta tam anlamıyla bedava değil, gelecek sene Wizards yanılmıyorsam 2 milyon dolar fazladan harcayacak bu takas nedeniyle. Eh Hinrich'i de eklediler bundan 4-5 gün önce. Jamison'ı verirken düşündükleri salary cap boşaltma ve para tasarufuna ne oldu? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

29 Haziran 2010 Salı

Steve Wonders Geri Döndü

İki hafta önce Suns'daki genel menajerlik koltuğunu finansal sebeplerle bırakan Kerr, Suns öncesi yaptığı işine geri döndü: TNT yorumculuğu. İzleyiciler için çok güzel bir haber, çünkü televizyon yorumculuğu menajerliğinden çok çok daha iyi Kerr'ün. Aslında iyi yorumcuların, takımların eksiklerini gördükleri, analiz edebildikleri için genel menajerliklte de başarılı olacaklarını varsayardım ben ama Kerr bunu pek doğrulamadı. Tabii öyle oyunlardaki gibi "Tamam ben Chris Bosh'u beğeniyorum, bizim takıma da uyar, hemen alayım" tadında gerçekleşmiyor olaylar genel menajerken. Arıyorsunuz Bosh için ne düşündüğünü soruyorsunuz karşı tarafa mesela, "Nash ve Hill'i ver" diye cevap geliyor. Basit değil yani. Yine de bu sezonki Suns Spurs'ü süpürdüğü ve Lakers'a kan kusturduğu için başarılı sayılabilir Kerr. Zaten birkaç önemli yazar da Kerr takımına güvendiği, Amare'yi takas etmediği için övdü. Ama tabii sonuç olarak yine hüsran.

Konuya dönelim. Steve Kerr çok başarılı bir yorumcudur gözümde. Bazen çok açık olan ve herkesin bildiği şeyleri aktarır bu biraz benim gözüme batar ama genel yorumculuğu hakkındaki görüşümü etkilemez. Maçlar hakkındaki kritik detaylara yer verilen, başlığa koyduğum 'Steve Wonders' bölümleri de çoğu NBA yorumcusundan daha iyidir.

Bosh Resmen Serbest, Nereye Gidiyor?

Haberde 'resmen' diye geçse de aslında tam anlamıyla resmen değil, sadece bir kaynağa göre kullanmamış kontratındaki son sene opsiyonunu. Bu kaynaklardan çıkan haberler NBA'de %90 oranında doğru çıksa da bir ihtimal yanlış da çıkabilir. Tabii Bosh'un geçtiğimiz 1-2 ay içinde sergilediği hareketlere baktığımızda serbest kalmaması neredeyse mümkün değil. Genel olarak tahmin edilenin aksine, LeBron ve Bosh'un son senesinde opsiyon olan oyuncuların bu haklarını kullanmaları için son gün 30 Haziran değil.

Ben uzun süredir Bosh'un Miami'de Wade'e katılacağını düşünüyordum, hala fikrim değişmedi hatta çıkan haberlere bakarak daha da kuvvetlendi diyebilirim. Ama Toronto'ya birşeyler kazandıracak mı yoksa direk serbest oyuncu olarak mı gidecek orası muamma. Genel görüş çok çok büyük bir ihtimalle sign & trade ile Raptors'a oyuncu kazandıracağı yönünde ama ben nedense buna pek güvenmiyorum. Çünkü o şekilde istediği takıma gidemeyebilir. Ha tabii aklında para varsa veya eski takımını fazlasıyla düşünüyorsa ayrı konu. LeBron konusunda ise ne desem yalan ama Cavs'de kalmasını hiç beklemiyorum. Yıllardır etrafına doğru parçaları yerleştiremeyen bir takımda kalması zaten kariyeri açısından ne kadar doğru olur orası da tartışılır. Benim ayrılmasını beklememin sebebi de bu. Şahsen Nets veya Clippers gibi ligin dibindeki takımlardan birine gitmesini istiyorum ama mantığım Bulls diyor.

28 Haziran 2010 Pazartesi

Konyalı Portlandlılar 1 Yaşında !!

İnsan doğumgününü unutur mu? Ben blog'unkini unuttum. 20 Haziran 2009'da başlayan macerada 1 yılı doldurdum. Amacım güncel ve yoruma dayalı bir NBA blog'u tutmaktı. Son bir ayda tempo olarak biraz yavaşlamak zorunda kalsam da blog'u mümkün olduğunca güncel tutmaya çalıştım hep. Herhalde bundan daha aşağı inmez tempo. Ayrıca blog'un güncel kalmasına katkıda bulunan Kadir, Yusuf ve Soner'e de teşekkür etmem gerekiyor. Ben maçları mümkün olduğunca fazla izlemeye çalışsam da, maç değerlendirmelerini yazacak vaktim hiç olmuyordu. Onlar özellikle bu konuda ve bazı başka konularda da blog'a katkıda bulundular. Mesela Soner draft değerlendirmelerini yazarak benim eksik olduğum bir konuda sizleri bilgilendirdi.

Son olarak da siz okurlara teşekkür ediyorum. Blog'a giriş ve yazılara gelen yorum sayısı arttıkça insanın içinde ister istemez yazmak için daha büyük bir şevk oluşuyor. Bunu bana ve yukarıdaki üçlüye sağladığınız için teşekkürler. Tabii unutmadan, sitenin duyurulmasında katkıları için Salsabasket'in sahibi Anıl'a da teşekkürlerimi iletmeliyim...

Bu blog'da taraf tutmamama rağmen, blog'un ismine istinaden şu resmi de kullanmam gerekliydi:

Kobe: Büyük İhtimalle Türkiye'de Yokum

Daha dün Kobe ile Jason Richardson'ın Güney Afrka'daki fotoğrafını koymuştum. NTV Spor ekibi de Kobe'yi bulup, cevabı en çok merak edilen soruyu yöneltmiş:

-Türkiye'de yapılacak Dünya Basketbol Şampiyonası'nda sizi görebilecek miyiz ve kupanın favorisi Amerika Birleşik Devletleri'nin şansını nasıl görüyorsunuz?

Kobe Byrant: Büyük ihitimalle Dünya Şampiyonası'nda forma giyemeyeceğim. Orada olmayı çok isterdim. Ancak sakatlığımla ilgili durumun nasıl olacağını bilmiyorum. Türkiye'de bulunacak arkadaşlarıma destek için orada olabilirim. Amerika Birleşik Devletleri olarak tabii ki şampiyonluk şansımız bulunuyor. Takım oyunu sergileyip iyi mücadele ettiğimiz takdirde şampiyon olabiliriz.

Kobe hakkında zaten daha önce Colangelo'nun yaptığı açıklamayı paylaşmıştım. O da Kobe'nin muhtemelen ameliyat olacağını ve gelmesini beklemediğini söylemişti. Artık büyük ihtimali falan kalmadı yani, %99.9 falan benim gözümde Kobe'nin gelmeme ihtimali. Gelirse baya büyük sürpriz olur. Kobe, LeBron ve Wade'den hiçbiri gelmeyecek gibi gözüküyor. Ne yapalım artık kabullendik, Eurobasket 2009'a benzer bir Dünya Şampiyonası düzenleyeceğiz. Öte yandan Amerika'nın tamamen atlet, iyi savunma yapıp, hızlı hücuma çıkacak bir takım kurması gerekiyor bence. Rose, Deron / Westbrook, Durant ve Iggy gibi isimler ön plana çıkıyor benim gözümde. Bakalım nasıl bir kadro şekillenecek..

Milicic Üzerine Takım Kurmak !!

Darko Milicic'in takımda kalması halinde uzun rotasyonunda süre açabilmek için Al Jefferson'ı elinden çıkaracakmış Timberwolves. David Kahn açıkladı dün. Ayrıca takım olarak koşmak istiyorlarmış, lay lay lom basketbolu hoşlarına gitmiş. Al Jefferson buna uymayabilirmiş.

Şimdi. Milicic'e dakika verebilmek için Jefferson'ı elden çıkarmak? Nasıl yani? Canlı zafer purosu Milicic'ten bahsediyoruz. Ricky Rubio'nun yerinde olsam haberi duyar duymaz Wolves'a "Beni takas edin, yoksa gelmem Amerika'ya" diye ihtarnameyi çekmiştim. Bu nasıl bir mantıktır? NBA'in boyalı alandaki en önemli sayı tehditlerinden birini Milicic ve hızlı tempo için elden çıkarmak. Gerçekten dahiyane bir fikir. Boyalı alandan tamamen kendi başına pozisyon yaratarak 20 sayı ve üzerinde üretebilen uzunların sayısından Kahn'ın haberi yok herhalde. Ben size söyleyeyim, 10'u bulmaz kesinlikle.

Koy Jefferson'ın yanına Gortat tadında bir uzun, böylece Jefferson'ın savunmadaki eksiğini ört, zaten Jefferson defansif anlamda bir Boozer değil sonuçta... Yedek olarak da kenardan Love gelsin, tamam bir daha düşünme bile uzun rotasyonunu. Hatta Gortat bulamıyorsan Milicic ile dene bu formülü işte. Hem de Webster, Johnson gibi iyi şutörler katmışın takıma içerde Jefferson'a alan açacak. Ama yok illa bir değişiklik, ilginçlik yapılacak. Jefferson illa istemediği pozisyon olan pivotta kullanılacak. Hayır zaten Ryan Gomes'u da yollamışın, dakika paylaşımı açısından üstte saydığım üçlü problem yaşamaz. Darko 27 dakika alsa sanki olay çıkarak...

Valla gerçekten bu tarz kararları anlamıyorum. Hani ben Al Jefferson'ın oyununu beğendiğim için biraz taraflı bakıyor olabilirim bu karar. Fakat ne olursa olsun, yavaş yavaş zirveye tırmanacak bir takımda boyalı alandan skor üretecek yegane adamı yollamak nasıl bir mantıktır?

27 Haziran 2010 Pazar

NBA'den Dünya Kupası Çıkarması

J-Rich ile Kobe, ABD - Gana maçında milli takımlarına destek verirken... Ancak destekleri yeterli olmadı ve ABD kaybetti.

Blazers Pritchard'ı Kovdu

Jail Blazers'dan genç ve umut dolu Blazers'a geçişi gerçekleştiren Kevin Pritchard, takım sahibi Paul Allen tarafından kovuldu. Hem de bu haber Pritchard'a dünkü draft'tan hemen önce söylendi.

Paul Allen hariç kimse bilmiyor zannedersem bu kararın nedenini. Çünkü üstünden yaklaşık 48saat geçmiş olmasına rağmen bir neden sunulmadı, onu geçtim bu konuda bir iddia veya dedikodu bile çıkmadı. Pritchard'ın genel menajer olarak başarılı olduğu aşikar bana göre. Zaten sadece Jail Blazers'dan dönüşümü sağlaması bile yeter. Örneğin en başarılı hamlesi olarak görülen şey Roy - Aldridge ikilisini draft gününde yaptığı takaslarla takıma katmasıydı. Pek çok kötü kontrattan kurtulup bunları geleceğe yönelik yatırımlara çevirmeyi başardı.

Eleştirileceği birkaç kararı varsa onlar şu şekildeydi: Darius Miles'ı bir daha NBA'de oynayamaz diye bıraktı ancak daha sonra Miles kısa süreli de olsa dönerek Blazers'ın salary cap'ini baltaladı. Bunun sonucunda 2009'da pek de zengin olmayan serbest oyuncu piyasasında Andre Miller'ı almak zorunda hissetti Pritchard. Tabii bir de Oden faciası yaşadı 2007 draft gecesinde ama zaten NBA'deki genel menajerlerin %90'ı 1. sıraya sahip olsa, Oden'ı seçerdi. Bana göre haklı olarak eleştirilecek en büyük hatası LaFrentz'in biten yüklü kontratını takas etmemesiydi. Bu tarz kötü kontratların en büyük hizmeti son yıllarında takas edilerek takıma yıldız oyuncu eklenmesini sağlamasıdır.

Neyse sonuç olarak Ruben Patterson, Zach Randolph, Darius Miles'lı 27 galibiyet alan, saha içinde olduğu kadar saha dışında da problemli olan kadrodan, bugünlere Pritchard sayesinde geldi Blazers. Draft'tan 1 saat önce kovulmayı hakedecek birşey yapmadı. Ha, yaptıysa kapalı kapılar ardında yaptı ve Paul Allen onun kovulmasına neden oldu. Belki de Blazers'ın başarısındaki bütün övgünün Pritchard'a gitmesi yönetimi kızdırmıştır kim bilir? Türkiye'de olsak ana neden bu olurdu kesin =) Pritchard'ın sağ kolu olarak bilinen Penn'in kovulması zaten Pritchard'ın da yavaş yavaş yolun sonuna geldiğinin işaretiydi. Gittiği takımda yine başarılı draft seçimleri ve takaslarla yavaş yavaş zirveye tırmanacaktır Pritchard herhalde.

25 Haziran 2010 Cuma

Draft'te Ön Plana Çıkan Takımlar ve Tercihleri

Geceki 5 saatlik maratonun ardından tüm takımlar seçimlerini yaptı. Yeni sezonda takımların oyuncu yapısı, takaslarla ve serbest oyuncuların kararlarıyla epey değişecektir, ancak biz şimdiden küçük bir değerlendirme yapalım. Bakalım draft'te hangi takımların hangi tercihleri ön plana çıkmış:

Derrick Favors-Damion James ikilisini kadrosuna katan Nets önceki yazımızda da dediğimiz gibi hem 3, hem 4 numara açığını kapamış görünüyor. Bu bağlamda draftin en karlı takımı denilebilir. Çünkü onlardan başka draftte seçtiği isimlerden ikisini de ilk 5 oynatabilecek bir takım olacak mı bilemiyorum.

Draftin doğru hamleler yapan takımlarından biri de Blazers oldu. Müthiş bir şut tehdidi olan Babbitt’in yanına Nevada’dan takım arkadaşı olan potansiyeli sınırlı olsa da Andre Miller’a oldukça iyi bir yedek olabileceğini düşündüğüm Armon Johnson’ı getirdiler. Bir de Elliott Willimas’ı aldılar ki, onun da takımın oyun yapısına uyum sağlayabileceği konusunda şüphelerim olsa da kenardan dinamizm getireceği aşikar. Potansiyeli de hiç küçümsenecek gibi değil. Zaten onların esas sorunu hücumdaydı, ihtiyaçları doğrultusunda süper tercihler bence.

Kings’e de draftin karlı takımlarından diyebiliriz, iki tane çok potansiyelli uzun aldılar. Cousins-Whiteside-Tyreke. Düşünmesi bile heyecan verici. Uzun rotasyonları biraz şişmiş olabilir, ama Whiteside gibi bir adamı 33. sıradan kim alsa çok doğru bir seçim derdim. Mock draftte yakın zamana kadar 2. sırada görünen bir adamın da buralara düşmesi şaşırtıcı.

Bucks 4 tercihinden 3’ünü uzunlardan yana kullandılar. Ancak neyse ki içlerinden yalnızca Larry Sanders Ersan’ın pozisyonunu tehdit edebilecek isim. Yedek uzun sıkıntısı vardı kendilerinde, Bogut’un yokluğunda Kurt Thomas’ı çekmişlerdi pivot pozisyonuna. Gallon-Jordan ikilisiyle bu soruna fazlasıyla çözüm buldular.

Pacers ise Paul George ve Lance Stephenson gibi oyun tarzı Granger’a çok benzer iki forvet aldı ki bu da Granger’ın gideceğinin göstergesi. Her ikisinin de tarzı Pacers’ın şu anki sistemine cuk oturuyor. Muhtemelen yine çok koşup, çok atmaya çalışıp, çok yiyecekler. Ama bu tarz hedefi şampiyonluk olmayan takımlar için biraz heyecan iyidir.

Celtics Harangody ve Avery Bradley tercihleri yaptı. Kağıt üzerinde ikisi de fena oyuncu değil, ancak beklentiler çok farklı. Biri gelişimini tamamlamış, diğeri ise yolun henüz başında. Her ne kadar Bradley çok daha potansiyelli olsa da Celtics’in yarı saha hücumunda başarılı olamama ihtimali daha yüksek. Buna karşılık Harangody’nin yavaş tempoda iş yapabileceğini düşünüyorum.

Timberwolves geçen seneyi aratmadı. Bir önceki sene 5 tane guard seçimi yapmışlardı, bu sene 3 tane uzun seçtiler. Seneye de forvet pozisyonuna saldırıp takımın balansını nihayet sağlayabilirler. Tam Babbitt’i seçtiler diye sevinirken onu Blazers’a yollayıp, gidip Trevor Booker’ı seçtiler. Takımın en iyi 2 oyuncusu Jefferson ve Love olduğu halde 3 uzun hangi akla hizmet seçilir, gerçekten anlaşılır gibi değil.

Grizzlies da tercihleri sorgulanabilecek takımlardan. 12. sıradan Henry’yi seçtikten sonra Can’la Mayo’nun 1 numaraya çekilebileceği üzerine konuşmuştuk ki 28. sıradan bir başka combo guard Vasquez’i seçtiler. Mayo-Brewer-Henry-Vasquez. Henüz hiç verim alamasalar da Brewer ellerindeyken tercihlerinden birini uzun için kullanmaları daha mantıklı olurdu sanki. Belki de halen Thabeet’e güveniyorlar…

NOT: Değerlendirmemizi yaparken Timberwolves'a küçük bir haksızlık etmişiz. Wes Johnson, Booker, Ndiaye ve Paulo Prestes seçimlerinden dolayı uzunlara abandıklarını düşünmüştüm. Ancak Booker-Ndiaye ikilisini Wizards'a gönderip karşılığında Lazar Hayward-Bjelica ikilisini almışlar ve pozisyon açısından çok daha dengeli bir kadro yapısı oluşturmuşlar, en azından şimdilik. Ancak Babbitt'e çok güvenen biri olarak onun içinde bulunduğu takasın halen T'wolves için büyük bir hata olduğunu düşünüyorum.

Grizzlies hariç yine genel olarak katılıyorum. Grizzlies'in elinde Randolph-Gasol ve Thabeet (ne kadar patlak olduğunu düşünsek de) varken uzunlara yönelmesi çok mantıklı olmazdı. Belki bir tane yedeğin yedeği olarak düşünülebilirdi ancak ellerindeki Brewer ile Gay serbest kalacakları için, bir anda 2 ve 3 numarasız kalabilirlerdi. Bence Gay'e 10 milyon dolar civarı bir teklif gelirse, eleşmeyecekler ve gitmesine izin verecekler. Draft'ta izledikleri yol da bunu gösteriyor sanki. Ayrıca kenardan gelecek skorer opsiyonu olarak eksikleri vardı. Henry ile Vasquez'i pek tanımıyorum ama Vasquez'in uzun boylu bir oyun kurucu olduğunu biliyorum, Conley'den bu görevi devralabilir. Henry de önemli bir skorer diye biliyorum. Yani aslında eksiklerini kapamış Grizzlies bu seçimlerle sanki.

Ayrıca ek olarak, elinde genç ve full enerji dolu bir Ibaka varken Aldrich'i draft etmesine şaşırdım Presti'nin. Sonuçta Ibaka, Aldrich kadar blokçu olmasa da, ikisi de savunmalarıyla var oluyorlar ve Ibaka daha enerjik bir isim bana kalırsa. Kısacası bu draft seçimiyle birlikte Collison, Krstic, Ibaka ve hatta Green'in yanına 5. uzun geldi. Collison ve/veya Krstic'in biten kontratlarını takasta kullanacakmış gibi gözüküyor Thunder.

/ Can

Rasheed Wallace Basketbolu Bıraktı

Kalan 2 yıllık, 12 milyon dolar değerindeki kontratından vazgeçerek emekli oldu Sheed. Kafasına koydu mu, NBA'in en iyi uzunlarından biri oluyordu ama canı istemedi mi sahada mal mal geziniyordu. Bunu özellikle Pistons ve Celtics'te gördük son yıllarında. Çok severdim, sempatik bulurdum. Zaten bu haberin ciddi dedikoduları çıktığında yazmıştım içimden gelen şeyleri, tık. Özleyeceğim çılgın itirazlarını ve teknik faullerini. Pistons ile şampiyonluk kazanmış olsa bile, Blazers ile hatırlayacağım onu. O yüzden zaten Blazers formasıyla çekilmiş bir fotoğrafını koydum.

Yeniden NBA camiası içinde görmek isterim onu ileride bir gün.

2010 NBA Draft Sonuçları

İşte Kentucky Üniversitesi'nin 5 oyuncusununda ilk turdan seçilmesiyle damga vurduğu 2010 NBA drafti:

1-Wizards: John Wall (Kentucky,PG)
2-Sixers: Evan Turner (Ohio State, G)
3-Nets: Derrick Favors (Georgia Tech, F)
4-Timberwolves: Wesley Johnson (Syracuse, F)
5-Kings: DeMarcus Cousins (Kentucky, F)
6-Warriors: Ekpe Udoh (Baylor, F)
7-Pistons: Greg Monroe (Georgetown, F)
8-Clippers: Al-Farouq Aminu (Wake Forest, F)
9-Jazz: Gordon Hayward (Butler, F)
10-Pacers: Paul George (Fresno State, F)
11-Hornets: Cole Aldrich (Kansas, C, traded to Thunder)
12-Grizzlies: Xavier Henry (Kansas, SG)
13-Raptors: Ed Davis (North Carolina, F)
14-Rockets: Patrick Patterson (Kentucky, F)
15-Bucks: Larry Sanders (Virginia, F)
16-Timberwolves: Luke Babbitt (Nevada, F, traded to Blazers)
17-Bulls: Kevin Seraphin (Cholet Basket, F, traded to Wizards)
18-Thunder: Eric Bledsoe (Kentucky, PG, traded to Clippers)
19-Celtics: Avery Bradley (Texas, PG)
20-Spurs: James Anderson (Oklahoma State, SG)
21-Thunder: Craig Brackins (Iowa State, F, traded to Hornets)
22-Blazers: Elliot Williams (Memphis, G)
23-Timberwolves: Trevor Booker (Clemson, F, traded to Wizards)
24-Hawks: Damion James (Texas, G, traded to Nets)
25-Grizzlies: Dominique Jones (South Florida, G, traded to Mavericks)
26-Thunder: Quincy Pondexter (Washington, G, traded to Hornets)
27-Nets: Jordan Crawford (Xavier, SG, traded to Hawks)
28-Grizzlies: Greivis Vasquez (Maryland, G)
29-Magic: Daniel Orton (Kentucky, F)
30-Wizards: Lazar Hayward (Marquette, F, traded to Timberwolves)

31-Nets: Tibor Pleiss (Brose Baskets Bamberg, C, traded to Thunder)
32-Heat: Dexter Pittman (Texas, C)
33-Kings: Hassan Whiteside (Marshall, C)
34-Blazers: Armon Johnson (Nevada, PG)
35-Wizards: Nemanja Bjelica (Crvena Zvezda, F, traded to Timberwolves)
36-Pistons: Terrico White (Ole Miss, G)
37-Bucks: Darington Hobson (New Mexico, SG)
38-Knicks: Andy Rautins (Syracuse, G)
39-Knicks: Landry Fields (Stanford, F)
40-Pacers: Lance Stephenson (Cincinnati, F)
41-Heat: Jarvis Varnado (Mississsippi State, PF)
42-Heat: De’Sean Butler (West Virginia, F)
43-Lakers: Devin Ebanks (West Virginia, F)
44-Bucks: Jerome Jordan (Tulsa, C)
45-Timberwolves: Paulo Prestes (CB Murcia, C)
46-Suns: Gani Lawal (Georgia Tech, F)
47-Bucks: Tiny Gallon (Oklahoma, F)
48-Heat: Latavious Williams (Tulsa 66ers, F, traded to Thunder)
49-Spurs: Ryan Richards (Gran Canaria, F)
50-Mavericks: Solomon Alabi (Florida State, C, traded to Raptors)
51-Thunder: Magnum Rolle (Louisiana Tech, C, traded to Pacers)
52-Celtics: Luke Harangody (Notre Dame, F)
53-Hawks: Pape Sy (STB Le Havre, F)
54-Clippers: Willie Warren (Oklahoma,G)
55-Jazz: Jeremy Evans (Western Kentucky, F)
56-Timberwolves: Hamady Ndiaye (Rutgers, C, traded to Wizards)
57-Pacers: Ryan Reid (Florida State, F, traded to Thunder)
58-Lakers: Derrick Caracter (UTEP, F)
59-Magic: Stanley Roninson (Connecticut, F)
60-Suns: Dwayne Collins (Miami, F)

NOT: Yapılan takaslarla birlikte liste güncellendi.

Bulls'dan LeBron Hamlesi (Güle Güle Hinrich)

2010 Draft'ında 17. sırayı ve Hinrich'i Wizards'a gönderip, karşılığında ikinci tur seçim hakkı aldı Bulls. 9 milyondan kurtuldular ve 29-30 milyon civarı bir boşluk açıldı salary cap'lerinde. Bu da kovaladıkları LeBron'un yanında ikinci bir maksimum kontratlı oyuncuya yer açtıkları anlamına geliyor. Gerçi sanırım tam olarak yetmiyor ama çok ufak bir fark kalıyor. Halledilir yani bir şekilde. İşin ilginci yaklaşık eş değerde kontratı olan Antawn Jamison'ı salary cap boşaltmak ve maddi açıdan rahatlamak için yollayan Wizards şimdi aynı kontrata sahip Hinrich'i aldı. Wall'u da aldılar mı, Wall-Arenas-Hinrich 3'lüsü olacak. Arenas bir şekilde takas edilecek veya kontratı satın alınacak gibi duruyor. Çok garip gerçekten...

Takas 8 Temmuz'dan önce yürürlüğe giremiyor çünkü o günden önce Wizards 9 milyonluk kontratı alamıyor Bulls'dan, salary cap'i o gün boşalıyor.

2010 NBA Draft'ı 02:00'da NTV Spor'da

Soner'in değerlendirdiği 19 oyuncuya ulaşmak için tık
İlk 5 seçim hakkındaki yorum için tık

1 - Washington Wizards
2 - Philadelphia 76ers
3 - New Jersey Nets
4 - Minnesota Timberwolves
5 - Sacramento Kings
6 - Golden State Warriors
7 - Detroit Pistons
8 - Los Angeles Clippers
9 - Utah Jazz (from New York via Phoenix)
10 - Indiana Pacers
11 - New Orleans Hornets
12 - Memphis Grizzlies
13 - Toronto Raptors
14 - Houston Rockets
15 - Milwaukee Bucks (from Chicago)
16 - Minnesota Timberwolves (from Charlotte via Denver)
17 - Chicago Bulls (from Milwaukee)
18 - Oklahoma City Thunder (from Miami)
19 - Boston Celtics
20 - San Antonio Spurs
21 - Oklahoma City Thunder
22 - Portland Trail Blazers
23 - Minnesota Timberwolves (from Utah via Philadelphia)
24 - Atlanta Hawks
25 - Memphis Grizzlies (from Denver)
26 - Oklahoma City Thunder (from Phoenix)
27 - New Jersey Nets (from Dallas)
28 - Memphis Grizzlies (from L.A. Lakers)
29 - Orlando Magic
30 - Washington Wizards (from Cleveland)
31 - New Jersey Nets
32 - Miami Heat (from Minnesota via Oklahoma City)
33 - Sacramento Kings
34 - Portland Trail Blazers (from Golden State)
35 - Washington Wizards
36 - Detroit Pistons
37 - Milwaukee Bucks (from Philadelphia)
38 - New York Knicks
39 - New York Knicks (from L.A. Clippers via Denver)
40 - Indiana Pacers
41 - Miami Heat (from New Orleans)
42 - Miami Heat (from Toronto)
43 - Los Angeles Lakers (from Memphis)
44 - Milwaukee Bucks (from Chicago via Portland and Golden State)
45 - Minnesota Timberwolves (from Houston)
46 - Phoenix Suns (from Charlotte)
47 - Milwaukee Bucks
48 - Miami Heat
49 - San Antonio Spurs
50 - Dallas Mavericks (from Oklahoma City)
51 - Oklahoma City Thunder (from Portland via Dallas and Minnesota)
52 - Boston Celtics
53 - Atlanta Hawks
54 - Los Angeles Clippers (from Denver)
55 - Utah Jazz
56 - Minnesota Timberwolves (from Phoenix)
57 - Indiana Pacers (from Dallas)
58 - Los Angeles Lakers
59 - Orlando Magic
60 - Phoenix Suns (from Cleveland)

24 Haziran 2010 Perşembe

2010 Drafti İlk 5 Takım Değerlendirmesi

Draftin başlamasına saatler kala takımlar ve oyuncular hakkında ufak bir şeyler karalayalım. Zaman darlığı sebebiyle değerlendirmeleri sınırlı tutacağım, devamı draft sonrasına inşallah. Öncelikle belirtmek isterim ki; Wall, Turner, Favors, Johnson ve Cousins'i diğer isimlerin bir adım önünde görüyorum ve buna göre yapıyorum değerlendirmemi.

Wizards: Aslında Turner hem pozisyon olarak Wizards’ın daha ihtiyaç duyduğu bir oyuncu, hem de Wall’a oranla lige daha hazır. Ancak potansiyelleri hesaba katıldığında işin rengi değişiyor. “Kaçan balık büyük olur” sözünün altında ezilmek de var işin ucunda, bu nedenle Wall’ı seçeceğini açıkladı Wizards. Peki draft sonrası nasıl bir yol izleyecekler. Arenas’ı elden çıkarma yoluna mı gidecekler, bu tercihe yönelseler bile elden çıkarabilecekler mi, aksi durumda Arenas-Wall ikilisinin aynı takımda oynaması nasıl bir sonuç doğurur? Sonuçta ikisi de topu eline isteyen ve topsuz oyunda potansiyellerinin çok altında kalabilecek isimler. Ayrıca herhangi birinin 2 numaraya çekilmesi tam bir facia olur basketbol adına. Tüm bunlar Wizards adına büyük soru işaretleri.

76’ers: İkinci sıra hakkını elinde bulunduran Sixers ise, Wizards kadar açık bir şekilde ifade etmese de seçiminin ne yönde olduğunu aşağı yukarı belli etmişti internet sitesinde. Kısa ve uzun forvet pozisyonlarında Igoudala-Brand gibi oldukça kabul edilir isimler olduğunu düşünürsek Favors ve Wes Johnson ikilisini seçmeyeceklerdir. Geriye Cousins ve Turner kalıyor. Birkaç gün önce gerçekleşen takasla birlikte uzun rotasyonlarının daha alternatifli bir hale gelmesi de Turner seçeneğini kuvvetlendiriyor.

Nets: Nets’in kadrosuna baktığımızda her ne kadar geçtiğimiz sezon bunu gösteremeseler de Haris-Lee ve Brook Lopez’in durumu kotaracak kadar kapasiteleri olduğunu söyleyebiliriz. Ellerinde Lopez varken Cousins’i seçeceklerini düşünmüyorum. Geriye 3 ve 4 numara kalıyor. Bu pozisyonları oynayabilecek isimlerden Favors ve Wes Johnson ön plana çıkıyor. Bu iki oyuncu arasında 4 yaş fark var. Wes lige daha hazır olsa da Favors çok daha potansiyelli. Bu şartlar altında zor bir karar bekliyor Nets’i. Ben olsam riski göze alıp Favors yönünde kullanırım tercihimi.

Timberwolves: Sen git ilk turdan 36 tane guard seç, hiçbiri işine yaramasın. Neyse ki bu draftte bulundukları yerden seçebilecekleri bir pg yok. Aslında Al Jefferson ve Kevin Love’ı bir kenara bırakırsak elle tutulur bir adamları da kalmıyor Minnesota’nın. Ne Flynn, ne Ellington beklenen patlamayı yapamasa da halen medet umdukları isimler. Bu draftte 2-3 pozisyonuna yönelmelerinin doğru olacağını düşünüyorum. Bu sebeple Nets’in Favors’ı değil de Johnson’ı seçmesi durumunda işler karışabilir Minnesota cephesinde. Ama bu şartlar altında elimizdeki listeye baktığımızda buralara kalabilecek en iyi 3 numaranın Aminu olduğunu düşünürsek Favors tercihi neresinden bakarsak çok daha mantıklı görünüyor. En zor seçim onları bekliyor gibi. Johnson 4'e kalırsa, kaçırmayacaklardır onu.

Kings: Uzun bolluğunun olduğu bu draftte uzuna ihtiyacı geri planda kalan şanssız takımlardan biri de Sacramento. Takastan sonra Dalembert-Thompson ikilisi fena durmuyor pota altında. Eğer Cousins’i seçmeyeceklerse bence Aminu güzel bir tercih olaacktır Kings adına. Hem topu elinde pek istemiyor, hem savunması oldukça iyi, hem de disiplinli. Etliye sütlüye karışmaz, çıkar Tyreke’in liderliğini kabul edip işini yapar.

Edit: Hemen hemen herşeye katılıyorum. Sadece Kings'de Dalembert'in bu sezonluk kiralık gibi geldiğini düşünürsek, o nedenle uzun olarak Cousins'i seçmeleri daha olası bence. Ama şunu da belirteyim Cousins'i öyle deli gibi beğenmiyorum ben. / Can.