BIY AD

23 Nisan 2010 Cuma

Lakers - Thunder Lakers Serisi 3. Maç (96-101)

Geçen maçtan sonra yazdığım yazıda “OKC galibiyeti kaçınılmaz, en az bir maç alacaklar.” tespitimi haklı çıkarttığı için öncelikle Durant’a ve Oklahoma City takımına teşekkürlerimi sunuyorum. Şaka bir yana seyircisi önünde tarihinde ilk playoff maçına çıkan bir takımın ne kadar arzulu ve heveli olacağını tahmin ediyorum. Hatta genel olarak konuşayım, “ediyorduk” diyeyim. Ayrıca ilk iki maç sonunda da Thunder’ın galibiyet almak için sürekli azami gayret içinde olduğunu görmüştük. Sonunda da hak ettikleri galibiyeti tarihi açıdan önemli bir gecede aldılar.

Çoğumuz için de öyle çok büyük bir sürpriz olmadı bu galibiyet. Bana kalırsa en büyük sürpriz Kobe’yi son çeyrek boyunca Durant’in savunması oldu. “Kobe’yi savunacak tek adam Kobe’dir.” derlerdi, bir de şimdi Durant çıktı. 21 yaşında ligin “En Genç Sayı Kralı” olarak tarihe geçmişti zaten, dün gecede oyununun tek yönlü olmadığını isterse savunma yapıp, deli gibi ribaund toplayabileceğini gösterdi. Dün gece Kobe, onun savunmasındayken 10 şutunda sadece 2 isabet bulabildi. Durant kendisine biraz uzun geldi ve yine şut ritmini tutturamadı. Toplam 29 şut kullanmasına karşın 10 tanesinde isabet bulabildi. Artık bu topu elinde tutma meselesi gerçekten takımda can sıkmaya başlamış olmalı. Mesela Gasol neden maç boyunca 12 şut kullanmışken Kobe 29 şut kullandı? Bazıları üçgen hücum diyebilir; ama Koç Jackson da Kobe’nin bu kadar şut yollamasından şikayetçi. O zaman bu noktada süper yıldızın egosu devreye giriyor. Eşleşmelerde Lakers’ın en üstünlük sağladığı nokta 4 ve 5 numaralar. Gelin görün ki guardlar sürekli öne çıkmaya çalışıyorlar. Fisher kendini hala 25 sanıyor. Farmar desen zaten ölmüş, Brown’ın geçen seneki halinden eser yok.

Westbrook’a şu eşleşmeyle ilgili bir soru sorabilsem, en çok “Doğduğundan beri hiçbir oyuncuya karşı bu kadar rahat mıydın?” diye sormak isterdim. Ben cevabının “Hayır. Ben en çok Fisher’ı seviyorum.” olacağını düşünüyorum. 21’de 11’le 21 sayı, 8 ribaund ve 4 asistle oynadı dün gece. Ligde ikinci senesini geçiren genç oyuncu, daha ilk defa atıldığı playoff ortamında karşı takıma kan kusturuyor. Rakip takımda öyle uyduruk bir takım değil; eski şampiyon. Hatta koçlarının 10 parmağında da yüzük var; fakat her şeye rağmen ufacık(!) bir problem bile playofflarda nasıl sırıtıyor değil mi? Neden ufacık(!) dedim? Herkesin ağzında bir laf var ya “Üçgen hücumda zaten guardın rolü çok az.” diye. Ne alakası var, hiç anlam veremiyorum. Guardın rolü az diye o alanı boş mu bırakmak lazım. Peki savunmada ne yapacak oyun kurucu? Yanından vızır vızır adam geçerken arkasından mı bakacak?Lakers adına ne kadar kızdıysam, dün Westbrook’u izlerken kendi adıma o kadar sevindim açıkçası, lig adamakıllı bir oyun kurucu daha kazanmış diye. Bu takımın bu yaz yapacağı hamleyi çok ama çok merak ediyorum. Umarım adamakıllı bir uzunla anlaşırlar da tamamen yıldız oyunculardan oluşur bu kadro ve birkaç seneye de şampiyonluk kovalarlar.


Durant’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. “Asistan Koç Ron Adams benden Kobe’yi savunmamı istedi. Bende elimden gelenin en iyisini yaptım. Dünyanın en iyi oyuncusuna karşı oynamak beni de güçlendirir çünkü” Böyle bir açıklama yapılır mı? Daha nazik, daha kibar nasıl olunabilir bilmiyorum. Şu anda çoğu otorite Durant’i Kobe’den önde görüyor MVP yarışında. İşte bu yüzden seviyorum bu adamı. Tek amacı basketbol oynamak, başka da hiçbir şeye bulaşmıyor zaten. Başta söylemiştim, şimdi de rakamları vereyim. Dün maçta 24’te 8 isabette kaldı; ama 13 kere gittiği serbest atış çizgisinde 12 isabet bularak 29 sayıya ulaştı ve de kariyer rekoru olan 19 ribaund topladı. Yanında da 4 asist ve 1 bloğu vardı. Unutmadan James Harden’ın da 18 sayılık ekstra katkısını unutmamak gerkiyor. Maç boyunca sürekli geriden izledikleri Lakers’a karşı, hiç inançlarını kaybetmeden karşı koydular ve 10-0 yenik başladıkları maçı 101-96 kazandılar.

NOT: Kobe, Lakers tarihinin playofflarda en çok sayı kaydeden oyuncusu olaraqk bir alanda daha takım tarihine ismini yazdırdı. Jerry West’in 4.457 sayılık rekorunu geçerek bu alanda NBA tarihinde de playofflarda en çok sayı kaydeden 5. oyuncu oldu. Tabi bu performans bir önceki, kahraman olduğu maçta gelse daha bir anlamlı olurdu; ama fark etmez. Buradan bir tebrik de ona yollayalım biz.

3 FARKLI FIKIR:

ertem dedi ki...

Farmar, nasıl oluyor da brown'dan fazla süre alıyor hayret. Westbrook'u tek savunabilecek adam o bence guard mevkisinde.

Adsız dedi ki...

Şu Kevin Durant"ın yüzündeki samimiyetten bile çok ayrı bi basketbolcu olduğu anlaşılıyor.

Adsız dedi ki...

o değilde dikkat ediyorum hep, kobe lebron'la steps yapma konusundada yarışmak istiyor sanırım. ama tabiki ikisinede bişey çalınmıyor