BIY AD

18 Ocak 2011 Salı

20.000 Şerefine


Link

Yaklaşık 10 dakikası olanlar hoparlörün sesini hafiften yükselterek yalnızca yukarıdaki şovu izleyebilir. Ekstradan 5 dakikası olanların okumaya devam etmesi naçizane tavsiyem.

1977’nin Ocak ayında dünyaya gelen yıldızımızın hayatı, babasının ailesini terk etmesi ve annesinin yeni bir beyle evlenmesi sonucu olağan dışı bir şekilde başlıyordu. Üvey babasının sunduğu nispeten daha iyi imkanlardı belki de bu seviyede bir kariyere ulaşan akranlarından kendisini ayıran. Çünkü ailesinin göz bebeği olarak büyüyen kahramanımızın sahip olduğu rahatlık adeta basketboluna da yansıyordu. Oyun tarzını anlatırken ‘mücadele’ sıfatı hiçbir zaman çok önemli bir pozisyonda olmadı. Dönem dönem kazanma isteği ön plana çıksa da mizacı bu isteğini halının altına süpürerek bertaraf ediyordu bir zaman sonra.

Babasının orkestra şefi olması sebebiyle birçok enstrümanı kullanabiliyordu kendisi. Basketbolcu olmasa pekala iyi bir müzisyen veya kardeşi gibi bir öğretmen olabilirdi. Bu yüzden basketbolu hiçbir zaman diğerleri gibi bir çıkış kapısı veya hayatını kurtarma vasıtası olarak görmedi. Basketbol onun için zevk alarak yaptığı işlerden biriydi sadece. Bu işi de istediğinde gerçekten iyi yapıyor ve izleyenlere büyük keyif veriyordu.

Mainland High School’da All-American seçildikten sonra görkemli kariyerinin ilk adımlarını atmaya North Carolina’ya gelen bu genç, burada kendisi gibi yıllarca NBA’de tutunma başarısı gösterecek Antawn Jamison'la birlikte takımını turnuva final-four’una taşıyıp erken profesyonel olma kararı alarak NBA’in yolunu tutuyordu yeteneklerini sergilemek için.

Devamını zaten hepimiz biliyoruz aşağı yukarı. Lige yaptığı muhteşem giriş, herkesi büyüleyen, daha önce eşi benzeri görülmemiş smaçlar. Ardından başarı elde etmek adına takımdan ayrılma isteği, bu arada yaşadığı bir sakatlık, sonra bir sakatlık daha, sonra bir tane daha... Bunun üzerine mücadeleden çok haz duymayan yapısı ve zamanın acımasızlığı eklenince “loser” etiketi yapışıyordu üzerine. Belki biraz da haksız yere…

İşte, bahsettiğim mizacı ve yaşadığı sakatlıklardı kendisinin daha büyük bir efsane olmasını engelleyen. Çünkü sahip olduğu saf yetenekleri baz alırsak NBA’in gelmiş geçmiş en iyilerindendi. Benzer cümleleri söz konusu estetikse de kurabiliriz. Eğer her şey yolunda gitseydi bu post’u yazma sebebim olan başarıya akranları Iverson gibi, Kobe gibi, kendisi de birkaç sene evvel ulaşmış olacaktı.

Şimdi diyeceksiniz ki neden bahsediyor bu adam. Efendim, dün gece oynanan Knicks maçında bulduğu 29 sayıyla kariyerinde 20 bin sayı barajını geçti Vince Carter. Ben de kendisine özel bir hayranlık duyduğum için biraz torpil geçtim. Buraya kadar sabredip yazıyı okuyanlar scroll’u hafif yukarı kaydırarak, şimdilerde poposunu kaldırmakta zorlanan lig tarihinin en iyi smaççısının, zamanında bu konuda ne büyük bir efsane olduğunu tekrar seyredebilir. Zaten söz konusu Carter ve smaç ise gerisi teferruat oluyor.

Not: Video için aziz dostuma teşekkürler...

18 FARKLI FIKIR:

tearkan dedi ki...

''Lig tarihinin en iyi smaççısının''

Bu kısmı yazıdaki; 'Ben de kendisine özel bir hayranlık duyduğum için biraz torpil geçtim.' cümlesi açıklıyor sanırım. Lig tarihinin kısmı biraz abartı olmuş sanki. :)

Bu arada aktif basketbolcular arasında NBA kariyerinde 20 bin ve üstü sayıya ulaşan oyunculardan birisinin de (8 tanedir bu arkadaşlar) Beşitaş forması giyiyor olması ve kendisini o forma altında canlı izlemiş olmak da gurur ve mutluluk veriyor insana. Umarım bir an önce iyileşir de 2001'deki NBA play-off performansına benzer bir performans izleriz kendisinden ligimizde.

tearkan dedi ki...

Carter'la 9 oldular tabi. Yazı O'nun adına ve ben O'nu saymayı unutmuşum.

Carter, Nowitzki, Duncan, Kobe, Boston dörtlüsü ve AI

Gİder borusu dedi ki...

Evet çok iyi smaççıydı ama hiçbir zaman büyük oyuncu olamadı heleki 4.peryodlar, playofflar
r.i.p.

kemal dedi ki...

10 dk değil lig tarihinin en iyi smaç yapan adamına 1000 dk feda olsun

The Unique dedi ki...

"Lig tarihinin kısmı biraz abartı olmuş sanki. :)"
Altini cizerekten söylemek istiyorum, bırakın lig tarihini, dunyanın gelmiş gecmis en iyi smac basan adamıdır vince carter. Yaptıgı hareketleri bu kadar kolay ve estetik gosterebilen çok az insan vardır ama o en iyisidir. Her türlü . O yüzden abartı falan yorumlarını bence gecelim...

Adsız dedi ki...

abartı mı ? bana bu ligde vince carter'dan daha estetik ve orjinal smaç basan bir isim daha gösterebilir misin ? jordan mı,nate robinson mı, spud webb mi,dr. j mi ? bunların hiç birisi vince carter ayarında değillerdi smaç konusunda vince carter kesinlikle bu işin allahıdır daha iyisi henüz gelmemiştir.

kadir dedi ki...

Vince Carter'in gelmiş geçmiş en baba smaçcı olduğuna itiraz eden kendini oturduğu evin penceresinden aşağı acımadan fırlatsın yada Nba'i takip etmeyi bıraksın.
Estetik olarak yanına şimdilerde Griffin'inkiler yaklaşabilir sadece eşit demiyorum bakın yaklaşır.Ayrıca Igoudala, JR Smith ve Josh Smith'de izlenmeye değer klas smaçlar vursalarda Carter bambaşka.
Ne üzücüki bu adamı sadece smaçlarıyla hatırlayacağız oysa barındırdığı potansiyelle ikinci bir MJ olabilirdi hatta daha iyisi 3'lük yüzdesiyle :)

kadir dedi ki...

Ricky Davis reyisi eklemeyi unutmuşum gerçekten oda muazzam smaçlar patlatırdı potalara. Hey gidi hey sonra herif Telekom'da bile tutunamadı.

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir toplama olmuş, muhterem uçardı bir zamanlar... Tam Frederic Weiss'la birdir bir oynadığı smaç yok mu diye söylenirken, sona saklanmış muazzam smaç:) Hemen hemen herkesin üstünden smaç yapıyor, ZO'ya da ayıp ettiğini düşünüyorum ayrıca.. Belki de NBA tarihinin en iyi smaç yarışmasının galibi, ne yarışmaydı yaw, Nate'in 113 kere denemesi, SMS ile oy atılması gibi olayların çıkmadığı zamanlardı, yarışma yozlaşmamıştı daha, güzel günlerdi...

Bütün borular sizin olsun dedi ki...

Vince=smaç profesörü

Amaaaa!!!

Hiç kusura bakmayın da DR J. 70'lerin oyuncusu olduğunu unutuyorsunuz. 70'lerde ne nike'lar ne adidas'lar vardı teknolojik...

Doktoruma laf ettirmem! Carter'ı da küçülttürmem.

NBA smaç profesörleri 4 tanedir bence.

Vince carter
Julius Erwing
Micheal Jordan
Dominique Wilkins

5 isterseniz Kobe derim...Ama 5. olur sıralamada.Fakat üsttekileri sıraya koyamam. Hepsi birbirinden değerli profesörler.

karamazov dedi ki...

adam bir nesli tornasından geçirmiş, poster olmayan kalmamış ligde. o kadar beddua alırsan sakatlıktan kurtulamazsın tabi.

estetiğine kurban.

Adsız dedi ki...

herşey bi yana , bu adam smaç konusunda bir efsanedir. air canadalar vinsanityler boşa söylenmedi. cidden tam bir üstad. gönül isterdi karakter olarak da kazanmaya odaklı olsaydı , parmaklarında bir de yüzük görseydik ama kısmet değilmiş.

twilost dedi ki...

nbade kalite düşüyor galiba. bu videoyu izlerken gördüklerim aklımdan geçenler vs nba şuanki gibi olmamalı dedirtiyor. 10 yıl önce şimdiki akım olsaydı yüzüksüz onlarca 2000lerin efsane oyuncusu -başta AI olmak üzere- aynı takımlara doluşsalardı neler olurdu hayal bile edemiyorum. Gerçi ister miydim hayır. Shaq en iyiyken yanında bir de Kobe'nin ve değerli parçaların olması bile ligi domine etmek için yeterliyken, şimdiki gibi yıldızlar bir arada olsaydı 3-4 takım arasında bir sene senin öbür sene benim muhabbeti dönerdi.

Adsız dedi ki...

vince carter ile şu zamana kadar smaç konusunda kıyasladığım tek bir adam vardır. oda jason richardson. adının yorumlarda şimdiye kadar söylenmemiş olması ilginç.

Adsız dedi ki...

şimdikileri smaç yapıyor diye izliyoruz valla. aga bu nedir?

Adsız dedi ki...

Adami smaci zevk alarak vuruyor arkadas.. merak ettim kimmis Carter a rakip smac konusunda ? degil rakip, yanina yaklasan yok.

Adsız dedi ki...

vince carter'ın smaçlarını en eşsiz yapan şey maksimum güç, maksimum sıçrama ve maksimum estetiği birleştirmesidir. kesinlikle rakipsiz. kıyas mıyas... allah çarpar beyler.

nbaturk dedi ki...

efsanler ölmez, bu adam da şu an fark edilmese bile efsanedir. bundan 30-40 sene sonra bebeler carter'ın yaptığı smaçları izleyip, "nasıl yapmış adam, vay be" diyip videoları izleyeceklerdir.