BIY AD

13 Şubat 2011 Pazar

Miami Heat ve Two and a Half Men

Charlie Sheen'in ünlü komedi dizisinden bahsetmiyorum, Pippen'ın zehir zemberek açıklamalarından bir kuple bu. Eski efsanlerden gidiyoruz bugün, hayırlısı. Slam Online'a röportaj veren Pippen güncel konularla ilgili çarpıcı açıklamalar yapmış. Röportaj çok uzun olduğu için yalnızca dikkat çeken yerleri aldım. Zamanında Bulls ile kırdıkları galibiyet rekorunun gerekli değeri görmedğini belirten Pippen; "Rekor hayli küçümseniyor, biz başardık ve ne öncesinde ne de sonrasında bu istatistiği geçebilen olmadı." demiş. Jeff Van Gundy de nasibini almış Pippen'ın açıklamalarından: "Şimdiki söyleyeceklerim için özür dilerim ama Jeff Van Gundy gibi ahmak insanlar, Miami'nin bu rekoru kırabileceğinden bahsediyordu sene başında. Van Gundy kim ki?" diye konuşmasını sürdürmüş ve en son da Heat ve Bosh'a sarmış: "Takımdaki iki oyuncuya saygı duymuyor değilim, ya da 2 buçuk demeliydim sanırım çünkü Bosh, LeBron'un yarısı eder ancak. Ben bu rekoru kırmalarına ihtimal vermiyorum. Miami'nin kulüp, hatta eyalet rekorunu kırabileceğini dahi düşünmüyorum."

Amma biriktirmiş, ben yazarken yoruldum. Önce '2 buçuk adam' konusuna değinelim. Literatüre yeni bir söz öbeği eklemiş Pippen, zira biz onlara genelde üçlü diyorduk. Yalnızca onlara değil Celtics'tekilere veya Spurs'dekilere de. Belki yetenek, kapasite, popülarite olarak LeBron ve Wade'in gerisinde Bosh ama unutmamak gerekir ki kendi pozisyonunda ligin en iyi 4-5 oyuncusundan biri. Takıma katkısı azımsanacak gibi değil. Özellikle önemli maçlardaki performansı gayet tatmin edici. Ayrıca psikolojik açıdan da takım arkadaşlarına güven veriyor. Örneğin maç sıkıştığı anda topu verdiğinizde sayı çıkaramayacağını, hücumda sorumluluk alamayacağını veya savunmada bariz kusurları olduğunu kim iddia edebilir? Ne var ki Heat seçimini yaptığına göre bu tür haksız eleştirilere de kendisini hazırlamış olmalı.

Rekor konusundaysa Pippen'a sonuna kadar katılıyorum. İnsanlar belki farkında değil ama ortada eşine kolay rastlanamayacak bir durum var. Koca lig tarihinde Bulls'un 72-10'luk serisine yaklaşabilen takımlar, yine aynı çekirdek kadroyla kendileri ve 70'li yılların başında West-Chamberlain ikilisinin bulunduğu Lakers. Yakın zamanda ise başarılı sezon geçiren takımlar var ama açıkçası rekora pek de yaklaştıkları söylenemez. Son yıllarda sürekli değişen basketbol anlayışına hiç girmeyeceğim çünkü o bambaşka bir yazı konusu. Ama önümüzde destekleyebileceğimiz daha somut örnekler var. Mesela, Pippen'a göre 2.5, bana göre 3 oyuncu kariyerlerinin en iyi sezonlarını geçirecek diyelim. Bu oyuncuların yeteneklerine ve yapabileceklerine saygım sonsuz. Peki, isimler çok büyük olsa dahi yalnızca birkaç sene içerisinde bütün lig tarihi alt üst edilebilir mi? Jordan-Pippen çekirdeği kaçıncı sezonunda bu rekoru kırabilmiş? Bu oyuncuların etrafında şekillendirilen veya şekillendirilecek isimler rekoru kırmaya yeterli mi ya da yeterli olacak mı? Ayrıca malumunuz günümüzde üçlüler pek bir moda ve güçlüler artık daha güçlü, sürekli kadrolarını geliştiriyor. Celtics bunun en iyi örneği. Ortada büyük bir potansiyele sahip bir Bulls, bu yaz 1-2 takviyeyle güçlenebilecek Knicks ve de Dwight takımda kaldıkça tehdit olacak Magic takımları da var. Aynı konferansta olduklarından dolayı bu takımlarla sık karşılaşacak Miami rekoru gerçekten kırabilir mi? Tüm bu soruları birleştirdiğimizde cevabım "hayır" oluyor. Üzgünüm ama adam haklı Van Gundy.

Pippen'ın eyalet ve franchise rekoruyla alakalı açıklamalarında ise hafif bir aşağılama seziyorum. Miami'nin kulüp rekoru 61-21 ve bu tempoyla giderlse daha ilk sezonlarında bile rekoru geliştirebilirler.

4 FARKLI FIKIR:

Bütün borular sizin olsun dedi ki...

Adam hafiften Bil Cosby'ye benziyor.

yutaneleman dedi ki...

Pipen 2 noktada çok doğru söylemiş. İlki sizlerin de belirttiği gibi Chicago'nun 72-10'luk serisi kesinlikle küçümsenecek veya şu an ligdeki takımlar tarafından yakalanabilecek bir başarı kesinlikle değil.

Bosh konusunda da ben kendisine katılıyorum! Ben hiç bir zaman Bosh taraftarı olmadım. NBA'de başarı her zaman savunmadan geçer. Hücumuna söyleyecek tabii ki sözüm yok. Hücumunu eleştirmek basketboldan anlamamak gibi bir şey! Ancak özellikle Toronto yıllarını ele alalım. Pivot oynuyordu ve bu fizikle asla pivot oynayabilecek bir oyuncu değil. Hücumda çabukluğu eşleşmelerinde kendisine avantaj sağlıyor; ama ince fiziği de dezavantaj oldu hep kendisi için. Hatta Toronto'daki son yılında hazırlık süresince 5 kilo kadar almıştı daha sert durabilmek için. Miami'de 4 numara olarak oynaması savunmada en azından eskisi gibi göze batmasını engelliyor. Ama hangi pozisyonda olursa olsun Bosh asla iyi bir savunmacı olmadı. Yani iyi bir savunma bilgisi olan ya da uygulayan bir oyuncu olmadı. Hücumuyla anılan bir isim. Daha yeni Rodman ile ilgili yazı yazdınız. Ben de kendisinin Detroit maçlarını çok sonraları izleyebildim; ama fizik ile savunma bilgisi ve savunabilme konusunda en somut örnek Rodman. Yani Bosh zaten savunma yapan bir oyuncu değil. Pippen'a da işte burada katılıyorum.

Adsız dedi ki...

Ligde süper savuma yapan 4 numara kim var ki ? Bosh bence bu takım için Amare'dende Boozer'dan da daha iyi seçimdi ve takımı hayal kırıklığına uğratmadı. Pippen boş konuşmuş bir insanın çok iyi bir oyuncu olması için bir Wade yada Lebron olması gerekmez ki. Miami'de sorun geri kalan oyuncuların istikrarız olması.

Adsız dedi ki...

73-9 yaptıklarında başına huni takarmı acaba.