Gerçekten Amerikan medyası gerçekten çok ilginç, bizim medyamız ile çekişirler heralde. Daha 2 gün önce Iverson hakkında "Heat onu istiyor ama o Heat'te oynamayı düşünmüyor" diye yazmışlardı. Bugün ise "Heat, Iverson'ın oynamak istediği takımlardan biri ama Miami'in onu isteyip istemediği bilinmiyor" yazmışlar. Yok artık daha neler... Önceki yazımda da belirtmiştim, iki tane neredeyse tıpatıp aynı stile sahip oyuncuyu takıma koymanın hiç akıllıca olduğunu düşünmüyorum. Iverson-Wade ikilisi Heat'e elbette maçlar kazandıracaklardır ama başarıya giden yolda doğru bir hamle olarak görmüyorum. Bu işin Heat için en mantıklı tarafı, Iverson'ın 1 yıllık anlaşmaya sıcak bakması diyebiliriz. Böylece hem dün dobra dobra açıklamalarda bulunan Wade'i yatıştırmış olacaklar hem de ekonomik olarak 2010 yazı için yeterli esnekliği sağlayacaklar. Durumla ilgili olarak Iverson "Pat Riley ve Wade'in olması beni çekiyor, kazanacağım bir ortama gitmek istiyorum" demiş. Wade de AI ile ilgili çok güzel sözler söylemiş: "Sonuçta NBA tarihinde forma giyen en iyi oyunculardan birinden bahsediyoruz. Böyle bir adama burun kıvıramazsınız" ayrıca ufaktan Riley'e de laf sokmuş: "Ama bugüne kadar çok oyuncunun Heat'i sevdiğini duydum, daha hiç birisi Miami'ye gelmedi."
Ayrıca Wade, Raptors'ın yaptığı hamlelerle ilgili açıklamalarda bulunmuş. Seneye Bosh ile oynamak istediğini belirten Wade, Raptors'ın yaptığı transferlerle Bosh'un gönlünü almış olabileceğinden söz etmiş. "Raptors onun üstüne takımı kurmak istediğini gösterdi ama Heat de onun için çekici bir opsiyon olacaktır" diye sözlerini bitirmiş. Bir kaynağa göre Bosh da Heat'i istiyormuş. Bargnani ile ilgili yazarken değinmiştim, bu sene Bosh Raptors'ı test edecek eğer ileride başarıyı görebiliyorsa kalacaktır. Ama öte yandan düşününce, Wade veya başka bir süper yıldız ile müthiş bir ikili olma imkanı varken Toronto'da kalma ihtimali çok da yüksek değil gibi duruyor.
"Zaten vurmamış mıydı?" diye soranlarınız olabilir. Evet yaklaşık 9-10 aydır dünyayı kasıp kavuran kriz, NBA takımlarını bu sene vurdu. Hemen hemen her takım kemeri sıkma politikası uyguluyor diyebiliriz. Fakat görünen o ki, durum seneye daha da vahim hale gelecek. ESPN'e göre gelecek sezon basketboldaki gelirler %2.5 ile 5 arasında düşecekmiş, bu da 2010-11 sezonunun salary cap'ine yansıyacakmış. Şimdiden hesap yapmak için biraz erken olsa da, 50.4 ile 53.6 milyon dolar arasında olması bekleniyormuş. Bu senekine göre 8 milyon dolar düşmesi bir sürü takımın hayalinin şimdiden suya düşmesi anlamına geliyor. Gelecek yaz en az 2 yıldız oyuncuya maksimum kontrat vermeyi planlayan takımlar kara kara düşünmeye başlamışlardır.-Ayrıca Mavericks, Raptors ile Marion takasında sona çok yaklaşmış. Sadece takas diil Marion hakkında da birşeyler yazmak istediğim için yarına sakladım o konuyu.




























NBA'deki başarısız macerasının ardından 2 sezon Türkiye'de kendisini gösteren Haislip'in Mirsad'a salladığı yumruk hala hatırlarımızda. Haislip, Ülkerspor ve Efes Pilsen'den sonra, İspanya'nın Unicaja Malaga takımında 2 sene oynamış ve burada takımın yıldızı olmuştu. Avrupa'da geçirdiği bu 4 sene içerisinde oyununu oldukça geliştiren, dış şutlarında isabet oranını oldukça iyi seviyelere çıkaran Haislip'in, atletik yeteneklerinin NBA için bile üst seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda, Spurs'ün uzun rotasyonu son derece dar, eminim başka isimlere de yöneleceklerdir. O yüzden Haislip'in, şimdiden ne kadar dakika alacağını kestirmek bir hayli zor. Bakalım ikinci denemesinde NBA'de başarılı olabilecek mi? En azından rotasyona girecek bir performans göstermesini diliyorum bu deli dolu adamın.



Iverson Detroit Free Press gazetesine yaptığı açıklamaya göre, NBA'de halen ilk 5 başlamak istiyormuş. Kendisine "Ya gittiğin takım seni kenardan oyuna sokmak isterse?" diye sormuşlar. Cevabı net olmuş: "Bilmiyorum. Herhalde basketbolu bırakırım."


