BIY AD

28 Nisan 2010 Çarşamba

Lakers - Thunder Serisinin 5. Maç (111 - 87)

Doğudaki 4 serinin üçü bildiğiniz gibi dünkü sonuçların ardından tamamlandı. Sonuçlanmayan tek seri ise Atlanta Milwaukee serisi ki bu eşleşmede Hawks’ın mutlak üstünlüğü varken, özellikle deplasman maçlarında takılmamalarının neticesinde seri 2-2’ye geldi. Yoksa onlar da 4-0’ı rahat rahat bulup çıkabilirlerdi bir üst tura. Peki, neden bunlardan bahsediyorum bir Thunder-Lakers maçında? Öncelikle serinin neden bu kadar uzadığını anlamak için Doğu ve Batı konferanslarını ayrı ayrı incelemenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Hatırlarsanız Doğu 4. sü Celtics’le Batı 8. si Thunder’ın galibiyet sayıları eşit; ama şu anda Celtics Heat serisini kolayca geçmişken, Thunder yüksek ihtimalle elenecek. Sanıyorum ki konferanslar arasındaki güç farkı ve neden Doğu’daki üç serinin dün gece itibari ile bittiği rahatlıkla anlaşılıyor.

Şüphesiz Oklahoma bu senenin en büyük sürprizi. Gerek Brooks yönetimindeki takımın durumu olsun gerekse Durant’in MVP’lik performansı olsun bu takım bu sene çok aşama kaydetti. Lakers’ın durumu kötü olabilir; fakat her ne olursa olsun şampiyon şampiyondur ve o şampiyondan iki galibiyet almak hiç kolay değil. Muhtemelen bir galibiyet daha göreceğiz Thunders’tan serinin 6. Maçında. İyi de, makine gibi tıkır tıkır işleyen bu takım ne oldu da dün gece Lakers’tan 24 sayı fark yedi? Staples faktörünü bir kenara koyacak olursak, bunda en büyük etken Kobe’dir. Dün gece buralarda birçok kez söylediğimiz “ Kobe, Westbrook’u savunursa, Oklahoma’nın skor yükünü Durant’in tek başına çekmesi çok zor” senaryosu dün gece Phil Jackson’ın izlediği strateji ile gerçeğe dönüştü. Özellikle maçın başındaki 13 şutundan da isabet bulamayan Thunder, bu süre içinde Lakers’ın 10-0 lık seri yakalamasının ardından maçı çeviremedi. Bu dakikalar içinde özellikle Lakers’ın bulduğu smaçlar seyirciyi amiyane tabirle fena gaza getirdi. “Zengin takımı onlar, fazla ayağa kalkmazlar.” dediğimiz Staples seyircisi bu tempoyla tüm maçı ayakta izledi. Ne yalan söyleyeyim çok şaşırdım doğrusu. Bu sezon böyle bir oyunu çok özlemiş olmalılar.

Maçın fark yaratan oyuncusu bana göre Kobe oldu. Gasol ve Bynum’ın bu ekstra performanslarının altındaki imzaya bakarsanız rahatlıkla süper yıldızın ismini göreceksiniz. Zaten maçın sonunda da takım arkadaşları Kobe’ye “ Orkestra Şefi” benzetmesini yapmışlar. Bence hak etti. En azından geçen maç gelen tepkiler üzerine kendini hiç zorlamamıştı, resmen herkese mesaj vermeye çalışmıştı. Bu gecede sadece 9 top kullandı; ama iki gece arasındaki en büyük fark şutunda bu aralar pek iddialı olmadığını kabullendi bu sefer ve Westbrook’u azami gayretle savundu. İlk 4 maçın yıldızı genç guard bu maçta sadece 15 sayıda kalabildi. 15 sayı ona göre normal olabilir; fakat 13 şutunda 4 isabetle bulabildi bu sayıları. İşte zaten fark buradan oluştu. Fisher gibi kör topal yolunu bulabilen bir guarda NBA’in en atlet ve sayı tehdidi olan oyun kurucularından birini verirseniz, O ne yapsın? Belki de serinin döndüğü an bu andır. Bunu herkesin aklına gelen “Dallas- Golden State” örneğine dayanarak söylüyorum. Eşleşmenin gidişatı zaten bu yöndeydi; fakat burada asıl kızılması gereken tek isim varsa o ne Kobe’dir ne de Fisher’dır. Phil Jackson’dan başka kusurlu isim göremedim ben dünkü maçın paralelinde. Madem böyle bir opsiyonun var, neden bunu denemeyip, Fisher’da ısrar ediyorsun. Hem Fish hem de kendisi açısından ilk turda tarihinde ilk kez playoff yapan bir takıma elenmek büyük bir prestij kaybı olacaktı. İşte dün geceki oyunla bu ihtimali ortadan kaldırdı.Dünkü maçta ayrıca bu takımın Kobe’nin ekstra skor katkısı olmadan da kazanabileceğini gördük. Tabi bu söylediğim şu anki tur için geçerli. Olası bir Jazz eşleşmesinde kati suretle Kobe’nin skor katkısına ihtiyaç duyacaklardır; fakat ona bu alanda pek gerek yokken Kobe dinlenmeli ve savunmasını konuşturmalı.

Gecenin OKC yüzünden ki negatif etkilerine bakacak olursak; öncelikle Jackson’ın “Westbrook’u İmha Planı” tuttu. Durant de şu ana kadar Artest yüzünden kendi performansına pek ulaşabilmiş değil. Hepimiz normal sezonda kat kat iyisini yapabildiğini görmüştük. 24 sayılık farkın temelinde bu iki oyuncunun tam kapasiteyle maça katkı verememeleri. Dün gece Durant 17 , Westbrook 15 sayı ile oynarken; asıl şaşırtıcı nokta toplamda kullandıkları 27 şuttan 9 isabet bulmaları. Ayrıca epeydir tartıştığımız Green- Gasol eşleşmesindeki Gasol’un fiziki üstünlüğünü kullanamaması olayını dün gece aştığını gördük. OKC ilk saha içi isabetini ilk çeyreğin bitimine 5:49 kala Durant’le buldu. Fark ilk yarı 21, üçüncü çeyreğin sonunda ise 32’ydi. Kısacası hem savunma hem hücum anlamında Thunder tel tel dökülürken Lakers aksine kendine geldi. Ev sahibi takımda Gasol’un (10/16)25 sayı, 11 ribaund, 5 asist, 1 top çalma ve 1 blokluk katkısının yanında Bynum (8/10)21 sayı, 11 ribaund ve 2blokluk ekstra bir performans sundu uzun aradan sonra. Artest ise koçunun çok üç sayı kullanmasından şikayet etmesinin ardından biraz uslandı ve ilk üç çeyreğe kadar sadece iki üçlük kullandı ve ikisinde de isabet buldu ve 14 sayılık katkı verdi.

Bundan sonra serinin gidişatı tamamen Lakers’ın elinde. Hem ev sahibi avantajını sakladılar hem de tek galibiyetle turu geçen taraf olacaklar. Serinin altıncı maçı için Oklahoma’ya geçilecek; ama yine de ben bu serinin orada sonuçlanacağını düşünmüyorum. O seyircinin önünde Thunder zor olsa da galibiyet alacaktır.

1 FARKLI FIKIR:

BrkY dedi ki...

bence bu seri orada biter ya; kobe 4. periyotta topu biraz daha fazla dolaştırsın oklahama dayanamaz lakers'a.